25.07.2026

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
🎧: Elior Edri, Elior – Horizon
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
8.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
❝ K U R Ş U N v e G Ü M Ü Ş ❞
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bazen dünyanın aklını yitirdiğini düşünürdüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gökyüzü hâlâ aynı gökyüzü, deniz hâlâ aynı denizdi belki ama insanların bakışlarında bir şeyler kırılmış gibiydi. Sokaklarda büyüyen kalabalığın içinde görünmeyen bir yangın dolaşıyordu sanki. Herkes bir yerlere yetişmeye çalışıyor, herkes konuşuyor, herkes yaşadığını iddia ediyordu ama çoğu insan yalnızca var olmak eylemini gerçekleştiriyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ve garip olan şuydu ki bu kırılmayı görenlere deli derlerdi. Bu yüzden bunu gördüğümü kimseye belli etmezdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Oysa insanın kalbi bazı gerçekleri kelimelerden önce bilirdi, gürültüyle dolu bu dünyada içimizde sessizce yankılanan bir şey vardı: Hayat dediğimiz şey yalnızca nefes almak değildir.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcam nadiren birlikte oturduğumuz kahvaltı masalarında bazen bana bu kırılmayı en net haliyle gösterirdi. Yarın ölme ihtimali yokmuş gibi yaptığı gelecek planları, bir müşteriyi bağlamak adına kurduğu türlü tezgahlar, attığı kahkahaların ardından hiç de önemsemediğim konular hakkında benden beklediği cevaplar... Sessizliğim çoğu zaman amcamın işine gelse de böyle anlarda sanıyorum ki onun ve diğerlerinin aksine benim anormal biri olduğum düşüncelerine dalardı. Dile getirip ifade edebilmesi güçtü elbette fakat gözlerine yerleşen o dalgın bakışlar yüzümü delip geçiyorken bunu iliklerimde hissederdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcama kalsa bir ömür yanında kız kurusu olarak devam edebilirdim hayatıma, beni kendine saklar ve istiridyenin içindeki inci gibi korur, muhafaza eder, sadece görmek istediği anlarda kapağımı kaldırırdı. Fakat bunun kendisine kalmayacağını bildiğinden, bir gün ipsiz sapsız birini koluma takmam korkusuyla verdiği kararları olacaktı elbette. Rıza Bey’in oğlu Asrın da - ki durmaksızın Abdi demek geliyordu ona içimden- bu kararlardan birisiydi. İyi ve kontrol edilebilir bir izdivaç.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Telefonun ekranında beliren mesajı tam tamına yedi kez ilk harfinden son harfine, noktalama işaretine dek okudum. Telefon karardı, tekrar ekrana dokundum ve mesaja son kez bakarken ortalığı birbirine katma dürtüsü göğsümün çaparında büyüdü de büyüdü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nadiren kullandığım ince slim sigaramın kutusunu açıp dudaklarımın arasına bir sigara yerleştirip Zafer’in sigarayla birlikte poşetin içine bıraktığı zippoyu kullanarak yaktım sigaramı. Ağır ağır sigaramı içerken gök bir defa daha gümbürdedi, öncesinde ışığını bile fark edemeyeceğim kadar mesaja daldığımı aniden sesini duyup ürperince anladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sonunda dayanamayıp amcamı aradım. İlk çalışta açmadı, ikincide de duymadı ama nihayet telefonu açtığında, “Canım,” dedi, gerçekten canı olduğumu bu kelimeyi kullanmasından değil, kullanış şeklinden anlıyordum çoğunlukla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Rıza Bey’in oğlunun İstanbul’a geleceği haberini bana ne zaman verecektin?” diye sordum sigarayı bir defa dudaklarıma götürmeden hemen öncesinde.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcam, “Bir saniye,” dedi, sandalyenin yerde çıkardığı sesi duyunca oturduğu yerden kalktığını ve oturduğu masada yalnız olmadığını anında anladım. Sesinin tonunu alçak tutarak, “Bunu nereden öğrendin, Hazin?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öğrenmemem gereken bir şey olsaydı şu an elinde bileti İstanbul uçağına yürüyor olmazdı herhâlde,” dedim çatık kaşlarla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Onunla iletişimde misiniz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır,” dedim. “Şeytan görsün yüzünü.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne iyi çocuk bir bilsen,” demesi beni şaşırttı. Amcam yaşıtım olan oğlanlardan pek de haz etmezdi, hatta birinin bir gün beni çalacağı düşüncesiyle küplere binerdi. Gözlerimi kısarak sigaramdan bir duman daha aldım, çünkü edecek başka kelamları olduğunu biliyordum. “Yetiştirmiş kendini, ülke ülke gezmiş, okumuş, kültürlü. Tam sana yakışır cinsten. Ben de sana yarın evlenin demiyorum ki Gümüşservim ama çocuğun niyeti ciddi, birkaç kez görüşsen ne olacak sanki? Belki pek iyi anlaşacaksın. Bana olan inadından mı reddedip duruyorsun bu meseleyi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi yukarı kaydırarak, “Senin benim adıma karar verebilecek cüreti sürekli olarak kendinde buluşuna kızıyorum ben,” dedim. “Bana danışmadan kendi kafana göre gidip elalemin babasıyla görüşmüş, bir de çekinmeden geleceğimi planlamışsın. Nefret ediyorum bu huyundan. Kesinlikle kabul etmiyorum. Pazarlık payı da bırakmıyorum üstelik sana. Ne Rıza denen yaşlı tilki umurumda ne de onun oğlu zırtlak Abdi. Anlıyor musun? Şehram denen herife ne yapacaksan yap, umurumda değil, ben burada keyfime bakacağım ama benim kafama ikinci bir koruma dikemezsin. Hele o Rıza’nın oğlunu? Asla.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kavga etmek için mi aradın beni Hazin sen?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kararlarıma biraz olsun saygın olsun diye aradım,” dedim çat diye. “Ama sende o saygı ne gezer?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ayıp ediyorsun Hazin! Ne yakışıksız laflar bunlar! Hiç yakışıyor mu sana?” diye çıkıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Etrafımda görmeyeyim o diken bıyıklı herifin oğlunu, vallahi boynunu yerden kaldıramayacağın şeyler ederim ona! Bil bunu!” Telefonu çat diye kapatıp yatağa fırlattım. Ayaklarımı sandalyenin üzerine çekip, çenemi çıplak dizime yaslarken, “Münasebetsizler,” dedim. “Kendi kendilerine gelin güvey olmuşlar. Bu ne lakaytlık!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sigaramın tamamını bitirmeden söndürdüm, doğrulup kalktım ve üzerimdeki saten gecelik takımının sabahlığını kollarıma geçirip camı açtım. Yağmur damlaları tenime hücum ederken o tatlı serinlik ürpertti beni, eğilip aşağıya doğru, ışıklandırması tam olarak çalışmayan karanlık bahçeye baktım. Bahçede bir gölge gördüm, daha sonra bu gölgenin Zafer’e ait olduğunu fark ettim. Geniş omuzlarından, karanlığın içinde yansıyan beyaz tişörtünden anlaşılıyordu kim olduğu. Parmakları arasında yanan sigaranın turuncu alevi kanatları parıldayan bir ateş böceği gibi her hareketinde uçuşuyordu. Islanmak pek umurunda değil gibiydi, bahçede bir ileri bir geri volta atarken sigarasını içmeye devam ediyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şimşek gökyüzünde öyle bir damarlandı ki gökyüzü damarlar belirmeden öncesinde beyaza boyandı. Anlık profilini o vakit gördüm, çehresine düşmüş derin bir hüzün müydü gördüğüm yoksa adını koyamadığım ama varlığından bir hayli emin olduğum yas mıydı bilmiyordum. Şimşeğin ışığı sönüp de geriye onun yüzünü saklayan karanlığı getirdiğinde belki de gördüğümün bir yanılsama olduğuna inandırdım kendimi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Camı kapatıp yatağa döndüğümde yağmur şiddetini daha da arttırmış, ağaçların dalları kopacakmış gibi sallanarak uğultuların çoğalmasına neden olmaya başlamıştı. Aniden düşen yıldırımın sesi, bomba patlamış gibi bir etkiye yol açtı. Nereye düşmüştü kestirmesi güçtü ama yakınlara düştüğüne emindim. Çok değil, saniyeler sonrasında gerçekleşen elektrik kesintisi, “Bana bu evde jeneratör olmadığını söyleme,” diyerek ayaklanmama neden oldu. Telefonumun flaşını açıp odadan çıkarken, “Beyhan,” diye seslendim aşağıya doğru ama bir yanıt alamadım. Tahran’daki konağın kalabalık olmasına öylesine alışkındım ki sayıca oldukça az insan olan bu ev özlemini duyduğum sessizliği yaşamamı sağlasa da tuhaf hissettiriyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Flaşın ışığını kullanarak merdivenleri inip hole bakındım. Gözüm salondaki şamdana kaydı, şamdanın üzerindeki uzun kavisli mumları yakmam gerektiğini düşünerek konsola ilerledim. Konsolun üzerindeki büyük kibritlerden birini ateşleyip şamdanın üç ayrı kolundaki mumların üçünü de yaktıktan sonra kibriti sallayarak söndürdüm. Elimde şamdanla hole döndüğümde dış kapı açılmış, kısa saçları yağmurun altında sırılsıklam olan Zafer içeri girmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Jeneratör yok mu bu evde?” diye sordum mumun ateşi yüzüm dışında hiçbir yeri aydınlatmıyorken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sabah bu meseleyle ilgilenirim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beyhan’a seslendim ama ortalarda görünmüyor,” dediğimde Zafer birdenbire, “O erken saatlerde uyur,” deyince tek kaşım havaya kalktı. Bunu nereden biliyordu? Yüzüne nasıl büyük bir dikkatle baktıysam bir anda, “Aytekin ile sık sık görüştüğümüz zamanlardan biliyorum,” diye açıklama gereğinde bulundu. Beyhan ile aralarında bir tanışıklık olduğunu biliyordum ama kadının uyku saatlerine varana dek bilmesi oldukça tuhaf gelmişti. Aytekin ile Beyhan’ın kuzen oldukları gerçeğini önüme alıp, Zafer ile Aytekin arkadaşlığını da yanına koyarsam belki mantıklı bir açıklamaydı ama yine de bir sebepten bu açıklama bana hiç geçmedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi bir hafızan olmalı. İnsanların uyku düzenine varana kadar ezberliyorsun sanırım, hım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyledir,” diyerek övündü. “Duyduğum bir şeyi kolayca unutmam. Gördüğümü ve kokladığımı da öyle.” Ne söylemeye çalıştığını anlayamasam da altında bir anlam yattığına emin olduğum cümlesini bomboş gözlerle karşıladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şamdanın titrek alevi tıpkı benim yüzüme olduğu gibi onun yüzüne vuran gölgeleri de sürekli yerinden oynatıyordu. Bu yüzden ifadesini seçebilmek mümkün değildi; sanki bir an başka biri oluyor, bir an sonra yeniden kendine dönüyordu. Yağmurun sesi dışarıda bütün dünyayı yutmuştu, içerideyse yalnızca mum alevinin ince cızırtısı, bir de ıslak giysilerinden zemine düşen damlaların tekdüze sesi vardı. O an, insanın bir başkasıyla aynı evin içinde bulunup da yine de kendini ıssız bir kırın ortasında hissedebileceğini düşündüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu saate kadar ayakta kalmanızın nedeni beni sorguya çekmek miydi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sizin için uygun olan personelleri seçmiş olmamı hadsizlik olarak mı algılıyorsunuz yoksa?” diye sordu bu defa.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu bana söylemek yerine beni manipüle eder gibi yönlendirmeye çalışman hadsizlikti evet,” dediğimde gülmesini beklemiyordum. Neredeyse karanlıktı gülüşü. “Ne tuhaf adamsın,” dedim sonunda. Sesim düşündüğümden daha yumuşak çıkmıştı. Belki gecenin uğultusundan, belki de mum ışığının insanı istemeden fısıldatarak konuşturan o eski huyundan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu iltifat mıydı?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Değildi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aşağılama da sayılmazdı bence,” dediğinde onu süzdüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İnsan kendini nereye koyuyorsa sözü de oradan duyar,” dedim. “Ne olduğuna sen karar ver.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bunu söylerken ona bakıyordum ama asıl izlediğim şey yüzü değildi. Bu cümleyi nasıl karşıladığını, sözün tenine nereden değdiğini, gözlerinin hangi saniyede sertleştiğini anlamaya çalışıyordum. Bazı insanlar karşılarında duran kişiyi görmekten çok tartmak isterdi. Zafer de öyleydi. Kelimeleri dinlemiyor, tartıyordu ve ben tartılmaktan hiç hoşlanmazdım. Tıpkı onun gibi insanları sürekli olarak tartıyor olsam da.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başını hafifçe eğdi. “O hâlde siz de oldukça tuhaf bir kadınsınız, Hazin Hanım,” dedi. “Çünkü çoğu insan karanlıkta ilk iş korkusunu belli eder. Siz orada durmuş hâlâ beni sorguluyorsunuz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Korkmam gereken bir şey mi vardı?” diye sorduğumda, “Karanlık size yeterince korkutucu gelmiyor mu?” diye karşı atakta bulundu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır,” dedim. “Üstelik korksaydım bile bunu görmene izin vermezdim. Neyden korktuğumu ya da neyden keyif duyduğumu insanlara gösterseydim bu yaşıma kadar tek parça kalmayı başaramazdım. Özellikle de soyadım Gümüş iken.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bakışları derinleşti ve genizden gelen brutal sesiyle konuştu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Haklısınız, kim bilir belki de siz hiçbir şeyden korkmuyorsunuzdur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gülümserken bakışlarımın neden düşmanca bir hâl aldığını kendim bile bilmiyordum. “Beni çözmeye çalışıyorsun,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yakın korumanız olarak bunu yapmamda ne gibi bir sakınca olabilir ki?” Yeşil gözleri yüzümde o kadar uzun süre asılı kaldı ki sorusu için yaratabileceğim tüm cevaplar dilimin altında kayboldu. Cevap vermeyeceğimi fark edince bana doğru bir adım daha atıp mumun alevinin yarattığı ışığa düşen tüm gölgeleri titretti. “Üstelik sizi çözmeye çalışıyor da sayılmam, sadece yanlış hamle yapıp yapmayacağınızı anlamaya gayret ediyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yanlış hamle?” dedim kaşlarımı kaldırarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yaşanan son olayları şöyle bir düşünün, ne söylemeye çalıştığımı idrak edeceksinizdir,” demekle yetindi. “Gümüş ailesinin çalışanları yanlış hamle yaptıkları takdirde bedel ödüyorlar, peki ya siz yanlış bir hamle yaparsanız bunun bedelini ödüyor musunuz?” Sorusu birdenbire duraksayıp kaşlarımı çatmama neden oldu. Sesinde tehdit yoktu ama gözleri anlam verilmez biçimde tehditkâr bakıyordu. Üstelik rahatsız edici olan bunu sanki çok eski, onun için değişmeyen ve sürekli uyguladığı bir kuralı uyguluyormuş gibi yapıyordu. Sakin konuşup, tehditkârca bakmak. Böylesi adamlar tehlikeliydi; çünkü kötülüğü tercih etmezlerdi, onu gerekli anda hiç tereddüt etmeden uygularlardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şamdanı biraz yukarı kaldırdım. Alevin ışığı bu kez çenesini, burnunun kemerini ve gözlerinin altında biriken yorgun gölgeyi daha net gösterdi. “Genelde benim seçimlerimin de bedelini ödemek için yanımdasın, bunu unutma,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunun için ekstra ücret talep etmeliydim,” diye alay ettiğinde ona karşı hissettiğimin öfke mi yoksa merak mı olduğunu sorgulayarak sadece yüzünü, alevin ışığıyla çok daha farklı bir tona bürünen yeşil gözlerini izledim. Ona bakışlarımdan duyduğu rahatsızlık birdenbire kaşlarını çatmasına neden olmuştu, rahatsızlığını sertleşen gözlerinden anlayabiliyordum. O beni okumaya çalışıyorsa ben de onu okumaya çalışıyordum. “Her neyse,” dedi birdenbire. “Madem size karşı diretmişim gibi görünüyor, o hâlde işlerine son verebiliriz ve sizin seçtiğiniz personellerle devam ederiz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu anlık kadrodan memnunum ama ikinci kez beni manipüle etmeye çalıştığını hissedecek olursam, işte o zaman yeni bir yakın koruma aramaya başlamam gerekecek.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İşte şimdi duygularımı incittiniz ve tehdidinizi iliklerime dek hissettim.” Bunu söylerken o çatık kaşlar gevşemiş, alaycı ifadesi yeniden yüzündeki yerini almıştı. “Bir sonraki sefer olmayacak, bânu. Merak etmeyin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bana bânu demesinden duyduğum rahatsızlığı göstermeden konuyu değiştirme ihtiyacıyla, “Kokladığımı da unutmam ne demek mesela?” diye sordum. “İnsan mısın, tazı mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer’in dudaklarının kenarı çok hafif kıpırdadı. Güldü denemezdi, yalnızca gülmenin eşiğinden geçti: “İkisi de sayılmam.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne sayılırsın öyleyse?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu soruyu sorarken niyetim onun gerçekten cevap vermesi değildi. İnsan bazen karşısındakinin dilini değil, suskunluğunu yoklamak için soru sorardı. Zafer birkaç saniye konuşmadı. Bakışları yüzümde dolaşmadı, doğrudan gözlerimin içine saplandı. Çoğu erkek bunu yaparken kendini ele verirdi. Ya haddini aşar ya da bir noktada kaçardı. O ise kaçmıyordu. Fakat haddini de aşmıyordu. Sınır çizmek yerine sınırın nerede olduğunu çok iyi bilen, bazen o sınırı zorlasa da geri çekildiğinde daha büyük bir soru işareti bırakan birine benziyordu. Bu da onu taşkın erkeklerden daha yorucu kılıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İşim neyi gerektiriyorsa oyum,” dedi sonunda.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne kadar kullanışlı.” Gözlerimi hafifçe devirdim. “Bir insanın hem hiçbir şey söylemeyip hem de bu kadar şey ima etmesi gerçekten beceri istiyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen de sorularını cevabını gerçekten istediğin için sormuyorsun.” Kızdığını birden sizli bizli konuşmayı bıraktığı vakitlerde daha net anlıyordum ama ifadesi öfkesini ele vermiyordu. Gözleri yeniden soğumuştu ama dudağının kenarında kontrol altında tuttuğu duyguları görmediğimi göstermek adına alaycı bir tebessüm duruyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle.” Başını biraz eğdi. “İnsanları dürtüyorsun. Nereden çatlayacaklarını görmek için.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sözleri içime küçük bir kıymık gibi battı. Hiçbir şey belli etmemeye çalışsam da bir anlığına yüzümdeki kaslardan biri gerilmişti. İnsan kendisinde sakladığı huyu karşısındaki yabancının ağzından duyunca öfkelenmekle irkilmek arasında kalıyordu. Ben ikisini de hissettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni üç cümlede çözmüş gibi konuşman çok komik,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çözdüğümü söylemedim,” derken gözlerime gözleriyle uyguladığı o dikkat sinir bozucu seviyede keskinleşmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle davranıyorsun gibi geldi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır.” Sesi yine alçaktı. “Sadece seni hafife almıyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mum alevi yalpaladı ve gölgelerimiz malikanenin uzun duvarlarında titredi. Kurduğu cümle beklemediğim bir yerime dokundu. Hafife almak öfkelendirirdi beni, evet ama ciddiye alınmak da her zaman rahatlatmazdı. Bazen biri sizi gerçekten gördüğünde bütün kusurlarınız daha çıplak hâle gelirdi. Ben uzun zamandır insanların bakışını yönlendirmeye alışmıştım. İstediğim şeyi görürler, istemediklerimi karanlıkta bırakırdım ve asla erişemezlerdi. Zafer’in bakışında o kolaylık yoktu. O, gölgede bırakılan şeyleri sezmek konusunda ısrarcı biri gibiydi ve bu beni aşırı rahatsız etti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen mi? Siz demek istedin sanırım?” diye sorduğumda köşeye sıkıştığımı fark etmek keyfini yerine getirdi. Bunu oyunbaz gözlerinde görmek sinirlerimi daha da geriyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, siz demek istedim, Hazin Hanım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Güzel. Anlaştığımızı umuyorum. Bundan böyle kararlarımı alırken beni yönlendirmeye çalışmazsan sevinirim, Zafer.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anlaştık, Hazin Hanım.” Gözlerini merdivenlere çevirdi. “Gidip üzerimi değiştirmem gerekiyor izniniz olursa. Yarın bu jeneratör meselesini yakından takip edip sonuca erdireceğim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sevinirim,” dedim ve başımla selamladım onu. Sırtını bana dönüp üst kata uzanan basamakları çıkmaya başladığında arkasından bakıyordum. Bir an için durdu, gözleri omzunun üzerinden bana çevrildi. “İyi geceler, hanımefendi.” Sonra karşılığımı beklemeden gitti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dışarıda bir şimşek daha çaktı, bu kez hemen ardından gelen gök gürültüsü malikanenin duvarlarında gezinen uğultuyu büyüttü. Mum alevi titredi, şamdanın kollarında erimeye başlayan balmumları aşağı doğru ince, beyaz yollar çizdi. O an bu evin yalnızlığını ilk kez gerçekten hissettim. Tahran’daki konakta karanlık asla tek başına hüküm sürmezdi; amcamın varlığına rağmen. Bir yerlerden kapı sesi gelir, bir yerden birinin ayak sesi duyulurdu. Buradaysa karanlık, kendi başına yaşayan bir mahluk gibiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Masanın önüne oturup elimdeki şamdanı masanın üzerine bıraktım. Yağmurun sesini dinleyerek ve mumun alevini izleyerek geçirdiğim saniyeler merdivenlerden yükselen adım sesleriyle bölündü. Beyhan’ın elinde mumla merdivenlerin ortasına kadar geldiğini gördüm, kavanoz mumlardan biriydi elindeki.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zafer Bey geçerken kapımı çaldı, beni çağırdığınızı söyledi,” dedi uykulu gözlerle. “Benden bir isteğiniz mi vardı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kızı uykusundan ettiğim için pişmanlıkla, “Hayır,” dedim. “Jeneratörleri soracaktım ama sen de yenisin, nereden bilecektin ki zaten?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beyhan’ın bakışları yüzümden ayrılmadı, son basamakları da inip masanın önüne geldi. Elindeki mumu masanın üzerine bırakırken, “Sabah gereken yerlerle iletişim sağlarım,” dedi. “Öğrendiğim kadarıyla uzun zamandır kullanılmayan bir evmiş burası, epey eksiği olacaktır.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zafer ilgileneceğini söyledi. Kusura bakma, seni de uykundan ettim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Erken uyur, oldukça erken uyanırım. Sorun değil,” dedikten sonra başımda dikilip gözlerini yüzüme dikmeye devam edince tek kaşımı kaldırarak ona baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Söyleyecek bir şeyin mi var acaba Beyhan?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır fakat burada yalnız başınıza oturmanıza da yüreğim el vermedi,” demesi beni şaşırttı. “Size eşlik edebilir miyim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Daha önce Darya’dan duymadığım sözlerdi bunlar, belki de bazen ona karşı çok fazla duvar örüyor, aramızdaki mesafeyi kapatmasına izin vermiyordum. Beyhan’ın teklifi beni şaşırtmış, Darya’ya karşı olan uzak tavrımı fark etmemi sağlamıştı. Elimle karşımdaki sandalyeyi işaret ederken ikinci kez düşünürsem vazgeçeceğim o şeyi söyledim: “Otur lütfen.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beyhan hemen işaret ettiğim yere oturdu. At kuyruğu biçiminde toplanmış hâlde gördüğüm saçları şimdi düz ve keskin bir şekilde omuzlarına akıyor, oldukça sağlıklı görünüyordu. Koyu kahverengi saçları gözleriyle aynı tonlardaydı, ince bir burna ve orantılı dudaklara sahipti. Onu gereğinden fazla incelediğimi fark edince bakışlarında bir sorgu belirdi. “Güzel bir kadınsın,” dedim sakince. Duymayı beklemediği iltifata karşı takındığı sakinlik sanıyordum ki sık sık bu cümleyi duymasındandı. “Uzun boyun, güzel bir fiziğin, güzel bir yüzün var. Daha önce modellik yaptın mı?” Çünkü onun boyuna, vücuduna sahip kadınlar podyuma çok yakışıyorlardı ve Beyhan’ın o keskin bakışları, soğuk tavrında bir modelin oldukça çekici görünen kendini beğenmişliğini seziyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır Hazin Hanım, yapmadım. Sporla ilgileniyorum ama,” dediğinde, “Voleybol mu?” diye sormam onu gülümsetti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Daha çok ağırlık ve kuvvet antrenmanları denebilir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sanırım dünyanın her ülkesinde güzel bir kadın olmak çok zor, hım?” diye sorup gözlerimi mumun alevine indirdim. “Bunu kendini savunmak için mi yoksa başka bir nedenden dolayı mı yapıyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Onu sorgulamamdan rahatsız olduğunu hissetsem de renk vermedim, sadece onunla ilgili daha fazla şey öğrenmem gerektiğini düşünüyordum. Yere düşen gölgeme bile şüpheyle bakabilecek biriyken, karşımdaki insanlarla ilgili pek bilgi sahibi olmadan devam etmek benim gibilerin hamurunda bulunmuyordu doğrusu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Güçlü olmayı seviyorum,” dedi, cümlesi içten gelse de cümleyi kurarken keskinleşen bakışları cümlesi kadar içten gelmiyordu. Gözlerinin içine uzun uzun, sanki söyleyecek başka bir şeyi olduğunu biliyormuşum gibi baktığımda duraksadı. “Şu ana kadar çok fazla güç gerektiren işte çalıştım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle mi? CV’ni iyi okuduğumu zannediyordum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bazı şeyler CV’ye eklenmeyecek kadar özeldir,” demesi kaşlarımı kaldırmama neden oldu. “Gurur duysam da bahsini geçirmeyi pek tercih etmediğim işler.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gizli ajan falan mısın yoksa?” diyerek güldüğümde tıpkı benim gibi o da güldü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle keskin bakıyorsunuz ki eğer öyle bir niyetim olsaydı saniyesinde enselenirdim,” dedi, bu söylediğinde ciddi olduğunu gözlerine bulaşan ifadeden anladım. “Sizin dünyanızda insanlara güvenmenin kolay bir şey olmadığının farkındayım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benim dünyam?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sosyetik güzellerin dünyası,” diyerek eğildi gülümserken. “Tabii bir de amcanızla yaptığım online mülakat beni biraz daha fazla fikir sahibi yapıyor sizinle alakalı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Amcamın adını daha önce duymuş muydun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İstanbul’daki sosyete cemiyetinin sık sık adını andığı bir zampara olduğunu duymuştum,” demesi beni hem şaşırttı hem de böylesi cesur bir cümleyi şak diye söylemesi beni oldukça içten güldürdü. Attığım kısık sesli kahkaha onun da tıpkı benim gibi gülmeye başlamasına neden oldu. “Ayrıca biraz da karanlık bir tip...”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başımı salladım. “Aksi durumda güvenlik bu kadar sıkı olmazdı değil mi?” diye sordum ona. “Her zengin adam gibi, Hazerhan Gümüş’ün de karanlık yönleri var elbette.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Merakla, “Ne gibi?” diye sorunca ciddiyetimi takınarak bedenimi oturduğum yerde doğrulur konuma getirdim. Konunun gidişatından rahatsızlık duymaya başladığımı anlar anlamaz akıllıca bir seçimde bulunarak hızlıca sohbetin akışını değiştirdi. “Kaç yaşındasınız Hazin Hanım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yirmi beş yaşındayım,” dediğimde, “Oldukça gençsiniz, çok daha olgun hissettiriyorsunuz. Yanlış anlamayın, görüntünüz oldukça güzel fakat tavırlarınız ve hareketleriniz çok daha olgun gösteriyor sizi,” diye cevapladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Peki sen kaç yaşındasın Beyhan?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Otuz üç yaşındayım,” dedi gülümseyerek. “Boyumdan ve kas oranımdan dolayı çoğunlukla birkaç yaş daha büyük gösterdiğimi söylerler.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aksine, çok daha genç görünüyorsun. Sana en fazla yirmi altı derdim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beyhan bu kez içten gülümsedi, hesapsız kitapsızdı, yüzüne maske gibi yerleştirilmiş bir tebessüm değildi bu; gerçekti. “Bekardın sanıyorum, dosyanda öyle yazıyordu,” dediğimde başını salladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet. Siz sormadan söyleyeyim, bir erkek arkadaşım yok. Ve iş ile aşk ilişkilerini birbirinden ayırabilen birisiyim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zafer bunu sana yetiştirdi!” dedim dehşet içinde.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gülmemek için dudaklarını sıktı. “Uyarmak için söylediğini düşünüyorum. Ama Fahri ya da Selim benim tipim değiller, endişe duymayın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Peki ya Oğuzhan ve Kerim?” diye sorduğumda, “Oğuzhan’ın ablası yaşındayım, Kerim’e gelince de onu eskiden tanırım, Zafer’in arkadaşlarından birisidir ve ara sıra yan yana gelmişliğimiz vardır. Zevzeğin önde gideni, hiç benlik değil,” diye cevap verdi. “Parantez açıyorum, aynı zamanda Zafer de hiç benlik değil, efendim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İnsan senlik erkeği merak ediyor,” dedim kendime şaşırarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sanıyorum uzun zaman önce boşanmış, kendini çocuğuna adamış erkeklerden hoşlanıyorum,” diye spesifik bir tarif vermesi kaşlarımı kaldırmama neden oldu. Gülümsedi. “Tabii ki bu iş verenimle aramızda bir sır olarak kalırsa sevinirim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kulağa bu tariflere uyan bir adam tanıyorsun gibi geliyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çok da detaya girmemeyi tercih ediyorum, Hazin Hanım,” diyerek yavaşça doğruldu, benimle böyle bir şeyi paylaşmış olması ve bu geceki tavrı kendimi ona biraz olsun yakın hissetmemi sağlasa da ölçülü ifademi anında geri kazanarak o duvarı önümüze dikmekten kaçınmadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sabah dokuzda kahvaltı yapmam gerekiyor. Sabah kahvaltılarında orta kahve içiyorum, Mısra Hanım mutfaktaki işinin başına geçene dek kahvaltımla ilgilenebilir misin?” diye sorduğumda mum kavanozunu eline almıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Elbette efendim,” dedi saygıyla. “Dikkat etmemi istediğiniz bir şey var mı? Yemekten hoşlanmadığınız şeyleri söylerseniz benim için daha kolay olur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sadece yaş naneden hoşlanmıyorum, teşekkür ederim Beyhan.” Durdum, resmiyet aramızda bir köprü olarak asılı durabilirdi ama en azından bu geceki keyifli sohbete istinaden, “Seninle iyi anlaşacağımızı düşünüyorum,” dedim. “İyi geceler.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Umarım öyle olur, Hazin Hanım.” Gülümsedi, merdivenlere doğru ilerlerken beni selamladı. “İyi geceler.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beyhan yanımdan ayrıldıktan kısa süre elektrikler geri geldi. Odama dönüp dinlenmek için yatağa girmeden önce saçlarıma bakım yapıp taradım ve soğuk yorganı çeneme kadar çekip pek de derin olmayan bir uykuya daldım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İki adamın birbirine çektiği silahların namlusu ateş almak için arkalarında duran sahiplerinden bir komut bekliyordu. Hazerhan Gümüş, Tahran’ın aranan, sevilen, sayılan ve bir o kadar da korkulan adamı burada, Şehram Cezayiri’nin avlusunda dikilmiş, dudaklarında şeytandan çaldığı bir tebessümle Cezayiri’nin gözlerinin içine bakıyordu. Bir adım atınca silahını Cezayiri’nin korumasına doğrultan şahsi koruması Hazerhan Gümüş’e göz ucuyla baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şehram, “Bu iki oldu, Sayın Gümüş,” dedi, Türkçe konuşuyor olması Hazerhan’ı şaşırtmadı ama ilk ziyaretinde neden Farsça konuştuğunu merak etmiyor değildi. “Üstelik geçen gece ikimiz de oldukça fazla adam kaybettik. Bir anlaşmaya vardığımıza inanmak istemiştim. Yanılıyor muydum yoksa?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hazerhan parmağını oynatıp, “İndir silahını,” dedi korumasına. Koruması, ona yöneltilmiş diğer silahı umursamadan silahın namlusunu aşağı indirince, Cezayiri’nin koruması olan adam tereddütte kalmış bir şekilde kendi patronuna baktı, Cezayiri kısa bir çene hareketiyle silahı indirmesini emredince bu emre koşulsuz uydu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sizinle bir konu hakkında görüşmeye geldim. Siz misafirlerinizi böyle silahlarla mı ağırlarsınız?” diye soran Hazerhan’ın aklından geçenleri anlamakta zorlanan Cezayiri’nin bakışları adamlarının üzerinde gezindi ve “Misafirimiz için terasa ikramlıklar ve kahve getirtilsin,” dedi. “Sade içiyordunuz değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Unutmamışsınız,” dedi Hazerhan gülümseyerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gümüş ailesi ile ilgili hiçbir ayrıntıyı atlamıyorum,” diyen Şehram’ın yersiz kelamı Hazerhan’ın bakışlarında bir karanlığın titreşmesine neden olsa da dudağına kondurduğu şeytanı kıskandıracak tebessümden ödün vermedi. “Buyurun Hazerhan Bey, sizi terasımızda ağırlamak isterim. Sizin konağınızın manzarasının yanında sönük kalacaktır ama terasımızın güzel bir manzarası vardır.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Taş merdivenlere ilerledi, sırtını düşmanına dönüyor olması umurunda değil gibiydi Cezayiri’nin. Hazerhan ağır adımlarla onu takip etti. Pek yakını olan şoförü İshak ve yakın korumaları avluda kaldılar ama her an çıkacak bir taşkınlığa hazır gibi elleri bellerindeki silahlara oldukça yakın konumlandırılmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Taş bahçenin köşesine yerleştirilmiş yöresel işçiliklerle işlenmiş döşeklerden birine otururken tüm bunları ne denli demode göründüğü düşüncesi Hazerhan’ın kafasında küçük bir küçümsemeyle birlikte belirmişti. İkramlar birkaç dakika içinde alçak sehpanın üzerindeki yerlerini aldı ama Hazerhan ne kahveden bir yudum içti ne de getirilmiş taze ikramlardan bir lokma ısırdı. Elbette ki Şehram Cezayiri için bu açıkça edilmiş bir hakaretti ama Cezayiri bunu görmezden gelmeyi seçerek terastaki işlemeli tekli koltuğun üzerine bir kral edasıyla kuruldu. Buradaki her şeyin sahibi olduğunu en çok da Hazerhan’a gösterme niyetiyle omuzları iyiden iyiye kabarmış, göğsü yükselmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hazerhan elini pahalı takımının iç cebine attı, saf gümüşten özel olarak yaptırdığı ve üzerinde nar desenleri olan sigara tabakasından bir sigara çıkarıp dudaklarının arasına dengelerken, “İkimizin de hayrına yaptığımız bu anlaşmayı tenzi ederek size yöneltmek istediğim sorular var,” dedi. Sigarasını acelesiz bir şekilde yakarken Şehram’ı gözlemeye, her bir ifadesini ölçüp tartarak analiz etmeye devam ediyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şehram purosunu ateşleyerek Hazerhan’a katıldı, ardından, “Sizi dinliyorum,” dedi, pek meraklı görünmemeye çalışıyordu ama esasında bu adamın neden yeniden avlusuna eli silahlı adamlarla dal düz girdiğini merak ediyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden havalimanındaki çalışanlarıma para teklif ederek yeğenimin nereye gittiğini öğrenme merakı içerisine düştünüz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şehram duyduğu soru karşısında alenen rahatsız olmuştu, bir iş yaparken duyulmayacağından, görülmeyeceğinden daima emin olan bu adam için karşısında her şeyi önceden bilen, duyan birinin olması elbette ki rahatsızlık uyandırıcıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu iddianızı destekleyecek bir görgü tanığınız var mı?” diye sordu doğrudan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yeğenimi havalimanı pistine dek kovalayan silahlı adamlarınızın o gece yarattığı kaosu göz önünde bulunduracak olursak şayet, yüzlerce görgü tanığım olduğunu zaten biliyorsunuzdur. Üstelik epey kalabalık olmanıza rağmen havalimanında istediğiniz hakimiyeti de kuramadınız. Oyunda taşımın olduğu yere henüz hamlemi gerçekleştirmemişken ve sıra sizde değilken kendi taşınızı yerleştirmeye çalışıyorsunuz. Bu oldukça nezaketsiz bir hareket.” Hazerhan parmakları arasında gevşek biçimde duran sigarasının külü gitgide uzuyorken öne doğru eğildi, dirsekleri ütülü kumaş pantolonunun üzerinde izler bıraktı. “Nedir yeğenimle alıp veremediğiniz? Anlaştığımız düşüncesine kapılmak üzereydim oysa ki. Beni hayal kırıklığına uğratıyorsunuz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şehram, “Yeğeninize bir özür borçlu olduğumu düşünüyorum,” demesi, Hazerhan’ın sinirle gülmesine neden oldu. Ortam bir anda gerilmiş, iki adamın da gözleri birbirlerine silahtan daha öldürücü bir edayla saplanıp kalmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yeğenimin bir özre ihtiyaç duymadığını söylüyorum, yasal vasisi olarak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne yazık ki ben de müstakbel nişanlısı Asrın Cambaz’ın İstanbul’a uçuşu olduğunu öğrendim. Sanıyorum sevgili Hazin Gümüş şu anda İstanbul’da ikamet etmekte?” diye soran Şehram’ın sesi bir zafer kazanmış gibi neşeli duyuldu. “Oysa ki onu Amerika’ya ya da İngiltere’ye gönderdiğinize dair bir his vardı içimde. Bu denli yakın bir ülke seçimi beni şaşırttı doğrusu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hazerhan’ın dudaklarında çok daha tehlikeli bir tebessüm belirdi. “Nişanlanması an meselesi olan genç bir bayanın peşinde özür dilemek için dahi olsa dolaşmak namüsait bir hareket olacaktır.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şehram gözünü bile kırpmadan Hazerhan’a bakarken, “Onu neden Asrın gibi bir yeni yetmeyle nişanladığınızı anlıyor değilim,” dedi. “Çok daha güçlü eş adaylarının olduğu bir havuzda Asrın gibi toy bir delikanlıya şans vermeniz ilginç.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu yoruma açık bir konu değil.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Değil mi? Eğer kutlama sırasında Hazin Hanım’ın Asrın’ı neredeyse tartaklama boyutunda azarladığına bizzat tanıklık eden yakınlarım var,” dedi Şehram sakince. “Demek oluyor ki yeğeniniz bu nişanı istemiyor. Eğer bu hadise yaşanmasaydı, herhalde yeğeniniz Asrın ile bir gönül ilişkisi kurdu da bundan dolayı nişanlanacaklar diye düşünürüm. Görünen o ki kendisi Asrın’ı istemiyor. O hâlde neden böylesi güçsüz bir eş adayı seçiyorsunuz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hazerhan, “Duyan da Asrın ile sizi nişanladığımı sanacak Şehram Bey,” deyince Şehram’ın yüzü buz kesti. “Eğrisinden doğrusundan size ne Allah aşkına? Neden bu kadar çok takıldınız bu konuya siz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şehram açıkça niyetini belli etmekten çekinmeden, “Eğer gerçek bir barış sağlamak isterseniz ben bu barışı seve seve kabul edeceğim,” dedi. “Yaşanan tüm hadiseleri görmezden gelecek, tarihin tozlu sayfalarına gömecek ve unutacağım. Lakin bunun için akraba olmamız gerekir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anlayamadım?” Hazerhan’ın gözleri deliliğe bir adım daha yakın bakıyordu şimdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Niyetimi açıkça ifade ettiğimi düşünüyorum. Dilerseniz ilişkimizi düzeltebilir, bunu akrabalıkla taçlandırabiliriz. Yeğeniniz bir Cezayiri kadını olmak için yaratılmış. Korkusuz, cesur, güzel ve kültürlü bir kadın,” diyen adamın densizliği Hazerhan’ın aniden oturduğu yerden fırtına hızıyla doğrulup kalkmasına neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne dedin sen?” diye sorarken alnına bir haritada belirginleştirilmiş yollar gibi çizilen damarlar yayılmıştı. “Senin benim yeğenimde gözün mü var? Ağzın bunu mu söylemeye kalkışıyor?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Böylesi aşağılanmayı hak etmiyorum, lütfen. Benim niyetim ciddi,” diyen Şehram’ın dudakları yukarı kıvrıldı. “Aramızdaki husumeti sona erdirmek istemez miydiniz? Bunca ortak müşterimiz varken ve ikimiz de sosyetenin sevilen, sayılan isimleriyken.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen benim yeğenimin canına kas ettin!” diyen Hazerhan hiç beklemeden belindeki silahına davrandı, Şehram hareketsizce oturmuş onu izlerken Hazerhan çoktan gümüş tabancayı Şehram’ın alnına dayamıştı. “Bu söylediklerini ne sen söyledin ne de ben duydum. Seni şimdi öldürmüyorsam bil ki bu adımı senin kanınla lekelemek istemediğimdendir. Yoksa ne zaman ki yeğenimi hedef aldın, o gün senin katline fermanı yazmaya başladım. İleri gitme. Yoksa soyadımı kanınla lekelemekten ileri gider, soyadıma mürekkep diye senin kanını kullanırım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu bana ikinci silah çekişiniz, Hazerhan Bey,” dedi Şehram gözlerini bile ayırmadan, alnına dayanmış namlunun soğukluğuna aldırış etmeden bir an olsun, doğrudan Hazerhan’a bakarken. “Üçüncü sefer olmayacak. Olmasına göz yummam.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yeğenimin değil adını ağzına almayı, varlığını bile yok sayacaksın.” Hazerhan’ın sesi tetiğin çekilmeye çok yakın olduğunu haykırırcasına kararlı ve karanlıktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Son sözünüz bu mudur?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Silahın namlusunu indirirken Hazerhan, “Budur,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şehram uzun uzun Hazerhan’ın gözlerine baktıktan sonra, “Müşterilerimiz için uzun sürecek ve sonucunda hezeyana uğrayacağınız bir yarış için başlat butonuna basıyorum öyleyse,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sahil kenarında park pozisyonunda duran aracın camından dışarıya uzanan gözlerim belirli aralıklarla sahil bandına taşacak kadar yükselerek kayalara çarpan dalgalardaydı. Direksiyon başında dakikalardır sessizce oturan Zafer’in bazı zamanlar dikiz aynasından beni içine hapseden gözlerini hissedebiliyordum. Geçen dört günün ardından tüm çalışanlar malikanedeki odalarına yerleşmişler, eksikler büyük bir hızla tamamlanmış ve malikane içinde yaşamaktan onur duymasam da idare edebileceğim bir hale getirilmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Otomatik düğmeye basarak camı aşağı indirdim ve rüzgarın saçlarıma dokunuşunu hissedince elimde olmadan gülümsedim. Bu hissi en yalın haliyle saçlarımda misafir etmeyeli uzun zaman olmuştu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer’in boğazında yükselen öksürüğün hemen ardından kurduğu cümle tüm dikkatimi dağıttı. “Hazerhan Bey daha görünür olabileceğini, bunda bir sakınca olmadığını söyledi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu cümle beni afallattı, amcam başımda türlü belalar dolanmıyorken bile gizliliğime son derece önem gösterir, bunu mesleğimi bile baltalayacak kadar ileri taşırdı. Şaşkınlığımı gizleyemeden gözlerimi dikiz aynasından bana dokunan gözlere çevirdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tekrar eder misin?” diye sordum teyit etmek amaçlı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Cümleyi harfiyen tekrarladı, ardından, “Bunu tuhaf bulmanız doğal ama bu bir strateji,” diye ekledi. “Sizi sakladığı müddetçe ne denli kıymetli bir mücevher olduğunuz düşüncesi kendisinin rakipleri tarafından fark ediliyor. Sanırım artık kıymetli mücevherini sergilemek niyetinde.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şaşkınlıkla, “Bunu sadece Asrın denen gerzek adamla yakınlık kurmam için yapıyor da olabilir,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Abdi’den mi bahsediyorsunuz?” diye sorarken sesinde yakaladığım küçümsemeden rahatsız olmadım. “Sanmıyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Asrın’ın şehre geldiği haberini bana bizzat kendisi vermek için beni aradığı sabahtan beri amcamla diyalog kurmuyordum. Asrın’ın Hilton’daki kral dairelerinden birinde kaldığını, sosyetenin ünlü mimarlarından biriyle görüştüğünü ve eski evini düzenlemeye aldırdığını duymuştum. Benimle iletişime geçme çabası içerisinde değildi, bu aklı da amcamdan aldığını düşünüyordum çünkü amcam üzerime düşüldüğü takdirde dönüşeceğim canavarı iyi tanırdı. O canavarla yıllarca aynı duvarların içinde yaşamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sıcakladığım için camı daha aşağı indirdim, rüzgâr saçlarıma sertçe çarparken, “Dışarısı ne kadar serin,” diye mırıldandım. “Eskiden bu aylarda İstanbul çok nemli ve boğucu şekilde sıcak olurdu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dikiz aynasından beni izlediğini hissettiğim keskin gözlerin sahibi, “Aslında o kıyafetlerin içinde neredeyse donuyor olmalısınız,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Duraksadım ve gözlerimi üzerime indirdim, askılı siyah bir elbise giyiyordum, mini elbise vücudumu sertçe kavrayan bir korseye sahipti, sert eteği kalçalarıma doğrudan yapışarak açılma riski taşımadan tenimle bütünleşiyordu. Bu elbiseyi üzerimde gördüğü ilk anı, öğleden sonrayı hatırladım; basamakları indiğim sırada geldiğimin farkında değildi, telefonla konuşuyordu ve bana doğru döndüğünde üzerimdeki elbiseyi görünce kaşları şaşkınlıkla havaya kalkmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neredeyse beni yargıladığını düşüneceğim,” dediğimde yeşil gözleri oyunbaz bir ifadeye büründü. “Ne haddime?” diye sordu alaycı bir sesle. “Size yakışmadığını söyleyemem, aksine, çok yakıştığını söylemeliyim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biliyorum,” diyerek bakışlarımı camdan dışarıya çevirdim. “Baksana, madem amcam görünmeme karar verdi, o hâlde bu akşam Delina’daki eğlenceye katılacağım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Duraksadı, bilmediğini hissettiğimden, “Amcamın da içinde bulunduğu cemiyette biri şehre geri döndüğünü sadece Delina’daki partilere katılarak gösterir,” dedim. “Bugün günlerden cumartesi, Delina tıka basa dolu olacaktır.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Amcanızla bu konuyu konuşmanız gerektiğini düşünüyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben düşünmüyorum.” Sahte bir sırıtışla Zafer’in aynadan yansıyan gözlerine baktım. “Eve gidelim, hazırlanmam gerek.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer başka bir şey söylemedi. Söylese de kararımı değiştirmeyeceğimi anlamış olmalıydı, çünkü direksiyonu kırıp aracı sahil yolundan malikaneye doğru sürdü. Yol boyunca aramızda denizin uğultusundan daha ağır bir sessizlik oturdu. Camdan içeri dolan rüzgâr saçlarımı karıştırırken ben gözlerimi şehrin üstüne çöken akşama diktim; İstanbul, ışıkları birer birer yanarken kendini geceye hazırlayan pahalı ve tehlikeli bir kadın gibi görünüyordu. Eve vardığımızda araç durdu, ben kapıyı onun açmasını beklemeden indim. Topuklularım taş zeminde tok bir ses bırakırken üzerimde gezinen dikkatini sırtımda hissetsem de dönüp bakmadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu gece bakılacak olan bendim ama nasıl bakılacağına ben karar verecektim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Merdivenleri ağır ama kararlı adımlarla çıkarken, Beyhan, “Hoş geldiniz Hazin Hanım,” dedi, “akşam yemeğiniz hazırlanıyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yemeğe kalmayacağım, Beyhan. Bu gece için bir plan yaptım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Odamın kapısını kapattığımda malikânenin sessizliği dışarıda kaldı. Bakışlarım ağır ağır odamın içinde dolandı. Yatağın üzerine sabah bıraktığım ipek gecelik hâlâ aynı kıvrımda duruyordu. Pencereye yakın duran koltuğun koluna gelişigüzel asılmış sabahlığım, aynanın önündeki fırçalar, yarısı açık bırakılmış mücevher kutusu, parfüm şişelerinin camlarında kırılan loş ışık… Hepsi bir hazırlığın değil de bir ritüelin eşiğinde durmuş beni bekliyor gibiydi. İran’dan nihayet gelen kıyafetlerimin birçoğu dolaba sığmamıştı, bu yüzden birkaçını valizlerin içinde tutuyordum. Dolaba zar zor da olsa sıkıştırdığım birkaç elbiseye kısaca göz gezdirdim. İpekler, satenler, özel dikim ağır kumaşlar parmak uçlarıma sürttükçe içimdeki kararsızlık yavaş yavaş biçim kazandı. Sonunda kanı anımsatmayan ama ona akraba olan, ışığın altında koyulaşıp gölgede neredeyse siyaha dönen derin bordo bir elbisede karar kıldım. Askıdan indirirken kumaşın ağırlığı avuçlarıma doldu, pahalı bir kumaşın kendine has vakarını taşıyordu. Uzun, bedene kusursuzca oturan, bel hattını sıkıca kavrayıp aşağı doğru akarken tek bacağın üzerinden zarif ama cüretkar bir yırtmaçla açılan bir elbiseydi bu. Göğüs kısmı ölçülü ama iddialıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elbiseyi yatağın üzerine serip birkaç adım geri çekildim, bir kıyafetin güzel olması yetmezdi, niyetime hizmet etmesi gerekirdi ve bu gece ki niyetim basitti: Görünmek, konuşulmak ve her zaman olduğu gibi asla anlaşılmamak. Hızlı bir duş aldım, kendimi nihayet ebeveyn banyosu olan bir odaya taşıdığım için artık duş alırken ürkek bir kedi gibi kapıyı gözetleyip durmak zorunda değildim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tenime beyaz çiçeklerin serinliğini taşıyan hafif bir yağ sürerken gece hakkında düşünüyordum. Delina’nın ışıkları, içeride dolaşan pahalı parfümler, birbirini süzen gözler, kadehlerin ince sesi, ertesi gün yayılacak olan dedikodular... Hepsini çok iyi biliyordum. O tür yerlerde kimse gerçekten eğlenmezdi, herkes birbirinin kim olduğunu, ne kadar tehlikeli olduğunu, hangi masaya ne kadar yakın oturması gerektiğini hesap ederdi. Gülüşler bile ölçülüydü, beğeniler sahicilikten değil, çıkar sağlama içgüdüsüyle dile getirilirdi. Ben de böyle masaların çevresinde büyümüştüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Saçlarımı kurutmadan önce Beyhan’a seslendim, saniyeler sonra odadaydı ve ben de iç çamaşırı takımımla makyaj masasının önünde oturmuş onu bekliyordum. Bir an beni takımlarımla görünce şaşırdı ama sonra bunun benim normalim olduğunu fark ederek kapıyı sıkıca kapatarak, “Nasıl yardımcı olabilirim?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Makyajımı yaptıktan sonra şu elbiseyi giymem gerekecek ama tek başına giyilmesi epey zor bir parça,” diyerek yataktaki elbiseyi işaret ettim. “Senden yardım isteyecektim.” Yatağın çaprazındaki berjeri başımla gösterirken, “Otur lütfen, çok uzun sürmez,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Oturup ben makyajımı yaparken rahatsız edici bir dikkatle beni izlemeye başladı. Biri beni izlerken bir şeyler yapmaya alışkın olsam da Beyhan’ın bakışlarında farklı bir şey varmış gibi hissetmeden edemiyordum, üstünkörü bakmıyordu insana, çözmek, anlamak, bir şeyleri öğrenmek ister gibi bakıyordu. Belki de sadece işinde iyi olmanın yolunun beni iyi tanımaktan geçtiğini düşünüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Siyah kalem ve farla kirpik diplerimi belirginleştirip, gözlerimin kahverengisini tamamen belirginleştirdiğim keskin bir göz makyajı yaptım. Cilt makyajını çok abartılı tutmadım, ışıltılı olması benim için yetiyordu ve sadece küçük renk eşitsizliklerini kapatmaktan hoşlanıyordum. Elmacık kemiklerimin üzerinden gölge geçerken, “Zafer sizin bu gece Delina’da gerçekleşecek meşhur partilerden birine katılacağınızı söyledi,” dedi Beyhan, duraksadım, gözlerim aynanın yüzeyinden onun gözlerini buldu. Sorguyla baktığımda, “Sıkı güvenlik önlemleri alındığını göz önünde bulundurarak söylüyorum, böylesi bir kalabalığın içine karışmanız sizin için sağlıklı bir karar mı?” diye sordu. Haddini aşmamaya özen gösterse de tek kaşımı kaldırmadan edemedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kararlarımı sorgulayacağın kadar yakınlaştık demek,” dedim, sesim buz gibi yükselse de cümlenin altında yatan anlamı anında fark edip gülümsedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sizi kızdırmak niyetinde değilim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ama kızdıracağım, demek mi oluyor peki bu?” Gülümsedim, bu nadiren bir insana sunduğum gülümsemelerden biriydi. “Amcam görünür olmamda bir problem olmayacağını söylemiş, ben de bunu tasdikleme kararı aldım. Bile bile başımı belaya sokmuyorum, endişe etme. Hoş, neden endişe ediyorsan? Beni tanımıyorsun bile.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarındaki tebessüm kaybolmadı. “Benim görevim sadece evinizi çekip çevirmek değil, sizin iyi olduğunuzdan, sıhhatinizin yerinde olduğundan emin olmam gerek. Bu da işimin bir parçası.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi ön planda tutmak istediğim için daha doğal tonlarda bir ruju dudaklarımda gezdirirken gözlerim aynanın yüzeyinden onu izlemeye devam ediyordu. Sonunda kalktım, az evvel saçlarımı kuruttuktan sonra belirginleştirdiğim buklelerimi parmaklarımla çözdükten sonra Beyhan’ın yardımıyla elbiseyi üzerime giydim. Beyhan elbisenin fermuarını yukarı çektikten hemen sonra, “Bu gece birçok beyefendinin aklını başından alacaksınız,” dedi ve ilk tanıştığımız andaki o donuk kadının benimle biraz olsun yakınlık kurmaya çabaladığını fark ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gümüş küpelerimi takmak için eğildiğim sırada, “Normal şartlarda bir beyefendinin aklını başından alamayacağımı mı ima ediyorsun?” diye takıldım ona.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bunu anlamış olacak ki dudaklarını birbirine bastırarak omuz silkti. “Elbette bunu ima etmedim, bence aynaya baktığınızda kimsenin size hatırlatmasına ihtiyaç duymadan esas olanı görüyorsunuzdur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Boynuma gümüş ve elmasın birlikte işlenerek türünün benzersiz örneklerinden biri olan el yapımı kolyeyi taktıktan sonra, “İltifatların ve yardımların için teşekkür ederim, Beyhan,” dedim. “Zafer’e haber ver, aracı hazırlasın. Yarım saat içerisinde çıkıyoruz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beyhan çıktıktan sonra yüksek topuklularımı giyip aynanın önünde son kez kendime bakarken parmak uçlarımla saçlarımı geriye doğru attım. Elbisemin kumaşı her hareketimde tenime soğuk bir su gibi değiyor, bacağımdaki yırtmaç yürüdükçe açılıp kapanarak varlığını kibar ama cüretkar bir dille hatırlatıyordu. Parfümümün kırmızı-beyaz çiçekli notaları eminim ki odadan çıktığımda da saatlerce havada asılı kalacaktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Odadan çıkıp merdivenlere ilerlerken duvar boyunca uzanan apliklerin sarı ışığı mermer zemine yumuşak lekeler halinde düşüşü izledim. Merdivenlerin başında durup elimi topuzun üzerine koyduğumda aşağıdaki holde Zafer’i gördüm. Bir elini siyah takım ceketinin cebine sokmuş, diğerini gevşekçe yanında bırakmıştı. Başını kaldırıp olduğum yöne baktığı anda yüzünde hemen okunması oldukça güç ama saklanmak konusunda da epey zorlanan bir değişim oldu. Bazen olurdu, insan bir bakışın sesini duyabilirdi, işte onun bakışı da öyleydi; ağır, dikkatli ve rahatsız edecek kadar uzun. İlk adımı attığımda gözleri ayaklarıma dokundu, topuklularımın çıkardığı tok sesler geniş holde yankılandıkça usul usul yukarı çıktığını hissettim bakışlarının. Bacaklarımdan elbisenin bedene oturan sert çizgisine, omuzlarımdan, boynumdaki ışıltılara kadar her yere dokundu yeşil gözleri ve nihayet yüzümde, tam gözlerimin içinde durdu. Bir erkeğin bir kadına bakışıyla bir tehlikenin başka bir tehlikeyi tartışı arasında bazen çok küçük bir fark olurdu ve Zafer o farkı her defasında biraz daha kapatıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tam önüne geldiğim ana dek kıpırdamadan durdu. Bu kez ne alaycı bir söz ne de dudaklarının kenarına o insanı çileden çıkaran yarım gülümsemelerden biri yoktu. Sadece baktı. Konuşmayacağını anlayınca, “Araba hazır mı?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Birkaç saniye gecikmeli cevabı, “Evet,” oldu. “Aytekin Bey de kendi aracıyla bize eşlik edecek. Hazır mısınız?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sorusu alayla başımı yana eğmeme neden oldu. Gözlerimi kendi bedenime değdirdim, ardından tekrar onun gözlerinin içine baktım ve “Görmüyor musun?” diye sordum. Gözleri yine üzerimde gezindi ama bu kez daha kısa sürmedi bakışları, aksine sanki ilk bakışının teyidini yapmak ister gibi daha dikkatli baktı. Onun bakışlarından keyif aldığımı fark etmek duvara toslamak gibiydi, onu öfkelendirmeyi seviyordum, sıkıştırmaya bayılıyordum, sabrını sınamak mükemmeldi ama beni süzüşünden hoşlanmak delilik işiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sonunda sakince, “Fikrim değişmedi,” dedi. “Bu gece hâlâ iyi bir fikirmiş gibi hissettirmiyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne talihsiz,” diye mırıldandım. “Çünkü benim de fikrim değişmedi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu kez ağzının kenarı belli belirsiz kıpırdadı bu tam bir gülümseme sayılmazdı ama alaycılığını hissedebiliyordum. Yanından kayarak geçerken duraksadığını hissettim, bir an derin bir nefes aldı ama bunun nedenini anlayamadım. Sabrını sınamış olduğumdan mıydı yoksa parfümümün notaları çok mu ağırdı? Topuk seslerim holde yankılanırken Mısra’nın kapılardan birini açıp kafasını dışarı uzattığını gördüm, beni süzdü, ardından gözleri hemen arkamdaki Zafer’e çevrildi. Aldırış etmeden onu arkadan bırakarak dış kapıyı açıp bahçeye çıktım. Aytekin’in arabası, Zafer’in arabasının hemen arkasında duruyordu ve Aytekin sırtını arabanın kapısına yaslamış, kolları göğsünün üzerinde toplu şekilde bizi bekliyordu. Beni gördüğünde neredeyse saygı duruşuna geçen personellerin aksine hareketsizliği beni gördüğünde de baki kaldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aldırış etmeden omzumun üzerinden açık kapıdan içeri baktım, Zafer’in Mısra’nın önünde durduğunu görebiliyordum, yüzünde sabit bir ifadeyle Mısra’nın yüzüne bakıyordu ama Mısra’nın sırtı bana dönük olduğundan kızın yüzünde nasıl bir ifade vardı bilmiyordum. Bir şeyler konuşuyor olmalıydılar, Zafer tek kelime etmese de hareketsizce Mısra’yı izlediğine göre eminim ki Mısra bir şeyler söylüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin, “Hazin Hanım,” deyince bakışlarım ona çevrildi. Zafer’in arabasının önünde durduğunu gördüm, arka kapıyı açarken, “Buyurun lütfen,” dedi soğuk bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Arkama dönüp bir kez daha onlara bakma isteğimi bastırmaya çalışarak topuklarımı mermer zemine vura vura yürümeye başladım. Ne diye merak ediyordum, iki çalışanın birbiriyle olan iletişiminden bana neydi? Gözlerimi devirerek Aytekin’in açtığı kapıdan içeri girdim, eteğimi içeri topladım ve sırtımı koltuğa yaslayarak beklemeye başladım. Eğer bir saniye daha geç kalacak olursa yol boyunca canını sıkacak konular açıp duracak, bana veremediği her cevap yüzünden değişen yüzünün rengini keyifle izleyecektim. Çok değil, birkaç saniye sonra Zafer kapıdan çıktı ama beni şaşırtan onun arkasında Mısra’yı görmek oldu. Kız, dudaklarında saklama gereği duymadığı büyük bir sırıtışla Zafer’in arkasından bakarken bir şeyler söyledi, Zafer ona bakmadan elini kaldırıp salladı ve Mısra dudaklarını keyifsizce büzerek evin kapısını kapattı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer sürücü koltuğuna oturduğunda araç onun ağırlığıyla sallanmıştı. Çantamdan küçük aynamı çıkarıp rujumu düzeltiyor gibi yaparken göz ucuyla ona baktım. Gergin görünüyordu, arabanın kontağını çalıştırıp motoru uğuldattığı anda aynayı sertçe kapatıp, “Bana hazır olup olmadığımı sordun ama sanırım hazır olmayan sendin, ağaç oldum seni beklerken,” dedim dikenli bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Duraksadı, omuzlarının gerildiğini gördüm önce, sonra dikiz aynasını aşağı indirip göz temasımızı ayna üzerinden sağlayarak, “Kusura bakmayın, Hazin Hanım,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Damarına daha ne kadar basabilirim düşüncesiyle, “Bir daha olmasın,” dediğimde dilini ağzının içinde döndürdüğünü gördüm, çenesi kasıldı ve direksiyonu yavaşça çevirerek, “Mısra Hanım mutfak konusunda bir şeyler danıştı, onu dinliyordum,” dedi bariton sesiyle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Niye? Evimizin aşçısı kendisi mi yoksa siz misiniz?” Resmiyetle sorduğum soru yeşil gözlerin bir defa daha aynadan bana çevrilmesine neden oldu. Tam cevap verecekti ki, “Merakımı mazur görün lütfen ama sormam gerektiği kanaatine vardım. Aytekin Bey ve diğerleriyle olduğu gibi Mısra Hanım’la da tanışıklığınız var, değil mi?” diye araya girdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Onlara ayrıcalık yaptırdığımı düşünüyorsunuz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yaptırmadınız mı? En üste arkadaşlarınızın dosyalarını koyan sizdiniz neticede.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Araç biraz daha hızlanınca bacak bacak üzerine atarak elbisemin açılan yırtmacına aldırış etmeden gözlerimi dikiz aynasına diktim. Bir süre sessiz kaldıktan sonra, “Onlar sizin için altın değerinde seçimlerdi,” dedi. “Güvendiğim insanların sizin gibi değerli birini korumak için etrafta olmasını istememde ne gibi bir sakınca var?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İtalyan mutfağına hakim bir kadının güvenliğimle ne alakası var?” diye patladım birden.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çenesi kasılırken, “Bir işe ihtiyacı vardı,” diye başladı cümlesine ama sonrasında çıkabilecek tartışmayı öngörmüş gibi sessizliğe gömüldü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yani onu tanıyorsun hem de bir işe ihtiyacı olduğunu bilecek kadar,” diyerek başımı salladım. “Hepinizin arkadaşı sanırım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İran’da işler nasıl yürür bilmiyorum ama buralarda insanlar birbirlerini tanır.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Neredeyse gülecektim. “Yoldan geçen ilk insanı durdurup seni tanıyıp tanımadığını sordurtma bana lütfen.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer, “Niye bu kadar sinirleniyorsunuz ki?” diye sordu pat diye, sesi benim aksime asıl sinirlenenin o olduğunu ele veriyordu. “Onu istemiyor musunuz? Eve döndüğümüzde çıkışını yaparız olur biter.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Konu Mısra’yı isteyip istememem değil Zafer, birilerine ayrıcalık tanımamı sağlamak için beni manipüle edişini hatırladıkça sinirlerim tepeme zıplıyor, hepsi bu,” diye söylendiğimde sesimin ne kadar öfkeli geldiğini fark etmek beni bile dehşete düşürmüştü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer’in parmakları direksiyonu biraz daha sıktı, yeşil gözleri dikiz aynasından bir anlığına bana kaydı, sonra hemen yola döndü. Ama o bir anlık bakış yetmişti; içindeki öfkeyi, sabrını zorlayan o incecik çatlakları görmüştüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Manipüle etmek değil,” dedi sonunda, sesi alçak ve kontrollüydü ama altında bir şey daha vardı. Sanki kelimeleri dişlerinin arasında eziyordu. “Sadece sizin için en iyisini seçmeye çalıştım. Evet, Mısra’yı tanıyorum, yıllardır. İşinde iyi, ağzı sıkı ve evet, bir işe ihtiyacı vardı ama bu, onun güvenliğinizle alakasız olduğu anlamına gelmiyor. Mutfakta bile olsa, o evin içinde biri daha fazla göz, daha fazla kulak demek. Siz bunu bilmiyorsunuz belki ama ben biliyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kısa, keskin, hiç de hiçten olmayan bir ses çıkararak güldüm. “Ne kadar da fedakarsın Zafer,” dedim sesim baldan yapılmış bir bıçak gibiydi. “Ne iyi bir arkadaş, ne iyi bir koruma…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer cevap vermedi, sadece başını eğdi, dudaklarının kenarında o tehlikeli yarım gülümseme belirdi. Bunun beni daha da öfkelendirdiğini hissettim. Yol boyunca bir daha hiç konuşmadık. Araba Delina’nın bulunduğu sahil yoluna saptığında hava artık tamamen kararmıştı. Sahil boyunca dizilmiş mekanların ışıkları uzaktan bile görünüyordu; altın sarısı, kırmızı ve lacivert neonlar suyun üzerine yansıyor, dalgalara ayak uydurarak titreşiyordu. Delina, İstanbul’un en elit gece kulüplerinden biriydi. Kaldırımlarda duran insanlar bile buranın kaymak tabaka olduğunu bağırır gibi marka giyinmişler, pahalı oyuncaklarını yarıştırır gibi sokak boyu arka arkaya dizmişlerdi arabalarını. Oysa bu süslü bedenlerin de bu süslü mekanların da iç yüzünü bilirdim. En pahalı geceler çoğu zaman en çürük niyetleri saklardı. İyi dikilmiş ceketlerin, marka topukluların, ince kadehlerin ardında hep aynı şey yaşardı: Merak, iktidar, ihtiras, rekabet. Kimin kime baktığı, kimin bakışını kaçırdığı, kimin kimi görmezden geldiği bile bir anlam taşırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mekan sahilin en gösterişli hattına kurulmuştu, denize dönük cephesi uzaktan bakınca bile kendini belli ediyordu. Koyu taş kaplamaların arasına yerleştirilmiş geniş camlar içerideki ışığı dışarı taşıyor ama hiçbir şeyi bütünüyle ele vermiyordu. Işık yumuşaktı, beyazdan kaçınılmış, insanın tenini daha düzgün, taşları daha pahalı gösteren sıcak tonlardan seçilmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer arabayı valenin beklediği girişe yanaştırdı, Aytekin’in aracı da hemen arkamızdaydı. Kapı açıldığında deniz kokusu, birbirine karışmış pahalı parfümlerin kokusu birbirine karışarak genzime doldu. Topuklularım taş zemine değdiği an etrafımdaki bakışların ağırlığını hissettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer kapıyı kapattı, bir an sonra yanımdaydı. Bedeni benimle arasında sadece bir nefeslik mesafe bırakmıştı ve yasemin kokusu anında burnuma doldu. Yuvarlak yaka haki rengi tişörtüne ve siyah takım ceketine sinen kokuyu bu kadar net almak tuhaf hissettirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İçeride size eşlik edeceğim, her zaman bir adım arkanızda olacağım,” dedi fısıltıya, sesi kulak boşluğuma yayıldı. “Ve yabancılarla samimi olmadığınızdan emin olun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir adım geri çekilip elimi göğsüne koyduğumda temasım karşısında şaşırdı, ben de ona böyle aniden dokunduğum için şaşırdım ama ifademi hızlıca toplayarak, “Emir mi veriyorsun sen bana?” diye sordum. “Ben senin patronunum. Sen benim gölgemsin. Gölgeler emir vermez. Veremez.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerine yerleşen ifadeyi görme fırsatı bırakmadım kendime, hızla yanından geçerek yürüdüm ama arkamdan gelen ayak seslerini duyabiliyordum. Delina’nın iyi giyimli korumalarına soyadımı söylemek yeterli oldu, çok geçmeden içeri alındım ve ışıklar birdenbire üzerime yağdı. Kırmızı halı, mermer sütunlar, deniz manzaralı dev camlar dikkatimi anında cezbetti, burası bir tabloya konu olabilecek kadar güzel dizayn edilmişti; oysa son gördüğümde böyle görünmediğine emindim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Geceye dahil olan tanıdık tüm simalara ait gözlerin bana çevrildiğini hissettim. Ben geceye dahil olmaya değil, onu kendi varlığımla bölmeye gelmiştim ve bakışlardan anladığım kadarıyla yaptığım tam olarak buydu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer, “Çok kalabalık,” dedi bundan hoşlanmıyormuş gibi. Sesi o kadar yakından geldi ki varlığının ağırlığını tenimde hissettim. Çok geçmeden sıcak nefesi de saçlarıma yayılmaya başladı. Eli belimin hemen arkasında, dokunmadan ama her an dokunacakmış gibi duruyordu; her adımımda bana eşlik ediyor ama asla bana temas etmiyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Önünde durduğum yüksek, cam masanın arkasından etrafı gözlemlemeye devam ettim. Çok değil, sadece birkaç dakika sonra siyah elbisesinin içindeki otuzlarının sonundaki kadın bana doğru geldi ve “Affedersiniz,” dedi, “sizi bir yerden çıkaracak gibiyim. Kabalığımı mazur görün ama siz Hazerhan Bey’in yeğeni değil misiniz?” Zafer’in gözleri doğrudan kadına kilitlenmiş hâldeydi. Gülümsedim ve “Evet,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sizi burada görmek ne hoş.” Kadının gözleri çakmak çakmak bakıyordu şimdi. “Amcanız da buradalar mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır, kendisi İran’da,” dedim kibarca. “Ben bir süreliğine İstanbul’a geldim ama eminim yakında amcam da gelecektir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kadın bu dedikoduyu yaymaya hazırmış gibi heyecanla başını salladı, gidip sosyetik güzellere bu haberi vermek için deli olduğunu gözlerinde saklayamadığı o parıltıdan anlayabiliyordum. Amcam her zaman sosyetik güzellerin dikkatini çeken bir adam olmuştu, para, güç ve ihtişama sahipti bir de üzerine karizmatik bir adamdı; kadınların dilinden iyi anlardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kadın, “Sizi Delina’da görmek beni şaşırttı doğrusu, Hazerhan Bey’in biriciğini neredeyse hiç gece hayatında görmedik,” dedi heyecanla. “Nişanlanacağınız haberi doğru mu? Luxeria otelinin sahibi Rıza Bey’in oğlu Asrın ile nişan arifesinde olduğunuzu duydum.” Haberin İstanbul’daki sosyeteye nasıl servis edildiği ve ne ara bu kadar çok insana ulaştığına duyduğum şaşkınlığı saklayarak, “Anlamadım?” diye sordum sanki bunu ilk kez duyuyor gibi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İlk duyduğumda pek dikkate almamıştım fakat bugün ikiniz de burada olduğunuza göre sanırım haberler doğru,” dedi kadın eliyle ağzını kapatıp kibar olduğunu düşündüğü ama oldukça bayağı hissettirerek gülerken. Zafer’in bakışlarının yoğunluğunu benden önce kadın hissetmiş gibiydi, eli hâlâ dudaklarının üzerinde duruyorken gözlerini yavaşça yanımdaki deveye çevirdi. Bakışlarında korkuyla karışık derin beğeniyi gördüğümde ben de Zafer’e bakma gereği duydum. Zafer’in gözlerini kadına dikmiş, sıkılı bir çene, neredeyse donuk bir ifadeyle hareketsiz durduğunu gördüm. Kadın beğeniyi bir kenara bırakarak rahatsızlıkla tekrardan bana bakıp, “Sizi gördüğüme çok mutlu oldum, Hazin Hanım. Umarım tekrar karşılaşırız,” diyerek geri çekildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dedikodu dağıtımına çıkacağına anladığım kadını elimi hafifçe kaldırarak durdurup, “Hanımefendi,” dediğimde, “Birgül,” dedi nezaketle. “İsmim Birgül. Şahsuvar ailesindenim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Birgül Hanım, bir yanlışı düzeltmek isterim. Rıza Bey’in oğluyla bir tanışıklığımız yok ve söylediğiniz şeyi ilk defa sizin ağzınızdan duyduğum için epeyce şaşkınım. Bekar bir kadın olmaktan oldukça mutluyum.” Gülümsemem bu kez öyle donuk ve iğneliydi ki kadının yüzündeki gülümseme anında soldu, bir an durup uzun uzun yüzüme baktı, ardından gözleri hemen yanımda dikilen Zafer’e çevrildi. O an gözlerinde aramızdaki ilişkiyi sorgulayan bir bakışa rastlar gibi oldum ama ifadesi hızla toplandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aa?” Başını sallarken rahatsız olmuş gibi bir hali vardı. “Anlıyorum, asılsız bir dedikodu olsa gerek. Çok üzgünüm, sizi saçma bir konuyla meşgul ettim. İyi geceler ve iyi eğlenceler dilerim.” Sırtını dönüp hızlı hızlı yürüyerek bizden uzaklaşırken, “Çenesinin düşük olduğunu fazla dolgu yaptırıp uzattığı çene hattına baktığım ilk anda anlamalıydım,” diye söylendim arkasından. Zafer’in öksürdüğünü duyunca gözlerim ona kaydı, dudaklarını parmaklarının altında gizlemiş alayla güldüğünü gördüm. “Ne? Haksız mıyım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bilmiyorum, kadınları severim ama yüzlerindeki işlemlerden pek anladığım söylenilmez,” dedi Zafer, cümlesi beni rahatsız ettiğinden kaşlarım çatıldı. “Sanıyorum Abdi ile nişanlanacağınıza tüm camia inanmış durumda.” Abdi ismini vurgular gibi söylemesi kaşlarımı çatmama neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aksine onları inandırmamda yardımcı olmak için seni herkesin içinde öpsem nasıl olurdu?” diye sordum bir anda, bu soruyu sorduğum anda müziğin sesi yükseldi, basların vuruşunu göğsümde hissettim ve Zafer duyduğu şey karşısında donmuş bir ifadeyle gözlerimin içine bakakaldı. “Ne? O kadının bakışlarını görmedin mi? Korumanla yattığını biliyorum der gibi baktı, hemen kıçını dönüp uzaklaşmadan önce bana attığı bakış tam olarak bu anlama geliyordu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer bana doğru yaklaştı, kolu koluma temas ettiğinde ikimiz de birbirimize değil, ilerideki kalabalığa bakıyorduk şimdi. “Çok şükür ki sadece beni öperseniz onları inandıracağınızı söylediniz, ya kadının haklı olduğunu göstermek için benimle bambaşka bir şey yapmayı teklif etseydiniz?” diye sordu sessizce. Tenimden buz gibi bir ürperti geçti, kolu koluma temas ederken bu ürpertiyi hissedip hissetmediğini merak ettim. Gözleri ağır ağır bana doğru dönmeye başladığında benim de gözlerim ona doğru çevrildi, omzunun üzerinden beni hedefi haline alan bakışlarında duraksamama neden olacak yoğunlukta bir şey gibi görür oldum. “Bu reddetmesi oldukça güç bir teklif olurdu inanın,” dedi mimiksiz bir yüz, doğrudan gözlerime saplanmış su yeşili gözlerle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimin irileşmesine engel olamadım, şaşkınlığımın yüzüme tamamen yayılmasına fırsat tanımadan dudağının kenarında beliren bir kıvrımla birlikte gözlerini gözlerimden çekerek kalabalığa çevirdi. Profiline bakarken söylediği şeyin geldiği anlam üzerime yıkılarak beni altında bırakmış gibi hissediyordum. Sonunda farkındalığımı geri kazanarak, “Münasebetsiz!” dedim sertçe. “Şakanın bir sınırı olmalı. Benim kim olduğumu unutuyorsun sen.” Söylediklerimi tamamen duymazdan gelmesinin nedeni saygısızlığından mıydı yoksa hedefine yeni bir şey girmişti de gözlerini hedefe mi kitlemişti anlayamamıştım. Bakışlarım yüzünden sıyrılınca Zafer’in nereye baktığını anlamış oldum. Asrın Cambaz hemen karşımızdaki boydan duvarın önündeki masaya doğru ilerliyordu, durdu, uzun boylu bir kadın kulağına eğilip bir şey söyledi ve Asrın’ın bakışları olduğumuz yöne çevrildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Garson elindeki tepsiyle yanımızdan geçerken gözlerimi Asrın’dan çekmeden elimi tepsiye uzattım, kadehlerden birini içinde ne olduğuna bakma gereği duymadan elime alırken, “Bu gerzeğin de burada olacağını tahmin etmem gerekirdi,” diye homurdandım. Kadehi dudaklarıma götürüp kokusunu solumadan bir yudum aldım, martininin tadı damağıma yayıldı. Asrın gözünü bile kırpmadan olduğumuz masaya bakıyordu, bir eli masanın üzerindeydi, diğer elini de takım pantolonunun cebine sokmuştu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer, “Size bakmasından rahatsızlık duyuyorsanız önünüze geçebilirim ya da çok daha yaratıcı olup gidip onun yüzünü dağıtabilirim. Seçim sizin,” dedi neredeyse karanlık, donuk bir sesle. Martiniyi tek dikişte içip boş kadehi tekrar yanımızdan geçmekte olan garsonun tepsisine sertçe bırakırken, “Senin yetiştirmene gerek kalmayacağı için sevin Zafer, çünkü bu herif amcama burada olduğumun haberini kesinlikle uçuracaktır,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gidip onu komalık edene kadar dövüp pamukla su içecek duruma getirirsem ağzını açıp tek kelime edemez ve yine istediğiniz doğrultusunda tek bir emrinizle ona uyuşturmadan diş çekimi işlemi uygulayabilirim. Biliyor musunuz bir çocukken hayalim diş hekimi olmaktı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gülmemeye çalışarak, “Neden özellikle diş hekimi?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mahallede dişlerini dökmek istediğim birkaç hasmım vardı da.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hasımın mı?” Bu kez gerçekten kendimi tutamadım ve güldüm. “Çok merak ettim, kaç yaşındaydı acaba bu hasımlar?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biri on bir, diğeri on üç. Ben de dokuz yaşındaydım bu arada.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Daha yüksek sesle gülmeye başladığımda Zafer’in yüzümde yoğunlaşan bakışlarını hissedebiliyordum, aynı zamanda güldüğümü fark eden herkes bize doğru bakıyordu; aralarında Asrın da vardı. “Zevzeğin tekisin,” diyerek ifademi toplamaya çalıştım ama hâlâ dudaklarımda asılı kalan, silemediğim bir tebessüm vardı. Zafer sakin gözlerini önce gözlerimde dolaştırdı, ardından dudaklarıma bakıp çizdiği gülümsemeyi izledi. Işıklar başımızın üzerinde dönerek hareket ederken gözlerinin yeşilinin değişen ışıkların rengiyle sık sık ton değiştirdiğini fark ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Keyfiniz yerine geldi, onu yakalayıp sıkıca tutun ve kaçmasına engel olun, banu,” dediğinde şimdi yeniden gözlerimin içine bakıyordu. “Aksi hâlde keyifsizliğinize neden olan kişi veya kişilerin dişlerini çekmem için bir diş hekimi olmama gerek kalmadığını size göstermek durumunda kalacağım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Önüme hızla dönerken neden göz temasımızı kesmek zorunda hissetmiştim bilmiyordum. İnsanların gözleri çok şey anlatırdı ama fark ettiğim bir şey vardı ki Zafer’in gözleri koca bir belirsizlikten ibaretti, bana anlatacağı her şeyi merak ediyor olsam da o gözlere uzun uzun bakacak cesareti kendimde her nedense bulamıyordum. Bu bana saçma ve sinir bozucu geliyordu, yersizdi, aynı zamanda gözlerin sahibi de epey densizdi. Ben gözlerimi mekanın içinde dolaştırırken onun gözlerinin benim yüzümde dolaşmaya devam ettiğini hissettim, hissetmedim değil ama yine de bakışlarına karşılık vermedim. Belki de sadece veremedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Birkaç kadınla sohbet etme şansı bulduğum yirmi dakika içerisinde Zafer’in gözden kaybolduğunu hatırlıyorum. Kadınlar bana beni şaşırtacak tek bir şey bile söylememişti, her birinin niyeti amcam hakkında bilgi sahibi olmaktı. Kısa süren ayaküstü sohbetlerin sonunda istediklerini alamamanın memnuniyetsizliğiyle Asrın konusunu ortaya koyuyorlar ve sanki benim de onların moralini nasıl bozduysam moralim bozulsun istiyorlardı. Sanıyorum dördüncü ya da beşinci martinimden sonra daha fazla ileri gitmemeye karar verdim, kalabalığın meraklı bakışları arasında yürüyerek masama döndüm ve çantamı alıp gece kulübüne ait büyük terasa ilerledim. Bu sırada Asrın da ortalarda görünmediği, onunla zorunlu bir diyalog kurmak mecburiyetinde kalmadığım için halimden memnundum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Neredeyse terastan dışarı çıkacaktım ki Zafer’in karanlık koridorda duvara yaslanmış telefonla konuştuğunu gördüm. Beni fark etmedi, sakince elindeki anahtarı çeviriyor, başını duvara bastırıp çenesini hafifçe yukarı kaldırmış konuşan her kimse onu dinliyordu. Gözlerim yavaşça ondan ayrılırken kaşlarımın ortasında bir çukur oluştu. İçimde yine anlam veremediğim anda peyda olan kademsiz hissi görmezden gelmeye çalışarak kendimi terasa attım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gecenin serin rüzgârı saçlarıma dokunarak onları uçuşturdu ve çıplak kollarıma yayılarak bir anlığına ürpermeme neden oldu. Eşsiz boğaz manzarasını doğrudan karşısına alarak büyük, kırmızı ışıklarla parlayan köprüyü gözler önüne seren terasın beyaz taştan oyulmuş korkuluklarına yaslanarak manzarayı izlerken çantamdan slim sigara paketimi çıkardım. Sigarayı dudaklarımın arasına yerleştirdiğim anda biri, “Sizi Delina’da görmeyi beklemiyordum,” dedi ve tanıdık gelen sesin sahibine bakmak için dudaklarımın arasında sigarayla arkamı döndüm. Asrın hemen karşımda duruyor, parmaklarının arasında kristal bir viski kadehi tutuyordu, kadehin neredeyse dibini görmüştü. “Eşlik edebilir miyim acaba?” diye sorduğunda önüme dönerek sigarayı parmaklarımın arasına aldım ve “Teras bana ait değil, keyfinize bakın,” dedim resmiyetle. Sigarayı tekrar dudaklarımın arasına yerleştirdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yere düşen adım seslerini duymaya başladığımda çantanın içine elimi sokup çakmağıma uzandım ama Asrın bana fırsat bırakmadan zipposunu yakarak ateşi yüzüme doğru uzattı. Kirpiklerimin altından ona uzak, bir yabancıya ait gözlerle baktıktan sonra sigaranın ucunu ateşe yaklaştırarak tutuşturdum. Geri çekilip bir duman aldıktan sonra sigarayı tutan elimi dirseğimden büküp havaya kaldırdım, diğer elimin avucuna dirseğimi yaslayarak buz gibi gözlerle ona baktım. Sigaranın dumanını ağır ağır üflediğim sırada söyleyecek bir şeyi yoksa kaybolup gitmesini emrediyor gibi bakıyordum. Bir teşekkür duyamayacağını anladığı anda, “Kötü bir şekilde tanıştığımızın farkındayım,” diye söze girdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kötü bir şekilde mi?” Alayla güldüm. “Tanışmadık Asrın Bey, ben sizle nişanlanacağımı bir yabancıdan öğrendim. Şanslıydım ki o an oradaydınız, size bunun hesabını sorabilmek için beklememe gerek kalmadı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sigarayı bir defa daha dudaklarımın arasına götürdüğüm sırada zipposunu cebine attı, ardından iki elini de pantolonunun cebine sokup bedenini hafifçe ileri geri sallayarak gülümsedi. Yakışıklı suratına, bana sevimsiz gelen ama bir başkasına elbette sevimli gelebilecek gülümsemesine iğrentiyle baktım. Yüzümdeki tiksintiyi görmeyi zaten bekliyor gibi bir hali vardı, bundan umduğum kadar rahatsız olmamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek isterim, Hazin,” dediğinde ortadan kaldırdığı resmiyet kaşlarımı çatmama neden oldu. Buna aldırış etmedi, resmiyeti bir kenara bırakarak yakınımmış gibi hadsizce konuşmaya kaldığı yerden devam etti. “Düşündüğünün aksine ben amcan ve babam arasındaki anlaşmadan haberdar değildim. İran’a döndüğümde konuyu bana fısıldayanlar oldu, onlara böyle bir şeyin olmadığını söyledim ama daha sonra babam da bu konuyu açınca ciddiyetin farkına vardım. Seninle tanışmadan, insani sohbetler kurup birbirimizi tanımadan bir yola çıkmak aklımın ucundan dahi geçmedi ve ben de tıpkı senin gibi bu nişana karşıydım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tek kaşımı kaldırıp, “Öyle miydin?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet. Çok güzel bir kadın olabilirsin ama seni tanımıyordum neticede, bildiğim sadece kabuğundu, içinde beni neler beklediğini bilmediğim bir kabuğa tıpkı bir ahmak gibi aşk duyamazdım.” Elleri hâlâ ceplerindeyken önüne doğru eğildi. “Ama yalan söylemeyeceğim, kabuğun kadar içinin de beklenmedik olduğunu fark ettim. Söylemeliyim ki ilk karşılaşmamız çirkin olsa da seninle tanıştığıma memnun oldum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sigaranın dumanını dışarı üflerken, “Tavrımın keskinliği adına özür dilemeyeceğim, nişanlanacağını yaşlı bir adamdan alelade bir anda öğrenen her kadının vereceği tepkiyi verdim,” dedim, tavrımın netliği onu gülümsetti. “Ayrıca ikimizin de bu nişanın gerçekleşmesini istemediğini bilmem benim açımdan iyi oldu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Asrın uzun uzun gözlerimin içine baktıktan sonra, “Evet,” dedi, “kesinlikle bu nişan gerçekleşmeyecek. Sana teminat veriyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İstanbul’a benim için dönmediğini de söylersen eğer çok makbule geçer,” dediğimde güldü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Üzgünüm, bu büyük bir yalan olurdu. Başına gelenlerden sonra babam senin yanında olmam, yanında olamasam da çevrende olmam gerektiğini düşünerek beni buraya gönderdi,” dedi dürüstçe. “Bu arada başına gelenler adına çok üzgünüm, gerçekten korkunç.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yani bana burada olmanın nedeninin gerçekten de ben olduğumu söylüyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seçim benim değildi,” dedi omuzlarını kaldırıp indirerek. “Ama yine de burada olmaktan ve ikimiz arasındaki bu gerginliği tatlıya bağlamak için bir fırsat yakaladığımdan memnuniyet duyduğumu söyleyemeden de geçemeyeceğim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben buna tatlıya bağlamak demezdim.” Sigaramı söndürüp ona doğru döndüm. “Seçimlerini kendin yapabileceğin yaştasın, Asrın.” Söylediğim şeyin onu şaşırttığını fark ettim ama aldırış etmedim, birinin ona gerçeği söylemesi gerekiyordu. “Hayatın boyunca babanın sağladığı imkanlarla ayakta kalmayı seçersen bu babana senin üzerine çıkıp tepinebilme hakkını verir. Rıza Bey’i severim, o iyi bir adam ama günün sonunda her ebeveyn gibi o da büyüttüğü çocuğun üzerinde hak iddia edebiliyor. Sana tavsiyem seçimlerini babanın ya da bir başkasının değil, sadece kendinin yapabileceğini öğren. Bunun için biraz geç kalmışsın ama her zaman ikinci bir şansımız vardır. Daha fazla geç kalma.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Koyu yeşil gözlerini kıstı, yüzüme çözülmesi güç bir şeye bakıyormuş, çözmek için elini uzatsa ruhumu saran kalın ilmekler onun ellerini de içeri çekerek onu bir bilinmeze çekecekmiş gibi bakıyordu. İnsanların gözlerinden niyetlerini anlaması kolaydı, özellikle de erkeklerin niyetini kolayca görebilirdim; belki de Asrın niyetini benden saklama gereği duymadığı için doğrudan benimle ilgilendiğini anlayabildim. Bana bakışları bir erkeğin beğenisini taşıyordu, ilgisini bu kadar hızlı fark etmek beni şaşırtmadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Söylendiği kadar kolay olsa keşke,” dediği sırada bakışlarım omzumun üzerinden yana çevrildi, o an Zafer’in cam kapının önünde durmuş, büyük bir dikkatle bizi izlediğini gördüm. Gözleri, Asrın’ın ya da diğer erkeklerin gözlerinin aksine niyetini yine gizliyordu. Ama öyle dikkatli bakıyordu ki bir an için niyetini görebileceğim düşüncesiyle bakışlarına aynı derinlikle karşılık verdim. Asrın uzun süre konuşmuş olmalıydı, bunu hâlâ dinleyip dinlemediğimi sorarcasına, “Hazin?” dediğinde anladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerim beni tutsak gibi kavrayan su yeşili gözlerden ayrılarak çok daha koyu olan yeşil gözlere çevrildi. “Evet?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sanırım çok konuştum,” dedi dudaklarında nazik bir gülümsemeyle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır.” Bir adım geri çekilerek, “Bu gecelik bu kadar Delina macerası benim için yeterli,” dedim. “Gitsem iyi olacak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu kadar erken mi ayrılıyorsun? Delina’da şafağın ilk ışıklarını izlemek oldukça keyiflidir, daha önce bunu yapmadığına eminim,” dedi hevesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kafi,” dedim sadece. Duraksadı, bakışlarım yüzünden çekilecekken beklemediğim bir şekilde elini cebinden çıkarıp bana doğru uzattı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yeniden tanışmamızda bir sakınca yoktur diye umut ediyorum,” demesi duraksamama neden oldu, gözlerim önce bana uzattığı eline, ardından gözlerine dokundu. Birkaç saniye bekledikten sonra elimi ona doğru uzattım, parmaklarımız ilk kez temas ettiğinde gözleri yüzümden bir saniyeliğine olsun ayrılmamıştı. “Memnun oldum, Hazin,” diye mırıldandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elim onun elinin içinde kaybolmuş durumdayken, “Memnun olmayı umut ediyorum, Asrın,” dedim, bu onu başını geriye atacağı kadar keyifli bir şekilde güldürdü. Elimi hızla geri çekip Zafer’e doğru döndüğümde esen rüzgârın ıslıklı sesini duydum önce, kulaklarıma basınç gibi dolan sese onun keskin bakan gözleri eşlik etti. Anlam yüklenilmesi neredeyse imkansız bir öfkeyle doğrudan gözlerimin içine bakıyordu. Üstelik gözleri öfkesini ele veriyor olmasına rağmen yüzü öyle ifadesizdi ki boş bir tuvale bakıyormuşum gibi hissettirmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ona doğru yürümeye başladığımı gördü, yerinde hareketsizce beklemeye devam etti. Tam yanından geçerken, “Vakitli vakitsiz ortadan kaybolma,” diye mırıldandım. Bir şey söylemedi, ben yanından kayıp geçtiğimde bile hareket etmediğini fark edince cam kapının önünde durup omzumun üzerinden ona baktım. Gözünü bile kırpmadan Asrın’a bakmaya devam ediyordu, Asrın’ın da gözleri ondaydı ama onun bakışları daha çok karşısındaki adamın dikkatini sorgular gibiydi. “Yürüyecek misin artık?” diye sordum kulağa sert gelen bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer gözlerini Asrın’dan ayırmadan, “Tabii ki, hanımefendi,” dedi, ardından yavaşça bana doğru döndü ve beklemediğim bir şekilde avucunu belime yerleştirip yürümem için beni nazikçe ileri doğru itti. Şaşırsam da abartılı bir tepki vermedim, otomatik cam kapıdan geçerek mekanın çıkışına ilerlemeye başladım. Bu süre zarfında büyük avucu belimdeki yerini koruyordu ama bastırmıyordu, tüyden bir dokunuş gibiydi, varla yok arası bir yerdeydi; buna rağmen tenimin dışarıdaki soğuk geceyle temas edene dek sıcaklık hissiyle karıncalandığını hissetmiştim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dışarı çıktığımızda, “Paltomu almalıydım,” diye mırıldandım gözlerimi gökyüzüne çevirerek. “Serin bir kış gecesi.” Gözlerim yıldızlarla dolaşırken Aytekin’in arabası hemen önümüzde durdu. Sadece bir saniye sonrasında omuzlarımda hissettiğim ağırlıkla irkildim, Zafer’in kokusunun sindiği ceketin varlığı beni şaşırttı. Zafer ise sanki az evvel ceketini omuzlarıma atmamış gibi gözlerini bana değdirmeden, “Aytekin ile bekleyin, arabayı valeden alıp geliyorum,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin camı yukarı kaldıracaktı ki, “Bekle,” diyerek elimi kaldırıp onu durdurdum, Aytekin’in gözleri yüzümde asılı kaldı, bir şey söylemedi, sanırım devamında yeni bir cümle kuracağımı o da biliyordu. “Sen önden gidebilirsin, Aytekin. Uğramam gereken bir yer var ve kalabalık gitmek oldukça kaba olacaktır.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin sanki emirleri benden değil, Zafer’den alıyormuş gibi siyah gözlerini Zafer’e çevirdi, Zafer başını yavaşça aşağı indirdiğinde bunun bir onay komutu olduğunu anladım ve omuzlarım gerginlikle yükseldi. Buna rağmen sessiz kalmayı başardım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin sanki emri Zafer’den değil, benden almış gibi, “Nasıl isterseniz, Hazin Hanım,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin gittiğinde Zafer’e doğru döndüm. “Gidelim,” dedim arabası kast ederek. Sokağın loş ışığı altında arabaya doğru yürürken omuzlarımda hâlâ onun ceketi vardı. Bakışlarımı omzumun üzerinden arkamızda kalan mekan girişine doğru çevirdim, insanlar mekanın girişine toplanmış kendi aralarında konuşuyorlardı, herkes kendi halindeydi. Zafer benim için arka yolcu kapısını açtığında omzumun üzerinden göz göze geldik. Ona bakarak ama tek kelime etmeyerek ön yolcu kapısını açıp arabaya bindim, kapıyı sertçe kapattım. Bir süre dışarıda kaldı, sonunda kapıyı kapatıp aracın önünden dolaştı ve sürücü koltuğuna oturdu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Emniyet kemerimi bağladığım sırada, “Nereye gideceğiz?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Konuşabileceğimiz bir yere.” Söylediğim şey karşısında direksiyona yerleştirdiği ellerinin kasıldığını gördüm, omzunun üzerinden bana sorguyla bakınca gözlerimi yüzünde gezdirdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne hakkında?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu gittiğimizde öğrenirsin.” Önüme döndüm. “Sür.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gerildiğini hissedebiliyordum, rahatsız olduğunu arabanın içindeki enerji değiştiği anda anlamıştım. Yine de tek kelime etmeden emrime itaat ederek arabayı çalıştırdı, mekanın önündeki insan topluluğu görüş alanımdan çıkana ve sahili yan tarafımıza alarak sürmeye başlayana dek sessizlik arabanın içindeki tek gerçekti. Camı indirdiğim an içeri gecenin soğuğunu taşıyan o sert rüzgâr doldu, rüzgâr saçlarımı uçuştururken gözlerimi yeniden Zafer’e çevirdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sürekli telefonla konuşuyorsun,” dedim, sesim sakin olsa da Zafer bu cümlenin arkasından gelecek olan diğer cümlelerin onu köşeye sıkıştıracağını biliyordu. Bana bakmadan yolu izlemeye devam etti. “O gece otelde de telefonla konuşuyordun. Delina’da da telefonla konuşuyordun. Sürekli olarak aynı kişiyle konuştuğuna dair baskılayamadığım bir his var içimde.” Duraksadı, tişörtünün açıkta bıraktığı pazularının genişlediğini gördüm ve kendini kastığını ilk kez o zaman fark ettim. “Farsça bilmediğin hâlde İran’a geliyorsun, orada iş arıyorsun ve eski bir polissin. Ne tesadüf ki ajans seni amcama yönlendiriyor.” Altımızdaki araba biraz daha hızlanınca rahatsızlığının daha da çoğaldığını anladım. Dudaklarım yukarı kıvrıldı. “Söylediklerim seni rahatsız ediyor sanırım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Finalde ne söyleyeceğinizi merak ediyorum sadece,” dedi buz gibi bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O gün telefonuna gelen mesaj bildiriminde mesajı yollayan kişinin ismi konusunda bana yalan söyledin,” dedim hiç düşünmeden. “Okuma yazmam var ve emin ol yıllarım İran’da geçmiş olsa da senden daha iyi Türkçe biliyorum ben.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hangi günden bahsediyorsunuz?” diye sordu
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Muşta’nın sana mesaj attığı günden söz ediyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarını çatarak omzunun üzerinden bana baktı, iki eliyle direksiyonu sıkıca kavramaya devam ediyordu. “Mustafa diye düzelteyim deme sakın, senin karşında çocuk yok,” dedim sertçe. “Söylediğin tek bir yalan, söylediğin diğer tüm gerçekleri gölgesi altında bırakacak, bunu unutma.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Birincisi, ben size yalan söylemedim. Mesajı gönderen abimdi,” dedi neredeyse dişlerinin arasından konuşarak. “İkincisi de evet, orada Muşta yazıyordu çünkü abime genelde böyle seslenirim. Bu sizi rahatlattı mı Hazin Hanım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu neden benden saklayıp körmüşüm ya da bir ahmakmışım gibi orada Muşta yazmadığını iddia ettin öyleyse?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çünkü abime sürekli Muşta diyeceğinizi düşünme fikri hoşuma gitmedi, ona sadece erkek kardeşleri Muşta der.” Önüne döndü. “Size ona Muşta dememenizi söyleseydim beni dinlemeyecektiniz, çünkü kabul etmelisiniz ki oldukça dik kafalısınız ve insanların söylediğinin tam tersini yapmaya meyilli bir kadınsınız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Erkek kardeşleri? Başka kardeşlerin de mi var?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Var,” dedi bana bakmadan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Diğer söylediklerimi duymazdan gelip sadece Muşta konusunda konuşuyor olman enteresan,” diye mırıldandım, rüzgâr sesimi yutuyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bana güvenmediğinizi mi söylemeye çalışıyorsunuz?” Sorusu çok net ve keskindi, ben daha ne olduğunu kavrayamadan araba ani bir frenle durdu. Bakışlarım açık camdan geceye uzandı, kayalıkların dalgalar tarafından yutulduğu bir sahil kenarında durduğumuzu fark ettim. Etrafta kimse yoktu, şehrin ışıkları yakanın diğer ucunda altın yaka bronşları gibi parlıyordu. Tekrar ona doğru döndüğümde kaşlarım çatılmıştı. “Lafı dolaştırıp durmayın, doğrudan söyleyin,” dedi bana doğru dönerek. Yüzlerimiz arasında sadece birkaç santim belki kalmış belki kalmamıştı. “Bana güvenmiyor musunuz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzlerimizin yakınlığından duyduğum şaşkınlıkla başımı geriye doğru atacaktım ki Zafer ondan beklenmeyen bir hareket yaparak elini başımın arkasına yerleştirip kafamı uzaklaştırmama engel oldu. “Bu ne cüret?” diye sordum ama bedenim donmuş gibiydi, onu itmek gibi bir eylemde bulunamadım, oysa yapmam gereken tam olarak buydu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tüm bu gördüğünüzü düşündüğünüz ayrıntılara rağmen güvenmediğiniz biriyle İstanbul’a gelecek kadar, her gece onunla aynı çatının altında uyuyacak kadar delirmiş olamazsınız,” dedi sertçe, yüzünün yakınlığına öyle odaklanmıştım ki öfkesini çok geç fark ettim. Eli hâlâ başımın arkasındayken ve bana kaçmam için bir alan kesinlikle tanımayacağını oldukça açık gösterirken yeşil gözleri ruhumu delip geçmeye hazır bir kurşun gibi bakıyordu. “Şimdi söyleyin bana, bana gerçekten güvenmiyor musunuz? Planımın ne olduğunu düşünüyorsunuz? Uğruna kurşunların önünde durduğum kadına zarar vereceğime mi inanıyorsunuz? İnandığınız buysa doğrudan söyleyin, lafı dolaştırıp durmayın rica ediyorum.” Sesi öyle yakından geliyor, sıcak nefesi öyle sert çarpıyordu ki yüzüme afallamış hâldeydim, ona öylece bakakalmıştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Evet, benim için bir değil, iki kez kurşunların önüne atılmıştı, benim için vurulmuştu, tüm bilgileri elimizdeydi, sicili tam da anlattığı gibiydi ama yine de içimde herkese karşı durmaksızın yara gibi kaşınan o şüphe duygusunu ona da duymadan edememiştim. Çünkü ne zaman gözlerine baksam orada gördüklerim bir bilinmezlikten fazlası gibi geliyordu, orada bilmemi istemediği şeyler olduğuna kendimi körü körüne inandırmıştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Söyle o zaman,” dedim tıpkı onun gibi sertçe. Durdu, gözleri yüzümün her köşesinde ağır ağır dolaştı. “Sık sık kimle konuşuyorsun? Abinle mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedi hiç çarpıtmadan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimiz birbirine yaslı uzun uzun bekledik, bu sırada rüzgâr ağır ağır içeri dolduğundan saçlarım uçuşuyordu. Elimi arkaya atıp saçımda duran elini sertçe ittikten sonra arabanın kapısını açtım ve dışarı çıktım. Zafer hiç düşünmeden arkamdan dışarı çıktı, arabanın kapısını sertçe kapattığını duydum ama ona doğru bakmadım. Kollarımı bedenime sararak kayalıkların önüne doğru yürüdüm, denizi izlemeye başladım. Hemen arkamdaki varlığını hissedebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İnsanlara öyle kolayca güvenen biri olsaydım bu yaşımı zor görürdüm,” dedim dürüstçe. “Senin her hareketini sorgulama hakkına sahibim, çünkü senin patronun Hazerhan değil, benim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni sorgulamanızda sakınca yok ama beni sürekli suçlayacaksanız o zaman işin rengi değişir,” demesini beklemiyordum, birden hiddetlenerek ona doğru döndüğümde bu kadar yakın olmamız beni şaşırttı. Yüzüm neredeyse göğsüne sürttü, kafamı kaldırıp çatılı kaşlarımın altında alev gibi yanan kahverengi gözlerle ona baktım. Çenesini biraz olsun eğimlendirmeden, sadece gözlerini indirmiş yüzüme bir gerçeği çarpar gibi bakıyordu. Bir adım geri çekilecektim ki beklenmedik bir şey yaparak bileğimi yakaladı, beni kendine doğru geri çektiği sırada öfkeyle, “Ne yaptığını sanıyorsun?” diye bağırdım ama buna da aldırış etmedi, göğsüm yeniden göğsüne yaslandı. Kanıma karışıp etkisini hızla gösteren alkol gibi hücrelerime karışan şaşkınlığın yanına yakınlığımızın yarattığı o karmaşa yerleşti ve o karmaşayı hiç tanımadığımı düşündüm. Daha önce sahip olmadığım, varlığından bihaber olduğum bir karmaşa türüydü bu. Bağırarak sorduğum soruya verdiği cevap koca bir sessizlik ve ruhuma uzanan yeşil gözlerdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Önce bileğimi tutan eline, ardından gözlerine baktım. “Sınırını aşıyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sınırları daima senin belirleyeceğinize seni inandıran düzene bir başkaldırı bu,” demesi duraksamama neden oldu. Sakince konuşmaya devam etti. “Kaçmadan konuşmayı öğreneceksin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Efendim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kaçmadan.” Yüzüme eğildi. “Konuşmayı.” Dikkatle gözlerimin içine baktı. “Öğreneceksin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aksi durumda?” diye sorarken içimde yanan öfke ateşi birdenbire sönüvermişti, oysa o ateşi daha da harlayacak, beni çılgına çevirecek kelamlar ediyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aksi durumda sana bunu öğreten ben olurum.” Bileğim avuçlarının içindeyken beni kendine daha da yaklaştırdı, göğsüm onun teninin baskısıyla ezilirken gözlerinin içine bakmaya devam ediyordum. Sanki dünya tam şu an parçalanmaya başlasa ve etrafımızdaki her şey tutuşup yansa bile ateşlerin arasında birbirimize bakmaya devam edecekmişiz gibi hissediyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İşine son vermemem için tek bir şey söyle bana,” diye fısıldadım sonunda. “Çünkü tam şu an kovulmayı senden daha çok hak eden tek bir kişi bile yok bu dünyada.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dene,” dedi. “Senin için ölebilecek birini bir daha bulamayacaksın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Söylediği şey karşısında tokat yemişim gibi bakakaldım gözlerine. Haklılığını hatırlamak beni derinden sarsmıştı. Hiç düşünmeden kurşunların önünde durduğu anı hatırladım, barutun kokusu burnuma soldu sanki, oysa aldığım her solukta içime dolan teninden gelen yaseminin kokusuydu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hızla geri çekildim, bileğine vurarak ittiğimde eli havada asılı kaldı. Gözlerimiz birbirine meydan okur gibi bakıyordu, bedenlerimiz birbirleriyle gireceği savaşa çoktan hazırdı sanki ama tek kelime etmiyor, birbirimize yaklaşmadan soluk soluğa öylece duruyorduk.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Parmağımı kaldırıp, “Bu defa,” dedim üzerine basa basa. “Sınırı fena aştın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne yapacaksın?” Başını sol omzuna düşürüp bana alayla baktı ama öfke hâlâ oradaydı, gözlerinden bana uzanmaya devam ediyordu. “Kovacak mısın beni?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ona doğru bir adım atıp, “Yapamaz mıyım sanıyorsun?” diye sordum tehlikeli bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yap,” derken başı hâlâ o alaycı tavrıyla omzuna doğru yatık duruyordu. “Bir ömrü senin uğruna ölebilecek birini arayarak geçiren sen olursun. Benden bir tane daha yok.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gerçek yüzünü göstermeye başladın bakıyorum,” dedim tıpkı onun gibi başımı omzuma doğru eğerek. “Aslında busun değil mi? O sahte nezaketinin altında böyle bir yılan var.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yılan mı?” Dilini şaklattı. “Cüsseme bir bak. Kral kobra ya da ejderha çok daha uygun olurdu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benim için ölebilecek biri olduğunu söylüyorsun ama ya sen koynuma girmiş bir yılansan?” diye sordum söylediği ahlak sınırını zorlayan şeyleri duymazdan gelerek. “Seni diğerlerinden ayıran ne Zafer? Ya sen ihanet etmeye diğerlerinden bir adım daha yakınsan?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tıpkı benim gibi o da bana doğru bir adım attı, başını dik konuma getirip elini cebine götürdü. Bir an bu hareketi öyle tehlikeli geldi ki kaşlarım çatıldı, bana zarar vermeyeceğini uzun zaman önce kanıtlamış olmasına rağmen içimi dürten o kuşku yine göğsümü kendi rengine boyamıştı. Sorunum buydu, asla kimseye tam olarak güvenemeyecektim. Cebinin derinliklerinden çıkardığının bir kurşun olduğunu büyük avucunu açıp ortamıza yükseltince gördüm. Gözlerim avucunun içindeki kurşuna, ardından onun gözlerine dokundu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu da ne?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu, seni her zaman koruyacağımın, senin için hiç düşünmeden ölüme gideceğimin nişanesi,” demesi afallamama neden oldu. “Bir gün olur da sana ihanet edersem, hiç düşünmeden bu kurşunu kullanabilirsin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerim yeniden avucunun içinde duran kurşuna kaydı. Uzun uzun o kurşuna baktığımı hatırlıyorum, rüzgâr sertçe esiyor, yaseminin ve tuzun kokusu genzime doluyordu. Belki de burnu büyüklüğü yüzünden onu kovmalıydım, şimdi işine son vermeli, arkama bakmadan hayatımın geri kalanına onsuz devam etmeliydim ama bir şey beni durduruyordu. Bir şey, onun söylediği şeyi sürekli olarak zihnime fısıldıyordu: Senin için ölebilecek birini bir daha asla bulamayacaksın.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kafamı kaldırıp gözlerinin içine baktığımda gözlerini kıstı ama aynı benim gibi gözlerimin içine bakarak bana karşılık verdi. Ne düşünüyor, ne hissediyor bilmiyordum, üstelik çok sessizdi ama fark ettiğim bir şey vardıysa, bu da su yeşili gözlerinin kendisinden bile daha sessiz olduğuydu. Ağzımı açıp yıkıcı sözler söyleyebilirdim ama kafamın içinde yığılan tüm hakaret, aşağılama içeren kelimeler birbirlerinin üzerine ardı ardına devrilerek geriye boğucu bir sessizlik bıraktı. Sonunda göz temasımızı keserek başka bir yöne baktım, bakışlarımı ileride yanıp sönen trafik ışıklarına kilitledim. Kırmızı ışık uzun uzun yanıp söndü. Yirmi beş yıldır buzla kaplandığını inandığım ruhumun üzerini kaplayan buzun örümcek ağı gibi çatladığını, çatlakların arasından dışarı lavların sızmaya başladığını hissetmek beni sarstı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tekrar ona baktığımda gözlerindeki sessizliğin yerinde şimdi merak ve bir cevap alma isteğinin durduğunu gördüm. Susmam hoşuna gitmiyordu. Bunu hissedebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sonunda elimi kaldırıp kulağıma dokundum, ne yaptığımı anlamıyormuş gibi kaşlarını çattı. Kulağımdaki saf gümüşten dövülmüş özel küpeyi çıkardıktan sonra küpenin tekini onun avucuna bıraktım ve avucunun içinde duran kurşunu aldım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu gümüş küpe,” dedim tekrar gözlerinin içine bakarak, “bana asla ihanet etmemen gerektiğini sana hatırlatmak için sende kalacak. Bu benim senin bana verdiğin bu sözleşmeye,” parmaklarımın arasındaki kurşunu kaldırıp ona gösterdim, “attığım imza.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Uzun uzun gözlerimin içine baktı, ateş ruhumun çatlaklarından sızıyor sanmıştım ama onun gözlerine baktığımda o ateşin aslında onun gözlerinde olduğunu gördüm. Belki de ruhumun yansımasını o gözlerde görüyor, çatlayan buzların arasından yükselen lavların birden alevlenerek büyüyüşünü izliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözleri gözlerimden nihayet ayrılıp avucuna bıraktığım gümüş küpeye indi. Avucunu sıkıca kapatmadan önce, “Anlaştık, banu,” diye fısıldadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kurşunu avucumun içine alıp saklarken, “Bir daha benimle senli benli konuşma zevzek,” diye söylenerek omzumla onun omzuna vurup yanından geçtim ve arabaya doğru yürümeye başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Güldüğünü duydum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Emredersiniz, Hazin Hanım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bölümle ilgili yorumları alalım mı ya…
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
AMA NASIL ISINIYOR SULAR… EHEHEHE
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gelecek hafta görüşürüz!!!!!
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
SEVİLİYORSUNUZ!
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...