18

GÜNAHLARIN BEDELİ

26.06.2026

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

🎧: Aşkın – Yakamoz

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

4.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

❝ G Ü N A H L A R I N  B E D E L İ ❞

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Atölyemin kapısından girip ışıkları açarken hâlâ telefonda gördüğüm mesaj hakkında düşündüğümü fark etmek kaşlarımı çatmama neden oldu. Çalışanların özel hayatı beni ilgilendirmezdi ama alenen, gözümle gördüğüm bir şeyin yalanlanması sinirlerimi tepeme toplamıştı. Karşısında çocuk yoktu, orada Mustafa yazmadığını söyleyip ileri giderek mesajı açmasını ve bana göstermesini isteyebilirdim ama her nedense onu tedirgin etmek daha çok hoşuma gitmişti. Atölyemin uzun ve boş holü, tavan diplerine yerleştirilmiş ışıkların yanmasıyla aydınlandı; duvara çizdiğim çıplak kadın portresinin cilalı boyası parladı. Hayranlıkla eserimi inceledikten sonra içeri girip ana ışıkları yaktım ve yağlı boya ile tinerin kokusu genzimi yakarken üzerimdeki kabanı çıkarıp sandalyenin üzerine bıraktım. Ayağımı acıtan topukluları da çıkardıktan sonra yalın ayak küçük dinlenme odasına girip kıyafetlerimden kurtuldum. Siyah bir tayt, siyah askılı bir bluz giydikten sonra saçlarımı topuz yaptım ve sertleşmiş fırçalarımı tinerle çözmek için boya kutularının olduğu masaya doğru ilerledim. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Dışarıda saatlerce beni bekle de gör ebenin nikâhını,” diye söylenerek fırçaları tinere batırırken kaşlarım hâlâ çatık duruyordu. “Amcama da sen açıklarsın saatlerce neden eve dönmediğimizi.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yalınayak olduğumdan ayak tabanlarım acıyınca etrafıma bakınıp bir terlik aradım ama terliklerimi eve götürdüğümü hatırlayınca, “Topuklular zaten ayağımı yara yaptı, giyemem şimdi,” diye söylendim. Topuğumun hemen üstü, ayak bileğimin kıvrımı topuklu ayakkabı yüzünden yara olmuş, açılmıştı ve hava aldığından şu anlık acımıyor olsa da ayakkabıyı geri giydiğim an cayır cayır yanmaya başlayacaktı. Büyük paleti parmağıma geçirip, sıktığım boyalardan iki rengi birbirine karıştırarak platformun üzerinde duran tuvalin önüne geçtim. İskemlemi altıma çektikten sonra boş tuvalin üzerine bir çizik attım, rengin istediğim kıvamda olduğunu görünce, resme başlayabileceğim kanısına vararak fırçayı, çizikler birbirine karışacak şekilde tuvalin üzerinde dolaştırmaya başladım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Muşta ismi kafamın içindeki tilkilerden birinin kuyruğuymuş gibi bükülüp durmaya devam etti. Ta ki nar, beyaz tuvalin üzerinde belirmeye başlayana dek. Büyük narın gölgelerini yapmak için diğer fırçayı alıp, kirli fırçayı topuzumun içine geçirdim, yeni bir renk oluşturup narın üzerindeki renk geçişlerini çizmeye, ardından fırça yardımıyla dağıtarak gerçekçi bir doku katmaya başladım.  Tek bir narı, gölgeleri ve ayrıntılarıyla tuvalin üzerinde gerçek bir objeye dönüştürmem kaç saatime mal olmuştu bilmiyordum ama pürdikkat tabloma odaklandığım sırada, bir çift gözün sırtımdaki varlığını hissetmek ürpererek hızla o yöne dönmeme neden oldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Birkaç saç teli alnımdan süzülerek gözlerimin önüne döküldüğünde ve gözlerim beni izleyen yeşil gözlerle buluştuğunda, bakışlarımda her ne gördüyse dudaklarına küçük bir tebessüm yerleşti. Beni gafil avlamaktan hoşlanmış gibi bir hali vardı. Biraz tedirginlik, biraz da gizleyemediğim öfkeyle, “Sen burada ne arıyorsun?” diye sordum sertçe.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bakışları bir süre yüzümde dolaştı, gözlerimin önüne düşen kalın bukleye, ardından topuzumun üzerine soktuğum fırçaya baktı; gözleri hemen arkamda kalan tabloya dokunduğunda, daha ne kadar sessiz kalacağını merak ettiğimden kaşlarım çatılmıştı. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tablodaki nara beklediğimden daha uzun baktıktan hemen sonra su yeşili gözler, benim gözlerime doğru çevrildi ve “Sanıyorum sizi,” diye yanıtladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sana beni orada beklemeni söylemiştim.” Omzumdan kayıp düşen askıyı yukarı kaldırıp önüme döndüm, sırtıma dokunan bakışlarını hissettim ama karşılık vermedim. Elimdeki fırçayı havaya kaldırırken, “Görev bilincin sıfır, polislikten atılmana şaşılmamalı,” diye söylendim. Buna bir cevap gelmedi. Gözüm sinirden neredeyse seğirecekti ama ifademi toparlayıp derin bir nefes olarak omzumun üzerinden ona baktım. “Biri sana bir şey söyleyince cevap vermen gerekir, biliyorsun değil mi? Türkçe’yi de Farsça gibi az biliyorsun herhâlde sen.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İyi de sen bana bir şey demiyorsun ki, beni sadece azarlıyorsun,” dedi hayatında ilk kez azarlanıyormuş gibi tuhaf tuhaf, biraz da şaşkınlıkla yüzüme bakarken.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sen derken?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Siz,” diye düzeltti, şimdi sesi soğuk, gözleri donuktu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bedenimi iskemlenin üzerinde ona doğru döndürüp, “Neden arabada değilsin, Zafer? Neden beni orada beklemeni söylediğimde, tam olarak orada beklemiyorsun?” diye sordum, tıpkı onun gibi donuk gözlerle ona bakarak.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Elini göğüs hizasında havaya kaldırdı, damarlar ve dövmelerle sarılı bileğindeki gümüş saati işaret ederek, “Hazin Hanım, iki saat oldu,” dedi. “Ben korumanızım, bekçi köpeğiniz değil.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sinirlendiğini fark etmek benim için şaşırtıcıydı. Gözünü bile kırpmadan, farklı bir yöne saliselik dahi bakmadan, doğrudan gözlerimin içine kilitlenmiş bakışları ve sıkılı çenesiyle, benden gelecek bir sonraki cevabı bekliyordu. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yakın koruma ne demek biliyor musun sen?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Öğretin,” dedi gözünü bile kırpmadan, aynı donuk gözlerle bana dik dik bakmaya devam ederken.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bilmiyorsan burada ne işin var, Zafer? Şayet ben istersem, sen benim odamın kapısında yatacaksın. Çünkü sen benim yakın korumamsın.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dudağının kenarı seğirdi, neredeyse gülecek miydi yoksa öfkeden mi seğirmişti? Gözlerim yüzünde dikkatle dolaşırken, bir sonraki tepkisini neden bu kadar merak ettiğimi ben de bilmiyordum. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kalın ama oldukça alt perdeden gelen bir sesle, “Benim yakınlık anlayışım çok farklıdır, banu,” demesiyle, göz bebeklerimin genişlediğini hissettim; eminim yüzüme bu denli dikkatli bakarken, bunu bizzat kendisi de görmüştü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bu ne cüret?” diye sormamla tek kaşı havaya kalktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Efendim?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sen…” Durdum, bir süre yüzüne dik dik baktıktan sonra, “Sakın bir daha bana bânu deme.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Öne bir adım atınca, iskemlede oturduğum için kafamı biraz daha kaldırmak zorunda kaldım ve gölgesi üzerime devrilirken bana üstten üstten bakmaya başladı. “Peki, Hazin,” dedi sakince, çatık kaşlarımın anlık titrediğini hissettim; ifadem neredeyse dağılacaktı ve tam o anda, yavaşça eğilip, “Hanım,” diye ekledi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sıkılı bir çeneyle, “Mesafe,” diyerek önüme döndüm, başını eğdiği için nefesinin saçlarıma çarptığını hissedebiliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Duyulması güç bir sesle, “Yakın koruma olmayı öğrenmeye çalışıyordum,” dedi, nefesi ağır ağır saçlarıma çarptı, saçlarımdan aşağı aktı ve enseme yayıldı. “Siz böyle sık sık aklımı mı karıştıracaksınız?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Söylediği şey afallamama neden oldu. Fırçayı sıkı sıkı tutarak tabloya bakarken, “Ne konuda?” diye sordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yakınlık mı yoksa mesafe mi? Görevimi kötüye kullanmak benim âdetimdir, bana bunu öğretmezseniz, ne yazık ki görevimi kötüye kullanmak durumunda kalabilirim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Arabada çok sıkıldın herhâlde, Zafer,” dedim fırçanın ucuyla narımın üzerine bir çizik çekerken. “Muş…Mustafa abin telefonunu açmadı mı?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dalga geçer gibi küçük bir ses çıkararak doğruldu, hâlâ arkamdaydı ama şimdi dik durduğu için mesafemiz kapanmıştı. “Abimi çok merak etmişe benziyorsunuz fakat söylemeliyim ki, o yaşlı bir adam, üstelik evli.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Fırçayı bir defa daha narın üzerine sürterken, “Münasebetsiz,” diye homurdandım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çizim yapıyorsunuz demek.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yok, badana yapıyorum.” Fırçayı bir kez daha boya karışımının içine sokarken omzumun üzerinden ona baktım. “Ne yapıyor gibi görünüyorum?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dudaklarının kenarında sinsi bir kıvrım belirdi. “Hazerhan Bey sabah sizi gerçekten sinirlendirmiş olmalı. Aksi hâlde her gün bu kadar huysuzsanız, ücreti üç katına çıkarma talebimi bu gece amcanıza iletmem gerekebilir.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hep böyle zevzeklik edeceksen, ilk maaşını alamadan kapının önüne koyulacaksın bana kalırsa,” diye alay ettim, genelde insanlar alay ettiğimi anlamaz, onları terslediğimi düşünürdü ama şaşırtıcı bir şekilde Zafer’in sinsi tebessümü, büyük bir sırıtışa dönüştü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Lütfen bana bunu yapmayın, o pansiyona geri dönemem çünkü son paramla amcanıza kendimi beğendirmek için birkaç parça kıyafet ve havalı bir güneş gözlüğü aldım,” dedi, sesinde saf bir alay vardı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Beyaz tişörtten başka bir şey giydiğini görmedim henüz.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bunu söylediğimde güler sanmıştım ama yüzündeki sırıtış önce sakin bir tebessüme, sonra ruhsuz bir düzlüğe dönüştü. Gözlerini yüzümden ayırarak yeniden tabloma bakmaya başladı. Bu hali, bir nedenden içimde tuhaf bir sıkıntıya yol açınca, “Herhâlde beyaz tişörtleri seviyorsun,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözleri hâlâ tablomdayken, “Sanılandan daha çok,” diye mırıldandı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Hiç beklemediğim tepki, başını yavaşça farklı bir yöne çevirip gözlerini birkaç saniyeliğine kapatmasıydı. Başını çevirdiği için boynundaki kemik belirginleşti, omzundan boynuna yavaşça uç veren yılan dövmesinin desenini gördüm. Bir süre karşı duvardaki tablolara baktıktan sonra, “Sizi stilistim olarak işe aldığımı hatırlamıyorum, Hazin Hanım,” dedi ve sırtını bana dönüp odanın diğer ucuna doğru yürümeye başladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Böylesi bir çıkışı beklemiyordum. “Pardon?” diye sordum ama bir cevap alamadım, bunun yerine odanın diğer ucunda, sırtında kabanımın asılı olduğu sandalyeye oturdu ve cebinden telefonunu çıkarıp telefonuyla uğraşmaya başladı. Ona kızabilir, belki üzerine gidip, haddini bildirebilirdim ama birdenbire küstüm çiçeği gibi içine kapanıp başka bir şeyle uğraştığını görmek her nedense durmam gerektiğini hissettirdi. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tabloları seviyor musun?” diye sordum birdenbire, sanki konuşmazsak bu sessizlik büyüyecekti ki ve ben bu sessizliğin nedenini dahi bilmiyordum; tek bildiğim, bu sessizliğin derinlerinde rahatsız edici bir şey vardı. Belki ruhum biliyordu ama ben henüz her şeyden bihaber biri olarak, sadece bu sessizliğin durması gerektiğini hissediyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerini telefondan ayırmadan, “Evet,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Fırçayı kenara koyup, kollarımı bedenime sardım ve “Nerelisin?” diye sordum bu defa.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerini yavaşça telefon ekranından kaldırıp bana baktı. “Bursa.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Neden Türkiye’yi bırakıp buraya geldin ki?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Anlam veremediğim bir bakışın hemen ardından, “İş için,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bacak bacak üstüne atmış ayağımı sallarken, “İnsanlar iş için Amerika’ya ya da Almanya’ya gider, Zafer,” dedim yüzümü buruşturarak.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Telefonuna bakmadan kilit tuşuna basıp, telefonu ceketinin cebine attı, dirseklerini dizlerinin üzerine koyup öne doğru eğildi ve “Benim işim burada,” dedi, sanki işi korumalık değilmiş de benmişim, işinin gözlerinin içine bakıyormuş gibi pürdikkat gözlerimin içine bakarken.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Neyse ki amcam bonkör bir adamdır,” diyerek konuyu sonlandırmaya karar verdim, bakışları rahatsız edici şekilde dikkatliydi; belki de onun bakışlarını bu kadar rahatsız edici kılan, neredeyse saydam gibi görünen açık yeşil gözleriydi. Bilmiyordum. Sadece bazen bakışları beni huzursuz ediyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bu arada Hazin Hanım,” dedi tek kaşını kaldırıp, başını merak ediyor gibi sol omzuna yatırarak, “Hazerhan Bey ne iş yapıyor?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hım?” Omuz silktim. “İlaç sevkiyatıyla ilgileniyor, bir şirketimiz var,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bu kez o biçimli kaşlar havaya kalktı, şaşırmış gibi görünmeye özen gösterse de yüzündeki yapay ifadeyi görebildim ve bu ona karşı duyduğum rahatsızlığı çok kısa bir anlığına şaha kaldırdı. “İlaç sevkiyatı?” dedi başını öne doğru uzatıp sallayarak. “Onunla birlikte bu işi yapıyor musunuz peki? Yani demek istediğim, siz bir iş kadını mısınız?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Neredeyse kahkaha atacaktım ama bunun yerine, “Tahran’dayız, Zafer,” dedim, “seninle bir odanın içinde baş başa olmam bile idam edilmem için yeterli bir sebep. Ne iş kadınlığı Allah aşkına?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Duraksadı, bir an gerçekten şaşırdığını hissettim; işte tam şu an bu şaşkınlık yapay değildi, bir maskeden fazlasıydı, saf ve gerçekti. “Şirketle bir bağlantınız yok mu yani?” diye sordu ilgiyle kaşlarını çatarak.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yok.” Bir an utandığımı hissettim, bu kaçınılmaz bir histi, boş gezen, amca parası yiyen biri gibi görünmek onurumu kırdı ama yine de çenemi dik tuttum. “Ama benim kendi işim var. Yani bir mesleğim var.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Hiç beklemediğim anda, “Kuryelik mi?” diye sordu, sesi ciddi gelse de yaptığı şaka beni gerçekten güldürdü. Bir kahkaha dudaklarımdan koptuğunda ve öne doğru eğilip ağzımı kapattığımda, saçlarım aniden çözüldü, kalın bukleler omuzlarıma yayılırken gülmeye devam ediyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet, motosikletim bile var,” dedim gülmeye devam ederken. Gülmekten kısılmış gözlerle ona baktığımda, yüzündeki şaşkınlığın daha da büyüdüğünü gördüm. “Tamam, en azından espri yeteneğin varmış. Ben duvar ressamıyım. Eğer İstanbul’da bulunduysan, geçtiğin sokaklardaki çoğu mekânın duvarlarında benim eserlerime muhakkak rastlamışsındır.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İlgiyle, “Cidden mi?” diye sorması beni şaşırttı ama hevesle başımı salladım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet. Tabii burada mesleğimi yapamıyorum, sadece İstanbul’a gittiğim kısıtlı zamanlarda yapabiliyorum,” dedim sıkıntılı bir sesle. “Burada yasak.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O yüzden mi bu atölye?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Amcamın bana verdiği sus payı,” dedim tüm dürüstlüğümle.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İstanbul’a neden dönmüyorsunuz ki?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir süre sessiz kalarak sadece Zafer’in gözlerinin içine baktım. Cevap alamayacağını anlamış gibi konuyu değiştirerek, “Kaç yaşındasınız, Hazin Hanım?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yirmi beş yaşındayım. Sen kaç yaşındasın?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kaç gösteriyorum?” diye sordu ama cevap vermeme izin vermeden gözlerimin iri iri açılmasına neden olacak bir şey söyledi: “Otuz iki yaşındayım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ona her nasıl baktıysam, dudaklarına yerleşen sinsi tebessümde kesin olarak gördüğüm şey tatmin olmuş olduğuydu. Hoş, bu tepkiyi görmeye alışkın olduğu her hâlinden belli oluyordu. Öne doğru eğilerek, “Efendim?” diye sorduğumda dudaklarındaki tebessüm hızlıca yerini bir sırıtışa bıraktı. “Dalga geçiyor olmalısın.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bunu bir iltifat olarak kabul ediyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yalan söylediğine yemin edebilirim,” dediğim anda, “Amcanızın bilgisayarında kimlik bilgilerim mevcut, eve döndüğümüzde bakmanızı öneririm,” diye karşılık verdi kendini beğenmiş bir tavırla.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yaşıtım gibi görünüyorsun,” dedim, “benden taş çatlasın en fazla iki yaş büyüksündür diye düşünmüştüm.” 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Teşekkür ederim.” Ondan beklenmeyecek bir yumuşaklıkla teşekkür edip, sırıtmayı bırakması ve sadece dikkatli gözlerle gözlerimin içine bakmaya başlaması, yaşının bende yarattığı şaşkınlığın biraz daha büyümesine neden oldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir cevap vermektense bunun yerine ayaklanıp, “Artık gitsek iyi olacak,” dedim. Üzerimdeki bakışlarının ağırlığına yavaşça alışmaya başlıyormuşum gibi hissediyordum. Herhâlde, diye düşünüyordum, çevresindeki herkesi bu denli rahatsız edici bir dikkatle izleyen birisi. Üzerimdekileri çıkarıp, kıyafetlerimi giymek için küçük odaya ilerlediğim esnada, “Direkt eve mi geçeceğiz?” diye sordu. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kapıyı açarken, “Evet,” dedim. “Hazırlanayım, çıkalım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ben üzerimi giyinmek için odaya girdiğimde, bıraktığım yerde ne yapıyordu bilmiyordum ama içimden bir ses, duvarlar da dahil olmak üzere çevreye yerleştirilmiş tüm tuvallere çizdiğim eserleri incelediğini söylüyordu. Odadan çıktığımda yanılmadığımı gördüm, gerçekten de eserlerimden birinin önünde durmuş, ellerini arkasında birleştirmiş, o eseri inceliyordu. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kabanımı üzerime geçirirken, “Beğendin herhâlde,” dedim. Bakışları omzunun üzerinden bana çevrilirken, gözlerinde aradığım anlamların hiçbirini bulamadım. İnsanların bazılarının derin, bazılarının karmaşık, bazılarının ise yalnızca karanlıktan ibaret olduğunu bilirdim ama o sanki üçünün de toplamı gibiydi. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözleri kısaca beni süzdü, ardından bakışlarını tabloya çevirmeden birkaç saniye öncesinde, “Gayet iyi,” dedi derin bir sesle. Bir süre sessiz kalarak ensesine baktım, ardından az önce onun oturduğu, oturduğu için sıcaklığıyla ısınmış sandalyeye oturup topuklu ayakkabılarımı giydim. Topuklu ayakkabıları giydiğim anda hissettiğim acı yüzümü buruşturmama neden oldu. Zorlanarak ayağa kalkıp, “Hadi,” diyerek çıkışa yürümeye başladım. Işıkları kapattım, ardından birlikte atölyeden çıkarak karanlık sokakta ilerlemeye başladık.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Saçlarıma değen rüzgârdan gerçekten hoşlanıyordum, bir süredir sürekli Tahran’da olduğumdan şal takmadan dışarı çıktığım hiç olmamış, saçlarım da rüzgârla temas etmeyi neredeyse unutmuştu. Rüzgârın tadını çıkarmak adına ve biraz da ayakkabım ayağımı vurduğundan olabildiğince yavaş adımlar atarak yürüyordum. Zafer de bunun farkına varmış gibi adımlarını yavaş atıyor, hemen arkamda, bana ait bir gölge gibi beni takip ediyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Arabanın ön yolcu kapısını benim için açtığı anda kaşlarımı kaldırarak ona baktım, dışarısı çoktan gecenin koynuna düştüğünden karanlıkta ifadelerimi seçemiyor olmalıydı ama düşündüğümün aksine, görmüş gibi, “Bu kez ön koltuğa oturmak istemiyorsunuz sanırım,” dedi. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İstemediğimden değil, neyi isteyip istediğimi sormadan benim yerime karar vermenden memnun değilim, hepsi bu,” diyerek onun yanından kayıp geçtim ve arka kapıyı açıp arabaya bindim. Arabanın kapısını çarparak kapattığımda, hâlâ ön yolcu kapısını tutuyordu ve kapı açık olduğu için içeriye soğuk doluyordu. Sonunda kapıyı kapattı, aracın önünden dolaştı, sürücü koltuğuna oturduktan sonra hiç diyalog kurmadan motoru çalıştırdı. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Eve doğru yola koyulduk, yol boyunca hiç konuşmadık, malikânenin sınırlarına yaklaştığımızda ise çıkardığım şalı tekrar saçlarımın üzerine gelişigüzel atıp, kafesimin içine bırakılacağım ânı beklemeye başladım. Malikânenin avlusunun büyük kapıları açıldığında Zafer’in dikiz aynasından bana uzanan yeşil gözlerine baktığımı hatırlıyorum. Ne düşündüğümü merak ediyor gibi uzunca bir süre bana baktıktan sonra bakışlarını önüne çevirdi ve avludan içeri sürdü. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Arabadan inmeden önce, “İyi akşamlar,” dedim mesafeli bir sesle. Buna cevap vermedi, sadece yine dikiz aynasından bakıp yavaşça başını aşağı yukarı salladı. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Avluya adım atar atmaz, açılan kapıdan aceleyle çıkan Darya’nın yeni bir haberle geldiğini hissedebilmiştim ama yine de ümit etmiş, yeni bir şey duymamayı içten içe dilemekle yetinmiştim. Her nasıl istediğim hiçbir şey istediğim şekilde olmuyorsa, yine aynısı oldu. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Darya, “Hazin Hanım, çok geç kaldınız. Telefonunuzu da açmamışsınız!” dedi telaşla. “Zafer Bey olmasaydı, sizden haber alamadığı için Hazerhan Bey şehrin altını üstüne getirecekti.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Darya’nın yüzüne bomboş gözlerle baktıktan sonra, “Ne söyleyeceksen acele et de söyle, Darya. Dinlenmek istiyorum,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Darya’nın gözleri avluya çevrildi, Zafer’in aracına baktı, ardından avlunun ilerisindeki masanın önünde oturan diğer personellere baktı ve bana yaklaşıp, “Hazerhan Bey’i bu kadar kızdırmayın lütfen,” dedi, cüreti karşısında kaşlarım anında çatılsa da bir sonraki cümlesi duraksamama neden oldu. “Neredeyse tüm çalışanlara zulmetti bugün, yeni işe başlayan kızın ablası doğum yapacakmış, kızcağıza izin bile vermediği gibi bir ton laf etti. Kızcağız çok ağladı.” Darya gerçekten üzülmüş gibi başını önüne eğdi. “Eve döndüğünüz an, çalışma odasına gelmenizi rica etti. Saatlerdir o odadan çıkmıyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Seni de azarlamıştır kesin.” Bunu kendi kendime söylemiş olsam da Darya ellerini kaldırıp salladı. “Yok yok,” dedi, “önemli değil, ben alışkınım. Fakat ne olursunuz yanına bir uğrayın. Daha fazla tatsızlık çıkmasın, sizin de canınız sıkılmasın. Haddimi aştıysam ne olursunuz affedin, özür dilerim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Önemli değil,” diyerek yanından geçtim, içeri adımımı attığım anda evde esen terörün sıcaklığı bedenimi sarmış, saf bir alevin içinden geçmişim gibi hissettim. Şalımı omuzlarıma indirip merdivenleri çıkarken ayaklarımdaki acı çoğaldı ama amcama duyduğum öfke kadar derinden hissettirmiyordu kendini. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir hışımla amcamın çalışma odasına girdim. Amcam, sandalyesinin üzerinde oturmuş sessizce önündeki bilgisayar ekranına bakıyordu. İçeri girdiğimde çıkardığım gürültüye aldırış etmedi, tek yaptığı gözlerini kaldırıp, yüzüne vuran bilgisayar ışığının belirginleştirdiği açık renk gözlerini gözlerime dikmek oldu. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Nihayet evin yolunu bulabildin, Hazin.” Sesi tüyler ürpertici derecede soğuktu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tek söylediğim, “Beni görmek istemişsin,” oldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Amcam, bilgisayarın kapağını indirdikten hemen sonra, ellerini yumruk şeklinde birleştirerek bilgisayarının üzerine koydu ve “Dışarı çıktığında ne kadar dışarıda kalacağını bilmeye hakkım olduğunu düşünüyorum,” dedi. “Zafer’e ulaşamasaydım şayet, işte o zaman bu şehri insanların başına yıkmak durumunda kalacaktım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Zafer senin değil, benim personelim. Benden izin almadan sana benimle ilgili bilgi mi veriyor yani?” diye sordum çatık kaşlarla. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bunu yaptığı için senin personelin olabiliyor, bunu unutma.” Amcamın gözleri uzun zaman sonra bana ilk kez bu denli soğuk bakıyordu. “Saldırının üzerinden henüz çok bir zaman geçmedi, dikkatli olman gerekirken böylesi pervasız hareket etmen sana hiç yakışmıyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Saldırının suçlusu benmişim gibi konuşma. Bana saldırılıyorsa, bunun nedeni benim Hazin Gümüş olmam değil, Hazerhan Gümüş’ün yeğeni olmam.” Çenemi havaya kaldırdım. “Senin günahlarının bedelini neden ben ödemek zorunda kalayım ki amca?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İstese ağzımın payını verebilirdi ama ne söylerse söylesin, bir sonraki cevabımın daha yıkıcı olacağını, dur noktam olmadığını biliyordu. Bu yüzden olsa gerek, sadece sustu. Derin bir nefes alarak, “Yarın önemli bir açılışa katılacağız,” dedi. “Bana eşlik etmeni gönülden isterim.” Gönülden isterim, ne demekti bunu biliyordum. Bu bir seçenek değildi, benimle geliyorsun demenin onun dilinde yumuşatılmış haliydi. “Senden ricam, aramızdaki tatsızlığın geceye yansımasına izin verme.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sadece, “Ne açılışı bu?” diye sordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Saygıdeğer bir arkadaşımın oto galerisinin açılışı, kendisiyle daha önce de çalışmıştım. Bize yeni müşteriler kazandırabilir. Bu yüzden orada boy göstermemiz imajımız açısından önemli.” 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Oto galeri açılışında müşteri kazanmak mı?” Çatık kaşlarla amcama baktım. İlaç sektöründe çalışan bir adamın, oto galeri açılışında kendine müşteri edinebileceğini düşünmesi bir noktada saçma geliyor olsa da o açılışa tıpkı amcam gibi katılacak birçok iş adamı olacağını varsayacak olursam, mümkün olabilecek bir şeydi. Sorgulamayı bir kenara bırakarak, “Peki, iyi akşamlar.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Arkamı dönüp odadan çıkacakken, “Hazin,” diyerek durdurdu beni amcam. Omzumun üzerinden ona kısa, mesafeli bir bakış gönderdim. “Böyle olmayalım, gümüşservim. Bu beni çok üzüyor. Senden başka kimsem olmadığını biliyorsun, benden başka kimsen olmadığını biliyorum. Birbirimize sahip çıkalım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Aslında sen varken bile yalnızım, aslında bu dünyaya geldiğim, annemle karınlarımızı birbirine bağlayan kordon keskin bir makasla kesildiği günden beri yalnızım, demek isterdim, bunu onun gözlerinin içine bakarak söylemek isterdim ama yapamadım. Çünkü ben bu hayatta geçirdiğim yirmi beş yılın, yirmi beşinde de kimsesiz olsam da biliyordum ki, onun benden başka kimsesi yoktu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Haklısın, iyi akşamlar amca.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dudaklarında yorgun bir gülümseme büyürken, “İyi geceler,” diye fısıldadı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kapıdan çıkmadan hemen öncesinde, “Zafer’e söyle, garajdan düzgün bir araba seçsin. Onun tank gibi arabasında dolaşmak istemiyorum,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Amcam, “Nasıl istersen,” dediği anda çalışma odasından çıkıp kapıyı kapattım. Karanlık taş duvarlara sinmiş soğuğun ortasında dikilmiş boşluğa bakarken, içimde yirmi beş yıldır usul usul büyüyen huzursuzluğun nedenini ilk kez bugün merak etmeye başlamıştım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Güneşin, soluk turuncu bir sis gibi odamın içini aydınlattığı o boğucu sabahı hatırlıyorum. Akşamki açılış için bir şal ile örtmek zorunda kalacağımı bildiğim saçlarımı her ne olursa olsun bigudilerle sarmıştım. Sabahlığımla bilgisayarımın önünde oturmuş, İstanbul’dayken kullandığım iş e-postasına gelen mailleri okurken kahvemi yudumluyor, ara sıra camdan dışarıya, gökyüzünü boğan kurak ışık huzmesine bakıyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Telefonuma düşen bildirim sesiyle daldığım bilgisayar ekranından gözlerimi ayırıp telefonuma baktım. Mesajı yollayan kişinin ismini görmek kaşlarımı kaldırmama neden oldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gönderen: Zevzek
Alıcı: Hazin Gümüş
Emirleri amcanızdan değil, sizden almayı tercih ederim, Hazin Hanım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerimi kısıp, “Amcama nerede olduğumuzun haberini uçurduğuna göre, emirleri benden aldığın söylenemez,” diye söylenerek telefonu kenara bıraktım. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Saatler ilerlerken akşamki davet için hazırlanmaya başlamıştım. Siyah, uzun kollu, tüm bedenimi saran bir elbise seçtim, elbisenin gizli yırtmacı sadece adım attığımda anlık bir illüzyon oluşturarak açılıyordu. Boğazlı bir elbiseydi, boğazımı saran kumaşın üzerine gümüş rengi kolyeler taktığımda elbisenin resmiyetini yerini görkemli bir şıklığa terk etmişti. Saçlarımı topuz yapıp, siyah tül şalımı başımın üzerine yavaşça örtüp, kayıp düşmemesi adına siyah tel tokayla kenarından tutturdum. Yoğun, siyah göz makyajını boş dudaklarla tamamladıktan sonra küçük çantamın içine parfümümün seyahat boyunu ve kartlığımı koyduktan sonra eğilip siyah stilettoları ayağıma geçirdim. Ayağımın arkası hâlâ yaralı olduğu için stilettoların üzerinde durmak ölüm gibi geliyordu ama birkaç saate kalmaz acıya alışacağımdan sorun etmemeye çalışıyordum. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Aynada son kez kendimi kontrol ettikten sonra giyinme odasından çıkıp odanın çıkışına yöneldim. Alt kata indiğimde Darya ve amcamın kapının önünde konuştuklarını gördüm, amcam beni fark edince omzunun üzerinden bana baktı. Her bir adımımda açılan yırtmacımı gördüğünde rahatsızlık duymadığını biliyordum ama gireceğimiz ortamda hayat şartlarını tamamen bu ülkedeki kurallara göre düzenlemiş insanlar olacağından yargılayıcı bakışlara maruz kalmamı da istemiyordu. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çıkalım mı?” diye sorarak hemen yanlarında durduğumda Darya beni selamladı, yavaşça çekildi ve bizden uzaklaşmaya başladı. Amcam kolunu bana uzatırken, “Çok güzel görünüyorsun,” demekle yetindi, çok fazla yorum yapmadı çünkü benim yorum kabul etmeyen bir yapıda olduğumu biliyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Avludaki personellerin bakışların bize çevrildiğini hissettim ama gözlerimi ileriden çekmedim, amcamın kolunda ağır adımlarla yürüyordum. Amcamın şoförü kapıyı açtığında bir an durup omzumun üzerinden personellerin oturduğu masaya çevirdim. Kulübenin önünde duran masanın etrafına koyulmuş sandalyelerden birinde Zafer oturuyordu. Gözleri doğrudan bizdeydi, ona baktığımı fark ettiği an gözleri gözlerime saplandı. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O bize eşlik etmiyor mu?” diye sordum gözlerimi Zafer’den çekmeden, amcam, “Kim?” diye sorduktan sonra baktığım yöne baktı. “Zafer mi? Bu gece yanında olacağım için buna gerek duymadım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Çenemi havaya dikerek bakışlarımı amcama çevirdim ve “           O benim korumam, bunun kararını benim vermem gerekmez mi?” diye sordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Amcam tek kaşını kaldırdı. “Seni koruyamayacağımı mı düşünüyorsun?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İma bile etmedim, soruma soruyla karşılık vermek yerine beni doğrudan cevaplaman gerekirdi,” dediğimde amcam derin bir nefes aldı. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kendisine haber veririm, orada olur, Hazin. Sırf benimle didişmek için bahaneler yaratma lütfen.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Şoförün açtığı kapıdan içeri girmek için amcamın kolunu sertçe bıraktığımda amcamın bana diktiği bakışları fark ettim ama karşılık verme gereği bile duymadım. Çantamdan telefonumu çıkardığım sırada amcam da yanımdaki boşluğa oturup kapıyı kapatmıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gönderen: Hazin Gümüş
Alıcı: Zevzek
Açılış mekânının kapısında ol.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Mesajı gönderdikten sonra telefonumu kucağıma bırakıp, yan dikiz aynasından ona baktım. Masanın üzerine koyduğu ellerini geri çekip cebine attığı ânı izledim. Mesajı okurken kaşlarının ortasında büyük bir çukur oluşması keyfimi yerine getiren tek şeydi. Ben bu gece istemediğim bir şeyin içine sürüklenirken o orada oturup keyif çatamazdı. Arabanın motoru gecenin içinde gürültüyle çalışırken Zafer’in mesajı yanıtlamak yerine telefonu cebine koyup oturduğu yerden kalktığını gördüm. Beyaz tişörtünün üzerine sandalyenin sırtına astığı siyah takım ceketini giyerken kaşlarım çatıldı. Bu herifin beyaz tişört bağımlılığını anlaması epey güçtü. Araç, avludan yavaşça ayrıldığı sırada gözlerimi yumup derin bir nefes aldığımı hatırlıyorum. Bu gecenin çabuk sona ermesi şu anlık en büyük dileğimdi. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Açılışın yapılacağı binanın önüne gelene dek arabada çıt çıkmadı. Park edilmiş arabanın içinde oturmaya devam ederken amcam, “Bu gece Rıza Bey’in oğlu da burada olacak,” deyince kaşlarımı kaldırarak ona baktım. “Rıza Bey seni pek beğeniyor, ailelerine yakışacak bir genç kadın olduğunu düşünüyor,” diye devam ettiği cümlesine elimde olmadan ruhsuz bir şekilde güldüm. Amcam duraksadı, yüzümde dolaşan mavi gözlerinde sorguyu gördüm ama çok geçmeden alacağı tepkiyi fark etmiş gibi, “Elbette nasip bu işler,” diyerek önüne döndü. Arabanın kapısı şoför tarafından açıldığında ve gecenin soğuğu içeri dolduğunda, emin olduğum bir şey vardıysa, bu da amcama dışarıdan içeri akın eden soğuktan daha soğuk gözlerle bakıp onun içini üşütmüş olduğumdu. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Amcam araçtan inip kapıdaki insanlarla selamlaşırken, “Umarım Rıza Bey sana zırvaladığı şeyleri benim yüzüme söyleme gafletine düşmez amca,” diye mırıldandım kendi kendime.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İçerisi altın rengi ışıklarla aydınlatılmıştı, alt tabaka olarak adlandırdıkları ama buradaki kaymak tabakanın tamamından daha iyi tahsil sahibi genç çalışanların kart zamparalara hizmette kusur etmemek adına canını dişine takarak oradan oraya koşuşturduklarını izlerken elimde bir şarap kadehi tutuyordum. Bu göstermelik bir şarap kadehiydi, şarap alkolsüzdü ve o kadar şekerliydi ki ucuz bir meyve suyu yudumluyormuşum gibi hissettiriyordu. Kadınlar ayrı bir bölümde, uzun masaların önüne toparlanmış sohbet ediyorlardı ve varlıkları sadece erkeklerin yanına yakışması için getirdikleri bir süs eşyası olarak kabul ediliyordu. Ben ise amcamın yanında, bir grup erkeğin içindeki tek kadın olarak, gitmem gereken yer bana gösterilmiş olsa da biraz bile olduğum yerden kaymadan öylece dikiliyordum. Bunun değişen ve zamanla yozlaşan yasalara uyan aileler için beklenmedik ve hatta kusurlu bir hareket olarak sayıldığını biliyor, hatta gözlerinde görüyor olmak umurumda bile değildi. İstemediğim şekilde yaşamaktansa, ayıplanarak yaşamakta hiçbir sakınca görmüyordum. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yükleme işleri nasıl gidiyor, Hazerhan?” diye soran kişinin Türk olduğunu anladığımda şarap kadehini masanın üzerine bırakıp gözlerimi konuşan adama doğrulttum. Ellilerinin başında, iri bir adamdı ve kapıdan içeri ilk girdiğimde gözüme çarpan şey, şu an kadınların olduğu bölümde olan yirmi beşlerindeki bir kızla oldukça samimi göründüğüydü. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Amcam, “Biraz çetrefilli,” dediğinde adamda sabit duran gözlerim amcama çevrildi. “Türk polisi göz açtırmıyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir an kaşlarım çatıldı, Türk polisinin ne tür bir zorluk çıkardığını merak etmemek elde değildi. “İçeride tanıdığım, hatrımı sayan, beni oldukça seven birkaç kişi tanıyorum,” diyen adamın ses tonunda belirgin bir ima vardı. “Sana yardımcı olacaklardır. Unutma, herkesin bir fiyatı vardır.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çok memnun olurum, inan canımdan bezdirdiler,” diyen amcamın keyfi birdenbire yerine gelmiş gibi duruyordu. Daha öncesinde de çalışma odasında böyle bir sohbete kulak misafiri olduğumu hatırladım, polisin ne gibi bir zorluk çıkardığını sorguladığımda amcam ilaçların Türkiye üzerinden gitmesi gerektiğini, gümrüğün sorun çıkardığını, fazla titiz çalışan ekiplerin sürekli olarak işine engel olduğunu söylemişti. Yine böyle bir durumdan söz ediliyor olabilirdi ama doğrudan rüşvet verilmesinin teklif edilmesi ortamda buz gibi bir havanın esmesine neden olan bakışlarımın amcama kitlenmesini sağlamıştı. Amcam, bakışlarım karşısında beni uyarır gibi tek kaşını kaldırdı ve Türkçe konuşan adam ona, “Benimle gel, seni birkaç kişiyle tanıştırmak istiyorum. Kaliteli bağlantılardan hoşlandığını ikimiz de iyi biliyoruz,” demesiyle yanımdan ayrıldı. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Farsça, “Ragıp Bey ayaküstü pazarlığını yapmışa benziyor,” diyen adamın bakışları yanındaki orta yaşlı adamdaydı. Adamın gözleri bana çevrildi, velim olarak gördüğü amcam yanımda olmadığından benimle konuşmanın doğru olup olmadığını ölçüp tartıyor gibi bir hâli vardı. Sonunda, “Hazin Hanım, bu yılı da bekâr bir hanım olarak mı geçirmeyi planlıyorsunuz?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ona onun diliyle doğrudan, çevirmeden, “Ne yapmamı önerirsiniz?” diye sordum. “Sizin kadar yaşlı bir adam bulursam hiç düşünmeden izdivacımızı gerçekleştirip onun sayılı günlerini lüks ve refah içinde geçirmeye devam etmeli, ardından arkasında kalacak mirası harcayabileceğim genç yeni bir zevc mi bulmalıyım?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Adamın boğazını saran gömleğin tenini gerdiğini gördüm, yutkunmakta zorlanıyormuş gibi bana bakakalmış, teni saniyeler içerisinde kıpkırmızı olmuştu. Bu denli kaba olmak planlarım arasında değildi, eğer karşımdaki adam geçen yıl kendisinden otuz iki yaş küçük genç bir kadınla evlenmiş olmasaydı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yanlış bir şey mi söyledim? Aslında bu herkesin bildiği bir şeydi,” dedim düşünüyor gibi yaptıktan sadece bir saniye sonra. Tekrar adamın gözlerinin içine baktım. “Eşiniz sanıyorum ki benden üç yaş küçüktü, değil mi? Gözünüze yaşlı görünmeme şaşmamalı.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Rica ediyorum genç bir hanıma yakışacak bir üslupla konuşun,” diyerek beni uyaran kart zamparaya tek kaşımı kaldırarak baktım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Aksi hâlde?” diye sorduğumda saf meydan okumayı iliklerinde hissettiğini biliyordum. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Adam su bardağını masanın üzerine sertçe bıraktı, hiçbir şey söylemeden arkasını dönüp bizden uzaklaşırken, diğer adam, “Hazin Hanım,” diye mırıldandı. “Çok iyi söylediniz.” Gülmek için elini ağzına götürdü. “Pek hadsiz bir adamdır kendisi, kusuruna bakmayın lütfen.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Farsça konuşmaktan bunalsam da “Birinin ona haddini bildirmesi gerekiyordu,” diye cevapladım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Merakımı mazur görün,” dedi sonunda Türkçe konuşarak, Türkçe konuşmasına şaşırdım ama aksanından Türkçe’yi uzun zamandır konuşmadığı, yeni öğrendiği belli oluyordu. “Lâkin sizi yakalamışken sormak istiyorum. Bu sezon gerçekten nişanlanıyor musunuz?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bedenim elektrik çarpmış gibi kasılırken, “Anlamadım?” diye sordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Pek gizli tutulduğu söyleniyordu, kimsenin bilmediğini duydum ama kulağıma gelince de sormadan edemedim,” dedi adam. “Rıza Bey ve Hazerhan Bey’in bir süredir geleceğinizi planladığını öğrendim. Çok sevindim doğrusu, Abdi çok iyi, başarılı bir gençtir. Üstelik yaşı yaşınıza da yakın.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Elimi masaya bastırarak, “Göstersene sen bana şu Abdi’yi,” dediğimde, adam şaşırarak bana baktı. Ardından, “Nasıl?” diye sordu. “Nişanlınızı mı arıyorsunuz?” Gözlerini kalabalığa çevirdi. Sırtı bana dönük, uzun boylu genç bir adamı işaret etti. Lacivert takımının içindeki adamın ellerinden biri cebinin içindeydi, diğerinde ise bir kadeh tutuyor ve karşısında duran yaşlı adamı dinlerken hareketsiz görünüyordu. “İşte orada.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Keskin bir yüzü vardı, koyu yeşil gözleri, koyu renk saçlarıyla onu normalde görsem beğenebilirdim belki ama şu an sadece yumruklamak istiyordum. Gözlerimde bu isteği gördüğüne emindim ama doğrudan gözlerimin içine bakarken atacağım herhangi bir yumruğu önleme girişiminde bulunmayacak gibi duruyordu. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Herkesin bize baktığını hissedince dirseğini tutan elim gevşedi, bedenimi dikleştirip, çenemi havaya dikerek onun gözlerinin içine bakmaya devam ettim. “Abdi?” diye sorduğumda kaşlarını havaya kaldırdı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Aslında Asrın.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yanlış herifin kolunu mu kavrıyordum? Bu kalabalığın ortasında? Elimi hızla geri çekerken, “Pard-” diyecektim ki, “Abdi dedemin ismi,” diyerek beni böldü. “Ve babam bu yüzden o isimle sesleniyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yani Abdi’sin,” dedim birden ciddileşerek.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Asrın, Hazin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Omzumu yukarı doğru itmemle, amcamın eli omzumdan kayıp düştü ve eminim ki bu sahneyi sosyeteden görenler oldu. Amcamın öfkelenmesi gerekirdi belki ama sadece sakin ve uyarı dolu bir sesle, “Hazin,” diye fısıldadı. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Rıza Bey, “Ah Hazinciğim de buradaymış, iyi akşamlar canım,” diyerek Asrın’ın yanında dikildiğinde gözlerimi Asrın’ın koyu yeşil gözlerinden ayırıp babasına çevirdim. Altın işlemeli bastonuna dayanmış, gülümseyen şefkatli yüzüyle bana bakıyordu. Rıza Bey’i severdim, iyi bir adamdı ama amcamla bir olup arkamdan iş çevirmeye kalkıştığını öğrendiğim andan itibaren farkında olmadan yeni bir düşman kazanmıştı. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İyi akşamlar, Rıza Bey,” dedim gözlerimi yeniden uzun boylu, tuhaf tuhaf bakan oğluna dikerek. “Ben de oğlunuz Abdi ile tanışıyordum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Koyu yeşil gözler kısıldı. “Asrın,” dedi üzerine basa basa.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bizi tanıştırmak istiyordunuz?” diye sordum sakince.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet: Benim aslanım İngiltere’den geçen hafta döndü, sizi yemeğe davet edecektim ama malum başına gelenler…” Rıza Bey başıma gelen saldırıdan bahsediyor olmalıydı, aldırış etmeden başımı sallamakla yetindim. “Bu hafta bir yemek yiyelim mi, ne dersin?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Rıza Bey,” diyerek ona doğru döndüm. “Neden bana soruyorsunuz? Benim yerime amcama sormaya alışmış olmalısınız, değil mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Rıza Bey’in bakışlarına yerleşen şaşkınlığı gördüm, amcam beni nazikçe bileğimden kavrayıp, “Hazin,” dediğinde, “Teması kes,” diyerek elimi sertçe geri çektim. “Burada işim bitti.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Amcam, “Hazin,” diye fısıldadı sabırla. “Ne yeri ne de zamanı.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir adım geri çekildim ve vücudumu amcama doğru çevirerek, “E           ve gidiyorum,” dedim sertçe. “Döndüğünde konuşuruz. İşlerin çirkinleşmesini istemiyorsan bence bana engel olmaya çalışma.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Amcamın yüzündeki tüm kaslar gerildi. Atakta bulunup beni durdurabilirdi ama bunun çok daha büyük bir soruna neden olacağını öngördüğüne emindim. İkimiz de birbirimizi iyi tanıyorduk ve o, yeri geldiğinde ondan daha deli bir yeğeni olduğunu iyi biliyordu. Hızlı adımlarla çıkışa yöneldiğimde yabancı bakışların üzerimde toplandığını hissettim ama aldırış etmedim. Tam kapıdan çıkıyorken Asrın, “Bir saniye bekler misin?” diye sorarak yavaşça omzuma dokundu ve sanki ateşe dokunup yanmış gibi irkilmesine neden olan buz kırağı bakışlarımı ona çevirdiğimde eminim ki bu dokunuştan pişmanlık duydu. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sakın bir daha bana dokunmaya kalkışma,” dedim, bu kez Farsça döküldü kelimeler dudaklarımdan.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Asrın elini geri çekip yüzüme dikkatle bakarken dışarıda esen rüzgârın şalımın kumaşını sola doğru hızla uçurmaya başladığını hissettim. Çok geçmeden bir gölge üzerime kapanarak gecenin rüzgârının önünü kesti ve kafamı çevirip gölgenin sahibine baktım. Zafer, hemen arkamda dikilmiş, gözünü bile kırpmadan Asrın’a bakıyordu. Asrın’ın ise az evvel bende olan gözleri şimdi tüm dikkatiyle arkamda duran fedaideydi. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gidelim, bânu,” diyen Zafer’in son kelimesi Asrın’ın bakışlarının hızla bana inmesine neden oldu. Zafer’i başımla onayladıktan sonra Asrın’ı arkamda bırakarak kendimi gecenin içine bıraktım. Her bir adımım öfkeyle düşüyordu yere ve çok değil biraz önce ayakkabının acıttığı ayağımı şimdi hissettiğim öfkeden midir bilinmez hissetmiyordum bile. Her bir adımım sertti ama her biri boşluğa düşüyor gibiydi. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zafer, amcamın garajında duran ve göstergesinde dahi hâlâ jelatinleri olan Mercedes’in arka kapısını benim için açtığında son kez kapıya çevrildi bakışlarım. Asrın hâlâ orada duruyor, şaşkınlıkla beni izlemeye devam ediyordu. Eteğimi içeri çekerek koltuğa oturdum, bakışlarım omzumun üzerinden Zafer’e saplandı. Birbirimize kısa bir süre baktık ve sonra kapıyı kapatıp aracın önüne yürüdü. Araç onun ağırlığıyla sarsıldığında kafamdaki şalı çözmeye başlamıştım çoktan. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Eve mi gidiyoruz?” diye sorarken motoru çalıştırdı ve bakışları dikiz aynasından bana çevrildi. Bakışlarını hissetsem de ona bakmadım sadece, “Şuradan uzaklaşalım,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Araç ağır ağır hareket etti. Bir süre sonra, “O adam kimdi?” diye sorduğunda kafamı kaldırıp dikiz aynasından beni izleyen yeşil gözlere baktım. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Onu tersleyebilirdim ama bunun yerine neredeyse alaycı bir gülümsemeyle, “Sanıyorum nişanlım,” dedim ve Zafer’in aynadan bana dokunan gözleri kısıldı. Yüzünde şaşkınlık ya da daha farklı bir duyguya rastlamadım, sadece söyleyecek daha fazla şeyim varmış gibi bana aynadan bakmaya devam etti. “Haberim bile yoktu,” diye söylenerek küçük çantamı karıştırmaya başladım. “Ne aptalca. Ne kadar hadsizce.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İyi başladık,” demesi bir an duraksayıp kafamı kaldırmama neden oldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Efendim?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bir şey söylemedim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Söyledin,” dedim dik dik bakarak. “Ne demek istedin?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sinirlisin,” diyerek aramızdaki resmiyet bariyerini indirmesini beklemiyordum. “Nişanlını ilk kez görmüş olabilir misin?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet. Adını bile yeni öğreniyorum. Ayrıca o benim nişanlım değil. Asla da olmayacak.” Tiksintiyle yüzünü buruşturdum. “Amcam bu kez haddini aştı.” Çok fazla konuştuğumu fark etmek beni duraksattı, bir çalışana bu kadar çok yakınmak doğru olmadığı gibi etik de değildi. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Arabayı biraz daha hızlandırırken, “Ondan hoşlanmadın sanırım,” dedi, sizli bizli konuşmayı bir kenara bırakmış olması dikkatimden kaçmasa da şu an bunu umursamayacak kadar öfke yüklü hissediyordum. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evleneceğim adamı kendim seçmek isterim.” Bu cevap basit ve keskindi ama Zafer’in kaşlarının hayretle havaya kalkmasına neden oldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evlilik düşünüyorsun yani?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Buna bir cevap vermek yerine, “Trafiğe girme,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Fena adama benzemiyordu aslında.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerim anında buz gibi bir ifadeye büründü. “Sana fikrini sormadım, Zafer.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Buna cevap vermek yerine, “İsmi neymiş?” diye sorduğunda neredeyse sana ne diyecektim ama sadece, “Abdi sanıyordum ama Asrın’mış,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Birden bir şey püskürtüyormuş gibi ani bir ses çıkarması duraksamama neden oldu. Başını önüne eğip dudaklarını birbirine bastırırken gözleri hâlâ önümüzde akıp giden yoldaydı. “Abdi,” diye mırıldandı kendi kendine. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çok kabasın,” dedim gülmemek için kafamı yana çevirirken.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bunu cevaplamadı, bunun yerine, “Bu dik başlılığınızın bedeli umarım ev yasağı ve kartlarınıza bloke konmasıyla ödenmez,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bunu bana yapabilecek kişi henüz anasının karnından doğmadı.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dudakları tekrar yukarı kıvrıldı ama yorum yapmadı. “Ayrıca bu rezaletin sorumlusu ben değilim, amcam,” diye çıkıştığımda kendi kendime konuşuyormuş gibi hissetmek yanaklarımın yanmasına neden olmuştu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Rezalet değildi,” dedi sakince. “Güç gösterisiydi.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ben güç göstermedim, gereken tepkiyi verdim ve bu tepkinin nedeni amcamdı.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gösterdin,” diye bastırması beni şaşırttı. “Ve herkes izledi.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Camdan dışarıya baktım. Şehir ışıkları hızla geride kalıyordu. İçimdeki öfke hâlâ soluklanıp dinebileceği bir yer bulamamıştı; yere düşmüyor, göğsümün tam ortasında askıda kalmış bir ağırlık gibi taşınmaya devam ediyordu. Zafer bir süre konuşmadı. Ben de sessizliğin içine yerleştim. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sonra hiçbir uyarı vermeden değil ama neredeyse sezilemeyecek bir değişimle, yüz kaslarının gerildiğini fark ettim. Direksiyonu tutan eli biraz daha sıkılaştı, parmakları beyaza döndü. Gözleri aynadan bana değil, arkamızdaki yola kaydı. Uzun uzun bakmadı; bir koruma gibi değil, bir avcı gibi baktı. Ölçüyordu. Sırtımdan aşağı soğuk bir şeyin akıp tüm bedenimi titrettiğini hissettim ama sebebini bulamadım. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kaskatı bir çeneyle, “Emniyet kemerini kontrol et,” dedi. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Takılı,” dedim afallayarak. Arka koltuğa binsem de her zaman emniyet kemerimi takardım, özellikle son saldırıdan sonra bunu bir ritüel hâline getirmiştim. Zafer söylediğim şeye aldırış etmeden bir kez daha, “Kontrol et,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sesindeki her neyse ben onu ayırt edemedim ama içime bir anda çöken huzursuzluk bu ayrımı yapabildiğinden itiraz etmedim. Kemeri çekip tekrar yerine oturttum. Araç hızlandı ama bu panikle yapılmış bir girişim değildi, bilinçli bir ivmeyle artan hızın bedenimi titrettiğini hissettim. Motorun sesi derinleşti. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Arkamızdaki siyah SUV’u ilk o zaman fark ettim. Aynı hızda ilerliyordu. Ne yaklaşıyor ne de uzaklaşıyordu ama arkamızda bıraktığımız gölgenin üzerinden ilerleyerek bizi takip ediyordu. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bir sorun mu var?” diye sorarken bedenimi yavaşça doğrulttum. Tanıdık hisler, o güne dair anıların saklandıkları yerden çıkmasına ve paniğin usulca göğsümü sarmasına neden oldu. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Henüz değil,” dedi gözünü yoldan ayırmadan.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bu “henüz” kelimesinin arkasında bir şey vardı ama anlamak için zamanım olmadı. SUV’un farları bir anlığına söndü. O an, gecenin içinde koca bir boşluk açılmış gibi oldu. Sonra farlar tekrar yandı ve içinde olduğumuz arabayı gündüze çevirecek kadar çok aydınlattı. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zafer gazı bıraktı, hızımızı düşürdü, sanki sıradan bir sürücü gibi davranıyordu ama neyi planladığını kestiremiyordum. Arkamızdaki araç mesafeyi kapatınca, “Zafer,” dedim panikle. “Neler oluyor?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sola yat, bânu.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ve tam o anda arka cam bir anda içeri doğru çöktü. 

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Haftaya görüşürüz!!!

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.