09.08.2026
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
🎧: Houda – Ana Hount Aleik
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
9.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
❝ Ç E K İ L E N S İ L A H L A R ❞
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İnsanın kendine kıyma ihtimali, her zaman en kötü günlerin kapısını çalan bir felaket gibi gelmiyordu. Bazen tam aksine, iyi hissettiğin bir günün kıyısında hayatla aranda geçici bir barış imzalanmışken bile orada dururdu. Elini uzatmadığın, uzatmak istemediğin, hatta varlığını düşünmemeye çalıştığın hâlde yerini ezbere bildiğin bir şey gibi tıpkı. Evde girilmeyi unutulmuş bir odanın duvarlarında duran soğuk ağırlık gibi. Kullanılmak için değil de ihtimal olarak var olmak için orada duran, insanın içine dehşet değil, tuhaf ve hastalıklı bir emniyet duygusu bırakan türden bir şeydi. Sanki dibe vurduğunda başvurabileceğin son kapı hep aralıkmış gibi hissettiriyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir seçenek olmaktan çok, karanlık bir teselli gibi. Belki de en korkuncu budur: İnsanın ölümü arzulamaktan ziyade, onun ihtimalinden teselli devşirmeyi öğrenmesi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bundan yıllar önce babama aşık bir kadın vardı, annemin ölümünün ardından kadınlara kendini tamamen kapatan babamın kapısını çalıp duruyor, her defasında reddediliyor yine de her defasında denemekten vazgeçmiyordu. Babamın ölümünün ardından o kadının canına kıydığını öğrenmiştim. Babamın ölümünü kaldıramamış, öyle söylemişti büyüklerim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tabloma eklemem gereken küçük dokunuşlar olduğunu fark edip kaskatı kesilen boynumu esneterek gözlerimi fırçanın ucunda can bulan resme diktim. O kadın aklıma birdenbire düşüvermişti, belki de bu yüzden kendine kıyma düşüncesini bir resme dönüştürmeye karar vermiştim. Portrenin üzerinde ölümü ya da intiharı göremezdiniz, çünkü intihar öyle açık seçik görünmezdi, çürümüş düşüncelerin arasında öylece bir yer bulur ve hayata karışırdı. Bu yüzden polyester ceket giyen bir kadın figürü çizmiş, o kadının yüzündense tenine değen ayrıntıları netleştirmiştim. Her gün üstüne geçirdiğin kıyafetlerin liflerine dahi işlenen bir dürtünün varlığını göstermekti amacım. Sanki tenine değil de yavaşça ruhuna değen bir şeymiş gibi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Telefonum çalmaya başladığında kulağımın içindeki kulaklığa tıkladım ve Mehlika, “Bebeğim!” diye bağırmaya başladı. “Seni özledim, özledim, çok özledim!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Fırçayı kenara bırakıp kış bahçesinin camları arkasında kalan gün batımıyla taçlanmış bahçeye baktım. “Ben de seni özledim,” dedim. “Tahran’da durumlar nasıl?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hiç ölü ve yaralı yok, endişelenme,” demesi beni güldürdü, ağlanacak hâlimize gülmeyi çok uzun zaman önce öğrenmiştik Mehlika’yla. Bazen bir trajedi yaşanırdı, o trajedinin ana kahramanları biz olurduk ve sonra birdenbire sanki yaşananlar bizi yerle bir etmemiş gibi gülüşerek kahve içmeyi teklif ederdik birbirimize. “Yakışıklı badigartın ve sen nasılsınız?” İmalı sorusu kaşlarımı kaldırmama neden oldu ve dün gece yaşananlar birdenbire tüm berraklığıyla zihnime hücum etti. Gözlerimi tabloma indirip derin bir nefes aldım. Mehlika, “Seni kızdırdım mı?” diye sordu sessizliğimden dolayı endişe duyarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır Meluş, tablo yapıyordum ve uzun süredir aynı pozisyonda olduğum için boynum ağrımaya başladı,” diyerek çıplak ayaklarımı üzerinde oturduğum sandalyenin üstüne çektim. Üstüm başım boya olmuş, limon sarısı tişörtümün bir yakası omzumdan aşağı düşmüştü. “Dün Delina’daydım. Hani şu sana bahsettiğim İstanbul’daki elitlerin mekanı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ha?” diye sordu şaşkınlıkla. “İyi de orada tanınmadın mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tanındım,” dedim omuz silkerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hazerhan Bey’in bundan haberi var mı peki? Ay Hazin, birbirinize gireceksiniz!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kendisi gizlilik kararını kaldırdı valla, keyfi bilir, bana hava hoş,” dediğimde Mehlika’nın şaşkınlığının biraz daha arttığını çıkardığı tuhaf sesten anladım. Gülümsedim. Gözlerimi tekrar kış bahçesinin camından dışarı çevirdiğimde onu gördüm. Zafer, üzerinde beyaz bir sporcu atleti, altında siyah kot pantolonuyla bahçenin içinde ilerliyordu. Bakışlarım omzunda hâlâ belirgin olan kurşun izine, ardından dövmelerine, sonra da farkında olmadan kalın pazularına dokundu. Mehlika bir şeyler söyledi ama deveye bakarken onu duyamadım, dünya bir anlığına susmuş gibiydi, ardından kaşlarımı çatarak, “Bir şey mi söyledin?” diye sordum. Bu sırada bahçe duvarının önünde duran Zafer yere doğru eğildi, bahçe hortumunu eline aldı ve arkasına bakıp muhtemelen orada olan birine seslendi ama camlar sesi içeri yalıtmıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Diyorum ki, Delina’ya gideceğini Hazerhan Bey de biliyor muydu? Alooo! Beni duyuyor musun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Duyuyorum,” dedim ama sorusuna bir cevap veremedim çünkü Zafer’in elindeki bahçe hortumunun ucundan aniden su gelmeye başlamış, şiddetle gelen su hortumun kıvrılarak bükülmesine ve Zafer’in göğsünü ıslatmasına neden olmuştu. Zafer’in birkaç küfür savurduğunu dudaklarının aldığı şekilden, çatılan kaşlarının altında öfkeyle bakan gözlerinden anladım. Arkasındaki her kimse ona söyleniyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hazin, hatlarda bir problem mi var?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok, dikkatim dağıldı,” dedim, ardından itirafım beni şaşırttı ve gözlerimi hızla tabloya indirip kaşlarımı daha da sert çattım, alnımın ortası şimdiden acımaya başlamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İnsan yarması, diye geçirdim içimden, ne diye dikkatimi dağıtıyorsun?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir sorun yok değil mi? Bana söylemediğin bir şey varsa sonsuza dek küserim sana.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sallama,” dedim kabaca. “Sen bana üç dakikadan fazla küs kalmazsın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Konuyu değiştirme,” diye söylendi. “Bir şeye mi canın sıkkın senin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok, her şey yolunda. Sadece burada sıkıldım,” dedim. “Aslında İstanbul’a dönünce işimi ne kadar özlediğimi fark ettim. Çalışmak istiyorum, evde boş boş oturup insanlara bir şeyler emretmek değil.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yine badanacılık yapacağını öğrenirse Hazerhan Bey’in kalbine iner,” demesi beni güldürdü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Badanacılık ne salak?” Başımı iki yana salladım. “Sana Türkçe’yi çok yanlış öğrettiğim hissine kapılıyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kıkırdadı. Bir süre daha sohbet ettik, o süre zarfında Zafer hortumla olan savaşını bırakmıştı. Oğuzhan’ın elinde hortumla küçük ağaçları suladığını gördüm, Zafer de yanında dikilmiş bir eli cebinde sigara içiyordu ve hiçbir şey duyamasam da sohbet ettiklerini görebiliyordum. Kış bahçesinin kapısı açılınca dikkatimi o ikiliden uzaklaştırdım. Mısra, elinde bir kupa kahveyle hemen yanımda durdu, eğilip sehpanın üzerine kahvemi bırakırken gülümsedi. “Beyhan Hanım İran’dan gelen kıyafetlerinizin olduğu kutuları diğer odanıza yerleştiriyor, o yüzden kahvenizi benim getirmemi söyledi,” dedi tatlı tatlı. Gözleri tabloma dokununca gözleri büyüdü. “Bunu siz mi yaptınız?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Teşekkürler.” Kupayı iki avucumun içine alarak kahveden bir yudum aldıktan sonra gözlerimi tabloya çevirdim. “Evet, beğendin mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mükemmel görünüyor,” dedi, açıkça hayranlığını ifade ettikten sonra yavaşça eğilip detayları izlemeye başladı. Omzumun üzerinden ona baktığım an doğrulup, “Kusura bakmayın,” diye mırıldandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İnceleyebilirsin,” dedim başımı sallayarak. Yaptığım işin beğenilmesini seviyordum, birinin dikkate alıp onu incelemesi hoşuma gidiyordu. Zaten kimin gitmezdi ki? Gülümseyerek tekrar eğildi, tabloyu incelediği sırada, “Işıklar,” diye mırıldandığını duyup tekrar ona baktım. “Kadının ceketindeki düğmelere yansıyan ışıkları ne kadar gerçekçi yapmışsınız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Detaylar önemli, eserlerimde detayları kullanmayı seviyorum,” dedim. “Senin bir hobin var mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İtalyan mutfağı,” dediğinde bu ikimizi de güldürdü. “Tabii ben işimden para da kazanıyorum. Siz eserlerinizi sergiliyor musunuz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Eskiden sergiliyordum,” dediğimde gözlerime sorguyla baktı. “Gümüş soyadını taşımak bazı bedeller ödemek zorunda kalmak anlamına geliyor,” diyerek tabloma indirdim gözlerimi. “Çok göz önünde bulunmamam gerektiğini zaten anlamışsındır.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İnsanların bu güzellikten mahrum kalması ne acı,” demesi beni şaşırttı, tekrar ona baktım ve bana yumuşak bir gülümsemeyle baktığını gördüm. “Akşam yemeği için benden özel olarak istediğiniz bir şey var mı?” diye sordu depresifleşen havayı dağıtmak istiyor gibi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Teşekkür ederim, özel olarak istediğim bir şey yok.” Önüme dönecekken Mısra’nın gözlerinin camın dışına çevrildiğini fark edip duraksadım. Mavi gözleri saklayamadığı bir dikkatle Zafer’in sırtında dolaştı, uzun uzun ona baktığını fark ettiğimde gözlerim Mısra’nın profiline döndü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zafer ve sen,” dediğimde Mısra irkilerek bakışlarını bana indirdi. “Önceden tanışıyormuşsunuz. Sanırım hepiniz birbirinizi tanıyorsunuz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedi çekingen bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Birbirimizin gözlerine uzun uzun baktık ama ona aklımdan geçen soruyu Zafer’e yönelttiğim kadar kolay yöneltemeyeceğimi hissettim, neden böyle hissetmiştim bilmiyordum, belki de vereceği cevabı duymak istemiyor ya da o cevapla doğrudan ilgilenmiyordum. İlgilenmiyorsam ne diye o cevap hakkında düşünüyor, bu soruyu sormayı kafamda tasarlıyordum? Kaşlarım çatıldı, Mısra geri çekilip kış bahçesinden çıkana kadar kızın arkasından bakmaya devam ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tam önüme döndüğümde ise camın ardından beni izleyen su yeşili gözlerle çarpıştı kahverengi gözlerim. Birbirimize sonsuzluk gibi hissettiren ama sadece birkaç saniye süren baktıktan sonra yerimden kalkıp fırçalarımı toplamaya başladım. Fırçalarımı topladığım sırada gözden kaybolmuştu ama buna aldırış etmemeye çalıştım. Çok geçmeden, elimde şövalem ve fırçalarımla kış bahçesinin kapısına dönüyordum ki cam kapının arkasında durduğunu görüp irkildim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kapıyı açtı ve “Yardıma ihtiyacınız var gibi görünüyor,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kendim hallediyorum, sıkıntı yok.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sıkıntı var.” Bir adımda yanımdaydı, bu kadar büyük bir adım atmasına şaşıramadım bile çünkü bacağı normal bir adamın boyu kadardı. Elimdeki şövaleyi alıp hiç ağırlığı yokmuş gibi sırtını bana dönmeden önce kısaca tabloya baktı. “Yine döktürmüşsünüz ama ışıklarda tutarsızlık var. Sağdan çarpan bir ışık düğmenin o kısmında kırılmaz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Söylediği şey karşısında, “Bana işimi mi öğretmeye çalışıyorsun?” diye sorsam da tabloya bakıp bahsettiği yanlışı kontrol etmeden duramadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne münasebet?” Omzunun üzerinden bana baktı, alaycı gülümsemesi ve oyunbaz gözleri dün gecenin aksine bana ilk kez onu gördüğüm anı hatırlattı. Önüne döndü, kış bahçesinden birlikte çıktık ve merdivenleri çıkarken hiç konuşmadık.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Odamın kapısına geldiğimizde, “Müsaadeniz var mı?” diye sorması beni şaşırtsa da başımla onu onayladım. Odanın kapısını açıp içeri girdi, benim girmem için kapıyı açık bıraktı. Şövaleyi camın yakınlarına bıraktıktan sonra öne doğru eğilip avuç içlerini dizlerine bastırarak tablomu alıcı bir dikkatle izlemeye başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yanlışlık tam olarak nerede?” diye sorarak hemen yanında durdum. Tıpkı onun gibi eğildiğimde kolum koluna sürttü, çıplak omzum çıplak koluna temas ettiğinde saçılan elektriğin sesini benim gibi onun da duyup akımı hissettiğini biliyordum. Yine de bununla ilgili yorum yapmak yerine parmağını tabloya değdirmeden hatların üzerinde gezdiriyor gibi aşağı doğru kaydırdı. “Bak, burası,” dedi dikkatle, “ışık tam olarak şuradan kırılmalı ama sen düğmenin tam ortasına getirmişsin. Işık buradan çarparsa,” diyerek yönü gösterdi, “tam olarak şurada kırılmalı ve yansımalar da bu kısımda toplanmalı. Ayrıca kırmızı bir ışığın yansımaları daha sıcak renklerle resmedilir bu doğru ama ortam gece, üstelik kadının arkasında da soğuk bir atmosfer kullanılmış, bu yüzden ışıltıları daha soğuk renklerle yapmalıydın.” Senli benli konuşması gözüme hiç batmadığından sakince dinlemeye devam ettim. “Biraz mavi belki, turunculuğu kırmak için,” diye mırıldandı, bir elini çenesine götürüp kaşlarını çattı. “Ayrıca saçlara da yoğunlaşılmalı, mesela saç telleri böyle kıvrılıyorsa, ceketin üzerine bu formda düşmezler. Küçük bir ışık oyunuyla bunu değiştirebilirsin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tabloya aynı anda biraz daha sokulduğumuzda omuzlarımız tamamen birbirine yaslandı, tüylerim ürperdi ama söylediklerini kafamın içinde tartarken bu temasa yoğunlaşmamak daha kolaydı. “Bak,” diyerek parmağını ışığın kırıldığı noktadan saça doğru sürükledi. “Saça tam şu açıdan biraz ışık katarsan çok güzel duracak, güven bana.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Parmağımı uzatarak, “Buradan olması gerekmiyor mu?” diye sorduğumda parmaklarımız birbirine temas etti, gözlerimiz aynı anda parmaklarımıza saplandı, ardından yine aynı anda omuzlarımızın üzerinden birbirimize doğru baktık. Yüzlerimizin bu denli yakın olması beklenmedik ve sarsıcıydı, geri çekilecek olursam çok ürkek görünecektim, böyle kalmaya devam edersem de bu yakınlığın sonunun hayra alamet olmadığı hissiyle dolmuştum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Burnunun ucu neredeyse burnuma temas ediyor, verdiği nefesin sıcaklığı dudaklarıma ve çeneme yayılıyordu. Sonunda başımı önüme çevirip, “Bu kadar şeyi nereden biliyorsun?” diye sordum sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben de çizim yapıyordum,” dedi ve ekledi: “Eskiden.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzünün hâlâ bana dönük olduğunu hissetsem de gözlerimi tablodan çekmedim. Çizim yapmayı bırakmış mıydı? Tek kaşımı kaldırıp, “Neden bıraktın?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle gerekti,” demesi net bir cevap değildi ve net olmayan cevaplardan hoşlanmadığım için çatık kaşlarla tekrar ona çevirdim yüzümü. Bir kez daha maruz kaldığım yakınlığımız bu defa daha alışıldık hissettirdi, sanki olması gereken yakınlık buymuş gibi. “Çok meraklısınız ama her sorunun net cevabı olmaz ne yazık ki,” dedi alaycı bir sesle. Ardından doğruldu ve “İyi iş çıkarıyorsunuz, sadece küçük ayrıntılar konusunda bence geliştirilebilir olmaya açık olmalısınız,” dedi. “Yine de sanatınızı beğeniyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Küçümsenmiş hissederek kaşlarımı çattığımda, “Yine de derken?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Keyifli bir gülümsemeyle, “Eleştiri kabul etmelisiniz, büyük sanatçılar böyle yapar,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle mi? O hâlde sen kötü bir sanatçısın, çünkü her konuda eleştiriye kapalıymışsın gibi geliyor,” dediğimde güldü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu ana kadar beni bir zevzek olmam dışında eleştirdiğiniz bir konu oldu mu? Çok iyi silah kullandığımı söyleyip beni öven sizdiniz çünkü.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Eleştirilecek birçok şeyin vardır, bence aklıma bunu sokma çünkü seni her bulduğum fırsatta eleştirmeye başlarım ve emin ol bundan hiç hoşlanmazsın.” Doğrulup tam karşısında dururken kollarımı göğsümün üzerinde topladım ve ona dik dik baktım. “Ama hatalarımı korkusuzca söyleyip bana önerilerde bulunduğun için teşekkür etmem gerek, daha önce bunu yapan olmamıştı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tamamen eleştiriye kapalı tavrınızdan dolayı yapmamış olabilirler,” dedi alayla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ona dik dik bakıp, “Lakayt adam. Bazen öyle sinir bozucu birine dönüşüyorsun ki…” diye homurdanıp sırtımı ona döndüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ee?” Bir adım attı, arkamda yükselen varlığını hissettiğimde kaşlarım sertçe çatılmıştı. “Devamını getirmediniz, lütfen devam edin,” diye mırıldandı, sesindeki o bir parça alay sinirlerimi tepeme toplamaya yetiyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Söyleyecek bir şeyim yok,” dedim. “Çıkabilirsin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bana var gibi geldi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana söyleyecek bir şeyim olmadığını söyledim,” diyerek ona dönmemle eğilip yüzünü yüzüme yaklaştırması bir oldu. Yakınlık karşısında tamamen afalladım, gafil avlanmanın getirdiği öfkeyle bir adım geri çekilip kollarımı bedenime daha sıkı çıkararak, “Çekilebilirsin,” dedim üzerine basa basa.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Elbette,” diyerek beni başıyla selamladı ama bunu yaparken bile insanı çileden çıkaran alayı orada duruyordu. Bakışları yavaşça kapıya kaydı, ardından tekrar bana baktı. “İyi akşamlar, Hazin Hanım.” Daha sonra bilinçli olduğuna yemin edebileceğim şekilde kolunu koluma sürterek yanımdan geçip kapıyı açtı ve defolup gitti. Öfkeyle kapanan kapıya baktığımı hatırlıyorum, ardından bakışlarımı tekrar tabloma çevirdiğimi, onun söylediği eksiklerle yüzleşmek istiyor gibi tablomu izlediğimi…
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Akşam yemeğinde yalnızdım, bu yalnızlığa alışkın olmadığımdan değil ama çevremde sadece Zafer’i bir süredir tanıdığımdan ve diğer herkese yabancı olduğumdan tuhaf hissediyordum. Darya’nın etrafımda pervane gibi dönmesi bazen sinirlerimi bozardı ama gözlerim onu arar olmuştu. Yemekten sonra yumuşak, saten pijamalarımdan birini giyinip kahvemi aldım ve kış bahçesine çıktım. Amcam ile görüntülü konuşacak, çalışmak istediğimi, burada sıkıldığımı, en azından dönene kadar mesleğime geri döneceğimi söyleyecektim. Tepkilerine şimdiden hazırdım, vereceğim karşılıkları bile hazırlamıştım kendi kafamda.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Görüntülü arama başlattıktan sonra bekledim, amcam çok kısa sürede telefonu cevapladı ve ekranda beliren yüzüne bakarken onu özlediğimi fark ettim. Mavi gözleri yumuşak, sarı ışıkların altında gri görünüyordu, sakalları uzamıştı ve yeleğinin göğüs kısmına taktığı gümüş bronşa vuran sıcak renkli ışık bronşu parlatıyordu. Beni gördüğü anda donuk suratına şefkat dolu bir gülümseme yerleşti, konuşmadan önce uzun uzun yüzümü izledi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Güzel yüzlü Gümüşservim, keyfin yerinde mi bakalım?” Motifleri ince el işçiliğinden oluşan kahve fincanını dudaklarına götürüp cevabımı beklerken gözlerini yüzümde dolaştırmaya devam etti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, her şey yolunda. Senin kulağına elbette gelecektir, önce benden duy istedim. Dün gece Delina’daydım,” dedim, ağır bir tepki bekliyordum ama gördüğüm tepki beklenenden farklı oldu. Güldü, ardından, “Sen o cemiyetin insanlarını biraz olsun sevmezsin,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şaşırsam da belli etmedim. “Sadece havayı kokluyordum,” diye mırıldandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ee? Nasıldı? Sevdin mi havanın kokusunu?” Kahvesinden bir yudum daha içtikten sonra dirseğini masasına yasladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Pek benlik değil, hatırladığımdan daha sıkıcıydı,” dediğimde bir kez daha güldü. “Şehram konusunda bir gelişme var mı yoksa sahte barışınızı insanlara sergilemeye devam mı ediyorsunuz?” Sorum yüzünün bir anlığına gerilmesine neden olsa da hızla toparladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anma şu tiksinç herifin adını Hazin, kafasına üç el sıkmadığıma nasıl pişmanım anlatamam. Başlamışım müşterisine,” diye söylendi keyifsizce. “Arsız pezevenk.” Küfrettiği için özür dileyen gözlerle baktı bana. “Merak etme, orada güvendesin. En azından bir süreliğine yerinin neresi olduğunu ona gösterdim. Çok geçmeden şehrine geri dönersin. Şimdi ortadan kaybolmanın nedeni Cezayiri’ymiş gibi görünsün istemiyorum doğrusu. Kısa bir seyahate çıktığını düşünmeleri imajımız açısından daha iyi olacak.” Kahvesinden bir yudum daha içti. “Yeni çalışanlarınla aran nasıl? Sana Darya’yı aratıyor mu o pek güzel kadın?” Beyhan’dan bahsettiğini anlayınca yüzümü buruşturdum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beyhan senin için fazla genç, kart zampara,” dediğimde onunla uzun zamandır bu kadar yakın konuşmadığımı dudaklarına yerleşen özlem dolu tebessümden anladım. Kendi kahvemden bir yudum alırken, “İyiyiz,” dedim, “kuralları zamanla öğrenecekler ama işlerinde oldukça iyiler.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zafer onları iyi yönetiyor,” dedi amcam beklemediğim bir şekilde.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yani bu Zafer’den haber alıyorsun mu demek?” Tek kaşımı kaldırdım. “Amca, o benim adamım. Senin değil.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ser veriyor sır vermiyor,” diyerek ağzına görünmez bir fermuar çekti. “Sadece yeni çalışanlar hakkında konuşurken onları ne kadar iyi yönetebildiğini fark ettim. Eh, sen de onlardan memnunsan bana diyecek pek bir şey kalmamış. Üstelik sanırım birkaçı Zafer’in tanıdığı insanlarmış. Bu iyi, Hazin. Bir yabancıyla devam etmektense görevinin başında ve işinde oldukça iyi birinin güvendiği insanlara yola devam etmek her zaman daha iyi bir hamle olacaktır.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer konusunu kapatma isteğiyle, “Asrın Cambaz’la karşılaştım Delina’da,” dedim, amcam kulaklarını kabartmış, birden dikkat kesilmişti. “Hiç öyle bakma, yaptığın densizliği unutmadım daha,” diye söylendim. “Üstelik İstanbul’un gece hayatına bu dedikoduyu nasıl servis ettirirsin? Gelen geçen bana o herifle nişanlanıp nişanlanmayacağımı sordu. Tabii bir de senin fanlarınla uğraştım gece boyunca, bu da var.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Konuşmadınız mı hiç?” Sorusu beni sinirlendirdi, gözlerimi devirdiğimde tekrar güldü. “Sinirlenme hemen, çocukken de böyleydin, hemen sinirleniyordun, bebeklerinin saçlarını yolup duvarları boyardın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Onunla aramda hiçbir şey olmayacak amca,” dedim sertçe.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Orasını Allah bilir,” diyen amcama dik dik baktım. “Tamam, madem şu an biriyle izdivaç düşünmüyorsun, bu konuyu bir süreliğine rafa kaldırırız öyleyse.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu senin değil, benim verebileceğim bir karar.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İpsiz sapsız biriyle evlenecek değilsin ya canım,” dedi amcam omuz silkerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen almayacaksın koynuna, ben alacağım,” dediğimde bir anda bakışları sertleşti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne yakışıksız laflar bunlar,” diye söylendi. “Neyse kapatalım şu konuyu, damarımı attırdın saniyesinde.” Kahvesinden bir yudum daha içerken yeni bombayı patlatmaya hazırlanarak sırıttım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir şey söyleyeceğim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Söyle bakalım başımın güzel belası.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hazır İstanbul’dayken işimin başına döneyim diyorum,” diyerek kahve kupasını şerefe dercesine kaldırıp ekrana tıklattım. Amcamın donuk yüzünü kahve kupasının arkasından gördüğümde neredeyse gülecektim. “Hım? İnternet mi kesildi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne işi Allasen? Duvar boyamak ne zamandan beri iş?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Öfkemi bastırarak gülümsedim. “Adam vurmaktan daha etik bir iş.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcam gözlerini devirdi, dikenli kişiliğimden hoşlanmadığını gösterdiği nadir anlardan biriydi. “Saçmalama Hazin, sosyeteye de döndüğünü bir güzel duyurmuşsun. Sağda solda duvar boyayan kıza çıkacak adın yine.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mafyanın yeğenine çıkması sorun olmayan adımın boyacıya çıkması beni pek de yaralamadı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mafya mı?” Amcam telefona yaklaştı. “Ben miymişim mafya? Şekerim ben kaç tane şirket yönetiyorum biliyor musun? Yaptığım mesleği gayet iyi biliyorsun. İş adamıyım ben.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, ilaç ihracatı,” diyerek gözlerimi devirdim. “Nedense ilaçlarını da hiç göremedim kurşunlarına bakmaktan.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin canın çalışmak istiyor, rahat sırtına diken gibi battı, doğru mu anlıyorum?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gayet,” dedim çat diye.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ya? Demek öyle?” Kollarını göğsünün üzerinde toparlayıp ekrana dik dik baktı. “Tamam o hâlde sana ilk işini bizzat ben veriyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Adam mı vuracağım?” diye dalga geçtim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu daha önce yaptın zaten,” diyerek karşı atak yaptı alayla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, senin yüzündendi.” Kahvemi höpürdettiğim için bana kötü kötü baktı. “Ama merak ettim, neymiş bana vereceğin iş?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcam bir süre sessiz kaldı, kafasında bir şeyi tartıyormuş gibi görünüyordu. Sonunda sert bir nefes vererek, “Bir ödeme almanı istiyorum,” dedi, duraksadım, tek kaşım anında havaya kalktı. “Naklin oraya ulaşmasına henüz bir hafta var, tırlar yola çıktı sayılır ama ödemeyi önden alacağım. Bir müşterimi ağırlayacak, ödemeyi elden alacaksın. Keş ya da çek şeklinde ödeme yapılacaktı sanırım.” Kahveden bir yudum daha içti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben kendi işimi yapmak istiyorum,” diye bastırdım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben de önce senin benim işimi nasıl yapacağını görmek istiyorum,” dedi amcam omuzlarını kaldırıp indirerek. “Eğer başarılı olursan sonra istediğini yaparsın. Yoksa başarılı olamayacağını mı düşünüyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni bu şekilde gaza getirebileceğini mi sanıyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gelmedin mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi kıstım. “Çocuk oyuncağı bu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Müşterilerim aynı zamanda önemli misafirlerimdir, onların memnun kalması demek bir sonraki alışverişin çok daha iyi geçmesi ve devamlılık kazanması manası taşır. Bu yüzden çocuk oyuncağı olarak gördüğün işi eline yüzüne bulaştırma ihtimalini düşün,” dedi amcam meydan okur gibi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evde mi ağırlayacağım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır,” dedi. “Rıza Bey’in otelinde ağırlamanı istiyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Efendim?” Kahkaha attım. “Çöpçatanlık numaraların bir işe yaramayacak farkındasın değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır, sadece müşterilerimi eve davet etmek huyum değildir, bunu ne çabuk unuttun? Ayrıca amcana çöpçatan demek de hiç hoş değil, ağzına yakışmıyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Peki,” dedim hırsla. “Bu işi kusursuz halledeceğim ama senden izin koparmak için değil, çünkü izin vermesen de ben burada olduğum süre boyunca işimi yapacağım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hadi bakalım,” dedi keyifle, daha sonra bana nakliyattan bahsetmeye başladı. İki gün sonra müşterileri Luxeria’da ağırlamam gerektiğinin altını çizmiş, sonrasında nakliyat hakkında konuşmaya başlamıştı. Tırlar sorun çıkarmış, öyle söylüyordu, üstelik Türkiye’de yağmalanma durumundan endişe duyduğu için sevkiyatın kendisi tarafından değil, başka bir isim tarafından yapılacağını, belgelerde kendi adının geçmeyeceğini söylemişti. Bu özellikle yurt dışına sevkiyat yaptığında sık sık kullandığı bir metottu, sanıyorum ki rakiplerinin saldırılarından bu şekilde korunuyordu. Uzun süren sohbetimizin sonunda aramayı bitirip bana kitlediği iş hakkında düşünmemeye çalışarak bir süre kış bahçesinde oturmaya devam ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir sigara içmek için bahçeye çıktım sonra, sigaramı dudaklarımın arasına dengeleyip yaktıktan sonra serin ama nemli hissettiren gecenin kokusunu içime çektim. Sigarayı tuttuğum elimin dirseğini diğer elimle sabitlemiş karanlığın içinde uzanan bahçeyi izlediğim sırada birinin öksürdüğünü duydum. Bakışlarım omzumun üzerinden sesin geldiği yöne kaydı, odunluk olarak kullanılan küçük kulübenin kapısı açıldı ve Kerim dışarı çıktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi geceler Hazin Hanım,” dedi kapıyı arkasından kapatırken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne yapıyorsun sen orada?” diye sordum şaşkınlıkla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gece devriyesi,” demesi beni şaşırttı. “Şaka yapıyorum, sadece işime yarar bir şey bulabilir miyim diye bakıyordum. Bahçe vanalarında bir problem var gibi, onu tamir edecektim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu senin işin değil,” dedim kaşlarımı kaldırarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olabilir ama ben kendime iş çıkarmaya bayılırım.” Gülümsedi ve bana doğru yürümeye başladı. “Odanızın ışığı kapalı olduğundan çoktan uyumuşsunuzdur diye düşünmüştüm.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Odamı mı röntgenliyordun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Güldü, bu gerçek bir kahkahaydı. “Hayır ama güvenliğiniz söz konusu olunca ara sıra bakmak gerek, değil mi?” Ellerini birbirine vurarak silkeledi. “Keşke Yener buralarda olsaydı, küçük yerlere onu sokup aradığımızı buldurmak daha kolay oluyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yener ismini ikinci kez duyuyorum, çok mu kısa bu adam Allah aşkına?” diye sordum. “Zafer de onunla ilgili buna benzer bir şeyler söylemişti.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kerim sırıtarak, “Herhalde bir doksan bir, bir doksan iki boylarındadır,” dediğinde ağzım açık kaldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ufak tefek betimlediğiniz adamın boyu karşısında şaşkınlığımı gizlemek epey zor, kusura bakma,” dedim bana tuhaf tuhaf baktığını görünce. “Sizin arkadaş çevreniz hep böyle NBA oyuncularından mı oluşuyor sahiden?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yener’i kadroya almazlardı,” diye bir şaka yapınca gülmeden edemedim, Kerim de bana eşlik etti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Belli ki yalnız kalmak istiyorsunuz, ben bu huzurlu anı bozmayayım. İyi geceler dilerim Hazin Hanım,” diyerek yanımdan geçip eve doğru yürümeye başladı. Kerim içeri girdikten sonra sessizlik bir dalga gibi büyüdü, çok geçmeden o sessizliği bahçedeki ağaçları ve otları yerinden oynatan rüzgârın uğultusu aldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sigaramı bitirir bitirmez söndürüp biraz turlamaya karar verdim. Bahçede sessiz sessiz dolaşıp rüzgarın sesini dinlediğim sırada kulağıma yabancı bir ses dokundu, daha sonra bu sesin aslında yabancı olmadığını, Mısra’ya ait olduğunu fark ettim. Havuzun olduğu yönden geldiğinden emin olduğum sese doğru yürürken konuşmaları anlamaya çalışıyordum ama çok net değildi, kelimeleri seçemiyordum. Havuzu önüne alan yüksek süs ağaçlarının önünde durup havuzun olduğu köşeye bakınca kaşlarım anında havaya kalktı. Zafer şezlongda oturmuş sigarasını içiyordu, Mısra ayaktaydı ve hemen önünde duruyor, kollarını bedenine sarmış kıkırdayarak konuşuyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anlat Allah aşkına,” dedi Mısra kıkırtılarının arasından. “Muşta buna nasıl tepki verdi? Onu görmeyeli neredeyse üç yıl olacak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ah. Demek erkek kardeşleri dışında abisine Muşta diyebilen biri daha vardı. Oysa bunu kardeşleri dışında kimsenin yapmamasını istediğini söylediğini çok net hatırlıyordum. Bir adım geri çekildim, tam sırtımı dönüp oradan uzaklaşacaktım ki, “Mısra, kafam hiç kaldırmıyor,” dedi buz gibi bir sesle Zafer. Tekrar o yöne baktığımda Mısra’nın kıkırtılarının sustuğunu, omuzlarının düştüğünü gördüm. “Bir sigara keyfim vardı saniyesinde iki paralık ettin.” Kıza karşı olan soğuk tavrı bilinçli değil gibiydi, sanki duvarın arkasında tanıdığı birine bile yer yokmuş gibiydi; uzaktı ama bunu isteyerek yapmadığına emindim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kusura bakma Zafer,” dedi Mısra birden ciddileşerek. “İnsan gibi diyalog kurabiliriz diye düşünmüştüm ama sen her zamanki sensin işte.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İşini yap ve benimle diyalog kurma o zaman,” dedi Zafer umursamazca, bunu karşısındakini kırmak için değil de daha çok gerçekten diyalog kurmak istemediğinden söylüyordu sanki.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mısra başını iki yana sallayıp, “Neden böylesin?” diye sordu sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nasılım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Böyle,” dedi Mısra ve bir adım atıp Zafer’e doğru eğildi. “Bana karşı hep böylesin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne saçmalıyorsun gece gece sen Allah aşkına ya?” Zafer geriye yaslanırken sigarasını dudaklarına götürmüş olmalıydı, sırtı dönüktü ama hareketlerini görebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi,” dedi Mısra öfkelenerek. “Ne hâlin varsa gör o zaman.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olur.” Zafer başını salladı, bu da alay dolu değildi, bıkkıntı gibiydi daha çok. Mısra ise bu duruma tamamen öfkelenmiş, belki kırılmış, epeyce de bozulmuştu. Sırtını Zafer’e dönüp söylenerek uzaklaştığını gördüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İstediğinizi alamayınca canavara dönüşmenizden de sıkıldım sizin,” diye söylendi Zafer kendi kendine. Ne demek istediğini anlayamadım, kimlerden bahsettiğini çözmek zordu ama içimden bir ses, genel olarak kadınlardan bahsettiğini fısıldıyordu. Bunun hakkında çok düşünmek istemediğimden yavaşça oradan uzaklaşmak için sırtımı döndüm. Tam o an bir kıpırtı sesi duydum, çok geçmeden Zafer, “Kim var orada?” diye sordu tetikte bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Saklanma ihtiyacıyla süs ağaçlarının arkasına sindim, ne diye saklanıyorsam diye düşünmeye fırsatım kalmadı. Zafer hızla yerinden kalktı, sadece birkaç saniye sonrasında onun hızla olduğum yöne geldiğini gördüm. Bir adım geri gittim, binanın duvarına yaslanarak geceye karışma düşüncesi mantıklı geldi. Saçmalığın daniskasıydı. Yine de panikle bunu yaptım, duvara yaklaşıp gölgelerin içinde hızla koşmaya başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir el beni bileğimden yakalayıp sırtımı duvara yaslamadan önce dudaklarımın arasından kısık bir inilti çıktığını hatırlıyorum. Çok geçmeden Zafer’in büyük bedeni üzerime bir gölge gibi kapandı. Kafamı kaldırıp iri gözlerle ona baktığımda onun da aynı şekilde iri gözlerle bana baktığını gördüm. Birbirimize yaslanan bakışlarımız, Zafer’in, “Banu,” diye fısıldadığı ana dek saniyelerce birbirine yaslı kaldı. “Ne arıyorsun sen burada?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nefesimi zar zor dışarı bırakırken hissettiğim paniği saklamaya çalışarak, “Ne demek ne arıyorsun? Burası benim evim!” dedim sertçe. Zafer, söylediğim şey karşısında duraksadı ama beni bırakmadı, onun tutuşundan kurtulup kaçmaya çalıştım, buna da mani oldu. Ellerimi beklemediği bir anda göğsüne yerleştirdim, avucumun altındaki soğuk kas kütlesini tişörtünün soğuk kumaşına rağmen hissettiğimde gözlerimiz birbirine daha derin bir şekilde tutundu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Orada durmuş ne yapıyordunuz?” diye sordu gözlerini yüzümde dolaştırmaya devam ederken, ellerimin göğsünde asılı kalması umurunda değil gibiydi. Ellerimi geri çekmeden onu hafifçe itmeye çalıştım ama yerinden bir milim kaymadı, bu beni şok etti. Onun güçlü olduğunun farkındaydım ama onu yerinden oynatamayacak kadar güçsüz olduğumu hiç düşünmemiştim. “Beni mi izliyordunuz?” Sorusu gözlerimin irice açılmasına neden oldu, dehşeti gizlemeden gözlerinin içine şaşkınlıkla baktığımda dudağının kenarında hayalle gerçek arasında sıkışmış alaycı bir tebessüm görür gibi oldum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne diye seni izleyecekmişim?” Sorum kulağıma neredeyse beni bile inandıramayacak kadar tuhaf gelince duraksadım. Amacım onu izlemek değildi, sadece sesin kaynağına doğru yürürken bulmuştum kendimi ama ona bir açıklama borçlu değildim. “Saçma çıkarımlara varma, Mısra’nın sesi bahçede yankı yapıyordu, o yüzden geldim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ve karanlıkta gizlenip bizi mi dinlediniz?” Sorusunun hemen arkasından tek kaşını havaya kaldırması ellerimi göğsüne daha sert bastırmama neden oldu. Sorusuna bir cevap aramayı bırakarak gözlerini yüzümden çekti, göğsüne bastırdığım ellerime indirip uzun uzun izledikten sonra tekrardan gözlerimin içine baktı. “Yoksa arkanızdan bir iş karıştırdığıma dair şüpheleriniz mi var? Anlaştığımızı düşünüyordum,” dedi donuk bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Böyle düşünmesi daha güvenli geldiğinden hiç düşünmeden, “Eşeğimi sağlam kazığa bağlıyordum diyelim,” diye homurdandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ama hiç hoş değil.” Ellerini ellerimin üzerine kapatmasıyla göğsü ile avucu arasında kalan ellerim karıncalanmaya başladı. “Hiç yakıştıramadım doğrusu. Gerçi Mısra ile konuşup yemeklerinize biraz sakinleştirici koymayı düşünmedim diyemem, belki böylece daha az saldırgan olurdunuz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu ne c-”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu ne cüret, değil mi?” diye tamamladı cümlemi. “Sizi karanlığa gizlenip dinleseydim yine bu cümleyi kurardınız, eminim. Bu ne cüret? Diye sorardınız.” Bunu daha çok bana soran oymuş gibi geldi kulağıma, kaşlarım öyle sert çatıldı ki alnımın ortasında toplanan ağrının şakaklarıma kadar hızla patlayıp yayıldığını hissettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ellerimi geri çekmeye çalıştım ama bırakmadı, kafamı kaldırıp ona öfkeyle bakarken, “Bu tavrının bir bedeli olur, bunu unutma,” diye tehdit ettim onu. “Hangi hakla beni bu şekilde sıkıştırıyorsun sen?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bahçeye giren bir yabancı da olabilirdi, birkaç dakika öncesine kadar varlığınızın bir tehlike olabileceğini düşündüm, bu yüzden bir tehlikeye nasıl yaklaşıyorsam size de öyle yaklaşmak zorunda kaldım.” Dümdüz bir sesle kurduğu cümle karşısında ellerimi sertçe geri çekip omzuna vurarak onu geriye doğru ittirdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ama gördüğün gibi tehlike değilim, patronunum,” dedim üzerine basa basa.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ellerini havaya kaldırırken, “Bu kadar gerileceğinizi kim tahmin edebilirdi ki?” diye sordu, sesindeki alay mıydı yoksa buzdan bir duvarın arkasında durmuş öylesine mi konuşuyordu hiç anlayamadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Herhalde tehlikeli bulduğun herkesi duvara yaslayıp üzerine gölge gibi kapanıyorsun,” dedim dişlerimin arasından.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudakları yukarı kıvrıldı. “Elbette öyle yapmıyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ya?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, genelde silahımı alınlarının ortasına, şakaklarına ya da çenelerinin altına yaslarım. Siz bir muammasınız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yanından geçecektim ki bir şey beni durdurdu, çenemi havaya dikip ilerideki karanlığı izlerken, “Bir iş aldım,” dedim, bunun devamında söyleyeceğim şeyi hiç beklemiyor olduğunu omzumun üzerinden yüzüne baktığımda fark etmiştim. “Amcamın bir müşterisinden ödeme alacağım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Birden bana doğru bir adım atarak, “Ödeme mi alacaksınız? Kimden?” diye sordu merakla, merakı karşısında kaşlarım anında çatıldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Müşteriden dedim ya, ismini bilmiyorum.” Onu süzdüm, dikkatle bana bakmaya devam ediyordu, bu konu ilgisini epeyce çekmiş gibiydi ama bana göstermemek adına yüzüne sabit bir ifade yerleştirmişti. Yine de gecenin içinde ateşböceği gibi parlayan gözlerindeki o merakı gördüğüme yemin edebilirdim. “Luxeria Otel’de ağırlayacağız müşterilerimizi. Her şeyin kusursuz olmasını istiyorum. Bu konuyu Beyhan’a söyle, sabah detayları kış bahçesinde konuşacağız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İlaç sektöründen bilindik bir isim mi müşteriniz?” Sorusu karşısında duraksadım, ardından omuz silktim. “Sana bilmediğimi söyledim,” dedim. “Detaylar benimle paylaşıldığında öğrenirsin. İyi geceler.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tam arkamı dönüp ondan uzaklaşacaktım ki, “Banu,” diyerek beni durdurdu. Banu dememesini söylemek için ona döndüm ama gözlerinde gördüğüm o durgun ifade beni bunu söylemekten alıkoydu. “Daha önce hiç böyle bir iş yaptın mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hım? Amcamın işlerini mi soruyorsun yoksa normalde çalışıp çalışmadığımdan mı? Eğer sorduğun normal çalışmaksa, daha önceleri çalışıyordum ama amcamın pek de onaylamadığı bir işti.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır, bahsettiğim, amcanızın işi. İlaç sektörü. Bu sektörde daha önce çalıştınız mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır, amcam beni şirket işlerine bulaştırmaz,” dediğimde gözlerini yüzümde dolaştırdı ama bir şey söylemedi. “Bu bir ilk ve kendi yüzümü kara çıkarmamam gerek.” Tekrar ona baktım, büyük bir dikkatle, bir şey söyleyip söylemeyeceğini merak ederek ama Zafer yine sessizdi. “Başka söyleyecek bir şeyin var mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerini yüzümden çekmeden, “Şimdilik soracaklarım bu kadardı,” dedi, bu bana soracağı başka şeylerin de olacağına dair verdiği bir ön bilgi miydi yoksa öylesine kurduğu bir cümle miydi o gece bunu bilmiyordum. Sırtımı ona dönüp eve doğru yürümeye başladığım esnada bir kez daha, “Hazin,” dedi ve birkaç saniye gecikmeli olarak adımın yanına ekledi: “Hanım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet?” Ona bakmadan, önümdeki karanlığı izleyerek cevap vermiştim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Pijamalarınıza bayıldım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Durup gözlerimi saten pijama takımıma indirdim, ardından bakışlarım ayaklarımdaki tüylü ev terliklerine dokundu ve bahçede ev terliğiyle dolaştığımı tam da o an fark ettim. Tam ona doğru dönecektim ki “Ama üzeriniz çok ince, esmer boynunuz soğuktan kızarmaya başlamış, aynı zamanda küçük kulaklarınız da öyle. Üzerinize bir şey almadan dışarı çıkmamanızda fayda var.” Kaşlarımı çatarak bakışlarımı önümde tutmaya çabaladım, ona bakmak istemiyordum, şu an değil. “İyi geceler.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana da,” diyerek hızlı adımlarla eve doğru yürümeye başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Önümüzdeki iki gün boyunca Otel Luxeria’nın yönetici biriminde çalışan Ersan Bey ile sürekli telefonda irtibat halindeydik. Ona kusursuz bir karşılama için fikirlerimi veriyor, çok önemsemesem de onun da fikirlerini dinliyordum. Buluşma saatinden, buluşacağımız kata, servis edilecek yemeklerden, içeceklere kadar her şeyin üzerinden detaylıca geçmiştim. O gece giyeceğim kıyafetten, saçımı nasıl yapacağıma kadar her şeyi planlamıştım. Plan yapmayı seviyordum, Mehlika bunun sebebinin Başak burcu olmam olduğunu söylerdi eskiden, astrolojiye çok da inanmayan biri olsam da sanki söyledikleriyle ilgileniyormuş gibi ciddi bir ifadeyle onun engin gökyüzü bilgilerini dinlerdim. Bazen sıkılırdım ama asla sözünü bölmez, hevesini kursağına dizmezdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beyhan konukların listesini almıştı, üç kişi geleceklerini ve onlara eskortluk edecek yakın korumaları olacağından söz ettiğimde elindeki not defteriyle yüzümü izliyordu. Ödemenin ardından onları hemen göndermiş gibi olmamak için gecenin devamını bara inerek geçirebileceğimizden, onlara içki ikramları yapılırken şirketleri hakkında sohbet kurabileceğimden bahsetmiştim. Beyhan’ın çok kısa bir süre yüzüme baktıktan sonra, “Sanırım ilk kez amcanızın işiyle siz ilgileneceksiniz,” dediğini hatırlıyorum, çok mu belli etmiştim yoksa kafasında başka bir fikir mi dolaşıyordu bunu o an için anlamak benim gibi biri için bile oldukça zordu. Sanki Beyhan bu sektörle ve amcamın işleriyle ilgili pek bilgi sahibi olmadığımı görmüş, bunu beni incitmeden sormanın bir yolunu aramış, sonra da bu cümleyi ortaya bırakmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi kış bahçesinin camından dışarı çevirirken, “Çok mu belli ettim?” diye sorduğumda güldüğünü duydum. Darya olsa aksini savunur, beni rahatlatmaya çalışırdı ama Beyhan daha çok bir arkadaşımmış gibi tepkiler veriyordu. Dahası bundan pek rahatsızlık da duymuyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aslında oldukça iyi ilerliyorsunuz,” dedi kısaca.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O hâlde neden böyle bir düşünceye kapıldığını sormak isterim, Beyhan.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Uzun uzun yüzüme baktı, sonra da “Hakkında hiç bilgi sahibi olmadığınız insanlar için oldukça sıkı çalışıyorsunuz. Beğendirme çabanız bu işin sizin için ilk olduğunu onaylar cinsten. Hepsi bu,” dedi saygıyla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elindeki listeye bakmak için öne doğru eğildiğimde uzun saçlarım kağıdın üzerine sürtündü. Saçımı kulağımın arkasına iterek, “Çok mu abarttım sahiden?” diye sordum. Zengin bir herifin iş bilmez yeğeni gibi görünmek istemiyordum ilk kez tanışacağım yabancı dört adama.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beyhan gülümseyerek, “Bence ödeme tamamlandıktan sonra içki içmek için bara götürülmeleri yersiz, bir ağırlığınız olmalı sizin, onları her zamanki Hazin Gümüş tavrınızla uğurlayabilirsiniz,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi söyledin.” Doğrulup kollarımı göğsümün üzerinde bağladım. “Bazen karşımda Darya duruyormuş gibi hissettiriyorsun ama o senin kadar açık sözlü konuşmaz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benim de açık sözlü konuşmamdan rahatsızsanız, bunu törpülerim,” dediğinde başımı iki yana salladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şimdilik bundan hoşlanıyorum, yarın ne olacağını bilemeyiz tabii,” diyerek sırtımı ona döndüm. “Akşam için hazırlanacağım, yardımların için teşekkür ederim Beyhan.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu benim görevim,” dediğini duydum ama karşılık vermedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hızla üst kata çıktım, uzun uzun duş aldım ve uzun uzun saçlarımı kurutup yoğun şekilde kırmızı çiçeklerin kokusunu taşıyan bir yağ ile saçlarıma bakım yaptım. Bugün jilet gibi keskin bir fön çekecektim ve yine üzerimde jilet taşıyormuşum gibi hissettirecek inci beyazı kalem bir elbise giyecektim. Göz makyajım siyah ile grinin tonlarında ağırdı, dudaklarım yine hafif, elmacıklarım belirgindi ve işte bu kadardı; genelde hep koyu renkleri tercih ettiğim gözlerim makyajım bittiği anda aynanın yüzeyinde bir bıçak gibi parlamıştı. Parlak vücut spreyiyle omuzlarımı, boynumu, bacaklarımı parlattıktan sonra ellerimi sabunladım, beyaza boyanmış tırnaklarımın içinde kalan parıltıları özenle suya tutup çitileyerek çıkardım. Yüksek topuklularımın üzerinde mücevher kutularımı karıştırdığım sırada gri mücevher kutusu dikkatimi çekti, kutuyu açtım ve Zafer’in bana geçen gece verdiği kurşunu gördüm. Bu kurşunu kutunun içine bırakırken yüzümde olan sakin ifadenin aksine şimdi düşüncelere dalmış gibi görünüyor olmalıydım. Söylediği her şey zihnimde kendini tekrar etti, onun sesiyle, onun gözleriyle, onun kelimeleriyle ve onun kokusuyla. Sarsıcı bir şekilde gerçekçi, ön görülemez şekilde ani, önlenemez şekilde akılda kalıcıydı. Kapağı sertçe kapattıktan sonra kıyafetime uygun takıları buldum ve hazırlığımı tamamladıktan sonra parfümümle adeta banyo yaptım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Odadan çıktığımda parfümümün akılda kalıcı kokusu da beni takip ederek koridora yayıldı. Küçük çantamın içine kartlığımı ve telefonumu koyduktan sonra basamakları inmeye başladım. Çıkış kapısının önünde duran Mısra’yı görünce yine Zafer ile lafladığı düşüncesine kapılmıştım ama holü geçip kapının önüne vardığımda konuştuğu kişinin Zafer değil, Kerim olduğunu gördüm. Bakışlarım Kerim’in önünde durduğu siyah Range Rover ile Kerim arasında gidip geldiği sırada Mısra bir adım geri çekilerek beni selamladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hazırsanız yola koyulalım,” diyen Kerim’e uzun uzun baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zafer nerede?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Otele geçti,” demesi kaşlarımı kaldırmama neden oldu. “Güvenlik açısından otelde olması daha iyi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden bundan en son benim haberim oluyor?” Sorum havada keskin bir bıçak gibi asılı kaldı. Mısra’nın yüzümde dolaşan bakışlarını hissedebiliyordum ama bakışlarına karşılık vermedim, gözlerim doğrudan Kerim’deydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hazırlanıyordunuz, sizi rahatsız etmek istememiştir,” diye söze girdi Mısra. Birden, “Sana değil, Kerim’e sordum,” dedim sertçe. Mısra’nın gözleri Kerim’e çevrildi, ardından dudaklarına kilit vurulmuş gibi sessizliğe gömüldü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu kendisine sorun o hâlde, bana bilgi böyle verildi, efendim,” dedi Kerim benim öfkemin aksine oldukça sakin, profesyonel bir tavırla. Arabanın arka kapısını açtı ve “Gidiyor muyuz?” diye sordu. Olaylara yaklaşım biçimi tam da amcamın seveceği türden bir adamdı Kerim. Ona uyuz olmuş gibi baksam da açtığı kapıya yönelmeden edemedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bakışlarım tek bir anlığına Mısra’ya dokundu. Kızı terslediğim için duyduğum vicdan azabıyla, “Zafer yüzünden sana bağırdığım için ona ekstra baş belası olacağım bugün, Mısra,” dedim donuk sesime rağmen onu neşelendirmek ister gibi. Mısra’nın dudaklarına hızla yayılan gülümsemeyi gördüğümde içim rahatladı, başıyla beni selamlayarak, “Lütfen canına okuyun,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kerim dedikoduyu kesmemizi istiyormuş gibi kapıyı kapatınca kaşlarım çatıldı ve sürücü koltuğunda Aytekin’in oturduğunu gördüm. Dikiz aynasından sakin kara gözleriyle beni izliyordu, ona baktığımı görünce çenesini indirip kaldırdı ama tek kelime etmedi. Zaten bu tuhaf depresif herif genelde hiç tepki vermiyordu, ses tonunu bile hatırlamıyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kerim de ön yolcu koltuğuna oturup kapıyı kapattıktan sonra, “Başlıyoruz,” dedi gereksiz bir neşeyle. Aytekin de ben de ona tuhaf tuhaf baktık. Kerim ellerini kaldırıp, “Yihuu?” dedi sorar gibi kısık bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin’e, “Aranızdaki yaşça en büyük adamın bu olduğuna emin misiniz?” diye sordum gözlerimi dikiz aynasına çevirerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin, “Ne yazık ki,” dediğinde gülmemek için gözlerimi önüme indirdim, Kerim ise duyduğu karşısında şoka uğramış gibi bir bana bir Aytekin’e bakmaya devam ediyordu. Malikanenin uzun bahçesinden çıkıp ağaçlarla çevrili yolda ilerlemeye başladığımızda telefonumu çıkarıp Zafer’e bir mesaj attım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gönderen: Hazin Gümüş
Alıcı: Zevzek
Arkadaşların emirleri benden değil, senden alıyorlar öyle mi?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi telefona diktiğim sırada Kerim sakince, “Amcanız hangi firmanın ceosu acaba?” diye sordu ve kafamı kaldırıp dalgın gözlerle Kerim’in ensesine baktım, soruyu bana sormasına rağmen gözleri önümüzde akıp giden yoldaydı. Aytekin’in koyu bakışları dikiz aynasından bana dokundu, arkadaşının sorduğu sorunun cevabını onun da merak ettiğini fark ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Uluslararası arenada olduğumuz için pazarda Silver adıyla aktifiz,” dedim. “Ünlü bir ilaç firması esasında. Daha önce hiç duymadın mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Daha önce ilaç sevkiyatlarında da çalıştım ama Silver adıyla taşınan bir tıra denk gelmedim,” dedi Kerim omuz silkerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çok fazla rakibimiz olduğu için firmamızın ismiyle değil, başka isimlerle taşıma yapıyoruz. Daha önce amcamın tırlarından birkaçı yağmalanmıştı.” Telefonuma bakmaya devam ettim, Zafer hâlâ cevap yazmamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kerim şaşırmış gibi kaşlarını kaldırarak omzunun üzerinden bana baktı. “İlk kez böyle bir politika izlendiğini duyuyorum, amcanızın ciddi rakipleri olmalı öyleyse,” dedi. “Pazarda herkes kendi kimliği ve markasıyla var olur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Güvenlik nedeniyle sevkiyat gerçekleşene kadar Silver’a ait olduğu kimselerce bilinmiyor. Sadece alıcı tarafından biliniyor, taşıyıcılar bile çoğunlukla amcamın malını taşıdığını bilmez,” dediğimde, “Mal demeniz kulağa çok şaibeli geldi,” diyerek güldü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Anlamadığım için kaşlarım çatıldı. “Başka ne diyecektim ki? Mal taşınıyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kerim sakince, “O anlamda söylememiştim. Mal taşınması deyince akla bazen illegal şeyler gelebiliyor ama sanıyorum uzun süredir Türkiye’de olmadığınızdan bu terimler size biraz yabancı geldi,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir şey söylemedim, o sırada telefonuma bir bildirim düştü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gönderen: Zevzek
Alıcı: Hazin Gümüş
Kimse benden emir almıyor, sadece güvenliğinizden sorumlu kişi olarak görev dağılımı yaptım. Sizden sadece ben sorumluyum, bu yüzden önceliğim sizin burada da güvende olacağınızdan emin olmak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarım çatıldı. Ardından bir mesaj bildirimi daha aldım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gönderen: Zevzek
Alıcı: Hazin Gümüş
Bu arada Abdi burada.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gönderen: Zevzek
Alıcı: Hazin Gümüş
Döv emrini bekliyorum, bu emir için yaşıyorum. Lütfen.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırıp bakışlarımı camdan dışarıya çevirdim. Kerim’in geveze birini olduğundan tam anlamıyla emin olmamı sağlayan, “Sevdiniz mi İstanbul’u Hazin Hanım? Uzun zamandır buralarda değilmişsiniz, öyle duydum,” demesi oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi yoldan çekmeden, “Aslında bir aralar daha sık uğruyordum, yani İstanbul’u iyi bilirim, Kerim,” dedim. “Peki sen?” Ortaya attığım topu başta fark etmedi. “Sen iyi bilir misin buraları?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Eh,” demesi gözlerimi kısmama neden oldu. Aytekin’in bakışlarının dikiz aynasından bana dokunduğunu gördüm, ardından beklenmedik bir şekilde Aytekin, Kerim’in cümlesini tamamladı. “Daha çok İzmir’de vakit geçiriyoruz, Hazin Hanım. Zafer size söylemiştir diye düşünmüştüm,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin İzmir’den geldiğini biliyorum ama Kerim’in tamamen İstanbullu olduğunu düşünmüştüm,” dediğimde Kerim’in omuzları dikleşti, rahatsızlıkla yan aynadan bana baktı. Sorgulanıyormuş gibi hissettiğine emindim, tıpkı Zafer gibi onun da sorgulanmaktan hiç hoşlanmadığını aniden değişen tavrından anladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dosyamda çalıştığım yerlerin ve şehirlerin listesini görmüşsünüzdür,” dedi Kerim sadece.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Her bilgiyi aklımda tutsaydım,” diyerek gülümsedim soğuk bir şekilde, bunu gördü, bakışları yan aynadan uzaklaşarak yola çevrildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Luxeria’yı ilk görüşümde, bir otelden çok, paranın kendine gösterişli bir beden bulmuş haline baktığımı düşündüm. İstanbul’un denize yakın o pahalı yerlerinden birinin tam ortasına kurulmuştu ve insanı önce ihtişamıyla değil, kudretiyle vuruyordu. Dış cephesi göz alan bir zenginlik yerine ölçülü bir itibar taşıyordu. Koyu taş kaplamaların arasına yerleştirilen uzun cam yüzeyler akşam ışığını bir mücevher vitrini gibi değil, usulca parlayan bir su yüzeyi gibi gösteriyordu. Büyülenmemek elde değildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Araç giriş yolunda ağır ağır ilerlediğimiz sırada ilk dikkatimi çeken şey, kapının önündeki kalabalığın bile bu mekana uygun bir üslupla hareket ediyor oluşu oldu. Valeler telaşsızdı, koşuşturmuyor, yalnızca her şeyi olması gerektiği vakitte, olması gerektiği biçimde yapıyordu. Görevlilerin yüzlerinde yapmacık bir nezaket değil mesafeli bir incelik vardı. Böyle yerlerde insanı etkileyen çoğunlukla taşın, ışığın, avizenin kendisi olmazdı; o ihtişamın kimsenin ağzından dökülmeden daima hissediliyor olması olurdu. Luxeria’nın girişinde de tam olarak bu vardı. Daha içeri adım atmadan buranın yalnızca konaklamak için değil, kudretin görünmeden sergilendiği toplantılar, sessiz pazarlıklar, yüzlerde tebessüm varken gözlerde hesapların döndüğü geceler için tasarlandığını anlayabiliyordunuz.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Lobiye girdiğimde içerideki havanın bile dışarıdakinden farklı olduğunu fark ettim. İçeride hoş bir koku vardı. Cilalanmış ceviz, taze kesilmiş çiçekler, pahalı koltuklar ve uzaktan seçilen kahvenin sıcak rahiyası birbirine öyle ustaca karışmıştı ki insan burnuna dolan o kokunun tek bir şeye ait olmadığını, bilakis baştan sona düşünülmüş bir hissin parçası olduğunu anlıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bizi Ersan Bey karşıladı, hemen arkamda iki metrelik iki adamla içeri girdiğimden olsa gerek lobideki gözler birdenbire bana dönmüştü. Ersan Bey, “Hazin Hanım, her şey tam da istediğiniz gibi hazırlandı. Size video göndermiştim, izlediniz mi?” diye sorunca başımı sallamakla yetindim ve adamla tokalaştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zafer Bey nerede?” diye sordum Ersan Bey’e, Ersan Bey hızlıca kulağındaki kulaklığa dokundu, ardından gözlerini tekrar yüzüme değdirdi nezaketle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kendisi yukarıda, son kontrolleri yapıyorlar, efendim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kerim korumacı bir şekilde sol yanıma, Aytekin de sağ yanıma geçtiler ve adama diktikleri gözlerini yavaşça bana çevirdiler. Bir sonraki emrimi beklediklerini anlayarak, “Aytekin, sen burada kal,” dedim. Burada da işlerin yolunda gittiğinden emin olmam gerekiyordu. Etraf Rıza Cambaz’ın ihtişamlı otelinin kendine ait korumalarıyla dolu olsa da bu gece burada Gümüş soyadını temsilen bulunuyordum ve etrafa yalnız olmadığımı göstermem gerekiyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin, “Nasıl isterseniz, Hazin Hanım,” diyerek lobiye doğru yürümeye başladı, lobiye yürürken kulağının içine siyah bir kulaklık yerleştirdiğini gördüm. Ardından Kerim ile birlikte Ersan Bey’in de eskortluğunda asansöre bindik. Kerim, asansör yukarı tırmanırken kulağının içine tıpkı Aytekin gibi bir kulaklık yerleştirdi, sonra omzunun üzerinden bana baktı ve başını aşağı yukarı salladı. Güvenliğin üst düzeye çekilmesine şaşırmıştım, burası neticede Rıza Bey’in oteliydi, başıma bir iş geleceğini sanmıyordum ama bu gösterişe de alışkın olmadığım söylenemezdi. Herhalde bu emri Hazerhan Gümüş’ten bizzat almışlardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Teras katına açılan asansör kapısından çıkıp etrafıma baktım. Asıl kusursuzluğun burada olduğunu zaten biliyordum ama gözlerimle görmek bambaşkaydı. Ödeme yapacak müşteriler için otelin en üst katındaki terası ayarlamak benim fikrimdi, Ersan Bey’in gönderdiği videolar arasında en çok terası beğenmiştim. Hazırlanan masaya, yerleştirilen koltuklara uzunca bir süre baktım. Tüm bunlar, her şeyden önce sıradan bir misafir ağırlama düzeni değildi, bir tür seçkinlik vaadiydi. İleri doğru adımlarken Boğaz’ın üzerinden esen rüzgâr sertleşmeden yüzüme değdi, aşağıda kalan İstanbul ise bütün gürültüsü, karmaşası ve hoyratlığıyla değil, yalnızca ışıklardan ibaretmiş gibi görünüyordu. Şehir buradan bakıldığında gerçekliğini epey yitirmişti, sanki işçiliği nadide bir tabloya bakıyordum. Gece denizin üzerine uzanmıştı, kıyı boyunca uzanan ışıklar suyun üzerinde titriyor, tekneler uzakta sessiz, beyaz gölgeler gibi süzülüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nasıl buldunuz efendim?” Ersan’ın sorusu havada kaldı, ellerimi terasın korkuluklarına yaslayıp manzaraya daldım ve kelimeler dudaklarıma uğramadı. Bir şövale, boş bir tuval, birkaç fırça, biraz boya ve tinerle burada bir şaheserin altına imza atmamam imkansız olurdu. İç çektim, tam o sırada yabancı ayak sesi kulaklarıma doldu. Omzumun üzerinden gelen kişiye baktım, Zafer’i gördüm, bu kez içine bir tişört giymemişti; simsiyah bir takım elbisenin içindeydi. Kravat takmamış, ilk iki düğmeyi açık bırakarak beyaza çalan tenini sergilemişti. Yanında elinde menüleri tutan ince hatlı, güzel bir kız otele ait armayı göğsünde taşımaktan gurur duyuyormuş gibi gerinerek yürüyor, Zafer’e menüden bir şeyler gösteriyordu. Zafer’in gözleri menüden ayrıldı, bana doğru geldi ve tam yüzümün ortasında asılı kaldı. Bakışlarım bir an beni hedef alan gözlerinden ayrılarak boynundaki parıltıya dokundu, gümüş bir zincir taktığını fark ettim ama zincir gömleğinin altında kalıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer’den ayırdığım gözlerimi Ersan Bey’e çevirip, “Sağladığı imkanlardan ötürü Rıza Bey’e teşekkürlerimi iletin lütfen,” dedim, Tahran’daki davette çıkardığım tatsızlığa rağmen otelinin kapılarını ardına kadar açarak tüm imkanlarını seferber etmişti benim için.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Teşekkürü Asrın Bey’e edebilirsiniz,” dedi Ersan Bey neredeyse imalı bir gülümsemeyle. Kaşlarım birdenbire çatıldı. Kerim ise sakin ve ölçülü bir sesle, “Hazin Hanım teşekkürün kime edileceğini size söyledi,” dedi, Ersan Bey’in bakışları Kerim’e çevrilince söylediği şeyden pişmanlık duyuyormuş gibi sertçe yutkundu. “Yardımlarınız için teşekkür ederiz, Ersan Bey. Bundan sonrasını biz hallederiz.” Kerim’in son cümlesi kibarca değil, emreder tonda, hatta tehditkâr bir biçimde kovmaktı. Ersan Bey öksürerek boğazını temizleyip sırtını döndü ve uzaklaşmaya başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Az önce az daha Rıza Cambaz’ın çalışanının burnunu kıracaktım,” dediğimde Kerim bana hayretle baktı. “Beni bu zahmetten kurtardığın için teşekkür ederim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu dilediğinizi bilseydim sizin yerinize yapardım,” diyen Kerim’e tuhaf tuhaf baktım, ardından ciddi olduğunu bakışlarından anlayınca farkında olmadan kıkırdadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Alemsin doğrusu. İnsanları sık sık güldürmeme şaşmamalı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle mi yapıyorum?” Kerim tek kaşını kaldırdı, bundan bihaber olduğunu fark etmek beni daha da güldürdü. Tam o esnada asansörün kapıları bir defa daha açıldı. Zafer, görevli kıza başını salladıktan sonra omzunun üzerinden tıpkı Kerim ve ben gibi asansöre doğru baktı. Asansörden çıkan kişi Asrın Cambaz’dı, onu görünce şaşırmadığımı söyleyemezdim ama yine de burada olduğunu bildiğimden böylesi bir karşılaşmayı da tahmin etmiştim. Zafer’in gözleri doğrudan Asrın’a saplandı, keskin, dokunduğu yere bile derin kesikler bırakan bir bıçaktan farksızdı bakışları. Asrın ise ona değil, doğrudan bana bakıyordu. Bir elini takımının pantolonunun cebine attıktan sonra bana doğru yürümeye başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzümde ne hissettiğime dair tek bir duygu kırıntısı olmadan hemen önümde durup elimi, “Müsaadenizle,” diyerek tutup kaldıran ve dudaklarına bastıran adama baktım. Elimi hızla geri çekip kaşlarımı çatma isteğini durdurmak zorundaydım. Kerim’in de Zafer’in de ona baktığını hissediyordum ama ben Asrın’a bakmaya özen gösterdim. Elimi geri çekip bu yakınlığa bir anlam yüklemeye çalıştığım esnada, “Müthiş görünüyorsun,” dedi, duraksadım, bakışlarım yüzünde dolaştı ve neredeyse hiç mimik oynamayan yüzümde zaten görmeyi beklediği bir şeyi görmüş gibi gülümsedi. “Seçimini Luxeria’dan yana yapman beni gerçekten mutlu etti.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seçimi ben yapmadım, amcam yaptı,” dedim hiç düşünmeden.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Durdu, dudaklarındaki gülümseme hâlâ yerli yerinde duruyordu. Bunu zaten tahmin etmiş gibi başını aşağı yukarı sallarken gözlerini yumup geri açtı. “Misafirlerin henüz gelmemiş,” dedi hazırlanan masaya kısa bir bakış göndererek. “Bir eksik var mı? İçine sinmeyen bir şey varsa benimle paylaş.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Her şey olması gerektiği gibi,” dedim sadece. Gözlerim, Asrın’ın yüksek omzunun hemen arkasına kaydı ve Zafer’in gözünü bile kırpmadan yüzüme baktığını gördüm. Bir eli pantolonunun cebindeydi, diğer elinde de çakmağını döndürüyordu. Kısa ama buz gibi hissettiren bakışmamızı bölen ben oldum, gözlerimi Asrın’a çevirdim. “Bu gece için babana teşekkürlerimi iletmelerini söyledim ama hazır buradasın, sana da söyleyeyim. Rıza Bey’e teşekkür ediyorum, kendisine söylersin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başını bir emri yerine getirecekmiş gibi aşağı yukarı sallayarak, “Hay hay,” dedi, “memnuniyetle iletirim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Teşekkürler.” Bu benim dilimde artık gidebilirsin demekti ama geceyi onların otelinde geçireceğimizi düşününce biraz olsun kibar görünmeyi deniyordum. Doğrudan git demek yerine, kaybol, yok ol, demek yerine teşekkür edip gözlerimi yüzüne dikmiştim. Anlamakta güçlük çeker diye korksam da mesajı almış gibi elini ağzına götürüp parmaklarının tersiyle ağzını kapatarak güldü, ardından gözlerimin içine baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben gideyim öyleyse. Bu gece yakınlarda bir gece kulübünde olacağım, işin bittiğinde bana eşlik etmek istersen seni aracımla aldırabilirim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzümü buruşturup, “Bu samimiyet de nereden çıktı?” diye sordum açıkça, Asrın buna da şaşırmadı, hatta dudaklarında anlayışlı bir tebessümle bana bakarken bu tavırlarımdan neredeyse hoşlandığını düşünmeye başlayacaktım. “Elbette sana katılmayacağım, teklifin için sağ ol.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Rica ederim, denemek bir zevkti.” Beni başıyla selamladı, tam arkası dönüyordu ki birden parmaklarını havaya kaldırarak tekrar bana doğru döndü. “Hazin,” dedi samimiyeti bir kenara koymadan. “Müşterilerin isimlerini biliyor musun acaba?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dediğimde bana meraklı gözlerle baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öğrenebilir miyim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne için?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sadece hangi aileye mensup olduklarını merak ediyorum, Hazerhan Bey’in seni böyle bir meseleye dahil etmesi beni epey şaşırttı. Öğrendiğim kadarıyla onun şirketleriyle bir bağlantın yoktu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer, “Misafirleriniz geldi,” diyerek araya girdiğinde Asrın durdu, omzunun üzerinden Zafer’e baktı. Zafer’in kulağının içine yerleştirilmiş kulaklığa parmağını bastırdığını ve sanki Asrın’ın canını almakla görevlendirilmiş bir ölüm meleği gibi Asrın’a uzun uzun, donuk gözlerle baktığını gördüm. Asrın bu bakışlardan rahatsızlık duymuş muydu bilmiyordum ama kısa süre sonra, “Görüşmek üzere, Hazin,” diyerek asansörlere doğru yürümeye başladı. Tam Zafer’in yanından geçtiği sırada Zafer’in başını hareket ettirmeden sadece gözlerini yana kaydırarak ona düşmanca bir bakış attığını gördüm. Zafer’e menüyü gösteren genç kadın ve Asrın asansöre binerek gözden kayboldular.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Masaya doğru ilerleyip kadehlerden birini elime alırken, “Sana teşekkür edeceğim aklıma bile gelmezdi, özellikle de bugün,” diye söylendim Zafer’e bakmadan ama kelimeleri doğrudan ona yönelterek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Alayla gülerken, “Yardıma ihtiyaç duyuyor gibi görünüyordunuz,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ona kötü kötü baktığımda Kerim boğazını temizleyerek, “Elinizi o şekilde öptüğünü gördüğüm andan itibaren bulanmaya başlayan midemin asidini bastırmak için biraz limon yalamaya ihtiyacım var,” dedi ve Zafer de ben de farkında olmadan güldük. “Ne? Çok bayat bir hareketti.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tamam, suyunu çıkarmayın,” diye söylensem de gülme hissi hâlâ boğazımda asılı duruyordu. “Misafirlerimiz gerçekten gelmiş mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aytekin onlara terasa kadar eşlik edecek, evet, araçlarını valeye teslim ediyorlarmış,” dedi Kerim. “En azından Aytekin’in otuz kelimeden oluşan kelime dağarcığından duyduklarım bunlardı.” Kulaklığını işaret etti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kerim’in sözleri biter bitmez terasın kapısına doğru döndüm. Boğaz’dan esen rüzgâr masanın üzerine yerleştirilmiş ince mumlukların alevlerini kımıldatıyor, beyaz örtünün üzerinde titrek bir ışığın dolaşmasına neden oluyordu. Yüzüme resmi bir ifade yerleştirdim. Gecenin kusursuz geçmesi için insanların kendi düşüncelerinden kaybolmaktan çok, benim ne düşündüğümü merak etmeleri gerekiyordu. Kadehi bıraktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin birkaç saniye sonra terasa açılan asansörü arkasına alan kapının önünde göründü. Ardında üç erkek vardı. Hepsi koyu renk takım elbiseler içindeydi, yüzlerinde yıllardır aynı masada oturmanın, aynı tür adamlara bakmanın, aynı cümleleri farklı tonlarda kurmanın verdiği o keskinleşmiş ifade duruyordu. Aytekin birkaç adım geride durdu, bense misafirler terasta ilerlemeye başlayana dek yerimden kıpırdamadım. İnsanları ilk anda karşılamanın bir ölçüsü olduğunu bilerek büyümüştüm; fazla heves ve heyecan zayıflık gibi görünürdü böyle adamların dünyasında. Fazla kayıtsızlığın ise terbiyesizlik olduğunu biliyordum. Onların tam da beni görecek kadar yakınlaşmalarını bekledim, sonra bir adım attım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hoş geldiniz.” Elimi uzattığımda orta yaşlardaki kır saçlı adam da elini uzattı ve tokalaştık. Yanında duran adamlar da başlarını eğerek beni selamladılar, gümüşe dönmeye başlamış saçları kusursuzca taranmış, yüzü güneş görmüş ama yıpranmamış yaşlı adamın İlyas Koçar, elimi sıkan adamın da oğlu İlker Koçar olduğunu biliyordum. Hemen yanlarındaki adam da uzun süredir ortaklık kurdukları Nedim Karaköy’dü. Yaşlı adamın aksine iki adamın karanlık tipler olduğuna dair bir hisse kapılmadan edemedim. Çok geçmeden asansörün olduğu kapıda iki koruma belirdi, aralarına iki metrelik mesafe açarak beklemeye başladılar. Koçarlar ve Karaköy’ün korumaları olmalıydılar.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hazin Hanım,” dedi gümüş saçlı adam elimi oğlunun elinden kurtararak benimle tokalaşırken. “Nihayet tanışabildik.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İlyas Bey’di, değil mi?” Ona ölçülü bir gülümseme sundum. “Hoş geldiniz.” Diğer adamla da tokalaştım ama onun enerjisinden hiç hoşlanmamıştım. Elimi hızla geri çekerken havaya bakıp, “Rüzgâr sizi rahatsız etmiyordur umarım,” dedim. “Gerekirse ısıtıcıların derecesi artırılabilir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır hayır, aman lütfen,” dedi İlyas Bey keyifle, gözlerini manzaraya çevirdi. “Aksine, İstanbul’u böyle izlemek, böyle hissetmek iyi geliyor. Uzun zaman oldu böylesi tepeden görmeyeli. Yaş geldi geçiyor, artık uçak yolculuğu bile yapamaz oldum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyleyse buyurun,” dedim elimle masayı işaret ederek. “Yemekler hazırlanıyor. Önce biraz soluklanalım ve manzaranın tadını çıkaralım, ne dersiniz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Harika,” dedi İlyas Bey keyifle gülümseyerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Masaya geçtik, onları oturturken yerleşimi özellikle bozmadım. En yaşlı adamı manzaraya en hakim noktaya, diğer ikisini sağ ve soluna alacak şekilde yerleştirdim. Ben masanın doğrudan onlara bakabildiğim ama kendimi bir müzakereci gibi değil kusursuz bir ev sahibi gibi göstereceğini bildiğim köşesine oturdum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Görevli garsonlar sessiz adımlarla yaklaştı, kadehler dolduruldu, ince porselen tabakların üzerine ilk olarak sıcak başlangıçlar bırakıldı. Servisin akışı Luxeria’ya yakışır biçimde aksaksızdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Luxeria’yı daha önce kullanmış mıydınız?” diye sordum tabağımdaki lokmayı ağır ağır keserken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İlyas Bey, “Konaklama için birkaç kez,” dedi. “Fakat terasta ilk kez bulunuyoruz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Rıza Bey bir harikalar yaratmış,” dedim Rıza Bey’i tanıyıp tanımadıklarını ölçer gibi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Rıza öyledir,” diyen kişi Nedim’di. Bakışlarım ona kaydı. “Oğluyla nişanlanıyormuşsunuz diye duydum, doğru mu acaba?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır.” Çatal ve bıçağımı tabağın kenarına bırakıp dirseklerimi masaya yasladım. “Yanlış duymuşsunuz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer’in bakışlarının yoğunluğunu profilimde hissettim bir an, sanki o yeşil gözler cildimi kazıyıp içeriye sızacak, yukarı tırmanacak ve zihnime karışacaktı. Onu görmezden gelmeye çalışarak densiz Nedim’e dik dik bakarken yapay bir şekilde gülümsedim. Nedim gözlerini kısmış beni izlerken onun da benden hiç hoşlanmadığını iliklerimde hissedebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İkinci tabak gelirken sohbet biraz daha serbestledi, iş dünyasından, ailelerden, son aylarda piyasadaki dalgalanmalardan, İstanbul’un değişen yüzünden söz açıldı. Sadece gerektiği kadar konuştum. Ne susup kendimi arka plana attım ne de gereğinden fazla söze karışıp bir şey ispat etmeye çalıştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İlker kadehini eline alırken bana bakıp, “Sizin bu işlerin içinde olduğunuzu duymamıştık açıkçası,” dedi. Sesinde kabalık yoktu ama merak tek başına da saygısızlık manasına gelebilirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne güzel,” dedim gülümseyerek. “Artık biliyorsunuz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Masada kısa bir sessizlik oldu, yaşlı adamın gülümsediğini görür gibi oldum. Oğlu, “Anlaşılan öyle,” dedi konuyu uzatmaktan kaçınarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Amcam yerine beni karşınızda bulmak sizi rahatsız ettiyse bunu açıkça söyleyebilirsiniz İlker Bey. Açık sözlülük dolambaçlı nezaketten daha kullanışlıdır, lütfen,” dedim elimle konuşmasını istiyor gibi işarette bulunarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bilakis,” dedi İlker Bey şaşkınlıkla. “Meseleye hakim olduğunuzu görmek güven verici, Hazin Hanım. Amcanızı uzun zamandır tanırız, uzun zamandır alışveriş yaparız, sadece müşterisi değil, aynı zamanda onun bu sektördeki dostlarından da biriyiz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Böyle düşünmenize sevindim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nedim Bey, “Hazerhan Bey size epey güveniyor olmalı,” dediğinde bakışlarım ona yöneldi. Kadehimi masaya bırakıp, “O güvenini kolay veren biri değildir,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Demek istediğim de buydu zaten,” dedi beni süzerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Güven,” dedim, “çoğu zaman verilmez. Kazanılır. Bazen de insanın eline bırakılır, düşürüp düşürmeyeceğine bakılır.” Bu cümleden sonra bir an gözlerim Zafer’e kaydı, çaprazımda ayaktaydı, tetikte bekliyordu ama ben bunu söylediğim anda gözlerimiz birleşmişti. Bana uzun, çok uzun süre baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne doğru bir laf,” dedi Nedim imalı bir sesle. Gözlerimiz o an birbirlerinden koptu, Zafer bana bakmaya devam etti ama benim gözlerim şimdi Nedim’deydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yemeği beğendiniz mi Nedim Bey?” diye sordum başımı hafifçe yana yatırıp tıpkı onun beni süzdüğü gibi onu süzerken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Oldukça,” diyen Nedim dudaklarını peçeteyle kuruladı. “Ağırlamanızı da aynı şekilde.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu duymak memnuniyet verici,” dedim başımı dikleştirmeden. Boşalan tabaklarda dolaşan gözlerim yeniden doldurulmuş kadehlerde asılı kaldı. Kadehimin sapını iki parmağımın arasında tutup geriye yaslandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şimdi,” dedim sakince. “Sanıyorum artık gecenin bizi asıl bir araya getiren kısmına geçebiliriz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu cümleden sonra masada çok kısa bir sessizlik büyüdü. İlk hareketi ne ara geldiklerini fark edemediğim garsonlardan biri yaptı ve servisleri toparlamaya başladı. Diğerleri ona sessizce katıldı ve çatal bıçaklar neredeyse duyulmayacak kadar büyük bir dikkatle toplandı. Elinde şarap kadehleri taşıyan iki genç garson masanın sağında bekledi, üçüncüsü temizlenen örtünün üzerinde kalan en küçük kırıntıyı bile görünmez kılacak kadar titiz bir hareketle masa yüzeyini düzeltti. Nedim’in bakışlarının İlker’e dokunduğunu gördüm, kadehimi dudaklarıma götürürken bakışlarım ikisi arasında tur bindiriyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sonunda masanın üzerine bir çek bırakıldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Garson geri çekildiğinde gözlerim usulca o kağıda kaydı. Nedim Bey tek kelime etmeden onu bana doğru çevirdi, parmak uçlarımı uzatıp çeki aldım. Kağıdın kenarı sert, baskısı düzgündü, imzası olması gerektiği yerde duruyordu ama rakamı gördüğüm anda yüzüm sabit kalsa da içimde bir şeyin soğuduğunu hissettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İki buçuk milyon dolar. Bakışlarım bir saniye daha rakamın üzerinde kaldı, sonra çeki kapatmadan tam masanın ortasına bıraktım. Başımı kaldırıp önce İlyas Bey’e, ardından oğluna, en son Nedim’e baktım. Hiçbiri gözlerini kaçırmadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu eksik,” dedim, sesim yükselmedi ama cümlem ortama düşen bir kaya kadar ağırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İlker önce babasına baktı, sonra yüzünü bana çevirdi. “Eksik değil.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle mi?” Çeki yeniden iki parmağımın arasına alıp rakamlara kısaca göz gezdirdim. “Ben üç milyon dolar konuşulduğunu biliyordum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nedim dudaklarının kenarında sevimsiz, kuru bir tebessümle araya girerek, “Piyasa son haftalarda biraz oynak. Şartlar değişti,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başımı ona çevirirken bakışlarımın onu duraksattığını gördüm. “Benim bildiğim oynak olan piyasadır, söz değil,” dedim buz gibi bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nedim’in o sinir bozucu tebessümü hızla kayboldu, gözlerime karanlığını gizlemeden baktı ama karşısında da bir gün ışığı yoktu; o karanlıksa, ben zifiri gece olabilirdim. İlker boğazını temizlediğinde birbirimize kitlenen bakışlarımız nihayet son buldu ve Nedim, İlker’e doğru baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hazin Hanım,” dedi İlyas Bey, sesini sakin tutuyordu ama o sakinliğin altında alıştığı itaatin bu masada geciktiğini fark eden erkeklerin o eski sabırsızlığı vardı. “Rakamda bir revizyon uygun görüldü. Bunun makul karşılanacağını düşündük.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yanlış düşünmüşsünüz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İlker sandalyesinde hafifçe öne eğildi. “Bakın, bunu büyütmek istemiyoruz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben de istemiyorum. O yüzden doğrudan söylüyorum. Bu çek kabul edilemez.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu kez rüzgâr biraz daha sert esti, masadaki örtünün köşesi kımıldadı. Terası açık kısmından gelen serinlik omuzlarıma değdi ama içimdeki soğuk bundan daha farklıydı, daha keskindi. Çeki yeniden masaya bıraktım. Tam ortaya. Hepsinin görebileceği bir yere.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nedim kadehini eline aldı ama içmedi, bunun yerine, “Bence meselenin özü şu,” diye söze girdi. “Hazerhan Bey ile yıllardır yaptığımız işlerin bir hatırı var. Şartlar bazen esneyebilir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi ona dikerek, “Hayır başka şeydir, alacak başka,” dedim. “Yarım milyon dolardan söz ediyoruz. Bunu hatırla gönülle ilişkilendiremezsiniz siz Nedim Bey.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hatır ve işi çoğunlukla ayırmak zor olur,” diyen Nedim’in saçma cümlesine yüzümü buruşturup alayla bakmadan edemedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben ayırırım,” dedim. “Hiç şüpheniz olmasın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Cümlem masaya düştüğü anda geride duran genç garsonların bile nefesini tuttuğunu hissettim. İlyas Bey, “Gençliğin verdiği bir sertlik var üzerinizde, bunu anlayabiliyorum,” dedi. “Ama bu tarz işlerde bazı meblağlar karşılıklı jestlerle yumuşatılır. Küçük bir revizyonun Hazerhan Bey için büyük bir mesele olacağını zannetmiyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yarım milyon dolardan bahsediyorsunuz,” dedim birden kalın bir sesle, kelimeleri uzata uzata söyleyerek. “Benim yaşımı, terbiyemi ya da sertliğimi konuşmak istiyorsanız yanlış masadanız İlyas Bey. Bu masada konuşulan şey para. Ve o para eksik.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İlker’in yüzü ilk kez değişti, az önceki törpülenmiş ifade giderek gerildi, İlyas Bey ise şaşkına dönmüş bir ifadeyle bana bakıyordu. İlker, “Bize sanki borcumuzu inkar ediyormuşuz gibi davranıyorsunuz,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır,” dedim. “Siz borç olarak görmüyorsunuz bunu. Az ödüyorsunuz. İkisi farklı şeyler.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İlker gözlerini kıstı, kaşlarımı kaldırıp bir cevap bekledim ama o cevabı alamadım. Nedim’in ise sabrını hızla kaybettiğini fark ettim. Bunu zaten bekliyordum. Onun gibi erkekler bir kadın kendilerini tam ortalarından bıçak olup kestiğinde bunu kişisel algılarlardı. Kadehi masaya biraz sert bıraktığı anda bunu görmüş ama hiç şaşırmamıştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İki buçuk milyon dolar küçük bir para değil,” dedi bariton bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başımı yana eğdim. “Yarım milyon dolar da öyle,” dediğimde dişlerini sıktığını fark ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Her şeyi bu kadar kuru rakamlarla ele almak-” diyecekti ki, “Başka nasıl ele almamı bekliyordunuz Nedim Bey?” diyerek sözünü kestim. “Bu görüşmeyi yemek daveti olsun diye düzenlemedim ben. Siz de manzarayı seyretmek için gelmediniz. O hâlde nezaketi meseleyi sulandırmak için kullanmayalım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nedim’in çenesindeki gerginliği izlerken aldığım keyif bambaşkaydı. İlyas Bey ellerini masanın üzerinde birleştirdi. Yaşlılığın insana kazandırdığı o sabırla konuşmaya çalışıyordu ama bakışlarının yargılayıcı olduğunun farkındaydım. “Hazerhan Bey burada olsaydı-”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Burada ben varım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu kez gerçekten suspus oldular ama benim susmaya hiç niyetim yoktu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Amcam adına oturuyorum bu masada,” dedim çok daha yavaşça, sakince. “Ve amcam adına söylüyorum: Bu çek yetersiz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nedim keskin bir nefesin vererek, “Bu tavırla iş yapılmaz,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Eksik ödemeyle de yapılmaz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İlker sakince, “Bakın bir uzlaşma yolu-” diyecekti ki, “Uzlaşmaya iki taraf da üzerine düşeni yerin getirdikten sonra varılır. Siz daha baştan eksik gelmişsiniz,” diye böldüm onu ve sürekli onları böldüğüm için gitgide daha da sinirlenmeye başladıklarını hissettim. Cümlem havada asılı kalır kalmaz göz ucuyla Zafer’e baktım. Masanın biraz gerisinde, yerinde kıpırdamadan duruyordu. Yüzünde o tanıdık, kapalı ifade vardı ama gözleri bende sabitlenmişti. Sanki yüksek sesle konuşan herkesin aksine o sessizliğiyle bana çok daha fazla şey söylüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yarım milyon için masayı germeye değer mi?” diye sordu İlyas Bey.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Demek ki değer,” dedim. “Yoksa bu çeki yarım milyon dolar eksiğiyle önüme koymazdınız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nedim’in yüzü kararırken, “Bu üslup-” diye söze girecek oldu ama yine keyifle böldüm onu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Üslubum sizi rahatsız ediyorsa rakamı düzeltin, Nedim Bey. İkisi aynı anda sorun olmaktan çıkar.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir an için İlker babasına dönüp çok alçak sesle bir şey söyledi, onların kendi aralarında kurdukları o boğuk cümlelerin içeriğini duymadım ama tahmin etmek zor değildi. Karşılarında gülümseyip önüne konan her şeyi kabul edecek birini beklemişlerdi herhalde, bir de üzerine bunu gençliğime, tecrübesizliğime, belki de kadınlığıma bağlayıp açıklamaya çalışıyorlardı. Masalarında bir kadına yer verilmediği o üstten konuşan ağızlarından, bana diktikleri gözlerinden bile belli oluyordu. Bunlar gibileri böcek gibi ezmek istiyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çeki parmaklarımın ucuyla tamamen ortaya itip, “Bunu kabul etmiyorum,” dedim. “Doğru miktar hazırlanana kadar da bu görüşme benim için sona ermiştir. Ödeme kabul edilmedi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Cümlem biter bitmez terastaki hava ile değişti, az önceye kadar yalnızca gergin olan şey, bir anda keskinleşti; sanki rüzgâr serinliğini kaybetmiş, ince bir bıçağa dönüşüp masanın etrafında dolaşmaya başlamıştı. Genç garsonların yüzlerinde ne yapmaları gerektiğini bilmeyen bir şaşkınlık vardı ama kadehleri ve şarap şişelerini bırakmadılar, yerlerinden santim oynamadılar. Nedim önce hiçbir şey söylemedi, yalnızca bana baktı. Bakışında biraz önceye kadar dizginlediği o hoyratlık artık saklanamıyordu. Yüzündeki kasların bir bir gerildiğini gördüm, çenesinin kenarı sertleşti, parmağı kadehin gövdesine dokundu, sonra vazgeçti. O kadar küçük bir hareketti ki bu başkası fark etmemişti muhtemelen ama ben ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Demek ödeme kabul edilmedi,” dedi sonunda kaşlarını hayretle kaldırarak kadehine bakarken. Sesi alçaktı fakat o alçaklığın altında kirli bir şeyin dolaştığını hissedebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet. Gayet açık konuştuğumu sanıyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başını hafifçe yana eğdi. “Bu kadar eminsiniz yani?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İlker araya girmek ister gibi kıpırdandı ama Nedim elini çok hafif kaldırarak onu susturdu. O el hareketinde bile densiz bir sahiplenme vardı, sanki masanın gerçek sahibi oymuş gibi. Sonra gözlerini yüzümden ayırmadan geriye yaslandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İnsanın,” dedi, “oturduğu sandalyeye aldanıp kendi yerini karıştırmaması gerekir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzümdeki ifade bir an olsun değişmedi. “Ben yerimi çok iyi biliyorum, Nedim Bey. Siz unuttuysanız size de hatırlatırım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarının kenarı kıpırdadı ama bunun bir tebessüm olmadığını biliyordum, daha çok insanı küçük görmenin yüze çizdiği o çirkin ifadeydi bu. “Hatırlatın bakalım,” dedi. “Çünkü burada birkaç beylik laf edip erkeklerin arasındaki alışverişi yönettiğini sanan genç bir hanımdan başka bir şey görmüyorum ben.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İlyas Bey hemen, “Nedim,” dedi alçak ama uyarıcı bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Fakat Nedim’i o saniyeden sonra durdurmak imkânsızdı artık. Kibir bir kez ağızdan taşınca onu geri tepmek zor olurdu yerine. “Yanlış anlamayın,” dedi bakışlarını yüzüme mıhlayarak. “Güzelsiniz, alımlı ve şıksınız. Elbisenizi mükemmel taşıyorsunuz. Üstelik zeki de diyebilirim size. Hazerhan Bey’in sizi böyle bir masaya neden oturttuğunu anlamak çok da zor değil. Ama güzellikle ciddiyet aynı şeyler değildir. Bu ciddi bir mesele ve sizde güzel olmak dışında elle tutulur tek bir şey göremiyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İçimde buz gibi bir şey kıpırdandı. Öfkelenmedim, aksine geçtiği o ilk çizgi beni anlamsızca keyiflendirdi. Zalimce gülümsetti. Kadehimi elime aldım, içindeki şaraba baktım önce, kırmızısı terastaki loş ışığın altında neredeyse siyaha dönmüştü. Sonra gözlerimi kaldırıp Nedim’in yüzüne baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne kadar yazık,” diye mırıldandım. “Bir erkek, ödeyemediği paranın mahcubiyetini kapatmak için önce bir kadının aklına, sonra bulunduğu yere dil uzatıyorsa, mesele o kadının masadaki yeri değil demektir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İlker yaklaşan fırtınayı ön görmüş gibiydi, sandalyesi çok hafif bir ses çıkardı. İlyas Bey’in gerginliğini soluyabiliyordum. Nedim ise tam karşımda uzayıp giden gökyüzünün karanlığı gibi koyulaştı. “Dilinize dikkat edin,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Siz de cebinizi toparlayın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu cümle onda bir şey kopardı. Birden öne eğildi, masanın üzerine abanmadı, bana dokunmaya kalkmadı ama bedeni öyle bir sertlikle ileri atıldı ki terastaki herkes aynı anda gerildi. Sanki bir sonraki hareketin ne olacağını hiç kimse kestiremiyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen,” dedi dişlerinin arasından. “Kendini ne sanıyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İşte tam o anda Zafer hareket etti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bunun olacağını belki birkaç saniyedir hissediyordum belki de ilk andan beri. Çünkü Zafer bir tehlikeyi başkaları gibi gördüğünde değil, henüz kimse tam adını koyamamışken sezdiğinde değişirdi. Bir adım attı yalnızca. Sonrası neredeyse bir gölge kadar hızlı oldu. Ceketinin altına kayan el, metalin karanlıkta ansızın parıldayışı, namlusunun doğruluşu. Terastaki bütün sesler o hareketin içine çekildi sanki.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer’in silahı Nedim’e dönüktü. Ne bir bağırış vardı ortada ne de bir tehdit. Hiçbir şey söylemedi. Zaten ona da gerek yoktu. Doğrulan namlu onun yerine konuşuyordu. O bir anlık keskinliğin arkasından her şey birbirine karıştı. İlyas Bey’in korumaları neredeyse aynı anda yerlerinden ayrıldı, ceketlerinin altından metaller çekildi. İlker’in gerisinde duran adam elini beline atarken sandalyenin ayağı mermerde kayıp sinir bozucu bir ses çıkardı. Aytekin bir an olsun beklemedi, silahını çekti, Kerim de ona katıldı. Şimdi masanın etrafı korumalarla çevriliydi ve her bir koruma birbirine namlu doğrultuyorken Zafer sadece Nedim’i hedef alıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nedim’in duraksadığını gördüm, İlyas Bey’in silahları indirmeleri için adamlarına el işareti yaptığını, İlker’in ise babasının emrinin aksine silahları indirmemeleri için emrettiğini. Korku hissetmedim, belki çoktan başka korkularla tanıştığım içindi, belki de korkmanın ne olduğunu zamanla unuttuğumdandı. Belki karşımdaki erkeklerin bana gerçekten kim olduklarını gösterme çabalarının komikliğindendi. Bilmiyordum. Bildiğim tek şey o an yüzümde çok küçük, şeytani bir gülümsemenin dolaştığıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kadehimi dudaklarıma götürürken namlu şakağına çok yakın bir yerde duran Nedim’e baktım. “Az önce kurduğunuz cümleleri yutup yerine aklı başında iki kelime koyacaksınız,” dedim sakince. “Ardından da eksik rakam tamamlanacak.” Başımı çok hafif yana eğdim. “Yok eğer bunu yapmayacaksanız, o zaman bu gece burada konuşulan şey yarım milyon dolar olmaktan çıkar. Ve inanın o hesabı ömrünüz boyunca ödeyemezsiniz. Tabii geriye ömür diyeceğiniz birkaç dakikanız daha kaldıysa.” Dirseklerimi masaya yaslayarak Nedim’e doğru eğildim. “Özrünüze inanın ihtiyacım yok, sizin gibi heriflerin söyledikleri sanıyor musunuz ki hakaret olarak algılansın? Ama yine de kimle konuştuğunuzu unutuyorsanız diye söylüyorum, ortalığın kan gölüne dönmesi an meselesi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nedim’in yüzünün birkaç ton açıldığını gördüm, az önce ağzından taşan o pervasız kelimeler, namlunun soğuk gerçeğiyle karşılaşınca yerini pişmanlığa sandığımdan hızlı bırakmıştı. Çenesi hâlâ sıkılıydı ama o sıkılığın sebebi meydan okuma değil, daha çok kendini toparlama çabası gibi duruyordu. Bakışları önce Zafer’in silahına kaydı, sonra tekrar bana döndü. Biraz önce beni küçümserken kullandığı o eril dil ağzının içinde kaybolmuş gibiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nedim,” dedi İlyas Bey, çok sert, açık bir sesle. “Bu maskaralığa bir son ver. Yeter.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nedim hemen cevap vermedi, boğazı düğümlenmiş gibi bir kez yutkundu önce, sonrasında gözlerini benden ayırmadan dişlerinin arasından konuştu: “Üslubum…” Sesi çatallanmıştı, bunu toparlamak için kısa bir anlığına sustu. “Üslubum yanlıştı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Terastaki sessizlik öylesine yoğundu ki bu iki kelimenin masanın üzerine düşerken çıkardığı sesi duydum sanki. Başımı oynatmadım, gözlerimi kırpmadım, doğrudan ona bakmaya devam ettim. Nedim devam etmek zorunda hissetti ve öyle yaptı, devam etti: “Sözlerimi geri alıyorum. Size karşı saygısızlık ettim, Hazin Hanım.” Özründe pişmanlıktan çok mecburiyet olduğunu görebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İlyas Bey hemen araya girerek yaşının ve tecrübesinin sağladığı o cilalı soğukkanlılıkla havadaki kan kokusunu daha yükselmeden dağıtmaya çalıştı. “Bu tatsızlık burada son bulsun,” dedi. “Yarım milyon dolarlık açık kapatılacak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kapatılacak,” diye tekrar ettim gözlerimi Nedim’den ayırmadan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İlyas Bey daha yumuşak bir sesle, “Evet,” dedi. “Haftaya yeniden oturalım. Ne sizin vaktinizi boşa harcamak isterim ne de bu geceyi bu şekilde bitirmek.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İlker babasının açtığı yoldan ilerlemek ister gibi hemen söze girdi, birkaç dakika önceki sertliğinden eser yoktu. “Rakamlar tamamlanır Hazin Hanım, bu bir yanlış anlaşılam gibi düşünelim. Haftaya yeniden konuşalım, daha düzgün bir şekilde bu işi halledelim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Daha düzgün bir şekilde… Bu cümle neredeyse güldürecekti beni. İlyas Bey, adamlarının silahlarını indirmesini sağladı ama Zafer silahını indirmedi. Korumalar, garsonlar ve diğer tüm adamlar, masadakiler de dahil olacak şekilde Zafer’e bakıyorlardı. Zafer ise namlunun ucunu doğrulttuğu Nedim’den başkasına bakmıyordu. Kerim ile Aytekin silahlarını indirmiş olsalar da en ufak hareketlilikte tekrar kaldıracaklarını gösterir gibi önlerine almış, iki eliyle sıkıca kavramışlardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kadehimi usulca masaya bıraktım, gözlerim bir an için hâlâ Nedim’in şakağına yakın duran namluya kaydı. Zafer’in eli kımıldamıyordu bile, tek bir kirpik hareketimde hiç düşünmeden silahı ateşleyeceğini hissedebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Pekala, haftaya paranızı tamamladığınızda tekrar görüşelim beyler,” dedim sonunda.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Cümlemdeki ufak alay yüzlerin tekrar sertleşmesine neden olsa da bu gecenin bir felaketle sonuçlanmasını istemediklerini görebiliyordum. Az önceki küstahlığın yerini şimdi kirli, bastırılmış bir aşağılanma almıştı ve bu defa aşağılayan onlar değildi, bizzat bendim. İnsanın içini en çok kabartan şeyin korku değil, geri adım atmaya mecbur bırakılmak olduğunu biliyordum. O an Nedim’in içinde neyin kaynadığını, neyin yüreğini kabartarak onu öfkeyle köpürttüğünü görebiliyordum. Bu yüzden özrünü kabul ettim ama onu affetmedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ellerimi masaya koyarak doğrulup kalkarken tüm gözler üzerimdeydi. Zafer’in de bir anlığına silahını bırakmadan göz ucuyla bana baktığını gördüm. “Bu gece burada bitti,” diyerek masanın önünden çekildim. Zafer’e çevrildi bakışlarım, ben ayağa kalktığımda bile silahını indirmedi, sadece gözlerimin içine baktı ve namluyu herifin şakağına doğrultmaya devam etti. Yüzünde en ufak bir değişiklik yoktu, sanki ben ayağa kalkmamışım, mesele burada kapanmamış, yeniden buluşulacağı söylenmemişti. Onun için hâlâ aynı anın içinde duruyor gibiydik. Ağır adımlarla ona yaklaştım, terastaki herkes nefesini tutmuştu. Zafer’in yanına vardığımda önce yüzüne baktım, gözlerini yeniden Nedim’e çevirmişti ve ona yaklaştığım hâlde bana bakmıyordu. Sol elini usulca tuttum, namluyu tutan eliydi bu; solak olduğunu o an fark etmiştim. “İndir,” dedim yavaşça. Cevap vermedi ama gözlerini kıstığını gördüm. Parmaklarımı biraz daha sıkılaştırırken konuştum: “Zafer.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bana ait bir uyarıyı sonunda duymuş gibi kolundaki gerginlik bir nebze de olsa çözüldü. Namlu öylece hemen aşağı inmedi, yalnızca birkaç santim aşağı kaydı. Sonra benim elim hâlâ onun elinin üzerindeyken silahı tamamen indirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gidiyoruz,” dedim elimi elinin üzerinden çekmeden. Sonra birlikte yürümeye başladık ve tutulan nefesler sadece bir anlığına sakince dışarı bırakılmış oldu. Önde değildim bu kez, o da tam yanımda değildi; daha çok bedenini benimle terasın geri kalan kısmı arasına koyarak ilerliyordu. O küçük yer değişikliğini fark etmemek mümkün değildi. Adamların, garsonların, İlyas ve oğlunun bakışlarının sırtımıza dokunduğunu hissedebiliyordum. Hiçbiri hiçbir şey söylemedi. Söylenecek olan çoktan söylenmişti. Aytekin ile Kerim de arkamıza geçerek bizi takip etmeye başladılar.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Asansörün önünde duran desenli cam kapıya sadece birkaç adım kalmıştı. Tam da o anda arkamızda bir gürültü koptu. Önce bir sandalye devrildi, ardından o ilk kurşun geldi. Silah sesi terasın üzerindeki gecenin dokusunu yırtacakmış gibi patladı. Gürültüyü kulaklarımda değil göğüs kafesimin içinde duydum, büyük bir baskıyla içimde yankılandı; ses değil, darbe gibiydi. Arkama dönmeye fırsat bulamadan Zafer’in kolu bedenime dolandı, beni öyle sert çekti ki topuğum mermerde kaydı. Bir an dünya sağa doğru devriliyor zannettim, sonra onun göğsü, omzu, kolu etrafıma bir duvar gibi dikilerek beni düşüşten korudu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İkinci patlama geldi, sonra üçüncüsü. Terasta bir anda bağrışmalar yükselmeye başladı, kadehler kırıldı. Birinin, “Silahı alın!” diye bağırdığını duydum ama sesin kimden geldiğini ayırt edemedim. Zafer beni teras kapısının yanındaki kalın sütuna doğru itmiş, bedeni önümdeyken bir eli omzumun üzerinden beni bastırıyordu, diğer eli çoktan silahına gitmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer’in geniş omzunun ardından bakmaya çalıştığımda olan biteni tam da o zaman gördüm. Silah Nedim’in elindeydi, öfkesinin içine düşüp kör olmuş birinin hiddetiyle ateş ediyordu. Kendi korumasını arka arkaya ateş ederek delik deşik ettiğini görmek beni şoka uğrattı. Adam bedeninde açılmış deliklerle bir süre ayakta kalabildi ve garsonlar oradan oraya koşturarak hedef olmaktan kaçıyorlardı. Beyaz örtünün hemen ilerisinde terasın açı taş zeminine ağır bir şey yığıldı, bunun o adam olduğunu anladım. Kan çok hızlı yayıldı, loş ışığın altında siyah göründü önce ama kızıllığını çok geçmeden ele verdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bana silah çekilirken eliniz armut mu topluyordu lan senin?” diye deliler gibi bağırmaya devam eden Nedim bu kez namluyu diğer korumasına doğrulttu ve İlyas Bey onu durdurmak için belindeki silahı çekip Nedim’e doğrultarak, “Dur artık!” diye bağırmaya başladı. Zafer beni daha da geri itti, sütunun arkasına neredeyse tamamen aldığı bedenime hiç düşünmeden siper olurken Aytekin ile Kerim de hızla onun önüne geçerek sağ ve sol tarafı güvene almaya çalışmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nedim’in öfke krizi, İlker onun bileğini kavrayana dek sürdü ama boğuşmalar arasında diğer korumalardan birinin daha yaralanarak yere devrildiğini gördüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benim canımı korumak için benden ödeme alıyorsunuz siz orospunun çocukları!” diye bağırıyor, İlker onu masaya yaslamış sakinleştirmeye çalışırken İlyas Bey de silahını beline koymuş bize doğru yürümeye çalışıyordu ama Aytekin hızla öne geçerek hiç düşünmeden silahı İlyas’a doğrulttu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Geri dur,” dedi. “Bir adım daha atacak olursan yaşına başına bakmam babalık.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hazin Hanım,” dedi İlyas Bey panikle. “Bu konunun sizle alakası yok, gerçekten yok!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Geri dur!” diye bağırdı Aytekin silahı sertçe sallayarak. “Şakam yok. Patronumdan uzak dur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kerim, asansörü çağır,” dedi Zafer önümden bir an olsun ayrılmadan ve hareket etmeme izin vermeden. “Hazin’i buradan derhal çıkaracağız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ona yapılan bir saldırı söz konusu değil, kendi adamıyla arasındaki bir hesaplaşmaydı bu!” İlyas Bey ellerini kaldırıp salladı. “Yapmayın lütfen, durum sandığınız gibi değil. Elbette Hazin Hanım’a yönelik bir girişimde bulunulmadı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Siktirme bana o beyaz bıyığını,” diyen Zafer’in söylediği şey karşısında gözlerim iri iri açıldı. “Uzaklaş, oğlunun da ortağının da beynini önünde dağıtırım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Asansörün geldiğine dair bir ses duyuldu, çok geçmeden açılan kapıdan otelin korumaları çıktı ve doğrultulmuş silahlarla terası sardılar. Zafer beni kolumdan kavradığı gibi asansöre doğru çekerken silahını indirmedi geri adımlar atarak beni asansöre yönlendirirken, “Kerim kal ve durumu Cambaz ailesine bildirmelerini iste,” dedi. “Aytekin, biz inene kadar asansöre kimsenin binmesine izin verme.” Ardından asansörün içine bindik ve Zafer eğilip düğmeye basarken elindeki silahı indirmeden kapı kapanana dek karmaşayı izlemeye, bunu yaparken de beni sıkıca tutmaya devam etti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Asansörün kapıları kapanıp asansör sarsılarak aşağıya doğru hareket etmeye başladığında, “Çıldırdı deli piç,” dedim dehşete düşmüş gibi. “Bir kadından o tür sözler duymayı yediremedi. Bana yapmaya yüreğinin yetmediğini korumasına yaptı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer birden kolumu bırakıp bana doğru hızla dönerek, “Amcanız sizi böyle bir alışverişin ortasına göndererek ne düşünüyordu amına koyayım!” diye bağırınca gözlerim iri iri açıldı. Ben daha ağzımı açamamışken asansörün aynasıyla Zafer’in arasında kaldım ve kafamı kaldırıp irileşmiş gözlerle öfkeden alev alev yanan yeşil gözlere baktım. “Sen,” dedi bir kez daha resmiyeti parçalara ayırarak ayaklarımın dibine bırakırken. “Deli misin lan sen?” Yüzü yüzüme o kadar yakınlaştı ki ne diyeceğimi bilemeyerek ona baktım. “O sözleri ederken bu manyak orospu çocuğunun yapabileceklerini akıl edemedin mi? Kızım sen deli misin lan?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eğildiği için gömleğinin dışına sarkan zincirini gördüğüm an, tam da bu soruyu sorduğu andı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zincir kolyenin ucundan aşağı sallanan gümüş figürü gördüğümde göz bebeklerim genişledi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zincirinin ucuna gümüş küpemi takmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu bölümün favori sahnesi nedir cnm???
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Özleştik cnm
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gelecek hafta görüşürüz:ddd
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...