18

YASEMİNDE KAN LEKELERİ

05.07.2026

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

🎧: Adharsh Arjun, Snehithane x Chupke Se Violin

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

5.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

❝ Y A S E M İ N D E  K A N  L E K E L E R İ ❞

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir keresinde babam annemin mezar taşına dokunarak, “Birini çok sevdiğinde ve o kişi seni incittiğinde, onun seni neden incittiğini değil, sadece onu anlamaya çalışırsın,” demişti. Ardından gözleri yavaşça bana çevrilmiş ve dudakların buruk bir gülümseme ev sahipliği yaparken, “Kimseye bu kadar kıymet verme, Hazin, olur mu?” diye sormuştu. Bu soruya bir cevabım yoktu, bir çocuğun kalbine miras gibi bıraktığı bu şeye tutunmam için bir sebep bile yoktu. Yıllar içinde bedenim büyümüş ama kalbim büyüyen bedenimin içinde aynı kütlede ve hacimde kalmıştı. Yıllar geçmiş ama kalbim ne birini sevmeyi öğrenmişti ne de biri onu incittiğinde kendisi yerine inciten kişiyi seçmişti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bana babamdan miras kalan bu cümleden payıma düşen tek şey, incinmemek için incitmeyi öğrenmem gerektiğiydi. Üstelik babamın söylediği şey bu bile değildi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ses, patlamadan çok camın tiz bir çığlığı gibiydi. Parçalar şalıma, saçlarıma, omuzlarıma ve dizlerime yağmaya başladı. Refleksle eğildiğimde Zafer bir eliyle direksiyonu sabit tutarken diğer eliyle kolumu yakalayıp beni koltuğun altına doğru bastırdı. Bu hareket o kadar hızlı ve kontrollüydü ki ne irkildim ne de çığlık attım; sadece nefesim kesildi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Araç savrulmadı, sadece sallandı. Şiddetliydi. Direksiyon sağa kırıldı ama lastikler çizgi dışına taşmadı. İkinci mermi arka kapıya saplandı. Metalin içine gömülürken çıkardığı tok sesi net duydum. Kalbimin atışları yavaşladı, o güne dair anılar artık her yerdeydi ama nedense korku hâlâ ortaya çıkmamıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zafer’in yüzüne baktığımı hatırlıyorum. Yüzünde korku yoktu, sinir yoktu, duygular yoktu; sadece hesap vardı. Aracı aniden sağa, dar bir yan yola soktu. Asfalt bir anda toprakla yer değiştirdi. Lastikler gevşek zeminde kaydı ama kayışı kontrol altına aldı; araç yanlamasına sürüklenmedi, sadece açısını değiştirdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Başını kaldırma,” diyerek boynuma baskı uygulayıp beni daha da aşağı ittiğinde yükselen sesindeki emir gözlerimi kaldırıp ona bakmama neden oldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

SUV da döndü, bu kez farlarını yakmadı, karanlığın içinden geliyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zafer frene sert ama ölçülü bastığında araç yanlamasına kayarak durdu. Daha ne olduğunu kavrayamamıştım ki Zafer’in kapısını açtığını gördüm. “Ne yapıyorsun?” diye bağırdım ama cevabı, “Yerinde kal!” oldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Silahı nereden çıkardığını göremedim, görememiş olmam, olmadığını düşünmeme yetmedi. Kapıyı kalkan gibi kullanarak eğildiğini gördüm, pozisyonu bir eğitim sahnesinden çıkmış gibiydi ama bu eğitim sahnesi değil, gecenin ortasında, tozun ve rüzgârın içinde gerçek bir hesaplaşmaydı. Silahın güvenliğinin kaldırılırken çıkardığı tok ses kafamın içinde yankılara bölündü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

SUV birkaç metre ötede durdu, kapıların açıldığını duydum. Arabadan inmek, arkama bakmadan koşmaya başlamak istiyordum ama burada kalmam gerektiğini söylediği andan beri hareket yetimi kaybetmiş gibiydim. Bir yanım ona güveniyor, diğer yanım ise duyduğum güven karşısında dehşete düşmüş, alarma geçerek beni ayıltmaya ve hareket etmeye zorluyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İlk adamın silahını kaldırmaya fırsatı sanıyorum ki olmamıştı, çünkü ilk ateş eden Zafer oldu. Tek bir atış. Ve aynaya düşen yansımayı gördüm. Gövdesi geriye savrulup yere düşen adamın tam olarak neresinden vurulduğunu bilmiyordum ama bedeni gürültüye zemine uzandı. İkinci adam refleksle araca yaslandı ama karanlıkta yerini çoktan ele vermiş olmalıydı. Zafer ikinci kez ateş ettiğinde boş kurşun kovanları toprağa yağdı ve diğer adamın elindeki silah yere düştü ama içimde beliren o kısa rahatlama hissi, karanlığın içinden çıkan üçüncü gölgeyle birlikte dağıldı. Arabanın parçalanmış camından dışarı bakarken buz tutmuş ellerimi aracın döşemelerine yaslayıp tırnaklarımı kumaşa sapladığımı hatırlıyorum. SUV’un arka kapısından biri daha indi, ardından bir başkası. Sanki gecenin içinde çoğalıyorlardı. Az önce yere düşen bedenlerin yarattığı boşluk, başka bedenlerle doluyordu. Rüzgâr toprağı kaldırıyor, görüşü bulanıklaştırıyordu ama onların sayısını seçebiliyordum; fazla ve kararlıydılar.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zafer geri çekilmedi. Oysa tek yapmamız gereken araca binip kalabalığa kadar durmaksızın sürmekti. Bir ölüm oyunu oynamanın sırası değildi. Üstelik tek başınayken bunu yapamazdı, yapmamalıydı. Bir adım daha öne çıktığında bedenini koruyacak hiçbir şeyin olmaması beni derinden sarstı, onda ise yaprak kıpırdatmadığı belliydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Silahı iki eliyle sabitlemişti, omuzları ne gerilmiş ne de gevşemişti; olması gerektiği yerdeydi. Gecenin ortasında açık bir hedef gibi değil, sabit bir merkez gibi duruyordu. Adamlar yayılmaya başladı, biri sağdan genişledi, biri aracın önüne dolanmaya niyetlendi, diğerleri aralıklı ilerliyordu. Koordinasyonları zayıftı. Belki de Zafer’in bu kadar gözü kara ve umursamaz görünmesi bundandı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İlk ateş onlardan geldi. Mermi aracın yan kaportasına çarpıp kıvılcım saçtı, o an kulaklarım uğuldamaya başlasa da gözlerimi ondan ayıramadım. Zafer dizini hafifçe kırarak pozisyon değiştirdi; bir anlığına rüzgârla aynı yönde eğildi ve ardından ateş etmeye başladı. Kurşun, sağdan yaklaşan iri bedeni geriye savurdu. Adam sendeledi ama düşmedi. Zafer ikinci kez ateş ederken bir an için göz ucuyla bana baktı, kurşun ise çoktan adamı delip onu yere sermişti. İkinci atışla beraber, adamın kalkma ihtimali ortadan kaldırılmıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ortadaki iki kişi eşzamanlı ateş açtı. Mermiler kapıya çarptı, Zafer kapının arkasına tamamen saklanmadı; gövdesini yarı açık bırakarak görüş alanını korumaya başladı. Kısa bir anlığına dizini yere indirip aracı kalkan yaparak pozisyon değiştirdi. Ardından kapının altından hafifçe çıkarak ateş etti. Birini göğüs hizasından vurdu, diğerinin silahını kaldırdığı an yakaladı; tetiğe bastı ve adamın bileği geriye düştü, silah toprağa savruldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yeter artık!” diye bağırdığımda bunun nedeninin içimde toplanmaya başlayan o uğursuz his olduğunu biliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sol taraftan dolanan biri vardı, SUV’u kullanarak yaklaşmaya çalışıyordu. Zafer bunu bekliyormuş gibi yön değiştirdi, bir adım öne çıktı, bu hamle karşı tarafı tereddüde düşürdü. Silahı indirip tekrar kaldırmadı, bileğiyle küçük bir düzeltme yaptı. Atış sesi karanlığın içinde kayboldu. Adam dizlerinin üzerine çöktü. Mermisi azalmış olmalıydı, silahı aşağı indirdiğini gördüm. Sürgüyü geriye çekti, boş kovanın düşüşünü gördüm. Boğazımdan aşağı inen yutkunuşun canımı acıttığını hissettim. Ceketinin iç cebinden şarjörü tek bir hareketle çıkardı, parmakları tek bir an olsun dahi titremiyordu. Yeni şarjörü yerine oturturken gözleri hâlâ hedefteydi. Silahı gövdesine yaklaştırıp sürgüyü tekrar çekti ve metalin tok sesi geceye karıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir diğer silahı belinden çıkardığını görünce sarsıldım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ayağa kalkarken ve artık kapının korumasına ihtiyaç duymuyormuş gibi heybetle dikilmeden önce diğer silahın güvenliğini ayağının arkasıyla kaldırdığını gördüm, müthiş bir hızla kolunu öne uzattı ve arka arkaya ateş ederken gelebilecek hiçbir kurşundan korkmadan hızlı ve sağlam adımlarla SUV’a doğru yürümeye başladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kurşun kovanları etrafa saçılıyor, durmadan ateş eden o adam, korkusuz bir ifadeyle vurduğu bedenleri tekrar ve tekrar vurmaktan vazgeçmeden yürümeye devam ediyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Geriye yalnızca motoru çalışan SUV ve toza bulanmış zemin kalmıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yerde duran adam şaşkına dönmüş gözlerle ortalığı savaş meydanına çevirmiş Türk’e bakarken, Farsça konuştu: “Sen de kimsin?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zafer gülümsedi ve eğildi. Ona verdiği karşılık Farsçaydı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ecelin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Arabanın kapısını açtığımda yerdeki adamın bakışları bana çevrildi, Zafer sabır dileniyormuş gibi kafasını anlık gökyüzüne kaldırırken, “Yerinde kal diyorum ya yerinde kal! Ne kadar zor olabilir? Yerinde kal!” diye bağırdı kendi kendine.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ayağımdaki topuklu ayakkabıları çıkarıp yere fırlattım, yalın ayak toprak yolda onlara doğru yürümeye başladım. Zafer, bedenini bana doğru çevirirken etrafa yığılmış bedenlere ve ardından Zafer’in profiline baktım. Hiç beklemediği bir anda irkilip gözlerinin iri iri açılmasına sebep olan şey, elindeki silahlardan birini kapmış olmamdı. Bacaklarımı hafifçe aralayıp adamın tam karşısında durdum ve silahın namlusunu yerdeki herifin alnına bastırarak, Farsça, “Sen kimin köpeğisin?” diye bağırdım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Şeh…” Durdu, uzun uzun gözlerimin içine baktı ve sonra konuştu: “Şehram Cezayiri.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Silahı alnından yavaşça uzaklaştırırken dudaklarım yukarı kıvrıldı. Namluyu sağ omzuna doğrultup hiç düşünmeden ateş ettiğimde bir çığlık yeri göğü inletti ve adamın gözleri acıyla geriye doğru kayarken, “Ölmeyeceksin,” dedim onun diliyle. “Tasmanı tutan orospu çocuğuna, Hazerhan Gümüş’ün değil, Hazin Gümüş’ün peşinde olduğunu iletmeden değil.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerinin tutsaklığından kurtulup yeniden adama baktığımda acıyla çırpındığını gördüm. “Ara sahibini,” dedim. “Gelip toplasın bu karmaşayı. Ve mesajımı iletmeyi sakın ola ki unutma.” Elimi indirdim, silahı sıkıca kavramaya devam ederken saldırı sonrası haşata dönmüş Mercedes’e doğru yürümeye başladım. Bu kez arka koltuğa değil, ön yolcu koltuğuna bindim ve ayağımın altını kaplayan topraktan dolayı duyduğum rahatsızlık yüzünden yüzümü buruştururken silahı torpidoya fırlattım. Arabanın camları mahvolduğu için rüzgâr doğrudan içeri giriyordu, araç çalıştığı anda bu kez rüzgâr tenimi kesmeye, saçlarımı savurmaya başladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zafer’in direksiyonu çevirdiği ânı izlerken karanlığın içine bir damla kanın düştüğünü gördüm. Bakışlarım önce bileğine dokundu, ardından dirseğine doğru kaldırdığım gözlerim kısıldı ve elim onun ceketinin omuz kısmına gitti. Omzundaki ıslaklığı hissettiğim anda, “Yaralısın,” dedim kemik gibi bir sesle. Hissettiğim şaşkınlığı gizleyemeden kafamı kaldırıp ona baktığımda bana aldırış etmeden arabayı kullanmaya devam ediyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sana yaralısın diyorum,” dedim sertçe. “Durdur arabayı. Direksiyona ben geçeceğim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sen bu şehirde araba kullanamazsın,” dedi sadece.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yaralısın!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sadece sıyrık!” diye bağırdı birden tıpkı benim gibi. Bakışlarım yüzünde asılı kaldı, sesini yükselttiği için ona tepki bile veremedim, tek hissettiğim yoğun bir karmaşaydı ve içeride, derinlerimde daha karanlık bir yerde duran bir şey daha vardı. Buna bir isim koyamadım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hastaneye,” dediğimde bir anda yüzü gerildi ve “Hastane falan yok,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O zaman karakola,” dedim gözlerimi kısıp onun ifadelerini ölçerek. Yüzüne hiç beklemediğim şekilde karanlık bir ifade yayıldı, gözlerini bir jilet gibi omzunun üzerinden kaydırıp bana yönelttiğinde bakışlarıyla bir insanı kesebileceğini fark ettim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Karakol yok,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bu emri amcamdan mı aldın?” Elimin hâlâ omzunda durduğunu fark ettim ama parmaklarımı oradan çekemedim, ıslaklığı hissedebiliyordum ve elimi geri çektiğim anda parmaklarıma bulaşan kanı da göreceğimden yana hiç şüphem yoktu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sana benim arabamın güvenli olduğunu söylemiştim,” dedi sorumu görmezden gelerek. Soğuğun ve rüzgârın, gecenin karanlığına karışarak dolduğu arabanın içinde birbirimize baktık. “Bu araba senin mezarın olabilirdi.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sırtımı koltuğa yaslayıp elimi omzundan çektim, gözlerim parmaklarımı lekeleyen kana dokundu ve sertçe yutkundum. Kanı saniyeler içinde parmaklarımda dondu, suyun bile zar zor temizleyeceği derin, koyu bir iz bıraktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Şehram Cezayiri kim?” diye sordu, alnında beliren ter damlacıkları gecenin soğuğuna rağmen hissettiği acıyı gözler önüne seriyordu ama buna rağmen renk vermeme konusunda kararlı gibiydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Amcamın rakiplerinden biri olsa gerek,” dedim. Bakışlarım bir kez daha ona çevrildi, endişeyi durduramadım, iyi görünmüyordu ama inatla direksiyonu bırakmıyordu. Sonunda koz gibi öne sürdüğüm, “Güvenliğimden sorumlusun, yaralıyken araç kullanmak beni tehlikeye atmak değil de ne?” sorusu dudaklarımdan döküldü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dudaklarını birbirine bastırırken bunu gülmemek için yaptığı belli oluyordu. Göz ucuyla bana bakarak, “Muhtemelen bu gece kovulacağım, o yüzden artık sizi tehlikeye atıp atmamakla pek de ilgilenmemeliyim değil mi Hazin Hanım?” diye sordu, sesinde bariz bir alay vardı. Son saldırıda tüm personellerin değiştirildiği gerçeği göz önünde bulundurulunca bunu düşünmesi normaldi ama eğer orada nasıl bir performans sergilediği amcam görseydi eminim ona hayran kalırdı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Söylediği şeye cevap vermeden, “Şu köşeden dön,” diyerek yolu işaret ettim. “Yolun sonunda eski köşk var. Orada duralım, amcamı arayayım da bize destek göndersin. Bu şekilde malikâneye kadar sürmenin imkânı yok.” Kana bulanmış elimi dizimin üzerine koyup yutkundum. “Üstelik o omzuna bir bakmamız gerek.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Cevap vermedi, sadece ona söyleneni yaptı. Eski köşk, babamı kaybettikten sonra bu şehre ilk adım attığımızda kaldığımız yerdi, çok kısa süre içinde asıl malikâneye geçmiştik ve köşk de üzerine vurulan kilitle beraber çürümeye terk edilmişti. Bir sebepten amcamın bu köşkü hiç sevmediğini biliyordum, o sebebi hiç öğrenememiştim ve bunu hiç merak etmemiştim. Köşk, Gümüş soyadına ters bir şekilde izbe hâlde terk edilmişti, belki iki yılda belki üç yılda bir bakımı yapılıyordu ama bu sadece kendiliğinden yanıp kül olmaması ya da çökmemesi içindi. Eski köşk, bir yanı toprak arazi, diğer yanı orman olan yolun hemen sonunda çıkmaz bir sokağın duvarları gibi dikildiğinde araba yavaşladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kanlı elimi dizime birkaç kez sürttükten sonra çantamı aramaya başladım ama bulamadım, karanlıkta hareket etmek zordu, üstelik bu sokağın aydınlatması da yoktu. Zafer’e, “Telefonunu ver,” diyerek kapıyı açıp kendimi çakılların ve kumların ördüğü bozuk zemine bıraktım ve ayaklarım çıplak olduğu için acıyla homurdandım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zafer telefonunu uzattı, önce flaşı yaktım, ardından hızla amcamın telefonunu tuşladım. Telefona cevap vermedi, muhtemelen hâlâ davetteydi ve müziğin sesi, sohbetin koyuluğu yüzünden telefonunu duymuyordu. “Aç şu telefonu kart horoz!” diye bağırdığımda sesim boş arazide yankılar hâlinde büyüdü. Zafer’in başını sürücü koltuğuna yaslayıp boğuk bir kahkaha attığını duydum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Olduğum yerde sallanarak, “Gülme,” diye söylenip bir kez daha amcamı arayıp telefonu kulağıma götürdüm. Amcam bir kez daha aramayı yanıtsız bırakınca, “Başlayacağım böyle işe,” diyerek telefonun flaşını Zafer’e tuttum. Gözünü alan ışık yüzünden bir elini kaldırıp yüzünü götürürken, “Kör mü edeceksin beni kızım?” diye tısladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kızım mı?” Öfke ve biraz da şaşkınlıkla ona baktıktan sonra, “İn şu arabadan,” diye söylenerek evi işaret ettim. “Oraya bir girelim, malikânedekilere haber vereceğim. Amcamın şoförünü de ararım olmazsa.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O evin anahtarı var mı sende?” diye sorarken eli hâlâ gözlerini kapatıyordu. “Ya çek şu flaşı gözümden!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bağırma bana hayvan!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İkimiz de bir anlığına duraksadık. Telefonu aşağı indirirken, “İnemeyecek gibi mi hissediyorsun? Hareket etmek zor mu? Kurşun kolunun içinde olabilir mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yavaşla,” dedi elini sallayıp, çatık kaşlarla gözlerini sıkıca yumarken. “Sadece sıyırıp geçti. Az önce birini kurşuna dizmemiş gibi konuşuyorsun.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sadece bir kez ateş ettim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tutmasaydım birçok kez ateş edecektin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Biraz daha zevzeklik edecek olursan sana kurşun banyosu yaptıracağım, orası kesin,” diyerek aracın önüne dolaştım ve onun tarafındaki kapıyı açtım. Bedeni soğuğun da etkisiyle buz gibiydi ama bu soğukluk bana babamın ellerinin soğukluğunu hatırlattığından mıdır bilinmez kalp atışlarım ağırlaştı. “Elini omzuma koy, benden destek al,” dediğimde, “Tabii efendim,” diyerek alayla güldü. “Biraz alan açar mısınız, Hazin Hanım?” Sorusu karşısında bir adım geri çekilip ona çatık kaşlarla baktım. Bir süre yüzüme baktı, ardından oturduğu yerden canı hiç acımıyormuş gibi kusursuzca kalkıp tam karşımda dikildi. Bir anda önümde yükseldiği için kafamı kaldırıp ona bakmak zorunda kaldım. Kafasını eğmedi, sadece gözlerini indirip yüzüme bakarken, “Ben iyiyim,” dedi, “ama sizin ayaklarınız epey acımış olmalı. Hâlâ görevime son verilmediğine göre, işimi hakkaniyetiyle yapmam gerekir, değil mi?” Bu sorunun ardından ne geleceği öyle belirsizdi ki sadece gözlerinin içine baktım. Saniyeler içinde eğildiğini gördüm, daha sonra beklemediğim bir anda ayaklarım yerden kesildi ve bedenimi sağlam olan omzunun üzerine atıp köşke doğru yürümeye başladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Şalın saçıma takılı kalan son parçası da kayıp yere düştü, saçlarım aşağı doğru sallanırken gözlerimin iri iri açıldığını ve dünyaya tersten baktığımı hatırlıyorum. “Ne yapıyorsun?” diye fısıldadım önce, ardından duraksadım, çırpınırsam beni düşürmekle kalmayacaktı bir de üzerine yaralı olduğu için ona zarar vermiş olacaktım. “Bu ne cüret? Senden böyle bir talebim mi oldu benim? Hey! Sana diyorum!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Aldırış etmedi, çakıllar ve kum kaplı yolda adımlarının yere bıraktığı sesi dinlerken bir an için sessizleştim ve bu sessizliğe rüzgârın uğultusu da eklendi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Lütfen yaralı olduğumu göz önünde bulundurun ve zorluk çıkarmayın da vazifemi yerine getireyim,” dediği sırada dizlerimin iç kısmına dolanan kolundaki nabzı hissediyordum. Köşkün tam önünde durduk. Beni yavaşça aşağı indirdi ve ayaklarım çakıl yola değil, daha düz, en azından daha az acıtan pürüzsüz taş zemine değdi. Dağılmış saçlarımla kafamı kaldırıp ona baktım, oysa basamağın hemen altında duruyordu ama buna rağmen ona bakmak için kafamı kaldırmak zorunda kalıyordum. Ne saçmaydı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kapıyı açın efendim, tabii bu mümkünse,” diyerek çenesiyle asma kilidi işaret etti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sana oradan gireceğimizi söyleyen kim zevzek badigart,” diyerek hızla sırtımı ona dönüp düz zemine ayaklarımı vura vura yürümeye başladım. Köşkün arkasında kalan duvarın önünde durduğumda ağır adımlarla olduğum yere doğru yürüdüğünü gördüm. Kare şeklindeki küçük tahtayı ittiğimde tahta aralandı ve içinden geçebileceğim kadar bir boşluk oluştu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hadi lan oradan,” dediğini duydum Zafer’in, bunu bana değil de o girişe söylediğini bön bön oraya baktığını görünce anladım. “Sence… Yani sizce ben…” Bedenini işaret etti. “Oradan içeri girebilir miyim bu cüsseyle? Sen beni Yener ile karıştırdın herhâlde.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yener kim be?” diye sordum çatık kaşlarla.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bir arkadaş.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yaralı olduğun için bilincin kaymaya başladı senin. Gireceksin.” Eğildim, eteğimi elimin içine toparladım ve açılan bileklerime baktığını fark edince ona dik dik baktım. “Omzundan dolayı biraz zorlanabilirsin ama içeri girdiğimizde daha iyi olacak. Ayrıca peşimize birileri düşebilir. O yüzden hızlı ol bence.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hazin… Hanım.” Dişlerini sıkarak arkasında kalan karanlık araziye baktı, ardından gözleri yeniden beni buldu. “Malikâneye kadar sizi sağ salim götürebilecek bir adamım ben. Hadi gidelim buradan.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Zafer.” Tahta kapıya sertçe vurdum. “Gir.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Mümkün değil.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hasbinallah,” diyerek eteğimi biraz daha toparlayıp boşluktan içeri omzumu ve bedenimin yarısını sokarak ona baktım. “İncilerin dökülmez. Takip et beni.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Omzuma bir ağrı saplandı sanırım pek iyi hissetmiyorum,” dedi ciddiyetle ama yalan söylediğini bildiğimden ona dik dik baktım. Yırtmacım fazla açıldığı için elimle bir yandan da açılan bacağımı kumaşın bir kısmıyla örtmeye çalışıyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yalan söylemeyi kes.” Bedenimi biraz daha ileri ittim. “Peşimden gelmezsen kovuldun hem de ilk maaşını alamadan.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Geliyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Aniden yere çöktü, dizi dizime sertçe çarpınca sırtım boşluğun içine giden duvara çarptı. Bedenimi sabit tutmak için refleks olarak bacağımı yakalayıp dizimden yukarı parmaklarını kaydırarak tenimi kavradığında ikimiz de donup kaldık.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Parmak uçlarında vuran nabzı çıplak bacağımı saran derinin üzerinde tüm şiddetiyle hissedebiliyordum. Birbirimizin gözlerinin içine baktık ve hemen kucağımda yanan flaş alttan yüzüne vurduğundan olsa gerek gözlerinin rengi çok daha açık göründü gözüme. Tutuşu çok kısa bir an için sıkılaştı ve ışığa rağmen genişleyen kara göz bebekleri eski şeklini aldıklarında tutuşu önce gevşedi, ardından hızla tenimden ayrıldı. Sıcağın bacağımdan yükselerek saniyeler içinde tüm vücuduma yayıldığını, kulaklarıma ve yüzüme geldiğini hissettim. Yavaşça içeri doğru kaydım, alçak duvarın altında eğilerek yürüyüp büyük avluya çıktım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Birkaç saniye sonra Zafer de boşluktan çıkıp yavaşça doğruldu ve yaprakların uçuştuğu avlu zeminine, ardından kafasını çevirip yüzüme baktı. Avlunun hemen sağında mutfağın olduğu tek katlı bina vardı, karşısında da ana salona bağlanan yüksek bina duruyordu. Mutfağın olduğu binaya doğru yürümeye başladım, bir şey söylemeden beni takip etti. Aramızda gerginlikten beslenen güçlü bir sessizlik uzayıp gidiyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Mutfağın kilidini çevirip lambasını yaktığımda içerisi sıcak, sarı bir ışıkla aydınlandı. Eski ahşap sandalyeyi işaret ederek oturmasını söylerken bir kez daha amcamın numarasını tuşladım. Cevap gelmedi. Amcamın şoförünü aramayı düşündüm ama telefon numarası ezberimde değildi. Kurbanlık koyun gibi sandalyenin üzerine tüneyen Zafer de adamın numarasını kaydetmemişti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Son çare ev telefonunu aradım, Darya telefonu açtığı anda sözünü bitirmesine izin vermeden, “Darya, benim Hazin,” diyerek söze girdim ve telefonun başında bayılmaması için olabildiğince sakin, bilinçli olarak kırpılmış kelimelerle ona olan biteni anlatmaya başladım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Telefonu kapatırken, “Darya amcamın şoförüne ve özel korumasına telefon edecek, en kısa süre içinde burada olurlar,” dedim ama Zafer bana değil, etrafındaki şeylere bakıyor, tezgâhın üzerindeki duvara yerleştirilmiş el yapımı tabaklara bakıyordu. Neden bana bakmadığını merak etmedim desem yalan olurdu ama yine de bunun üzerinde durmadım. Ecza dolabına yönelirken, “O ceketi çıkar,” dedim, yapar mıydı yoksa bir keçi gibi işi inada bindirip sonunda kalan son sabrımı da içimden çekip alır mıydı kestiremiyordum. Elimde içini doldurduğum kutuyla ona döndüğümde ceketi gerçekten çıkardığını gördüm. Gözlerim iri iri açıldı, kan tıpkı gözyaşları gibi taze bir şekilde pazusundan aşağı, dövmelerinin üzerini boyaya boyaya inmeye devam ediyordu. Beyaz tişörtünün kol kısmını yukarı sıyırırken yüzünü bu durumdan memnun değilmiş gibi buruşturdu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bakayım şuna bir,” diyerek elimdeki kutuyu masanın üzerine bırakıp ona doğru eğildim. Parmaklarım soğuğun etkisiyle buz kesmiş koluna dokundu, kanın aktığı ve boyadığı yerler ne kadar sıcaksa, teni de bunun aksine o kadar soğuktu. Parmaklarımın altında ezilip daha da dağılan kanına aldırış etmeden yaranın yerini saptadım, derin bir nefes alıp, “Sadece sıyırıkmış, evet,” diye mırıldandım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Buklelerim yüzüne ve boynuna temas ediyorken gözlerini kaldırıp, “Size söylemiştim,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Dezenfekte edelim,” diyerek elimi yarasından yavaşça uzaklaştırdım, bedenimi doğrulttuğum için saçlarımın teniyle olan teması da sona ermiş oldu. Yarasını silmeye başladığım süre zarfında tepkisizdi, sadece bir defa elini elimin üzerine koymuş ve “Ben yaparım,” demişti ama bakışlarım onu bu kararından çok çabuk vazgeçirmişti. İşime karışılmasından hoşlanmıyordum ve bir noktada bu gece yaralanmasının tek nedeni bendim. Bu onun işi olsun ya da olmasın, beni korurken yaralanmıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O kadar kişiyle tek başına başa çıkabilecek birinin burada ne işi var, anlamıyorum,” dedim çatık kaşlarla yarasını silmeye devam ederken. Sıvılardan biri canını gerçekten acıtmış olacak ki ıslıklı bir nefes verdi ama söylediğim şeyi tam anlamıyla duymazdan geldi. “Bir polisken keskin nişancıydın, değil mi? Atlamışım bunu,” diye mırıldanıp yeni bir bez kesmek için kutuya doğru döndüm.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Buna da cevap vermedi, sadece, “Onlar oldukça amatördü,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sen işe alınmadan önce uğradığım saldırı kimin başının altından çıktı bilmiyorum ama eminim ki bu heriflerle bağlantısı olmayan başka biriydi. Çünkü o gerçekten profesyoneldi,” dedim durgun bir sesle.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zafer’in sessizliği öyle ağırlaştı ki kafamı kaldırıp ona bakma ihtiyacı duydum. Gözünü bile kırpmadan elime bakıyordu. Bir cevap beklediğimi anlamış olacak ki sonunda gözlerini parmaklarımdan ayırıp yüzüme çevirdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Profesyonel olduğunu nereden anladınız?” diye sordu sakince.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çünkü istese beynimi dağıtabilirdi.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Beyniniz epey yerinde duruyor,” dedi gözlerini yüzümde dolaştırırken.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Alaycı yorumuna rağmen nasıl bu kadar ciddi göründüğüne akıl sır erdiremeden, “Çünkü sadece korkmamı istiyordu. Belki benim, belki de sadece amcamın ama amacı öldürmek değil, korkutmaktı,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz ki? Belki de sadece bir acemiydi, kim bilir?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İnsanlar dörde ayrılır Zafer.” Tam önünde durup gazlı bezi yarasına bastırdım, dişlerini sıktı ve gözlerimizi birleştirdi. Bezi kolunun etrafına sararken konuştum: “Silah kullanmayı bilmeyenler, bildiğini zannedenler…” Sargıyı bir kat daha kolundan geçirdim. “İyi silah kullananlar.” Bir kez daha. “Ve çok iyi silah kullananlar.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerimizi kırpmadan birbirimize baktık.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sen çok iyi silah kullananlardansın. Tıpkı onun gibi.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dudağının kenarı yukarı kıvrıldığında gözlerine yerleşen bakış, kısa süredir etrafımda olan bu adamın şu ana dek bana yönelttiği en derin bakıştı. “Onore oldum,” dedi oldukça alçak yükselen bir sesle.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir adım geri çekilip, “Antibiyotik alman gerekecek,” dedim. “Yaran enfeksiyon kapmamalı. Sık sık temizle.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Olur, öyle yaparım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Köşkün önünde hızla fren yapan arabaların seslerini duyduğumda tam karşısında durmuş, kollarımı göğsüme sarmış onu izliyordum. Asma kilit saniyeler içinde yerinden sökülüyormuş gibi açıldı, köşkün çift kanatlı kapısı duvarlara çarparak açıldı. Amcamın, “Hazin!” diye bağırdığını duydum ve köşk onun sesiyle âdeta köşk temellerinden sallandı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Mutfağın kapısını açıp dışarıya baktım, amcamın endişeyle irileşmiş mavi gözleri beni kadrajına aldığı anda mümkünmüş gibi daha da büyüdü. Hızla bana doğru gelmeye başladığında arkasında bir ordu silahlı adam da onu takip ediyordu. Belinde parlayan gümüş rengi tabancaya, sonra yeniden amcamın gözlerinin içine baktım ve beni çekip kollarının arasına aldığı an kayıtsız kalarak gözlerimi yumdum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İyi misin?” diye sorarken bana daha sıkı sarılıyordu. “Yaralandın mı?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İyiyim ama Zafer yaralandı,” dediğimde amcam beni göğsüne daha sert bastırarak, “Seni soruyorum ben!” dedi sertçe.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sana iyi olduğumu söyledim amca,” diyerek elimi onun göğsüne koyup bedenlerimizin arasına bir boşluk koydum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Zafer!” Amcam kükreyerek yanımdan geçip içeri daldığında gözlerimi devirerek arkasından içeriye girdim. Amcam, “Benden emir almadan onu nasıl oradan götürürsün sen?” diye bağıran amcamın önüne geçip Zafer ile aralarındaki mesafeyi arttırmak için amcamı geriye doğru ittim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Dur!” dedim sertçe. “Unuttun mu? O benim korumam. Ne emir verirsem bunu uygulamak zorunda! Üstelik bu gece beni korumak için yaralandı!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ona bunun için para ödüyorum!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Amcam yüzüme doğru bağırınca gözlerimi yüzüne dikerek, “Orada en az on tane adam vardı, bana saldırmasalardı eminim gece bittiğinde hedefleri sadece ben değil, ikimiz olacaktık ve bu adam tek başına on kişiyi öldürdü!” diye karşılık verdim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Amcamın mavi gözlerinde ölümü gördüm, kanı ve dehşeti, yok etme arzusunu gördüm. Şaşırmadım çünkü tüm bunları görerek büyümüştüm, bir noktadan sonra amcamın her şeyi nasıl çözüme ulaştırdığını bilerek ve buna göz yumarak büyümüştüm. Zafer hiçbir şey söylemiyor, kendisini savunacak ya da bu gece neler yaptığını açıklayacak tek kelime etmiyordu. Amcam bir kez daha benden ayırdığı gözlerini Zafer’e çevirdi, Zafer’in koluna baktığını gördüm, ardından tekrar bana bakıp, “On kişiyi mi?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zafer’e duyduklarına inanamıyor gibi bakarken, “Bu nasıl mümkün olabilir?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Oradaydım, her şeyi gördüm,” dedim. “Bir an olsun düşünmedi.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Amcamın bakışları hâlâ Zafer’deydi, karşısındaki adamın nasıl biri olduğu çözmek onun için bile karmaşık bir bilmeceymiş gibi Zafer’i süzüyordu. Tekrar bana baktığında yüzündeki öfkenin yatışmaya başladığını gördüm. Beni tekrar kendine çekmek istediğinde elimi kaldırarak onu durdurup, “Başıma senin açtığın belaların bedellerini başkalarına ödetmeye çalışmaktan vazgeç artık,” diye tısladım. “O gece sana söylediklerimi ne çabuk unuttun?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerini yumup burnundan içeri derin bir nefes çekerken sakinleşmek için çabaladığını görebiliyordum. Sonunda beni es geçerek Zafer’e doğru yürüdü ve “Kim yaptı?” diye sordu. “Hepsini ortadan kaldırmadan önce bana bir isim alabildiğini söyle.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İçimde ateş gibi büyüyen öfkeyle hızla Zafer’e döndüm, bu ismi söylemesini istemiyordum, o isimle bir hesabı olan varsa o bendim ve önce benimle yüzleşmesi gerekiyordu. Zafer, ona baktığımı hissetti ama bakışlarıma beklediğim karşılığı vermedi, sadece beni görmezden gelip, “Elbette aldım, ben bir amatör değilim,” diye cevap verdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kes sesini,” diye fısıldadım ama amcam da Zafer de beni duymazdan geldiler. Hatta sesimi yükselteceğimi öngören amcam elini kaldırarak durmamı işaret etti ve Zafer’e zehir gibi bakan gözlerim öfkeyle kısıldı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Şehram Cezayiri,” dedi Zafer gözünü bile kırpmadan.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerimi sıkıca yumup dişlerimi birbirine her birini kırma isteğiyle bastırdığımı ve amcamın savurmaya başladığı küfürleri hatırlıyorum. “Hazin Hanım benimle aynı düşünceyi paylaşmıyor olsa da önce ki saldırıyı da bu şahsın gerçekleştirmiş olabileceğini düşünüyorum,” diyen Zafer’in gözleri sanki bilinçli olarak bana dokunmuyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Amcam, elini Zafer’in yaralı omzuna koyup sargıyı umursamadan omzunu sıkarken, “Delikanlısın,” dedi dişlerinin arasından. “Sana güvendiğim için beni pişman etmedin, evlat.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Elini Zafer’in omzundan çektiği o kısa anda Zafer sonunda tepkimi merak ediyormuş gibi gözlerimin içine baktı ama ona öyle boş, öyle ruhsuz gözlerle baktım ki şaşkınlığını ilk defa benden gizlemeye çalışmadı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Duydunuz,” dedi amcam beni arkasında bırakarak kapıya yönelirken. “Bunun ne anlama geldiğini hepiniz biliyorsunuz, değil mi? Anlatmama gerek var mı?” Farsça konuşuyordu, Zafer onu belki anlıyor belki anlamıyordu ama anlasa da sanki umurunda değildi, sadece gözlerimin içine bakıyordu. “Madem ki akacak kan var, bu benim damarımdan değil, onun damarından olacak.” Amcamın son sözü bir yemindi, geri dönüşü olmayan, bozulmayacak, tutulmadığı takdirde çok daha fazla canın ölümüne neden olacak bir sözdü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Zafer.” Amcam bakışlarını omzunun üzerinden Zafer’e çevrildi. “Hazin ve sen bu hafta sonu İstanbul’a uçuyorsunuz. Ben dön emri verene dek, orada kalacaksınız.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Duyduğum şey, duymayı beklediğim en son şeydi. Göz bebeklerimin büyüdüğünü, bedenimin olduğum yerde daha da genişleyerek her yere yayılmış gibi hissetmeye başladığımı ve “Ne?” diye fısıldadığımı hatırlıyorum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zafer ise zaten almayı beklediği bir emri duymuş gibi sakince, “Emredersiniz efendim,” dedi, sesi her nedense buz gibi soğuk olsa da ruhumun derinliklerine çok karanlık hissettiren vaatlerle doluydu. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・ 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İçinde kanı bedenini çoktan boşaltmış cesetlerin olduğu siyah torbaların fermuarları çekilirken, son model arabasının içinde oturan heybetli bedenin sahibinin yüzünde ne hissettiğini kimsenin çözemeyeceği kadar boş, donuk bir ifade vardı. Düğmeye bastı, cam otomatik bir ses eşliğinde aşağı inerken gözlerini adamlarına çevirdi. Cesetleri torbaların içine koyduktan sonra öndeki pikaba taşımaya başladılar.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Mühür basılmış büyük yüzüğün sardığı parmağını ve orta parmağını birleştirerek bir işaret yaptığında adamlardan biri hızla araca doğru ilerledi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yaralılardan biri, size iletilmesi için bir mesaj almış,” dedi adam başını önüne eğerek patronunu selamlarken.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Parmakları havada kıvrılarak yumruk formunu alırken, “Nedir?” diye sordu puslu sesiyle.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Adam biraz çekingen bir sesle, alacağı tepkiden son derece korkuyor olsa da mesajı dillendirdi: “Tasmanı tutan orospu çocuğuna, Hazerhan Gümüş’ün değil, Hazin Gümüş’ün peşinde olduğunu ilet, demiş efendim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dudaklarında alaycı bir kıvrımla, “Bir kadın için ne yakışıksız kelimeler,” dedi ve kapıyı yavaşça açarak dışarı çıktı. “Mesajı taşıyan kişi kimliğimi kolayca hanımefendiyle paylaşmış olsa gerek. O fareden kurtulun.” Başka bir şey söylemeden toprak yolun üzerinde yürümeye başladı. Az ileride duran topuklu ayakkabıları gördüğünde adımları yavaşladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Birkaç adım daha attıktan sonra arkasında durduğunu hissettiği korumaya, “Mesajı bıraktığı adamı o kadın mı vurmuş?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet, efendim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Birkaç adım daha atıp yavaşça yere eğildi, topuklu ayakkabılardan birini eline alırken, “Enteresan,” diye fısıldadı kendi kendine. “Çok enteresan.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Adamlarından biri, diğer adamın kulağına eğilip, “Hazerhan Gümüş bu işin peşini bırakmayacaktır, ortalık kan gölüne dönecek,” diye fısıldadı. “Konakta ve şirkette güvenlik önlemlerini derhal arttırın.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Güvenlik bir işe yaramaz, Gümüş ve Cezayiri arasında çok da uzun sürmemesini umut ettiğim ama çok fazla can kaybıyla neticelenecek bir savaş çoktan başladı,” dedi diğer adam sessizce, patronundan gözlerini tek bir an olsun ayırmadan.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Mehlika, “Öylece İstanbul’a gitmene izin verildiğini mi söylüyorsun sen?” diye sorarken yüzündeki şaşkınlığın bir kopyasını da sesinde taşıyordu. Ayaklarımı üzerinde oturduğum koltuğa çekip kollarımı dizlerimin etrafına sararken, “O pisliğin boğazına yapışıp nasıl benden izin almadan amcama bilgi sızdırırsın diyecektim ama sonra İstanbul lafının geçtiğini duyunca her şeyi unuttum. Sinirimi bile,” dedim sessizce.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İstanbul’a gitmen için hüküm verilecek kadar ne yaşanmış olabilir Hazin? Şehram Cezayiri kim ve amcan neden onu bu denli dikkate alıyor?” diye sordu Mehlika, endişeyle çatılan kaşlarının altından beni izleyen gözlerinde saf bir korku vardı. “Kısa sürede iki kez saldırıya uğradın, sana bir şey olabilirdi ve tüm bunların arkasında bu isim varsa, demek ki işler sanılandan daha ciddi.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İlk suikast girişiminin Cezayiri ile bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum,” dediğimde Mehlika anlam veremiyormuş gibi yüzüme baktı. “Sadece bir his ve biraz da gözlem.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bu peşinde dolaşan en az iki tehlike olduğu anlamına geliyor!” Mehlika oturduğu berjerin üzerinden kalkıp hemen önümde dikildi ve yavaşça eğilip avuçlarını diz kapaklarıma yerleştirdi. “İstanbul’a gideceğin için içten içe seviniyorsun belki ama ben en yakın arkadaşımın içinde bulunduğu durumdan ötürü endişe doluyum. Eğer o çocuk yanında olmasaydı o arabadan sağ çıkamayabilirdin. On kişiden bahsediyorlar, on silahlı adam!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Acemilerdi,” diye geçiştirmeye çalıştım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne olursa olsun, bir çocuğun eline silah verip hedefi göstersen, o bile karşısında silahsız duran birini kolaylıkla vurabilir!” Diz kapaklarımı daha sıkı kavradı. “İstanbul’da güvende olacak mısın? Orada da peşine birilerinin düşmeyeceği ne malum?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Zafer benimle olacak,” çıktı dudaklarımdan, sonra söylediğim şeyin şaşkınlığı Mehlika’dan önce benim içimi kapladı. Mehlika yavaşça geri çekilip kaşlarını kaldırdı ve “Güveniyorsun ona,” dedi, bu bir sorudan ziyade uzun zamandır bende rastlamadığı bir duyguyla tanışma ânı gibiydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sanki normal bir şeyden bahsediyormuş gibi omuz silkerek, “On kişiyle tek başına başa çıkabilmiş birine güvenmeyeceğim de kime güveneceğim?” diye sordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Orası öyle.” Mehlika berjere geri oturup iç çekti. “Ne kadar süre İstanbul’da kalacaksın?” Bana merakla bakarken dudakları bükülmüştü. “Sen güvende olduktan sonrası önemli değil de özlerim çok.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kısa sürede döneceğime eminim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Peki ya diğer söylenti?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ona soran gözlerle baktım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Rıza Bey’in oğluyla nişanlanacağına dair söylentiler çıkmış,” dedi Mehlika. “Tahran sosyetesi çalkalanıyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ha bir de o mesele vardı değil mi?” Sinirlerim tepeme toplandığından güldüm. “Almışlardır ağızlarının payını babası da oğlu da amcam da.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Mehlika söylediğim her şeyi es geçip onun için hayati önem taşıyan meseleyi soruya dönüştürerek, “Yakışıklı mıydı bari? Boylu poslu muydu? Neye benziyordu?” dedi merakla. Tatlı bulurdum bu hâllerini, belki de bundan mütevellit gülmeden edemedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ben neyin derdindeyim, sen neyin derdindesin, kuduruk Mehlika!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Pek merak ettim, söyle işte!” Ellerini göğsünün üzerinde birleştirip alkış yaptı. “Prens gibi miydi mesela? Başta ona ne kadar uyuz olduysan bir o kadar seversin belki sonra! Hadi anlatsana, ne gamsız kızsın!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yakışıklı çocuktu,” dedim ona uyarak. “Uzun boyu, geniş omuzları vardı ve yeşil gözlüydü, eğer amcama olan kara sevdan bittiyse bakarsın seni evlendiriveririz Rıza Bey’in uyuz oğluyla, ne dersin?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Enişteci gibi mi duruyorum oradan bakılınca?” diye söylendi sinirlenerek. Sonra durdu ve panikle, “Amcanla ilgili şakalar yapıp durma, Hazin! Vallahi bir duyan olacak!” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Enişteci kelimesini nereden öğrendin sen?” diye sorarken şaşkınlıktan gözlerim iri iri açılmıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sana bir şey diyeceğim,” dedi Mehlika birdenbire ciddileşip, ayaklarını berjerin üzerine çekerek. “Ama yanlış anlarsın diye çekinmiyor değilim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Söyle Mehlika, nedir konu?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Mehlika kucağına çektiği şalının ucuna işlenmiş iğne oyalarıyla oynarken, “Babam bugün Gümüş Konağı’na bir müddet uğramaman hayırlısı olacaktır, dedi bana. Hoş, sen de gidiyorsun zaten ama söylemeseydim vallahi çatlardım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kısa süre içinde iki kez saldırıya uğradım, babanın bundan çekinip seni buraya göndermek istememesinden doğal ne var ki Mehlika? Sıkma canını. Ben anlıyorum, haklı baban.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Babam bazı duyumlar da almış, ondan bu kadar evham yaptı. Amcanın sana saldırı düzenleyenlere bir savaş açacağından tüm sosyete haberdar zaten ama babam konağınızın avlusu kan gölüne dönecek diye korkuyor. Amcanın seni apar topar İstanbul’a gönderecek olması da babamın bu fikrini doğruluyor cinsten. Konuşsan amcanla, bu işi emniyet güçleri çözse, ne iyi olurdu. Belki seni dinler.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Emniyet güçleri mi?” Alayla güldüm. “Burada mı? Burada emniyetin çözemediklerini bile amcama çözdürüyorlar Mehlika, deli olma. Amcamı tutmak mümkün mü zannediyorsun? Karşı tarafın canıma kast ettiğine emin, bunu bir uyarı değil doğrudan bir infaz emri olarak algılıyor.” Üstelik kan dökülecekse dökülürdü, bundan huzursuzluk duymayı henüz küçük bir kız çocuğuyken bırakmıştım. Doğduğum ev kanın kokusunun duvarlara sindiği bir evdi, genç kızlığımın bir kısmını barut kokusunu ciğerlerime parfüm gibi çekerek büyümüştüm. Mehlika korkuyor, normal bir insan nasıl tepki verecekse öyle tepki veriyordu pek tabii fakat Gümüş soyadı altında doğup büyüyen bir kadın için korkma lüksü yoktu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Amcana bir şey olmasından korkmuyor musun? Ondan başka kimsen yok,” dedi, bunu kalbimi kırmak için değil, hislerimi görmek için söylemişti ama düşündüğü kadar kademsiz hislerle dolmadım. Birilerinin ölmesine alışkındım, ölüm ben doğduğum gün kaderimin üzerine serilmiş bir kefendi ve ölümle henüz ilk nefesimi aldığım o gece tanışmıştım. Amcamı sevmiyor değildim, sadece biliyordum, karanlığın içinde uzun süre ilerleyen birini ışığa çağırman bir şeyi değiştirmeyeceği gibi sonunda onun kanının kokusunu solumak zorunda kalırdın. Sessizliğim Mehlika’yı endişelendirmiş olsa gerek yüzümü uzun uzun izledi ama canımı sıkmak istemediğinden yorum yapmadı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Odamın kapısı tıklatılınca Mehlika şalına uzandı ama onu elimle durdurdum. Kapımı çalan Darya’dan başkası olamazdı. “İçeri gel,” dediğimde ise açılan kapıdan içeri amcamın girmesini beklemiyordum. Mehlika hızlıca şalını başının üzerine sererken panikle oturduğu yerden kalkıp amcamı selamladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hazerhan Bey, merhaba.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Amcam, Mehlika’nın ilgisini görüyorsa bile bilmezden, duymazdan, görmezden geliyordu. Ona şefkatle gülümseyip, “Merhaba Mehlikacığım,” dedi ve bakışlarını bana çevirdi. “Muhabbetinizi bölmüyorum ya?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bölüyorsun,” dedim ama Mehlika bana gözlerini belerterek, “Olur mu öyle şey Hazerhan Bey, ben de şimdi gidecektim zaten,” diye çıkıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Amcam kibarlıktan uzak, nezaket bilmez tavrıma karşı kaşlarını çatıp başını iki yana salladı ama bir süre sonra keyifle güldü. “Görüyorsun ya Mehlika, bu yabani kız hep böyle davranıyor bana. Ama alıştım, bu onun sevgi dili neticede.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sizi çok sevdiğini biliyorum,” dedi Mehlika gülümseyerek.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Babanlar nasıl Mehlika? Sıhhatleri yerindedir inşallah.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çok şükür iyiler efendim, teşekkür ederim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Amcamın bakışları Mehlika’nın yüzüne çevrildi. “Mehlika, biliyor olmalısın, Hazin kısa süreliğine yurt dışına çıkıyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yurt dışına değil, vatanıma dönüyorum, evet, biliyor,” dedim ama amcam beni duymazdan geldi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bu süreçte konağa gelmemeni rica edecektim, Mehlika. Sana kapılarımız her daim açık, sen de benim bir kızım, kardeşim sayılırsın fakat güvenliği biraz arttırmamız gereken durumlar olacak gibi görünüyor. Senin zarar görmeni, babana karşı mahcup hissetmeyi istemem canım.” Amcam ilk kez böyle konuştuğundan duraksadım, genelde bir şey yapacaksa üzerini öyle bir örterdi ki tüm dünya onun ne yaptığını biliyor olsa bile bunun hakkında konuşma cüretinde bulunamazdı ama şimdi amcam bu cüreti kendi hür iradesiyle insanların diline bırakıyordu. Mehlika da en az benim kadar şaşırmış gibiydi, başını salladı ama yüzünde soru işaretleri vardı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sonunda konuşabildiğinde, “Her şey yoluna girer umarım, Hazerhan Bey,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yerini bilmeyen kuduz itin tasmasını sıkmak işe yaramazsa, onu kör kuyunun dibine atmak gerek,” diyen amcamın sesinin Mehlika’yı ürperttiğini gördüm. “Babanlara çok selamımı ilet. Endişe duymasınlar Kulağıma geliyor, baban endişelerini pek dile getirir olmuş. Getirmesin. Ben her şeyi çözdüğüm vakit kızı güvenle haneme gidip gelmeye devam edebilecek.” Zarafetle örtülmüş net bir tehdidin ortada asılı durduğunu fark etmek kaşlarımın çatılmasına neden oldu. Mehlika da bu tehdidi gördü, anladı ve kabullenerek başını hızlıca salladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ben… Babama iletirim efendim.” Tedirgin bakan gözlerini yüzüme çevirip, “Ben artık gideyim, Hazin. Seni yolcu etmeye gelemem herhâlde ama sık sık telefonlaşırız, olur mu?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tabii,” diyebildim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İyi akşamlar dilerim, Hazerhan Bey,” dedi Mehlika, amcamı bir defa daha selamladıktan sonra doğrulurken.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bana abi ya da amca diyebilirsin Mehlika, Bey demene gerek yok canım. Darya seni geçirsin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Onu ben geçiririm,” dedim oturduğum yerden kalkıp, gözlerimi amcama dikerek. Amcam sessizce odamdan çıktığında, “Kusura bakma Mehlika, bugünlerde biraz gergin, durumları biliyorsun,” dedim ama hiçbir şey amcamın tehditkâr tavrını aklamak için yeterli değildi, zaten aklanmamalıydı da.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hiç önemli değil. Senin için ne kadar endişelendiğini biliyorum,” diyen Mehlika’nın yüzü amcamla uzun süre diyalog kurmuş olmaktan olsa gerek kırmızıya dönmüştü. Mehlika’ya alt kata kadar eşlik ettim, çıkış kapısına yürüdüğümüz sırada birden durup bana baktı. “Hazin,” dedi sessizce, bir kedi yavrusu gibi mahsun duyuluyordu sesi şimdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Söyle canım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ellerini kollarımın kenarlarına koyup neredeyse güç vermek istiyormuş gibi sıkı sıkı kavrayarak, “Her halükârda yanındayım,” dedi. “Belki çok güçsüz, hayatla ilgili hiçbir şey bilmeyen bir kız olarak görüyorsun beni ama ben seni daima en yakın arkadaşım, en iyi dostum olarak göreceğim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Holün kristal avizesinin ışıkları Mehlika’nın meleksi yüzünde parıldıyor, güzelliğine güzellik katıyordu ve bana bu dünyada beni koşulsuzca seven birinin varlığını hissettiriyordu. Dudaklarım yukarı kıvrılırken, “Her zaman en yakın dostlar olacağız,” dedim. İyi varsın Mehlika, demek istedim ona ama nedense bu bir veda gibi hissettirdi, bunu söylersem sanki onu bir daha göremezmişim, döndüğümde onu bulamazmışım ya da belki bir daha hiç geri dönemezmişim gibi hissettirdi. Bu yüzden bu gerçeği içimde sakladım. İyi ki varsın Mehlika.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ellerini utangaç bir edayla geri çekerek çıkış kapısına yürüdü. Arkasından yürüdüğüm sırada kapı açıldı ve ejderha dövmeli kel -hala ismini öğrenmiş değildim- arkasında Zafer ile içeri girdi. Mehlika ejderha dövmeli adamdan ürkse de Zafer’i gördüğü vakit hızlıca omzunun üzerinden bana bakarak sırıttı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Darya, “Mehlika Hanım, şoförünüze haber vereyim,” dediğinde, Mehlika, “Lüzumu yok Darya, kapının önünde beni bekliyor zaten,” diyerek kapıdan çıktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zafer’in elindeki koliyi alan Darya ona gülümseyip mutfağa doğru gitti, ejderha dövmeli adam ise beni selamladıktan sonra ana salona yürüyüp gözden kayboldu. Bu, o geceden sonra Zafer’i ilk görüşümdü, kolunun yaralı olan kısmı sargılıydı ve üzerinde de ceket yoktu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Su yeşili gözler bir müddet yüzümde dolaştı, arkasından, “Yarın gece yarısından sonra yola çıkacakmışız,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bilgim dahilinde.” İki kelimelik cevabımın ardından sırtımı ona dönüp merdivenlere yönelmiştim ki, “Hazin Hanım,” diyerek beni durdurdu. Elimi merdivenin korkuluğundaki kristal topa yerleştirip sıkarken bakışlarımı ona çevirmeden, “Sizi dinliyorum,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Resmiyetin onu şaşırttığını yüzüne bakmadan da görebiliyor, göremesem de hissedebiliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sizin güvenliğinizi düşünüp azmettiren kişinin ismini amcanıza vermek zorundaydım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ne hissetmem gerekiyordu ya da bir şey hissetmeli miydim? Çatık kaşlarla basamakların üst kısmına bakarken, “Görevinizi yaptınız,” demekle yetindim. Tam bir adım atacaktım ki, “Bu sizi incitti mi?” diye sorması donup kalmama neden oldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İncitmek mi?” Alayla tekrarladığım bu kelimenin içimde gerçekten varlığını sürdürüp sürdürmediğini merak etmeden edemedim. Bakışlarım omzumun üzerinden arkaya kaydı, Zafer’e bakmadım ama profilimi görmesini sağladım. “Basit bir korumanın benim güvenliğim için aldığı aksiyonun beni incitip incitmediğini sorması burnu büyüklüğün daniskası.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yüzünü göremedim, nasıl bir ifade takındığını, bunun onu öfkelendirip öfkelendirmediğini ya da tam tersi hiçbir şey hissettirip hissettirmediğini, hiçbirini göremedim. Sessizliği aramızdaki duvarların yükselmesine neden olurken, “Başka söyleyecek bir şeyiniz yoksa yolculuk için hazırlanmam gerekiyor,” dedikten sonra önüme dönüp sert adımlarla basamakları tırmanmaya başladım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gerçekten de söyleyecek başka hiçbir şeyi yoktu. Sanırım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

O gecenin ardından gelen sabahı hatırlıyorum. Hissettiğim şey evden ayrılacak olmanın hüznü değildi, çünkü kendimi hiçbir zaman bu konağa ait hissetmemiştim ama hissettiğim İstanbul’u yeniden görecek olmanın heyecanı da değildi. Göğsümü yokladığımda ne hissettiğime dair cevapları kendi içimde bile taşımadığımı fark etmiştim. Huzursuzluk vardı, diken üzerindeydim, ruhumda her zaman ur gibi taşıdığım o ağırlığın yanında şimdi karanlık bir gölgeyi de misafir ediyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Cezayiri Şirket Grubu’nun ana deposunda çıkan yangının haberi İran televizyonlarına verildiğinde bunun arkasında kimin olduğunu biliyordum. Elimde günün üçüncü kahvesiyle ana salonda oturmuş büyük camlardan içeri sızan güneş ışığını izlerken gözüm televizyonda değildi ama kulağım spikerin sesindeydi. Çok değil, bir saat sonra Şehram Cezayiri’nin sağ kolu olan Abdurrahman El Mahir’in bir suikast sonucu öldürüldüğü haberi İran medyasına düştü ama televizyonlar öğle kuşağında bu habere yer vermedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tıpkı benim gibi diğer herkes bunun arkasında kimin olduğunu biliyor olmalıydı. Şehram Cezayiri’nin vereceği karşılığı amcam merak etmiyor olabilirdi ama ortak iş yaptıkları insanlar ve sosyetenin altın isimleri eminim ki merak ediyorlardı. Bu gece buradan ayrılıyor olmam amcamın ateşini daha da körükleyecek, saldırıları daha önü alınamaz hâle gelecekti. Muhtemelen Şehram Cezayiri çoktan şehirden çıkarıldığımı düşünüyor, amcamın atak yapmasının nedenini buna bağlıyordu ama amcam zeki bir adamdı ve bir sonraki hamlesini hangi taşla yapacağını kimse bilemezdi. Hâlâ evde olduğumun kimse tarafından bilinmediğini, çoktan şehir, hatta ülke dışına çıkarıldığımı düşünmelerini sağlayan amcam kanlı bir oyunu başlatırken ikinci kez düşünmemişti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ama her oyunda olduğu gibi hamle sırası rakibe de gelirdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Valizlerim Darya tarafından hazırlanırken konaktaki gerilimin doruk noktasına ulaştığını hatırlıyorum. Amcamın şoförü İshak ve onu takip eden tam iki düzine adam konağın çevresini sardılar ve konağın avlusundaki kulübenin tepesine dürbünlü, elinde uzun namlulu tutan bir adam yerleştirdiler. Darya özellikle cam kenarına çok yaklaşmamamı, evdeki varlığımın bilinmemesi gerektiğini tembihlese de aldırış etmedim. Esasen Şehram Cezayiri’nin karşısında dikilip alnına bir silah yaslamak benim hakkımdı ve içimde buna karşı durdurulamaz bir istek taşıyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Konağa saldıracaklarını sanmıyorum. En azından şimdilik,” diyerek Darya’ya doğru döndüm. “Üstelik amcamı yanlış bir strateji izlerken ilk kez görüyorum, bu denli yükseltilmiş güvenlik benim hâlâ bu evin içinde olduğumu belli ediyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Neticede bu evin içindesiniz, Hazin Hanım. Sizin güvenliğiniz, stratejilerden önce gelir.” Darya valizimin fermuarını kapatıp bana doğru döndü, gözlerindeki endişeyi gördüm ve bunun gerçek olduğunu fark ettim. Onun yanında serpildim sayılırdı, bu yüzden çoğunlukla saygı çerçevesinde diyaloglar kuruyor olsak da bana önem veriyordu sanırım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Benimle İstanbul’a gelmek ister misin, Darya?” Bir yanım bu teklifi kibarlık olsun diye değil, onu bu hengamenin çıkartmak istediğinden yaptığımı söylüyordu. Darya bana minnet dolu gözlerle baktı ve “Hazerhan Bey’in bana ihtiyacı olabilir,” dedi. “Burada kalmam daha uygun olacak, Hazin Hanım. Ama teklifinizin beni ne denli mutlu ettiğini anlatamam. Çok teşekkür ederim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Darya benden müsaade istedikten sonra odamdan çıkıp beni içeride yalnız bıraktı. Ağır adımlarla camın önüne yürüdüm, perdeyi kenara çekip dışarıya, adamların kol gezdiği avluya baktım. Avlunun dışında kalan büyük yolda arka arkaya park edilmiş üç Vito vardı, iki cip de hemen önlerinde duruyordu ve cipin önündeki adamlar sohbet ederlerken sigaralarını içiyorlardı. Aniden adamlardan biri arabanın kapısını sertçe açıp dışarı çıktı, diğerlerinin yanına doğru koşup telaşla onlara bir şeyler söylemeye başladı. Çok değil, sadece on beş saniye sonra adamlardan iki tanesi avlunun kapısına doğru koşmaya başladılar ve diğerleri de Vito’lardan birine bindiler. Bir Vito hareket edip park yerinden çıkarken bir adım gerileyerek telefonumu elime aldım. Amcamın şahsi şoförü İshak’ı arayıp telefonu kulağıma götürdüm.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İshak telefonu meşgule atınca yüzümdeki sakinlik yerini gergin bir ifadeye bıraktı. Hızla odadan çıkıp ayağımdaki topukluların topuklarını kıracak kadar büyük bir hızla merdivenleri inmeye başladım. “Darya!” diye bağırırken bir yandan etrafı kolaçan ediyor, neler olduğunu anlamaya çalışıyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Darya aceleyle odalardan birinden çıkıp, “Hazin Hanım, lütfen odanıza dönün,” dedi, yüzünün rengi kireç gibi olduğundan onu bileğinden yakalayarak kendime doğru çevirdim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Neler oluyor Darya? Dökül.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Darya önce bana, ardından tıklatılan dış kapıya baktı ve “Hazerhan Bey,” dedi panikle. “Cezayiri konağını basmış!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Efendim?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Darya bileğini avucumun içinden kurtarmaya çalıştı ama bırakmadım, onu kendime çevirerek, “Neden?” diye sordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

O anda dış kapı bir kez daha tıklatıldı. Zafer, “Darya, kapıyı aç!” diye bağırdı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Darya bileğini elimden kurtarıp kapıya yönelirken ben de ana salondan geçerek hızla amcamın çalışma odasına yürümeye başladım. Zafer’in, “Hazin Hanım nerede?” diye sorduğunu duymak beni durdurmadı. Amcamın çalışma odasının çift kanatlı kapısını duvarlara çarpmasına neden olacak bir şiddetle açıp masaya doğru koşmaya başladığımda Darya ile Zafer’in beni aramaya başladıklarını biliyordum. Çalışma masasının çekmecesini açıp, altın işlemeli rafı yukarı kaydırdım ve yan yana duran üç tabancadan gümüş rengi olan Beretta 92F modelini elime alıp çekmeceyi sertçe ittim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Darya panikle, “Burada!” diye bağırarak içeri daldığında elimdeki tabancayı masanın altına doğru saklayarak gözlerimi Darya’nın yüzüne diktim. Zafer hızla içeri daldı, Darya’nın yanından kayıp geçerken, “Valizlerinizi araca indirecekler, beni takip edin,” dedi sertçe.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne saçmalıyorsun sen?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zafer gözünü bile kırpmadan, “Gidiyoruz,” dedi ve zamanın yavaşladığını hissettim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Neler oluyor, Zafer? Amcam Cezayiri Konağı’nı neden bastı?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Seni buradan güvenle çıkarabilmem için!” Zafer’in tüm sabrı kaybolmuştu, gözlerini bir anlığına elime indirdi, masanın altında duran parmaklarımın bir tabancayı kavradığını görmesi imkânsızdı ama sanki görmüş gibi gözlerini kıstı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Amcam aklını mı kaçırdı?” Silahı daha sıkı kavradım. “Orada yaralanabilir.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hızlı olalım,” diyen Zafer sırtını bana dönerek Darya’yla konuşmaya başladı. “Konağın arka çıkışını kullanacağız, akşamı Alihan Sipahi’nin otelinde geçireceğiz şafakta yola koyulmuş oluruz ama olur da hâlâ civarda olduğumuz bilgisi sızacak olursa otel olarak Rıza Soykamer’in otelini kullandığımız bilgisinin yayılmasını sağla, Darya. Bunun dışında Hazerhan Bey eve dönmediği ve sana emir vermediği sürece Hazin ile ilgili tek kelime etmeyeceksin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Darya titreyen ellerini saklama gereği duymuyordu artık. “Tamam,” diyebildi, sonra bakışları beni buldu. “Hazin Hanım, lütfen acele edin, gidin buradan. Hazerhan Bey her şeyi yoluna koyduğunda sizi arayacaktır.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sorularınızı sonra sorarsınız Hazin Hanım, bir çocuk gibi olduğunuz yerde ayak vurmayı bırakın da beni takip edin,” diyen Zafer bana doğru yürümeye başladı. Darya çalışma odasından koşar adımlarla çıkıp konağın derinliklerinde kaybolduğu sırada artık burada baş başaydık. “O elindekiyle ne yapacaksın?” Zafer, sorusunu tam da önümde durup uzun boyuyla beni gölgesi altına aldığında sormuştu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Silahı daha sıkı kavrayıp ona sımsıkı bir çeneyle baktım. “Haddini bil.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Silahı bırak.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bana emir verebilecek konumda değilsin,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O.” Eğildi. “Silahı.” Biraz daha. “Bırak.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bana. Emir. Verme.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dudağının kenarı yukarı kıvrılırken, “O tetiği çekmeye cesaretin var mı?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kulaklarım uğulduyordu ama tıpkı onun gibi gülümsedim. “Tüm şarjörü beynine boşaltacak kadar.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gülümsemesi hâlâ dudağının kenarında asılı dursa da bakışları kuyu gibi derin, buz gibi soğuktu. “Gidiyoruz, Hazin Hanım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Silahı indirip, “Amcam oradan sağ çıkmazsa, önce senin kafana sıkacağım, sonra da Cezayiri’nin,” diyerek omzumla omzuna çarpıp yanından geçtim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hazerhan Bey o avluya kan dökmeye değil, kim olduğunu göstermeye ve vakit kazanmaya gitti,” diyerek direksiyonu çevirdiğinde ona verecek bir cevabım yoktu. Sadece yolu izliyor, sol elimde tuttuğum tabancayı sıkıca kavrıyordum. “O silahı sizden çalacak değilim, tekrar alnıma yaslamazsanız ve elinizde oyuncak gibi tutmazsanız sevinirim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Buna da bir cevap vermedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sokak ışıkları yavaş yavaş yanmaya başlamıştı ama karanlık hâlâ gelmemişti, şehir hâlâ aydınlıktı. “Düşmanın inine elini kolunu sallayarak girmek nereden bakarsan bak bir ahmaklık göstergesidir,” döküldü dudaklarımdan, bunu duyan Zafer’in böyle bir ortamda kaypakça gülmesi beni daha da sinirlendirdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Endişe etmeyin, Hazerhan Bey sanılandan daha sinsi bir adam.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bu bir övgü değil gibiydi,” diyerek ona yandan bir bakış attım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kesinlikle.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerim yüzünde dolaşmayı sürdürürken, “Amcam o konağın avlusundan tek parça çıkmadığı ve onun sesini duymadığım müddetçe beni değil uçağa bindirmek, şehir tabelasının bir adım ötesine çıkaramazsın,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Adımı siz atmadığınız müddetçe sıkıntı yok mu?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yani…” Bakışları omzunun üzerinden bana çevrildi. “Sizi sırtıma atıp şehirden çıkarırsam kendi sözünüzü çiğnememiş olursunuz, değil mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Otelin olduğu yeri az çok biliyordum. Yasa dışı bahislerin oynandığı, kumar bağımlılarının insanların kendilerine yeni bir dünya inşa ettiği, alt kesimden kimsenin adım atamayacağı ama lüksün içine doğmuş her erkeğin bir defa da olsa uğrayacağı bir yerdi burası. Otelin kendine ait bir kasinosu vardı. Kralların ağırlandığı katlara değil sıradan bir temizlik görevlisi, büyük mirasa sahip iş adamları bile adım atamazdı. Bilinçli olarak işitme engelli kadınlar işe alınır, kral dairelerini içinde barındıran katta uçan kuşun kanadından çıkan sesin bile bir yabancı tarafından duyulmadığından emin olunurdu. Eğer mümkün olsaydı eminim ki görme engelli insanları tercih edecek kadar gizli tuttukları bir kattı o kat.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zafer, büyük cipini otelin otoparkına sokarken, “Amcanız epey söz sahibi biri olsa gerek, insanlar onun ismini duyunca bile normal bir insana sağlanmayacak imkânları sağlamak için hazır ola geçiyor,” dedi, sesi önemsiz bir şeyden bahsediyormuş gibi umursamazdı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Amcam sevilir ve sayılır,” demekle yetindim, bundan fazlası olduğunu biliyordum ve eminim Zafer de biliyordu. Karanlık otoparkın içinde ilerleyen arabadan dışarı bakarken silahı paltomun içine yerleştirdim. Eminim güvenlik bu silahı sorun etmeyecekti, çünkü amcamın beni silahsız biriyle yollamayacağını iyi biliyorlardı ve bu gece beni birkaç saatliğine bile olsa korumakla hükümlüydüler.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Giriş kapısında duran bir adam, aracın durduğunu gördüğü anda bize doğru gelip cama tıklattı, camı indirdim. “Hazin Hanım?” Başımla onayladım onu. “Size ben eşlik edeceğim efendim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Görevli bizi resepsiyona değil, doğrudan asansörlere açılan bir alana yönlendirdi. Asansörler camdandı, kapsül şeklinde ve büyüktüler. Daha önce bu otelin şanını duymuş olmama rağmen hiç ayak basmamıştım, çünkü amcama göre burası kirli insanların olduğu dünyaydı ve o dünyada bana yer yoktu. Kartı okutup bizi asansöre bindirdikten sonra elindeki kartı bana uzattı. “Kral katı,” demesi şaşkınlıkla ona bakakalmama neden oldu. “Lütfen Hazerhan Bey’e selamlarımızı ve saygılarımızı iletin.” Beni başıyla selamlayıp düğmeye bastı ve cam kapı aramıza kapandı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerimi elime tutuşturulan karta indirdim. Çatı katındaki daire bize verilmişti, kral katının bile üzerinde duran, katın tamamını kaplayan daire. Sırtımı cam duvara yaslayıp yükselmeye devam eden asansörün aşağısındaki kalabalığı izlemeye başladım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zafer, “Orası bir kasino mu?” diye sorarak gitgide küçülen zeminin öteki ucunda parlayan kumarhaneyi işaret etti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sakın bana kumarbaz olduğunu söyleme.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sessiz kaldı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Homurdandım. “Bu bir cevap değil.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Söyleme dediniz,” diyerek omuz silkti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tam bir baş belasısın değil mi?” Asansör yükselmeye devam ederken bedenimi tamamen ona çevirdim. “Eminim polislikten de böyle serserilikler yaptığın için ihraç edilmişsindir.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Cevap vermek yerine keyif alıyormuş gibi sırıtıp yüzüme bön bön bakması gözlerimi devirmeme neden oldu. Resepsiyonda dikilen takım elbiseli bir adamın, muhakkak bu yükseklikteyken bir noktadan daha küçük görünen bedenimize bakmak için kafasını kaldırdığını gördüm, sonra önüne döndü ve resepsiyon görevlisiyle konuşmaya başladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Asansör geniş bir boşluğun içinden geçip çatı katında durunca yanıma aldığım küçük valizi sürükleyerek kabinden çıktım. “Valizlerinizden birini almanıza ne gerek vardı? Arabada kalabilirlerdi. Yoksa bir maske yapıp martini yudumlarken amcanızdan arama bekleyecek ve birkaç bölüm Friends mi izleyeceksiniz?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kurtlar Vadisi izlemeyi düşünüyorum, Zafer,” diye alay ederek kartı okuttum ve kapıdaki otomatik kilit kalktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Durumumuz göz önünde bulundurulduğunda makul bir dizi seçimi tabii,” diyerek arkamdan odaya girdi. Oda bir malikâne büyüklüğündeydi, hemen girişin çaprazında banyo, banyonun içinde de hamama açılan bir kapı duruyordu. Zafer hayretle içeriyi incelerken kabanımı çıkarıp telefonumun ekranını açtım. Arama yoktu, mesaj yoktu, neler olduğuna dair bana verilmiş tek bir bilgi dahi yoktu. Sıkıntıyla bar bölümüne ilerleyip kendime bir viski doldurduğum sırada, “Alkol kullanıyor musun?” diye sordu, sesinde şaşkınlık vardı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Alkoliğim,” diye şaka yaptım ama mimiksiz bir şekilde söylediğim şeyi ciddiye almış gibi hayretle yüzüme bakakaldı. “Sersem. Gevşemem gerek. Bazen uyuyamadığımda Darya kahveme biraz viski koyar.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hazerhan Bey adına endişeli misiniz?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Endişeden ziyade sadece stratejik bir hata yaptığını düşünüyorum. Böyle bir önlem almaya gerek yoktu. Beni güvenle şehirden çıkarmak için kendini servis etmesini beklemiyordum.” Viskiden bir yudum alıp bir kez daha telefonuma baktım. “Amcamın ne düşündüğünü, ne planladığını anlamak oldukça güçtür. Ama ondan bir haber almadan buradan bir adım ayrılmayacağımı bilecek kadar beni tanıyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Amcanızı sizden daha iyi tanıyan biri yok sanıyorum,” demesi kafamı kaldırıp ona bakmama neden oldu. Dönen koltuğa oturmuş, merakla beni incelerken gözlerinde farklı bir şeye rastlar gibi oldum. Çatık kaşlarla, “Sanıyorum öyle,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Telefonum aniden çalmaya başlayınca elimdeki viski kadehini sertçe bankonun üzerine bırakıp aramayı cevapladım. Hattın öteki ucundan tanıdık bir ses, “Gümüşservim,” deyince omuzlarımın endişeyle kabarmasını önleyemedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Amca,” dedim, sesim sakindi ama kalbimin vuruşları birdenbire hızlanmıştı. “Ne halt ettiğini sanıyorsun? Aklını mı kaçırdın?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Amcam hattın öteki ucunda güldü. “Sadece güvenle şehrin dışına çıktığından emin olmam gerekiyordu bitanem,” dedi. “Zafer seni özel jeti gönderdiğim piste götürecek, oradan kalkış yapacaksınız. Şu an son derece güvendesin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Peki ya sen?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir süre sustuktan sonra, “Silahlar konuşmadı,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yaralanmadın?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Elbette yaralanmadım Hazin, bunu hakaret sayarım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Öylece o herifin konağını bastın ve oradan elini kolunu sallayarak çıktın, öyle mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bana kahve bile ikram ettiler,” demesi dumura uğramama neden oldu. “Bilirsin, silahlar çekilmeden öncesinde ikram yapılır ve insanlar önce konuşurlar.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sol kolunu öldürdün ve şirketinin deposunda yangın çıkarttın!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O da senin canına kast etti. Hem de iki kez. Gerçi inatla bunun bir sefer gerçekleştirildiğini öne sürdüler ama…” Amcam güldü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Eve dönüyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hazin, hayır. Ben seni çağırmadığım müddetçe Gümüş hanelerinden hiçbirine giriş yapamazsın. Bu işin burada kalmayacağını Şehram Cezayiri de iyi biliyor. Bu bir barış konuşması değildi, kısasa kısas yaptık ve bitti diyerek konuyu kapatmam.” İshak’ın konuştuğunu duydum ama ne söylediğine kulak kesilemedim, amcam ona cevap verip yine bana döndü. “Seni arayacağım canım, jet Ankara’ya iniş yapacak, oradan sonra arabayla ya da bir sonraki uçuşla İstanbul’a geçebilirsiniz. Bunu Zafer’e ilet.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Amca!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hazin, bu ilk değil, biliyorsun ki ne yazık ki son da olmayacak,” diyen amcamın sesi ilk kez bir uyarıdan daha fazlasıydı, sesinde sadece beni kaybetme korkusu yoktu, sesinde kaybettiğimiz her şeyin ağırlığı vardı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Beni ara,” dedim sadece.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Arayacağım, sesini duymadan uykuya dalabilirim mi sanıyorsun?” diye soran amcamın yüzünü göremesem de yüzünde eşine sık rastlanılmayan bir tebessüm oluştuğuna emindim. “Seni seviyorum, Hazin. Bir amcanın kalbiyle değil, bir babanın kalbiyle. Hasan Ali’nin, Nazan’ın ve kendi kalbimle.” Bu söylediği son şeydi, telefonu kapattı ve kulağıma yaslı telefonla öylece boşluğa bakakaldım. Telefonu bankonun üzerine bırakırken bakışlarım beni izlediğini bildiğim Zafer’e çevrildi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O güvende.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Size söylemiştim. Üstelik onu benden daha iyi tanıyorsunuz.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Viskiden bir yudum daha aldıktan sonra, “Özel jetle Ankara’ya inecekmişiz,” diyerek ona bilgileri aktarmaya başladım. Zafer bir asker gibi her birini başıyla onayladı, yorum yapmadı, sadece emir olarak aldı ve hafızasına kaydetti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Uçuşa sadece üç saat kaldığında Zafer, “Bir telefon görüşmesi yapmam gerek,” diyerek odadan ayrıldı. Bir dürtüydü belki de, sık sık bana dokunup sorgulayarak bakan yeşil gözlere karşı duyduğum savunma hissindendi, nedenini bilmiyordum ama paltomu giyip arkasından odadan çıkarak asansöre binişini izlemeye başladığımda, kimle konuştuğunu bilme isteği içimi kaşındırıyordu. Çok kısa sürede hayatımızın içine yıldırım gibi düşmüş bu adamın arkasında nasıl bir gölge bırakarak içeri girdiğini merak ediyordum, belki de onun aslında kim olduğunu merak ediyordum. İçimde kıpırdayıp duran o merakın önüne geçemeyip bir diğer asansöre bindim ve onu takip etmeye karar verdim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Muşta isimli kişiden gelen mesajın görüntüsü sanki birkaç saniye önce görmüşüm gibi tüm canlılığıyla gözlerimin önünde belirdiğinde aşağıya doğru baktım. Cam asansörden indi, telefonunu kulağına götürdü ve resepsiyona adımlamaya başladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Asansör aşağıya nihayet indiğinde bakışlarım etrafı taradı ama Zafer’i göremedim. Cam kapılar açılırken yüzüme inen soğuk havayı hatırlıyorum, şalımı ve şalımın altında dalgalar halinde göğsüme uzanan saçlarımı uçuşturdu bu hava.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kıymetli nişanlının oteline gidecek hâlin yoktu, elbette bu bir yön şaşırtmasıydı.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kafamı kaldırıp asansörün açılan kapısından dışarı baktığımı hatırlıyorum. Koyu kahverengi gözler, gözlerime dokunduğunda, sesin sahibinin yüzünün hatları yavaşça zihnime yerleşti. Esmer, uzun boylu bir adamdı ve çenesinden boynuna kadar inen dikiş izine rağmen karizmatik görünüyordu. Ellerini siyah paltosunun içine saklamış, tam karşımda duruyor, dudaklarında yarım yamalak bir tebessümle gözlerimin içine bakıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tam arkasında duran üç kişiyi fark ettim, üçünün de belindeki silahların sapları parlıyordu. Adam tam bir adım atacaktı ki elimi paltomun içine sokup silahımın sapını kavradım ve beklemediği bir anda silahı çıkarıp namluyu ona doğrulturken silahın güvenliğini kaldırdım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Elimde silah gören otel sakinlerinin çığlıklar atarak etrafa koşuşturmaya başladığını hatırlıyorum. Silahı doğrulttuğum beden, Şehram Cezayiri ise, tetiği çekmemden korkmuyor, aksine bu ihtimalden keyif duyuyormuş gibi gülümsüyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sadece bir saniye sürdü. Arkasındaki üç adamdan ikisi silahlarına davrandılar, beklemedim, açık duran cam kapının ortasında durup namluyu hızla adamlardan birine çevirdim ve silahını bana doğrultan adamı bileğinden vurdum. Çığlıklar, barutun kokusunu ve silahın gümbürtüsünü takip ederek dört bir yana yayılmaya başladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Şehram omzunun üzerinden bileğinden vurulan adamına ve yere savrulan silaha baktı. Bakışları tekrar bana dönerken, “Tam da beklediğim gibi,” diye fısıldadı ama ben çoktan asansörün düğmesine basmıştım. Cam kapılar ağır ağır kapanırken diğer adam asansörün camına ateş etti ama kurşungeçirmez cama seken mermi bir kıvılcım çıkarmaktan ileri gidemedi. Asansör hızla yukarı tırmanmaya başladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Elimde silah, meydan okuyan gözlerle gitgide daha da yükselirken bakışlarımı bir an olsun Şehram Cezayiri’den ayırmadım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Cezayiri, kafasını kaldırmış yükselen asansörü izlerken başını sağa yatırarak adamına diğer asansöre gitmesini işaret etti. Sırtımı cam duvara yaslayıp silahın ağzını göğsüme doğru çektim, katlardan birine bastım ve on yedinci katta duran asansörün içinden kendimi dışarı atarak koridorda hızlı adımlarla yürümeye başladım. Ellerim hızla paltomun ceplerini yokladı, telefonum yanımda değildi. Dönüp asansörlerin olduğu alana baktım, asansör hızla yukarı tırmanmaya devam ediyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Orospu çocuğu,” diye fısıldayarak koşmaya başladım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Acil çıkışın kapısını sertçe itmemle kendimi daha soğuk bir alanda bulmam bir oldu. Tamamen beyaz, bir hastane koridorunu anımsatan yerde durup kapanan kapıya, ardından aşağı doğru sarmal şeklinde inen merdivenlere baktım. Ayağımdaki topukluları hızla çıkarıp tek elime alırken diğer elimde duran silahı daha sıkı kavradığımı ve merdivenlerden aşağı doğru hızla koşmaya başladığımı hatırlıyorum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ne kadar indiğimi bilmiyorum ama sonunda kapılardan biri duvara çarparak açıldığında ve biri beni belimden yakalayarak içeri çektiğinde boğazımdan panik dolu bir çığlık yükseldi. O çığlığı kesen, dudaklarıma yaslanan büyük bir avuç oldu. Sırtım geniş göğsüne yaslanmış, ağzımı örten büyük avucuyla iri gözlerimi hemen karşımda beliren aynaya çevirdiğimi hatırlıyorum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Belimi saran elinde bir silah tutan bu adamın yüzünü görmeden önce kokusunu soludum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yasemin ve kan gibi kokuyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bu adam, Zafer’in ta kendisiydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bânu,” diye fısıldadı nefesi saçlarımın arasına süzülürken. “Güvendesin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.