23.10.2026
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
🎧: Fadel Chaker – Akendni Maak
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
🎧: Yıldız Tilbe – Su Olsam Sensiz Akamam
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
14.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
❝ G A M Z E H R ❞
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Anlarsan, bana da anlat ne olur…
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Anlamak istiyor muydum? Anlama ihtimali bile neden dizlerimin karıncalanıp midemin acımasına neden oluyordu? Neden ondan korkuyordum? Hayatımın hiçbir döneminde kimseden korkmamış ben, bir çift yeşil gözden neden ecelim olacakmış gibi korkuyordum? Mantıksızlıklar silsilesi içinde avucumda kalan son mantık kırıntısıyla hayatta kalmaya çalışıyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elim hala onun elinin üzerindeyken, “Yapmaya hakkın yok,” dediğimde duyduğu şey onu bir uykudan uyandırmış gibi gözlerindeki şefkati usulca sildi. “Öylece gelip… Öylece gelip beni tutup götüremezsin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Götürdüm ama,” dedi umursamazca, sanki bunu öfkeyle dillendiriyormuş gibi ama oldukça sakin görünerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benim haberim olmadan onunla buluştun. Her hareketini bilmek zorundaydım. Restoranda olmalıydın. Aytekin seni eve götürmek zorundaydı. İkinci bir yer bana verilen bilgiler arasında değildi. Beni almadın, evde sik gibi bırakıp gittin, bir de üzerine o Abdi lalesiyle buluştun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen ne biçim-“
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben bu biçim konuşuyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen kendini ne zannediyorsun?” diye sorarken bile elimin hala elinin üzerinde duruyor olması ne saçma bir ironiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin,” dedi yüzünü biraz daha yakınıma indirip, “adamın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ve emirleri senden almam. Emirleri ben veririm,” dediğimde, “Emirleri senden alırım ama keyfimi kaçırırsan emirlerini uygulamam,” diye cevap verdi aynı mesafeden biraz olsun ayrılmadan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni sinirlendirmeye başladın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen beni gördüğün ilk andan beri bana sinirinden başka ne verdin?” diye sormasıyla tokat yemişim gibi irkilip duraksayarak ona baktım. “Herkese verecek başka şeyin var. Kerim’e var, Aytekin’e var, Beyhan’a var, Oğuz’a var, Mısra’ya bile var. Bana neden yok?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sadece saçmalı-“
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Saçmalamıyorum. Saç - ma - la - mı - yo - rum.” Üzerine basa basa heceleyerek tekrarladığı şeyi dinlerken nefesi doğrudan yüzümdeydi. “Bana bak.” Avucunu yüzüme daha sert bastırınca kafam biraz daha havaya kalktı. “Senin en yakının ben olmalıydım. Benden başka herkesle yakınlık kuruyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kimseyle yakınlık kurduğum yok benim,” diye çıkıştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kerim’in şakalarına gül gül ölüyordun sabah,” dedi ateş püskürür gibi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Problem bu mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başını yukarı sertçe kaldırıp indirdi. “Yok,” dedi. “Değil.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne o zaman? Ne diye bunlardan bahsediyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Birdi, iki olur sandım, hadi beş olur sandım, Hazin, bin oldu. Sen neden ben hariç herkese öfke dışında bir şey veriyorsun da bana bir tek şu zalim öfkeni veriyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öfkelenmedim ki ben sana,” diye fısıldadım, sesim kendime yabancı geldi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen bana nasıl baktığını görmüyorsun. Çünkü sana bir kez bile ayna olmadım.” Sesi sakindi ama söyledikleri birden çok ağır geldi. “Sana bir kez olsun senin bana baktığın gibi bakmadım diye mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elimi elinin üzerinden çekmek için davranacaktım ki, “Yapma,” dedi ve elim orada asılı kalırken şaşkın gözlerle ona baktım. “Şaşkınlık mı bu?” Yüzüme yaklaştı iyice, inceledi. “Farklı bir şey görmem için şaşırtmam mı gerekecek benim seni sürekli böyle?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kim bilir,” dediğimde gözleri birden dudaklarıma dokundu, ardından hızlıca gözlerimin içine baktı. “Belki de sana kimseye göstermediğim bir yüzümü gösteriyorumdur ama o kadar körsündür ki bunun öfke olduğunu zannediyorsundur. Ya da belki de ben bunu yönetemiyorumdur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu kez şaşkınlıkla bana bakma sırası ondaydı. Su yeşili gözlerinde sürekli akıntı halinde dalgalanan o gölün birdenbire donduğunu gördüm. Öyle bir dondu ki kendi yansımamı o gözlerin içinde, yeşil dehlizlerinde gördüm. Elimi geri çektim, ardından elini ittim ve yüzümden kayan avucu boşluğa düştü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana hepsinden daha yakınım,” dedim korkusuzca. “Görmüyorsan bu senin problemin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tam bir geri adım daha atacaktım ki beklemediğim bir şey yapıp beni belimin boşluğundan kavrayarak kendine doğru çekti. Göğsüm onun göğsüne yaslandığında dünyam tepesi taklak dönmüş gibi uğuldayan kulaklar, bulanıklaşan görüşle kaşlarımı havaya kaldırdım. Burnu saçlarımın başlangıç çizgisinden aşağı kaydı, alnımın üzerinde dolandı ve “Ne o?” diye sordu içimi ağrıtan bir sesle. “Yönetemediğin ne?” Cevap vermedim, veremedim, cevabı kendim bile bilmek istemedim. Burnunu aşağı indirdi, iki kaşımın ortasından aşağı kayan burnundan dökülen nefesi tenimde hissediyordum. Burunlarımız birbirine sürtünürken, “Neyi yönetemiyorsun?” diye sordu bir kez daha.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zafer,” diyebildim, burnu burnuma yaslı duruyorken ve dudaklarımızdan dökülen her bir nefes birbirimizin dudaklarına karışıyorken bir sağanak altında gibiydim ama üzerime yağan neydi bilmiyordum. Kaçacağımı anlamış ve buna asla izin veremezmiş gibi avucunu bel boşluğuma daha sert bastırarak kımıldamama izin vermediğinde, “Zafer,” dedim tekrardan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İstemiyorum,” dedi ve duraksadım, burnum burnuna sertçe sürtününce bedenim kaskatı kesildi; büyük avuçlarının altında bu kasılmayı hissetmiş olmalıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neyi istemiyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana böyle ağır tepkiler vermeyi ben de istemiyorum,” diye fısıldadı, nefesi dudaklarıma sıcacık akmayı sürdürüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Verme o zaman.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yönetemiyorum,” diye itiraf etti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tam bir şey söyleyecektim ki, “Sus,” demesi beni şaşırttı. Kaşlarımın ortasında bir çukur, gözlerimde belirsizlik, tenimde onun baskısıyla sonunda kirpiklerimi gözlerimin önüne serdim ve derin bir nefes aldım. Burnunu burnuma bir kez daha sürterek yavaşça geri çekildiğinde bana bakmaya başladığını biliyordum ama ben kirpiklerimi yere indirmiş, gözlerimi ona değdirmeden bekliyordum. “Biz bunu yönetemiyoruz.” Sessizce söylediği şey sonunda kirpiklerimi kaldırıp ona bakmamı sağladı. Bir adım daha geri çekilip beni boydan boya süzdü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir daha bana haber vermeden bir yere gitmeyeceksin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Canım ne isterse onu yaparım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudağının kenarı yukarı kıvrıldı ama bu alaydan değildi, tehdittendi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yap,” dedi. “Benden başka kim sana sıkılan kurşunun önüne gözünü kırpmadan atılacak o zaman?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu an tehlikede olduğumu nereden çıkardın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İşimi yapıyorum. İhtimalleri düşünmek benim işimin bir parçası.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Düşünme,” dedim. “İhtimaller yok. Sana Mehlika ile kal demiştim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senden başkasıyla kalmak zorunda değilim ben.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benim sana verdiğim emir bu yöndeydi ama,” dedim güçlü görünme çabasıyla çenemi bir defa daha havaya dikerken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seninle ilgili emirlere tamam, başkalarını ilgilendiren emirler de açık konuşmak gerekirse benim hiç sikimde değil,” dedi açıkça, küfürlü konuşması gözlerimi iri iri açmama neden oldu ama o verdiğim tepkiyi biraz olsun umursamadı. “Alıp başını bensiz gidiyorsun, beni ortada bırakıyorsun, kapıdaki köpeğin kemik beklediği gibi eve dönmeni bekliyorum, sen eve döneceğine gidip o sırtlanla buluşuyorsun. Yapma ya?” Tepkileri gözlerimin gitgide daha da irileşmesine neden oldu. “Ben senin kapındaki bekçi köpeği değilim.” Durdu, kaşlarını çattı. “Ol dersen, olmam demiyorum. Olurum. Ama şu an o konumda değilim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kalbim manasızca göğsüme doğru yaklaşıp sertçe vurdu. “Çok aşırı davranıyorsun,” diyebildim ama aşırı davranan o muydu yoksa içimde büyüyen o karmaşık his miydi anlamak zordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin yaptığın da aşırılığın daniskasıydı bugün. Görevimi yapmama izin vermeyerek aşırılık yaptın,” dedi. Tam karşımda durmuş cüret etmesine şaşkınlıktan başka tepki veremediğim sözleri sarf etmeye devam ederken gözlerini gözlerimden ayırmıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aşırılık için bir ceza kesilecek mi bana peki?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir anda değişen modu karşısında afallayarak başımı yana yatırarak kaşlarımı çattım. “Madem,” dedi bir kez daha rotayı değiştirerek, “bana sadece öfke göstermiyorsun, o zaman onlara gösterdiğin yüzünü bana da göster.” Anlamadığımı şiddetle belli ettiğini bildiğim bakışlarım yüzünden ayrılmadı. “Bana o yüzlerinden birini göstermek için bu akşam benimle vakit geçir. Madem canın çok kahve içmek istiyordu, benimle iç.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben kahve içmek istediğimden buluşmadım kimseyle,” diye çıkıştım sonunda dayanamadan. “Amcamın tırını patlattığım gün ilk ve son kez randevuya çıktım adamla. Bu beni doğrudan şüpheli konumuna getirmiyor mu sence de? Amcam gibi bir adamın uzun uzadıya düşündükten sonra böyle bir şeyi planlayacak kadar sinsi bir kız yetiştirdiğini görebilecek bir adam olduğunu düşünüyorum.” Tek kaşını kaldırdı, beni anladığını gördüm ama sanki bir yanı da beni anlamayı hiç kabul edemiyordu. Özellikle de konu buyken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bana neden söylemiyorsun? Gittiğin yeri ben neden bilmiyorum?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ya zorunda mıyım?” diye çıkıştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedi hadsizce. Cüreti karşısında dilim yine ağzımın içine büyük geldi, kelimeler dışarı çıkamadı ama ağzımın içini kaplayan dilimin de zehrini akıtası vardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne laftan anlamaz kadınsın,” diyerek sırtını bana döndü. “İyi kahve içmeyelim o zaman. Başka bir şey içelim. Ya da yiyelim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kollarımı göğsümde kavuşturup, “Önerin ne?” diye sorudum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Karnın aç mı?” Bana bakmadan, sırtı bana dönük halde konuşuyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, aslında açım.” Kollarım göğsümün üzerine toplu halde ona doğru yürüdüm. Tam arkasında durup başımı eğdim, beklemediği bir şey yaparak alnımla sırtına sertçe vurdum. “Düş önüme de karnımı doyur hadi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sırtının kaskatı kesildiğini, omuzlarının dikleştiğini, bedeninin gerginleştiğini hissettim. Kafamı kaldırıp ensesine baktığımda hareketsizce, nefes bile almadan dimdik durduğunu gördüm. Yüzünü merak ettiğim o tuhaf anlardan biriydi, bileğini tutup onu kendime çevirmek ve o derin, su yeşili gözlerde nasıl bir ifade olduğunu görmek istedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir süre hareketsizce tam önümde dikildi. Ben de sessizce onun ensesini, geniş sırtını izledim ama çıtımı çıkarmadım. Nihayet bedenini hareket ettirmeden sadece başını hafif bir açıyla aşağı bakacak şekilde omzuna doğru çevirdi. Gözlerini bana değdirmeden, “İskender sever misin?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İskender? Yani en son yıllar önce yemiştim sanırım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi, yürü,” dedi, başı hala aynı açıda duruyordu. “Sana iskender yedireyim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gülümsedim. “Sen ısmarlıyorsun ama.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben parayı seviyorum, doğru,” dediğinde dudağının kenarı yukarı kıvrılmıştı. “Ama önemsediğim şeyler için para harcamayı da seviyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Önemsediğim. Önemsediği. Onun önemsediği. Gözlerim profilinde asılı kaldı, belki dümdüz bakıyordum, belki yaprak kımıldamıyordu yüzümde ama içim birdenbire fırtınaya yakalanmış, kalbimin üzerinde kapakçık kalmamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Söylediği şeyi sanki duymamışım gibi davranmak neden bu kadar zordu? Öylesine söylediği bir şeydi belki de ve ben ne zaman birinin öylesine olmasa bile, tüm kalbiyle söylese bile söylediği bir şeye böylesi takılmıştım? Kaşlarım çatıldı. Kendi kendime çatıldı üstelik. Kendime çattığım kaşlarımın sebebiydi o.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İskender seviyorsun herhalde,” dedim, konuşmazsam sessizliğimden tek bir kelimeyi kafama ne kadar taktığımı anlayacağından korkarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Üstüme iyilik sağlık,” demesi fark etmeden sırıtmama neden oldu. “Bursalıyım ben.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İskender Bursa’da meşhurdu değil mi?” diye sorduğumda başını aşağı yukarı salladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Burada güzel İskender bulmak mesele. Bir gün Bursa’ya gidersek, sana orada İskender yediririm,” dedi ve gelecekle alakalı kurduğu bu cümle ikimizin de birbirine uzun uzun bakmasına neden oldu. Gözlerinde yaşanma ihtimalini düşündüğü ama asla yaşanmayacağını bildiğini gösteren bir ifade vardı, biliyordum ki aynı ifadeye ben de sahiptim ama buna rağmen gelecekte böyle bir ihtimalin varlığına tutunma ihtiyacıyla, “Olur,” dedim. Bu, gözlerimizin birbirlerinde daha uzun beklemesine neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yan yana yürümeye başladığımız sırada, “Araba nerede?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aytekin’i arabayla yolladım. Araba yok anlayacağın,” dedi ellerini kot pantolonunun ceplerine sokarken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ona yandan bir bakış atıp, “Sen neyle geldin o zaman?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Taksiyle.” Omzunun üzerinden bana baktı. “Sinirliyken trafik canavarına dönüşüyorum. Göze alamadım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne diye bu kadar sinirleniyorsan,” diye söylendiğimde gözlerinin beyazı görünecek şekilde gözlerini devirdi. Bir şey söyler sandım ama hiçbir şey söylemedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Cevap vermeyeceğini anlayınca, “Hiç değilse arabayı getirseydin,” diye homurdandm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ara sıra yürü, bacakların açılır. Hep araba araba nereye kadar?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu topuklularla yürümek kolay sanıyorsun herhalde sen?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Göz ucuyla tekrar bana bakarken, “O topukluyu giyerken bana mı sordun peki?” diye sorunca ona dik dik baktım. “Biraz yürü, her yere arabayla gidilmez.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zevzeğe bak. Nereye neyle gideceğimi de sana soracaktım.” Önüme dönüp kollarımı bedenime daha sıkı sardım. Hızlı adımlar atamıyordum çünkü arnavut kaldırımlar tabanımı acıtıyordu. Bunu fark etmiş gibi onun da adımlarının yavaşladığını fark ettim. Ağır adımlarla yürümek, onun boyunda, o kadar uzun bacaklara sahipken yürümek çok zor olsa gerekti. Elleri ceplerinde, benim için olduğu her halinden belli olan yavaş adımlarıyla hemen yanımda, omuz hizamda yürüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerini bana çevirdiğini hissettiğimde ona bakmadım ama bakışlarının ağırlığı uzun süre profilimde kaldı. Sonunda, “Acıyor mu ayakların?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır. Canım sıkıldığından sana domuzluk yapıyordum. Yoksa ben bu topuklularla maraton bile koşarım,” dediğimde dudağının kenarı yukarı kıvrıldı. Başını iki yana sallayarak önüne döndü ama canımın acımadığını söylememe rağmen yavaş adımlar atmaya devam etti. Sokağın sonuna geldiğimizde bir ara yola saptık, bu yola girdiğimiz an restoranların ışıkları doğrudan gözümü aldı. Kaldırım kenarına konumlandırılmış restoranlara bakarken hala yan yana yürüyorduk.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sarı ışıklarının cam duvarından dışarı yansıdığı restoranın kapısını avucuyla itip geçmem için bana yol açarken kafasını eğmeden, yalnızca gözlerini indirerek yüzüme baktı. Benim için açtığı boşluktan kayıp içeri girdim, o da arkamdan girip kapıyı kapattı. İçeride klima çalıştığı için serindi ve serinlik yemeğin ağır kokusunu da kırıyordu. Zafer ağır adımlarla cam kenarındaki masaya yürüdü, koltuğa oturdu. Ben de hemen karşısında oturduktan sonra peçetelikten bir peçete çekip onunla oynamaya başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aytekin mi söyledi sana?” diye sordum, Aytekin’in kararlarıma uyup uymadığını anlama ve onun burada olduğumu nasıl öğrendiğini bilme isteğiyle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Geç kaldığınız için Aytekin’i aradım,” dedi bir kolunu koltuğun yan tarafına uzatıp, rahat bir tavırla karşımda oturmuş gözlerini yüzüme dikerken. “Güvenliğin içindi. Bakma öyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O da sana anında nerede olduğumuzu söyledi tabii.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Söylemeseydi ona neler yapabileceğimi tahmin etmiştir. Akıllı adamdır Aytekin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tehditkar tehditkar konuşma,” diye söylenerek gözlerimi peçeteye indirdim. Tam bir şey söyleyecekti ki siparişleri almak için aceleyle masamıza gelen garsonun varlığı ilgisini benden çekmesine neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İki birer buçuk porsiyon iskender,” dedi sakin bir sesle. Gözlerini bana çevirdi. “Ne içeceksin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir buçuk çok,” dediğimde, “He çok aynen,” diyerek başını iki yana salladı. “İki birer buçuk olacak kardeşim. İçecek olarak?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kola,” dedim ona düz düz bakarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Başka bir şey?” diye sordu garson başını sallarken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben de bir soğuk su alayım, sağ ol,” dedi Zafer, garson siparişleri not edip uzaklaştığı sırada, “Sadece su mu içeceksin?” diye sordum hayretle. “Cimri falan mısın sen?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kolu hala koltuğun diğer ucunda duruyorken yüzünü buruşturup, “İskenderin rahiyasını içecekle bozamam,” dedi ciddiyetle. Ardından yüzüne bir süredir orada duran sabit ifade tekrar geri geldi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Rahiya mı?” Gülmeden edemedim, güldüğümü gördüğünde bir an yüzündeki o sabit ifade değişti. Yeşil gözleri gözlerimde umulmadık bir şekilde derinleşti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anlamını bilmiyor musun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biliyorum,” dedim. “Türkçem iyi, Türk’üm ben. Yabancıymışım gibi davranıyorsun bu aralar.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözleri hala dudaklarımda varlığını sürdüren tebessümde dolandı, uzun, derin bir bakışın dudaklarımda kitli durması afallatıcıydı. Bakışlarını yana çevirip derin bir nefes aldığında göğsünü şişiren nefesi aslında ne kadar cüsseli olduğunu bir kez daha görmemi sağladı. Siparişlerimiz gelene kadar konuşmadı, gözlerini camdan dışarı uzattı ve nedense bana hiç bakmadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Önüme koyulan büyük tabağa baktım. Garson, “Tabak sıcak efendim, temas etmeyin lütfen,” dedikten sonra diğer tabağı da Zafer’in önüne bıraktı. Çatal ve bıçağı peçeteyle silmeye başladığım sırada Zafer, “Tereyağı bekle,” diyerek dikkatimi dağıttı. Kafamı kaldırıp ona baktım. Bir şey söylememe gerek kalmadan elinde derin bir tavayla gelen adam tereyağı önce Zafer’in tabağında gezdirdi, ardından benim tabağımda gezdirmeye başladı. Yağ içinde yüzmesinden korkarak, “Yeterli,” diyordum ki Zafer, “Dök usta dök,” diyerek beni susturdu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tereyağına bulanmış yemeğe çatık kaşlarla bakarken, “Bu kadarına gerek var mıydı?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Her şeyin bir usulü vardır,” dedi ve kendi çatal bıçağıyla öne doğru uzanıp benim tabağımdaki etlerden birini kesti, etin altındaki pideyi de çatala batırıp kendi çatalını ağzıma doğru uzattığında gözlerimiz birbirine takıldı. Yaptığı şeyin anlamını kendisi de bilmiyor gibiydi, belki de bir anlamı da yoktu. Bir süre gözlerinin içine baktıktan sonra saçlarımı geriye doğru atıp kafamı öne uzattım ve çatalın ucunda duran eti dişlerimin arasına aldım. Bunu yaptığım sırada yine gözleri gözlerimdeydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dişimi çatal boyunca sıyırıp geri çektiğimde geri çekilir sandım ama çatal hala dudaklarıma yakın bir yerde duruyordu, Zafer doğrudan gözlerimin içine bakıyordu. Eti ağzımın içinde ağır ağır çiğnerken ben de ona bakmaya devam ettim. Elini ağır ağır geri çekti, çatalı tutan parmaklarının sıkılaştığını gözlerimi ondan ayırdığım anda gördüm. Kendi etine batırdığı çatalı ağzına götürürken bakışlarım farkında olmadan onu takip ediyordu. Az önce benim dişlerimin arasındaki çatalı kendi ağzının içine aldığında tenimin altından yukarı bir şeyin kabarıp gözeneklerimden dışarı fışkırmaya başladığını hissettim. Bu hissi göstermedim ama oradaydı, çok gerçekti, karanlıktı ve uzak durmam gerektiğini adeta bağıran bir yanı vardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Fena değilmiş,” dedi eti yuttuktan hemen sonra. “Tadını sevdim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi yemeğime indirip, “Bursa’da daha iyilerini yemişsindir tabii,” dedim hızlıca.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok,” dedi, “burada ilk kez bu kadar iyisini yiyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çatalı tekrar ete saplarken, “Evet,” dedi. “Kesinlikle.” Tekrar dudaklarının arasına götürdü. “Yesene. Seni ben mi besleyeyim istiyorsun anlamadım,” dedi lokmasını ağzına almadan öncesinde.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi önümdeki tabağa indirip çatalımı etin üzerine batırdım. Dilim damağım kurumuş gibi hissettiğimden, muhtemelen sıcaktan, içime çöken ısıdan, yaz ayında olmamızdan, bir şeyden işte, uzanıp kolamdan bir yudum aldım. Yemek boyunca konuşmadık, keyifli bir yemekti, tamamını bitiremediğim için bana kızıp tabağımı önüne aldığında şaşkına dönmüştüm ama onu yadırgamamıştım da. Artığımı yemekten iğrenmemesi tuhaftı sadece, bu daha önce kimsede gördüğüm bir şey değildi. Garipsediğimi belki fark etti belki fark etmedi ama kesinlikle umurunda değildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kolamın son yudumunu içtiğim sırada, “Susamadın mı sen?” diye sordu, kendi suyundan yudumluyordu o esnada.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok,” diye yalan söylesem de aldırış etmedi. Kendi su şişesini bana uzattı ve “Buz gibi,” dedi gözlerini gözlerime dikerek. “İçini serinletir, banu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerinin içine bakarken kararsızlığı kovduğum anlardan birindeydim. Hiç düşünmeden elimi kaldırıp bana uzattığı su şişesini parmaklarının arasından aldım. Parmaklarına bulaşan ıslaklığı parmaklarımda hissettim, sonrasında şişe benim parmaklarımın arasındaydı. Göz kontağını keserek bakışlarımı camdan dışarı çevirip şişeye dudaklarımı yasladığımda ona bakmamama rağmen bakışlarının beni bir kılıç gibi kestiğini hissettim. Az önce onun dudaklarının yaslı olduğu şişeye şimdi benim dudaklarım yaslı duruyor, onun dudaklarını ve ağzının içini ıslatan su şimdi benim de ağzımın içini ıslatıyordu. Çeneme taşan suyu hissedince panikleyerek gözlerimi ona çevirdim. Şişenin ucu hala ağzımdayken ve su damlası çenemden aşağı bir yol çizerken gözlerini çeneme indirdiğini gördüm. İçimde bir şeyin gözlerini aralamasına, karanlığın içinde beni izlediğini hissettiren parlak gözlerini görmemi sağlamasına neden olan bir bakış yeşil gözlerinin karanlık çukuruna dolmuştu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şişeyi dudaklarımdan çekip elimin tersiyle çenemi silerken de o bakışlar ağzımda durmaya devam etti. Ne zaman ki elimi çekip şişeyi ona geri uzatarak, “Teşekkür ederim,” dedim, işte tam o zaman gözlerini kaldırıp nihayet gözlerimin içine bakabildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Serinledin mi?” diye sorarken sesi daha önce duymadığım kadar alçak bir tondaydı, neredeyse duyması zor bir tondu ama sesi o kadar kalındı ki duymamak da imkansızdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Serinledim,” dedim, karnımın yandığını ona söyleyemedim, dudaklarımın yandığını, ağzımın içinin yandığını, bu ateşin yavaşça, bir mürekkebin beyaz kağıdın üzerine dağılışı gibi içime dağıldığını ona söyleyemedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Güzel,” dedi, şişeyi elimden alırken göz temasını kısaca kesti ve bana bakmadan şişenin dibinde kalan son yudumu ağzına dikti. Bunu bana bakmadan yapması benim açımdan iyiydi, sanırım onun açısından da öyleydi. “Ben hesabı ödeyip geliyorum,” diyerek yerinden kalktığında ona bakakaldım. Bana bakmadan kasaya doğru yürümeye başladı. Bir süre onu izlesem de sonunda gözlerimi önüme, masaya çevirebildim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tekrar masaya döndüğünde oturmadı, direkt, “Gidelim mi?” diye sordu. Yerimden kalktım ve yine benim için kapıyı açıp önden geçmemi sağladı. İçeride klima çalıştığı için serinliğe alışan vücudum birdenbire gecenin sıcağıyla yandı. Rahatsızlıkla, “Çok sıcak,” diye homurdandığımda, “Bir taksi çevireyim mi?” diye sordu. Gözlerinin ayaklarıma indiğini o an fark ettim, topuklu ayakkabılarıma bakıyordu. Herhalde yürümemin doğru olmayacağını düşünmeye başlamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sessizce, “E bu akşam bu kadarlık mı vakit geçirmek istiyordun benimle?” diye sorduğumda, gözlerini yavaşça ayaklarımdan çekerek yukarı kaydırdı ve beni gözlerinin hapsinden çıkarmadan gözlerime dek uzandı. Göz göze geldiğimizde bakışlarında küçücük de olsa bir şaşkınlık yakalar gibi oldum ama hızlı kayboldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benimle vakit geçirmekten hoşlandın mı?” diye sordu sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yemek yemekten başka bir şey yapmadık. Herkes yemek yemekten hoşlanır,” dedim tek omzumu kaldırıp indirerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözü omzuma kaydı, hareketim onu gülümsetti. “Ya?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hıhı, öyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nasıl anlayacağız o zaman hoşlanıp hoşlanmadığını?” Bana merakını gizleyemeyen kısık gözlerle baktığında düşünüyor gibi yaparak dudaklarımı büzdüm ve gökyüzüne baktım. Bunun onu eğlendirdiğini hissedebiliyordum. Nedense ben de eğlenmeye başlamıştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Soğuk bir şeyler içebilirdik herhalde. Bu kez ben ısmarlardım,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok,” dedi, “ben ısmarlarım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi ona çevirdim. “Param gitti diye ağlama sonra.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok, ağlamam. Maaşımı zamanında öde ama. Bozuşuruz yoksa. Odanın kapısına oturur sabaha kadar ağıt yakarım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kulaklarımı tırmalamaman için erkenden yatıracağım maaşını,” dediğimde tek kaşını kaldırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sesim bülbül gibidir, bir kez ağıt yaktığımı duysan sırf sürekli duymak için maaşımı geç yatırırsın. En iyisi ağıt yakmaktan vazgeçeyim ben.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elimde olmadan kıkırdadım, bu onu da içten gülümsetti, dudaklarının kenarlarında oluşan gülümseme çizgileri derinleşti ve zaten genç görünen yüzünü çok daha genç bir görünümle taçlandırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sesin güzel doğru,” dediğimde duraksadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şarkı söylerken duymadın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Duyar mıyım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir bedeli olur,” dedi bana imayla bakarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kaç para istiyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudağının kenarının yukarı kalktığını gördüm, bu gülümseme her nedense iliklerimin bile ürpermesine neden olacak kadar karanlık bir ima, belki de bir tehdit içeriyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne?” diye sordum. “Niye öyle bakıyorsun şimdi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nasıl bakıyormuşum?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle,” diyerek çenemle yüzünü işaret ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nasıl baktığımı hiç anlamadım,” diye geçiştirdi. “Soğuk bir şeyler içeceksek seçimin neyden yana bilmem gerekiyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seçimi sana bıraktım,” dedim omuz silkerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Emin misin?” Tek kaşını kaldırdı, yüzümü incelediğini fark ettim, gözleri bir cevap aramaktan çok, sanki bakmaktan hoşlandığı bir şeye bakıyormuş gibi dolaşıyordu yüzümde.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Soğuk bir şey içmeye gideceğiz, birini öldürmeye gitmeyeceğiz,” dediğimde gülümsedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Viski seviyordun değil mi?” diye sorması beni duraksattı. Alkol mü alacaktık? Duraksadığımı görünce uzun, beyaz dişlerini göstererek gülümsedi. “Korkma, niyetim seni sarhoş edip sarhoşluğundan yararlanarak yepyeni ifadelerini görmek değil.” Söylediği şey onu rahatsız etmiş gibi kaşlarını çattı. “Demek istediğim, insan sarhoşken çok mimik yapar. Bunu kast ediyordum. Kulağa çok çirkin geldi. Özür dilerim. Gerçekten kast ettiğim o değildi, asla.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sakinleş,” diyerek ellerimi havaya kaldırdım. “Biliyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elini ensesine attıktan sonra sokağın diğer ucuna doğru baktı. Gözlerini tekrar bana çevirdiğinde ise baktığı yer yüzüm değil, ayaklarımdı. Ayakkabılarıma bir süre baktıktan sonra tekrar sokağın sonuna çevirdi gözlerini. “Şurada bir pub var,” dedi ışıkların daha da loş göründüğü sokağı işaret ederek. “Orası olur gibi geldi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi söylediği yere çevirince bahsettiği barı gördüm. Kapısında birkaç kişinin dikildiği, küçük olduğu her halinden belli, salaş bir yerdi. Tekrar Zafer’e bakıp, “Gidelim o zaman,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sessizlik içerisinde barın girişine dek yürüdük. Yüksek masaları, yine masalar gibi uzun bar taburelerinin olduğu, sıkış tepiş, alkol ve tütsü kokan bir yerdi. İçerisi karanlık sayılabilecek kadar loştu, yukarıdan aşağı sarkan sarı ışık yayan lambalar ortamı aydınlatmaya yeterli gelmiyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Masaları es geçerek bar bankosunun önüne doğru ilerledi, hemen arkasında onu takip ediyordum. Alan dar olduğu için insanlara sürtünerek geçmek zorunda olmak yeterince sinir bozucu değilmiş gibi bir de içerisi oldukça sıcaktı. Zafer, bar bankosunun önündeki taburelerden birine oturduktan sonra göz ucuyla bana baktı, ben de hemen yanındaki tabureye oturup ensemi yakan saçlarımı sol omzumun üzerine doğru toparladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Barmen elinde shaker ile bize doğru döndüğünde Zafer, “Viskiyi hep içersin. Sana seveceğin bir şey yaptıracağım,” diyerek önüne döndü ve barmen ile konuşmaya başladı. Seçimleri her zaman ben yaptığım için bir başkasının benim yerime seçim yapıyor olması kaşlarımın hafifçe havaya kalkmasına neden oldu. Alışkın olmadığım bir şey olsa da karışmamaya karar verdim. Barmen ile kısaca konuştuktan sonra adam başını sallayarak uzaklaştı ve sırtını bize dönüp kokteyli hazırlamaya başladı. Dirseğimi bankonun üzerine koyarak yüzümü avucumun içine yerleştirdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mehlika eve hala dönmediğim için gergin hissediyor olmalı,” dedim sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yanımdan kaçmak için arkadaşını mı bahane ediyorsun?” Göz ucuyla bana baktı. “Yoksa bana mı öyle geldi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzümü buruşturup, “Farkındaysan soğuk bir şeyler içmeyi teklif eden hemen hemen bendim,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Doğru,” dedi, “ama geri dönmek için ilk bahaneyi de sen buldun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başımı çevirip ona baktım. Loş ışık yüzünü bıçak sırtı gibi ikiye ayırıyordu, bir yanı altın rengi parlayan yüzünün diğer yüzü karanlıkta kalmış ay gibiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kaçacak olsam burada oturmazdım,” diye söylendim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedi gözlerini benden ayırmadan. “Sen kaçan biri değilsin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarımı alayla kaldırıp, “Beni ne kadar çabuk çözdün sen öyle,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çözmedim.” Kadehlerin koyulduğu boşluğa baktı, çok kısa bir andı. “Sadece sen, canını acıtacak şeylere bile sonuna kadar bakacak biri gibi duruyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir yabancının ağzından kendime ait bir cümle duymuşum gibi irkildim, beni anlamasından değil, beni doğru yerden görmesi beni çok kısa bir anlığına rahatsız etti. Önüme koyulan kokteyle çevirdim gözlerimi hızlıca. İnce, uzun kadehin içinde koyu kehribar, diplerinde boğulmuş vişne lekesiyle ağır ağır ışığı üzerine topluyordu kokteyl. İçine bırakılmış tek parça buz camın tam ortasındaydı, kenarına iliştirilen portakal kabuğu hafifçe yakılmıştı ve hafif bir duman kokusu yükseliyordu. Kokusu önce burun deliklerimden içeri sızdı; hafif tütsü, vanilya, duman ve vişne. Bir yudum aldım, dilimde eridiğini hissettim önce, sonra keskin bir tat geldi ve yutkunmamla birlikte boğazım yandı. İçindeki alkolün ne olduğunu çözemedim, zaten alkolden de çok anlayan biri değildim. Meraklı gözlerimi Zafer’e çevirmemle merakla beni izlediğini görmem bir oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şaşkınlığımı gizleyemeden, “Bu ne?” diye sordum ve merakla bir yudum daha içerken buldum kendimi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hoşuna gitti demek?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu cevap değil,” dedim merakla. “Bu ne gerçekten?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudağının kenarında yine o gülümseme seğirdi. “Eski usul bir bourbon.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tehlikeli bir tadı var. Bağımlılık yaratırsa suçlusu sensin,” diyerek merakla bir yudum daha içtiğimde gözleri yüzümde derinleşti. “Epey tehlikeli.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Güzel şeylerin çoğu öyledir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Anlamadığım için kaşlarımı kaldırarak, ağzımda hala kadeh varken, “Hım?” diye mırıldandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hiç.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerinin içine bakarken bir yudum daha içtim. Kendi kokteylinden bir yudum içtiği sırada o da bana bakıyordu. Gözlerim yüzünde dolanırken, “Bursalı olduğunu biliyorum ve otuz iki yaşında olduğunu. Bir de eski polistin,” dediğimde bakışları yüzümde daha da derinleşti, yanlış bir konuyu açmışım hissine çok hızlı kapılınca yutkundum. “Daha fazla bilgi yok mu senin hakkında?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden soruyorsun? Beni mi merak ettin?” Bir yudum daha içip cevabını beklerken biçimli kaşlarını havaya kaldırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Merak ettiğimden değil, bilmem gerektiğinden. Neticede sen benim adamımsın, değil mi?” diye sordum, bu soru ağzı kapalı biçimde burnunun kırışmasına neden olacak şekilde gülümsemesine neden oldu. “Kardeşin var mı? Abin Mustafa dışında yani.” Gözlerim yüzünde dolaşırken söylediğim ismin onu rahatsız edip etmediğini gözlemlerken buldum kendimi. Sakince başını aşağı yukarı salladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir ablam var.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarımı havaya kaldırdım. “Burada mı yaşıyor?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır. O Bursa’da.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen İran’a gelmeden önce Bursa’da mı yaşıyordun?” diye sorduğumda bu sorular tadını kaçırıyormuş gibi kokteylinden bir yudum daha alıp gözlerini karşımızdaki içki vitrinine çevirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır,” dedi. “Bunu daha önce de söylemiştim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Söylememiştin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Söylemiştim,” dedi bana bakmadan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ablanla sık sık görüşür müsünüz?” diye sordum konuyu değiştirmem gerektiği hissine kapılarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bursa’ya sık sık gitmem,” demesi duraksamama neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İşlerinden dolayı mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle de denebilir.” Gözlerini bana çevirdi. “Ne fark eder?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sadece merak etmiştim,” dedim sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kokteylinden bir yudum daha içerken gözleri yüzümde dolaştı. “Siktir et Bursa’yı. Sen Türkiye’deyken İstanbul’da mı büyüdün peki?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sayılır. Mardin’de de geçti çocukluğum, hayal meyal hatırlıyorum yani. Manisa’ya da götürüldüğüm oluyordu,” diyerek bakışlarımı önüme çevirdim. “Bursa konusundan kaçmanın özel bir nedeni mi var?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mardin demek,” diyerek söylediğim şeyi doğrudan duymazdan geldi. Boşalan kokteyl kadehini öne iterek yenisi için işarette bulunduğunu görür gibi oldum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sorumdan kaçtığını fark etmek içimde anlam veremediğim bir sızının dolaşmasına neden oldu, sanki kaçtığı soru değildi de yüzleşmekten korktuğu bir anıydı, belki de geçmişti. Omzumun üzerinden ona baktığımda kendi parmaklarıyla oynadığını gördüm. “Ablan ve abin dışındakiler de Bursa’da mı?” diye sordum. Dilim, annen ve baban demeye varmadı, neden varmadı bilmiyordum, belki de bir yetim olarak büyümek insana böylesi meziyetler ekliyordu, doğrudan aileyi soramaz oluyordun.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anne ve babamı sormaya mı çalışıyorsun, Hazin?” diye sorarken yeşil gözleri omzunun üzerinden bana çevrilmişti. Sarı ışıkların altında çok daha farklı bir tonda görünen gözlerinde kendi yansımamı gördüm ama sanki yansımam bile kırık döküktü. Dudağının kenarı yavaşça yukarı kıvrıldı. “Aramızda değiller.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Üzgünüm,” diyebildim, sonrasında gelecek her bir kelimenin derinliği olmayan, manasız sözcük öbeklerinden ibaret olacağını bildiğimden susup sadece gözlerinin içine baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Başım da sağ olsun mu?” diye sordu sessizce, gözlerimin içine bakarken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yutkunup başımı aşağı yukarı salladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yeni kokteyli önüne koyulurken gülümseyerek ve gözlerini benden çekmeyerek kokteyli önüne çekerek, “Olsun,” diye mırıldandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Derinden hissediyor olmalıydı bu kaybı, en azından gözlerine bakınca benim gördüğüm buydu, kalbimin ve ruhumun yorumu buydu. Kaybı yaşamıştım ama derinden hissedebilmiş miydim? Bilemiyordum, belki de hissetmemek için kendimi öyle çok kapatmıştım ki yokluklarıyla büyüdüğüm iki insanın varlıklarıyla alakalı hayaller hiç kurmamıştım. Zafer ise benim aksime hala o yokluğu yaşıyormuş, varlığı ise bir yerlerde arzuluyormuş gibi sessizdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aynı şeyleri sen de yaşamışsın, böyle susmana gerek yok,” dedi sonunda konuştuğunda.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni deldi geçti, çıktı içimden, gitti o ok,” dediğimde kaşlarını çattığını gördüm. “Ama görüyorum ki senin hala göğsünde saplı duruyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle mi görünüyor?” diye sordu bir süre sustuktan sonra. Sobelenmiş gibi bakıyordu gözlerime, biraz olsun kırılgan olabileceğini görmek şaşırtıcıydı ama aynı zamanda göğsümde de adını koyamadığım bir ağırlığın nedeni oluvermişti. “Belki de sen hissetmediğine kendini çok inandırmışsın, yokla ara sıra içini, o oktan bir kıymık dahi olsa kalmıştır içeride.” Kokteylini kafasına tek seferde dikip içince gözlerim iri iri açıldı. Söylediği şey ise sonradan vurdu. Sessizlikle gözlerinin içine baktım. Zafer boş kadehi ileri doğru ittikten sonra parmağıyla yenisini istediğini belirtti ve gözlerini yüzümden çekmeden, “Neden öyle bakıyorsun şimdi bana?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nasıl bakıyormuşum?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bilmem. Bu sende daha önce görmediğim bir şey. Bir isim veremedim.” Beklemediğim bir şey yaparak dirseklerini bankonun üzerine koyup, kafasını kollarının üzerine yatırdı ve kendi kollarının üzerinde uzanmış halde bana alttan alttan baktı. “Ne olduğunu merak ettim şimdi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kumral saçlarına dökülen ışığa, burun kemerini belirginleştiren gölgelere, gözlerinin içinde kırılan yansımalara bakarken sessizdim. Kokteylini önüne iten barmene aldırış etmeden aynı şekilde uzanıp beni izlemeye devam etti. Birden gözüme, koca cüssesine rağmen, çok savunmasız geldi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Düşündüm. Gördüğü neydi gözlerimde? Bakışlarımı yüzünde dolaştırırken, “Yorumun olurdu her şeye aslında,” dedim sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şefkat mi yoksa acıma mı bu anlamaya çalışıyorum,” dedi tıpkı benim gibi sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Acıma değil,” dediğim anda, “Şefkat mi o zaman?” diye sordu ciddiyetle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi önüme çevirip, “Tuhaf sorular soruyorsun,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kafasını hafifçe kaldırıp kokteylinden bir yudum içti, sonra büyük avucuna yüzünü yaslayıp bana baktı. “Ara sıra yaparım öyle şeyler,” dedi keyifli geldiğine inandığı ama keyifsizliğini iliklerimde hissettiğim sesiyle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çok uzun zaman oldu mu peki? Yoksa taze mi?” Bu soruyu sormanın ahmaklık olduğunu biliyordum ama gözlerinde hala ilk günkü gibi taşıdığı kederin tam olarak ne zaman başladığını merak ediyordum. Çok eski olamazdı değil mi? İnsan bu denli eski bir yarayı bugün bile kanlı bir şekilde, kabuk tutmadan saklayabilir miydi? Kaşıyıp duruyor muydu?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bilmem,” dedi gözleri yüzümde dolanırken. “Sanki dün olmuş ve ben bugün on yedi yaşındaymışım gibi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi ilk kez o an kaçırdım çünkü gözlerine baktığımda orada duran, yanağını avucuna yaslamış bana bakan adam otuz iki değil, on yedi yaşındaydı. “Kaza mı?” diye sordum, ikisini de mi o yaşta kaybetmişti? Ne diye soruyordum? Susmak istedim. Kokteyli kafama dikip boş bardağı banko boyunca kaydırarak, “Bir tane daha,” dedim karşımdaki barmene. Soruma cevap vermeyi reddeden Zafer’e tekrar bakabilmek için cesaretimi toparlamam gerekiyordu. Gözlerimiz birleştiğinde dalgın bakışlarıyla karşılaşmak beni sarstı. Sanki bana bakıyordu ama gördüğü ben değildim, sanki buradaydı ama değildi; sanki bir yerlerde Zafer hala on yedi yaşındaydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kaza değildi,” dedi sonunda. Kokteylini içmek için doğruldu ama dirsekleri hala bankoya yaslıydı. “Ama bu benim bir kazazede olduğum gerçeğini değiştirmiyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Neler olduğunu sorma isteği orada, boğazımda duruyordu ama kelimeler dışarı çıkmak istemeyecek kadar kırılgan durumdaydılar. Ben de sustum, sadece Zafer’in profilini izledim, ışığın düşüp belirginleştirdiği hatlarını, gölgelerin üzerine çöküp örttüğü ayrıntılarını. “Neyse boş verelim bunları,” diyerek içkisini yudumladı. “Mehlika konusunda ne yapacaksın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nasıl yani?” diye sordum sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kızın İran yasalarını düşünürsek durumu oldukça karışık,” dedi. “Evden kaçtığını bilinmiyor henüz, değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bilinmiyor, evet.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bilinecek olursa başına gelebilecekleri benden iyi biliyorsun. Uzun zamandır orada yaşayan sensin,” dedi ama ağız çıkımından onun da olacakları bildiğini anlamak mümkündü. “Ona yardım ettiğin ortaya çıkacak olursan en az onun kadar suçlu görünürsün. Sanırım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sustum. Aramızda onun kelimeleri asılı kaldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Söylediği şey keyfini kaçırmış gibiydi, yüzünde derin bir ifade, gözlerinde düşüncelerle kadehine baktı. “Belki de evine dönmelidir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İstemediği biriyle evlenmesi için mi? Daha da kötüsü, ailesi onu ihbar ettiyse hayatını kaybetmesi için mi?” diye sordum sert bir sesle. Zafer’in gözleri yüzümde turladı, burnundan içeri derin bir nefes çekti ve “Onu düşündüğünü, önemsediğini biliyorum ama ara sıra kendini de önemse,” dedi. “Bir çözüm bulmak gerek. İkiniz açısından da işler daha da zorlaşmadan.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Amcam bir çaresine bakacak,” dedim ve kokteylimden bir yudum daha içtim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Amcanla aranız nasıl?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sorusu gözlerimin boşlukta asılı kalmasına neden oldu. “Eh,” dedim, vicdanı göğsümün derinliklerinden kovdum ama kovsam da gitmedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Pişman mı hissediyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarımı çatarak, “Bunu nereden çıkardın?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sonuçta onun yeğenisin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Suçlayıcı geldi kulağa.” Omzumun üzerinden ona bakıp, çenemi omzuma yasladım. “Yaptığım şeyin yanlış olduğunu mu düşünmeye başladın yoksa?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen yanlış olduğunu hissediyor musun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni kızdırmıştı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu bir cevap değil.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benim yaptığım da en az onun yaptığı kadar yanlıştı Zafer ama bazı şeylerin karşılığı olmak zorunda.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen olduğunu öğrenirse bir şey değişmezdi, sana tapıyor. Eminim bunu görmezden gelirdi. O yüzden bu meseleye daha fazla kafa yorma,” dedi, söylediklerinde içten olduğunu bakışlarından anlaşılıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Birkaç kokteyl kadehi daha bankonun üzerinde gidip geldi, sonunda başım dönmeye başladığında bırakmam gerektiğini biliyordum çünkü çok sık alkol kullanan biri olmadığımdan alkole geliştirdiğim bir bağışıklığım da olduğunu sanmıyordum. Önümdeki son kadehin dibinde kalan alkolü izlediğim esnada Zafer, “Doğum günün ne zaman?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beklemediğim sorusu karşısında kaşlarımı kaldırdım. Gülmek geliyordu içimden, kendimi tutma isteğiyle dudaklarımı kemirip, “30 Ağustos,” dediğimde bakışları yüzümde sabit kaldı. Bir an her şey gözüme neden olduğundan daha komik geldi bilmiyordum ama farkında olmadan kıkırdadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zafer Bayramı’nda mı doğdun?” diye sordu şaşkınlıkla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şaşkınlığı beni daha da güldürdü, başımı iki yana sallayarak, “Evet, senin için bayram olduğunu sanmıyorum ama. Başına bela olarak geldiğim günün bayramın olması komik olurdu,” dedim, söylediğim yersiz şey beni biraz daha güldürdü, sonra çekinerek göz ucuyla ona baktım ama onun da benim gibi sırıttığını görünce içim rahatladı. Başını geriye atarak burnundan sert bir nefes verdi ve daha gürültülü güldü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden gülüyorsun?” diye sorarken ben de gülüyordum, başımı yana çevirip avucumun içiyle ağzımı kapatırken gözlerimin önünde kırılan ışıkların daha parlak göründüklerini fark ettim. Çakırkeyif olduğumu anlamam uzun sürmedi, bunu önemsemedim ve avucuma doğru gülmeye devam ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aniden taburem yana çekildi, gözlerimi hızla ona çevirdiğimde taburemi kavran elin sahibinin o olduğunu gördüm. Taburelerimiz dip dibe girdiğinde omzum onun göğsüne çarptı ve gözlerimiz birleşti. “Çok bir şey kalmadı,” dedi yüzü yüzüme neredeyse bana aitmiş, sanki gözleri bile benim göz çukurlarımın içindeymiş gibi yakınken. “Zafer Bayramı’na.” Gözlerimiz birbirine böylesine yaslı duruyorken kurduğu cümlenin alkol kokan sıcaklığı elbette dudaklarıma dağılacaktı. Dağıldı dağılmasına ama dağıldığı yeri de dağıttı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedim burunlarımız neredeyse birbirine değmek üzereyken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kaç yaşına gireceksin şimdi sen?” diye sordu, yakınlığı hiç bozmadan, sanki daha da arttırmak istiyor gibi yönelttiği sorunun cevabını unuttuğumu düşündüm. Sanki kim olduğum bile çok kısa bir an için bir şeyin altına gömüldü ve ben belirsizlikle onun gözlerinde kayboldum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yirmi altı,” diye fısıldadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Süper,” dedi, kısık sesle söylediği öylesine bir kelimenin neden ensemdeki minik tüylerin havaya dikilmesine neden olduğunu kavrayamadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin doğum günün ne zaman?” diye sordum, geri çekilmem gerekirken tıpkı onun gibi ona doğru gitmekten korkmadan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“2 Ocak,” dedi ve çok yakınımda duran gözleri bir an dudaklarıma indi, dudaklarımda kısaca bekleyen yeşil gözlerini tekrar kaldırıp gözlerimin içine baktı. “Henüz otuz üçe girmeme epey zaman var.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Otuz iki gibi durmuyorsun hiç.” Konuşurken nefesim dudaklarına çarpıp benim dudaklarıma geri dönüyordu. Ne düşündüğünü merak ettim, kafasının içinde benimle ilgili ya da başka bir şeyle ilgili tam şu an ne dönüyorsa, bilmeyi gerçekten istedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kaç gibi görünüyorum?” Önce sağ, sonra sol gözüme, sonra dudaklarıma baktı ve yüzümün ortasında bir üçgen çizdikten hemen sonra tekrar gözlerime odaklandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yirmi beş, yirmi altı belki,” dediğimde aynı üçgen bir kez daha yüzümün ortasında onun gözleriyle çizildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hım,” dedi. “Onore oldum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne oldun?” Yüzüne doğru güldüğümde başım öne kaydı, burnum burnuna sertçe yaslandı ve ikimiz de duraksadık.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Onore,” dedi çekilmeden, burunlarımız hala birbirine yaslı duruyordu. Ağırlaşan kirpiklerimin arasından ona bakarken yavaşça yutkunup, “Onore komik geldi,” diye mırıldandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu an her şeye gülebilecek durumdaymışsın gibi geldi bana da.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yavaşça geri çekilip gözlerimi yüzünün her zerresinde dolaştırdım. “Sanırım öyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biraz hava almak ister misin?” diye sordu, benden daha fazla içmişti ama bilinci benimkinin aksine oldukça yerinde görünüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet.” Yavaşça doğruldum, elimi bankoya koyup ayaklarımı yere basmamla dünya birden döndü ve şaşkınlıkla etrafıma baktım. Tamam, viskinin otururken etki göstermediğini, ayağa kalktığın andaysa dünyanı değiştirdiğini biliyordum ama bunu hiç böyle sert deneyimleme şansım olmamıştı. “Ne içmiştik biz?” diye sordum şaşkın bakışlarımı Zafer’e çevirerek. “Burbon mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedi çenesini avucuna yaslayıp muzip bir tebessümle beni izlerken. “Ne o? Sarhoş musun yoksa?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ah?” Bedenimi dikleştirdim. “Değilim tabii ki de,” dedim kendimden emin bir sesle ama gözlerime çöken ifadeden tut, bedenimin duruşuna kadar alkolün beni çoktan ele geçirdiğini gördüğüne emindim. Dik dururken bile hafifçe yalpaladığımı fark edince tekrar gülümsedim, bu kez küçük bir gülümsemeydi bu. Zafer’in dudağının kenarında da bir benzerinin büyümesine, hatta benimkinden daha da derin hale gelmesine neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bence gidelim,” dedim gülmeye devam ederken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gidelim tabii.” Ödeme yapmak için elini cebine atıp cüzdanını çıkardığında, “Aa,” dedim, “sahiden de sen yapacaksın yani ödemeyi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bana yandan alaycı bir bakış attıktan sonra, “Söylediğim her şey bir kulağından girip ötekisinden çıkıyor. Her zamanki gibi,” dedi ama ne demeye çalıştığını anlamadım. Bedenim gevşemişti ve nadiren gevşemiş hissederdim, bu yüzden bir şeyleri kurcalamak yerine bu anın tadını çıkarmak istiyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ödemeyi yaptığı sırada sırtım bankoya dönük, barın içindeki bedenleri büyük bir sakinlikle izlediğimi hatırlıyorum. Bir avuç belime yerleştiğinde bu dokunuşu yadırgamadım çünkü sahibinin kim olduğunu biliyordum. Zafer beni çıkışa doğru yürütmeye başladı. Her bir adımımda bedenim biraz daha gevşedi, bir süre tüy gibi hissetsem de ne zamanki dışarı çıktık ve serin hava tenime dokundu işte o zaman bedenim ağırlaştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben bir taksi çevireyim,” derken bir eli hala belimdeydi. “Burada dur.” Elini geri çekerken neredeyse uzanıp koluna tutunmak istedim ama yapmadım, sakin gözlerle onun uzaklaşan bedenini izlemeye başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sırtını dönüp benden uzaklaştığı anı izlemek tuhaf bir matemin içime çökmesine neden oldu ve bu yası neden tuttuğunu anlayamadığım ruhumdaki sızının nedenini sarhoşluğa bağladım. Yolun kenarında birkaç taksiye el yapsa da geri dönüş alamadı, sonunda sinirlenip telefonunu çıkardığını gördüm. Bir süre telefonuyla oyalandıktan sonra dönüp bana doğru yürümeye başladı. Gözleri telefon ekranındayken tam önümde durup, “Taksi uygulaması indiriyorum,” dedi gergin bir sesle. “Piçler durmuyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden durmuyorlar ki?” diye sordum. Sesimi duyunca tek kaşını kaldırarak gözlerini bana çevirdi. Ona her nasıl baktıysam, “Hadi bakalım,” dedi şaşkınlıkla. “Sarhoş olmuşsun sen.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sarhoş değilim,” desem de söylediğime ben de pek inanıyor değildim. Elini birden bana doğru uzattı, bana uzatılan ele, sonra da gözlerimi kaldırıp gözlerinin içine baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tut elimi ayyaş.” Söylediği şeye kaşlarımı çatmama fırsat bırakmadan büyük avucu elimi içine aldı ve parmaklarımın onun ellerinin arasındayken uzun olmasına rağmen ne kadar küçük kaldığını fark ettim. Avucunun içi benim buz tutmuş elimin aksine sıcaktı, kafamı kaldırıp ona bakmamla beni kendine çekip kaldırımda yürütmeye başlaması bir oldu. Aramızdaki mesafe, ellerimiz birbirlerine yaslıyken ve kollarımız köprü gibi bizi bağlıyorken hafifçe açıldı. Gözlerimi onun ensesine çevirdim, ardından köprü gibi birbirine bağlı kollarımıza baktım. Ağır ağır yürüyor oluşuna rağmen ayakkabılarımdan dolayı mı yoksa sarhoş olduğumdan mı bilmiyordum ama ona yetişmek konusunda zorlanıyordum. Yürümekte zorlandığımı fark edince birden durdu, onun durmasıyla bedenim öne doğru devrildi ve alnımı sırtına çarptım. Bedeni kaskatı kesildi, bir kez daha. Sanki ne zaman sırtına alnımı bastırsam böyle kaskatı olacaktı. “Pardon,” diye fısıldadığımda, “Hazin,” diye fısıldadığını duydum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çok mu acıdı ayakların?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sorduğu soruya karşı garip bir mırıltı çıkardım, bu onay gibiydi, anlamamış olabilirdi, bu yüzden tam konuşacaktım ki birden bana doğru döndü ve ben daha ne olduğunu anlamadan beni bacaklarımın altından kavradığı gibi omzuna attı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dünya tersine dönünce, “Ne yapıyorsun?” diye bağırdım ama sesim kulaklarıma dolduğunda aslında bağırmadığımı anladım, öylece dudaklarımdan kopup giden küçük bir mırıltıdan başka hiçbir şey değildi bu. Üstelik karşılık bile bulmamıştı onda. Ne yaptığını açıklama gereği duymamış, beni indirmeyi düşünmemiş, omzuna attığı bedenimle yürümeye başlamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir elini kaldırmış uygulama ekranına bakarken diğer eliyle bacaklarımın iç kısmını sıkıca tutuyor olur da kayıp düşecek olursam kafa üzeri çakılmayayım diye uğraşıyordu herhalde. Saçlarım neredeyse yere değeceklerdi, sallanan saçlarımın arasından arkamızda kalmaya başlayan loş sokağı izlerken iç çektim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hiç rahat değil,” diye homurdandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yeni doğmuş ceylan gibi yürümek zorunda bırakmadığıma şükredeceğine,” diye söylendi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Taksi buldun mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bakıyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Uygulamayla taksi bulunduğunu hiç bilmiyordum,” dedim dudaklarımı büküp ters manzarayı izlemeye devam ederek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben de ilk kez kullanıyorum,” dedi. “Buluruz herhalde.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sabit dursak konumu daha kolay bulmazlar mı?” diye sormamla adımları birden bıçak gibi kesildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kafan güzelken bile zehir gibisin he,” dediğinde gözlerimi devirdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen kullanmadın diye ben kullanmak zorunda kaldım. Kafamı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şimdi de bana kafasız mı diyorsun, bânu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne münasebet? Kendin dedin onu kendine. Ben asla öyle yakışıksız kelamlar etmem,” diyerek sallanan saçlarıma baktım. “Midem bulanıyor böyleyken, haberin olsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kusmayı düşünmüyorsun umarım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kim kusmayı düşünür ki? Saçma saçma sorular sorma.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kusacak mısın Hazin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İndirecek misin kusarsam?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır ama eve dönünce kusmuğunu sen temizleyeceksin üzerimden,” dedi rahat bir sesle. Yavaşça yana dönünce saçlarım bir kez daha sallandı. Telefona bakmaya devam ediyor olmalıydı. “Be amına koyduğumun oğlu, ne diye iptal ediyorsun he?” diye çıkıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kim neyi iptal etti?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir tanesi kabul etmişti, tam geliyordu aniden iptal etti. Bekle şuna bir yorum gireceğim,” diye homurdandı. “Amına koyduğuma bak sen.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Küfürler, edepsiz sözler, yakışıksız yakışıksız kelamlar, ne çirkin laflar.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne geveze bir ayyaş.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kusarım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kus, sen temizlersin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Üzerinden mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nereden temizleyeceksin başka?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çıkarırsın, gider makineye atarım,” dediğimde siniri bozulmuş gibi güldü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Önünde mi çıkarayım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne münasebet? Salağa bak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yakışıksız kelamlar etmez hiç,” diye mezeledi beni.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Salağa da salak diyeyim bir zahmet.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İndireyim mi seni? En yakın taksi durağına kadar yürü o bir karış pabuçlarınla,” dediğinde, “Tehdide bak, sanırsın zorla kucağına bindim,” dedim öfkeyle. “İndir lan o zaman.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Lan mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Asabımı bozuyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin dilin böyle çözülecekse, ben daha sık asabını bozayım senin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zaten her gün bozuyorsun asabımı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hani bana yönelttiğin şey öfke falan değildi? Yalancısın da sen,” diye yemledi beni.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İndirir misin beni bir?” diye fısıldadım sessizce, kafam aşağıya sarktığı için gerçekten midem bulanmaya başlamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kusacak mısın?” diye sordu sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İndir,” diyerek avucumla beline sertçe vurdum. “Gerçekten indirmen lazım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Derin bir soluk alıp beni yavaşça yere indirdi. Topuklularım zemine değdiği anda geriye doğru sendeledim, elini hızlıca belime koyup avucunun içiyle bel boşluğuma baskı yaptı ve dağılmış saçlarımın arasından ona baktım. Bir eli belimdeyken diğer elinde tuttuğu telefonu cebine sokup, elini yüzüme uzattı, yüzüme yayılan saçları parmaklarıyla yavaşça kulaklarımın arkasına iterken özenli davranıyordu. Sonunda görüş alanıma daha net girdi, yeşil gözlerini indirip gözlerimin içine bakarken parmakları hala elmacık kemiğimin üzerinde duruyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dağıldı saçın başın serseri,” dedi, ilk kez birinin bana böyle sesleniyor oluşuna mı şaşırdım yoksa bunu çok sıcak mı buldum anlayamadım, sadece kaşlarımın ortasında bir çukur oluştu; sorgu dolu bir çukurdu. “Ne bakıyorsun bana öyle?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bakmayayım mı?” Yirmi beşinin sonunda, yirmi altısının başında bir kadın değil de yedi yaşında, üzerinde beyaz elbisesi, bacaklarını saran beyaz külotlu çorabıyla annesinin mezarının önünde duran Hazin’di karşısındaki.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Babam, “Neden öyle dikkatle bakıyorsun?” diye sormuştu annemin beyaz mermer yastığına diktiğim gözlerimin sebebini öğrenme isteğiyle. Ona dönüp, sakince, belki de bir çocuğa uymayacak kadar hissizce, “Bakmayayım mı?” diye sormuştum. Sanki ben şu an yine o kız çocuğuydum, karşımdaki babam değildi ve hissettiklerim çok karmaşıktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Parmakları elmacık kemiğim boyunca tüy gibi kaydı, çeneme dokundu, çenemi işaret ve başparmağının arasına alıp kafamı kaldırdı. Dokunduğu yerde kül lekesi kalıyordu da ateş yoktu nedense.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bak,” dedi, “sadece neden baktığını bilmek istedim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Geri çekilmedim, yüzümü tamamen parmaklarının arasına bırakıyormuşum gibi çenemi parmaklarına bastırdığımda ifadesiz sandığım o güzel yüzde belirsizliğin çatlaması sonucu derin bir şefkat belirdi. Buz gibiyken, alay ederken, öfkeliyken, bambaşka şeylerken bile derin bakabilen gözleri her nedense tam şu an her zamankinden daha derin bakıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bakmak istedim,” diye fısıldadım çenemi geri çekmeden, ağırlığını bırakmaya devam ederken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İstemenin de bir nedeni yok mudur?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olmalı mıdır?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözleri kısıldı, bakışları şimdi daha tehditkardı ama tuhaftı ki güvenli de geliyordu. “Yani, genelde bir şeyi istiyorsak bunun bir nedeni olur.” Bir çocukla konuşuyormuş gibi hoşgörüyle konuşuyor olmasına şaşırarak gözlerimi kıstım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen istediğin her şeyin nedenini bilir misin peki?” diye sordum sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Durdu, gözleri yüzüme kitlendi ama çenesi de gözleri gibi kitlenmişti. Söyleyecek bir şeyi var mıydı yoksa zihni birdenbire bomboş mu kalmıştı da öyle bakmıştı bilmiyordum ama o kadar uzun süre sustu ki yoldan geçip giden arabaları saymaya başladım. Geçen her arabanın far ışıkları yüzünde yanıp sönüyor, gözlerinin yeşilini daha da şeffaf, göl gibi, su gibi bir renge dönüştürüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Cevap verme-”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bilmem,” diyerek kesti birden sözümü. “Benim de neden istediğimi bilemediğim ama çok istediğim bir şey var.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kalbimin atışlarının sesi kısıldı, sonra birden, içimde, göğsümün kafesinde, tam ortasında kaburgalarımın davul gibi inlemeye başlayan o sesi idrak edemedim. Kalbim çarpmıyordu da bir kuru gürültü koparıyordu bambaşka bir organım, oysa göğsümün içinde kalbim dışında neyim vardı? Gözlerimiz birbirine çakılmış gibi dururken ve parmakları halen daha çenemdeyken birbirimize bakmaya devam ettik. Ne o konuştu ne de ben söylediği şeyle alakalı tek kelam ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çıkaralım mı ayakkabılarını?” diye sordu parmağını çeneme sürtüp, alenen okşarken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yalın ayak kalırım ama,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kucağıma alırım ayağına bir şey batacağından korkuyorsan.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok, batsın, önemli değil. Ama pislenir hep,” dedim gözlerimi ayaklarıma indirmeye çalışarak. Yapamadım. Parmakları hala çenemde olduğundan kafamı eğip aşağıya bakamadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Pislenir hep,” diye tekrarladı cümlemi, bunu öyle nazik bir sesle söylemişti ki tekrar gözlerimi kaldırıp ona baktım. Yüzünde kalbimin atışlarını bir kez daha sessizleştirip ardından şiddetle çarptıran huzurlu bir ifade tuttuğunu gördüm. “Yıkarız ayaklarını, olmaz mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olur öyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aferin sana,” dediğinde tek kaşımı kaldırdım ama tepki veremedim. Parmağını bir kez daha çeneme sürtüp istemeye istemeye olduğunu gözlerinde bana alenen göstererek dokunuşunu tenimden çekti. Yavaşça aşağı inen bedenini takip etti gözlerim. Dizini yere bastırdı, ardından topuklularımın bileğimi saran kayışlarına dokundu. Dokunuşuyla ürperdim, bunu hissettiğini biliyordum, bilmemi sağlayan belki de kafasını bir an için kaldırıp gözlerime bakmasındandı. Gözlerini gözlerimden ayırmadan kayışlardan birini çözdü ve “Tutun bana,” diye mırıldandı. Söylediği şeyi anında yaptım, elim anında omzuna gitti, ona dokundum, ona tutundum. Hayatımda ilk kez birine tutundum. Gözlerini tekrar aşağı indirdi, ayakkabılardan birini ayağımdan çıkarıp kenara koydu ve diğer bileğime dokundu. “Aferin sana,” diye fısıldadı bir kez daha ve diğer ayakkabıyı da ayağımdan çıkarıp kafasını kaldırdı. “Uslu oldun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çocukla konuşur gibi konuşma benimle,” diye mırıldansam da sesimde sitem yoktu, belki de gözlerime daha şefkatli bakması bundandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ayakkabılarımı kayışlarından tutup birleştirdi, eline aldı ve yavaşça doğrulup kalktı. İşte şimdi yine benden çok uzundu. Kafamı kaldırıp ona bakmam gerekecek kadar uzundu. Ayakkabılar da ayağımda olmadığından şimdi ondan daha da küçüktüm. Kafamı kaldırıp ona baktığım anda gözlerini indirip bakışlarıma karşılık verdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir kolunu açıp, “Hadi gel kucağıma,” demesi bir an şaşırmama neden oldu. “Pis olmasın ayakların diye. Ondan yani.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kollarımı birden açıp ona doğru ilerlememle bedenlerimizin birleşmesi bir oldu. Havada duran kolunun inmediğini, hatta havada öylece donduğunu hissettim. Yüzümü göğsüne indirip gözlerimi yumarken, “Olur,” dedim sessizce. Öyle çok dokunmadı ki bana, çekilmeli miyim diye düşündüm, çekilmeyi belki istedim belki istemedim ama çekilmedim. Kolu sonunda omzumun üzerine kapandı, sırtım boyunca kaydı ve Zafer beni kendine daha da sert bastırıp sardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gel bakalım,” diye fısıldadığında ayaklarımın yerden kesildiğini hissettim. Bacaklarım ben farkında olmadan onun beline sarıldı, kollarım da boynunu daha sıkı kavradı. Bir eli belimde, diğer elinde ayakkabılarım, ağır ağır yürümeye başladı. Sanki o andan itibaren taksi bulamamak umurunda değildi. Sanki bu şekilde eve kadar yürüyebilirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ne kadar süre sessizlik içerisinde yürüdük bilmiyordum ama sonunda bir kapının açıldığını duydum, bedenim daha ılık bir ortama geçiş yaptı. Taksinin arka koltuğunda olduğumu anlamak için kafamı kaldırıp etrafıma bakmam gerekti. Zafer eğildi, içeri girerken elinde hala ayakkabılarım vardı. Bana bakmadan yanıma oturdu, sonra kolunu omzuma atıp beni kendine çekti ve kafam göğsüne yaslandığında göğsünden yükselen sesini dinlemeye başladım. Konuşurken sesi derinden geliyordu, belki de kulağım göğsünde diye öyleydi. Hatıralarıma tutunamayan bir adresi taksiciye verdikten sonra sustu, sessizliği göğsüne çöktü, sesini duymak istediğimi sanacaktım ki kalbinin sesi onun kalın sesinin yerini aldı ve birdenbire bu sesi dinlemenin de güzel olduğunu fark ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Uykuya hiç bu kadar yakın hissetmemiştim ama duymaya devam da etmek istiyordum. Taksi hızla hareket ederken Zafer’in camı indirdiğini rüzgârın saçlarımı dağıtmaya başlamasıyla anladım. Ayılmam için yapıyordu herhalde, sorgulamadım, göğsüne yaslı yanağımla gözlerimi araladım ve saçlarımın ördüğü parmaklıkların arasından sokak lambalarının hızla bir belirip bir kayboluşunu izlemeye başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Taksi durduğunda bakışlarım durduğu noktada dolaştı. Bahçeyi göremedim, yolu seçemedim, müstakil bir evin önünde durduğumuzu gördüğümde gözlerimi ovuşturarak kafamı göğsünden kaldırdım. Zafer ücreti ödedikten sonra kapıyı açtı ve dışarı çıkıp elini bana uzattı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gel bakalım, bânu,” dedi sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Taksinin içinde yavaşça kaydığımı hatırlıyorum, sonra beni hassas bir şeyi tutuyormuş gibi tutup kollarının arasına çektiğini ve hafifmişim gibi kolayca kucakladığını. Kollarımı yeniden boynuna sararken artık itiraz etmiyordum, hatta sanırım bunu isteyerek yapıyordum. Taksinin kapısını kapattıktan sonra bir eliyle belimi kavrayıp beni kucağında doğru pozisyona getirdi ve yürümeye başladı. Kısa, demir kapılı bir bahçeden içeri girdiğimizi hatırlıyorum, sonunda kahverengi bir kapının önünde durduğumuzda, “Sıkı tutun bana,” diyerek elini elimden çekti, desteğimi kaybetmenin etkisiyle ona daha sıkı tutundum. Cebinden bir anahtar çıkardığını duydum, daha sonra önümüzdeki kapıyı açtı ve karanlık üzerimize yağdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İçeri girdiğimizi hatırlıyorum, kucağındaydım, kapı kapandığında ve tanımadığım bir evin sarı ışığı başımdan aşağı kül gibi yağarak yanmaya başladığında; tüm bunlar olduğunda hala onun kollarının arasındaydım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Burası neresi?” diye sordum yarım yamalak, uykulu bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sarhoşluğunu benden başkasının görmesine izin vermeyeceğim bir yer,” dedikten sonra holde ilerlemeye başladı. Karanlık bir odaya girdiğimizi hatırlıyorum, yasemin kokusu birden tüm keskinliğiyle ciğerlerime doldu ve başım kokunun keskinliğiyle döndü. Bedenimi karanlık odanın duvar kenarında duran yatağın üzerine bıraktığında dağılmış saçlarımla ayaklarımı yere sarkıtarak ona baktım. “Sabah gideriz, olur mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nereye gideriz?” Gölge gibi önümde dikilen, hatları belirsiz vücuduna ve yüzüne bakarken sorduğum soru onu burnundan sert bir nefes vererek güldürdü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Uyu, Hazin.” Eğildi, yüzü yüzümün hizasına geldi. “Bu gece daha tatlı olma.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzlerimiz birbirine çok yakınken avucum istemsizce onun yüzüne kaydı, kemikli dokuyu parmaklarımın altında hissettim ve kemiklerinin yüzünün sınırlarında daha da belirginleştiğini fark ettim. Yüzünü, gözlerini göremiyor ama yüzüne dokunabiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yüzünü göremiyorum,” diye fısıldadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne yapacaksın yüzümü?” diye sormadan önce uzun uzun sustuğunu hatırlıyorum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bakacaktım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Her gün bakma şansın varken dönüp sırtını yürümeyi biliyorsun ama,” dedi, sıcak nefesi dudaklarıma çarptıkça kaşlarım daha da çatılıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çok bakarsam ayıp olur çünkü,” dedim kendimi tutamadan. “Oldukça namüsait bir durum olur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Allah Allah?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hıhı, öyle.” Avucum hala yanağındayken, “Yüzünü göremedim,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Görmesen de olur. Sabah yine sırtını döneceksin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ama şimdi adamımın yüzünü görmek istiyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Duraksadı, avucumun altındaki teninin gerginliğini hissettim, dişlerini sıkmış olacak ki avucumun iç kısmında bir çukur oluştu ve yanağının içe çöktüğünü anladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden görmek istiyorsun adamını, Hazin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çünkü adamım güzel,” dedim uykulu bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Alnını aniden sertçe alnıma vurunca, “Acıdı,” diye fısıldadım, “Evet,” dedi, “benim acıdı, senin de acısın istedim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin de mi acıdı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çok acıdı,” dedi sessizce, nefesi dudaklarıma esti durdu, bir türlü o yağmur dudaklarıma yağmadı ama esti, esti, esti, durdu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Görebilir miyim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neyi?” Alnını alnıma sürttü. “Adamının yüzünü mü?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Güzel diye mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Burnundan sert bir nefes vererek, “Bana sabır,” dedi tanıdık bir şekilde, “sana da biraz merhamet.” Geri çekildiğinde neredeyse gideceğini düşünüp paniğe kapıldım ama bunun yerine yana uzandı. Bir ipi aşağı çekmesiyle kırmızı ışık önce yüzünün yarısını aydınlattı, sonra neredeyse yüzünün tamamını görmemi sağladı. “Oldu mu?” diye sorarken yeşil gözleri bir bıçaktan daha keskindi, kayıp duruyordu üzerimde ama çizmiyor, delmiyor, kesmiyor, kanatmıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elim bir kez daha havaya kalkar gibi oldu, durdurmak istedim kendimi, kafamın içinde dönüp duran dünya bir an dursun, elim geri çekilsin istedim ama elim daha havadayken bileğimden yakaladı. Avucumu tuttu, kendi yanağına yasladı ve dahası yüzünü bildiğin avucumun içine yerleştirip bana baktı. Kafası hafifçe yana eğilince yüzü daha da aydınlandı. Daha da güzel göründü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gördüm,” diye fısıldadım. “Güzel adamımı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çatılan kaşlarının altındaki gözleri alev almış bir nar bahçesi gibi bakıyordu. Ateşler büyüyor, yükseliyor, nar dalları yanıyor, narlar ateşle kavrularak yerlere düşüyor, kor oluyor, küle dönemiyor, yanıyor, yanıyor, yanıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tekrar,” dedi zar zor konuşarak, yutkundu sonra ve dudaklarını yaladı, “der misin o dediğin şeyi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neyi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzünü avucuma biraz daha bastırıp, “Neyinim?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Güzel adamım,” dediğimde gözlerini sıkıca yumup burnundan içeri derin bir nefes aldı. Tekrar gözlerini açmadan önce saniyelerce öyle bekledi. Gözlerini açtığında artık nar bahçesinden geriye küller kalmıştı. Küllerin içinde durmuş bana bakıyor gibiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gamzehr,” dedi hiç düşünmeden.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gamzehr,” diyerek yüzünü yüzüme yaklaştırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O da ne demek?” Yüzlerimiz çok yakınken sorduğum soruya verdiği karşılık, “Sen demek,” dedi. “İnsana tatlı tatlı işleyen acı, demek. Ben uydurdum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gülümsediğimde duraksadı. “Ben sana uydurmaca bir şey söylemedim ama,” dediğimde, “Sen tek kelime etmeyecek, bin kelimeye de sığmayacak bir şeysin, ben ne yapayım?” diye sordu sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Burnu tekrar burnuma temas edince avucumu yanağına daha sert bastırdım, tırnaklarımın tenine yaslandığını hissedince kendimi durdurmak istedim ama sanki o durmamı istemedi. Gözlerimiz tekrar birbirine dokunduğunda burunlarımız birbirine sürtüyordu. “Uyuman lazım,” dedi sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Uyumamız lazım,” diyerek başımı sallayınca burunlarımız birbirine daha sert sürtündü. Zafer’in kaşlarının ortasında bir çukur belirdi önce, sonra gözlerini yumup, “Teklif miydi bu?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anlamadım hiç,” diye fısıldadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben de anlamadım. Siktir et. Anlamayalım biz bir haltı,” dedi sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olur.” Uykulu bir şekilde burnumu burnuna sürterek kafamı geri çekip gözlerinin içine baktım. Başım döndüğü için bakışlarım yüzünden ayrıldı ve gözlerimi üzerinde oturduğum yatağın başlığına çevirdim. “Uzan,” dedi sanki bir komut almazsam bunu asla yapmayacağımı anlamış gibi. Bedenim anında gevşedi, yana doğru devrilip bacaklarımı yatağın üzerine alarak göğsüme kadar çektim. Cenin pozisyonu alan bedenimi izlerken yatağın ucunda dizlerinin üzerinde duruyordu. Parmakları bana uzanmak ister gibi havalandı, sonra elini geri indirip yatağın kenarını tuttu ve “Miden bulanırsa diye burada bekleyeceğim,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen de uyu,” dediğimi hatırlıyorum hayal meyal.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Düşünmesene beni. Ne diye beni düşünüyorsun?” diye fısıldadı, sanki bu onu çok şaşırtıyormuş gibi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Düşünürüm,” dedim yastığın altına elimi sokup omzumu yüzümün önüne getirerek. Gözlerim omzumun açık bıraktığı kısımdan onu kavradığında bakışları içimde bir şeylerin daha da hızlı dönmeye başlamasına neden oldu. “Sonuçta benim adamımsın.” Gözlerimi kapatırken gülümsedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzüme düşen gölgeyi hatırlıyorum, saçlarımın üzerinde hissettiğim o baskıyı…
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Saçlarımın üzerinde hissettiğim baskı onun dudaklarına aitti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Duyduğum son şey onun sesiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Acıtmaya başladın, Gamzehr.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
°❀⋆.ೃ࿔*:・°❀⋆.ೃ࿔*:・
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
:))))
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dönüm noktası mıdır peki onlar için?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Noktasıdır noktasıdır.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bölümle ilgili yorumlarınızı ve editlerinizi dört, beş, on, yüz iki gözle falan bekliyorum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
SEVİLİYORSUNUZ!
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...