09.10.2026

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
🎧: Fadel Chaker – Law Ala Albi
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
13.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
❝ B E K L E N M E Y E N M İ S A F İ R ❞
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eski tragedyalarda kehanet, geleceği haber veren bir söz olmaktan çok daha fazlasıdır. İnsanı ondan kaçmaya çalıştıkça tam da ona dönüştüren şeydir. Belki de en korkuncu budur zaten: Sonunu hazırlayan şey çoğu zaman kaderin kendisi değil, insanın ondan kaçarken verdiği kararlarıdır. Bir kapıyı kapattığına inanırsın fakat başka bir felaketin kapısını açarsın. Bir kelime ağzının içinde kaybolur, onu yutarsın ve yıllar sonra hayatını zehirleyecek kadar güçlü bir sessizliği doğurmuş olursun. Bir bakıştan kaçarsın, bir dokunuştan kaçarsın, bir histen kaçarsın ama tüm bunlar bir ömür peşini bırakmaz. Bu yüzden ben bazı şeylerin tesadüf olduğuna hiçbir zaman inanmadım. Çünkü insanın başına gelen büyük yıkımlar çoğu zaman ansızın ortaya çıkmaz, çok daha önce, önemsiz sandığı küçük bir seçimde biçim değiştirir. Sonra yıllar geçer, sen her şeyin tek bir gecede, tek bir kararda, tek bir cümlede mahvolduğuna kendini inandırırsın, oysa hakikat daha zalimdir, seni yıkan şey bir zamanlar önünden kayıp giden küçücük bir anın sessizce kadere dönüşme halidir.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
O anlardan birinin içerisindeymişim gibi hissediyordum. Mehlika’nın sesi kulaklarıma dolduğunda içimde aniden başlayan o çatışmanın nedeni sesini duymak da değildi, onun ağladığını duymaktı. O kadar çok ağlıyordu ki kelimelerini anlamakta güçlük çekiyordum. Türkçe konuşmakta zorlandığını anladığım anda, “Farsça konuş,” dedim. “Sakinleş ve benimle kendi dilinle konuş bebeğim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Melike titreyen bir sesle, “Beni kurtar,” dediğinde bedenimi doğrultup gözlerimi kıstım. Neler oluyordu? Onu anlamaktan çok, yanında olmam gerektiğini hissettiğim o anın içindeyken ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. “Ben İstanbul’dayım.” İşte bu cümle refleksle, “Ne?” diye bağırmama neden oldu. Mehlika hüngür hüngür ağlamaya devam ederken, hattın öteki ucunda bir erkeğin sesi duyuldu. “Merhaba, bu saatte rahatsızlık verdiğim için üzgünüm ama yolculuk boyunca ağladı arkadaşınız. İndiğimizde de telefonumu kullanmayı rica etti,” dedi. “İstanbul Havalimanındayız, gelip onu alma şansınız var mı? Eğer yoksa onu bir taksiye bindirip vereceğiniz adrese gönderebilirim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tek başına mı orada?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, Azerbaycan uçağında karşılaştık.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne?” Şaşkınlıkla elimi enseme attım. “Tamam, birazdan orada olacağım. Onun güvenli bir yerde kalmasını sağlar mısınız? Yolcu çıkış kapısına geleceğimi söyleyin, oradan ayrılmasın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, elbette. Eğer isterseniz siz gelene dek hanımefendiyle kalabilirim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Size zahmet olmazsa,” dedim başımı sallayarak. Adam, bana bu numaradan ona ulaşabileceğimi söyledikten sonra telefonu kapattı. Zafer havuzdan çıkmıştı, gözlerimi ona çevirdiğimde bir şeylerin yolunda gitmediğini anladığını gösteren çatık kaşlarıyla bana bakıyordu. “Mehlika burada,” diye mırıldandım şaşkınlıkla. “Çok ağlıyordu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer, “Tek başına mı gelmiş?” diye sorunca, “Beni şoka sokan da bu. Üstelik Azerbaycan uçağıyla gelmiş,” dedim. Zafer’in kaşları daha da çatılırken sabahlığımı üzerime geçirmiştim. “Arabayı hazırlayabilir misin? Gidip onu almamız gerekiyor. Bir yabancıyla orada, çok korkmuş olmalı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer başını salladı. “Tamam, sen hazırlan,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Işık hızıyla eve girdiğimi hatırlıyorum, duş almak için vaktim bile olmamıştı. Hızlıca bir kot pantolon, postallar ve tişört giydikten sonra ıslak saçlarımı topuz yaptım ve yanıma cüzdanımı alıp aşağı indim. Aceleci tavırlarım patırtıya neden olmuş olacak ki Beyhan’ın odasının kapısı açıldı, çok geçmeden, “Hazin Hanım?” diye seslendiğini duydum bana.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sorun yok Beyhan, birazdan evde olurum. Sen dinlenmene bak,” diye seslendim ama yüzünü göremedim, kapıdan fırlayıp dışarı çıktım. Ben çıktığımda araç çoktan kapının önünde belirmişti, Zafer altına yeni bir kot giymiş, üzerine de beyaz bir tişört geçirmişti. Ön yolcu koltuğunda Aytekin’in oturduğunu görünce duraksadım, uykulu gözlerle camdan bana bakıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Her ihtimale karşı yalnız olmayalım dedim,” diye açıklamada bulundu Zafer arka kapıyı benim için açarken. Olabilecek her ihtimali düşünüyor olmasına şaşırdım çünkü arkadaşımın sesini o halde duyduktan sonra tüm ihtimaller benim için silinip gitmişti. Araca bindiğimde Zafer kısaca gözlerimin içine bakıp kapıyı kapattı ve hızla sürücü koltuğuna geçti. Araç hareket ederek bahçenin çıkışına yöneldiğinde, “Bu normal değil,” dedim kendi kendime. “Başına ne gelmiş olabilir?” Gözlerimi camdan dışarıya çevirip paniğimi durdurmak için tırnaklarımı kotumun kumaşına bastırdım. Zafer’in dikiz aynasından bana dokunan bakışlarının ağırlığını hissediyordum ama ona bakmamak konusunda ısrarcıydım, gözlerimi yola dikmiş durumdaydım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin uykulu bir sesle, “Bahsi geçen kız yakın arkadaşınız mı?” diye sorunca, “Evet,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Belki de ailesiyle tartışmıştır.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Orada ailenle tartıştığın için kapıyı çarpıp çıkamazsın. Öyle işlemiyor,” dedim. “Daha ciddi bir şey olmuş olmalı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dahası kızın Azerbaycan uçağında ne işi vardı?” Zafer bu soruyu daha çok kendi kendisine soruyor gibiydi ama kendimi durduramayıp başımı salladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İşi daha da tuhaf yapan bu. Bir şeyden kaçmış olmalı. Mehlika kolayca sırtını dönüp kaçmayı seçecek bir kız değildir. Ciddi bir durum olmasa böylesi bir şeye kalkışmazdı.” Avuç içlerimi kotuma silerken derin bir nefes aldım, ardından camı indirdim ve gecenin serinliği açılan camdan içeri süzülerek ıslak saçlarımın diplerini ısırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin, “Peşinde silahlı adamlar yoktur umarım,” deyince duraksadım. Mehlika’nın onu kurtarmamı söylediğini hatırlamak boğazımda bir yumru oluşturdu. Aytekin’in cümlesi havada bir olasılık gibi asılı kalırken araç daha da hızlandı, yol boyunca büyüyen sessizliği bozan tek şey motorun şiddetli sesiydi. İstanbul Havalimanının gişelerine geldiğimizde araç denetleme noktasından geçti, saatin oldukça geç olması kalabalığın azalması için yeterli değildi herhalde, çünkü çok sayıda aracın içeri girmek için hareket ettiğini görmüştüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin bir sigara yakıp camını indirdi ve kolunu dışarı uzattı, sigaranın dumanını izlerken gözlerim gitgide yaklaştığımız çıkış noktasına takıldı. İki blok ötedeki renkli karavanın önünde dikilen kişiyi gördüğüm anda, “Bu o,” diyerek öne doğru uzandım. Zafer’in bakışları yana kaydı, Mehlika’yı gördüğü anda tanımış olmalıydı, araç yavaşladı. Durduğu anda kapıyı hızlıca açtım. Zafer, “Hazin Hanım!” diye uyarıda bulunsa da ona aldırış etmeden karşıdan karşıya geçmek için koşmaya başladım. Diğer yönden gelen araçların korna seslerini duymak da küfürleri işitmek de umurumda olmadı. Mehlika beni gördüğü anda yanında durduğu adamdan uzaklaşmış, ağlaya ağlaya bana doğru koşmaya başlamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bedenlerimiz birbirine çarptığı an parfümünün tatlı kokusunu soludum, soğuk da parfümüne karışmıştı. Sarı saçları yüzüme çarptı, çok geçmeden yüzünü boynuma gömüp hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Onu sakinleştirme dürtüsüyle saçlarını okşarken, “Buradayım bebeğim,” diyordum. “Her şey yolunda.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hazin,” dedi sadece, sonraki kelimeler anlaşılmayacak kadar boğuk doldu kulağıma. Ağlamasına, rahatlayıp güvende hissedene dek kollarımda kalmasına izin verdim. Zafer yanımızdan geçerken kısaca bana baktı, Mehlika’ya eşlik eden adamla tokalaştıklarını gördüm. Adam bir şeyler söyledi ama onu duyamadım, Zafer sadece başını sallamakla yetindi. Adam sırtını dönüp farklı yöne yürümeye başladığında hala olduğumuz yerde dikiliyorduk, Mehlika artık titremiyordu ama ağlamaya devam ediyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Günler sonra onu yeniden göreceğim anın bu şekilde olması hesaplarım arasında değildi. Kollarımı bedenine sararken, “Sakinleş,” diyebildim, ne söylenir bilemiyordum. Polis araçlarından yükselen uyarı anonslarını duydum, Aytekin kornaya basıp, “Park yasağı var, gitmemiz gerek!” diye seslendi ama hareket etmedim. Zafer de hareketsizce biraz ilerimizde durmuş ikimizi izliyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yürüyebilir misin?” Mehlika’nın saçlarını parmaklarımla geriye doğru tarayıp yüzüme bakması için hafifçe geri çekildim. Kıpkırmızı olmuş küçük yüzüne bakınca içim parçalandı. Çenesi içeri çökmüş, dudakları bir çocuğunki gibi büzülmüş, gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüştü. Yanağını okşadım ve “Arabada her şeyi anlatırsın, olur mu?” diye sordum. “Burada dikilemeyiz daha fazla.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başını zar zor sallamakla yetindi, dudakları bükülüp duruyor, gözyaşları büyük inci taneleri gibi yanaklarından aşağı yuvarlanıyordu. Gözlerim etrafta dolaştı, valiz yoktu, üzerine baktım, şalını takmamıştı ve üzerinde de eşofman takımları vardı. Elini tutup onu karşıdan karşıya geçirdim, arka kapıyı açıp binmesi için yardımcı oldum ve ben de arkasından bindim. Zafer kapıyı kapatmadan önce, “Bir benzinliğe girer su alırız,” diye fısıldadı. Tek yaptığım başımı sallamak oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Araç hareketlendiğinde Mehlika yüzünü boynuma koyup sessizce ağlamaya devam ediyordu. Havalimanından çıkıp anayola çıkana kadar bu sessiz hıçkırıklar aracın içini doldurmaya devam etti. Zafer arabayı bir benzin istasyonuna soktuğunda Aytekin de Zafer de aracı terk ederek bizi arabanın içinde yalnız bıraktılar.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika’ya doğru dönüp, ellerini ellerimin içine alarak, “Anlat bana, ne oldu? Biri mi bir şey yaptı sana?” Diye sordum endişeyle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Burnunu çekip yavaşça öksürdükten sonra, “Benim burada olmamam gerek biliyorum,” dedi kulağa aksanlı gelen Türkçesiyle. “Ama senden başka gidecek kimsem yoktu benim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mehlika, korkutuyorsun beni. Ne olduğunu anlat lütfen.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evlendireceklerdi beni,” demesi bir an donup kalmama neden oldu. “İstemiyorum Hazin. Her şeye tamam, bir hayat yaşamamaya bile tamam ama elli yaşında bir zamparayla evlendirilmek? Bu hayat yaşayamamaktan fazlası. Bu öldürmek bir insanı. Yapamam. Öldürsünler beni daha iyi.” Yüzünü saklamak isteyince buna engel olup bana bakmasını sağladım. Tekrar ağlamaya başlamıştı. “Düne dek amca diyordum o adama, meğerse gözü varmış bende. Karısı yapacakmış beni.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kimden söz ediyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Omid amca,” dedi, sonra amca demekten tiksinmiş gibi ürperdi. “Babamlar evlilik hazırlıklarına başlamış benden habersiz. Orada kalamazdım. Kalsam her halükarda ölüm olacaktı bu. Hayır desem yine ölüm, evet desem bu zaten ölüm. Ne yapmam gerektiğini bilemedim. Faryan abi sağ olsun, yardımcı oldu da…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dur,” diyerek susturdum onu. “Babanla annen seni öylece elli yaşında bir adamla baş göz edecek insanlar değil ki… Değildi yani.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle insanlarmış,” dedi çenesini büzüştürerek. “Ben de öyle değiller sanmıştım. İnanmıştım buna.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mehlika… Evden mi kaçtın?” Korkuyla sorduğum bu sorunun onu da korkuttuğunu görünce kendime kızdım. Bunun cezası neydi biliyordum, doğduğu topraklarda bunun cezası belliydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İdam edecekler beni değil mi?” diye sordu hüngür hüngür ağlamaya başlamadan hemen öncesinde.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bitanem… Bitanem…” Onu kollarımın arasına çektim. “Düşünme bunları bitanem, tamam geçti, bak buradasın, yanımdasın ve güvendesin.” Bunu söylerken bile kalbim titreyen bir yapraktan farksızdı oysa. Biliyordum ki bir an olsun Türkiye’den gidecek olursa, İran’a ayak basması halinde idam edilecekti Mehlika. Bu dehşet bana çok ağır geldi, korku göğsümün içini karanlık bir gece gibi kapladı ve yutkunmak öyle zordu ki dişlerimi dudaklarıma batırıp dindirmeye çalıştım içimdeki endişeyi. “Düşünme şimdi bunları. Hem baban melek gibidir senin, kaçtığını söylemez ki kimseye.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Söyler,” dedi, “görsen o meleğin içinden çıkan şeytanı… Yıllarca nasıl da kandırmış beni. Sevdiğine inandırmış.” Göğsüme uzandı, yanağı göğsümün üzerinde sessizce, kırgın kalbini önüme koyup saklamadan hissettiklerini, öylece ağladı. “Ölmek istemiyorum Hazin. Ama o adamla da evlenemem. Bu da ölmek. Bu da ölmek. Bu da öl…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şşş.” Dudaklarımı saçlarının üzerine bastırdım. “Evlenmeyeceksin. Ölmeyeceksin. Böyle şeyler konuşma şimdi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Faryan abinin bana yardım ettiğini öğrenirlerse onu da oracıkta öldürürler. İdam ederler,” dedi korkuyla. Faryan, Mehlikaların yıllardır çalıştırdıkları, aileden saydıkları şoförleriydi. İyi bir adamdı, Mehlika’yı pek severdi, kızı gibi koruduğu çok anlar olmuştu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Faryan nasıl yardım etti sana?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Azerbaycan’a gitmeme yardım etti,” dedi ağlayarak. “Para da verdi. Belgelerimi de o kaçırdı evden. Sağ olsun o. Ama ya benim yüzümden Faryan abi de canından olursa? Ne yapacağım Hazin? Bencillik ettim değil mi?” Ağlamaya başladı tekrardan, biraz olsun sakinleşir sanmıştım ama konuştukça daha da fena oluyordu hali.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bencillik falan etmedin bitanem, kendini kurtarman gerekiyordu ve onu yaptın.” Saçlarının üzerini öptükten sonra bakışlarımı marketin kapısına çevirdim. Zafer’in elinde su şişesiyle otomatik kapıdan geçtiğini gördüm, Aytekin de hemen kapının önünde kenara geçmiş sigarasını içiyordu. Büyük adımlarla saniyeler içinde arabanın önünde bitti, arka kapıyı açınca rüzgarın uğultusu ve benzin istasyonundaki sesler içeri doldu. Su şişesini bana uzatırken, “Başka bir şey lazım mı?” diye sordu sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok, teşekkürler.” Su şişesini alıp kapağını yavaşça açıp zorla da olsa Mehlika’ya birkaç yudum su içirdikten sonra avucumu ıslattığım suyla yüzünü ıslattım. “Şimdi eve gideceğiz, ılık bir duş alacaksın ve geri kalan her şeyi sonra düşüneceğiz, tamam mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başını ağır ağır sallarken çekingen gözlerle Zafer’e baktı, Zafer’in hala kapının önünde durmuş bizi izlediğini Mehlika’nın bakışlarını görünce anladım. Zafer bir adım geri çekildi, gözlerini farklı yöne çevirdi. Aytekin sigarasını söndürüp araca doğru yürümeye başladığında şafağa çok az kalmıştı. Aracın motoru tekrar çalıştı ve Mehlika sessizce omzuma başını yaslayıp yolculuk boyunca gıkını çıkarmadan bekledi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcamın gece boyunca beni arayıp durmasının arkasında bu sebebin olabileceğini düşünmeden edemedim. Bu düşünce, araç evin bahçesine girene kadar zihnimi kurcalamaya devam etti. Kapıyı açarken bu düşünceden şimdilik uzaklaşmam ve arkadaşıma odaklanmam gerektiğini biliyordum. Çünkü perişan haldeydi, çünkü benden başka sığınacak kimsesi yoktu, çünkü bana ihtiyacı vardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika’ya ılık bir duş alması için yardımcı olmak, onu giydirip saçlarını kurutmak birkaç saate mal oldu. Nihayet her şey bittiğinde ve onu yatağıma yatırıp üzerini örttüğümde gökyüzü aydınlanmış, migren ağrısı saklandığı yerden çıkarıp alnıma yayılmıştı. Bir kahve içmek için alt kata inerken üzerim ona duş aldırırken yardımcı olduğumdan ıslak sayılırdı, tişörtümün önünde hala kurumamış su lekeleri vardı ama havanın sıcağı yüzünden çok geçmeden kuruyacağına emindim. Mutfağa girip kahve makinesine ilerlediğim sırada Mısra, “Günaydın Hazin Hanım,” diyerek içeri girdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ona bakmadan, “Günaydın,” dedikten sonra makineyi çalıştırdım. Mısra’nın varlığı bir an için bana saatler öncesini hatırlattı, Zafer’in dudaklarını yeniden yanağımda hissettim sanki, baskı hala oradaydı ve irkilerek birden bedenimi dik konuma getirmek zorunda kaldım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kahvenizi yapmamı ister misiniz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Omzumun üzerinden ona baktım. Mavi saçlarını sıkıca atkuyruğu yapmıştı, üzerinde dizinin biraz üzerinde biten bir kalem etek ve gömlek vardı; onun gerçekten çekici göründüğünü düşünmeden edemedim. Tıpkı saçları gibi mavi olan gözleri benim onu incelediğim gibi beni inceliyordu, bunu fark edince rahatsızlıkla gözlerinin içine baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır, teşekkür ederim.” Önüme döndüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zafer konusunda sizi kızdırdıysam özür dilerim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tek kaşım havaya kalktı ama tekrar ona doğru dönmeye yeltenmedim. “Biz konuyu Zafer ile konuşup hallettik,” dedim sakince. Bunu söylediğim an çöken sessizlik ona bakma isteğimi tetikledi, gözlerinin sırtımda asılı kaldığını hissedebiliyordum ama ağzını açıp tek kelime söylemiyordu. Sonunda bu sessizliğin tuhaf göründüğünü o da fark etmiş olacak ki, “Sevindim,” dedi kısaca.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kupayı kahveyle doldurduktan sonra kalçamı tezgaha yaslayıp kahvemden bir yudum aldım, sıcak kahve yüzünden yüzümü buruştururken Mısra’nın buzdolabını açtığını gördüm. Sessizce işini yapıyor gibi görünse de gergin olduğunu hissedebiliyordum. Sonunda omuzlarını dikleştirerek, “Hazin Hanım,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zafer ile olan yakınlığım sizi rahatsız ediyor mu?” Soru birdenbire öyle patavatsızca geldi ki tam ağzımı açmaya hazırlanacakken bir kez daha konuştu: “Sanıyorum aramızdakiler yanlış yorumlanmaya açık ve siz çalışanlarınızın bu tarz ilişkileri çalıştıkları yere taşımalarını istemiyorsunuz.” Aralarındaki şeyden bu şekilde bahsetmesi duraksamama neden oldu, avucumda kahve kupasıyla sessizce Mısra’nın sırtına baktım. Bana doğru dönerken mahcup bir ifade takındı. “Bir yanlış anlamayı düzeltmek isterim, o benim sadece arkadaşım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aksini düşündüğümü nereden çıkardın Mısra?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sadece söylemem gerektiğini hissettim.” Başıyla beni selamlayıp önüne dönecekken, “İş yerine taşımadığınız sürece birbirinizle olan münasebetleriniz beni alakadar etmiyor,” dedim, bu onu duraksattı, bense kuyruğu son ana dek dik tutacağımı kendime hatırlattım. “Yoksa ister Aytekin ile ister Kerim ile ister Zafer ile aranda elbette bir şeyler olabilir. İnsanlar birbirlerini sevebilir, birliktelik yaşayabilir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eli buzdolabının kapağındayken, “Anlıyorum,” demekle yetindi. “Ama Zafer ilişki yaşanabilecek son adam. Bunu da biliyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarımı çatmamak için verdiğim çaba birdenbire kayboldu, çatılan kaşlarımın ortasında bir sorgu yarığıyla elimde tuttuğum kahveye baktığımı hatırlıyorum. Dudaklarının baskısı yeniden yanağımdaymış gibi hissetmek işleri zorlaştırınca, “O kadarını bilemem. Sonuçta o iyi bir koruma,” dedim sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, sadece işinde iyidir.” Mısra bana doğru dönüp elinde tuttuğu kavanozları göğsüne bastırdı. “Konu gönül meseleleri olduğu vakit olduğu yerde tozuna rastlamazsınız. Öyle biridir. İşler ciddiye bineceği anda ortadan kaybolmalarıyla meşhurdur kendisi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bunu bana söylemesindeki amacın neye hizmet ettiğini anlamak güçtü, çatık kaşlarla ona bakarken kahvemden bir yudum daha alıp, “Sana öyle mi yaptı?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Herkese öyle yapar.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ya?” Tek kaşımı kaldırıp kahveme baktım. “Bana daha çok sana karşılık vermiyormuş gibi gelmişti.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Efendim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Herkese öyle yapan birinin gözünün içine öyle bakmazsın herhalde,” dediğimde duraksadı, ardından yüzünü buruşturdu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben kendim için söylememiştim,” dedi konuyu çevirmek ister gibi. “Sadece o gönül meseleleriyle ilgilenmez. Onun öncelikleri her zaman farklı olmuştur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İlgisiz görünmeye çalışarak, “Mesela?” diye sorduğumda tam ağzını açacaktı ki Kerim içeri dalıp, “Kahvaltıda ne yiyoruz kız Mısra?” diye kükredi. Mısra ağzına görünmez bir fermuar çekilmiş gibi sessizliğe gömülürken Kerim’in ikimiz arasında dolaşan tedirgin bakışlarını fark ettim. Beni selamladıktan sonra gözlerini Mısra’ya dikti. “Ee ne yiyoruz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hazırlamadım henüz,” dedi Mısra burnundan soluyarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hazin Hanım’ı lafa tutma da hazırla o zaman.” Kerim’in sesinin birdenbire böylesi sert çıkması şaşırtıcı şeydi doğrusu, genelde şakacı bir tavrı olurdu. Gözlerini bana çevirdi. “Sanırım gece arkadaşınız gelmiş.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Haberler hızlı yayılıyor,” dedim kupamı ona uzatıp onu selamlayarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aytekin uykusundan edildiğinde öyle çok söylenir ki, o sessiz adamın içinden homurdanan yaşlı bir adam çıkıverir,” dedi Kerim sırıtarak. “Uykusundan etmişsiniz biraderimi. Derin keder ve yorgunluk içerisindeydi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yazık ona,” diye dalga geçtiğimde Kerim’in yüzünde alışkın olduğum o sırıtış yeniden belirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nasıl iyi kalpli bir patronsunuz ya.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Büyük bir kalbim var,” diye alay ettim. “Bu gece Aytekin’le bir gezintiye çıkalım. Özellikle gece üç sularında.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öldürecek kendini, lütfen yapmayın bunu ona.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Her şey yattığı yeri beğenip sonrasında derin derin uyuyabilmesi için,” diye takılmaya devam ettim Kerim’e. Kerim iletişim kurulması kolay bir adamdı, üstelik mutfağa çöken o gergin havayı da anında dağıtmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mısra, “Zafer de hiç dinlenmedi, umarım uyur biraz,” deyince bakışlarım usulca ona çevrildi, gözlerini önündeki kavanozlara indirmişti ve çatık kaşlarla kavanozları izlerken endişeli görünüyordu. İçimde anlam veremediğim o rahatsızlık hissi yeniden beni dürtmeye başladı ama tepki vermek yerine Mısra’yı izlemekle yetindim ve o hissin kaybolup gitmesini bekledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kıyamadın mı Zafer’ine,” diyen Kerim’in sesi bir ok gibi beynime girdiğinde tek yaptığım yüzümdeki sabit ifadeyi korumak oldu. Mısra irkilerek Kerim’e baktı, Kerim’in sırıtışının genişlediğini gördüm. Kahve kupamı sıkıca kavrayarak mutfağın çıkışına yürüdüğüm sırada birbirlerine bakmaya devam ediyorlardı. Mutfaktan çıktığım anda Kerim’in sessizce, “Şu Zafer takıntını bir kenara bırak,” dediğini duydum ve bedenim dikleşti. Elimde olmadan adımlarımın yavaşladığını, ne konuşacaklarını bilmenin merakıyla gerildiğimi hissettim. “Seni sevdiğimden söylüyorum, iyi bir kızsın ama işimize de engel oluyor yaptığın şey, kendini de üzmene neden oluyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kupayı daha sıkı kavradığımı hatırlıyorum, bir adım atsam seslerden uzaklaşabilecektim ama o an o adımı atamadım. “Benim Zafer takıntım falan yok, Kerim,” dedi Mısra üzerine basa basa. “Yersiz laflar ediyorsun.” Sesi alışkın olduğum çekingenlikten arınmıştı, aksine tam şu an otoriter bir kadının sesi gibi duyuluyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin Zafer takıntın işimize çomak sokarsa, o zaman bu tatlı hallerimi mumla aratırım sana, Mısra.” Kerim’in sesi öyle tehlikeli geldi ki bakışlarım omzumun üzerinden mutfağın açık duran kapısına çevrildi. Muhtemelen çoktan üst kata çıktığımı düşünüyorlardı. Birdenbire neden böyle ciddi konuşmaya başladıklarını anlamak çok güçtü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen beni tehdit mi ediyorsun, Mayın?” diye sordu Mısra tehlikeli bir sesle, bir an durdum, Mayın diye seslenmesi kafamı allak bullak ettiği için bedenimi mutfağın kapısına doğru çevirdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mayınlı bölgede dolaşırsan ayağının altında patlamak zorunda kalırım diyorum sadece,” dedi Kerim sevimli bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tam mutfağa doğru bir adım atacaktım ki biri aniden bileğimi kavrayıp beni kendine çevirdi. Elimdeki kahve kupasının içindeki kahve dışarı sıçrayıp yere düştüğünde gözlerim beni kendine çeviren bedenin gözleriyle çarpıştı. Su yeşili gözler doğrudan gözlerime saplı duran bir bıçaktan farksızdı, hiçbir şey söylemeden de birini gözleriyle kanatabilir miydi bir insan? O bana bakıyordu ve bir anda gözlerimin bebeğinde onun gözlerinin açtığı bir yara kanamaya başlıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne yapıyorsun?” diye sorabildim, sesimin titremesine engel olamadığımı fark etmiş olmalıydı. Gözlerimiz birbirine yaslı dururken, “Sen ne yapıyorsun?” diye sordu yumuşak bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben…” Gözlerim bileğimi kavrayan parmaklarına dokundu, dudaklarının baskısı yeniden yanağımdaymış gibi çınlamaya başlayan bedenimde aniden değişen ısıyla afalladım. “Kahve yapmıştım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Göz ucuyla açık duran mutfak kapısına baktı önce, sonra gözlerini yeniden benim gözlerime bir kurşunu tabancanın içine yerleştirir gibi yerleştirdi. “Mutfakta canını sıkacak bir olay mı yaşandı?” Bu soruyu sorarken gözleri o kadar keskin bakıyordu ki ne söylemem gerektiğini bilemedim. Bileğimi onun dokunuşundan kurtarma girişiminde bulunmadan bunu neden sorduğunu anlamaya çalışır gibi gözlerinin içine baktım. Mutfaktan gelen sesler bir anda bıçak gibi kesilmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zafer,” dedim başımı sol omzuma doğru yatırarak. “Neyi duymamdan bu kadar korktun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Göz bebekleri hızla genişledi ve yine aynı hızla küçüldü. Bileğimi saran parmaklarının baskısı kısa bir anlığına azalırken, “Anlamadım?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bakışlarımı yüzünden ayırmadan, “Neyi duymamdan bu kadar korktun?” diye sordum bir defa daha.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu da nereden çıktı?” Bileğimi bir anda ateşe dokunmuş ve canı yanmış gibi bırakınca kafamı yere indirip gözlerimi kahvenin lekelediği zeminde dolaştırdım. Yapboz parçaları çok dağınıktı, onları bir araya getirmenin bir yolunu bulabilirdim ama ne kadar zamanımı alırdı kestiremiyordum; üstelik çıkacak görseli görmeye hazır mıydım pek emin değildim. Kafamı kaldırıp Zafer’in gözlerinin içine baktığımda çatık kaşlarla bana baktığını gördüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Muşta ismini gördüğümde yaptığım stratejik hatayı yapmadım bu kez, ona Mayın’dan bahsetmedim. Sakince, “Mısra’nın sana takıntılı olduğundan bahsediyordu Kerim, bunu duymamı mı istemedin?” diye yalan söyledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer duraksadı, başını geriye doğru yatırıp, “Bunu umursar mıydın ki?” diye sordu beklenmedik bir tedirginlikle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi yüzüne dikip, “Biraz bile umurumda olmazdı,” dedim ve omzumla omzuna çarparak yanından geçip merdivenlere yöneldim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Umurunda olmazdı?” Bakışlarını omzunun üzerinden bana çevirdiğini hissettim ama aldırış etmedim. Hızlı adımlarla bana doğru geldiğini hissettim, tam basamaklardan yukarı bir adım atacaktım ki tekrar bileğimi kavrayarak beni durdurunca ona ateş gibi yanan gözlerimi doğrulttum. Bakışlarımdan sınırda olduğumu anladı ama bu bile onu durdurmadı. “Umurunda olmazdı da ondan mı rotanı çevirmiş tekrar mutfağa giriyordun az kalsın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evimin mutfağına girerken de sana mı soracağım?” Bileğimi asılıp tutuşundan kurtarmaya çalıştım. “Bırak! Hadsiz maymun!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Efendim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kahveyi yüzüne doğrultarak, “Haşlarım o suratını,” diye çıkıştım. “Bileğimi o şekilde bir daha kavra, bak neler yapıyorum sana ben.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarını havaya kaldırıp beklemediği bu cazgırlık karşısında bana afallamış yeşil gözlerle baktı. “Dangalak seni,” diye söylendiğimde kaşları biraz daha havaya kalktı. “Kim takıntı yaparsa yapsın seni, çok da umurumdaydı. Delinin zoruna bak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Niye bu kadar sinirleniyorsun?” Şaşkınlıkla sorduğu soru daha da sinirlenmeme neden oldu. Burnumdan soluyarak ona dik dik baktım. “Bana maymun dedin az önce.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dedim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Maymuna benzetilmemiştim daha önce hiç, benim için de bir ilk oldu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zevzeğe çok benzeten olduysa demek ki.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle mi dedim şimdi ben?” Neredeyse masum bir ifadeyle sorduğu soruya karşılık ona dik dik bakmakla yetindim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ağız tadıyla bir kahve içmeme de izin vermedin. Buz gibi oldu kahvem,” diyerek önüme döndüm. “Densiz.” Topuklarımı vura vura basamakları çıktığım sırada arkamdan bakmaya devam ettiğini biliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin de sağın solun belli olmuyor hiç,” diye seslendi arkamdan ama dönüp ona bakmadım bile. Yatak odasına girdim, Mehlika’nın uyuduğunu görünce pencerenin kenarında duran berjere oturup kahvemi içerek bahçeyi izlemeye başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mayın. Neden Kerim’e birden o şekilde seslenmişti? Aralarında taktıkları bir lakap mıydı? Anlayamadığım bir şey varsa, bu da Zafer’in çevresindeki herkesin mi bir lakabı vardı? Muşta ismi onu zihnimin derinliklerine gizlediğim yerden çıkıp tekrar önümde durunca kaşlarım çatıldı. Mayın ve Muşta.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Saatler düşüncelerimin etrafında ağ gibi örülerek ilerledi, öğlen sonu Mehlika’nın uyandığını hatırlıyorum. Ağlamaktan şişen gözlerini zar zor açıyordu, onun için yiyecek bir şeyler getirdikten sonra nihayet olan biteni daha net bir şekilde onun ağzından dinleme şansı bulmuştum. Değil İran’dan çıkmak, Tahran’ın sınırlarından bile çıkmak onun gibi bir kız için hayalken, kendini kurtarabilmek için kanatlarını açıp iki ülke değiştirmiş olması onunla gurur duymama neden olsa da gelecekte yaşanabilecek senaryoları düşününce içim sıkışıyordu. Ağlamadan anlatsa da sözcükleri yerini sessizliğe bıraktığında biraz daha ağlamıştı Mehlika, birkaç kez nedendir bilinmez özür dilemişti benden, oysa tek istediğim onun iyi olmasıydı benim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika yatakta bağdaş kurmuş, bana ait geceliklerle otururken ve ürkek bir şekilde gözlerini pencereye çevirmiş solmaya başlayan güneşi izlerken onu kollarımın arasına çekmek, sıkıca sarılmak istedim ama bu temasın onu daha da ağlatacağını bildiğimden hiçbir şey yapmadım. Telefonum yeniden çalmaya başladığında arayanın amcam olduğunu biliyordum. Yüzümde sakin bir ifadeyle telefonu açarken Mehlika’nın merak dolu gözleri yüzüme çevrilmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Oturduğum yerden doğrulup kalkarak ebeveyn banyosuna doğru yürüdüm. Kapıyı arkamdan kapatırken, “Efendim amca?” diye fısıldadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcam derin bir nefes alarak, “Bana Mehlika’nın şu an yanında olmadığını söyle,” dedi, sesi her ne kadar sakin duyuluyor olsa da altında gizlenen kaosu hissedebiliyordum. Gözlerimi banyonun aynasına çevirip kendi yüzümü izlerken, “Aksi takdirde?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Allah kahretsin, Hazin! Biliyordum!” Şimdi gerçekten öfkelenmişti, bağırmasına karşılık tek yaptığım çatık kaşlarla aynadaki yansımama bakmak oldu. Amcam bir süre sessizce mırıldandı, ardından, “Ne yap ne et İran’a dönmesini sağla,” dedi. “Ailesi evden kaçtığını bildirmedi. Bildirecek olursa başı büyük belaya girecek, Hazin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Onu evlendireceklermiş. Hem de kart zamparanın tekiyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu onun idam edilmesinden daha kötü olmazdı!” Amcam tekrar öfkeyle bu cümleyi sarf ettiğinde donup kaldım. Kısa sessizliğin ardından, “Yanına nasıl ulaştı? Ona kim yardım etti? Sen mi yoksa?” diye sordu, sesi daha ölçülüydü şimdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O İstanbul’a inene dek olan bitenden haberim bile yoktu benim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“El kadar kız, şu ana dek İran’ın dışına adım atmamış, nasıl oluyor da oralara kadar gelebiliyor?” Olduğu yerde volta attığına emindim, bunun için onu görmeme gerek yoktu. Sanırım buna birini çok iyi tanımak deniyordu. “Hazin, kızın İran’dan çıktığı fark edildi. Böyle bir durumda ailesinin aklına ilk kimin ismi gelecek sanıyorsun? Aklını kaçırma, söyle Mehlika’ya o da kaçırmasın. Yol yakınken dönsün, ben barıştırırım onu annesiyle babasıyla!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Amca, kızı senden yaşlı bir adamla evlendirecekler diyorum sana.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Asıl dönmezse kızı idam edecekler, idam!” diye bağıran amcamın sesi öfkeden değil, duyduğu derin kederden böyle duyuluyor olmalıydı. Mehlika’yı gerçekten sevdiğini biliyordum, önemsediği birinin başına bir şey geldiği vakit böyle fıttırırdı. “Yasalar ortada, Gümüşservim. Olur da kızı senin kaçırdığını, yanında tuttuğunu öğrenecek olurlarsa, ne benim adım ne de soyadım seni o ipin ucundan alır. Burada bunun cezası ikiniz için de nedir biliyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İdam mı edilirim?” diye sordum bomboş bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dillendirme şunu,” diye çıkıştı. “Mehlika’yı ver telefona. Adam akıllı bir konuşayım, koruyacağım ben onu. Akşam jetle doğrudan Tahran’a getirirler, ben de ailesiyle arasını düzeltirim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Amca, laftan anlamıyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anlamayan sensin, Hazin. Ben seni korumak için yolladım İstanbul’a. Geri döndüğünde huzurlu, güvende kal istiyorum ama böyle bir şeye karışacak olursan bir ömür seni buradan uzak tutmam gerekir. Anlıyor musun bunu sen? Hadi diyelim seni korudum, Mehlika’yı nasıl koruyacağım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Onun nasıl ağladığını görseydin, onun ne halde olduğunu görseydin bu kelamları etmeye yüreğin el vermezdi amca,” dediğimde bir sessizlik çöktü hattın öteki ucuna. “Ailesi onu gözden çıkarmış. Ben de öyle insanlar olmadığına kendimi çok inandırmıştım ama Mehlika’nın kaçak konumunda olması demek, onlar için infaz kararının çoktan verildiği anlamına geliyor zaten. Mehlika döndüğünde hiçbir şey olmamış gibi kızı sadece evlendirip geçecekler mi sanıyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben konuşacağım diyorum sana, ben halledeceğim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O zaman konuş, kızı o adamla da evlendirmesinler. Mehlika’nın yaşı kaç başı kaç amca, o adam kendi dengini bulamamış mı evlenmek için? Sen benim elli beş altmış yaşında bir adamla izdivacımı onaylar mıydın Allah aşkına? Düşünebiliyor musun böyle bir skandalı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni onlarla bir tutma,” dedi sessizce. “Ama Mehlika kadar, seni de korumak zorundayım Hazin. Bak bu aralar burnum boktan kalkmıyor Gümüşservim, içimde bir tedirginlik alevi de sen tutuşturma Allah için.” Gözlerimi yansımamdan çekmeden yutkundum, onun hayatını yokuşa sürüp başına bela açanın ben olduğumu bilmek ve sanki her şeyden habersizmişim gibi serzenişlerini dinlemek çok kısa bir an için kanıma dokundu. “Mehlika’yı ver telefona, ben onun kötülüğünü ister miyim hiç amcacım? O benim de bir kızım, bir kardeşim. Onu korumaya çalışıyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu an ona söyleyeceğin her şey kendisini daha suçlu hissetmesine neden olacak. Benim yanımda olmanın bir hata olduğunu düşünerek kaçıp gidebilir, böyle bir durumda sorumluluk kabul ediyor musun?” diye sordum sessizce, Mehlika’nın beni duymayacağından emin olmaya çalışıyordum. Üstelik böylesi bir olasılık derimin altına sızıp damarlarıma kesiler atacak türden bir korkuyu doldurmuştu içime. Amcam dediklerimde ve yönelttiğim soruda mantıklı bir şeyler görmüş olacak ki bir müddet sustu. O suskunluğu fırsat bilerek, “Mehlika elimden kaçar giderse bu koca İstanbul’da başına neler gelir biliyorsun, kaçar gider bunu da biliyorsun, kimselere yük olmayı kaldıramaz o. Öyle bir kız,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ailesi senden şüphelenmeye başladığı vakit ne halt edeceğim?” diye sordu amcam sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen istediğin zaman herkesi başından savıp tam tersine inandırmayı da gerekirse tehditle durdurmayı da çok iyi bilirsin. Bunları benden öğrenecek değilsin Hazerhan Gümüş,” dediğimde burnundan sert bir nefes verip cansız, kulağa gerçekçi gelmeyen bir sesle güldü. “Bir şey yap amca. Mehlika benim tek dostum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gidip evlilik konusunu açacak olursam bu işin ucu bize dokunur, Mehlika’nın senin yanında olduğunu anında anlarlar,” dedi sessizce. “Şart koşuyormuşuz gibi görünürüz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mehlika’yı ihbar etmelerine engel ol, gerekirse vicdanlarına oyna. Kızın evden kaçtığı duyulacak olursa, kendi kızlarını ihbar edecek olurlarsa o zaman Mehlika bir daha İran’ın değil sınırlarına girmek, İran denen bir yerin varlığını bile unutmak zorunda kalır. Yap bir şeyler işte amca, her şeye yeten gücün konu bir kez de Mehlika olunca her şeye yetsin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcam, “Boyundan büyük işlere kalkışıyorsun sürekli,” dese de yumuşadığını hissedebiliyordum. “Bakacağım bir hal çaresine.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Göğsüm bir anlığına ferahladı, içimde ona karşı bir öfke büyüyor olsa da hiçbir zaman durmayan da bir inanç vardı. Amcam bir şeyi halledeceğini söylediğinde muhakkak o şeyi hallederdi. Kendi kendimi zora sokup üzeceğimi bile bile, “Peki sana ne oldu?” diye sordum sessizce. “Burnum boktan kalkmıyor dedin. Ne demek o? Şehram itiyle bir şey mi oldu yine?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu konuyu açmak aptallık mıydı yoksa kurnazlık mıydı bilmiyordum ama amcamın durgunlaştığını hissettim. Vicdan azabı içime bir kıymık gibi battı ama sızısının tüm bedenime yayılmasına izin vermedim. “İş meseleleri, boş ver sen yorma güzel kafanı bunlara,” diye geçiştirdi ama içten içe hala bu olay yüzünden hırs denizinde kulaç attığını biliyordum. Arkasında kim ya da kimlerin olduğunu öğrenene dek rahat bir uyku girmeyecekti gözüne. “Mehlika’yı gözünün önünden ayırma. Kimseyle iletişim kurmasın. Biriyle arama yapacak olursa konumundan İstanbul’da olduğu ortaya çıkar, tamam mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çocuk değilim, o kadarını akıl ederim,” diye mırıldandım. “Sen de takma kafana her neyi takıyorsan, halledemeyeceğin bir şey değildir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Güveniyor musun bana o kadar?” diye sordu tatlı tatlı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Günahım kadar güvenmiyorum,” diyerek güldüğümde onun da bu kez içten güldüğünü duydum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hazin, lütfen kendini tehlikeye atacak şeyler yapma,” diye fısıldadı zayıf bir sesle. “Birilerinin senin benim zaafım olduğunu anlaması her şeyi zor duruma sokmuşken bir de senin kendini ateşin içine atıp durman beni korkutuyor. Seni baskılamıyorum. Her ne kadar bunu yaptığımı düşünüyor olsan da… Sadece sen benim için bir emanetten fazlasısın. Ve ben önemsediğim şeyleri korumak konusunda kötü bir adamım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Böyle duygusal konuşmalar yapma,” dedim elimde olmadan. Çünkü pişman olmak istemiyorum, çünkü vicdan azabı çekmek istemiyorum, çünkü ne olursa olsun bana yaptığının karşılığını vermiş olduğum için suçluluk duymak istemiyorum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mehlika’ya selamlarımı ilet,” diye mırıldandı. “Seni tekrar arayacağım ve rica ediyorum telefonlarımı aç. Aksi halde güzeller güzeli Beyhan Hanım’ı rahatsız etmek durumunda kalacağım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Iy,” dediğimde güldü. “Tamam ve Mehlika konusunda anlayışlı davrandığın için teşekkür ederim.” Sessizlik oluştu. “Hoşça kal, amca.” Telefonu kapatıp başımı kapıya yaslayarak gözlerimi sıkıca yumdum. Düşünceler durmadan dönüyor, kafamın içi uğulduyordu. Gözlerimi yeniden açtığımda aynaya yansıyan görüntüm beni ürpertti. Çünkü uzun zamandır alışkın olduğum yansımamın olması gerektiği yerde bu kez bir enkaz duruyordu. Bir şeylerin yaklaştığını hissediyordum. Bir şeyler yaklaşıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika önündeki tabakta duran bezelyelerle oynarken, “Amcanın sorun çıkarmadığına emin misin?” diye sordu. Bugün bunu elli birinci soruşuydu, geç saatlerde yemek zorunda kaldığımız akşam yemeğinin sessizliğini bölen bu soru olmuştu. Çatalımı tabağımın kenarına bırakıp, “Yüzüme bak,” dedim sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kafasını kaldırıp bir meleğinkini anımsatan güzel yüzüyle gözlerimin içine baktı. Alışkanlıktan olsa gerek siyah bir şalı bebek sarısı saçlarının üzerine gelişigüzel atmıştı, gözlerinin kenarlarında çok ağlamaktan dolayı tahrişler oluşmuştu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Daha önce sana hiç yalan söyledim mi ben?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Geri dönmem gerektiğini düşünmüyor mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Düşünüyor ama şu an burada olman ve güvende kalman gerektiğini de düşünüyor. Bu konuyu bir şekilde halledeceğine inanıyorum. Amcamı bilirsin, o halletmekten keyif duyar.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benim burada olmam senin de başını belaya sokar mı?” Yasaları tam olarak bilmediği ve bu durum kafasını karıştırdığı için sorduğu sorunun net cevabı biliyordum ki onun kalbini paramparça edecek, onu kaçmak zorunda bırakacaktı. Bu yüzden, “Tam hakim değilim,” dedim, sanırım bu ona ilk yalan söyleyişimdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çatalını kenara bırakıp, “Biraz hava almamda sakınca var mı?” Diye sorduğunda dudaklarım yukarı kıvrıldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kaçmaya çalışacak olursan diye söylüyorum, Kerim çok hızlı koşuyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kerim hangisiydi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yaşlı olan,” diye dalga geçmemle içeriden bir öksürük sesinin yükselmesi bir oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öncelikle otuz altı yaşındayım,” diye seslendi Kerim, Mehlika yavaşça gülümsedi ve ben de dudaklarımı birbirine bastırarak kadehimdeki suya uzandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kerim, sen bizi mi dinliyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İsmimi duydum sadece,” diye seslendi bu defa.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana iltifat ediyordum oysa.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, yaşlı olan diye etiket yapıştırdığınız an gelene kadar mutluluktan başım dönüyordu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Belki de tansiyon probleminden dolayı başın dönüyordur, genel bir check-up yaptırmanda fayda olabilir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kötü bir patronsunuz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çalışanımın sağlığını düşünüyorum yalnızca.” Kadehimden bir yudum aldım. “Gölgelerde saklanacağına kendini göster lütfen. Gizlice dinlemen seni biraz sapık gibi gösteriyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bugün daha kaç hakarete maruz kalacağım?” Holden kafasını uzatan Kerim’e sırıtarak baktım. “İyi akşamlar, Mehlika Hanım. Ve size de iyi akşamlar zorba ha- Hazin Hanım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Suyumdan bir yudum daha aldıktan sonra, “Kulaklarında hala iş var en azından,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika, çalışanlarımla aramda böyle diyaloglar duymaya alışkın olmadığından iri, eriğe benzeyen gözlerini kırpıştırarak bir bana, bir de holden kafasını uzatan uzun boylu adama bakıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Otuz altı yaşında, hayatının baharında bir adamın duyduğunda içini parçalayıp onu kedere boğacak sözler ediyorsunuz, keşke tüm bunları sizden duyacağıma maaşımın geç ödeneceğini söyleyip beni derin bir enflasyon batağına sürükleseydiniz ya,” dedi Kerim yapay bir üzüntüyle. “Tekrardan afiyet olsun, ben doydum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elimde olmadan kıkırdadım, Mehlika’nın da gülmemek için avucunu ağzına götürdüğünü gördüm. Arkadaşımın keyfini biraz olsun yerine getirdiği için Kerim’e borçlu hissederek, “Favori çalışanım olduğun için zam mı yapsam sana?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aslında ben çok yaşlı ve zama ihtiyaç duyan bir adamım biliyor musunuz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nasıl üzüldüm şimdi, emekli olma vaktin mi geldi yoksa?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Az önce işten atılacağım mı ima edildi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sırıttım. “Kim bilir?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben gerçekten doydum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu kız evden kaçmaya kalkışacak olursa canına doyacaksın ama,” dediğimde Kerim, Mehlika’ya baktı. “Gözün bu küçük hanımın üzerinde olsun lütfen.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gözüm kulağım artık sizde küçük hanım,” dedi Kerim sırıtarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tabii o göze kulağa dikkat de edelim Kerim,” dedim tek kaşımı kaldırarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Otuz yaşın altındaki kadınlara gözüm kulağım düşündüğünüz şekillerde dokunmaz,” dediğinde Mehlika gözlerini iri iri açtı. Kerim ona gülümsedi. “Güvendesiniz küçük hanım. Yine de zampara radarlarınızı iyi açın, bu evde her an bir ırz düşmanına çarpabilirsiniz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kerim,” diye homurdandığımda, “İyi akşamlar Hazin Hanım, işimi seviyorum,” diyerek gözden hızlıca kayboldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Deli galiba.” Mehlika tek kaşını kaldırarak bana döndü. “Ne tuhaf konuştu öyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Deli,” dedim başımı sallayarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hala tam olarak uzaklaşmadım!” diye bağırdı biri holden.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Onunla yakınlık kurmuşsun,” dedi Mehlika, sesindeki bariz şaşkınlık bakışlarımın yüzünde toplanmasına neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nasıl yani?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Darya ile de iyi bir iletişimin vardı ama bu yıllardır birlikte olduğunuz içindi.” Dirseğini masaya yasladı, küçük yüzünü de avucunun içine. “Kerim ile kısa sürede yakınlık kurmuşa benziyorsun. Seni biriyle şakalaşırken görmemiştim daha önce. Yani tabii o biri ben değilsem.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kıskandın mı eşek?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kıkırdadı. “Hayır,” dedi başını hızlıca iki yana sallayarak. “Hoşuma gitti.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Onlarla iyi anlaşıyorum. Sanırım yaşları bana yakın olduğu için. Gerçi Kerim aralarındaki en yaşlısı ama,” diye fısıldadım. “Sessizce söylüyorum, hala holde olabilir çünkü.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika’nın gülerken kırışan burnuna, gözlerinin kenarlarına dolan sevimli çizgilere bakarken ben de içtenlikle gülümsedim. “Zafer ile aranız nasıl?” diye sorması dudaklarıma yerleşen o gülümsemenin birdenbire boşluğa dönüşmesine neden oldu. Mehlika bu hızlı değişimi kavrayamadı, buna memnundum ama ben de tıpkı Mehlika gibi neden bu kadar hızlı değişime uğradığımı kavramakta güçlük çekiyordum. Dudaklarını yeniden orada, yanağımda hissettim, dün gece tüm hatlarıyla zihnimde yer edindi diyemezdim ama dudakları kesinlikle yer etmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zafer nereden çıktı şimdi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yakın koruman ya, ondan sordum. Anlaşamıyor musunuz yoksa?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anlaşıyoruz,” diye geçiştirdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika uzun uzun yüzüme baktıktan sonra tebessüm edip, “Beyhan çok tatlı bir kadınmış,” dedi. “Bana gülümsedi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana gülümsediği için mi onu tatlı buldun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, onun gibi ciddi görünen insanlar herkese gülümsemezler. Bana gülümsedi ama,” dedi masumca. “Beyhan’la da arkadaş oldun mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Arkadaş mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kerim ile arkadaş olmuşsun,” demesi beni şaşırttı. “Beyhan ile de oldunuz mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bilmem, bu arkadaşlık mı sence?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bilmiyorum,” dedim içtenlikle. “Sen dışında gerçek bir arkadaşım olmadı ki hiç.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika’nın bakışları yüzümde derinleşti. “Benim de öyle,” diye fısıldadı. “Ama kısacık bir gözleme dayanarak söyleyebilirim ki Kerim ile arkadaş olmuşsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle diyorsan,” diyerek kestirip attım konuyu, kendini dışlanmış hissetsin istemiyordum hiç. Hoş, o bu durumdan pek memnun görünüyordu aslında. “Bahçeye çıkalım mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kaçmamdan korkmuyor musun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kerim’e güveniyorum, sen daha kapıya varamadan sırtına bohça gibi atar seni.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gülümsedi. “Kaçmam. Sen kovmadığın sürece bir yere gitmem.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seni kovar mıyım hiç Mehlika?” Elimi elinin üzerine kapatıp ona ciddi gözlerle baktım. “İnsan dostuna sırt döner mi hiç?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimin içine çekingen bir tavırla baksa da dudağının kenarında bana duyduğu güvenin filizi olan o gülümseme büyüdü. Birlikte bahçeye çıktığımızda karanlık çoktan çökmüş, bahçedeki ışıklar bir bir yanmaya başlamıştı. Çimler ıslak kokuyordu, Oğuzhan bahçeyle yakından ilgilenmiş olmalıydı bu gece. Peşi sıra çiçekler ve güzel bir peyzaj ile süslenmiş yürüyüş yolunda kol kola ilerlediğimiz sırada aniden fışkırıp başımızdan aşağı yağmaya başlayan suyun şaşkınlığı ile ikimiz de aynı anda bir çığlık kopardık. Mehlika korkuyla koluma yapışıp yüzünü boynuma saklarken suyun nereden geldiğini anlama isteğiyle etrafıma bakındım. Oğuzhan elinde bahçe hortumuyla, “Affedersiniz!” diyerek karanlığın içinden aniden çıkınca Mehlika bir kez daha çığlık attı ve Oğuzhan da ben de şaşkınlıkla birbirimize bakakaldık.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hortum takıldı da,” dedi Oğuzhan elindeki hortumu yere bırakıp, ıslak ellerini kotunun üzerine silerken. Bakışları Mehlika’ya çevrildi, kızın yaprak gibi titrediğini görünce kaşları havalandı. “Kusura bakmayın, Hazin Hanım. Bu kadar korkutacağımı tahmin etmemiştim. İstemeden oldu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sorun yok,” diyerek Mehlika’nın şalını düzeltip çenesini kaldırdım. “Su altı üstü Mehlika, kafamızdan aşağı asit dökülmüş gibi neden çığırıyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Pek tırsak bir hanım olsa gerek,” diyen tanıdık sese bakmak için kafamı kaldırdığım sırada Mehlika’nın da çatık kaşlarla sesin geldiği yöne baktığını fark ettim. Aytekin, elinde bir sigarayla hemen Oğuzhan’ın arkasında duruyor, yüzünde alışılmış bir ifadesizlikle bize bakıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bana mı dedin sen onu?” diye sordu Mehlika birden küçük çenesini havaya dikerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Oğuzhan’ın gözlerinin doğrudan Mehlika’da sabit kaldığını fark ettim, Aytekin ise sakin gözlerle bir bana bir de ona hesap soran küçük çeneli Mehlika’ya bakıyordu. Sigarasını dudaklarına götürmeden önce, “Yok, estağfurullah,” dedi sadece.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika, Aytekin’e cins cins baktıktan sonra bakışlarını Oğuzhan’a çevirip, “Kusura bakmayın, birden su gelince ve siz de öyle beklemediğim anda konuşunca ürktüm biraz,” dedi çekingen bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Oğuzhan sakin gözlerle ilk kez gördüğü bu yabancıya bakarken, “Ne kusuru,” dedi, “hata benimdi.” Bakışları omzunun üzerinden Aytekin’e çevrildi. “Sen neden hayalet gibi dolaşıyorsun? Ben bile fark etmedim varlığını.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çığlığı duyunca geldim,” dedi Aytekin omuz silkerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne oluyor?” diye soran ve aniden beliren kişilerden biri de Zafer’di, nedense ona bakamadım ama onun gözlerinin doğrudan bende olduğunu hissedebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hanımları ıslattım,” diyen Oğuzhan’ın cümlesi bittiği anda yukarıdan gelen bir kahkahayla irkilip kafamı kaldırdım. Açık pencereden aşağı sarkan Kerim, dudaklarının arasında bir sigarayla Oğuzhan’a bakarken kahkaha atmaya devam ediyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neye gülüyorsun sen?” diye sordum tek kaşımı kaldırarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yener’in kurabileceği bir cümleyi Oğuz’dan duymak şok etti beni,” diyen Kerim gülmeye devam ediyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu Yener’in de bahsi çok geçer oldu,” dediğimde, Kerim, “Bir tanısanız…” diye başladı cümlesine ve “hiç sevmezsiniz,” diye bitirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Eminim ona.” Gözlerimi devirerek önüme döndüm. “Çıkan karmaşa adına ben de üzgünüm, Oğuzhan. Senlik bir durum yok cidden.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Oğuzhan başını sallamakla yetindi, gözleri tekrar Mehlika’ya çevrildi ve kızı korkutmaktan pek hoşlanmamış gibi kaşlarını çatıp derin bir nefes alarak önüne döndü. Hortumu yerden alıp dolayarak bizden uzaklaşmaya başladığında Zafer’in nefesini ensemde hissettim. Bedenimden kayıp giden elektrik akımının olası bir temas halinde derin bir kıvılcıma neden olacağını bildiğimden bir adım öne giderek mesafeyi açtım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi misiniz, Hazin Hanım?” diye soran Zafer’in sesi kulaklarıma dolduğunda o anlam verilmesi imkansız seviyedeki çınlama kulaklarımdan içeri basınçla dolarak tüm bedenimi sardı. Omzumun üzerinden ona sakin bir bakış gönderip, “Evet,” dedim. Yeşil gözler beni pençeleri arasına aldı ama o pençelerin arasında tutmayı başaramadı, kısa süren göz temasımızı kesen ve önüne dönüp yürümeye başlayan ben oldum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mesafe, diye hatırlattım kendime. Mesafeye ihtiyacın var, Hazin. Bedenin ateşe çekilen pervane gibi dönüp durmasın bir kaza kurşununun etrafında.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehlika koluma girip hızlanan adımlarıma ayak uydurmaya çalışırken, “Neye kızdın?” diye sordu masum masum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen öyle aniden korkunca gerildim sadece,” dedim, evet bu yüzden de gerilmiştim ama Zafer’in yakınlarımda olması bu gerginliğin üzerine birkaç kat daha çıkıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zafer ile iyi anlaşamıyor musunuz?” diye sorması beni duraksattı. “Yüzüne bakmadın bile hiç.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır, bu da nereden çıktı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bilmem, bana öyle geldi herhalde.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sessizce omzumun üzerinden arkama baktığımda, bahçenin ortasında durmuş, elleri cebinde beni izlemeye devam eden adamı görünce afalladım. Gözünü bile kırpmadan doğrudan bana bakıyordu. Yeşil gözlerinin rengi seçilemeyecek kadar uzaktaydı ama bakışları sanki benim gözlerime aitmiş gibi burnumun dibindeydi. Kaşlarımı çatarak önüme dönerken midemden göğsüme doğru ilerleyen o kuşkuyla çemberlenmiş ateşten hissi yok saymaya çalıştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Restoranın uzun duvarının karşısında durup elimdeki kömür kalemi avucumun içinde yavaşça çevirdim. “Tuğçe Hanım,” dedim gözlerimi duvardan ayırmadan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet?” Yanı başımda, küçük siyah defterini çoktan açmış, kalemini hazır etmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zemin pürüzü göründüğünden fazla,” dedim. “Üstten bakınca düzgün sanılıyor ama değil. İnce bir astar geçilmesi gerekecek. Yoksa boya yer yer kusar,” dedim. Bu söylediğime cevap vermedi, doğrudan not aldı. Bir adım daha yaklaşıp duvara avuç içlerimi değdirdim, yüzeyin soğukluğu avucumun içine dağılırken kaşlarımı çattım. Taşın da duvarın da insan gibi bir hafızası vardı, neyi taşıyacağını kendisi seçerdi. Bu duvar narin bir şey istemiyordu, çiçek, dal ya da kuşlar değildi istediği. Buraya daha derinden duyulacak bir ses gerekiyordu, daha eski, daha ağır, daha sessiz bir ihtişama ihtiyacı vardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İskele yarın sabah gün doğmadan kurulmuş olsun,” dedim profesyonel kimliğimden ödün vermeden. “Işık ilk saatlerde nasıl vuruyor görmem lazım. Bu resim geceye ait olacak ama geceyi gündüz ışığında kuracağım.” Gülümseyerek Tuğçe Hanım’a baktım, başını salladığını gördüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Renk paleti belli mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kömür kalemi duvara dokundurup küçük bir kavis çizdim, ardından ikinci kavisi çizmek için bileğimi hareket ettirdim. Henüz kimse için bir anlam taşımıyordu ama benim zihnimde bu duvar çoktan şeklini kazanmış, hikayesini yazmaya başlamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Lacivertin en koyusu,” dedim. “İçine kurum siyahı girecek. Yer yer isli gümüş. Çok az da mat altın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Not aldım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir de doğal pigment istiyorum. Yapay renk duvarda bağırıyor. Ben burada bağıran bir şey istemiyorum. Tabii sizin de fikirleriniz önemli. Benimle paylaşmak istediğiniz bir şey varsa, sizi dinliyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Patronumuz sizin zevkinize güvendiğini söyledi, burası tamamen sizin göz zevkinize kalmış,” dedi Tuğçe Hanım gülümseyerek. “Çalışmalarınızı birlikte inceleme şansı bulmuştuk. Karışılmadığı takdirde iyi bir iş çıkaracağınızı düşünüyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kalemim duvarın üzerinde gezinirken çizgiler çoğaldı, duyduğum şeyden memnun olduğumu göstermek ister gibi ölçülü bir tebessüm yerleştirdim dudaklarıma.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Güzel, bunu duyduğuma sevindim. Bana geniş uçlu iki fırça, bir de keçi kılından yumuşak tarama fırçası lazım. Sünger de olsun. Renkleri ezip dağıtacağım yerler olacak çünkü.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tamamdır. Diğer isteklerinizin yanına bunu da ekleteceğim derhal,” dedi saygıyla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Vernik en son kat için mat olsun. Rica ediyorum parlak getirtmeyin. İnsan bazı şeyleri apaçık görmemeli,” dediğimde oluşan sessizlik Tuğçe Hanım’ın bakışlarının yüzümde dolaşmasıyla daha da derinleşti. Ardından başını salladı ve kalemi tekrar defterinin sayfasında gezinmeye başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O halde yarın başlıyor muyuz?” diye sorduğunda kafasını nihayet defterinden kaldırmış gözlerimin içine bakmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, şafakta burada olacağım. Görmek istiyorum çünkü,” dedim. Başını tekrar salladıktan sonra, “Size bir şeyler ikram etmek isterim,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Teşekkürler, gitsem iyi olacak.” Bileğimdeki ince, zarif saate baktım. “Yarın sabah görüşmek üzere. Muhtemelen ben sizden önce geleceğim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sabri Bey size eşlik edecektir, ilerleyen saatlerde ben de burada olacağım,” dedi ve tokalaştık.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Restoranın büyük salonundan geçip çıkışa doğru yürümeye başladığımda üzerime toparlanan bakışları hissettim. Yarın buraya belki de en salaş haliyle gelecek olan kadını şimdi oldukça şık görüyorlardı. Parmaklarıma bulaşan kömür lekelerini mendilimle temizleyerek dışarı adım attığımda Aytekin arabadan inip beni selamladı. Öğle saatlerinde evden apar topar restorana gelmek için çıkarken Zafer’i nasıl ektiğimi hatırladım, gözlerimiz birbirine temas etmeden ona doğrudan, “Mehlika ile kal,” demiştim ve bana eşlik etmesi için Aytekin’i seçmiştim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zafer ile havuz olayından sonra yalnız kalmanın mantık sınırı dışı bir şey olduğunu düşünüyordum. Ayrıca bu Mayın konusunu da uzun uzun düşünmeye ihtiyacım vardı, çevresindeki insanların neden tuhaf mahlaslara sahip olduğunu bilmem gerektiğini hissediyordum. Beni hiç ilgilendirmese bile.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin kapımı açarken, “Uğrayacağımız başka bir yer var mı?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Arabaya binerken başta cevap vermedim, yerleştikten sonra çantamı kenara bırakıp mendilimi katladım ve kafamı kaldırıp, “Asrın Cambaz ile bir görüşmem var,” dedim. “Nişantaşı’na gidiyoruz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin bunu duyunca tek kaşını kaldırdı, yüzündeki yara da kaşını kaldırdığı için derisinin üzerinde gelgitler halindeki su gibi kavislendi. “Anladım,” dedi sadece, ardından kapımı kapatıp sürücü koltuğuna geçti. Bu görüşme birdenbire verilmiş bir kararın eyleme dökülmesinden bağımsızdı, Asrın ile bir kez buluştuktan sonra ortadan kaybolacak olursam o gece yaptığım şeyin okları bana dönebilirdi. Bu yüzden iletişimde kalmalı, birkaç görüşmeye daha katlanmak zorundaydım. En azından amcam onunla gerçekten buluştuğumu düşünürse iyi olacaktı. Bu yüzden Asrın’ın bu sabah gönderdiği mesaja olumlu bir yanıt vermiş, sonrasında da bir kahve içmek için sözleşmiştik. Tabii bunu tam şu an Aytekin dışında bilen kimse yoktu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin konumu açarken, “Tam olarak nereye gidiyoruz?” diye sorunca, elimi öne uzatarak telefonu vermesini rica ettim. Konumu girdikten sonra telefonu ona geri uzattım ve sırtımı koltuğa yaslayıp kalabalık sokağı izlemeye başladım. Yolculuk sandığımdan kısa sürdü, trafik açıktı ve araç buluşmanın gerçekleşeceği kafenin önünde durduğunda çantamdan küçük aynamı çıkarıp rujumu tazeledim. Aytekin’in dikiz aynasından bana dokunan gözlerini hissettim ama o bakışlara karşılık vermedim. Aynanın kapağını kapatıp onu çantama geri teperken, “Sen buralarda dolaş istersen, ben seni ararım,” dedim ve kapıyı açmak için elimi uzattım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zafer’i bilgilendirmem gerekiyor mu?” diye sorması elimin kapının kolunda asılı kalmasına neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tek kaşımı kaldırarak, “Ne için?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yakın korumanız olduğu için bir sonraki durağın neresi olduğunu bilmesi gerekiyor zannediyorum,” dedi mekanik bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Buna gerek yok, Aytekin. Sen buradasın, bu yeterli,” dedim ve aynadan beni izleyen koyu renk gözlerine baktım. Sakin bir ifadeyle yansımadan beni izlemeye devam ediyordu. “Bugün görevi benim değil Mehlika’nın korumalığını yapmak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ufak tefek kız arkadaşınız için endişelendiğinizi biliyorum ama Zafer’in görevi sizi korumak. Kız arkadaşınızla pek tabii biz de ilgilenebilirdik. Zafer sizin konumunuzu bilmeli. Amcanız böyle istememiş miydi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ufak tefek kız arkadaşımın yeri geldiğinde nasıl bir engerek yılanına dönüşüp hepinizin ayağınızdan pabucunuzu çekip alabileceğini bilmiyorsun tabii,” dedim, Aytekin tek kaşını kaldırdı. “Onunla ancak onun gibi bir yılan başa çıkabilir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytekin tam bir şey söyleyecekti ki, “Çok uzaklaşma,” diyerek kapıyı açıp dışarı adım attım ve benimle irtibatı tamamen kesmesini sağladım. Topuklularım arnavut kaldırımlara vuruyor, topuk seslerim kulaklarıma geri dönüyordu, attığım her adımda araçtan uzaklaşıyordum ama araç hala olduğu yerde durmaya devam ediyordu. Aytekin, ben kafeden içeri girene kadar orada durmaya ve muhtemelen beni gözlemeye devam etti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amber ve kahve kokusuyla boğulmuş kafenin içine girdiğim anda bohem tarzı yansıtan müzik kulaklarıma doldu. Asrın’ın cam kenarındaki masada oturmuş dışarıyı izlediğini görünce bedenimi dikleştirip ona doğru yürümeye başladım. Ben karşısındaki koltuğa oturana kadar beni fark etmemişti ama koyu yeşil gözleri bana döndüğünde zaten içeri girdiğimin farkındaymış gibi rahat bir yüz ifadesine sahip olduğunu fark ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Açıkçası geçen seferkinin ilk ve son randevumuz olduğunu düşünmüştüm,” diye şakayla karışık bir serzenişte bulunduğunda rahatsızlığı dibine kadar hissetsem de kendimi gülümsemeye zorladım. Onun duygularıyla oynamak niyetinde değildim, bakıldığında sohbeti sağlıklı, akıcı ve güzel bir adamdı ama benim burada olmamın nedeni onun sohbetinden delicesine hoşlanmam değildi. Sadece okların bana çevrilmesini elimden geldiğince engellemeye çalışıyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Son sefer olmasını istemiyorsan bence bunu bu kadar çok irdeleme,” dedim yapay bir kızgınlıkla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ellerini teslim oluyormuş gibi havaya kaldırırken, “Bir daha olmayacak,” dedi. Ellerini masanın üzerine indirip, “Görüşmeyeli nasılsın?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kadife kaplama menüyü elime alıp karıştırmaya başladığım sırada ona bakmadan, “İyi, idare ediyorum,” dedim. “İş görüşmesinden çıktım aslında. Sen nasılsın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sorumu duymazdan gelerek, “Görüşmen nasıl geçti?” diye sorunca, bunu zaten bildiğini fark edip gözlerimi menüden kaldırıp ona çevirdim. “Amcan babama söylemiş.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hiç şaşırmadım biliyor musun?” Tatsız bir gülümsemeyle onu süzdüm. “Bir espresso alacağım. Ve görüşme iyi geçti.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hangi restoran acaba?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Babana söyleyeceksin ve baban da amcama yetiştirecek. Yok öyle şey,” diyerek güldüğümde yüzünü asıp bana dik dik baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben bir ajan değilim, Hazin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ajanlarla sıkı dostsun, bilemeyeceğim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Garson yaklaştığında, “Bir espresso, yumuşak içim,” dedim ardından bana gücenmiş gözlerle bakan Asrın’a çevirdim bakışlarımı. “Hadi ama asma suratını, şaka yapıyorum sadece.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sadece eserini görmek istemiştim,” dedi nazik bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bittiğinde seni oraya götürürüm,” demem onu şaşırtmıştı, bunu hafifçe irileşen gözlerinden anlaması mümkündü. Elleri masanın üzerinde sabit duruyordu ama heyecanını da tam olarak gizleyemediğini söyleyebilirdim, parmakları hafif bir baskıyla masanın kenarına kenetlenmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ciddi olduğuna ihtimal vermek zor doğrusu. Beni ilk gördüğünde neredeyse senin tarafından tartaklanmıştım,” dedi, bu kez gerçekten kendimi tutamayıp güldüm. Bunun gerçek bir kahkaha olduğunu fark ettiğinden midir bilinmez dudağının kenarında şefkatli bir tebessümün büyüdüğünü gördüm. Yüzümdeki ifadeyi sabit tutmaya çalışırken elimle ağzımı yavaşça kapatıp, “Amcamı tartaklamak daha doğru bir seçim olurdu aslında, hedef tahtasına seni koymalarını ben de beklemiyordum,” diye alay ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Affedilmek istersen şayet, affetmeye çok hazırım,” dedi bilmiş gözlerle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tamam, abartma istersen.” Gözlerimi devirip sırtımı arkama yaslayıp kollarımı göğsümün üzerinde toparladım. “Affetmiş olmasan ikinci kez karşımda oturuyor olmazdın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hep böyle dikenlisin,” dedi dirseğini masaya yaslayıp, yüzünü büyük avucuna yaslayarak bana ilgili gözlerle baktı. “Söyledikleri kadar varsın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne söylemişler?” Tek kaşımı kaldırdım. “Dedikodumu mu yapıyorlar?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Herkes senin ne kadar cadı olduğundan bahsediyordu açıkçası,” demesi gözlerimi hayretle aralamama neden oldu. İfademden memnun kaldığını dudağının kenarında beliren tebessümden anladım. “Yabani olduğunu söyleyenler de oldu tabii.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne kadar yakışıksız,” dedim burnumu kırıştırarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hırçın olduğunu söyleyenler haklıymış ama.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hırçın da dediler yani?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet. Bizzat deneyimleme şansım da oldu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Espressomu önüme bırakan garsona teşekkür edip, “Amcam geçen sefer seninle buluştuğumuzu biliyordu,” dedim kaşlarımı kaldırarak. “Kuşlar mı haber yolladı yoksa babacığın mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aslında babama ben söylememiştim ama kulağına oteldeki kuşlar uçurmuş sanırım,” dedi parmaklarını yanağına vurarak beni izlemeye devam ederken. “Amcan ne söyledi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Üç çocuğumuz olduğunu ve üçüncü çocuğumuza onun adını koyduğumuzu düşünüyordur herhalde şu an,” dediğimde Asrın başını geriye atıp yüksek bir kahkaha patlattı. Sinirlerim bozulmuş gibi güldüğüm sırada gözlerim kafenin camından dışarı çevrildi. Dudaklarımda hala asılı duran bir gülümsemeyle kafenin camının önünde duran bedenin sahibiyle göz göze geldiğimde göz bebeklerimin genişlediğini hissettim. Zafer yüzünde mermer gibi bir ifadeyle oradaydı, ellerini kot pantolonunun ceplerine sokmuştu ve yeşil gözlerinden yüzüne devrilmeye başlayan ifadelerin tanımı benim tanıdığım anlamların hiçbirine tekabül etmiyordu. Yüzümdeki gülümseme usul usul soldu, yerini saf bir şaşkınlık aldı. Asrın hala gülüyordu ama bakışlarımın bir noktada sabit kaldığını fark ettiği anda onun da kahkahası yerini derin, sorgulayıcı bir sessizliğe bıraktı. Gözlerimi Asrın’a çevirdiğimde onun da tıpkı benim gibi camdan dışarı baktığını gördüm. Zafer’i gördüğü anda tanımış olmalıydı, tek kaşı havada duruyor, neden onun tam olarak orada dikildiğini anlamaya çalışıyor gibiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Koruman değil mi o?” diye soran Asrın’ın sesi algılarımın saplandığı bataklıktan çıkmasını sağlayınca gerilen bedenimi geriye yasladım. Tekrar omzumun üzerinden camdan dışarıya baktığımda Zafer orada değildi. Ben daha ne olduğunu anlamadan masaya düşen gölgeyi hissettim, ardından o gölgenin büyük eli elimin üzerine kapandı ve masanın üzerinde duran elimin üzerini örten o büyük ele bakakaldım. Asrın da benimle aynı anda gözlerini masaya indirmiş elimin üzerini kaplayan parmaklara bakıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elimi geri çekmek, elinin altından kurtarmak istedim ama temas anında vurmuş, cehennem alevleri gibi birdenbire içimdeki kuyuların tamamını ağzına dek ateşle doldurmuştu. Yine de denedim, elimi kaydırıp çekmeye çalıştım ama parmakları buna müsaade etmedi. Kafamı kaldırıp hızla ona baktığımda su yeşili gözlerinin kafenin sarı ışıkları altında kehribar gibi parladığını gördüm. “Gidiyoruz,” dedi tok bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Efendim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Asrın ellerini masanın üzerinden çekerek bedenini doğrulturken, “Ne oluyor?” diye sordu ama Zafer onu duymazdan gelmeyi seçti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elimi bir kez daha geri çekmek için uğraşacaktım ki bu kez büyük avucu içeri doğru katlanarak yumruğumu tamamen içine aldı. Temasın midemde alev gibi yükseldiğini hissederken çatık kaşlarla ona bakmaya devam ettim. Beklemediğim bir anda avucunun içinde sıkıca kavradığı yumruğumu havaya kaldırdı, gücüne karşı koyamadım ve bedenim de onun beni çekmesiyle yukarı kaydı. Asrın ellerini aniden masaya vurarak, “Ne oluyor?” diye bu kez daha sesli bir şekilde sorunca Zafer’in gözleri otomatik bir şekilde, sanki içinde bir ruh barındırmıyormuş gibi Asrın’a çevrildi. Diğer masalardaki insanların da bakışlarının bize dönmesine neden olan bu durum karşısında soğukkanlılığımı korumaya çalıştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana ne?” Zafer’in sesi ne kadar sakin duyulsa da harflerinden saçılan zehri duydum. Bu daha önce onun sesinde rastlamadığım bir tondu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ona hesap sormak istedim ama bunu Asrın’ın karşısında yapmak istemedim. Zafer beni oturduğum yerden kaldırdığında hayatımda belki de ilk kez birinin üzerimde kurduğu bu baskıya karşı verecek bir karşılığım yoktu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Asrın, “Hazin,” dedi ama Zafer onun bir sonraki cümlesini kurmasına izin vermeden beni çıkışa doğru yürütmeye başladı. Ne tepki vermem gerektiğini bilmeden bileğimi tutup önümden yürüyen adama bakarken ikimizin arasında köprü gibi gerilen kolumun belki de ruhlarımız arasında yıkılmaması gereken son mesafeyi temsil ettiğini düşünüyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kafenin dışına çıktığımızda akşamın çöken karanlığıyla beraber gökyüzünden yeryüzüne inen serinliği tenimde hissettim. Sokak boyunca ilerlemeye başladık. Duramadım. Durmadı. Durduramadım. Arnavut kaldırımlara düşen adımlarım ayağımdaki topuklulardan dolayı canımı acıtıyordu ama yine de onun attığı büyük adımlara ayak uydurmak zorunda kaldım. Karanlık bir sokağa girdiğimizde ve sokak lambaları yeterince etrafı aydınlatamadığında birden bileğimi avucunun içinden kurtarıp elimi kendime çektim, çekmenin etkisiyle bileğimin iç kısmı kendi göğsüme çarptı. Zafer’in bakışları omzunun üzerinden usulca bana dönerken olduğum yerde hareketsizce durmuş ona bakıyordum. Gözleri arkasına aldığı karanlığın içinde bir muhafız gibiydi, yeşili kaybolmuş, yerini derin bir kuyu siyahlığı almıştı. Bir adım gerilemek istesem de çenemi havaya dikerek ona öfkeli gözlerle bakmaya devam ettiğimde bedenini de ağır ağır bana doğru çevirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne yaptığını sanıyorsun sen?” diye sordum buz gibi bir sesle, oysa sesim kendimi biraz salsam belki de akıl sır erdiremediğim sıkışıklık duygusundan dolayı titreyecekti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seni haberim dahi olmayan bu aptalca buluşmadan çekip çıkarıyorum,” dedi, sesi öyle uzak, öyle yabancı geldi ki çatık kaşlarımın altında onu izleyen gözlerimin bile tıpkı ben gibi sersemlediğini hissettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kim olarak?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Adamın olarak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir duvara çarpmışım gibi irkilen bedenimi dik tutmak zordu ama başardım. Çenem hala havada duruyordu ama gözlerim neredeyse yere düşmek üzereydi. Göz temasını kesen kişi olmak istemedim, ona kim olduğumu göstermek istedim, oysa tek istediğim o fırtına gibi üzerime doğru büyüyerek gelen karanlık bakışlardan bir an evvel kurtulmaktı. Kurtulamayacağımı anladım. Çünkü Zafer bana bakmaktan bir saniye olsun vazgeçmedi. Gözleri sadece gözlerime değil, ruhuma dokundu ve bu her şeyden daha korkunç geldiğinde bir çıkmaz sokağa girdiğimin farkındaydım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen ne-“
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben ne söylediğimi çok iyi biliyorum. Sen duymamakta ısrarcıysan tekrar söyleyeyim.” Bir adım attı bana doğru, ayağımın altındaki yer tam da o adımı gördüğümde kaymaya başladı. Bir adım daha geldiğinde bedenim hayatta kalma düğmesine basmışım gibi dikleşti ve farkında olmadan bir adım geri gittim. O bir adım daha geldi ve ben bir adım daha gittim ama onun büyük adımları bu yakınlaşmadan kaçamayacağımın teminatıydı. Çok geçmeden yasemini anımsatan keskin kokusu genzime doldu ve kafamı kaldırarak ona bakmak zorunda kaldım. “Kaçma, nereye kaçıyorsun?” diye sorması afallayarak başımı yana yatırmama neden oldu ama gözlerimi onun gözlerinden ayıramadım. Eli beklemediğim anda yüzüme uzanınca refleksle başımı geriye çekmeye çalıştım ama bir defa daha üzerine basa basa, “Kaçma, Hazin,” dedi. Bu beni durduran, bağlayan bir halattı sanki; bir cümle değildi. Bir komut hiç değildi. Bir halattı ve o halatın ayaklarıma dolanarak beni olduğum yere sabitlediğini hissettim. Gözlerini gözlerimden çekmeden yüzüme yaklaşmak için kafasını eğdi ama bedeni dik kalmaya devam etti. Avucu yanağıma sürtününce ürperdim, gözlerimi kısıp çatık kaşlarla ne yapmak istediğini sorgularcasına ona baktım. “Değil miyim?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin adamın değil miyim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarım aralandı ama sonra geri kapandı. Bir rüzgar ikimizin de üzerinden geçerek sokağın diğer tarafına eserken birbirimize bakmaya devam ettik. Yutkunmak istemesem de yutkunma dürtüsü tam da oradaydı, boğazımda ateş varmış gibi alev alev yanıyordu. Avucu tamamen yanağımı kavradığı anda, “Neden bunu yapıyorsun?” diye sordum sonunda dayanamadan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden yapmama izin veriyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elimi elinin üzerine kapattığımda sorduğu soruya cevap bekleyen gözleri bir anlığına da olsa şefkatle kısıldı. Gözlerinde ikinci kez doğrudan bana yöneltilmiş şefkati görmek göğsümün çaparında bir acının büyümeye başlamasına neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu gözler, şefkatiyle mi yakıyordu canımı yoksa bir gün en büyük gaddarlığıyla bana bakma ihtimalini düşünmek mi?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elim onun avucunun üzerinde asılı dururken gözlerimi gözlerinden çekmeden, “Ne yapmaya çalıştığını anlamıyorum,” dedim tüm dürüstlüğümle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anlarsan,” diye fısıldadı kalın sesiyle, “bana da anlat ne olur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔:・°❀⋆.ೃ࿔:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gelecek bölümde görüşürüz!
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ha bir de unutmadan, yarın Kocaeli kitap fuarındayım! 13.00’da başlayacağız, kitap sınırımız olmadığı gibi kitap zorunluluğumuz da yok. Gelin de sarılalım ya, özleştik. Hem de çok!
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...