20.06.2026
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
🎧: Abdulrahman Mohammed & Mohab Omer – When We Met
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
3.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
❝ M U Ş T A ❞
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Birinin ruhuma dokunmasından, birini hissetmekten, duygularımı göstermekten her zaman korktum. Bu evrenin sana bahşettiği bir gül bahçesi varsa, bu da hissettiğin şey olabilme özgürlüğüne sahip olmaktı. Yine bu evrenin sana bahşettiği bir nar bahçesi varsa, bu da diğer insanların senin olman için baskı kurdukları şeydi. Ben bir nar bahçesinde, dikenlerin içinde büyümüştüm ve bu dikenler, nar dallarından değil, benim ruhumdan dışarı uzanıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yağmur onun kumral saçlarını daha koyu bir renge boyarken birbirimizin gözlerinin içine bakmaya devam ettiğimizi hatırlıyorum. Şalım, ıslandığı için saçlarıma daha sıkı tutunmuştu ve parmağımı çok sıkı bağladığı için derimin altında toplanan kanın kalp gibi çarptığını hissediyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nar ağacının altına doğru bir adım gerilediğimde yağmur damlaları tenimle olan temasını en aza indirdi. Karşımda ıslanmaya devam eden adama çenem havada bir şekilde, “Teşekkürler,” dedim. “Ama şalımı mahvettin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biraz daha kanasaydınız, az kalsın şalınız dışındaki tüm kumaş parçalarınızı mahvedecektiniz,” dedi, yağmurun onu ıslatmasından rahatsız gibi görünmüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu şal,” dedim parmağımı kaldırıp kumaş parçasını göstererek. “Senin talep ettiğin maaşın yarısı eder.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gülümseyerek, “Buna sevindim, eğer iki katı ücret talep etmeseydim az kalsın bir şal fiyatına çalışmaya başlayacaktım,” dedi patavatsız bir şekilde.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sanıyorum biraz hadsizsiniz,” dediğimde, birdenbire sizli bizli konuşmaya başlamam karşısında şaşırmış gibi kaşlarını kaldırdı. Yağmur saçlarının alnına yapışmasına neden olmuştu. Gözleri, gri gökyüzünün altında su yeşili değil, cam gibi şeffaf, gümüş gibi keskin parlıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sanıyorum, öyleyim,” dedi başını aşağı yukarı sallayarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benimle çalışacaksanız kurallarımı öğrenmek, harfiyen uygulamak mecburiyetindesiniz,” dediğimde başını bir kez daha aşağı yukarı salladı ama bunu yaparken hareket eden başına rağmen gözleri hareketsizce yüzümü izliyordu. “Farsça bilmediğinizi söylemiştiniz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bilmiyorum,” dedi tek omzunu yavaşça yukarı kaldırıp indirerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Az evvel benimle Farsça konuştunuz,” dedim tek kaşımı kaldırarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bana doğru bir adım atması şoka uğramama neden oldu. Aramızdaki mesafe kapanırken, büyük cüssesinin gölgesi bedenimin üzerine çöktü. Kafamı kaldırıp şaşkınlıkla ona baktığımda, o da kafasını indirmiş bana bakıyor, nar dalları ıslak ve rengi koyulaşmış saçlarına sürtüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Birkaç Farsça kelime bilmiyor değilim.” Yakınlığı karşısında şaşkınlığımı zar zor gizledim. “Birinci kuralınız sağlık olmalı, sağlıklı bir yakın korumaya ihtiyacınız var,” dedi, aklım karıştığından ona dik dik bakmaya devam ediyordum. Sanki onu duymuyormuşum gibi kafasını biraz daha eğdi, yüzü sınırlarıma yaklaşınca geri çekilmek istedim ama inadımdan bir adım bile geri basmadan ben de kafamı kaldırıp ona dikkat kesildim. “Islanıyordum,” dedi kafasını hafifçe arkaya atıp, dalların ötesinde yağmaya devam eden yağmuru işaret ederek. “İlk iş günümden zatürree olup yataklara düşmemi istemezsiniz, değil mi bânu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İ…” Sustum, neredeyse homurdanır gibi bir ses çıkarıp kaşlarımı çattım ve yakından yüzünde birkaç ben olduğunu fark ettiğim adama dik dik baktım. “Adım Hazin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İsmimi ilk kez duymuyor gibiydi ama bakışları, ismimi duyduğu anda birden daha da derinleşmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yani bana Hazin Hanım demen yeterli. Bânu deme. Farsça bile konuşmuyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Umarım ben de memnun olurum, Zafer,” dedim, ardından birkaç saniye bekledim ve “Bey,” diye ekleyip onun yanından sıyrılarak geçip, yağmurun altında eve doğru yürümeye başladım. Omzunun üzerinden bana çevrilen bakışlarını hissediyor ama karşılık vermiyordum. Tam kapının önünde durduğumda, bir yıldırım göğü önce beyaza boyadı, bakışlarım yavaşça omzumun üzerinden onun olduğu yöne çevrildi ve göğün gümbürtüsü, gözlerimiz birleştiğinde yükseldi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Darya, “Hanımefendi,” diyerek hızla bana yaklaştığında, elimi kaldırarak onu durdurup sırtımı kapalı kapıya sertçe yasladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sıcak bir duş alacağım, Darya,” dedim tekdüze bir sesle. “Suyu hazırlar mısın? İçine Isparta’dan getirtilen gül yapraklarından koymanı ve birkaç damla YlangYlang damlatmanı rica ediyorum.” Başka hiçbir şey söylemeden bedenimi öne ittim, kapıdan ayrıldım ve merdivenlere yöneldim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Darya, “Şalınız yırtılmış,” dedi panikle. “Elinize ne oldu, Hazin Hanım? İlk yardım çantasını getireyim mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Merdivenlerin ilk basamağında durup korkuluğu sıkıca kavrarken, “Nar dikeni battı,” diye fısıldadım. “Önemli bir şey yok, Darya. Lütfen gülleri unutma.” Ardından başka hiçbir şey söylemeden hızlı adımlarla üst kata tırmanmaya başladım. Odama girdiğimde boydan camın önüne ilerlediğimi hatırlıyorum, pervazın kenarına çekildiğimi ve göz ucuyla camdan aşağıya, avluya baktığımı. hâlâ orada duruyordu. Sırtı bana dönüktü, bu yüzden yüzünü göremiyordum; elleri kot pantolonunun ceplerindeydi, dalların altında durmuş kafasını eğmiş yere bakıyordu. Bakışlarım baktığı noktaya dokunduğunda, patlayan narın kızıl tanelerinin etrafa boncuk gibi saçıldığını ve yağmur suyunun onları içine aldığını gördüm. Ellerini kotunun ceplerine soktuğu için omuzları daha şişkin duruyordu. Kaşlarımı çattığımı hatırlıyorum. Daha sonra bir hayalet gibi camın önünden yavaşça çekildiğimi ve yatağımın ucuna oturup sessizce duvarda duran, yıllar önce annemin yaptığını söyledikleri beyaz at tablosuna baktığımı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Güllerin yüzdüğü ılık suyun içinde geçirdiğim birkaç saatin sonunda bornozuma sarılı bir şekilde makyaj masamın önünde oturuyordum. Biraz gül yağı alıp kulak arkalarıma sürdükten sonra hâlâ nemli vücudumu kremlemeye başladım. Çoktan akşam karanlığı çökmüş, yıldızlar, sanki birkaç saat önce gök yere inmemiş, yağmur tüm şehri yıkıp göle çevirmemiş gibi parlıyordu. Yerimden kalktım, üzerimdeki bornoz omuzlarımdan kayıp içinde gömme bir dolap hissi giyinme odasına girdim. Giyinme odasının beyaz ışıkları içeri girdiğim anda otomatik olarak yandı ve boy aynasına düşen yansımama kısaca baktım. Kurumaya başlayan uzun, çikolata kahvesi saçlarım dalgalar halinde iri göğüslerimi örtüyordu. Esmer, parlak bir vücudum vardı ve kremlediğim için şimdi daha ışıltılı görünüyordu. Ellerim karnımın üzerinde kalan kremi yaymak için karnıma gitti ve ağır adımlarla giysi dolabımın önüne yürüdüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Uygun bir iç çamaşırı takımı seçtim. Evdeyken giydiğim şeyler, dışarıda bana dayatılan kuralların ulaşamadığı şeylerdi. Dolaptan yumuşak dokulu, siyah bir saten elbise aldım. Askıları inceydi, omuzlarımı saklamıyordu ama vücudumu bağırarak anlatmıyordu. İnce belime tam oturuyor, belime nazaran biraz daha dolgun olan kalçalarıma doğru biraz daha salaşlaşıyordu. Boyu hemen dizlerimin üzerinde bitiyordu ama yürürken kumaş bacaklarımı sarıyordu; acele etmeyen, fark edilmeyen bir zarafetle yapıyordu bunu. Siyah bantlı topuklu terliklerimi giydikten sonra gümüş bilekliklerimi saatimi, halhalımı ve halka küpelerimi takıp sadece bileklerime biraz parfüm sıktım. Gülün kokusu tenimi hemen terk etsin istemiyordum. Saçlarımın uçlarını köpükle sabitledikten sonra giyinme odasının kapısını sıkıca kapatarak odama döndüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Darya kapımı tıklatıp, “Akşam yemeğine katılacak mısınız, efendim?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır,” dedim. “Mutfakta bir şeyler atıştırırım Darya, teşekkür ederim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir süre cevap gelmedi ama Darya’nın hâlâ kapının arkasında beklediğini biliyordum. Gözlerimi devirip kapıya doğru yürüdüm, “Darya, katılmayacağımı söyledim ya!” diyerek kapıyı açtığım anda kapımın hemen önünde ilerleyen büyük bedenin sahibi durdu. Omzunun üzerinden bana doğru çevrilen su yeşili bakışlar benim kahverengi gözlerime çarpınca, elim kapının pervazında donup kaldım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yeşil gözlerin sahibi kapıyı aniden açmamı beklemiyordu, orası kesindi. Ben de onu karşımda görmeyi beklemiyordum; bu da kesin olandı. Gözleri bir anlığına dalgalar halinde göğsümün altına kadar uzanan ve hafif öne eğildiğim için aşağıya sarkan buklelerime, ardından göğüs dekolteme, kumaşın sardığı belime, uzun bacaklarıma, topuklu terliklerime dokundu. Yavaşça hareket eden gözleri bu kez hızla yukarı tırmanıp yüzüme tutunduğunda ikimiz de donup kalmıştık.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi akşamlar,” dedi gözleri gözlerime bıçak gibi saplı dururken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin bu katta ne işin var?” diye sordum doğrudan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Darya’nın elinde ağır bir kutu vardı, merdivenleri çıkarken zorlandığını gördüğüm için kutuyu yukarı çıkardım,” dedi genizden gelen, kalın sesiyle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir an duraksadım, ardından başımı aşağı yukarı ağır ağır salladım. “Anladım. İyi akşamlar.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tam kapıyı kapatacaktım ki, “Bu gül kokusu senden mi… Yani sizden mi geliyor?” diye sordu pat diye.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anlamadım?” Başımı omzuma yatırdım, ardından gül banyosu ve gül yağını hatırladığım için başımı tekrar salladım. “Evet.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Neredeyse tek kaşımı kaldırıp, öfkenin sebebini sorgulayacaktım ki, “İyi akşamlar, Hazin Hanım,” dedi ve önüne dönüp yürümeye başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gidip eşyalarını falan alman gerekmiyor muydu senin? Hemen bu gece mi burada kalmaya başlayacaksın?” diye sordum, ardından sorduğum soruya karşılık pişmanlık hissettim; gidiyordu işte, ne diye durdurup soru yöneltiyordum ki?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir süredir pansiyonda kalıyorum,” dedi bana bakmadan, sırtı bana dönük hâlde dururken. “Masraflı oluyor. O yüzden Hazerhan Bey, bu geceden itibaren burada kalabileceğimi söyledi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Eşyaların?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yine bana bakmadan, “Valizim arabamdaydı. Pek tekin bir pansiyonda kalmıyordum, bir şeylerimin çalınmasını istemedim,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu hemen yarın işe başlayacağın anlamına mı geliyor?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Derin bir nefes alırken omuzları yukarı kalkıp indi. Sorularım onu geriyor muydu? Onu sinir ettiğim düşüncesi kaşlarımı çatmama ve daha çok zorlamak istememe neden oldu. Çenesini yavaşça omzunun üzerine çevirdi ama bana bakmadı, yüzünün sadece yarısını görebiliyordum; duvara bakarak, “Evet,” dedi. “Gördüğüm kadarıyla sizin bir an evvel korunmaya başlamanız gerekiyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Anlık bir öfke içimde gümlerken, “Derken?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hiç,” dedi çenesi hâlâ omzuna doğru dönükken. “İyi geceler.” Sonrasında konuşmama bile müsaade etmeden ve bana dokunmadan bir an olsun bakışları, yürüyüp odamın önünden uzaklaşmaya başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Odanın kapısını kapatıp gözlerimi kısarak, “Bana cevap vermen gerektiğini ve senin patronun olduğumu sana öğretmem gerekecek sanırım,” dedim hırsla. “Olur, bana uyar.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gün ışığı, taş duvarlara çarparak odanın içine dolduğunda, uyku bandını kafamın üzerine sıyırmış, odama ait banyoda dişlerimi fırçalıyor, bir yandan da aynadaki yansımamı izliyordum. Darya odanın kapısını tıklatmış, uyanıp uyanmadığımı kontrol etmişti ama ses çıkarmadığım için bir süre sonra odanın önünden ayrılmıştı. Uykudan şişmiş dudaklarımı ve ağzımın içini soğuk suyla yıkadıktan sonra hızlıca duşa girdim. Duş ve hazırlanmak neredeyse iki saatime mal olsa da henüz sabahın erken saatleriydi, günlerden Cumartesi’ydi ve amcam hafta sonları kahvaltıları daha geç yapardı. Tek şartı, hafta sonları onunla kahvaltı etmemdi, bunun dışında masada beni görmediğinde pek sorun çıkarmazdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bordo bir kalem etek, siyah ince ipek kumaştan bir gömlek giymiştim ama dışarı çıkarken ayak bileklerime kadar örten kabanımı giymek zorundaydım. Kaşe kabanımı makyaj masamın önündeki sandalyenin üzerine bıraktıktan sonra yatağın kenarına oturdum ve kutusundan yeni çıkardığım siyah, rugan stilettoları ayaklarıma geçirdim. Ayakkabıların ayağımı sıktığını fark etmiştim ama bir süre giydikten sonra gevşeyeceğine emindim. Yüzümde sadece gözlerimi vurgulayan siyah bir makyaj vardı, dudaklarım boştu. Eğilip halhalımın gümüş sallantılarını düzelttikten sonra gümüş bilekliklerimi ve kolyelerimi taktım, parfümümü gömleğin ilk iki düğmesini açarak ortaya serdiğim göğüs dekolteme, boynuma ve bilek içlerime sıktıktan sonra kalın buklelerimi düzelttim ve odadan çıktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yemek odası alt kattaydı, ikinci katın koridorundaki uzun, ince camdan içeri sızan gün ışığı taş duvarlara yansıyarak koyu turuncu yansımalara sebep oluyordu. Bu ışığı seviyordum, taş duvarlar sanki içinde sim parçaları varmış gibi parlardı ve bu bana bir sebepten çocukluğumu hatırlatırdı. Çocukluğumun bir bölümü Mardin’de geçmişti, taş duvarlara vuran ışık bana Mardin’i hatırlatıyordu ve Mardin’de üç yılımı geçirdiğim o konakta gerçekten sevildiğimi hissettiren o kadının varlığını. Gülümser teyze, konağın işlerine bakardı, ben de onun işiydim ve saçlarımı hiç sıkılmadan saatlerce tarardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Konak annemin babasına aitti ve annemin babası soğuk bir adam olsa da beni görünce elini yeleğinin cebine atar, benim için kahverengi pakete sarılı kahveli şekerlerden bir tane çıkarıp bana uzatırdı. Bana, “Annene çok benziyorsun,” derdi, sadece fotoğraflardan gördüğüm kadının çok güzel göründüğünü düşünsem de huyunu suyunu bilmediğimden, gerçekten benzeyip benzemediğimi merak ederdim. Dedem yüzümü mü anneme benzetiyordu yoksa sessizliğimi mi, en çok da bunun cevabını merak ediyordum ama birkaç yıl sonra o öldüğünde, bu sorunun cevabını artık asla alamayacağımı biliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yemek odasının kapısında durup omzumun üzerinden çıkışa uzanan hole doğru baktım. İzlendiğimi hissetmiş ve kesinlikle yanılmamıştım. Açık duran dış kapının önünde kafasında ejderha dövmesi olan adam ve Türk yan yana duruyorlar, basamağın hemen altında sigara içiyorlardı. Türk’ün gözleri, o tarafa baktığım anda gözlerimle çarpışmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sigarasını dudaklarına götürürken başını yavaşça eğdi, gözlerini gözlerimden çekmeden beni selamladı. Oldukça ağır olan bu hareketi karşısında ona soğuk gözlerle bakıp, karşılık vermeden yemek odasına girdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tam karşısındaki sandalyeye oturup, “Günaydın,” dedikten sonra çoktan açılmış servisime biraz zeytin ve peynir koydum. Amcam, dirseklerini masanın kenarına yaslamış, yüzünde dikkatli bir ifadeyle beni izliyordu. Tek kaşımı kaldırıp, “Bir sorun mu var?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne kadar güzelsin,” dedi ve bana şefkatle gülümsedi. “Gün geçtikçe Nazan’a daha çok benziyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Annemin ismini duymak elimde tuttuğum çatalı daha sıkı kavramama neden oldu. “Ya?” dedim sorar gibi ama ilgilenmiyordum, sadece bu konu bir an evvel kapansın istiyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, hele o büyük kahverengi gözlerin, aynı onun gözlerine benziyor,” dedi amcam gülümseyerek. Amcamın mavi gözleri vardı, tıpkı babamın gözleri gibi, güneşte yeşile hatta turkuaza çalardı gözleri. Ben de amcamın gözlerine baktığım vakit, babamın gözlerine bakıyormuş gibi hissederdim. “Biliyor musun Nazan ve Hasan Ali sen henüz Nazan’ın karnındayken iddiaya girmişlerdi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Merak duygusunu içimde yokladım ama bulamadım, yine de peynirimle oynarken, “Ne hakkında?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nazan, senin büyük, güzel mavi gözlerin olacağını söylerdi ve Hasan’ım da senin gözlerinin tıpkı Nazan’ın gözleri gibi kocaman, kahverengi olacağını söylerdi. İddiayı Hasan Ali kazandı ama Nazan bunu ne yazık ki göremedi.” Amcamın yüzü düştü, kahve fincanına uzanıp kahvesinden bir yudum alırken gözleri uzaklara dalmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bilmiyordum,” dedim sadece.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biliyorum,” dedi amcam kahve fincanını altlığa bırakırken. Gülümseyerek bana baktı. “Fakat çok şanslıyım ki, sana bakıyorum ve güzel gözlerini görüyorum. Benim güzel kızım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu kadar duygusal olma, bu sana yakışmıyor,” diye alay ettim ama yüzümde bir gülümseme olmadığı için, belki de bu cümle bir sitem gibi dökülmüştü dudaklarımdan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen de bu kadar ketum olma, babası kılıklı,” dedi amcam homurdanarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Huyum daha çok babama mı benziyor yani?” İlk kez merakla sorduğum bu soru, amcamın dudaklarındaki o tebessümün geri gelmesine neden oldu. O hâlde sadece yüzüm mü anneme benziyordu? Amcama dikkatle, bir cevap bekliyor gibi bakarken kalbimin ağırlaştığını hissettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu muşmula suratlı olman, aynı baban. Hasan Ali de bir şeyi ya severdi ya hiç sevmezdi. Ama sessizliğini Nazan’a benzetiyorum. O da pek konuşmazdı,” dedi amcam, yıllar sonra, dedemden almayı beklediğim o cevabı amcamdan almış olmak içimdeki ağırlığı arttırdı ve hiçbir şey söylemeden önümde duran servis tabağına baktım. “Biliyor musun, ismin aslında Hazin değil, Hazan olacaktı,” dedi amcam aniden. “Hasan ve Nazan’ın isimlerinin birleşimi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Evet, işte bunu biliyordum. Doğacağım gün gelene dek Hazan olan ismim, yaşanan hazin sonun ardından bir harf değişerek Hazin’e dönüştürülmüştü. Bu bir harf hatası değildi. Bu benim, babamın hazin hikâyesi olmamdan kaynaklanıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biliyorum,” dedim sessizce. “Hasan Ali ve Nazan’ın hazin hikâyesi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcam, “En sevdikleri hazin hikâyeleri,” diye fısıldadığında göz ucuyla ona baktım. Yüzündeki şefkatli tebessüm silinmemişti, gözleri şimdi yüzüme daha derin bakıyordu. “Bana bırakılmış en yüce armağansın sen, bu hayattaki tek varlığımsın, Hazin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarımda belki de ilk kez sıcak bir tebessüm, o an, amcam bu cümleyi kurduğunda belirdi. “Umarım bir gün senin de hazin hikâyen olmam, amca,” dediğimde, amcamın yüzündeki ifade birden dondu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seni canım pahasına korurum, Hazin. Seni kaybetmeyeceğim,” dedi amcam bir yemin gibi. “Yaşanan olayın büyük ve korkunç olduğunu, hayatının tehdit edildiğini hissettiğini biliyorum ama bunun bir daha yaşanmaması için elimden geleni yapacağım. Sen benim her şeyimsin ve her şeyimi korumak için her şeyi yaparım, canım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Amca, lütfen bunları konuşmayalım,” dedim elimi havaya kaldırıp sallayarak. “Ben korkmuyorum.” Kaşlarım çatıldı. “Sadece yıllardır neden bu kadar diken üstündesin, bunu merak ediyorum. Neden hayatlarımız sürekli tehdit altında? Nasıl insanlarla çalışıyorsun ki bu kadar göze batıyorsun?” Sorularım karşısında sessizliğini giyinip tabağıyla ilgilenmeye başladı. “Buna verecek bir cevabın yok mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şirketler büyüdükçe, düşmanlıklar çoğalır hayatım,” dedi amcam sadece.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İlaç işi yapan insanların birbirlerini öldürmek için tetikçi tutması çok saçma,” diyerek güldüğümde, amcam bana dik dik baktı. “Birilerinin müşterilerini mi çalıyorsun yoksa?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcamın ilaç işiyle uğraştığını, ülkelere ilaç ihracı yaptığını biliyordum ama bu işin henüz küçükken, bir marka haline gelmemişken bile hayatımızı tehdit ettiği zamanları hatırladığımda, bir şeylerin sandığımdan daha farklı olabileceğini anlamıştım. Amcamın karanlık bir yüzü vardı, bunu ne zaman birinden ihanet görse, çekilen silahlardan, amcamın devlete duyduğu öfkeden ve karanlık tiplerle görüştüğünü gördüğümden beri biliyordum. Toprağı eşelediğimde altından çıkacaklardan korkuyordum, bir yanım bu değirmenin suyunun sadece ihracatla gelmeyeceğini biliyordu, bir yanım amcamın duyduğu güç arzusunu da biliyordu; yine de eşelemiyordum. Eşelediğim toprağın altında babamın çürümüş cesediyle karşılaşmaktan ve karanlığın nereye kadar ulaştığını görmekten korkuyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcam, “İşimiz rekabet,” dedi sadece. “Müşteri beklenmez, gerektiğinde çalınır, gerektiğinde yaratılır.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İnsanların müşterilerini ve bağlantılarını çalarsan, arabalarını kurşunlatmaları normal o zaman,” dedim gülümseyerek ama amcam buna cevap vermedi, ben de üzerinde durmaktan vazgeçip sessizce kahvaltı yapmaya başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Geçen sessiz dakikaların sonunda, “Bugün bir programın var mı?” diye sordu, yaşanan hadiseden sonra ilk kez dışarı çıkacağım ânın gerilim dolu olacağını ve onu endişeye sürüklediğini biliyordum ama ele avuca sığmayacağımı bildiğinden üzerimde baskı da kuramıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mehlika’ya gideceğim,” dedim, “ve bir de atölyeye uğramak istiyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu atölye meselesi hâlâ gündemimizde yani,” dedi amcam hayretle kaşlarını kaldırarak. “Hükümet bunu keşfederse, başımız ağrıyacak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne yapıyorum sanki?” diye sordum aniden öfkeyle. “Gören de atölyeye mankenleri doldurup zina yapıyorum sanacak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kaşlarını çatıp, Hazin,” dedi amcam, bu şakadan hoşlanmadığını göstererek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu şehirde duvarlara bir şeyler yapamıyorum amca, bırak da gidip tuvalin üzerine bir şeyler çizeyim en azından.” Sesim öyle sert çıktı ki amcam duraksadı. Oysa ben bir duvar ressamıydım, iç ve dış cephe fark etmeksizin, duvarları güzelleştirmek benim işimdi ama Tahran’da bu yapmama izin verilen bir iş ne yazık ki değildi; bu yüzden kendimi bir atölyeye kapatıp, tüm hıncımı boş tuvallerden alıyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu bir iş değil, hobi birtanem,” dedi amcam. “Evde de yapabilirsin. Senin için bir odayı atölyeye çevirmek benim için çocuk oyuncağı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bana tasma da takmak ister misin?” Çatalı sertçe servis tabağına bırakınca, amcam irkilerek bana baktı. “Atölyeye gideceğim. Gitmeme izin vermiyor musun? O zaman ilk uçakla İstanbul’a dönüp, hobi dediğin şeyi, yani işimi bizzat yapmaya başlayacağım. Seçim senin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni tehdit etme, Hazin,” dedi amcam sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben tehdit etmem amca, yaparım.” Sandalyeden kalkıp, “Darya!” diye seslendim. “Odamdan kabanımı ve şalımı getir.” Doğrudan amcamın gözlerine bakarak konuştuğum sırada, amcam derin bir nefes alıp gözlerini usulca yumdu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hazin, çok fevri davranıyorsun,” diye fısıldadı, sakin olmak için gözlerini açmadan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen de kardeşinin kızı değil de süs köpeğinmişim gibi davranıyorsun,” dedim tokat gibi. Aniden gözlerini açtı, şaşkınlıkla bana bakakaldı. “Babam senin için öldü diye, benim de senin yüzünden öleceğimi düşünüyorsan, bir insanı istemediği bir hayata mecbur bırakmak da öldürmektir.” Başka hiçbir şey söylemedim, çünkü benden yediği bu tokat, aylarca, belki de yıllarca ruhunda izini bırakacaktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yemek odasından fırlayarak çıktığımı hatırlıyorum. Yüzümde buz gibi bir ifadeyle holde dikilip merdivenlere doğru baktım, Darya’nın üst kata koşar adımlarla çıktığını görünce, “Acele et!” diye bağırdım arkasından. “Acele et,” diye fısıldadım sonra. “Nefes alamıyorum bu evde.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Açık dış kapıdan içeri bir insanın uzun kolları gibi uzanan rüzgâr saçlarıma dokundu, ürpererek kollarımı bedenime sarıp dişlerimi sıktım. Amcam içeriden, “Zafer’i yanından bir an olsun ayırmayacaksın, Hazin!” diye bağırdı ama dışarı çıkmadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olur, külotumun içine sokarım, tuvalete de benimle girer,” diye fısıldadım sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Darya, elinde kabanım ve şalımla basamakları hızlı hızlı inerken, uzun tırnaklarımı avucuma saplamış, dişlerimi sıkarak olduğum yerde kıpırdanıyordum. Darya, kabanımı açarak, “Giydireyim,” dediğinde kollarımı hızla içeri sokup, elinden şalı söker gibi çekip aldım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şalı kafama gelişigüzel attıktan sonra kapıdan fırlayıp, taş avluda ayaklarımı acıtan topukluyla hızlı adımlarla yürümeye başladım. Avludaki masada oturan yeni personeller beni gördükleri anda ayaklanıp ceketlerini iliklemeye başladı ama aldırış etmedim. “Zafer!” diye bağırdım araçların olduğu alana yürürken. “Gidiyoruz!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir sandalyenin yerde çıkardığı kayma sesini duydum, ardından adım sesleri olduğum yöne doğru düşmeye başladı. Elindeki siyah takım ceketini kollarından geçirirken, “Aracım bu tarafta,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yuvarlak yakalı beyaz tişörtünün üzerine giydiği takım ceketine bakarken kaşlarım çatıldı, ardından gözlerim yüzüne tırmandı. “Takım elbise giymeye başla,” dedim sertçe.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Buna cevap vermek yerine yüksek, askeri bir cipi anımsatan cipin önünde durup arka koltuğun kapısını açtı. Arabaya şaşkınlıkla baktım, ardından gözlerim yüzüne çevrildi. “Bu senin araban mı?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzüme dikkatle baktıktan sonra kapıyı biraz daha araladı ve “Eski bir polis olduğumu unuttuysanız, hatırlatayım,” dedi sadece.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tekrar arabaya baktım. Uzaktan siyah görünen arabanın, yakınına geldiğimde koyu yeşil olduğunu fark ettim. Oldukça koyu bir yeşildi. Yüksek arabaya nasıl bineceğimi düşünmeden Zafer’in yanından geçerek ayağımı yukarı attım, topuklu ayakkabılar ayağımı acıttığı için yüzümü hızla buruşturdum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yardım edeyim,” diyerek beklemediğim bir anda dirseğimin altından kavrayınca, bakışlarım omzumun üzerinden ona çevrildi, çatık kaşlarla ona baktım ama bu bakışlara verdiği karşılık düz, soğuk ve sakindi. Dirseğimin altını tutmaya devam ederek beni yukarı itti ve kalçam koltuğa yaslandığı anda diğer ayağımı da içeri çekip, “Hayvan gibi tutma bir daha,” diye homurdandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ah?” dedi sorar gibi kapıyı kapatmadan hemen önce. “Sizi incittim mi?” Ardından kapıyı sertçe kapattı ve gözüm öfkeden seğirirken camdan onun ön tarafa gidişini izlemeye başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sürücü koltuğuna oturup motoru çalıştırırken, “Garajdan uygun bir araba seç, bir dahakine kendi aracımla gitmek istiyorum,” dedim. Gözleri dikiz aynasından gözlerime dokundu, şimdi sadece yeşil gözleri ve saçlarından daha koyu renk olan keskin kaşları görünüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sanmıyorum ki garajınızda bu araçtan daha korunaklı başka bir araç olsun,” dedi gözlerini gözlerimden çekmeden.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tek kaşımı kaldırıp, “Kurşungeçirmez camları olan araçlar tahsis edildi diye biliyorum,” dediğimde, “Arabanız kurşunlatılana dek, sanıyorum ki öyle bir aracınız yoktu,” deyince dişlerimi sıktım. “Bu aracın içindeyken füzeyle bile vurulmayı dert etmeyin, Hazin Hanım. Sizi içeriden tek parça çıkaracağımdan yana şüpheniz olmasın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Küstah,” dedim kendimi tutamadan, amcama olan öfkem hâlâ içimde volkan gibi kaynıyordu ve bu herif, patlamaya hazır bir volkanın içine taş atıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yanlışınız var, ismim Zafer ama Türk demenizde de bir sakınca görmüyorum. Küstah ise kabul edilemez,” diyerek direksiyonu sertçe çevirdi, direksiyonu sertçe çevirdiği için bedenim cama doğru devrilip yaslandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Öfkeyle, “İlk günden kovulmak mı istiyorsun sen?” diye sordum, omzum hâlâ cama yaslıyken ve gözlerim şokla irileşmişken. Araç hızla avludan çıktı, yolda son sürat ilerlemeye başladı; doğrulup cevap bekleyen gözlerle dikiz aynasına baktım ama gözünü yoldan ayırmıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İşime yola çıkmışken son verirseniz, ne yazık ki sizi sokağın ortasında indirmek zorunda kalırım ve artık görevim olmadığı için kafanıza sıkılan herhangi bir kurşuna da kayıtsız kalırım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözleri dikiz aynasından tekrardan beni buldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nereye gidiyoruz?” diye sordu, söylediği patavatsızca şeylere vereceğim cevabı beklemeden.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kuralları çiğniyorsun, şu ana dek nasıl insanlarla çalıştın bilmiyorum ama ben, çalıştığın diğer insanlara benzemem,” dedim sertçe.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nasıl insanlarla çalıştığımı merak mı ediyorsunuz?” diye sordu dikiz aynasından bana kaçamak bir bakış atıp, gözlerini tekrar yola çevirerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Umurumda bile değil.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu ana dek çalıştığım insanlardan biriyle aynı masaya oturmuş olsaydınız, sizin aslında yavru bir kedi kadar zararsız ve bir çiçek kadar narin olduğunuzu fark ederdiniz,” dediğinde duraksadım. “Mavi gözlü bir canavarla çalıştım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O mavi gözlü canavar seni pek eğitememiş öyleyse.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle demeyin,” dedi sinsi bir şekilde gülümseyip, göz ucuyla tekrar dikiz aynasından bana bakarak. “Sizi bile hizaya getirirdi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yeryüzünde beni hizaya getirebilecek bir kadın yok,” dediğimde, “O bir kadın değildi,” dedi tek kaşını kaldırarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir adam da yok,” diyerek bakışlarımı camdan dışarıya çevirdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu onu güldürdü, gülerken sesi genizden ve boğuk geliyordu. Sinirlerimi zıplattığı için, “Ne gülüyorsun?” diye sordum hızla bakışlarımı dikiz aynasına çevirerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nereye gideceğimizi hâlâ söylemediniz, Hazin Hanım,” dedi gözlerini yoldan çekmeden.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Cehennemin dibine,” diye homurdandım ağzımın içinden.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yalnız orası ekstraya giriyor. Ücret işini tekrar konuşmamız gerekebilir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zevzek,” diyerek telefonumu çıkarıp konumu açtım ve ona uzattım. “Al şunu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elini arkaya uzatınca, gözlerim elinin üzerindeki dövmelere dokundu, ardından telefonu avucunun içine bıraktım ve parmaklarım parmaklarına sürtündü. Gözleri dikiz aynasından tekrar gözlerime dokununca, elimi geri çektim, sırtımı koltuğa yaslayıp bakışlarımı ön camdan dışarıya çevirdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir süre sessizce ilerledik, gözlerim tekrar dikiz aynasından ona dokundu. Güneş karşıdan vurduğu için güneşliği indirdi ama gözleri, güneşin ışığı hâlâ çarptığı için şimdi açık bir gök rengindeydi. Mehlikaların malikânesinin olduğu sokağa girene dek konuşmadı, ardından arabayı yavaşlatıp, “Burası sanırım,” dedi ve direksiyona doğru eğilip malikâneye baktı. “İçeri girecek miyim yoksa burada mı bekleyeyim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kokusu çok yakından geliyordu, burnundan verdiği sıcak nefes de doğrudan yüzüme çarpmıştı. Yana doğru kaydığımda, o hâlâ aynı yerde durmuş, sessizce bana bakmaya devam ediyordu. Uzanıp telefonumu aldım, geri çekilip sırtımı koltuğa yasladım. “İstersen biraz dolaş, buradan çıkacağımda sana haber veririm,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Burada beklerim,” dedi sadece.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen bilirsin. Yine de bana telefon numaranı ver, olur da kararını değiştirecek olursan, birbirimizden haberimiz olsun,” dedim ve kilit ekranımı açıp, numarasını vermesi için onun gözlerinin içine baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Birkaç saniye yüzüme baktıktan sonra elini uzattı, bana uzattığı eline, ardından onun gözlerinin içine baktım. Telefonu avucunun içine bırakırken parmaklarımızın temas etmemesine özen gösterdim. Hızlıca numarasını tuşladıktan sonra aramayı başlattı, telefonunun titreyerek çalmaya başladığını duydum, aramayı sonlandırdı ve telefonu bana geri uzattı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Avluya kadar size eşlik edeyim mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Etrafta bir keskin nişancı yok gibi görünüyor,” dediğimde dudağının kenarı alayla yukarı kıvrıldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle mi dersiniz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir an söylediği şeye anlam yükleyemedim, ardından amcamın söylediği şeyi hatırladım ve “Sen keskin nişancıydın değil mi polisken?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ciddi olmadığını iliklerimde hissettiren bir ses tonuyla, “Öyleydim ama endişelenmeyin, vuruşlarım genelde çok isabetli değildir,” dedi, “Asıl bu yüzden endişelenmem gerekmez mi?” diye sorduğumda, “Bilmem,” diye yanıt verdi ve dudağının kenarı yeniden alayla yukarı büküldü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi bir nişancı olmadığını mı söylüyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Belki bir gün deneyimleme şansınız olur,” diyerek önüne dönüp başını önüne eğdi ama bunu gülüşünü saklamak için yaptığını fark edebilmiştim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kimseyi vurdurmak niyetinde değilim, sağ ol,” diyerek kapıya uzandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tam o sırada, “Numaramı kaydetmeyecek misiniz?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Son aramalarda varsın,” dedim. “Ama çok istiyorsan, memnuniyetle kaydederim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Lütfen küstah diye kaydetmeyin ama.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olur.” Kapıyı açıp bacağımı dışarı attım ve dikiz aynasına alayla baktım. “Zevzek diye kaydedeceğim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarını kaldırıp dikiz aynasına pürdikkat baktığında çoktan kendimi dışarı atmıştım. Kapıyı sertçe kapattım, şalımı düzelttim ve gözlerinin camın ardından beni takip ettiğini iliklerimde hissederek ağır adımlarla avlunun kapısına doğru yürümeye başladım. Avlunun kapısının arkasındaki korumalar, beni fark ettikleri anda büyük demir kapının otomatiğine bastılar. Kapı kayarak açılırken omzumun üzerinden Zafer’in cipine doğru baktım. Ön camdan dışarıya, doğrudan olduğum yere bakıyordu. Bir süre ona baktıktan sonra önüme dönüp, avluya doğru bir adım attım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Personeller beni selamladı, avludan geçerken Nahida Hanım, yani malikânenin kıdemli yardımcısı Farsça, “Hazin Hanım, hoş geldiniz,” dedi. Ona gülümsedim, halini hatırını sordum ve birlikte ana salona kadar kısa bir sohbet eşliğinde ilerledik.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika, ana salonda oturmuş kahvesini içiyordu. Beni görünce yerinden fırladı. “Aradım, açmadın dün!” diyerek boynuma atlayıp bana sıkı sıkı sarıldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nahida Hanım, “Ne içersiniz, Hazin Hanım?” diye sorduğunda, kollarımı Mehlika’nın beline dolayıp, “Türk kahvesi var mı?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Elbette,” dedi Nahida. “Orta, değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, teşekkürler Nahida.” Mehlika’dan ayrılıp koltuğa oturdum ve şalımı açıp kenara bıraktım. “Baban evde değil, değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok, ev siz nasıl diyordunuz, aynı kadınlar matinesi gibi bugün,” dedi Mehlika gülerek. “Şal takmana gerek yok.” Oturup ellerini dizlerine koydu. “Korumanla mı geldin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, ejderhayı görmek ister misin?” diye alay ettiğimde yüzü anında düştü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudakları bükülürken, “O suçlu görünümlü adamı mı aldın gerçekten?” diye sordu sitemle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kabanımın iliklerini açıp sıyırırken, “Yok ama kadroda o da var,” dedim. “Amcamın adamı oldu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen kimi seçtin?” Merakla bana bakıyordu. O adamı seçmediğime emindi, hatta seçim şansım bile olmadığını düşünüyor olmalıydı. Hoş, seçim şansım olsa bile onu seçmezdim, yani öyle düşündüğüne emindim. Mehlika’nın imalarından gına gelecek olsa da “Koruma değil de model almaya karar verdim,” dediğimde Mehlika’nın gözleri iri iri açıldı. “Ne? Gözün gönlün açılsın diye sana iyilik ettim işte.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yalancı!” diye bağırdı oturduğu yerden zıplayarak. “Bal gibi de beğendin oğlanı!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzümü buruşturup, “Bağırma,” dedim homurdanarak. “Beğendiğim falan yok. Oğlan Türk çıktı, o yüzden istedim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Türk mü?” Mehlika yavaşça yerine geri oturup bana şaşkın şaşkın baktı. “Türk müymüş?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedim. “Farsça’sı da çok zayıf, hatta neredeyse hiç bilmiyor. Ben de yanımda Türkçe konuşan birini dolaştırmak istiyorum. Yanlış anlama, senin dilini sevmediğimden değil ama kendi dilimi özgürce kullanmayı seviyorum, Meli.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Farsça bilmemesi güzel, onun yanında dedikodusunu yaparız,” diye kıkırdadı Mehlika.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olur, hatta çocuğa Farsça konuşarak asıl istiyorsan,” diye güldüm. “İşe aldırdığıma da pişman oldum zaten. Zevzeğin teki çıktı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika bana şaşkın şaşkın bakıp, “Ne çıktı?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Küstah demek istedim, gıcık biri yani.” Bacak bacak üzerine atıp gözlerimi camdan dışarıya, parlayan güneşe çevirdim. “Kural nedir bilmiyor, ayrıca hadsiz de geldi bana biraz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ama yakışıklı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika’ya gözlerimi devirerek bakıp, “Kuduruk,” dedim ve genişçe sırıttı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Farsça bilmiyorsa, Hazerhan Bey onu nasıl işe kabul etti ki?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Adam eski polismiş,” dedim omuz silkerek. “Amcam dosyasında her ne gördüyse, onun kapasite sahibi olduğunu düşündü.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Amcan polisleri sevmez ki.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Görevi kötüye kullanımdan sepetlemişler,” dediğimde, “Sepetlemek mi?” diye sordu, anlamadığı için güldüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kovulmuş demek istedim. Kovulmuştur herhâlde, tam hakim değilim konuya.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika, “Çocuğu sepete koydular sandım,” dedi saf saf.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Günün ilk gerçek kahkahasını attıktan hemen sonra, “Mehlika alemsin,” dedim başımı iki yana sallayarak. “Ayrıca çocuk deme şu kazık kadar herife.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kaç yaşında ki?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sormadım ama genç görünüyor. Benden olsun olsun birkaç yaş büyüktür.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yirmi yedilerinde var mıdır?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Vardır herhâlde. Yirmi yedi, yirmi sekiz falandır. Polislik geçmişi olmasa daha genç derdim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İnceledin yani,” dedi Mehlika, yüzünde ciğerci sırıtışıyla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi devirerek, “İnceledim Mehlika, alıcı gözüyle süzdüm, her yerine baktım, oldu mu?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yakışıksız kelamlarım karşısında, “Ayyy, edepsiz!” dedi Mehlika yüzünü avuçlarının arasına saklayarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“E sen de istiyorsun ama lafı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nahida Hanım elinde kahve tepsisiyle içeri girince, ikimiz de sus pus olduk. Kahveyi alırken, “Teşekkürler,” diyerek Mehlika’ya döndüm. “Ee sen ne yaptın? İngilizce kursuna başlayacak mısın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika’nın yüzü düştü. “Babamla annem izin veriyor da…” Sustu, gün geçtikçe sertleşen yasaların hayatındaki etkisi Mehlika’yı çok hırpalıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evde özel ders alsan?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Babam da öyle söyledi, çekiniyor dışarıda ders almamdan. Yine de bir eğitmen bulmak pek kolay değil, Hazin. İnsanlar her şeyden ürker oldu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir süre sessiz kaldık, kahvemi içerken, “Ben öğreteyim ister misin?” diye sordum. “Çok iyi olduğum söylenemez ama en azından biraz gelişmene yardımcı olurum, canım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika gülümsedi. “Türkçe’yi de sen öğrettin zaten.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İngilizce’yi de öğretirim, ne olacak sanki? Düşün bunu, istersen belli bir seviyeye kadar ben yardımcı olurum,” dedim. Mehlika heveslenmek istemiyor gibiydi, ne zaman heveslense, istekleri ve arzuları kafasının üzerine tuğla gibi düşüyor, onu altında bırakıyordu. Bazen ona bakınca, kendimi daha şanslı hissediyordum ama sonra kapatıldığım kafesin arkasında beni bekleyen dünyayı düşününce, şükrettiğim halimden dahi tiksiniyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Birkaç saat Mehlika ile kaldım, bana sıkıntılarını anlattı, çözülemeyeceğini bildiğim sıkıntılarını dinlemek canımı sıkıyordu çünkü elimi uzatsam bile onu bu karanlıktan çıkaramayacağımı biliyordum; çünkü ben de aynı karanlığın içinde sıkışıp kalmıştım. Öğle sonuna doğru, Mehlika ile vedalaşıp malikâneden ayrıldım. Hava bir anda bozmuş, gökyüzü gri yağmur bulutlarıyla dolmuştu ama yağış henüz başlamamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Avluda dikilip Zafer’in numarasını rehberime ekledikten hemen sonra ona hızlıca bir mesaj yolladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gönderen: Hazin Gümüş
Alıcı: Zevzek
Çıkış yapıyorum. Kapıda mısın yoksa gelmeni bekleyeyim mi?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Olduğum yerde sallanarak personelin içinde çay içtiği kulübeye doğru baktım. Korumalardan biri beni başıyla selamladı, çok geçmeden telefonuma bir bildirim düştü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gönderen: Zevzek
Alıcı: Hazin Gümüş
Kapıdayım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Korumaları kafamla selamladıktan sonra demir kapının açılmasını bekledim. Demir kapı, otomatiğe basıldığı anda açıldı ve korumalardan biri kafasını kulübeden çıkarıp, Farsça, “Hazin Hanım, kapıdaki araç size mi ait?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başımla onayladım ve görevli plakanın kaydedildiğini söyledikten sonra bana iyi günler diledi. Zafer’in cipi, saatler önce durduğu konumdan milim kaymamış, beni bekliyordu. Hızlı adımlarla araca ilerledim, kapıyı açıp ön koltuğa oturdum. Ön koltuğa oturduğum için şaşırdığını ve omzunun üzerinden bana baktığını hissettim ama aldırış etmedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Telefonunu versene,” dedim emniyet kemerimi bağlarken. “Bir sonraki konumu gireceğim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başta bir sessizlik yaşandı, telefonunu bana uzatmayınca omzumun üzerinden ona baktım ve bu koltukta oturmanın büyük bir yanlış olduğunu fark ettim çünkü çok yakındık. “Verecek misin?” diye sordum donuk bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tabii,” dese de eli telefonuna giderken bir süre oyalandı. Telefonun kilit ekranını açıp bana uzattıktan sonra gözlerini yüzüme dikerek her hareketimi ezbere alıyormuş gibi dikkatle beni izlemeye başladı. Konum uygulamasını açtığım sırada bakışlarının ağırlığı kaşlarımın ortasında bir çukur oluşmasına neden olmuştu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Konumu girdiğim esnada yukarıda bir bildirim belirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Muşta: Tamam, haber et.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerim bir süreliğine belirip ortadan kaybolan mesajda takılıp kalınca, Zafer, “İşiniz bitmedi mi?” diye sordu sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Muşta?” diye sorarak ona doğru bakmamla, gözlerimizin birbirine kenetlenmesi bir oldu. “Ne tuhaf bir isim. İlk kez duyuyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Muşta mı?” diye sordu, sanki ilginç bir şey duymuş gibi kaşlarını kaldırarak. “İsmi yarım göründü sanırım, Mustafa yazıyordu,” dedi dudaklarında alaycı bir gülümseme belirirken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzümü buruşturdum. “Ne gördüğümü biliyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Konumu girdiniz mi?” diye sordu sanki beni ciddiye almıyormuş gibi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mustafa kim?” diye sordum telefonu ona geri uzatırken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Abim,” dedi ve telefonu elimden alıp ekranı kaydırarak odak yaptı. Gelecek bildirimleri durdurduğunu fark edince, özel bir mesaj alabileceği gerçeğini fark edip sessizce önüme döndüm ve arabayı çalıştırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Direksiyonu sıkıca kavradığını fark ettiğimde, bakışlarım parmaklarına odaklandı. Zaten açık renk olan teni, direksiyonu nasıl kavrıyorsa, ölüm beyazına dönmüştü. Konuma göz ucuyla bakarak arabayı hızla sürüyor, tek kelime etmiyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Atölye, Tahran’ın karanlık, ıssız sokaklarından birindeydi. Issız, dar bir sokağa girdiğimizde, konumu takip eden gözleri telefondan ayrıldı; sokağı büyük bir dikkatle, sanki hareket eden en ufak canlıyı bile görebilirmiş gibi süzmeye başladı. İki katlı, dışı tuğla binanın önünde yavaşladığında, “Burası neresi?” diye sordu sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Atölyem.” Şalımı saçlarımdan aşağı sürükleyerek boynuma indirmemle, bakışları hızla bana döndü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şalı çıkarmanız sorun yaratmayacak mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Etrafta insan görüyor musun?” diye sordum soğuk bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni insandan saymadığınız için üzülmeli miyim?” diye alay edince, gözlerim tekrar ona çevrildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Daha önce görmediğin bir şeymiş gibi konuşuyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hafızamı tazelediğiniz için teşekkür ederim,” dedi dirseğini direksiyona yaslayıp, bana doğru dönerek. “Sizle içeri mi geliyorum?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok, bence burada kal Muşta’ya… Pardon, Mustafa abine haber et,” dedim, elim kapıya giderken. “Bekletme abini.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzündeki ifade bir anda alaydan uzak, derin ve neredeyse öfkeli diyebileceğim kadar ağır bir şekle büründü. Gözlerimin içine o kadar uzun baktı ki, sanki gözlerime bakarak kafamın içindeki okuyabilecek gibiydi ama bir yandan da kafamın içine ulaşamıyordu ve bu onu öfkelendiriyordu. Varsayımları düşünmeyi bırakıp kapıyı açtım, dışarının soğuğu aracın içine dolarken, “Selam söyle abine,” dedim, gözleri bir kurşun kadar keskinleşti, bu bana tuhaf bir haz verdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hiçbir şey söylememesi, sadece arabadan inişimi dikkatle izlemesi tuhaftı, her şeye bir cevabı olur sanıyordum ama buna olmadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Muşta’m ismin yeter ya.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Haftaya görüşürüz! (:
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...