13.09.2025
🎧: Vassilis Saleas & Ahmet Koç, Firuze
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
🎧: Montell Fish, Blame
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
🎧: Billie Eilish, WILDFLOWER
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Güneş belki göremeyeceğim, parlaklığını çözemeyeceğim kadar uzaktaydı ama biliyordum ki onun gözleri güneşi bile kıskandıracak bir ışıltıya sahipti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çünkü birini seversen, onun gözleri dağıtırdı tüm karanlıkları.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Işıklar söndüğünde, beni kolunun altına çektiğinde, eğlence yerini derin bir sessizlik ve uğultuya terk ettiğinde o karanlıkta hâlâ parlayan gözlerine baktığımı hatırlıyorum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Herkes dağılmıştı, şimdi arabada sadece ben vardım, sadece o vardı ve deniz hemen önümüzde parlayan yakamozuyla öylece uzanıyordu. Sırtımı verdiğim koltuğa kolunu uzatıp kafasını kafamın üzerine devirdiğinde dudaklarım yukarı kıvrıldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tüm kıyı şehirlerini dolaşalım mı?” diye sorunca şaşkınlıkla ona bakmak için kafamı kaldırmaya çalıştım ama izin vermeden çenesiyle başıma baskı yapmaya devam etti. “Her koyda denize gireriz, küçük butik otellerde dinleniriz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarım yukarı kıvrıldı ve “O kadar masrafa gerek yok,” dedim. “Bana dünyanın en güzel gecesini yaşattın zaten.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin ayaklarının önüne dünyayı seremeyeceksem ne diye varım ki ben?” Çenesini kafamın üzerinden ayırıp çenemi kavradı, kafamı kendisine doğru çevirdiğinde güneş gözleriyle buluşan gözlerimin içinin güldüğünü biliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Balayı planın varsa, birkaç günü Muğla’da geçirmek benim için en güzel balayı olurdu,” dedim. “Geçen sefer gidemediğimiz, gezemediğimiz çok yer oldu. Fethiye’ye giderdik, kaya mezarlarını gezerdik, Göcek’in de denizi çok güzel, oraya da giderdik.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Parmaklarını çenemden çekmeden, “Olur,” dedi, “o zaman öyle yapalım. Baş başa olalım ama.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne diye?” Kaşlarımı çatıp ona dik dik baktım. “Bir ömür benimle sıkıştın zaten. Arkadaşlarımızla gezsek çok eğlenmez miyiz? Hem ben seninle bir sürü fotoğrafım olsun istiyorum, birileri sürekli fotoğraflarımızı çekerdi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çünkü bizim balayımız ya hani bu yavrum,” dedi kaşlarını kaldırarak, ses tonu rahatlatıcıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Parmağını çenemden çekmeden yavaşça bana yaklaştı. “Gel,” diye fısıldadığında sıcak nefesi dudaklarıma yayıldı ve kalbim hızlandı. Dudaklarımız birbirine değmek üzereyken, “Bu karım olarak bana vereceğin ilk öpücük,” diye fısıldadı. “Zeliha Çalıklı olarak öpüşsene bir benimle, nasıl öpüşüyormuşsun bir bakayım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kalbim ağzıma tırmanırken sertçe yutkunup ona sokuldum, gürültüyle çarpan kalbimin sesini şiddetle duyduğuma göre, eminim o da duyuyordu. Bu beni utandırdı ama benim üzerimdeki etkisini bilmesini sağlamak da hoşuma gidiyordu. Nasıl sevildiğini, nasıl bir heyecan hissettirdiğini bilsin istiyordum. Üst dudağı iki dudağımın arasındaki yerini aldığında parmaklarım güçsüzce gömleğinin kenarına tutundu. Gözlerinin açık olduğunu hissettim ama ben kalbimin gürültüsünden kaçmak istercesine gözlerimi yummuştum. Dudakları dudaklarımın üzerinde kaydı, ılık, şefkatli ve bir o kadar da tutku doluydu. Dilini iki dudağımın arasına yavaşça kaydırdığında geri çekilmedim, dilini karşıladım ve ağzının içine alıp hafifçe emdim. Büyük eli yanağıma kaydı, yanağımı tamamen kaplayarak büyük avucunun altında adeta kaybetti. Parmaklarım gömleğini daha sert kavrayarak kumaşı avucumun altına toplamama yardım ettiğinde kaşlarımı çatıp usulca ağzının içine doğru inledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Alnını alnıma yaslarken, “Yavaş kız,” dedi nefes nefese. “İnleme öyle.” Birdenbire söyledikleri beni güldürdü, dudakları beklemediğim anda dişlerime dokundu, dişlerimi öptüğünü fark edince donup kaldım ve gözlerinin içine iri iri açılmış gözlerle baktım. Birbirimizin gözlerinin içine baktığımız o birkaç saniye içinde hissettim, eğer altında yanacağım güneş oysa, sönmek isteyeceğim son şeydi. Birden bakışları o kadar derinleşti ki, o ela gözlerin içinde kaybolacağımı sanarak derin bir nefes alma ihtiyacıyla doldum. Aniden parmaklarını duvağıma bastırıp ensemi kavradı, beni sertçe kendine çektiğinde ona direnmedim çünkü benim de ihtiyacım olan buydu. Bu kez beni öyle büyük bir açlıkla öptü ki kulaklarım uğuldamaya, başım dönmeye, tenim karıncalanmaya başladı. Ağzını genişçe açması ne yapacağımı bilemez hâlde ona ayak uydurmaya çalışmama neden oldu. Dili yeniden ağzımın içine giderken bir eli boynuma kaydı, boynumu iri parmaklarının arasında kırılmasından korktuğu hassas bir şeymiş gibi yakaladığında nefesim hızlandı. Üstü açık açık arabanın koruyamadığı tenime rüzgârın dokunduğunu hissettim, tenim ürperdi ama Gurur’un dokunduğu her yer güneş tenime dokunuyormuş gibi sıcacıktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarımız nihayet ayrıldığında onun da benim gibi soluk soluğa kaldığını fark ettim. Alnını alnıma yaslayıp sertçe yutkundu, dudaklarını yaladı ve “Karımın öpücüğüne bayıldım,” dedi, “Zeliha Çalıklı çok daha güzel öpüşüyormuş.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hadi oradan,” diye fısıldadım, nefeslerimiz birbirine karışırken bir süre alınlarımız birbirine yaslı öylece bekledik. “Eve geçelim mi?” diye sordu sonunda. “Seninle böyle yalnız kalmak benim için hiç iyi değil.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Derin bir nefes alıp alnını alnıma sürterek, “Neden, bir düşün bakalım,” diye fısıldadı, nefes alıp verişi hâlâ ağırdı ve bakışları çok derindi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sertçe yutkunup, “Gidelim o zaman,” dedim, ona dokunmak her şeyden daha çok istediğim şey olsa da ikimiz de şu an bunun uygun bir zaman olmadığını bilecek kadar aklı başında insanlardık. Gurur yavaşça benden uzaklaştı, arabayı çalıştırmadan önce omzunun üstünden bana baktı. “Takıları da onlarla yolladık, Zafer oradayken pek güvende değiller.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yapmaz,” dediğimde sırıttı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zeliha, bu çeyreği bana ver, sana tam altın olarak geri döndüreceğim,” diyerek Zafer’i taklit edince elimle yüzümü kapatarak gülmeye başladım. “Ne güzel gülüyorsun sen öyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bana bilmediğim şeyler söyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kendini beğenmiş bir Çalıklı olman dışında mı?” diye sorarak direksiyonu yavaşça çevirirken bana omzunun üstünden dudağının kenarında bükülmüş o tebessümle baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Havalı havalı hareketler yapma, Mart kedisinden halliceyim şu an,” diye söylendim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu söylediğim kahkaha atmasına neden oldu. Arabayı karanlık sahil yolunda sürmeye başladığında sırtımı koltuğa yaslayıp önümde uzanan uzun yolu izlemeye başladım. Biz eve döndüğümüzde, bahçedeki lambalar yanıyordu ve Simge ile Vural bahçenin ortasında telefondan açtıkları müzikle dans etmeye devam ediyorlardı. Boynumu esneterek Gurur’un elini daha sıkı tutup, “Bunların enerjisi de bu gece boşalmak bilmedi,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benim de enerjim boşalmak bilmiyor bu gece Zeliha,” diye fısıldadı Gurur, nefesini ağır ağır kulağıma verip bedenimin kaskatı kesilmesine neden olarak. “Tok açın hâlinden anlamaz derler ama sen de benim kadar aç olduğuna göre, kesin hâlimden anlıyorsundur. Değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sonra yavaşça geri çekilip, sanki kalbim hızlandıran cümleler kurmamış gibi arkadaşlarımızın yanına doğru yürümeye başladı. Elimi bırakmadığı için ben de hemen arkasından ilerliyordum ve gözlerimi dikmiş onun biçimli ensesine bakıyordum. O yüksek ve oldukça geniş omuzları takımının ceketini parçalayacak gibiydi, bu da işleri benim açımdan hiç kolaylaştırmıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Simge, bizi gördüğü anda oynamayı bırakarak, “Nerede kaldınız?” diye sordu, daha sonra bakışları beni buldu ve yüzümde her ne gördüyse kaşları havaya kalktı; dudaklarında muzip bir tebessümün büyüyerek sırıtışa dönüştüğünü gördüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yeni evlilere sorulacak soru var, sorulmayacak soru var,” diye dalga geçti Gaye, yüzümün anında kızardığını hissetsem de cevap vermedim çünkü aklım hâlâ Gurur’un kulağıma yayılan o ılık, hatta cehennem kadar sıcak nefesindeydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Annenler çok yorgundu, uyumaya gittiler,” dedi Çolpan, “biz de sizi bekliyorduk. Artık uyumaya gidebiliriz.” Göz ucuyla Ayça’ya baktı. “Hadi artık içeri girelim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur ile yalnız kalırsam kalbimin delice çarpacağını bildiğimden, “Durun ya,” dedim aceleyle. “Nereye gidiyorsunuz şimdi? Yorgun musunuz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur paniğimi görmüş olacak ki bıyık altından gülerek bana baktı, o bana baktığı anda daha da heyecanlanıp gözlerimi kaçırarak elini bıraktım ve Ayça ile Çolpan’ın ortasında duran boş sandalyeye oturdum. Çolpan’ın bakışlarının yüzümde dolaştığını hissettim, çok geçmeden, “Balayı planınız yok mu sizin? Bu gece dinlenir, yarın yola çıkarsınız diye düşünmüştük biz,” dedi sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur, “Küçük Hanım nedense benimle yalnız kalmak istemiyor,” deyince, ölümcül bakışlarımı dalyan gibi görünen kocama çevirdim. Gurur gözlerini kısıp bana uzun uzun baktıktan sonra dilini ağzının içinde dolaştırıp, “Sizin de bize katılmanızı istiyor,” diye fısıldadı; bunu söylerken göz temasını kesmemişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Katılmamızı mı?” Çolpan bana tuhaf tuhaf baktı. “Bu senin balayın farkındaysan, gidip tadını çıkarman gerek.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hep birlikte çıkarırız işte, ne güzel,” dedim sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olur mu öyle şey? Delinin zoruna bak. Göbek bağımız bir kesildi sanki.” Çolpan’ın bana dik dik bakmasına aldırış etmeden ayaklandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi gelmezseniz gelmeyin, ben de kocamla günümü gün ederim,” diyerek gövde gösterisi yaptım ama kocamla ne zaman yalnız kalsam, göğsümün içinde bir deli fırtına esecekmiş gibi geliyordu. Gurur’un düşüncelerime sızmış ve hissettiğim her şeyi görmüş gibi sırıttığını gördüğümde bakışlarımı ona dokundurmamaya dikkat ederek, “İyi gidin siz, ben kocamla baş başa kalacağım,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Son üç saniye içinde tam iki kez kocası olduğunu vurguladı, bugünü bekliyormuş,” dedi Yaman yüzünde düz bir ifadeyle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener de “Kız öyle habire kocam deme, insanlar ay bunun da canı ne zamandır koca çekiyormuş der,” diye alay etti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir süre benimle alay etseler de sonunda toparlanmaya başladılar, içinde takıların olduğu süslü kutuyu bana uzatan Nihan, “Özenle Zafer’den korudum,” demişti, büyük, tüllerle süslenmiş kutuyu onun elinden alırken Zafer hâlâ köşeden, “Paranızı ikiye katlamak isteseydiniz doğru adresin ben olduğumu bilirdiniz, siz kaybettiniz,” demişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Onlar içeri girdiğinde, Gurur’a, “Ben de gelinliği çıkaracağım,” dedim, Gurur elinde kutuyla bahçenin ortasında durmuş dikkatle beni izliyordu. Eve doğru yürümeye başladığımda arkamdan geldiğini fark edip duraksadım, omzumun üstünden ona baktım ve ben durduğum an onun da durduğunu gördüm. “Beklesene deli, takılara bakardık,” dedim sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gelinliği tek başına çıkarabilecek misin?” Sorduğu soru karşısında afalladım ama ifademi sabit tutmaya çalışarak, “Kızlardan yardım isterim,” diye fısıldadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gelinliğini kocan olarak benim çıkarmam daha doğru olacaktır,” dedi gözlerini gözlerimden ayırmadan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Afalladığımı gördü ve eminim bu onu çok eğlendirdi. Geri adım atmak istemediğimden, “Doğru,” diye karşılık verdim. “Kocam olarak beni soyması gereken sensin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Afallaması sırası onundu ama o anlık duraksamanın hemen ardından gözlerimin içine öyle uzun bakmıştı ki, söylediğim şeyle onu şaşırtmak isterken kendi kazdığım kuyunun içine düşmüşüm gibi hissetmeme neden olmuştu. Birlikte içeri girdik, holdeki sehpanın üzerine kutuyu bırakıp benimle üst kata çıkmaya başladı. Duvağımı ve gelinliğimin ucunu tutarak rahat adımlar atmamı sağlamıştı, bu yüzden merdivenleri çıkmak, gelinlikle merdivenleri inmekten çok daha kolay gelmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kızların olduğu büyük salonu es geçerek doğrudan odamın kapısına ilerledim, o da duvağım ve gelinliğimin eteğini tutarak hemen arkamda bir gölge gibi beni takip etti. Odanın kapısını açıp içeri girdiğimde açık duran pencereden sızan rüzgâr tenimi okşadı, karanlık odanın içinde ilerlemeye başladım ve kapının kapanırken çıkardığı tok sesi duydum. Bu kalbimi hızlandırdı. Yüzüm pencereye dönük, olduğum yerden milim oynamadan beklemeye başladım ama neyi beklediğimi ben de bilmiyordum. Birbirimize dokunmamamız gerektiğini biliyordum, onun da bildiğini biliyordum ama birbirimize tam anlamıyla ait olup yalnız kaldıktan sonra birbirimizden uzak durmak çok zordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Omzumda elini hissettiğimde ürperdim. Yavaşça yüzünü omzuma yaklaştırdı, yanağı yanağıma yaslandı ve o da benim gibi pencereden dışarıya bakarken, “Bu kadar heyecanlanma. Bir şey yapmayacağım,” diye fısıldadı, fısıltısı tenimin üzerinde saten bir kumaş kaymış gibi hissetmeme neden olunca sertçe yutkundum. Kafasını çevirdiği anda nefesi yanağıma yayıldı. “Henüz,” diyerek dudaklarını yanağıma bastırdı. Geri çekilip elini belimin kıvrımına indirdi, ardından gelinliğimin fermuarını kavradığını hissettim. Fermuarı yavaşça indirmeye başladığında ikimizin de ne istediğini biliyordum ve ulaşamayacağımız bir şeyi istediğimiz için onun da en az benim kadar gergin olduğunu hissedebiliyordum. Gelinliğin kumaşını kavradı, nazikçe aşağı doğru sıyırdı ve elleri kumaşla birlikte belimi sıyırıp geçtiğinde kumaş ağırlaşarak ayaklarımın üzerine düştü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elleri çıplak belimden yukarı kaydı, belimin büyük avuçlarının içinde kaybolduğunu fark etmek beni duraksattı. Parmaklarını enseme dek çıkardıktan sonra nazik bir şekilde duvağımı çıkardı, duvağım da sırtımdan kayarak yere, onun ayaklarının üzerine düştü. Saçlarımı avucunun içine toplayarak sağ omzumun üzerine bıraktıktan sonra eğilip dudaklarını önce çıplak kalan omzuma, ardından boynuma bastırdı; öpüşü içimde karanlık duyguları uyandırsa da tepki vermedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elleri tekrar belime kaydı, avucunun içinde kaybolan belimi sıkıca kavrayıp beni yavaşça kendine doğru çevirdi. Aramızdaki boy farkından dolayı kafamı kaldırarak ona baktım. Gözleri vücuduma dokunmak yerine gözlerimde asılı kalırken, “Sana dokunmam yasak ama sen sana dokunmamı ister gibi beyaz dantelle kaplanmışsın,” diye fısıldadı, sesinin tınısı göğsümün beklentiyle yukarı inip kalkmasına neden oldu. Gelinliğin içine giydiğim beyaz iç çamaşırı takımına bakmak için elleri belimdeyken bir adım geri çekildi, gözlerini boynumdan başlayarak aşağı kaydırdı, ardından ağır ağır, oldukça yavaş bir şekilde tekrar yukarı kaydırdı ve göz göze geldik. “Tek parça kalmak zorunda olan bir dantel. Ne yazık,” diye fısıldadı, eğilerek dudaklarını dudaklarıma yakın bir yere getirdi. “Elbet paramparça edeceğim bir an gelecek. Kocan olarak bunu seve seve yapacağım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sertçe yutkundum, tek kelime edecek hâlim yoktu, üstelik parmaklarının değdiği her nokta alev alev yanıyordu. Derimin altında sanki bir canavar vardı, derimi parçalayıp çıkıp ona karışmak, onun tenini sarıp onu içime çekmek istiyordu. Ve yine biliyordum ki onun da derisinin altında gizlenen canavar, bana aynı şeyi yapmayı planlıyordu. Bir elini belimin kenarından çekti, diğer eli hâlâ belimdeyken parmak ucuyla karnıma dokundu, yukarı doğru tüy gibi bir şerit çizmeye başladığında nefesim boğazımda düğümlendi ve parmağı göğsümün üzerinden geçerek boynuma gelene dek doğru dürüst nefes alamayacağımı sandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seni giydirelim karıcığım,” dedi gözlerini gözlerimden ayırmadan. “Yoksa üzerinde kalan son parçayı dişlerimle çıkaracağım ve çıktığında asla tek parça olmayacak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerinin içine bakamadım, bakışlarımı hızla kaçırdım ve bu onu güldürdü. Dudaklarını alnıma bastırıp, “Kızarma öyle tatlı tatlı,” dedi, “gel seni giydirelim. Üşüyeceksin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elbise dolabının önüne yürürken üzerindeki ceketi çıkarıp kenara bıraktı. Kısa penye bir şort, genişi beyaz bir tişört çıkarıp bana doğru geldi. Tişörtü kafamdan geçirip, kalın buklelerle şekillendirilmiş saçlarımı tişörtümün içinden çıkardı. Yavaşça önümde eğildi ve “Elini omzuna koy yavrum,” dedikten sonra ayaklarımdan birini şorttan geçirmemi sağladı. Onun omzundan güç almak için omzuna tutundum, şortu bana özenle giydirip bacaklarımdan yukarı çekti ve bunu yaparken dudakları karnıma sürtündü. Dizlerinin üzerinde durup kafasını kaldırarak bana bakınca dudaklarımı birbirine bastırdım. Gözlerini yüzümden çekmeden tişörtün eteklerini tuttu, beklemediğim bir anda tişörtün eteğini kaldırarak kafasını tişörtün içine soktu ve çok geçmeden onun ılık dudaklarının baskısını karnımda hissettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kafasını tişörtten çıkarmadan, “Kocaman olana kadar her gün öpmeye devam edeceğim,” diye fısıldadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kocaman olduktan sonra öpmeyi bırakacak mısın yani?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Delinin zoruna bak, bırakır mıyım?” dudaklarını tekrar karnıma bastırdı. “Bırakmam.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Söylediği şeyin derinliği durgun bir su gibi durulmama neden oldu, parmaklarımı tişörtün üzerinden onun başına yerleştirip gülümsedim. “Biliyorum, bırakmazsın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarını tekrardan karnıma sürterek, bu defa öpmeden, nefesini karnıma bırakarak, “Her şeye dönen sırtım, bir tek seni göğsüm bilir.” Kafasını aniden tişörtün içinden çıkarıp gözlerimin içine baktı. “Her şeye dönen sırtım, bir tek sizi göğsüm bilir,” diye düzeltti cümlesini.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bak işte bu şiiri sevdim.” Eğilip dudaklarımı onun alnına bastırdığım anda gözlerini yumup öpücüğümü karşıladı. Gözlerinin içine bakmak için dudaklarımı alnından çektiğimde gözleri hâlâ kapalıydı. Dudaklarım yukarı kıvrıldı, elimi yanağına kaydırıp yanağını yavaş yavaş okşadım. “Kocaman bir adamsın ama kedi yavrusu gibi sevdiriyorsun kendini.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Daha kaç farklı çeşit hayvana benzetileceğim acaba ben?” diye sordu gözlerini açıp gülümserken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Daimi domuzcuk,” dedim yanağını okşamaya devam ederek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Farkında mısın evliyiz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarımı kaldırdım. “Bunu yeni mi fark ediyorsun?” diye sordum. Aslında bu bana da tuhaf geliyordu, göğsümün içini genişleterek kendine yer açmaya çalışan bir gerçekti bu. Onun karısıydım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ara sıra dank ediyor, fakat çok güzel dank ediyor,” dedi ve yavaşça doğrulup beni kollarının arasına çekerek sıkıca sarıldı. Kolları omzumdan geçerek sırtıma indi, beni sıkıca kavrarken dudaklarını saçlarımın üzerine bastırıp öptü. “Bir ömür farkında olmadan beklemiş, bir gece ansızın bulmuş, yine bir gece ansızın sana kavuşmuş gibiyim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yaşanmaması gerektiğine çok inandığım bir geceydi,” diye fısıldadım kollarımı onun beline sararken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yaşanmaması gereken bir geceydi. Her şey daha farklı olabilirdi ama hiç olmama ihtimalindense, o gecenin yaşanmış olması daha iyi geliyor. Bencillik mi bu?” Sorusunu taşıyan sesi derindi, düşünceler onu sık sık boğuyor, bir rüzgâr gibi eserek deviriyordu sanki.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bencillikse bile ben bu bencilliği seviyorum,” dedim, “seni bencilken de seviyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarını tekrar saçlarıma bastırıp, “Verdiğim sözü unutmadım,” dedi saçlarıma doğru konuşarak. “Ben senin için iyi bir eş, çocuğumuz için iyi bir adam olacağım. İyi olmak ne demek bilmiyorum, nasıl iyi olunur, iyi ve kötünün gerçek anlamı nedir bilmiyorum ama en iyisi olana kadar durmayacağım. Evimize döndüğümüzde sana en başında söz verdiğim gibi terapiye başlayacağım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kollarımı ona daha sıkı sarmama neden olan sözlerinin kalbimi nasıl ısıttığını bilemezdi. Söylesem, saatlerce anlatsam, kelimeleri önüne döksem bile asıl hissettiğimi göremezdi. Attığı bu adım benim için çok önemliydi. Bana kendimi önemli hissettiriyordu. O zaten iyi bir adamdı ama iyileşmeye ihtiyacı vardı ve iyileşmek için atacağı adımda daima onun yanında olup ondan desteğimi bir an olsun esirgememek istiyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Her an yanında olacağım.” Bir süre sessiz kaldım. “Üstelik ben de istiyorum, doktorum da bunun doğru bir karar olacağını, buna ihtiyacım olduğunu söylemişti.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, ikimizin de buna ihtiyacı var,” diye fısıldadı, üzerinde yapacak bir yorumu yok gibiydi ama beni desteklediğini görebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Birlikte alt kata indik, büyük kutuyu aldı ve önden o çıkıp ışıkları sönmüş bahçenin ışığını yaktı, birkaç lamba masanın üzerini aydınlattı ama bahçenin tamamı aydınlanmadı. Ben ayağımda terlikler, üzerimde Gurur’un dışarı çıkmadan önce omuzlarıma zorla örttüğü şalla çardağa doğru yürürken o da hemen arkamdan geliyordu. Çardağın üzerine çıkıp oturdum, bağdaş kurdum ve Gurur da elindeki kutuyu bırakarak yanıma oturup bacaklarını öne doğru uzattı. Merakla kutuyu açtığımı görünce güldü. “Ne bu acele, şimdiden ödenecek borçların telaşına mı düştün?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sorusu karşısında afallayarak ona bakıp, “Çok mu borçlandın?” diye sordum, sesimdeki paniği fark ettiği an dudaklarındaki gülümseme genişleyerek bir kahkahaya dönüştü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır yavrum, güncel olarak borcumuz harcımız yok çok şükür. Her şey tıkırında.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Endişelenmeyeyim diye demiyorsun değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır, zaten seni endişelenmeni gerektirecek bir durumun içine sokmam. Gücümün yettiği kadarını yaptım, elimden bir şeyler çıktı ama elbet yenisi gelir. Borcumuz yok.” Kutunun içindeki bileziklerden birini gösterdi. “Bileziklerinle yeni araba almaya da çalışmayacağım, söz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bileziklerimle yeni bir araba almayı mı düşünüyordun yoksa?” diye sordum, gözlerimin kocaman açılması onu daha da eğlendirdi. Başını geriye atarak gülerken, “Hayır, deli misin kızım düşünmedim öyle bir şey,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sabah bir uyanıyorum takıları alıp gitmişsin, Müge Anlı’ya çıkıp seni arıyorum ve yetmiş milyona seni rezil ediyorum,” dedim kaşlarımı çatıp, ona şüpheli gözlerle bakarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sus artık, böyle şeyler söyleyip durma direkt gözümde canlanıyor benim. Hayal etmeden duramıyorum,” dedi, gözlerinin kenarlarının kırışmasına neden olacak kadar içten gülümsediğini görmek beni de gülümsetti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Müge Anlı’nın koltuğunda oturmuş kamera beni çekerken takıları çalıp nasıl ortadan kaybolduğunu anlattığımı düşünüyorsun değil mi? Ekranın sağ köşesinde de düğün fotoğrafımız var, ekranının en altında ‘damat takıları alıp kayıplara karıştı’ yazıyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hatta yayına bağlayıp benim peşimi bırak, ben Devran ile yeni bir düzen kurdum, Kars’ta at çiftliği açtık ve mutluyuz diyorum, Devran telefonu elimden kapıp sana peşimizi bırakmanı benimle mutlu olduğunu söylüyor,” dediği anda gözlerim kısıldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şüpheliler listesine Devran’ı da alıyorum, artık onunla yalnız kalmamaya dikkat et.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Baş şüpheli kim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hâlâ Zafer,” dedim, “onun kendini uygulamayla kadın yaptığı fotoğrafı anlatırken ağzının suyunun akmasını hâlâ unutamıyorum. Bu bir travma ve travmalarımla dalga geçilmesinden hoşlanmam.” Daha çok gülmeye başladı. “Gülmesene!” diyerek avucumu göğsüne vurdum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tamam vurma, patilerin de amma ağır, pata küte indiriyorsun ya,” deyip beni bileklerimden kavrayarak kendine çekti, göğsüm göğsüne yaslanınca gözlerimiz birbirine kilitlendi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Babam bahçeye çıkar da bizi böyle görürse bu kez traktör tekeriyle gerçekten üzerinden geçer,” diye fısıldadım, burunlarımız neredeyse birbirine değecek kadar yakındık.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Baban traktör tekeriyle üstümden geçse bebemiz olacağını öğrendiğinde geçerdi, hem sen benim bugüne bugün nikahlı karımsın,” dedi burnunu burnumun ucuna sürttü ve zaten yerinden çıkacak gibi çarpan kalbimi daha da hızlandırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Edepsizlik de diz boyu. Bunu babama da söylesene sıkıyorsa.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sıkar yavrum sıkar,” dediği gibi elini kalçama koydu, avucunun içine aldığı kalçamı parmaklarının baskısını derimin altında hissedene kadar sıktı, “bu koca eller, şu güzel götü böyle sıkar,” diye fısıldayarak bitirdi cümlesini.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Geri çekilmeye çalışırken balık gibi çırpınmam onu güldürdü ama yine de beni kıstırmak yerine serbest bıraktı. Yanaklarım anında al al olmuş, nefesim körük gibi hızlanmıştı; bedenim ona karşı her zaman savunmasızdı, tek bir dokunuşuyla aklımı başımdan alıp götürebiliyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gülümsedi, yanağımı okşayarak, “Kim ne takmış bakalım, biz de düğünlerinde ona göre bir şey takarız,” diye alay ederek konuyu dağıtmaya çalıştı. En çok takıyı babam ve Şebnem anne takmışlardı, amcam bana çok kalın, kelepçe gibi bir bilezik, Gurur’a da Reşat takmıştı, muşta hem beşi bir yerde hem de bir bilezik takmış, Gurur’a da altın takmıştı. Ailedeki herkesten en az bir bilezik takılmıştı, arkadaşlarımdan da tam altın ve bilezik gibi bir sürü şey gelmişti. Aynı zamanda yine babam Gurur’a beyaz altından, epey şık ve kendini gösteren bir saat takmıştı. Uzun süre bizi idare edebilecek, hatta bir kısmıyla küçük yatırımlar yapabileceğimiz kadar para vardı. Bacaklarım Gurur’un bacaklarının üzerinde parmağımı yalayıp paraları saymaya başladığımda Gurur o kadar çok gülmüştü ki sonunda bu anı hep hatırlamak istiyor gibi telefonunu çıkarıp beni video kaydına almaya başlamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunlar da amma çok şey takmış,” demişti Gurur söylenerek. “Şimdi biri evlenirse bizim ondan aşağı kalmamamız gerekecek. Öf ya.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir kısmını bankaya yatıralım bence,” dediğimi hatırlıyorum. “Vadeli bir hesap açarız.” Bu fikrim ona çok mantıklı gelmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Takıları sayıp ayırma işimiz bittiğinde, “Vural’a bak, hem bir sürü para taktı hem de Reşat takmış, bu düğünde en çok göbek atan kişi olmayı zaten hak ediyordu,” diye dalga geçmişti Gurur, o sırada göğsüne uzanmış yıldızları izliyordum. Şafağa çok yakın bir saatti, gökyüzü yavaşça alacalı bir renkle karanlığın pençelerinden sıyrılıyordu ama yıldızlar tüm güçleriyle parlamaya devam ediyorlardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Parmaklarım açık düğmelerin ardındaki çıplak göğsünde dolaşırken gözlerim yıldızlardaydı. Yorgunluk bir dalganın kıyıya çarpıp kumların üzerini boyadığı gibi birdenbire bedenimi altına alarak beni uykunun kollarına itmeye başlamıştı. Gözlerimi yumup onun göğsüne tamamen sokulduğumda, “İyi uykular, Gelinciğim,” dedi, bu beni uyku bir sis gibi etrafımı sardığında bile gülümsetebilmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
𓇢𓆸
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hâlâ uyuyorlar.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Elleme çocukları, uyusunlar. Dünün yorgunluğunu atsınlar.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Üzerlerini örteyim Gülbahar, bir örtü getirsene bana.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kahraman, havanın sıcağına bak, kurdeşen mi döktüreceksin çocuklara Allasen?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Uyuyanın üzerine kar yağar gülüm, bilmiyon mu? Tüm geceyi burada geçirdiyseler vay hâllerine, kesin grip olacaklar. Zeliha’nın üzerine şalı atmış da kendisi öyle yatmış kalmış, her yeri tutulacak oğlanın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben kahvaltıyı hazırlayacağım, çocukların hepsi çok yoruldular. Masayı kurarken uyandırırım kızları, sen de oğlanları uyandır. İkisini de bırak, dinlensinler, sofra hazır olunca tabak çanağın sesine dikerler zaten kulaklarını.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Annemin ve babamın sesini duyuyordum ama uyku öyle tatlıydı ki gözlerimi aralayıp oldukları yöne bakamıyordum. Gurur’un bedenimi saran kollarının biraz daha sıkılaştığını hissettim, beni göğsüne bastırdı. Burnundan verdiği nefesin saçlarıma yayılışıyla gözlerimi zar zor araladım. Çardağın kenarlarından sarmaşık gibi geçen asma dallarının gölgeleri yüzüme vurdu ama güneşin ışığının da o sarmaşıkların arasından çizgiler çizerek tenime dokunduğunu fark ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kafamı kaldırdığımda Gurur belime daha sıkı sarılarak ağzının içinde bir şeyler geveledi, sesi uykulu yükseliyordu. Kafamı çevirip ona baktım, uzun kirpikleri gözlerinin altındaki çukurlara yayılmıştı, yüzüne güneşin çizgileri belli belirsiz dokunuyor, yüzündeki kemiklerin yüksek gösterdiği kısımlar terle parlıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarım yukarı kıvrıldı, başımı tekrar göğsüne koyup gözlerimi kapatacaktım ki, “Akşam nasıldım ama?” diye sorduğunu duydum birinin, bu kişi Vural’dı. Gözlerimi tekrar aralayıp bahçeye baktım, ağaçların altından geçerken bir yandan hemen yanında esnerken ağzını kocaman açan Yener ile konuşuyordu. “Sırf Zeliha’yı gölgede bırakmayayım diye kendime hakim oldum, yoksa daha güzel oynardım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener eliyle ağzını kapatıp bir kez daha esnedi, ardından omzunun üstünden Vural’a baktı. “Tebrik ederim, Oryantal Star yarışmasını tekrar çekmeye karar verirlerse senin için özel olarak bir katılım formu doldurup yarışmaya mail göndereceğim kanka.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok ama Roman Star olursa düşünebilirim bunu,” diye dalga geçti Vural.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tamam düşün sen,” diye geçiştirdi Yener, Vural’ı. Ardından cebinden telefonunu çıkarıp gözlerini eve dikti. Sonunda uykumun açıldığını fark ederek yavaşça kafamı Gurur’un göğsünden kaldırdım. Gurur, “Kıpır kıpır durmadın,” diye homurdandı uykulu bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi ona çevirdiğimde, ela gözlerinin açık olduğunu görünce elimde olmadan sırıttım. “Burada uyuyakalmışız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Temiz havada uyumak iyidir,” dedi, alt dudağını yalayıp yavaşça gülümsedi. “Günaydın yavrum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Günaydın.” Uzanıp yanağından öptüm, ardından hızlıca geri çekilerek ayaklanıp çardaktan indim. Arkamdan meraklı meraklı baktığını hissedebiliyordum. “İyi hissediyorum, gidip anneme yardım edeceğim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Babam elinde bahçe hortumuyla annemin çiçeklerini sularken, “Günaydın,” diye seslendi bana, ardından Gurur’a doğru döndü. “Oğlum, git duş al, kahvaltıya in. Üstünle başınla oturma sofraya.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Evin kapısını itip içeri girmek üzereyken dönüp omzumun üstünden Gurur’a, ardından babama baktım ve gülümsedim. Bu sabah gerçekten ailemize yeni biri katılmış gibi hissediyordum. O sabah, hep birlikte uzun uzun kahvaltı ettik, sohbet dallanıp budaklandı, çay bardakları sık sık çayla dolduruldu. Masadaki tabakları topladığımız sırada, “Ee?” dedi babam. “Ne zaman yola çıkacaksınız?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarım anında çatıldı, elimde tabakla babama doğru dönüp, “Beni hemen Isparta’ya postalamak niyetindesin herhâlde baba?” diye homurdandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Lafa bak lafa. Burası senin evin sıpa, nereye postalıyormuşum seni?” Babam kaşlarını çatarak bana baktı. “Ben balayınızı diyorum. Gurur birkaç gün boyunca sahil kıyılarını gezeceğinizi söyledi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bakışlarım Gurur’a çevrildi, çay bardağını dudaklarına götürürken bana muzip gözlerle bakıyordu. Ne kadar itiraz etsem de bunu yapacaktı, tam ağzımı aralayacaktım ki, “Fethiye’ye, Göcek’e falan da gidin,” dedi annem. “Sezon tam açılmadı, boğucu bir kalabalık yoktur. Şu sıralar tam da gezilecek zamanı oraların. Sarıgerme’ye kesin gidin. Ne severdik oraları değil mi Kahraman?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Götürürüm karımı istiyorsa, çocukları sağsalim gönderdiğimiz vakit kalkar bir gideriz,” dedi babam keyifle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bahçe kapısı itilerek açılınca omzumun üstünden o yöne baktım. Yengem ve ikizler içeri girdiler, yengemin elinde bir börek tepsisi vardı vardı. Kapı kapanmadan Kurtuluş amcam da kapıda belirdi. O günden bu yana yengem bana bakarken sık sık gözlerini kaçırıyordu, gülümsemeye gülümsüyordu ama hâlâ bana karşı kendini kötü hissettiğini fark edebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcam çakır gözlerini babama çevirerek, “Kim gidiyor Sarıgerme’ye?” diye sordu, varlığı bahçenin içini anında doldurmuştu. Ketumdu, sık sık gülmezdi, insanlar ondan başta çekinir, sonrasında çok saygı duyarlardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gurur ve Zeliha’yı gönderiyoruz, kıyı kasabalarında dolaşacaklar,” dedi babam. “Kahvaltıyı da kaçırdınız. Ben sana çabuk gel demedim mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sinan sabah arabamı kaçırıp tekeri patlatmasaydı gelirdim hemen,” diye söylendi amcam, Sinan’a yandan öyle bir bakış attı ki, Sinan anında hızlı adımlarla ondan uzaklaşıp sandalyelerden birine oturdu. Amcam, Gurur’a başıyla selam verdi, masaya doğru yürüyüp beni kendine çekerek kafamın üzerinden öptükten sonra, “İyi misin amcam?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyiyim amca, otur çay doldurayım sana,” dediğimde, “Elim var, kendim doldururum,” diyerek gülümseyip sandalyeyi çekti ve oturdu. Simge, annesinin elinden börek tepsisini alırken Yener’in gözleri ondaydı, amcamın bakışlarının ona çevrildiğini fark ettiğinde ise gözlerini hızla farklı bir yöne kaydırıp oturuşunu dikleştirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur’a başımla evi işaret ederek, elimde tabakla eve doğru yürümeye başladım. Çok geçmeden arkamdan eve girdi, birlikte mutfağa girerken elimdeki tabakla ona dönüp, “İlla tatile gideceğiz yani öyle mi?” diye sordum ona dik dik bakarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gideceğiz tabii,” dedi, “adet böyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin canın kıyı kasabalarını dolaşmak istiyor bence,” dedim, tabağı tezgaha bırakıp ona doğru döndüm. “Tadını tuzunu kaçırmak istediğimden değil ama konuşulması gerekenler var Gurur.” Bu konuşmayı yapmak istemiyordum, eminim o da istemiyordu ama daha fazla bundan kaçamazdık. Gözlerimin içine ne diyeceğimi biliyormuş gibi bakması beni bocalatınca sırtımı tezgaha dönerek kalçamı yasladım. “Zaten biliyorsun ne söyleyeceğimi, değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedi sadece, birdenbire havası değişmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elimi enseme attım ve sonunda kafamı kurcalayıp duran o şeyi dile getirdim: “Tehlikedeyiz, değil mi? O adam senin peşindeydi Gurur. Hedefi ben gibi görünsem de asıl hedef sendin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Cevap vermedi, bakışları bomboştu, gözleri bana bakıyor ama baktığı yerdeki kişi ben değilmişim gibi görünüyordu. Bir süredir benden gizlediğini sandığı o yüz, maskesinin birdenbire derisinin üzerinden kayıp gitmesiyle gözlerimin önünde belirmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni dinliyor musun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dinliyorum sevgilim,” dedi, sesi donuktu, yine de gülümsemeye zorladım kendimi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O zaman soruma bir cevap verecek misin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benim tehlikede olmadığım tek bir an var mı sanıyorsun?” Bu cevap, gözlerimizin birbirine yaslanmasıyla içimde derin bir yankı uyandırdı. Bir soru gibi görünse de verilmiş en gerçek, en büyük cevaptı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu konunun bir anda kapanmayacağını biliyordum zaten,” dedim sessizce. “Ama beni tamamen bunun dışında tutmanı da anlamıyorum. Neler olduğunu bilmeye hakkım yok mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sadece, “Her şeyi halledeceğim,” dedi ve bu benim yüzümdeki ifadenin biraz daha solmasına neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neler olduğunu bilmeye hakkım yok mu?” diye sordum tekrardan, şimdi sesim daha cılızdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benimle ilgili her şeyi bilmeye hakkın var.” Bana doğru bir adım attı, yüzündeki o donuk bakış kaybolmamıştı, hâlâ orada duruyordu. “Arka planda bir şeylerin devam ettiğini bildiğini bildiğim için sesimi çıkarmıyordum. Kolay şeyler yaşamadın Zeliha.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedim, “sen de öyle. Tüm bunları tek başıma yaşamadım ben Gurur. Oradaydın ve benim kadar hasar gördün.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu an önceliğim seni korumak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir şeyleri gizleyerek beni koruyabileceğini düşünüyorsan, bu büyük bir hata olur. Her zaman bir sonraki adımımın bana ne getireceğini bilmeden hareket edemem, asıl bu benim başımı belaya sokmaz mıydı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Her an yanında olacağım,” dedi sadece.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bak biliyorum, zor bir gebelik geçirdiğim ve yaşadıklarım ağır şeyler olduğu için çoğu şeyi benden gizlemeye çalışıyorsun ama bu şekilde beni endişeden uzak tutmuyorsun, daha çok endişelendiriyorsun. Bilmek evet acıtır ama bilmemek sadece korku yaratır. Bilmek istiyorum. Korkmak istemiyorum Gurur.” Ona daha dikkatli baktım, bir parça gerçek koparma ihtiyacıyla ona diktiğim bakışlarıma kayıtsızlıkla karşılık vermesi kaşlarımı çatmama neden oldu. “Anlıyorsun beni değil mi? Korkuyla yaşamak istemiyorum Gurur. Bir sonraki gün neler olacak korkusundansa, neler olacağını bilerek, her şeye hazırlıklı yaşamak istiyorum. Bunu kaldırabilirim, biliyorsun. Her zaman kaldırdım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerini yumdu, söylediklerimin ona ağır geldiğini hissettim ve ona böyle hissettirdiğim için kendimden nefret ettim ama bir yanım haklılığımı bağırarak haykırıyor, isteğimin bencilce olmadığını söyleyerek beni rahatlatıyordu. Tekrar gözlerini açtığında ela gözlerinde bir boşluk görürüm sanmıştım ama o gözlerde gördüğüm şey anlayıştı. Beni anlıyordu, ne söylemeye çalıştığımın, neyi anlatmak için dil döktüğümün, neler hissettiğimin, her şeyin farkındaydı. Görülmek ve anlaşılmak beni rahatlattı. Elini yanağıma kaydırıp, büyük avucuyla yüzümü neredeyse tamamen kapladığında gözlerimi kaldırıp ona dikkatlice baktım. Dudağının arasından çıkıp bana ulaşacak her kelimeye razıydım. Başını ağır ağır aşağı yukarı salladı, bu neyin kabullenişiydi bilmiyordum ama içimi bir nebze olsun ferahlattığı kesindi. Eğilip alnımı öperken avucunu yanağımdan çekmedi, dudaklarını alnıma uzun uzun bastırıp, dudakları hâlâ oradayken boğuk bir sesle konuştu: “Anlatacağım bebeğim,” dedi, sesi güven veriyordu; bıçaklar yoktu, kadifeler vardı ama her zaman bilirdim ki bu kadifenin içinde bir bıçak gizleniyor olabilirdi. Onu bu hâliyle sevmiştim. “Her şeyi anlatacağım. Ama bunu balayımızdayken yapmak istemiyorum. Bize biraz zaman ver, kutlamamız gereken bir şey var.” Dudaklarını alnımdan çekip gözlerimin içine tüm gerçekliğiyle baktı. “Sonra sana söylemem gereken bir şey olacak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tedirgin mi olmalıydım yoksa bana söyleyeceklerinin olması beni rahatlatmalı mıydı bilmiyordum. Sorup irdelemek, tam şu an öğrenmek istiyordum ama onu daha fazla sıkıştırmak da istemiyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sadece, “Kötü bir şey mi?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Her zamanki şeyler,” dediğinde kaşlarımı kaldırdım. “İyi mi kötü mü henüz karar veremedim. Beyaz ya da siyah değil. Gri.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İşte şimdi daha çok merak ediyorum,” dedim sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yanağımı okşamaya devam ederken, “Şu an tadını çıkarmamız gereken şeyler var,” dedi sadece.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Korktum,” dediğim anda duraksadı, gözleri yüzümde uzun uzun asılı kaldı ama hiçbir şey söylemedi. “Dün gece düğünde bir şey olmasından korktum. Önümü göremiyorum, bu yüzden neler olduğunu bilmem gerek, anlıyorsun değil mi? Dün gece bir facia yaşanmasından korktum, çünkü hiçbir şey bilmiyorum. Gözümü hastanede açtım, her şey altüst olmuştu ve ondan sonra bana hiçbir şey anlatmadın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çünkü tüm bunların nedeni, yaşadığın her şeyin nedeni buydu. Sana yaşatılanlardan sonra karşına geçip her an o konudan bahsetmek ne tür bir bencillik olurdu biliyor musun? Özellikle stresten uzak durman gerekirken,” dedi, ona hak verdim ama yeterli gelmedi, bir şeyleri bana anlatmayarak beni koruyamazdı ve bilmemek de strese girmeme yol açıyordu. “Dün gece bir şey olmayacağını biliyorum, ondan önceki gece de öyle. Bir süre kimsenin hiçbir şey için harekete geçemeyeceğini biliyorum çünkü biz zaten hareket hâlindeyiz. Tek bilmen gereken bu. Şu an tehlikede olan sen değilsin, sana bunu yaşatan kişi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir şey söylemek yerine sessizce gözlerinin içine baktım. “Yemin ederim,” dedi ondan bir söz veya yemin beklemeden ona inanmış olmama rağmen. “Şu an tehlikede değilsin. Senin etrafında pervane gibi döndüğümüzün farkındalar. Herhangi biri sana yaklaşamayacak kadar tehlikeli bölge olarak görüyor seni.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ama sana yaklaşabilirler ya da sevdiğimiz başka birine,” dediğimde, “Hayır,” dedi sakince. “İt gibi korktukları için ortalarda değiller, izlerini kaybettirmek için birbirlerini bile harcayabilecek konumdalar. Şu an onun yanında bir ekip yok, itleri dağıldı, yanında varsa bir avuç insan vardır ve onlara da tam olarak güvenemeyecek pozisyonda.” Söyledikleri karşısında çok fazla şey bildiğini fark edip kaşlarımı çattım, aldırış etmeden konuşmaya devam etti. “Şu an saklandığı delikten çıkamaz. Çıkamıyor. Olur da çıkacak olursa bu seni korkutmasın çünkü çıktığı anda korkması gereken tek kişi o olacak. Yanlış bir hamle yaptı, bunun bir bedeli olacağının ve yanlışı bir strateji uyguladığının henüz farkında değil.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Onu tanıyor musun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yüz yüze değil,” dedi sadece.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yani olur da şimdi bu evden çıkıp birkaç gün birlikte vakit geçirirsek ve yalnız olursak, seni yalnız yakaladıklarını düşünüp sana bir şey yapmayacaklar?” Sorum karşısında şaşkınlıkla yüzüme baktı, aslında tek korkumun bu olduğunu fark etmiş olmalıydı ki derin bir nefes alarak beni kollarının arasına çekip sıkıca sarıldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seni tehlikeye atacak bir hamlem olur mu benim bu saatten sonra?” diye sordu kollarını sıkıca bedenime sarıp, beni göğsünde saklarken. “Bir şey olacağını düşünsem, bir şey olacağına ihtimal dahi versem, arkamızda bir orduyla dolaştırmam mı ben seni yanımda? Korkma. Şu an ne yaptığımı biliyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle diyorsan.” Kollarımı beline sarıp sessizce göğsüne gizlendim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle diyorum. Ben yanındayken saçının teline rüzgâr değse, rüzgârın bile en büyük düşmanıyım bundan böyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana inanmadığımdan değil, sana kimseye inanmadığım kadar inanıyorum ben,” diye fısıldadım. “Sadece senin de güvende olduğunu, iyi olduğunu bilmek istiyorum. Sadece kendimi düşünmemi bekleyemezsin benden. Ben seni de düşünmek zorundayım. Biliyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biliyorum yavrum, senin için yaşıyorum, senin için devam ediyorum, senin için savaşıyorum ve bu hep böyle olacak.” Elini belimden kaydırıp karnıma dokundu, sanki aynı şeyleri bana söylediği gibi, bebeğimize de söylüyormuş gibi hissettiren dokunuşu beni sakinleştirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sorun yok tamam mı güzelim?” Gözlerimin içine daha yoğun gözlerle baktı. Başımı yavaşça salladım, dudakları şefkatle yukarı kıvrılsa da gözlerinde daha derin bir ifade vardı. “Ben varken sorun yok. Sen varken sorun yok. İkimiz de güvendeyiz.” Gözlerini karnıma indirdi. “Üçümüz de güvendeyiz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yutkundum, söyleyecek bir şeyim kalmamıştı. Sırtımı ona dönüp tezgaha ellerimi koyarak derin bir nefes aldığımda ellerini belimin kenarlarına yerleştirip parmaklarını belime yavaşça bastırdı. Dokunuşu başımı döndürdü, bu kadar hızlı etkilenmek de benim lanetimdi. Dudaklarını boynumda gezdirdi, öpmedi, sürtünüşü kuvvetli bir kıvılcımın içinde çakmasına neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Boynun çok güzel kokuyor,” diye fısıldadı, sesi ateşe çağıran bir günah gibiydi ve insanın ateşi arzulamasına neden olacak kadar tehlikeliydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sadece boynum mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudakları, boynumun üzerinde yukarı kıvrıldı ve bu yutkunmama neden oldu. “Her yerinin kokusuna bayılıyorum. Hele bir koku var ki aç bir kurda dönüşmeme neden oluyor her defasında,” dedi, sesinin tınısında gizlenen tutkuyu yakaladım, dokunuşu ve dudakları da bu tınıdaki tutkuya karışarak bedenimi sardı. Duruşum dikleştirmeye çalıştım. Bunu fark edince dudaklarını boynumdan çekmeden bu kez sesini duyurarak güldü, genizden gelen sesi başımı döndürdü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yapma şunu,” diye fısıldadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neyi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Böyle şeyler işte,” dedim aceleyle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne yaptığımı söylersen sana yardımcı olabilirim yavrum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biliyorsun ne söylemeye çalıştığımı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarını omzumun baş kısmına dokundurdu, öptü, yavaşça yana kaydırıp boynumun başladığı çizgiyi koklayarak öptü. “Hım?” diye fısıldadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni heyecanlandırmayı kes dümbük.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dümbük mü? Kocanım ben senin.” Dişlerini birden boynuma bastırınca donup kaldım, gözlerim iri iri açıldı. Canım acımadı ama dişlerinin derime tehditkar bir dokunuş bıraktığını hissedebildim. “İnsan kocasına böyle yakışıksız şeyler söylemez.” Dilini dışarı çıkarıp dişleriyle geçtiği noktaya sürtünce belim içeri doğru büküldü, kalçalarım onun kasıklarına adeta yaslandı ve burnundan sert bir nefes bıraktığını duydum. “İnsan kocasına böyle eziyet de etmez,” diye ekledi kısık bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kim kime eziyet ediyor? Sen yapıyorsun hep.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Geri çekildi, bir an geri çekilmesi karşısında şaşkınlıkla ona doğru döndüm ve ben bunu yaptığım anda belimi kavradı ve ayaklarımı yerden keserek beni havaya kaldırıp tezgahın üzerine oturttu. Gözlerim iri iri açılsa da kaçmaya çalışmadım, ellerimi omuzlarının üst kısımlarına koyup ona bakmaya devam ettim. Bacaklarımın arasına girdiğinde bunun doğru olmadığını bilsem de bacağımı beline dolayıp topuğumu kalçasına bastırdım, ayağımdaki terlik kayıp yere düştü. Bu onu güldürdü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biri gelecek,” diyebildim, yüzü yüzüme çok yakındı ve bir adım sonrasının çarpışan dudaklarımızla sonlanacağını hissedebiliyordum. Hissettiğim en güzel gerilimdi. Bundan hoşlandığımı bildiğini biliyordum, zaten beni böyle köşeye sıkıştırmasının tek nedeni bundan haz aldığımı bilmesindendi. Dudaklarını tekrar boynuma yaklaştırıp, burnundan sert ve sıcak bir nefes vererek boynumun derisini ağzının içine topladı. Gözlerim geriye doğru kayarken saçlarını kavradım, tırnaklarımı saç diplerine bastırdığım an boynuma doğru hafif bir hırıltı çıkardı. Birbirimizle oynamaktan aldığımız hazza rağmen şu an ailemin evinde, ailemin mutfağında onunla bu kadar yakın olmak doğru değildi. Her an birine yakalanabilirdik.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çok geçmeden mutfağın kapısı açıldı ve Biricik, “Ay pardon!” diye bağırdı. Gurur, Biricik’in sesini duyduğu anda bacaklarımın arasından çıkarak sırtını kıza dönüp ensesini kaşımaya başladı. Ben de pancara dönmüş yüzümle Biricik’e bakıp, “Şey,” diyebildim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ney? Ay yani. Ben şey. Biraz meyve suyu almaya gelmiştim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur, hızlıca Biricik’in yanından kayıp geçerek mutfaktan çıktığında, Biricik’in gözleri yüzüme çevrildi; ikimiz de kızarmıştık ve birbirimize bakamıyorduk. Sonunda, “Sen al o zaman meyve suyunu,” diyerek tezgahtan yavaşça inip etrafıma çaresiz bakışlar atmaya başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gurur az önce meyvenin suyunu sıkıyordu herhâlde,” dedi Biricik birden, donup kaldım ve gözlerim ona hızla çevrildiğinde, bakışlarının boynumda olduğunu fark ettim. Elim boynuma giderken, “Nasıl laflar bunlar ya?” diye bağırdım telaşla. “Hep Devran denen adam bozuyor senin bu gül goncası gibi ağzını.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Biricik sırıtarak, “Ay neden utandın ki? Kocan sonuçta, tadını çıkar,” dedi ama tüm bu bilgiç lafları utancını gizlemek için ettiğini anlayabiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zamanında ben de sizi böyle basmıştım,” dedim ona dik dik bakarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Biricik bir an durdu, sonra, “Yoo basmadın,” dedi hızlıca ama “Evet sen o sırada renkli rüyalar otelindeydin, beni görmemiş olabilirsin. Kendimi keeping house gibi hissettiğim bir andı,” diye cevabı yapıştırdım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gıcık,” demekle yetindi, hızla buzdolabını açıp meyve suyu kutusunu kaptığı gibi başka bir şey duymak istemiyormuş gibi koşar adımlarla mutfaktan çıktı. Elim boynumda bir süre mutfağın ortasında tek başıma kalsam da sonunda mutfaktan çıkabildim. Üst kata giden ahşap merdivenlerin önünde Simge ve Yener’i görünce kaşlarım havaya kalktı ama onlar beni görmedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hiç mi?” diye soruyordu Yener yalvarır gibi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Babama ne diyeceğim Yener? Isparta’da değil, Muğla’dayım. Diğerleriyle dışarı çıkıyor olsak hiçbir şey demez ama tek başıma çıkamam. Kızacağından değil, kızmaz ama gözünü sana nasıl dikiyor görmedin mi? Ben gördüm çünkü.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kollarımı göğsümün üzerinde toplayıp, “Amca, bir şey mi lazım?” diye sordum ve ikisi de bir an irkilerek bana doğru döndüler. Dudaklarımdaki muzip tebessüm, koca bir sırıtışa dönüştü. “Amcamdan gizli buluşmaya mı gideceksin kız?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne buluşması be salak,” diyen Simge hızla sırtını bana dönerek merdivenleri çıkmaya başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aa utancından yolu şaşırdı,” diye gülerek merdivenlere yönelip omzumun üstünden Yener’e baktım. “Amcam seni gül dalı gibi budar şekerim, haberin olsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener kaşlarını kaldırarak, “Bakmayayım diyorum da boynunu elektrikli süpürgeyle çekmişler gibi görünen ben değilim sensin şekerim,” dedi ve donup kaldım. “Dyson Gurur nerede?” diye sorarak yanımdan geçip dışarı doğru yürümeye başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Köpeksin köpek.” Avucumun içini boynuma koyarak üst kata çıktım. Simge yüzünü asmış, odamın kapısının çaprazında duran duvara yaslanmış beni bekliyordu. “Neden asıyorsun yüzünü?” diye sordum merakla, avucum hâlâ boynumdaydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Simge, “Akşam herkes uyuduktan sonra deniz kenarına gidelim mi diye sordu ama gidemem, babam görecek olursa onu bu kez gerçekten döver. Zaten dün gece gözünü bir an olsun Yener’den ayırmadı,” diye homurdandı. Gözleri elime kaydı. “Boynun falan mı ağrıyor?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok,” dedim gözlerimi kaçırarak. “Hem gidin, ne olacak? Geç saatte giderseniz amcamın nereden haberi olsun. Bizde kalıyorsun zaten. Bu gece de bizde kalacaksın değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bilmiyorum, babam eve gel, seni özledik falan dedi…” Derin bir nefes aldı. “Şu boynunu bırakacak mısın artık? Ne oldu?” Bileğimi aniden kavrayıp elimi boynumdan uzaklaştı, bakışları boynuma kaydığı anda yeşil gözleri iri iri açıldı. “Ha?” Gözlerini yüzüme çevirirken kaşları da havaya dikilmişti. “Kaşla göz arasında emcüklenmişsin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ya hayret bir şeysiniz,” diyerek elini itekledim. “Gidip şunu kapatıcıyla bir şeyle kapatmam lazım, zavallı babacığımın kalbine inmesin şimdi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gurur sabah kahvaltısında yürek yerine gözleme yemişti aslında ama…” dedi Simge kollarını göğsünün üzerinde birleştirerek. “Neyse, gel kapatalım şunu. Özdağ ailesi ilk günden damat dövdü diye laf çıkmasın.” Odamın kapısını açıp içeri girdiğinde ben de arkasından girdim. “Balayına gideceksiniz değil mi? Küçük bir çanta hazırlayalım mı sana? Ne zaman gideceğinizi söyledi mi Gurur?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Söylemedi ama yarın gideriz sanırım. Ben sizin de bizle gelmenizi istiyordum.” Odamın kapısını kapatıp yatağımın ucuna oturdum. “Kalabalık olunca Gurur da güvendeymiş gibi hissediyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Simge, makyaj masasının önünde durup aynanın yüzeyinden bana baktı. Her ne kadar sakin görünüyor olsa da gözlerine çöken endişeyi görebiliyordum. Derin bir nefes alıp, elinde kapatıcı şişesiyle bana doğru döndü. “Bir gelişme mi var?” diye sordu, sesi tereddütlü yükselmişti, büyük ihtimalle bu konuyu gündeme getirmek istemiyordu çünkü kendimi kötü hissetmemden çekiniyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hiçbir şey söylemiyorlar ama bir şeyler döndüğü kesin,” dedim sadece. “Bunun peşini bırakacak adamlar değil onlar.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Simge yanımdaki boşluğa oturup, bir dizini yatağın üzerine çekerek bana doğru döndü. “Babamdan bir şeyler duydum,” dedi, gözlerim hızla Simge’ye çevrildi ve merakla gözlerinin içine baktım. “Amcam ve babam Gurur’u köşeye çekip sormuşlar yine, bir şeyler öğrenmişler. Evet, ekip bu olayda parmağı olan herkesin peşindeymiş. Babam pek detay vermedi ama bir sorun olsaydı düğünde herkes diken üzerinde olurdu değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle olurdu,” dedim başımı aşağı yukarı sallayarak. İnanmak istediğim buydu belki de.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu olay hallolacak ve kimsenin saçının teline zarar gelmeyecek Zeliha,” dedi Simge, yüzüme düşen saç telini kulağımın arkasına sıkıştırmadan hemen öncesinde. “Her şey yoluna girecek.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Girecek değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet. Artık korkması gereken sen değilsin. Korkması gereken onlar.” Elini elimin üzerine koyup avucunun içine aldığı elimi yavaşça, destek olmak ister gibi sıktı. “Kimse bu işin peşini bırakmış değil. Bırakamaz da zaten.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başımı yavaşça sallayıp elimi elinin altından çekerek, “Kapat şu ayının yarattığı şeyi ya,” diye alay ettim. Modum düşmüştü ve Simge’nin bunu görebildiğini biliyordum. Yine de gülerek, “Damga kardeşi olduk,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sırıtarak komodinime doğru eğildi, çekmeceden ıslak mendili çıkarıp boynuna sürtmeye başladı. Saniyeler sonra üzerinde iki küçük çürük izi olan boynu açığa çıktı ve ıslak mendil kapatıcının rengini aldı. Gözlerim iri iri açılırken, “Sadece sen mi yaşıyorsun bu hayatı?” diye sordu pis pis sırıtarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kont Drakula tarafından emilmiş gibi görünüyorsun. “
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seni kim emdi? Edward Cullen mı?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne münasebet? Damon Salvatore tabii ki,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Simge kapatıcıyla boynumu kapatırken beni güldürecek lakırdılar etmeye devam etti, başaramadığını söyleyemezdim çünkü bir süre sonra konunun karanlığından çıkarak gerçekten içten bir şekilde gülmeye başlamıştım. Odadan çıkmadan önce kendi boynunu da kendi kapatıcısıyla güzelce kapattı, pudrayla sabitledi ve “Yener ile yakınlaştığımı düşüneceklerine, Kont Drakula’nın varlığına inanan deli bir fun girl olduğuma ve ilkokul beşinci sınıfta sınıf arkadaşlarıma Edward emdi demek için kendi boynumu çimdiklediğim gibi yine kendi boynumu çimdiklediğime inanmalarına razıyım,” dedi son derece ciddi bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Akşamüstüne doğru duş almış, yine boynumu kapatıcıyla bir güzel kapatmış, üzerime boyundan bağlamalı toz pembe uçuş uçuş bir elbise giyerek bahçeye inmiştim. Babam mangalın başındaydı, ateşi yelliyor, bir yandan da amcam ve Muşta ile ayaküstü sohbet ediyordu. Lambalar henüz yanmamıştı çünkü güneşin turunculuğu hâlâ yeryüzüne gölge gibi düşüyor, bahçe mavinin ve turuncunun hoş bir tonuyla aydınlanıyordu. Ayça ve Gaye oturmuşlar, közlenmiş biberleri ve patlıcanları soyuyorlar, Vural ile Nihan omuzlarıyla birbirlerine vurup cilveleşerek salata yapıyorlardı. Çolpan bahçenin ortasına büyük bir seksek çizmişti, Bora ile Dide onun yanındaydılar ve Çolpan onlara oynayabilecekleri bir oyun alanı yaratarak ikisinin de dikkatini üzerine çekmeyi başarmıştı. Yener’in de yanlarına gittiğini gördüm, taşı alıp kutulardan birine doğru attı ve tek bacağının üzerinde kutulara zıplamaya başladı. Bora onu gördüğü anda kıkırdayarak taklit etmeye başlamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Arkadaşlarıma yardım etmek için masaya ilerlerken gözlerim Gurur’u aradı. Masanın önünde durup tabakları yerleştirmeye başladım ve köşede telefonuyla oynayan Yaman’a, “Gurur nerede?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Balığa gitti,” dedi bana bakmadan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ciddi bir şey sordum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben de ciddi bir cevap verdim,” diyerek kafasını kaldırıp bana tuhaf tuhaf baktı. “Sen bu bebeği doğurana kadar inşallah ülkeye balık kıtlığı getirmezsin. Kocan sana mangalda balık yapacakmış.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yapay bir şekilde gülüp gözlerimi devirerek, “Senin de karının canı bir şey istediğinde görürüm ben seni,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yine başladı, yine başladı!” diye bağırarak ayaklandı Yaman. “Uzak dur benden ya.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kaçamazsın bir gün ansızın yakalar seni söylediklerim.” Sırıtışım genişledi. “Kendini manavda karına karpuz seçerken bulursun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Git,” dedi Yaman ve arkasına bakmadan sandalyesini alıp ağacın arkasına koyarak benim onu göremeyeceğim bir açıya yerleşti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Onu sinir etmeyi aşeriyor olabilir miyiz ya?” diye sordum bir elimi karnıma koyarak. “Bir balık, iki Yaman amcayı sinir etmek.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Simge gülerek, “Rahat bırak çocuğu,” dedi, “canından bezdirdin kaç gündür.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yaman’a sarmazsam Yener’e sararım, yani ne istediğine dikkat et,” diye alay ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener, Simge’nin omzuna bilinçli bir şekilde omzunu sürterek ikimizin arasında durup, “Bana neden saracakmışsın?” diye sordu ve omzunun üstünden Simge’ye imalı bir bakış attı. Simge gözlerini kaçırıp önündeki işle ilgilenmeye başladı ama kulağının bizde olduğunu hissedebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Canım arkadaşım, bilmezmişsin gibi konuşma, bu hayatta en çok sana sarmayı severim ben,” diyerek onun Simge’ye yaptığını ona yapıp omzumla omzuna hafifçe vurdum. “Hele amcamın önünde sana bulaşmak en sevdiğim şey.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener gözlerini devirip geri çekildi, ardından bakışlarını Simge’ye çevirdi. “Şş, naber?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi,” dedi Simge bıyık altından gülerek ama ona gözlerini bir an olsun dokundurmayarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Akşam benimlen limon ağacının altında buluşur musun?” diye sordu Yener sırıtarak önündeki tabağın tozunu alırken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Babam seni limon gibi sıksın istiyorsan, neden olmasın?” diye karşılık verdi Simge aynı şekilde sırıtarak tabakları yerleştirirken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen sık istiyorum ben.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Düşünürüz bunu,” diye fısıldadı Simge yine ona bakmadan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Midem ağzıma geldi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener aniden bana doğru döndü. “Miden mi bulanıyor?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gözümün önünde kuzenimle fingirdeştiğin için midem bulandı, yoksa bebeğimin bana verdiği herhangi bir rahatsızlık mevzu bahis değil,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kıskanma beni, cicim ayların bitti evli çocuklu bir kadınsın diye hep bu fesatlığın fettanlığın. Anlamadık sanki,” dedi Yener sırıtarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben en azından artık babamın önünde kocamı yanağından öpebiliyorum, sen daha kafanı çevirip Simge’nin yüzüne bakamıyorsun korkudan, üstelik etrafta amcam bile yok.” Üstünlük taslayan bir bakışla onu süzüp küçümsedikten sonra saçlarımı savurarak dönüp oradan uzaklaşmaya başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bahçenin kapısı tekrar açıldığında Gurur elinde siyah bir poşetle içeri giriyordu. Beni gördüğü an dudakları yukarı kıvrıldı. Üzerinde siyah bir gömlek, altında beyaz pantolon vardı ve saçlarını sıcaktan dolayı arkaya doğru taramıştı. Balık poşetini babama uzatırken, “Balıkları temizlettim baba,” dedi. Babam omzunu sıkarak ondan uzaklaşıp poşetin içindeki balıkları mangalın önündeki tepsiye döktü. Babama baba demesi o kadar hoşuma gitti ki ona doğru yürürken dudaklarıma yerleşen sırıtışı silemedim. Kolunu boynuma sararak beni kendine doğru çekerken, “Pembe nasıl da yakışmış benim karıma,” diyerek dudaklarını şakağıma bastırdı. Gözlerini masaya çevirdi. “Yardım lazım mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ayça, “Yok, Vural ve Nihan salatayı yaptılar, biz de közlenenleri temizleyip salata yaptık ama istersen mangala yardım et,” dediğinde, Gurur başını sallayarak tekrar dudaklarını şakağıma bastırıp beni yavaşça bıraktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Akşam yemeği için nihayet masaya oturduğumuzda amcam, yengem ve ikizler de gelmişlerdi. Gurur, sabah yola çıkabileceğimizi söylemişti, henüz sabah pek hevesli değilken şimdi onunla kısa da olsa tatil yapacağım için kendimi heyecanlı hissediyordum. Yemek boyunca sohbetler edildi, babam ve amcam bir küçük rakı açtılar ve Muşta dışında onlara eşlik etmek isteyen olmadı. Herkes dün akşamdan sonra epey yorgundu, hatta her ne kadar sapasağlam dursalar da çoğunun hâlâ akşamdan kalma olduğunu görebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcam, kadehini Muşta’nın kadehine vururken, “Ee komtan,” dedi, “sadece tek çocuğun mu var?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Muşta gülerek, “Evet, sadece bir kızım var,” dediğinde Cenan’ın bakışlarının Muşta’ya dokunduğunu hissettim, ardından çatalını önündeki ete batırıp sessizce başka bir yöne baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Başka çocuk istemiyor musunuz? Kızınız da büyümüş hazır, bir kardeş iyi olurdu. Çocuklar bir arada büyüyünce güzel oluyor,” dedi amcam kadehi dudaklarına götürürken. “Simge doğduktan sonra bir süre büyümesini bekledik, sonra da Allah bize ikizleri verdi. Çok çocuk gözünü korkutmasın, eve neşe oluyorlar.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dide, annesinin yanında oturduğu sandalyeden hızla zıplayarak inip babasının yanına gitti, Muşta onu dizine oturtunca, “Kurtuluş amca çok haklı, baba,” dedi hevesli bir sesle. “Ben abla olmak istiyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Cenan’ın elindeki çatal servis tabağının içine gürültüyle düşünce Muşta’nın bakışları kızından ayrılarak Cenan ablaya çevrildi, kısacık bir an ona baktıktan sonra yorum yapmadan kızının saçlarını okşamakla yetindi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İkizlerden az çekmedin Kurtuluş,” diye dalga geçti babam ortamı yumuşatmak istiyormuş gibi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin Eymen’den çektiğin kadar çekmedim. Gerçi Sinan Efendi, Eymen abisini hiç aratmıyor.” Amcam, Sinan’a gözlerini kısarak baktı. “Bir daha o arabayı kaçırmaya kalkış, seni arabaya teker diye takıyor muyum takmıyor muyum hadi bakalım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Erkek çocuğuyla uğraşmak büyük dert, kız çocuğu çiçek gibi,” dedi babam, Eymen ona dik dik bakınca, “Ben seni baş belasıyken de seviyorum babam,” diyerek sırıttı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İnsanın kendi çocuğu en büyük baş belası da olsa tatlı gelir ona,” dedi Muşta. Dide onun göğsüne başını yasladığında dudaklarında şefkat yüklü bir tebessüm büyüdü. “Ama ben çiçeğimin kardeş istediğini bilmiyordum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Cenan aniden oturduğu yerden kalktı, duydukları sinirini bozmuş gibi yüzünde bariz bir rahatsızlık ifadesiyle, “İyi akşamlar dilerim. Ellerinize sağlık Kahraman Bey,” diyerek masadan uzaklaşmaya başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Babam, “Hayırdır inşallah kızdıracak bir kelamımız mı oldu?” diye sordu sessizce, sadece Muşta’nın duyabileceği kadar alçak bir ses tonuyla ama ben doğrudan onları izlediğimden aralarında geçen konuşmaları anlayabiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Muşta’nın bakışları evin kapısından içeri giren Cenan’a çevrildi, ardından derin bir nefes alarak önünde duran kadehi eline aldı ve kafasına dikti. Elime boş bardaklardan birini alarak, “Ben kendime biraz meyve suyu alacağım,” deyip oturduğum yerden hızlıca kalktım. Gurur’un meraklı bakışlarını üzerimde hissettim ama bakışlarına karşılık bakmadan hızla içeri girdim. Cenan abla holde duran sandığın üzerinde oturuyordu. Beni fark edince hızlıca gözlerindeki yaşları elinin tersiyle sildi. Bir an panikleyerek, “İyi misin?” diye sordum ve elimdeki bardağı sehpanın üzerine bıraktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Burnunu çekip kan çanağına dönmüş gözleriyle kafasını kaldırıp bana baktı. “İyiyim,” dedi ama iyi olmadığını görebiliyordum. Elim eline kaydı, elini avucumun içine alarak, “Dışarıda ne oldu?” diye sordum sessizce. “Senin kalbini kıracak bir sözü mü oldu babamın ya da amcamın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır hayır,” dedi hızlıca başını sallayarak. “Onlarla alakalı bir durum değil. Bir an gerçekten hassas hissettim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden? Çocuk konusu yüzünden mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Onu zorluyormuş gibi hissetsem de her anımda yanımda olup desteğini hissettiğim bir kadının gözlerinden yaşlar akarken onu yalnız bırakmak istemiyordum. Bir süre sessizce birleşen ellerimize baktı, sonrasında kafasını kaldırıp yeniden gözlerimin içine baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir çocuk daha istiyorsa ne yaparım?” diye sordu ve yüzümdeki ifade dondu. “Ya ona baba olma şansını çok geç verdim diye, gidip başka bir kadınla yeni bir hayat kurarsa, bir başkasından çocuğu olursa ne yaparım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Soruları karşısında donup kaldım, gözlerinden okunan acı öyle gerçekti ki yutkunmak bile zordu. Diğer elimi de elinin üzerine koyup, “Siz evlisiniz, böyle bir şeyi düşünmen bile saçma,” diye fısıldadım. “Bunca zaman evlenmemiş, bir çocuk yapma hayaliyle biriyle bir yola girmemiş bir adam şimdiden sonra senden başka birinden çocuk mu yapar?” Muşta’yı tanıyordum, onun da tanıdığını biliyordum ama yine de yüreğine çöken korkuyu sanki bana ait bir korkuymuş gibi çok derinlerde hissedebiliyordum. Elimi elinin üzerinden çekmeden, “Böyle şeyler düşünme. Düşünmen bile saçma. Olasılıklar içinde dahi bulunmayan, ihtimali bile olmayan şeyler bunlar. Onun bir çocuğu var, o da senden. Bir gün belki yine bir çocuğunuz olacak. O da senden olacak. Siz evlisiniz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Adam bana bir gün gerçekten karısıymışım gibi davranıyor, ertesi gün aynı evi paylaştığı bir yabancıymışım, yolda denk geldiği, adını bile bilmediği ve öğrenmek dahi istemediği bir kadınmışım gibi davranıyor,” dedi isyan eder gibi. Bir an sadece susup gözlerinin içine bakıp kaldım. Tüm bunlar içine çok dokunuyor olsa gerekti. Kendimi onun olduğu yere tek bir anlığına koymak bile kalbimi yakıp kavuruyorken, orada yıllardır olmak onun için ne kadar zordu bunu kimse anlayamazdı. Gözlerimin içine uzun uzun baktı, söyleyecek tek kelimem olmadığını görünce başını önüne eğip gülümsedi. “Belki bu da bana verdiği bir cezadır. Ona yaşattıklarımın bedelini ödetiyordur bana. Bir gün eskiden olduğum gibi en yakınıma dönüşüp, bir sonraki gün hiç var olmamışım gibi yok sayıyordur beni. Böyle cezalandırıyordur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İkinizin de birbirinize kırgın hatta kızgın olduğunu biliyorum ama tüm bunları bilerek yaptığını düşünmüyorum ben. Bence o da ne yapacağını bilemiyor. Seninle ne yapması gerektiğine kendisi bile karar veremiyor. Senin canını bile isteye yakacak biri değil Muşta. Bunu sen de iyi biliyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sessizce gözlerimin içine bakarken sanki söylediklerime tutunmaya çalışıyor gibiydi. Derin bir nefes alarak, “Birbirimizi bir ömür affedemeyeceğiz ve belki de bir gün gerçekten beni koyduğu yerde bir başkasının olduğunu göreceğim. Buna dayanabilir miyim bilmiyorum bile,” dedi, “bununla başa çıkabilir miyim, bilmiyorum bile.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elinin üstünü okşarken, “Öyle bir şey olmayacak. Sen yokken bile onun için var olan tek kadındın,” dedim, işte bu söylerken emin olduğum, ikileme tek bir an olsun düşmediğim tek şeydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bana çok kızgın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen ona kızgın değil misin sanki?” diye sorduğumda susup başını salladı, bu kabulleniş belki de Muşta’nın ona kızgın olmasından çok daha fazla yakıyordu canını. “Gönlü alınması gereken tek kişi Muşta değil bu hikayede Cenan abla. Kendini bu kadar yok sayma.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok sayılmaya alışkınım ben ablam,” dedi Cenan sessizce, onun gibi güçlü bir kadından böylesi bir cümle duymak canımı yaktı. Sessizce elini bırakıp, sandığın üzerindeki boşluğa oturup omzumun üzerinden ona baktım. “Yaşananların tek suçlusu sen değilsin. Evet Muşta değil ama sen de değilsin. Ortaksınız. Ortak işlediniz siz bu suçu. Ateşin içine kendini atıp, sırf onu seviyorsun diye onun küllerini avucunun içini ateşe soka soka toplamaya çalışma artık. Biraz da senin küllerini o toplasın. Birbirinizin küllerini toplayın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Geçen zaman benim içimdeki ateşi söndürür sandım. Kırgınlığım biter, öfkem diner, aşkım da öfkemle birlikte susar sandım ama ne kırgınlığım bitti ne öfkem dindi ne de aşkım sustu. Hatta her şeyi bitirdim belki de içimde ama ona duyduğum sevgiyi bir gün olsun bitiremedim,” dedi sessizce. “Bir gün olsun bitmesini istemedim diye mi bitmedi yoksa bitsin diye ağladığım gecelere rağmen mi bitmedi bilmiyorum. Belki bitsin diye ağlarken bile ağlama nedenim bitmesini istediğimden değildi, onu sevdiğimdendi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen Hakan abiye çok aşıksın,” dedim, “o da sana çok aşık.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyleyim,” dedi sadece. Başka hiçbir şey söyleyemedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Evin dış kapısı birden açılınca oturduğum yerden kalkıp omzumun üstünden kapıdan içeri giren kişiye baktım. Hakan abi kapıda duruyordu, içeri girip kapıyı kapattıktan sonra, “Zeliha, bize bir beş dakika müsaade eder misin abim?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tabii,” diyerek sehpanın üzerindeki bardağı alıp mutfağa ilerledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Cenan ablanın arkamdan baktığını hissedebiliyordum, gitmemi istemiyor olsa gerekti ama yalnız kalmaları gerektiğini anlamıştım. Ben mutfaktan içeri girerken, Hakan abi, “Şu odaya geçsene bir,” diyerek evin alt katındaki kapılardan birini açtı. “İki dakika konuşalım seninle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Konuşacak bir şey yok, ne konuşacağız?” diye sorduğunu duydum Cenan ablanın ama Muşta bunu yanıtlamak yerine, “Gel iki dakika,” dedi sadece. Mutfağın kapısını kapatıp elimdeki bardağı tezgaha koyduktan sonra pencereye doğru ilerledim, perdeyi kaldırıp bahçeye baktım. Masanın etrafında oturan arkadaşlarım yemek yemeye ve bir şeyler içmeye devam ediyor, Şebnem anne ve annem sandalyenin önüne sandalyelerini koymuş sohbet ediyorlardı. Gurur’un eve doğru baktığını, sonra da sandalyesinden yavaşça kalkarak bahçenin içinden geçip eve doğru yürüdüğünü gördüm. Çok değil, bir dakika sonrasında mutfağın kapısı açıldı ve perdeyi indirip ona döndüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Göz kırparak, “Ne oldu?” diye sordu. “O ikisi nerede?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İçeride konuşuyorlar.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden ki? Kavga etmiyorlar değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bilmiyorum,” dedim, “çocuk konusu açılınca Cenan abla kötü hissetti herhâlde.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur gözlerini kısarak, “Merak ettim,” deyince gözlerimi devirdim. “Ne? Hep sen mi gözetleyeceksin insanları? Hiç merak etmiyor musun ya?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Özelleri sonuçta,” diyerek omuz silkip mutfak tezgahına doğru döndüm. “Annemin canı ekler pasta çekmiş,” dedi Gurur arkamdan yaklaşıp kollarını belime sararak. “Birazdan gidip alacağım. Senin de canın bir şey istiyorsa söyle alayım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben de geleyim mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok, sen yorma şimdi kendini. Ben iki dakikada alır gelirim. Sokağın sonunda bir pastane varmış, gece yarısına kadar açıkmış,” dedi çenesini omzuma koyarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hava alırdım,” diye dudak büktüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Arabayla gideceğim, ne havası? Sonra el ayak çekilince biraz turlarız, olmaz mı?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olur,” dedim gönülsüzce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden keyfin bu kadar kaçtı senin?” Kolları belime dolanmış hâldeyken yanağımı öpüp merakla profilime baktı. “Cenan’a mı sıkıldı canın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biraz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kalbini yerim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Götümü bile yersin, biliyorum onu,” diyerek güldüm, keyifsizdim ama bu onu da güldürdü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Büyük bir iştahla ikiye ayırır kafamı içine s-“
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ya çüş be çüş!” Belimde duran eline vurarak ona doğru döndüm. “Azmış sokak kedisi gibi kerkinip durma bacağıma.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Esasında kerkindiğim yer bacağın değildi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gülerek gözlerimi devirip bardağı alarak ona uzattım. “Bana meyve suyu koy şahsi kölem.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana istediğin her şeyi koyarım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kudurganlığının sebebini öğrenebilir miyim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin etrafındayken her zaman sımsıkı taş gi-“
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Vazgeçtim öğrenmek istemiyorum ya,” diyerek bardağı göğsüne bastırdım. “Meyve suyu. Şimdi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Meyve suyunun kralı bende.” Kaşlarını indirip kaldırdı. “İstersen haber ver.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ona, “Soğuk bir şeyler istiyorum,” dedim dik dik bakarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen iste buzluğa da atarız,” diyerek tekrar sırıttı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Pek bir keyfin yerinde bakıyorum senin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Karım oldun diye,” dedi böbürlenir gibi. “Öf ya, insanın karısına sapıklık yapması mükemmel bir şeymiş. Neden bu kadar bekledik? Seni görür görmez Kestane’yi veterinere, seni nikah dairesine götürmeliydim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni tehdit etmekle meşguldün şekerim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dönelim en başa, bu kez centilmen bir şekilde evlenmek için tehdit etmezsem adam değilim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O zamanlar gözümde pek adam değildin zaten Gurur,” dedim ona dik dik bakarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kalbimi çok kırdın, keşke fındıklarımı da kırsan.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öküzsün,” dedim gülerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bak ne güzel güldün. Şimdi gidip Cenan denen kadına seni üzdüğü için racon kesmek zorunda değilim,” diyerek yanağımdan makas alıp, bardağı elimden aldı. Buzdolabına doğru yürüdüğü sırada tezgaha yaslanmış onu izliyordum. Bardağa meyve suyu doldururken omzunun üstünden bana baktı. “Cenan ve Muşta’dan ses çıkmıyor. Umarım tartışıyorlardır, kapalı kapılar ardında birbirlerini yemelerini istemem.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Geri zekalı, tartışmak ve birbirini yemek aynı şey anlamına geliyor,” dediğimde sırıtışı genişledi ve ağzım kocaman açıldı. Dilini çıkarıp sallayınca şokum daha da büyüdü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ay gerçek bir hayvansın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çok güzel hakaret ediyorsun, hakaret eden dillerini yerim senin,” diyerek buzdolabının kapağını kalçasıyla iterek kapattı. Meyve suyu bardağını bana uzattıktan sonra bir yudum içtim. Aniden, “Bir yudum da bana ver,” diyerek yüzüme doğru eğildi ama paylaşma havamda değildim. Gözünün içine baka baka meyve suyu bardağının içine tükürdüm. Bu taktik Eymen üzerinde her zaman işe yaramıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kocam üzerinde işe yaramadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bardağı elimden alıp kafaya dikti ve ona bakakaldım. “Iyyyyy!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne ıyy? Ben senin a-“
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sus.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yaladım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sus.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tükürüğünü ağzımın içinde çalkalar yutarım. Bir bardak meyve suyu daha ister misin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İstemem. Hadi git ekler pasta al gel, çok geç kalma bacaklarını kırarım senin,” diye söylendim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bardağı kenara koyarak elimi elinin içine aldı ve “Hadi sen de buraya kapatma kendini. Çıkalım,” dedi. Mutfağın kapısını açtığımız anda hole yayılan sesleri duyduk, Gurur hemen önümde yürüyordu ama sesleri duyar duymaz yerinde durarak diğer elini kaldırıp sessiz olmam için dudağına götürdü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seninle konuşacak bir şeyimiz yok, sadece rahatsız hissedip içeri girmek istedim,” diyordu Cenan abla, sesi zar zor duyuluyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gurur, dinleyemeyiz. Yürü dışarı çıkalım,” diyerek elini tutup çekiştirsem de olduğu yerde hareketsiz kalmaya devam ederek seslere kulak kesildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin de bir anda saygılı bir insana dönüşesin geldi,” diye fısıldadı omzunun üstünden bana bakarak. “Dur iki dakika.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aniden masadan kalkıp neden insanları suçlu hissettiriyorsun onu açıkla bana. Bir şey olmuş ki kalktın Cenan,” dedi Muşta, sesi zar zor, kesik kesik gelse de kelimeleri anlaşılıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kimseyi suçlu hissettirmek istemedim. Sadece orada oturmak istemedim. Başım ağrıyor olamaz mı, yalnız kalmaya ihtiyaç duymuş olamaz mıyım ben?” diye sorduğunu duydum Cenan’ın, sesi diken gibi çıkıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Konu çocuktan açılınca aniden kalkıyorsun,” dedi Muşta, sesi suçlayıcıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden oturup senin çocuk isteyip istemediğini konuştukları muhabbete dahil olayım ben?” Cenan ablanın sesinin oktavı bir anlığına artmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu kadar mı katlanamıyorsun?” diye sordu Muşta.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neye? Biriyle çocuk yapıp yapmayacağını mı sorayım sana? Git yap, ne diyeyim!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ha?” diye sordu Muşta, onunla aynı anda Gurur da “Ha?” diye sormuştu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çekil önümden, gerçekten insanların huzurunu kaçırmak istemiyorsan çekilirsin. Şu an huzursuzluk çıkaran sensin, Basri!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne alaka? Hiç anlamadım seni şu an ben!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çekil.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dur, konuşmamız bitmedi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Başım ağrıyor başım!” diye bağırdı Cenan bir anda. “Ve sen konuşmaya değil, kavga etmeye çalışıyorsun!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben mi kavga etmeye çalışıyormuşum? Sesini yükselten sensin lan!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur derin bir nefes alarak, “Ben bunların derdinin çaresini biliyorum da işte,” diye mırıldandı muzip bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Adilik yapma Gurur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin de aklın fikrin orada. Belki başka bir şeyden bahsediyordum ben? Allah Allah.” Gurur sırıtarak elimi daha sıkı kavradı. “Hadi yakalanmadan sıvışalım. Muşta beni duvara nazar boncuğu gibi asar burada dinlediğimi görecek olursa.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dışarı doğru yürürken, “Cenan abla bir an için Muşta’nın başka birinden çocuk yapma ihtimalini düşündü, o yüzden bu kadar hassas davranıyor,” diye fısıldadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“On sene boyunca yapmamış, şimdi gidip yapacak sanki,” dedi Gurur. “Üstelik onlar aralarında nasıl bir ilişki olursa olsun, şu an evliler.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aramız bu kadar bozuk olsaydı, tüm bunları yaşayan biz olsaydık, ben bile bu ihtimali düşünürdüm,” dediğimde bana inanamıyormuş gibi aniden duraksayıp, dehşet dolu bir ifadeyle yüzüme baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senden başka birinden değil çocuk yapmak, senden başkasının gözünün içine bir saniyeden fazla bakmam ben,” dedi sertçe. “On yıl da geçse, bin yıl da geçse. Değişmeyecek olan tek şey bu. Değişmeyecek olan tek şey benim sana olan bu hudutsuz sevdam.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gerçekten mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Doğrulama istemene gerek bile yok.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarım yukarı kıvrıldı. “Ekler alırken vişneli pasta da alır mısın o zaman?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir an duraksadı, elini çenesine götürürken, “Vişneli mi istiyorsun?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Başkalı olmaz mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yani, pasta olsun da,” diyerek güldüm. “Çok ciddiye alma.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
El ele bahçeye çıktığımızda amcam, “Neredesiniz çocuklar siz?” diye sordu güleç bir tavırla. Amcamı gülerken görmek zordu ama rakı içtiği vakit, hele bir de sohbet onu sarmışsa, nadiren dişlerini görme şansımız olurdu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Küçük Hanım’a meyve suyu dolduruyorduk. Pastaneye kadar gideceğim ben,” dedi Gurur. “Bir isteğiniz var mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok annem, dikkatli ol bizim sokak köpekleri arabaların önüne atıyor kendini valla. Gece gece canı yanmasın şimdi bir tanesinin. Dikkatli sür e mi?” diye sordu annem, elinde çay bardağı, Şebnem anne ile diz dize otururken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olur anne, dikkatli olurum,” dedi Gurur, dudaklarında gizleyemediği bir tebessüm vardı. Gurur bakışlarını Devran’a çevirdi. “Benimle gel.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ay resmen Devran’ı götürüyor beni götürmüyor, içime nasıl şüphe tohumları ekilmesin benim şimdi?” diye sordum dehşet içinde.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Devran, “Kıskanma,” diyerek ayaklanıp sigara paketini cebine attı ve bahçe kapısına yürüdü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen git, Biricik kız hâlâ burada sonuçta.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ve Gurur da giderken seni değil beni seçti,” dedi Devran pis pis sırıtıp bahçe kapısını açarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bensiz piknik yaptığınızdan beri kan davalımsın zaten, töremiz gereği kötü şeyler yaşanmadan kaybol ya.” Sandalyeme oturup Gurur’a dik dik baktım. “Sokağın sonunda perili bir ev var, onun önünde bıraksana bunu sen.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Perili ev mi var?” diye sordu Biricik heyecanla. “Nasıl yani?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Terk edilmiş, camları falan kırık, karanlık bir ev,” dedim. “Cinlerin toplanma bölgesi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Böyle şeyler söyleyip korkutma kızı,” dedi babam kaşlarını çatarak. “Yok amcam öyle şeyler. Uyduruyor bu kız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sırıtarak Biricik’e baktım. “Valla sevgilin o yöne gidiyor, bir cin ona aşık olup başınıza bela olsun istemiyorsan durdurursun. Cinler evli olmayan adamlara aşık olur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Devran, “Gönül nikahımız var,” diyerek kapıdan çıkınca Biricik korksa da gülümsedi ama belli ki cin hikayelerinden epey tırsıyordu. Hain bir sırıtışla ona bakmaya devam ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener oturduğu yerde rahatsız bir şekilde, “Gece gece adını anmayın şunların,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Cinlerin mi?” Masadaki meyve tabağını önüme çekip muzu soymaya başladım. “Korkma, cin senden korksun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Adını anmasana kızım,” diye çıkıştı Yener.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aa amca, resmen nasıl korktu gördün mü?” diye sordum amcama dönerek. “Bir de senin tarlanda babaannemin gördüğü al karısını görse herhâlde altına işeyecek.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Maria, “Tövbe estağfurullah,” dedi elinde törpüsüyle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcam dik dik Yener’e bakıyordu ama Yener gerçekten ürpermiş olacak ki amcamın bakışlarına dikkat bile kesilemedi, doğrudan babaanneme bakıyordu. "Sahiden öyle bir şey mi gördün Maria?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok yahu,” dedi yengem, “korkuluğu al karısı sandı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Maria, “Ben ne gördüğümü iyi bilirim,” diye söylenince, Yener oturduğu yerde huzursuzca kıpırdanıp gözlerini Adnan'a çevirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Adnan gülümsedi. “Hurafe bunlar,” dedi sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çolpan kaşlarını kaldırarak, “İnanmıyor musun?” diye sorduğunda, Adnan’ın gözleri Çolpan’a çevrildi. “Gece nöbetlerinde dağda birçok asker onlara rastladığını söyler dururdu,” dedi, “bu tamamen psikolojik bir durum. Korku insanlara halüsinasyon gördürebilir. Çünkü bunca yıldır dağlardayım, bir kez olsun görmedim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Doğru,” dedi Çolpan, “bir şeyi sen göremiyorsan, o şey senin için yok hükmündedir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Adnan, “Neden öyle söyledin ki şimdi?” diye fısıldayarak Çolpan’a doğru eğildiğinde, Çolpan aniden kafasını ondan uzaklaştırarak bakışlarını masaya çevirdi. “Öylesine, senin de saçma sapan şeyleri ciddiye alıp eşeleyesin geliyor hep,” diye mırıldandı. Adnan hâlâ onun yakınında duruyor, dikkatle profiline bakarken ne söylemeye çalıştığını anlamaya çalışıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tayfun abi, “Ben karanlıktan korkmam,” dediğinde, bakışlarım ona çevrildi, “fakat benim de şahit olduğum şeyler oldu Adnan.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener, “Daral geldi, yeter,” diye çıkıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Simge ilgiyle, “Ne gördün ki Tayfun abi?” diye sorduğunda, Yener tekrar öfleyince, amcam, “Ne korkak herifmişsin sen,” dedi gülerek. Yener birden donup kaldı, bakışları amcamı buldu. Söyleyecek bir şey bulamamış, bocalamıştı. “Korkma bu kadar,” diye devam etti amcam sözüne, bu kez sesinde dikenler yoktu. “Allah seni onlardan üstün yarattı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener sadece amcamın gözlerinin içine bakıyordu. Sonunda, “Korkmadım,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Korkma tabii ya, baban duysa geçirir ensene şamarı, koskoca komando oldun bunlardan mı korkuyorsun der,” diyerek güldü amcam. Yener bir anda donup kaldı, kafasını hızlıca önüne eğip gözlerini tabağına indirdi. Amcam ne olduğunu anlayamamıştı ama masaya çöken sessizlik, amcamın yanlış bir cümle kurduğunu anlamasını sağlamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcam ne olduğunu anlamak istiyor gibi bana bakınca, sadece dudaklarımı oynatarak, “Şehit,” dedim, sesim çıkmamıştı ama amcamın yüzündeki ifade hızla dondu; gözlerine çöken pişmanlığı ve o pişmanlık dolu çakır gözlerin Yener’e çevrildiğini gördüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sonunda amcam kadehini masaya koydu ve “Aslanım benim,” dedi, Yener kafasını kaldırıp amcamın gözlerinin içine baktı. “Kap tavlayı. Geçen gün komtanı epey zorlamışsın, bakalım neler yapabiliyormuşsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Simge olduğu yerde küçücük kalmıştı, ne Yener’e ne de amcama bakamıyordu. Yener başta algılamakta güçlük çekse de sonunda yerinden kalkıp tavlayı almak için masadan ayrıldı. Amcam, sessizce Yener’in uzaklaşan silüetine bakarken, “Davarlık ettim,” dedi, “aklımdan çıkmış.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tayfun, “Biliyor muydunuz?” diye sorduğunda, “Onu soruştururken duymuştum böyle bir şeyi,” dedi amcam pişman bir şekilde Yener’in uzaklaşmaya devam eden bedenini izlerken. “Aklımdan tamamen çıkmış.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biz karı koca böyleyiz biraz,” dedi yengem kızgın gözlerle amcama bakarak, “ağzımızdan çıkanı kulağımız duymuyor bazen.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle boynunu büktü ya,” dedi amcam sessizce önüne dönerken, “görmeseydim keşke onu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tayfun, “Olur böyle şeyler Kurtuluş Bey,” dedi, “ama emin olun, haytanın teki gibi görünse de çok iyi kalplidir benim kardeşim. Onu bizden sorun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Amcam buna bir cevap vermedi ama Yener masaya kolunun altında tavlayla döndüğünde, az önce yaşananları telafi etmek istiyor gibi onunla tavla oynamaya başladı. Muşta onları tavla oynarken bulunca epey şaşırmış olsa da tarafı belliydi, o amcamın takımındaydı ve amcamın kazanmasını istiyordu. Yener’in hamle yapmaması konusunda onu katı bir dille uyarmış, sonunda Yener onu yenince Yener’e kötü kötü bakmıştı ama yorum yapmamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nerede kaldı bunlar?” diye sorduğumda neredeyse bir saattir ortalarda olmayan Devran ve Gurur’u merak etmeye başlamıştım. Telefonumun ekranına bakınca, saatin neredeyse gece yarısına geldiğini görünce kaşlarım çatıldı. Çok geçmeden arabanın sesini işittim ve rahat bir nefes alarak sırtımı sandalyeme yasladım. Bahçedeki tüm lambalar aynı anda söndüğünde, verdiğim rahat nefes birden boğazıma dizildi ve hızla sırtımı sandalyenin sırtlığından ayırarak, “Elektrikler mi kesildi?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Muşta, “Gelir şimdi,” dedi ama sokak lambaları yanıyordu. Kaşlarım çatıldı, bahçenin kapısı açıldığında, “Nerede kaldınız ya?” diye sorarak ayağa kalktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ama görmeyi beklemediğim bir şey tam da oradaydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur, elinde bir pastayla içeri giriyordu, pastanın üzerinde uzun yaldızlı bir mum yanıyordu ve mumun ışığı karanlığın içinden çıkan Gurur’un yüzünü doğrudan aydınlatıyordu. Aniden konfetiler patlatıldı, başımdan aşağı yağan süslere dikkat kesilemedim bile, bakışlarım doğrudan Gurur’daydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi ki doğdun,” diye fısıldadı Gurur, çok geçmeden onun sesine tanıdığım herkesin sesi karıştı. Ne yapacağımı bilemez hâlde Gurur’a, elinde tuttuğu pastaya, sonra etrafıma toplanan arkadaşlarıma baktım. Elinde pastayı tutan eşim tam önümde durduğunda kafamı kaldırdım, gözlerimiz bir mumun alevinin ortasında birbirine yaslandı. Yüzündeki çizgileri ortaya korkusuz ve kusursuzca seren gülümsemesi hiç solmadı ve bana, “Sen bugün,” diye taklit etti beni, “en çok iyi ki doğan kişisin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Alt dudağım titrerken sadece kaşlarımı çatıp pastanın üzerinde yazan yazıya baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İyi ki sen. Daima sen, gelinciğim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hadi, mum sönmeden üfle!” dedi Gurur heyecanla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Avuçlarımı birbirine rastlayıp derin bir nefes aldım, gözlerim Gurur’un buz sıcağı gözlerine mıhlandı ve üflerken diledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Onu diledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Onu geleceğimin içinde diledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Daima var olmasını diledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kucağında çocuğumuzla, daima o geleceğin içinde benimle olmasını diledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Muma üfledim, ateş söndü, ışıklar yandı ama mumun alevi sönse de, içimde geleceğe duyduğum ihtiyacın ateşi bir an olsun sönmedi. Annem, Gurur’un elinden pastayı aldığı anda Gurur beni kollarının arasına çekerek, “İyi ki doğdu benim ceylan gözlüm,” diye fısıldadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ağlayacak gibi hissetsem de kendimi tutarak, “Neredeyse Devran’ı da alıp Kars’a kaçtınız sandım,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni ırgatlık yapmam için çağırdı,” dedi Devran gülerek. “Değil mi Gurur?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yanağım Gurur’un göğsüne yaslıyken, “Hım?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gel benimle.” Gurur beni omuzlarımdan tutarak kendinden uzaklaştırıp, gözlerimin içine uzun uzun baktı. “Hediyeni görmek istemiyor musun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seni görüyorum ya işte salak,” dedim dudak büke büke.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Romantik birisi,” diye alay etti ve eğilip alnımı öptü. Geri çekilirken, “Hadi, gel,” dedi, elimi kavrayıp beni bahçenin çıkışına yürüttü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kapının önüne geldiğimizde kalbim ağzımda atıyordu. Bahçe kapını ardına kadar açarak beni önüne aldı, ellerini belimin kenarlarına yerleştirip çenesini omzuma yaslayarak, “Bak,” diye fısıldadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kapının hemen önünde, Gurur’un arabasının önünde bir araba duruyordu. Lacivert, parlak bir Mercedes’ti bu ve arabanın etrafını beyaz bir kurdele sarıyordu. Bir an algılamakta güçlük çekerek kaşlarımı çattım, gözlerim tekrar yıldızların aydınlattığı bir gece gibi görünen arabaya çevrildi. “Ne?” diye sorabildim, sesim kulağıma çok yabancı gelmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur tekrardan, “Doğum günün kutlu olsun sevgilim,” diye fısıldayarak dudaklarını yanağıma bastırdı. “Beğendin mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Deli misin?” dudaklarımdan kayıp giden soru karşısında duraksadı. Ben de duraksadım. Bu benim miydi? Hızla Gurur’a doğru dönerken, “Deli misin?” diye sordum ama bu kez gözlerim kocaman açılmıştı. Tepkimi ölçmek istiyor gibi yüzüme o kadar uzun baktı ki, sonunda dayanamayıp gülümsedim ve kollarımı hızla onun boynuna sararak bağırdım: “Delisin!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öf ya, ödüm koptu,” derken o da bana sıkıca sarılıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Geri çekilip, kollarım boynuna sarılı hâldeyken tekrar gözlerinin içine baktım. “Sen gerçekten delisin,” dedim, gözlerim dolmuştu, gözlerimin dolduğunu gördüğü anda duraksadı ama dudaklarındaki şefkatli tebessüm solmamıştı. “Kaç para bayıldın buna manyak?” diye sordum, cevabına zaman bırakmadan tekrar sıkıca sarılarak yüzümü boynuna gömdüm. “Dengesiz manyak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sevgi sözcüklerinin agresifliği beni derinden etkilemeye devam ediyor,” diye alay ederken nefesinin saçlarıma karıştığını hissedebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başka zaman olsa bacaklarını kırmakla tehdit ederdim ama birden o kadar hassas ve önemli hissettim ki, tek yapabildiğim çocuk gibi söylenerek ona sarılmaya devam etmek oldu. “Borca girdiysen topuğuna sıktım çocuk,” diye fısıldadım, gözyaşlarım çeneme kadar ulaşmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Topuğu kurtardık o zaman.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dengesiz deli.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ve ilelebet kocan aynı zamanda.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle,” diyerek daha da sıkı sarıldım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tabii biraz daha sıkarsan dul kalacaksın,” dedi sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çok masraf yaptığın için kendi hür irademle kendimi dul bırakmama da az kaldı.” Geri çekilip elimin tersiyle gözyaşlarımı silip tekrar omzumun üstünden arabaya baktım. “Aa deli mi ne?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana deli olandan küçük bir hediye sadece.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Küçük mü?” Ona dik dik baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hadi hadi, git bin arabana. Bir deneme sürüşü yap.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu heyecanla karşıdaki çöp kovasına diklemesine dalarım. Polo videosu gibi,” dediğimde, “Polo videosu ne?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Adam polo diye bağırarak duvara çakıyordu ya gelişine,” dediğimde, “Ekran süreni azalt,” diye dalga geçti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elini cebine atıp arabanın uzaktan kumandasını bana uzattı. Bir an afallayarak baksam da elinden kumandayı aldığım gibi arabaya doğru döndüm, düğmeye bastığımda farlar anlık yanıp söndü ve kilitlerin kalkarken çıkardığı otomatik sesi duydum. “Çığlığı basarım şimdi,” dedim heyecanla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beğendin mi gerçekten?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Soruya bak, kız Türkçe’yi unuttu heyecandan,” diye dalga geçti Yener arkamdan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beğenmek ne kelime?” diye sordum Gurur’a doğru dönerek. “Üstelik bu renk, bana seni en çok hatırlatan renk.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hım?” Saçlarımı geriye atıp yüzümü avuçlarının içine aldı. Neredeyse beni öpecekti ki, öksürerek kaşlarımla arkasında kalan bahçeyi işaret ettim. “Canım kızını aldın adamın tamam da o kadar da uzun boylu değil,” diye fısıldadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarını kaldırarak gülüp, “Doğru, içim gitti birden, öpesim geldi,” dedi tatlı tatlı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Arabama binmek istiyorum,” dedim onun hevesini kırmak istemediğimden ve kabul etmek gerekirse, bir yandan da aşırı heyecanlandığımdan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hadi bir tur atalım o zaman.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hadi!” diye çığlık atarak arabaya doğru koşmaya başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kız koşmasana deli.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Arabanın kapısını açıp binerken sırıttım. Elim hâlâ jelatinleri sökülmemiş direksiyona gitti. Gurur ön yolcu kapısını açıp arabaya bindiğinde, “Bu araba sıfır mı?” diye sordum omzumun üstünden ona şaşkınlıkla bakarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana layık bir ikinci el bulamadım,” dedi ve emniyet kemerini bağladı. “Nasıl kullanacağını biliyorsun değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çat pat, biz de boş değiliz, derin insanız,” diyerek arabayı çalıştırdım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Direksiyonu yavaşça çevirdiğimde sırtını koltuğa yaslayarak, “Yavaş ama gülüm, tamam mı?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tokyo Drift şarkısı eşliğinde mahallenin tüm evlerinin kapısına bir tane çaka çaka sürmem, sakinim,” dedim direksiyon hakimiyetine ekstra dikkat göstermeye çalışırken. Araba yağ gibi kaydı, hiç sarsılmadan ilerlemeye başladı. Ağır ağır sürüyordum, oldukça yavaştım ama yine de sanki hızla hareket ediyormuş gibi pürüzsüz ilerliyordu. “Kampüse bununla girip arabayla gelen tüm çocukları çatlatmaya hazırım şu an.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi kullanıyorsun,” dedi, dikkatli gözleri benim üzerimdeydi ve o gözlerde hayranlık vardı. “Yine de ara sıra direksiyon çalışalım seninle. Bir süre bensiz binmek yasak zaten buna.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nedenmiş o?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Polo diye bağırarak bir evin duvarına girme diye.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi yoldan ayırmadan, “Beni bu kadar mutlu etmen adil mi? Ben seni bu kadar mutlu edebiliyor muyum ki?” diye sordum sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen beni ne kadar mutlu ettiğini değil bilmek, sadece tahmin ediyor olabilseydin Zerda, senin için yaptığım her şeyin bir kum tanesi etmeyeceğini anlardın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Arabayı yavaşlattım, bir ağacın hemen çaprazında durdurdum ve bedenimi Gurur’a doğru çevirip, gözlerindeki endişeyi saklamadan izlediği emniyet kemerini çözüp ona yaklaştım. Yüzünü avuçlarımın içine aldığım an bunu beklemediğini biliyordum. Şaşırdı ama geri çekilmedi, buz sıcağı gözleri gözlerimden bir saniye olsun ayrılmadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen bunu her gün zaten bileceksin, bir ömür boyu bileceksin bunu Gurur ama,” parmaklarım yanağında dolaştı, “ben yine de ömrümün her günü bunu sana yeniden söylemekten hiç bıkmayacağım. Yemin ederim hiç bıkmayacağım. Sana çok âşığım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elini, yanağının üzerinde duran elimin üzerine örttü. Gözünü kırpmadan gözlerimin içine bakarken, “Sana çok âşığım,” diye fısıldadı. Bu, dudaklarımız birleşmeden önce kurduğu son cümleydi. Alt dudağı iki dudağımın arasındaki yerini aldığında ellerim hâlâ onun yanaklarındaydı ve o da ellerini ellerimin üzerine kapatarak onu bırakmamdan korkuyor gibi bana sığınmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hiç bitmeyecek,” diye fısıldadım dudaklarına doğru.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bitmesine asla izin vermeyeceğim,” diye karşılık verdi dudaklarıma doğru.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
𓇢𓆸
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
CENAN KAPLANER
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başımı yastığa koyduğumda beni uyutmayan acılarım ve vicdan azaplarım vardı. Merhametim bir diken olur yastığın içinden çıkardı ve düşüncelerime batardı; hissettiğim ızdırap ona eşlik etmek için sırtımı koyduğum yatağın çarşaflarını aşan bir sarmaşığa dönüşerek tüm bedenimi sarardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çok sık sigara içmezdim ama içtiğim zamanlar oluyordu; vişneli sigarayı hep sevmiştim. Bana Isparta’nın ayazında, o soğukta otobüs durağında dikildiğim anları hatırlatırdı. Dudaklarımdan dilime yayılan vişne tadını severdim, kokusu da tütün kadar kötü olmazdı. Kızları derin uykularından uyandırmamak için yavaşça doğrulup kalktım, kanepenin üzerinde duran çantama ardından hemen yan tarafımda uyuyan bedenlere baktım. Dide bu gece babasının değil, benim yanımda uyumayı tercih etmişti ve son zamanlarda en nefret ettiği insan olan Simge’nin kollarında uykuya dalmıştı. Yener’i paylaşamıyordu ama yine de Simge’yi seven bir tarafı vardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Altımda bir şort, üzerimde askılı tişörtle alt kata inmek kötü bir fikir olur diye düşündüm ama hava boğucu derecede sıcaktı ve Kahraman Bey’in de tıpkı diğerleri gibi uykuda olduğuna emindim. Herhâlde sorun olmazdı. Olmamasını umut ederek yavaşça çantama doğru ilerledim, vişneli sigaramın paketini ve çakmağımı alıp salondan çıkarak merdivenleri inmeye başladım. Alt kat karanlıktı ama bahçede yanan lambanın ışığını görebiliyordum, Kahraman Bey gece vakitleri kızlar korkmasın diye bahçedeki lambalardan birini açık tutuyordu. Düşünceli, kibar ve aslında şefkatli bir adamdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Terlikleri giyip bahçenin ortasına ilerledim, çardak tarafı karanlıktı ve biri çıkacak olursa beni şortla, üzerimde askılıyla görmezdi; zaten sorun birinin görecek olması da değildi, sadece giyimime kuşamıma dikkat etmeyi seviyordum ve paspal hâlde görünmek pek de hoşuma gitmezdi. Divan gibi görünen büyük çardağın kenarında durup yavaşça oturdum, sigaramı yaktım ve vişnenin tadı dudaklarıma bulaştı. Bacak bacak üstüne atıp sessizliğin içinde, karanlık köşemde sigaramı içmeye başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hakan ile aramızda neler olduğunu anlayamıyordum, üstelik düşünmek de gelmiyordu içimden çünkü kafam allak bullak oluyordu her düşündüğümde. Bir gün güneş kadar sıcak bir şekilde değip beni yakıp geçen bakışları, bir diğer gün sırtına dolunayı alarak soğuk bir gecenin içinde kimsesiz bırakıyordu beni. Kafamı kaldırıp gökyüzündeki altın rengini almış büyük dolunaya bakarken sigarayı dudaklarımın arasına götürdüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
O sırada bir kapının açılırken çıkardığı sesi duydum, bakışlarım omzumun üzerinden önce kızlarla kaldığım eve, sonra da erkeklerin kaldığı eve döndü. Açılan kapı, erkeklerin kaldığı evin kapısıydı. Çok geçmeden bir öksürük sesi duydum ve sesi anında tanıdım. Kalbim neredeyse on yıl önce nasıl çarpıyorsa, on yıl sonra bugün, burada, bu gece vaktinde yine öyle çarptı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hakan Basri’nin çakmağının sesini duydum, sonra gecenin karanlığının içinde küçük kızıl bir nokta yandı. Sigarayı aşağı indirip, beni görmemesini umarak sessizleştim ama bir yanım da beni görmesini her şeyden çok istiyordu. Bir yanımın en büyük arzusu onun tarafından görülmekti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yere düşen adım seslerini dinledim. Bin yıl geçse, bu adım seslerini her duyuşumda aynı paniğe kapılacakmışım gibi geldi. Ne saçmaydı. Yaşım otuz iki olmuştu ama kalbim onun karşısında hâlâ yirmi üç yaşındaydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Karanlığın içinden çıkarak yanıma ulaşır ulaşmaz, “Uyku tutmadı mı?” diye sordu, kafamı kaldırıp ona baktım. Üzerinde beyaz bir gömlek, altında siyah kumaş pantolonu vardı ama gömleğinin ilk üç düğmesini herhâlde bunaltıcı sıcaktan olsa gerek çözmüştü. Gözlerinin içine baktığım sırada dudaklarının arasına yerleştirdiği sigarasının ucundaki ateş bir defa daha parladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ev çok sıcaktı,” dedim, sigarayı dudaklarıma götürdüm ve bakışları sigaramı takip ederek dudaklarıma dokundu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Vişneli mi yine? Kokusu buraya geldi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedim dumanı dudaklarımın arasından usul usul bırakırken. “En sevdiğim bu, biliyorsun.” Son kelimeme lanet ettim ama hiç bozuntuya vermeden doğrudan, “Biliyorum,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bana doğru birkaç adım daha atınca ayak parmaklarımı içeri doğru çektim. Aynı evdeyken bile pek görmüyorduk birbirimizi, o geç saatlerde geliyordu, ben dosyalarımı bitirdiğim an uykuya dalıyordum; uykuya daldığımı sanmasını umuyordum çünkü o evin kapısından girene dek ben aslında asla uyuyamıyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hava çok nemli bu gece,” dediğinde kafamı kaldırıp tekrar o mavi gözlerin içine baktım. Gecenin karanlığında bile gözleri rengini gizlemiyor, bir elmasın keskin yüzü gibi parlıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet. Muğla nemli bir şehir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hatay’ın sıcaklarıyla bile başa çıkan sen için zor olmasa gerek.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarımı kaldırıp, “Adana sıcaklarından çıkıp gelmiş adam mı söylüyor bunu?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben ateşi iyi bilirim, içinden çok kez geçtim,” dediğinde kaşlarım çatıldı. Uzunca bir süre birbirimizin gözlerinin içine baktık.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Her yalnız kaldığımızda yaptığını yapıp bir yılan gibi zehrini akıtmak istiyorsan, başka bir gece yapalım bunu,” dedim ve ayaklandım. Sigaramı söndürecektim ki beklemediğim kadar hızlı bir şekilde önümde tutup bileğimi kavrayarak beni kendine doğru çevirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Konuşmamız bitmedi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarımı çatarak, “Sen konuştuğumuzu mu sanıyorsun?” diye sordum, bu sorum karşısında duraksadı ama bileğimi serbest bırakmadı. “Sen sadece karşına beni alıp zehrini salıyorsun, sonra beni zehrinle baş başa bırakıyorsun. Buna konuşmak denmez Basri.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yapma ya?” Alayla sorduğu soru karşısında dişlerimi sıktım. “Öyle mi yapıyormuşum?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aynen,” diyerek bileğimi sertçe geri çekerek dokunuşundan arındım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana bir şey söylemedim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ateşin içinden neden geçtiğini iyi biliyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudakları yukarı kıvrıldı. “Bak, ben bir şey söylemedim. Sen söylüyorsun bunu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gerçekten bu gece bunu yapmayacağız,” diyerek sırtımı ona dönüyordum ki tekrar bileğimi kavrayıp beni kendine çevirdi, saçlarım havada hızla uçuşarak onun çenesine çarptı ve göz göze geldik. “Ne var ya, ne?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu gece başka bir şey mi yapmak istiyorsun?” diye sordu gözlerini gözlerimden çekmeden.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir an afalladım, sorusunu algılayamadığımı gördüğünde tek kaşını kaldırıp gözlerimin içine daha dikkatli baktı. “Ne?” diye sordum sinirle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Niye bu kadar sinirlisin?” diye sordu benim aksime daha sakin yükselen ve sakinliğiyle sinirlerimi daha da zıplatan o sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben sinirli değilim.” Öyleydim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Agresif bir kedi gibi tırmalayacak yer arıyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ha?” Kaşlarımı çatarak ona dik dik baktım. “Rahat rahat sigara içmeme bile izin vermedin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudakları yukarı kıvrıldı. “Bunun için özür mü dilemeliyim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senden özür beklemiyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Özür beklemezsin, özür dilemezsin, ne tuhaf kadınsın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyleyim. Şimdi izninle gidip uyuyacağım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu sıcakta uyuyabilecek misin?” diye sorarken bileğimi tutmaya devam ediyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yukarı gelip bana ninni söyleyerek ayağında mı sallayacaksın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Siniri bozulmuş gibi gülerek bileğimi bırakıp, “Benim zehir sandığımı söylüyorsun ama seninle iki kelam edilmiyor. Yine kedi gibi diktin kuyruğunu,” dedi. “Neyine şaşırıyorsam, huyun bu senin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Huyun derken?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hep böyleydin sen.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tek kaşımı kaldırıp bileğimi geri çekerek, “Hep böyleydim?” diye sordum. “Yapma ya?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tek kelime ettirmezdin insana, hep bildiğini okurdun, işine geleni yapar, işine gelmeyenden kaçardın. Yanlış hatırlamadığımı biliyorsun, sen yanlış hatırlıyor gibisin ama. İstersen hatırlatabilirim. Hafızanı tazelememi ister misin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Üzerime doğru bir adım atınca, bir adım geri çekilip saf bir öfkeyle gözlerinin içine baktım. Dudakları yukarı kıvrıldı, haklılığını bana gösteriyormuş gibi böbürleniyor muydu şimdi de?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin sorunun bu. Bir insanı öfkeden deliye dönene dek uyarıyorsun, uyarıldığında da ona kızıyorsun,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seni uyarıyor muyum?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sorusu karşısında afallayarak yüzüne bakakaldım. İlk kez başını geriye atarak hafifçe güldü, işaret parmağıyla burnunu kaşırken, “Şu yüz ifaden hiç değişmemiş,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hangi yüz ifadem?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne yapacağını bilemediğin anlarda far görmüş tavşan gibi donup kalma ifaden.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Eğlendin mi yeterince?” diye sordum gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok,” dedi. “Yeterince eğlenmedim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne istiyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Uzun uzun gözlerimin içine baktı ama soruma bir cevap vermedi. Sonunda derin bir nefes alarak, “Ben gideyim, Dide uyanır da beni yanında göremezse kıyameti koparır,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dur,” diyerek önüme geçti, bir an şaşırarak kafamı kaldırıp onun gözlerinin içine baktım. “Benim yüzümden sigaranı rahat rahat içemedin. Hem merak ettim, nasıl konuşamıyormuşum ben, onu da anlat bana.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anlatılacak bir şey yok.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Var.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne istiyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunları burada konuşmayalım, insanları uyandıracağız,” dediğinde kaşlarımı çatarak ona baktım. Gözleri yüzümden kayarak beni baştan aşağı taradı, ardından, “Bekle burada,” diyerek arkasını dönüp eve doğru yürümeye başladı. Belki de çekip gitmeliydim ama bir yanım kalmak istedi, burada kalıp onu beklemek istedi. Ayaklarıma gönderdiğimi sandığım o sert emir, kalbim tarafından reddedildi ve olduğum yere çakılmış gibi onu beklemeye başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çok değil, birkaç saniye sonra kapı açıldı ve dışarı çıktı. Gecenin içinde gölge gibi ilerleyerek yanıma ulaştı, elinde takımının ceketi duruyordu. Ceketi omuzlarıma yerleştirdiğinde kaşlarımı kaldırarak ona baktım. “Hadi gel,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nereye?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Konuşabileceğimiz bir yere. Söylenmelerinle kızımı uyandırmanı istemiyorum. Beni takip et.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Onu reddetmek istedim ama yıllar önce nasıl onun için her şeyi yapabilecek delilikteysem, şimdi de o deliliği içimde hissettiğimden sanırım onu takip etmeye başladım. Bahçe kapısını yavaşça açarak bana yol verdi, yanından geçerken omzum göğsüne sürtündü. Sokak lambasının altında park hâlinde duran cipine doğru yürümeye başladı. Bir an durup geri dönmek, içeri girip gözden kaybolmak istedim ama yine yapamadım. O içimdeki kantarı kıracak kadar ağır bastı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kollarımı göğsümün üzerinde toplayıp, omuzlarımda onun kokusunun sindiği ceketle arabasına doğru yürümeye başladım. Arabanın ön yolcu kapısını benim için açtığında gözlerim onu yakaladı. Yanaklarımın içini şişirerek arabaya bindim, arabanın kapısını kapatıp ön taraftan dolaşarak sürücü koltuğuna oturdu. Arabanın içi çok sıcaktı, karanlıktı ve boğucu hissettiriyordu. Kafamı çevirip yan tarafımdaki camdan dışarı baktığım sırada motoru çalıştırdı ve klimayı açtı. Serin esinti bacaklarımdan yukarı tırmanırken emniyet kemerini bağladım. Araba ağır ağır sokaktan çıktı, bir yokuşu indi ve düz bir yolda yavaşça ilerlemeye başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Camı açabilirsin,” dedi sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Klima çalışıyorken mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aç, Cenan.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sessizce camı açtım, az önce söndürüp bir köşeye attığını gördüğüm sigaranın yenisini dudaklarının arasına yerleştirerek kendi tarafındaki camı da indirdi ve rüzgâr saçlarımı uçuşturmaya başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Omzumun üzerinden ona bakıp, “Nereye gidiyoruz?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Konuşabileceğimiz bir yere. Ya da istersen burada da konuşabiliriz. Bu kez susup seni dinleyeceğim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözünü önündeki yoldan ayırmasa da göz ucuyla beni takip ettiğini hissedebiliyordum. Bakışlarımı önüme çevirdim, geç bir saatte olduğumuzdan yol bomboştu, bir yanı ağaçlarla, diğer yanı araziyle çevrili bir yolun ortasında ilerlemeye başlamıştık.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana ne anlatmamı bekliyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Konuşamadığımızı söyleyen sendin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bana kızgın mısın?” diye sordum sonunda, bu soruyu sorabilmek için yaklaşık beş dakika boyunca önümüzde akıp giden yolu izlemek zorunda kalmıştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Fazlasıyla.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tekdüze bir sesle, hiç düşünmeden söylediği şeye karşılık verebildiğim koca bir sessizlikti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kendini benimle aynı eve kilitlemek zorunda değildin. Benimle aynı soyadın içinde kilitlenmek zorunda değildin,” dediğimde yine dakikalar geçmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seninle aynı eve kilitlendim çünkü o evin içinde kızım da var.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Soyadını kızına verebilirdin, bana vermene gerek yoktu ve bunun hakkında yapabileceğin mantıklı bir açıklama bile yok. Belki de vardır ama canın kabullenmek istemiyordur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne kadar da zekisin, işte tanıdığım o hukukçu kız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Omzumun üstünden ona öfkeyle baktım. “Kabullenmek istemediğini kabulleniyorsun en azından.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Küçük bir yanlışı düzeltelim.” Aniden frene bastığında bir yanı uçurum, diğer yanı dağ olan bir yoldaydık. Karanlık deniz uçurumun sonunda gökyüzüyle birleşmiş gibi parlıyordu. Omzunun üzerinden dönüp bana baktı. “Ben kabullendim. Kabullenemeyen ve görmeyen sensin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neyi görmüyorum?” diye sordum, çünkü bu cevabı ondan duymak istiyordum, kendim bulmak istemiyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kolunu koltuğuna yaslayıp bana doğru dönüp yüzüme doğru eğildi. “Seninle neden evlendiğimi bilmiyor gibi mi yapacaksın?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin söylemeye cesaretin bile olmayan şeyleri ben neden bildiğimi göstermek zorundayım?” diye sordum sertçe, bir an durdu, gözlerimin içine uzun uzun baktı ve diğer şeritten gelen aracın far ışığı yüzünü aydınlattı. Mavi gözleri çok açık bir tona, derin lacivertten aniden toz gibi bir maviye dönüştü. Yutkundum. O gözlere bakmak doğru değildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Cesaretim mi yok?” Sorusu kulağa o kadar tehlikeli geldi ki sessizlik sırası benimdi. Sadece gözlerinin içine bakmakla yetindim. “Benim cesaretim yok öyle mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok. Olsaydı böyle evirip çevirmezdin lafı!” diye patladım aniden yüzüne doğru.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Lafı mı evirip çeviriyorum?” diye bağırdı yüzüme doğru. Soluk soluğa birbirimize baktık. “Aşığım lan sana! O yüzden evlendim seninle! Oldu mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Oldu!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzüme biraz daha yaklaşarak, “Bağırma bana!” diye bağırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Asıl sen bağırma!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir gün bile unutmadım seni,” dedi, şimdi sesi sakindi ama yüzü hâlâ yüzüme yakındı. “Ama sen bunu zaten biliyordun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben unutmuşum gibi konuşup zehir akıtacaksın. Konuşmak bu çünkü senin için. Zehir akıtmak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Akıttığım tek şey zehir değil,” deyince bir an donup gözlerinin içine baktım. “İçini sadece zehirle doldurmak istemiyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Geri çekilmedim, sadece gözlerinin içine baktım ama kalbimin hızlandığını hissettiğim gibi, aynı zamanda duyabiliyordum da. Onun da duymasından korktum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Pisleşme,” dedim sonunda. Yüzlerimiz o kadar yakındı ki, geri çekilmem gerektiğinin sinyalini yakan vücudum yine geri çekilmemem için bana yalvarıyordu sanki.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Pisleşmem için beni tetikleyip durma o zaman,” dedi, sesi hâlâ alçaktı ama bir o kadar da tehlikeli yükseliyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hiçbir şey yaptığım yok.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle mi?” Yüzüme doğru eğildi. “O belini dün gece nasıl çeviriyordun biliyor musun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarım çatıldı. “Sana ne?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kucağımda her zaman çevirdiğin gibi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Geri çekilecektim ki aniden çenemi kavrayarak olduğum yerde donmamı sağladı. “Kıskandım,” dedi ve bakışları dudaklarıma kaydı. “Kucağımdayken nasıl çevirdiğini hatırladım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne?” Elimi elinin üzerine koyup geri çekilmek için denediğimde çenemi tekrar kavradı ve parmaklarının dudaklarımı zorladığını fark ettim. Gözlerimiz birbirine saplandı. “Bana bağırıp, kuyruğunu dikip durma,” dedi dişlerinin arasından. “Sınırımdayım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sınırında olsan kaç yazar?” diye sordum gözlerimi yüzüne dikerek. Dudaklarım konuşurken aralandığı için parmakları dudaklarımın iç kısmına temas etmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudakları yukarı kıvrıldı, gözlerini önce sağ sonra sol gözüme çevirdi ve tekrar dudaklarıma bakarak, “Konuşacaktık değil mi?” diye sordu. “Neden zıtlaşmaya çalışıyorsun? Her zıtlaşmanın sonunun nasıl bittiğini unuttun mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Geçmişin içindeki görüntüler kafamın içine saçıldı ve tek yapabildiğim gözlerimi onun dudaklarına indirip kaşlarımı çatmak oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Damarıma basıp duran sensin,” dedim hırsla, gözlerim hâlâ dudaklarındaydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Alt dudağını yalayıp güldü, dişleri inci gibi parladı ve “Gözlerime bak,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gitmek istiyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gelmek istiyorsun,” dediğinde gözlerimi hızla kaldırıp onun gözlerine çevirdim ve bakışları bir dağ gibi üzerime yıkılırken tek yapabildiğim yutkunmak oldu. Bileğini itip emniyet kemerimi çözdüğümde geri çekilip merakla beni izlemeye başladı. Öfkeyle kapıyı açtım, dışarı çıkıp karanlık yolda ağaçların örttüğü uçurumun önüne doğru yürümeye başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kafasını camdan çıkararak, “Arabaya,” diye emretti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Siktir git.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hım?” dediğini duydum ama dönüp ona bakmadan karanlık denizi izlemeye başladım. “Cenan. Arabaya.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Git başımdan! Oynama benimle!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kapı aniden sertçe açılınca kalbim yerinden oynadı. Ürkek gözlerle ona doğru döndüğümde omuzlarımda artık ceketi yoktu ve esen rüzgârın tenimi ısırdığını hissedebiliyordum. Kapıyı şiddetle çarparak kapatıp bana doğru yürümeye başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çocuk gibi kaçıp durma benden. Bin şu arabaya!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çocukmuşum gibi bağırıp durma o zaman hayvan herif! Karşında çocuk yok senin!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ellerini saçlarına götürüp siyah saçlarını karıştırarak dağıtıp, “Ya sen neden böylesin?” diye sordu öfkeyle. “Neden lan neden? Konuşmaya çalışıyorum kaçıyorsun, sonra konuşmuyorsun zehir akıtıyorsun diyorsun!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Konuşmaya çalışmak mıydı o hayvan?” diye bağırdım öfkeyle ona doğru yürüyerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İnadı bırakıp dinlesen ben de o kuyruğuna basıp durmam! Yürü şu arabaya!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Böğürme.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Lan böğürtme o zaman.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Konuşacakmış. Dilini boğazıma sokmaya çalışıyor gibi görünüyordun daha çok,” dediğimde durup ellerini beline koyarak kaşlarını kaldırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ağzımın içine giren sendin farkındaysan.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ha?” diye sordum şok içinde. “Çenemi tutup beni ağzının içine sokmaya çalışan sendin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hoşuna giden şeylerden böyle kaçarsın sen, hoşuna gittiğini anlamayayım diye.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kes be,” dedim önüme dönüp gözlerimi denize çevirerek. “Ne istediğin belli değil. Bir öylesin bir böylesin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana az önce ne dediğimin farkında mısın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aşıkmışsın bana, teşekkürler,” dedim inatla ona bakmadan. “Biliyordum zaten bunu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen değil misin? Ben sana it gibi aşıksam, sen de bana it gibi aşıksın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yarın eve dönünce yine yokmuşum gibi davranacaksan bana aşık olduğunu söyleme,” diyerek ona doğru döndüm. “Ben vicdanımla her gece boğuşuyorum zaten. Biraz da sana duyduğum aşkla boğuşur, beni hiç affetmeyeceğini kabullenirim bir gün.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Durdu, derin bir nefes alıp sonunda, “Sen beni affedebiliyor musun da benim affetmemi bekliyorsun kafasız kız,” dedi sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dönüp omzumun üstünden ona bakarken sertçe yutkundum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mahvettik birbirimizi,” dediğinde gözlerinin içine bakmaya devam ediyordum. “Ama bak, hâlâ aşığım sana.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Affetmeden nasıl olur?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kendine sorsana bunu,” dedi bana doğru bir adım atarak. “Affetmeden nasıl oluyor da hâlâ beni seviyorsun Cenan sen?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bedenimi ona doğru çevirip sessizce gözlerimi yere indirdim. Önümde durdu, çenemi kavrayıp kafamı kaldırarak ona bakmamı sağladı. “Olur,” dedi, “oldururuz. Sen yokken ben oldurdum, ben yokken sen oldurdun. Bir aradayken neden olduramayalım biz bunu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarımı çatarak, “Altı yıl önce tesise gelen bir doktor vardı,” dediğimde duraksadı, çıkarım yapamıyor gibiydi ama yine de beni dinlemeye çalıştı. “Görevine altı ay sonra son verilmişti ama duyduğum kadarıyla sana ilgi duyuyordu.” Tüm bunları nereden bildiğimi sorgular gibi bana baksa da gözlerimi kaçırıp detayları ondan gizledim. “Onunla oldun mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ha?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O kadınla oldun mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olmadım,” dedi çatık kaşlarla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yattınız mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır!” diye bağırdı dehşet içinde. “Görev için gelen biriyle o tür bir yakınlaşma yaşar mıyım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Başkasıyla yaşadın ama değil mi?” diye sorduğumda başını geriye atarak derin bir nefes alıp, “Hasbinallah!” diye bağırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayvan gibi bağırdığına göre evet yaşadın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benim yerime cevap mı veriyorsun kendi sorularına?” diye öfkeyle tısladı. “Hayvan deyip durma bana.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Soruma cevap vermediğine göre evet, yaşadın,” dedim. “Haklısın sonuçta. Kaç yıl oldu değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Öfkeden gözünün attığını gördüm. “Saçmalamayı kes.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kimdi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne diyorsun ya?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kimler miydi mi demeliyim yoksa?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kıskançlıktan kudurduğunu bu kadar belli etme,” dedi ve bileğimden kavrayarak beni arabaya doğru çekmeye başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Soruma cevap istiyorum! Yargıladığım falan yok!” diye bağırsam da esasında canım aşırı yanıyordu. Düşünmek bile istemeyen tarafımla, her şeyi bilmek istediğim tarafım ölümüne savaş hâlindeydi. O kadar çırpındım ki sonunda kurtulabildim ama tam kaçacaktım ki beni belimden yakaladığı gibi arabaya yaslayıp, “Kimseyle yatmadım!” diye bağırdı yüzüme doğru. “Senden sonra kimseyle yatmadım!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir anda direnmeyi keserek sadece gözlerinin içine baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anladın mı?” diye sordu yüzüme doğru yaklaşıp, öfkeyle soluyarak. “Kafan aldı mı şimdi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sessizce başımı aşağı yukarı salladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Rahatladın mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sessizce başımı aşağı yukarı salladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Güzel.” Sesi şimdi daha sakindi ama hâlâ beni arabayla arasında tutuyordu. “Aferin sana.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tamam.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne tamam?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dilini ağzıma sokabilirsin şimdi,” dedim çatık kaşlarla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir an duraksadı, sonra burnundan sert bir nefes verip geri çekilecekti ki, “Ben de kimseyle olmadım,” dedim ve sanki bu cevap yarasına şiş sokmuşum gibi aniden öfkeyle beni arabaya daha sert bastırıp şiddetle dudaklarıma yapışmasına neden oldu. Duraksadım, bedenim başta direndi ama sonunda gevşedi. Ağzımın içine tam anlamıyla giren dili nefes almama bile engel olacak kadar büyük bir hırsla dişlerimde, damağımda dolaşırken dizlerimin tutmadığını hissettim. Dişlerini dudaklarıma geçirip çekti, ısırdı, ardından alnını alnıma bastırıp, “Sakın,” diye soludu öfkeyle. “Bir daha bana zaten bildiğim şeyleri söyleme.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi yüzünden çekmeden sadece başımı salladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bin şimdi arabaya.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarımı çatarak bedenimi arabaya doğru çevirdiğimde tekrar beni yakalayıp kendine çevirdi. “Tekrar kaçmaya çalışma.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öküz gibi davranmazsan kaçmam,” diyerek onu itip arabaya bindim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Arkamdan arabaya bindi, arabayı çalıştırmadı, bir süre o karanlıkta sessizce oturduk. “Şu başkomiser Uğur,” dedi sonunda konuştuğunda. “Sana aşık değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Cevap vermedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Omzunun üstünden bana bakıp, “Cevap,” dedi sertçe.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Açıkça söylemedi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ama farkındasın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Umurumda olan bir detay değil,” dediğimde, “Yani bir gece onu ağaca bağlanmış, çırılçıplak bulsalar sorun olmaz mı senin için?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Basri,” diyerek aniden ona doğru döndüm. “Deli deli konuşma.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bakışları ölümcüldü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerini önce arabanın göstergesine çevirip başını sol omzuna yasladı, ardından tekrar bana çevirdi ve hiç beklemediğim bir anda, “Dilimi ağzına sokmak yetmedi,” dedi, “ben boğazına kadar sokmak istiyorum.” İşte bu, aniden üzerime abanıp beni arkamda kalan araba kapısına yaslayarak öpmeye başlamadan önce kurduğu son cümleydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
(+18 Bu kısımdan itibaren sahne yetişkin içeriklidir. Oldukça argodur. Okumak istemiyorsanız, sizi rahatsız ediyorsa veya siz için uygun değilse aşağı kaydırarak bittiğine dair yazı yerleştirdiğim alandan devam edebilirsiniz.)
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Basri’nin dudakları, öfkesi ve açlığıyla bir kasırga gibi dudaklarımı ezip geçerken, beni arabanın kapısına öyle sert bastırdı ki metalin soğuğu sırtıma işledi. Eli, tişörtümün yakasını vahşice yakaladı ve yırtarak açtı; v yaka saniyeler içinde parçalanırken üzerindeki saten düğmeler de uçuşacak arabanın zeminine dağıldı. Tüm sesleri duydum, bu sesler onun kontrolsüz arzusunun habercisiydi. Sütyenim açıkta kalırken parmakları tenimde bir alev izi bırakarak boğazıma dayandı, parmaklarını boynuma sararak baş parmağını nabız bölgeme bastırdı. Dilini tıpkı söylediği gibi neredeyse boğazıma kadar iterken arabanın içinde, onun altında küçücük kaldığımı hissettim. Dili ağzımdan çıktı, parmakları boğazımı sarmaya devam ederken dili çene kemiğime, oradan boynuma indi ve parmaklarının açıkta bıraktığı kısmı dudaklarının arasına alarak yalamaya başladı. Nefesim boğazımın içine dizildi, göğsüm körük gibi kalkarken güçsüzce ellerimi kaldırıp onun ensesine yerleştirerek uzun tırnaklarımı ensesine bastırdım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dili tekrar boynumdan yukarı tırmandı, çenemi dişlerinin arasına alarak ısırıp dudaklarımla yaklaştı ama öpmek yerine bana üstten üstten baktı. “Bu gece korktuğun zehri değil, özlediğin bir şeyi akıtacağım içine, seni karnının içine kadar sıcacık dolduracak.” Kısık sesle kurduğu cümlesi beni geçmişin içinde bir anıya çekti, o anıda sarı saçlarım kafamı kaldırdığım anda belime dökülüyor, bir kırbaç gibi tenime vururken belim kıvrılıyor, içimdeki tüm varlığıyla beni dolduruyordu. Bu görüntünün arkasından bir yığın görüntü daha dürtülerimi harekete geçirmek ister gibi saklandıkları yerden çıkarak bana kendilerini hatırlattılar. Onun yumruğunun içinde toplanan saçlarımı, içime her saplanışında dolmuş toplarının klitorisime indirdiği tokat gibi darbeleri… Gözlerimi gözlerinden ayırmadığımda onun da benzer şeyleri düşündüğünü biliyordum. Elini tekrar askılı tişörtümün yırttığı yakasına indirdiği, yırtığı kavrayıp avucunun içine toplayarak beni kendine doğru çekti ve kumaşın yardımıyla beni havaya kaldırdı; dudaklarımız çarpıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Karnıma toplanan tutkuyla dudaklarına doğru inledim, dişlerini dudaklarıma geçirerek, “Özledin,” dedi, “benim yokluğumda incecik parmakların bu amcığı doyuramadı, değil mi?” Ağzımın içine doğru söyledikleri gözlerimin geriye kaymasına neden oldu. Dilini tekrar ağzımın içine sokarken tişörtün kumaşını avucunun içiyle sıkıp bedenimin üst kısmını havada tutmaya devam ediyordu. Dizini bacaklarımın arasına bastırdığında bir kıvılcım karnımda çakarak göğsüme kadar ışığını yaydı. Nefes nefese inledim, dudakları tekrar boynuma kayarken, “Beni düşünerek boşalmadığını söyleme, inanmam,” dedi boynuma doğru. Dilini boynumda gezdirdi, aç bir yırtıcı gibi avını önce yaladı, sonra dişlerinin arasına alarak ısırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüksek sesle inledim, tırnaklarımı saç diplerine bastırarak, “Özledim,” dedim, “ama senin yokluğunda parmaklarımı bile içime kabul etmedim.” Duyduğu şey karşısında kafasını boynumdan uzaklaştırarak bana irileşmiş gözlerle baktı. Yutkundu, adem elması boğazında kayıp eski yerine gömdü ve “Daralmış küçük deliğini yeniden tıpkı eskiden olduğu gibi benim şeklimi alana kadar sikeceğim,” diyerek aniden dudaklarıma yapıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu kez öpüşü daha ısrarcıydı, salyalarımın onun salyalarıyla karıştığını hissedebiliyordum. Başım dönüyor, kulaklarım uğulduyor, gözlerimin önündeki ışık kırılarak etrafa yayılıyordu. O her zaman haşindi, her zaman kelimeleriyle domine eder, parmaklarıyla buna eşlik eder, en sonunda da dili ve karnıma uzanan uzunluğuyla beni paramparça ederdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eli bacaklarımın arasına kaymadan önce uzunca bir süre bacaklarımı okşadı, ardından iki bacak arama girip kısa şortumun geniş boşluğundan içeri süzüldü. İç çamaşırımın dantelinde dolaşan büyük parmakları hissetmek nefesimi kesti. İhtiyaç midemin ortasında bir düğüm gibi büyüyordu. Onun tarafından doldurulmak istiyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biri görecek,” diyebildim, ardından nefes nefese inledim ve “Merak etme,” dedi, “sen dışarıyı istediğin gibi görsen de dışarıdan içeriyi kimse göremez. Tırnağını bile kimseyle paylaşmayacağımı ne çabuk unuttun?” Öpücükleri çeneme, oradan boynuma indi. Parmağı iç çamaşırımın üzerinden tam o noktaya değdiğinde belim kıvrıldı, gözlerimi kısıp yutkundum. “Çoktan sulanmışsın,” dedi dudaklarını kulağıma sürterek. “Ne kadar muhtaç kalmış küçük bir amcık.” Ahlaksız kelimeleriyle yeniden oradaydım, yıllar önce neredeysem, şimdi oradaydım. Onun altında, üstünde, yanında, her yerinde olmak istiyordum. Parmaklarını dantelin üzerinden klitorisimin üzerinde yuvarladı, gözlerim iri iri açılırken saçlarını daha sıkı kavradım. “Parmaklarımı alamayacak kadar daralmışsındır,” diyerek ağzımın içine doğru güldü. “Mükemmel olacak.” Parmaklarıyla kumaşı yana ittiğinde şortuma sürtünen çıplaklığımı hissettim. “Seni parmaklarımla sikmemi özledin mi?” dilini boynumdan göğüslerime indirdi, sütyenden taşan göğüslerimin ortasını yalarken gözlerini kaldırmış bana alttan alttan bakıyordu. Her şeyi onun ellerine bırakmaya hazır olmama neden olan düğmeye dokundu, parmaklarının altında hissettiği muhtaçlık gözlerini kısıp memelerimin arasına doğru inlemesine neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Basri,” diye inlediğimde, “Yavrum,” diye karşılık verip dilini yukarı kaydırıp boynumu öptü. Parmakları o noktayı altına alarak yuvarlarken gözlerimin önünde bembeyaz ışıklar yanıp sönüyor, kulaklarım basınçla zonkluyordu. Parmaklarını aşağı indirdi, içime kaydıracağını sansam da bunu yapmak yerine akan her zevki parmaklarıyla toplayıp yukarı çıkararak klitorisimin etrafına dağıttı. Ürperdim, istekle inledim ve tek yapabildiğim bu olduğu için ona lanet ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Islaklığın çoğalmasıyla artık parmakları klitorisimin üzerinde kayıyordu. Nefesim karnımın içinde büyüdü, ardından hızla geri boşaldı ve karnım içeri çöktü. “Lütfen,” dediğimde, “Ne lütfen?” diye sordu dişlerini derime sürterek. “Söyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İçime sok,” dedim pervasızca, sesim titriyordu. “Eskiden olduğu gibi parmaklarını içime sokup beni o büyük parmaklarınla sikmeyecek misin?” Sorum onu güldürdü, parmaklarını aşağı indirdi, istediğim noktada dolaştırdı ama istediğimi yapmadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Azdığında ahlaksızlığın dibine vuran bu küçük ağzı çok özlemişim,” dedi, “parmaklarımın sana ne yapmasını istiyorsun, söyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sikmesini istiyorum. Lütfen.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Karanlık bir hırıltıyla aniden parmaklarını içime itti, gözlerim geriye kaydı, orta parmağının yanına yüzük parmağı hızla eklendi ve içimin gerildiğini hissederken, “Basri,” diye inleyebildim, kasılmalarımı azaltıp buna uyum sağlamam gerekirken tüm hisler orada toplanmış gibi kendimi kasıyordum ve bu parmaklarını daha ileri itmesine engel oluyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gevşet,” dedi dişlerinin arasından. “Gevşet deliğini.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çok fazla,” diyebildim ve gülerek, “Daha sikimi bile almadın,” diye alay etti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yavaş,” diyebildim, kasılmalarım şiddetleniyordu ve bunun ona haz verdiğini görebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Duvarlarının açılıp kapanışını hissediyorum, amcığın lezzetli bir şey yiyen ağızdan daha çok salya akıtıyor,” diye alay etti, beynimden vurulmuşum gibi hissettiren kelimeleri normalde beni öfkelendirecek şeylerken, tam şu an delice hoşuma gidiyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İnleyerek, “Daha fazla,” dediğimde, dahasını istediğimi anlayarak, “Böyle mi?” diye sorup hızla içime sokup çıkarmaya başladı. Her içime itişinde parmaklarını kapan gibi kıstırıyordum ve bu bir süre sonra onu inletmeye başlamıştı; çıkan ıslak sesler benim iniltilerime karışıyor, onun iniltisinin altında kayboluyordu. “Daha,” diyerek başımı geriye atıp kafamı cama bastırdım. “Daha hızlı, lütfen.” İniltilerim arasından dudaklarımdan kayıp giden yalvarışlar onun ritmini hızlandırdı. Parmakları içime şiddetle girip çıkıyor, gitgide daha da ıslandığımı, zevkle çağlayan sularımın altımdaki şorta rağmen kalçalarımın arasına akıp gittiğini hissediyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seni ilk kez parmaklarımla siktiğim anı hatırlıyor musun?” diye sordu kulağıma, parmaklarını şimdi daha hızlı sokup çıkarıyordu. “Sikim için yalvarıyordun, seni altımda eze eze sikmemi istiyordun. Neredeydik? Söyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerim kayarken, “Kütüphanenin lavabosundaydık,” diye inledim. Parmakları ödüllendirirmiş gibi içimde açılarak makas formunu aldı. “Klozete oturup beni dizine oturtmuştun.” Tekrar inledim, parmakları biraz daha hızlandı. “Daha sonra beni daha yukarı çekmiştin, ayak tabanlarım dizlerindeydi, bacaklarımı ayırmıştın ve parmakların böyle içime girip çıkıyordu.” Kelimeler dudaklarımdan nefes nefese kayıp gidiyordu. “İçime girmediğin için sana çok öfkelenmiştim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İçe girmek mi?” Güldü, parmakları şimdi yavaşlamıştı. “Ben buna içe girmek demezdim. İsteklerini yeterince açık belirtmezsen sana yardımcı olamam.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Basri, lütfen, hızlan,” diye ağlar gibi inledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Söyle. İçine girmediğim için mi öfkelenmiştin yoksa seni sikmediğim için mi? Sikimi içine alamadığın, sularını sikime akıtamadığın için sinirlendiğini söyle. Yoksa bu hızda devam ederim,” dedi oyun oynar gibi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni sikmediğin için sana sinirlenmiştim,” dedim öfkeyle, kalçalarımı kaldırarak parmaklarını karşılamaya çalıştım. “İçime boşalmadığın için çok sinirlenmiştim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İşte benim bebeğim her zaman böyle açıkça isteklerini ifade ederdi,” diyerek parmaklarını daha da hızlandırdı. Ardından hiç beklemediğim bir anda parmaklarını içimden çıkarıp bedenini hafifçe kaydırarak bacaklarımı ayırdı. Bir bacağım konsolun üzerinde, diğer bacağım koltuğun baş kısmındayken savunmasız gözlerle ona bakakaldım. Eğilip bir gölge gibi üzerimi örttü, sütyenimi sertçe aşağı çekip karnıma indirdi ve bir göğsümü avucunun içine alıp ucunu parmağıyla okşarken, diğer göğsümün ucunu ağzına alıp ısrarcı bir şekilde emmeye başladı. İçim bomboş kaldığı için, “Parmaklarını ver hiç değilse, lütfen,” dedim, ardından öfkeyle, “Parmaklarını ver!” diye haykırdım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bana emrettiğinde hiçbir zaman istediğini alamadın,” diye inledi göğsümün ucuna doğru. “Unuttun mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Basri, lütfen,” diyebildim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Memelerimi iki avucunun içine alarak sıktı, gözlerimin içine bakarak karnıma, oradan da şortumun lastiğine doğru indi. Bacak içlerimi gözlerime baka baka öptükten sonra ağzını şortuma yaslayıp, “Şu sıcaklığı çok özlemişim,” dedi ve ellerini belimin yanlarından kaydırarak kalçalarımın yanlarında durdurdu. Daha sonra beklemeden şortu bacaklarımdan sıyırarak çıkarıp tek bacağıma asılı kalacak şekilde bıraktı. İç çamaşırımı yana çekip çıplaklığıma bakarken gözlerindeki beğeniyi, karanlık dürtüyü gördüm; sertçe yutkunup hiç beklemediğim bir anda ağzını oraya bastırdı. Haykırdım, ciğerlerimdeki hava boşaldı ve dili klitorisimi altına alarak baskıladı. Bir eli bacağımı sıkıca kavrıyor, diğer eliyle iç çamaşırımı yanda duracak şekilde sıkıca kavrıyordu. Parmakları bacağımdan ayrılarak oraya yaklaştı, dili beni savunmasız bırakacak bir hızla klitorisimi ezerken yüzük ve orta parmağını birleştirip içime kaydırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dili hiç durmadı, her tarafa dokundu, her tarafta onun salyalarını bıraktı, parmakları hiç durmadı ve dili bazen kendi parmaklarının üzerinden geçmek zorunda kaldı. Gözlerim kayıyor, sadece çılgınca inliyordum. Basri, “Ağzıma yasla şunu,” dedi salyaları ve ıslaklığımla parlayan dudaklarını benden gizlemeden. Sonra yeniden oraya gömüldü, kalçalarımı kaldırarak kendimi ona tamamen bastırdım ve parmakları içimde makas gibi açılıp kapanırken dili daha ısrarcı dönmeye başladı; burnundan verdiği sert nefesler salyasıyla ıslanan bölgeye mürekkep gibi yayılarak başımı döndürüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Boşalacağım,” diyebildim, önünde kırılan ışıkları göremeyecek kadar kaydı gözlerim. “Yavaşla, yavaşla!” diye bağırdım ama bu saldırılarını daha da hızlandırmasına neden oldu. Gözlerim kaydı, bacaklarımı kapatmak istedim ama izin vermedi ve dili beni doruğa yaklaştırırken daha da arsız bir şekilde hareket etmeye başladı. Ağzını oradan çekmediği için güldüğünü hissedebildim ama tepki veremedim, sadece kriz geçiriyor gibi titriyordum ve içimden dışarı çıkmaya hazır yükümü bir an önce içimden atmak istiyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çığlığım boğazımdan kayıp gitti, bedenim sadece titriyor, akıp yok olduğumu hissediyordum. Uzun süre titremeye devam ettim, onu ittim, kafasını bacaklarımın arasından çıkarması için yalvardım ama beni duymadı. Sonunda doğrulduğunda gözlerim zar zor odağını yakalayabiliyordu. Kemerinin sesini duydum, bakışlarım koltuğuna yerleşen bedenine dokundu ve kemerini çözen büyük ellerini görünce nefesim yeniden kesildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kucağa. Hemen,” diye emretti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ve gömleğinin üzerine doğru yükselen uzunluğu saklandığı yerden çıkarak açlığını gösteren zevk suyuyla gecenin içinde parladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimiz birbirini bulduğunda omzunun üstünden bana bakıyordu. Büyük avucu uzunluğunu kavradı, kalın ve uzun avucunun içinde kaydırırken gümüş saatinin sallandığını görüyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Doğrulup büyük bir hızla ona doğru kaydım, o saniyeden sonra hiçbir şey umurumda değildi. Tek istediğim oydu. Tek istediğim içimde hissetmekti. Onunla bütünleşmekti. Kucağındaki yerimi alıp ellerimi omuzlarına koydum ve o da hiç düşünmeden külotumu arkadan kavrayıp yana çekerek kalçalarımı açtı. Dudaklarımız açlıkla birbirinin üzerine kapandı. İç çamaşırımın kumaşı yana çekilince çıplak tenim onun taş gibi sert, zonklayan uzunluğuna sürtündü; ikimiz de aynı anda birbirimizin dudaklarına doğru inledik. Gözleri karanlıkta mavi bir alev gibi parlıyordu. “Nasıl başkasıyla olma ihtimalimi düşünürsün?” diye sordu dudaklarıma doğru. “Bu siki senden başkasına sokmam, bilmiyor musun?” Sesi kalbimi hızlandırdı. Gözlerimiz birbirine kilitlenmişken, “Bana tamamen açıl,” diye hırladı. “Her deliğini dolduracağım. Her zamanki gibi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarımız yeniden bir savaşın ortasında gibi çarpıştı. Alt dudağımı ısırıp çektiğinde kan tadı benim ağzıma yayıldığı gibi onun da ağzının içine yayılmış olmalıydı. Elleri kalçalarımı sıkıca tutuyor, parmakları etime gömülerek beni ayırıyordu. Sertliğinin başını deliğime sürttüğünde kalçalarım istemsizce ona doğru kaydı. “Hadi bana benimle sikişmeyi ne kadar özlediğini göster,” diye emretti ama harekete geçmeme izin vermeden kalçalarımı aşağı bastırarak içime öyle sert ve derin kaydı ki dudaklarımdan bir çığlık koptu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İçimdeki doluluk hissiyle gözlerim hızla doldu. Tırnaklarım omuzlarına gömüldü, gömleğini parçalayıp yırtmak ister gibi sıktım ama o aldırmadı. Kalçalarımı kaldırıp indirirken ve kendini yukarı iterek içimi delip geçerken arabanın koltukları gıcırdıyor, tek düğmeyle kapattığı camlara buğular çöküyordu. Uzun uzun inleyerek, “Resmen içine yutuyorsun beni,” diye fısıldadı. Kelimeleri iğrenç, ahlaksız ve öyle tahrik ediciydi ki beynim uyuşuyor, bedenim ona tamamen teslim oluyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sikeyim, o kadar ıslaksın ki, sesleri duyuyor musun? Çok dar, çok dar amına koyayım!” Parmakları pençeler gibi kalçalarımı kavradı alttan bana çarparken, beni bastırarak onun büyüklüğünü karşılamamı sağladı. Her vuruşta sesler etrafa yayılıyor, alışmaya başlayan bedenim açlıkla bükülüyordu. İçime vahşice gömülmesi artık acıyla karışan zevkin, sadece zevke dönüşmesine neden olmuştu. “Bunu mu istiyorsun?” diye sorarak daha derine itti, gözlerim kaydı, kalçalarımı daha sıkı kavrayarak, “Böyle sokmamı mı istiyorsun? İçinde zonklaması hoşuna gidiyor mu? Çok aç bıraktın, bak nasıl zorluyor içini, damarlarımı hissediyor musun?” Kısık, hırslı, tek tek söylediği her kelime beni daha da delirtiyordu. Her itişinde içimde bir volkan patlıyor, sadece inlemelerim ve çığlıklarım onun ritmine karışıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Doy benimle,” dediğimde inledi, “birbirimizi ne kadar aç bırakmışız, gördün mü? Doy benimle.” Kollarımı onun boynuna sarıp belimi hızla hareket ettirmeye başladım ve bu aklını kaçırmış gibi yüksek sesle inlemeye başlamasına neden oldu. “Basri, evet, evet, durma,” diye haykırıp belimi daha hızlı döndürmeye, kalçalarımla onu altıma hapsetmeye başladım. Saati tenimi çiziyor, elleriyle kalçalarımı daha sıkı kavrarken, “O belin beni öldürüyor amına koyayım, kuduruyorum o beline,” diye inledi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İzle,” diyerek ellerimi omuzlarına koyup gözlerinin içine bakarak nefes nefese belimi çevire çevire onu içime almaya başladım. “Gözünü bile ayırma. Özlemedin mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözleri geriye kaydı, başını koltuğa yaslayıp bana öyle bir baktı ki onun içimi tamamen dolduran uzunluğu etrafında delice kasıldım. Elini belime koyup ritmimi hızlandırırken, “Söyle,” dedi, sesi hem emreder gibiydi hem de çıldırmış gibiydi. Sanki sadece emretmiyor, aynı zamanda bana benim için yalvarıyordu. “Böyle mi sikmemi istiyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerim onun gözlerine kilitlendi ve kesik kesik bir nefesle belimi çevirirken, “Sik beni,” dedim. “İçime boşalana kadar ve boşaldıktan sonra. Durma.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu kez daha hızlı hareket etmeye başladı, tamamen kendini kaybetmiş, vahşi bir yırtıcı gibi. Kalçalarımı öyle sert kavrayıp ayırıyordu ki, her itişinde etim titriyor, içimdeki her sinir ucu alev alıyordu. “Bu amcık benim,” diye hırladı, her kelimesi bir bıçak gibi keskindi, “Sen sadece benimsin. Sadece benim sikim için ıslanıyorsun, sadece benim için bu kadar açılıyorsun.” Ritmi deliceydi, her itişinde içime daha derin gömülüyor, kalçalarımı öyle sert indirip kaldırıyordu ki, arabanın koltukları sarsılıyor, süspansiyonlar inliyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir eliyle göğsümü avuçladı, ucunu dişlerinin arasına aldı, ısırıp emerken diğer eli kalçalarımı daha da ayırıyor, içime her girişinde daha derine ulaşıyordu. “İçini döllesem de duramam,” diye hırladı, ağzı göğsümdeyken. Zevkin doruğuna yaklaşıyordum, bacaklarım kontrolsüzce titriyor, tırnaklarım sırtına gömülürken tenini yırtıyordum. “Boşalacağım,” diye inledim, sesim bir çığlığa dönüşüyordu. “Basri, lütfen, içimde kal, durma, içime gel.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözleri karanlık bir zaferle parladı, ritmi daha da hızlandı, her itişi bir deprem gibi bedenimi sarsıyordu. “Sikime boşal,” diye emretti, sesi artık tamamen çıldırmış gibi titriyordu, “sularını akıt, her damlasını istiyorum yavrum” Ve tam da o an, içimde patlayan zevkle çığlık attım, bedenim sarsılırken tırnaklarım kan ter içinde kalmış ve tenine yapışmış gömleğe rağmen eminim ki derisinde derin izler bıraktı. Basri de durmadı, hırıltıları kulaklarımda yankılanırken, içime son bir kez öyle sert gömüldü ki, sıcaklığı içimde patladığında ikinci bir dalga beni yuttu. Durmadı, içime yayılan her şeyi hissediyordum; volkan gibi patlıyor ama delirmiş gibi inlerken kendini içeri itmeye devam ediyordu. Ter içinde, nefes nefese, birbirimize yapışmış hâldeydik ve ikimiz de parçalanmış olmamıza rağmen durmaksızın hareket etmeye devam ediyorduk. İçimden taşması umurumda değildi, içimdeki hassaslığı ve zonklayışları öyle çok hoşuma gidiyordu ki duramıyordum. Dilimi ağzının içine bıraktığımda açlıkla emdi ve defalarca kez içime patlayacağından emin olmamı sağlayacak şekilde beni doldurmaya devam etti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Arabanın içi boğucu bir şekilde sıcaktı, buğulu camlar ise gecenin uzun süreceğini biliyormuş gibi su damlalarının gözyaşı gibi akmasıyla yeni buğular yaratmaya hazırlanmaya başlamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
(Yetişkin içerik burada sona ermiştir. Kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.)
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Saatler geçmişti, tek hatırladığım buydu. Saatler geçmiş, şafak göğü çoktan yırtmıştı ve ben hâlâ onun kucağındaydım. Alnım alnına yaslıydı, gözlerimiz birbirine iki farklı namlu gibi dayanmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Alt dudağımı yalayıp, “Seni seviyorum,” dedim içimden kopa kopa.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Affedilmesi gereken ne varsa gömdüm içimden uzağa bir yere Cenan, seni ne kadar kovmaya çalışsam da içimde gömüldüğün yerden çıkmıyorsun,” dedi dudaklarını alnıma bastırıp, kollarını bedenime sıkıca sararak. “Sen beni istersen bir ömür boyu affetme razıyım, yeter ki seni benden alma.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir daha beni senden uzağa itme,” diye fısıldadım. “Bu yeter bana.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senden bir adım gidersem, ölüme bin adım yaklaşayım,” dedi ve kollarını belime daha sıkı sararak beni tamamen kendine yasladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarım yukarı kıvrıldı, bedenim gevşemiş, gözlerim hislerin birbirine girmesi sonucu dolmuştu. “Beni çok özlemişsin,” diye fısıldadım, “benim seni çok özlediğim gibi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Köpek gibi. İtin gibi, köpeğin gibi, çok özledim seni.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yanaklarım ısınırken geri çekilip kucağında oturup gözlerinin içine baktım. “Konuşma yöntemini beğendim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözleri dudaklarıma kaydı, şafağın ışığı gözlerini aydınlatırken dudakları yukarı kıvrıldı ve tekrar gözlerimin içine baktı. “Altımda ezilmeyi de özledin mi?” diye sorarak başıyla arka koltuğu işaret etti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Pislik.” Kollarımı boynuna sarıp kıkırdadım. “Çok özledim.” Dudaklarımı dudaklarına sürterken fısıldadım: “Ezsene beni.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
𓇢𓆸
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
ZELİHA ÖZ…
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
:))
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
ZELİHA ÇALIKLI
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
O gece herkes uykuya çekildikten sonra Gurur ile mesajlaşmaya devam ettiğimizi hatırlıyorum. Bir ara yan yatmış sessizce mesajlaşırken Cenan ablanın yataktan kalktığını duymuştum ama dönüp ona bakmamıştım. Çantasından bir şey almış, sessizce salondan çıkarak merdivenleri inmişti. Çok geçmeden, Gurur da, ‘Muşta dışarı çıktı ve Cenan da dışarıda, duyuyorum onları,’ yazan bir mesaj göndermişti. Gurur’un bana hem komik hem de ahlaksız gelen imalarıyla dolu mesajları okurken telefonum açık bir şekilde uyuyakaldığımı hatırlıyorum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bulantıyla uyandığımda bunun normal olduğunu biliyordum, sabah bulantılarına iyiden iyiye alışmıştım. Hatta bazen bazı kokular bile midemin allak bullak olmasına yetiyordu da artıyordu. Bir süre klozette vakit geçirdikten sonra dişlerimi fırçalayıp yüzümü yıkadım ve hava bunaltıcı derecede sıcak olduğundan dayanamayıp duşa girdim. İnce bir eşofman altı, tek omzumu açıkta bırakan büyük beden bir tişört giyip alt kata indiğim sırada açılan kapıdan içeri Cenan abla girdi. Merdivenlerin başında tek kaşım havada ona bakıyordum, o da eli kapının üzerinde beni görmeyi beklemiyormuş gibi gözlerini iri iri açmış, bakışlarıma karşılık veriyordu. Dün gece yatağa girmeden önce giydiği şort ve pembe askılı badinin yerini sırtından etiketi sarkan büyük beden bir tişört ve bir eşofman almıştı. İkisinin de yeni alındıkları barizdi. Üstelik sarı saçları da yeni uyanmış gibi darmaduman görünüyordu. Yani uyandığı gibi gidip kendine etiketi üzerinde kıyafetler almış olamazdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yeni kuruttuğum saçlarımın diplerini kaşırken, “Abla?” dedim sorar gibi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Günaydın Zeliha.” Gülümseyerek kapıya sırtını yaslayıp gözlerimin içine baktı. “Yeni mi uyandın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yoo. Duş falan aldım. Bir de sabah bulantısı işte, canıma okudu bir süre.” Ona daha dikkatli baktım, gözlerimin içine bakarken aklı başka bir yerdeymiş gibi duruyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çantanı hazırladın mı?” diye sordu birdenbire.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne çantası?” duraksadım, balayını hatırlayınca, “Evet, hazırladım,” dedim hızlıca. “Sen neredeydin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Buradaydım,” dedi hızla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Uyandığımda yoktun,” dedim çatık kaşlarla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Erken uyandım biraz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kendine tişört almaya mı gittin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Etiket,” dedim basamakları inerken. “Tişörtün etiketi duruyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ha? Evet.” Elini arkaya atarak etiketi kavradı. “Valize birkaç tane yeni tişört koymuştum. Etiketini sökmeyi unutmuşum. İyi hatırlattın, rezil olacaktım yoksa.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hakan abiyle konuşabildiniz mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aniden irkilerek, “Ne?” diye sorunca ona tuhaf tuhaf baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dün akşam biraz gergindiniz. Konuşabildiniz mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yani, konuştuk bir şeyler.” Başka bir şey söylemek istemiyormuş gibi yanımdan hızlıca geçerken, “Duş alabilir miyim?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden soruyorsun abla? Alabilirsin tabii ki,” dedim gülerek. Merdivenlerin basamaklarını hızlı hızlı çıkmaya başlayınca omzumun üstünden ona kaşlarımı kaldırarak baktım, ardından önüme döndüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Telefonuma bir mesaj bildirimi gelince elim eşofmanın cebine gitti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sevgilim: Muşta eve yeni döndü
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sevgilim: xd
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarım hızla yukarı kalktı, tekrar omzumun üstünden merdivenlere doğru dönüp baktım ama Cenan abla çoktan gözden kaybolmuştu. “Hadi ya?” dedim sorar gibi, dudaklarım yukarı kıvrıldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zeliha Özdağ: Ne büyük tesadüf
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zeliha Özdağ: Sanırım Cenan da öyle
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zeliha Özdağ: xd
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sevgilim: Vay vay vay vay…
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gruba düşen bir mesaj gördüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener Açıkgöz: Muşta az önce omzumu sıkıp günaydın aslanım benim dedi bana
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener Açıkgöz: ???
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hakan Basri Şenkaya: Aslanımsın çünkü
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener Açıkgöz: ????????????
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözüm telefondayken, Mehtap’ın, “Günaydın Zeliha,” dediğini duyunca kafamı kaldırdım. Mutfaktan çıkıyordu, elinde bir su bardağıyla bana gülümseyerek baktı. Onu yalnız yakaladığımı fark edince, “Günaydın. Her şey yolunda mı?” diye sordum. Sorum karşısında afallasa da sorduğum sorunun ne anlama geldiğini biliyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu anlık ses soluk yok,” dedi sadece, dudaklarındaki tebessüm hâlâ yerinde duruyor olsa da gözleri çekingen bakıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Peki Girdap nasıl?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İsmi gibi,” dedi Mehtap, “esip dağıtmak için an kolluyor. Onu durdurmak çok zor ama sanırım ne kadar hassas olduğumun farkında ve en azından bir süre daha onu zaptedebilirim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Daha ne kadar durdurabilirsin ki? Üstelik o adam seni alenen tehdit etti,” dedim sıkıntıyla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Girdap’ın başını belaya sokmak istemiyorum ama yine alıp başımı gidecek olursam, Girdap bu kez toparlanamaz, ben de toparlanamam.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gitmeyi mi düşündün?” Gözlerim iri iri açıldı. “Bunu sakın yapma.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Düşünmedim diyemem. Bu ateşin içinde onu daha fazla sakin tutabilecek miyim bilmiyorum. Savrulurken kendini yakmasından korkuyorum,” dedi dürüstçe. “Başıma gelenleri ona dememeliydim, belki de çıkıp gelmemeliydim ama ondan başka gidebileceğim, gitmek istediğim bir yer yoktu.” Su bardağını sıkıca kavrayarak başını önüne eğdi. “Ben de böyle olsun istemezdim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu adamdan kurtulman gerek.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biliyorum ama Girdap’ın deliliğinden korkuyorum. O manyak benden vazgeçse, Girdap onu mahvetmekten yine vazgeçmeyecek. Canını almasından korkuyorum.” Bu cümleyi kurarken bariz bir şekilde titrediğini gördüm. Daha sonra gözleri karnıma dokundu, ifadesini hızlıca toparlayarak, “Konuşmayalım bunları,” dedi. “Bugün balayına gidiyorsunuz değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet. Birkaç saate çıkarız herhâlde. Doktor randevum da var. Isparta’daki doktorum beni buradaki bir arkadaşına yönlendirdi, iyi bir jinekologmuş.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarında kederli bir gülümsemeyle, “Kendine de bebeğine de iyi bak Zeliha,” dedi, “bu hayatta en çok önemsediğin can önce onunki olsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Onun bebeğini kaybettiğini hatırlayınca tek yapmak istediğim onu kollarımın arasına çekip sıkıca sarılmak oldu ama kendimde bu gücü bulamadım. Sadece onun yüzüne uzun uzun baktım. Yaşadığı her şey tam detayını bilmiyorken dahi bana bile bu kadar ağır geliyorsa, ona nasıl hissettiriyordu? Hayatının tek bir günü bile uğradığı zulmü, yaşadığı acıları unutabilecek miydi? Tek bir an huzurlu bir nefes geçecek miydi boğazından? Gülümsemeleri bile eksikti, çok yarımdı, Girdap’ın varlığına tutunan tarafı olmasaydı herhâlde hissettiği acı onu öldürebilecek kadar güçlü olurdu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Jinekolog kontrolü rutin bir kontrolden ibaret değil mi? Bir problem yok? Ağrın sızın var mı?” diye sordu ilgili bir tavırla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Onunla bunları konuşmak bana kendimi kötü hissettirse de yüreğine ferahlık vermek istediğimden, “İyiyim, sabahları bulantılarım başa çıkılmaz seviyede ama ne kramp ne ağrı hiçbiri kalmadı,” dedim. “Rutin bir kontrol sadece. Güvenliğim adına.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Derin bir nefes vererek, “Öyle mutlu oldum ki,” dedi sessizce. “Sen yine de salıverme, ekstra dikkatli olmaya çalış olur mu? Hiçbir şeye de kafanı yorma. Arkanda dağ gibi kocan var senin. Ailen de mükemmel insanlar. Maşallah. Allah her birine uzun, sağlıklı ömürler versin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Amin, çok teşekkür ederim Mehtap. Sen de kendini sakın yalnız hissetme. Ne bu adamlar ne de biz sana sırtımızı dönmeyiz.” Ona doğru yürüyüp elini tutarak gülümsedim. “Beni kız kardeşin bil bundan sonra. Olur ya bir gün gelir, insanız, Girdap’tan bile vazgeçtiğin bir an olur, sadece kendine dönmeyi seçersin, gidecek bir yerin kalmadığını düşünme. Benim kapım sana hep açık. Her ne kadar Girdap’tan vazgeçmeyeceğini bilsem de bunun rahatlığı içinde hep olsun, olur mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Güzel gözlerini benden kaçırarak tebessüm etti. “Olur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi o zaman. Hadi annemler uyanmadan kahvaltı hazırlayalım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gülümsemesi daha da büyüdü. “Hazırlayalım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Mehtap, Ayça ve ben birlikte kahvaltıyı hazırladığımız sırada ev halkı yavaş yavaş uyanmaya başlamıştı. Normalde babam herkesten önce uyanırdı ama bugün o bile uykudan geç uyananlardan biri olmuştu. Menemeni masaya götürdüğüm sırada Ayça, “Sen çok hareketlendin bu aralar,” diye çemkirdi arkamdan gelip, menemeni elimden alarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyiyim çünkü.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyiysen bile dinlenmek zorundasın.” Menemeni masaya bırakırken bana doğru döndü. “Araban çok güzelmiş, beni okula sen bırakacakmışsın artık.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gurur yanında o olmadan bir süre sürmeme izin vermeyecek gibi görünüyor,” dediğimde Ayça kaşlarını kaldırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tuvalete giderken de elini tutup işerken seni izliyor mu bu sırık?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İzin verseydim yapardı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin de gönlün var gibi geldi bana,” dediğinde sinir bozucu bir sırıtışla ona baktım. Gözlerini devirerek masanın üzerindeki tabakları düzeltti. “Mehtap ile ilgili bir gelişme var mı?” diye sorarken bana değil, masaya bakıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şimdilik yok gibi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çok sessiz bir kız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yaşadıkları kolay şeyler değildi.” Omzumun üzerinden eve doğru baktım, Mehtap hâlâ mutfakta olmalıydı, henüz dışarı çıkmamıştı. “Onu endişelendiren Girdap’ın bir sonraki hamlesi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yerinde olsam ben de endişelenirdim. Girdap’ın sessizliği pek hayra alamet gibi gelmiyor bana.” Ayça sandalyeye oturup dirseklerini masaya yaslayarak yüzünü avuçlarının içine aldı ve bana baktı. “Geçen gün Hakan abiyi ve Girdap’ı konuşurken yakaladım gibi bir şey oldu. Varlığımı fark etmediler.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne hakkında konuşuyorlardı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Girdap o adamın peşine düşecek, tek anladığım buydu. Hakan abi de bunu durdurabildiği yere kadar durdurmaya ve konuyu kendisi çözmeye çalışıyor ama Girdap’ın gözü dönmüş. Mehtap’ın yanında öyle sakin sakin oturduğuna bakma, adam ateşe verecek orman arıyor gibi görünüyor.” Ayça rahatsız bir nefes vererek, “Umarım Mehtap’ı daha da incitecek olaylar örgüsünün içinde bulmayız kendimizi,” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir süreliğine durmasının nedeni bendim.” Başımı önüme eğip kaşlarımı çattım. “Yoksa Girdap durmazdı. Her şey bir anda üst üste geldiğinde o da afalladı ama şimdiden sonra onu ne durdurur bilmiyorum. Mehtap’ın gözyaşları bir yere kadar işleyecek, bir yerden sonra asıl o gözyaşları için yakıp yıkmaya başlayacak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tüm bu hisler ve öfke için ona kızamayız sanırım,” dedi Ayça, turuncu bukleleriyle oynarken kaşlarını çatmıştı. “Etrafımda sürekli birbirine aşık insanlar var. hâlâ tuhaf geliyor. Yani birine bu kadar da aşık olmazsın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olursun.” Gülerek karşısındaki sandalyeye oturdum. “Geçen sene sürekli peşinde koşan bir çocuk vardı hatırlıyor musun? Ne zaman beni ya da Çolpan’ı görse, ellerimize senin için bir çiçek bir oyuncak ya da bir not sıkıştırır ve sana götürmemizi isterdi. Ne oldu ona?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ayça hatıralarında öyle biri yokmuş gibi kaşlarını çatarak, “Kimden bahsediyorsun?” diye sordu, gerçekten hatırlamıyordu. Zaten o ilgi duymadığı hiçbir konu hakkında uzun uzun düşünmez, hatıralarında o konuya yer ayırmazdı. Cevap vermeme fırsat bırakmadan, sanki aydınlanmış gibi, “Koray’ı mı diyorsun?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet. Fena bir çocuk değildi ve peşinde çok uzun süre koşmuştu. Hatırlıyorum bunu.” Kollarımı göğsümün üzerinde toplayıp gülümsedim. “Ondan hiç hoşlanmadın değil mi? Tamamen ilgisiz görünüyordun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zeliha,” dedi Ayça gözlerini devirerek, “o çocuğun sadece kızıl saçlı kızlara ilgisi vardı. Çilli ya da kızıl saçlı olması yetiyordu. Sana nasıl yürümedi hâlâ şaşırıyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle söyleme, sen dışında kimsenin peşinden öyle çok koştuğunu görmedim. Ee soruma cevap vermedin, ne oldu ona? Hiç denk geliyor musunuz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gurur’u yıldırım gibi hayatımıza düşürmeden birkaç hafta öncesinde görmüştüm sanırım en son. Yani en son o zaman diyalog kurmuştuk,” diye dalga geçti. “Yine ara sıra denk geliyoruz ama konuşmuyoruz. Sadece yüzüme bakıyor ve reddedileceğini bildiğinden olsa gerek kafasını çeviriyor. Benden ona yar olmayacağını anlayıp yeni bir kızılın peşine düşmüştür.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İnsanların duygularıyla dalga geçme turuncu kafa,” dedim ona dik dik bakarak. “Onu sürekli tersleyip küçük düşürmeseydin eminim denemeye devam ederdi. Gerçi bu onu kesinlikle bir tacizci yapardı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bana karşı hiç yanlış bir hareketi olmadı, kovulduğunda gitmeyi biliyordu en azından.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ve bence yakışıklıydı,” dediğimde, “Evet, fena değildi,” diye itiraf etti. Tam o anda masaya bırakılan su şişesi kafamı hızla kaldırmama neden oldu. Ecevit, yüzünde sakin bir ifadeyle, çözülmesi imkansız bir bulmaca gibi sandalyesini çekti ve bize bakmadan oturdu. Ayça gergin bir şekilde doğrulup dirseklerini masanın üzerinden çekerek omzunun üzerinden ona baktı ama Ecevit onun bakışlarına karşılık vermedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ayça, “Sana da günaydın,” diyerek vücudunu tamamen Ecevit’e doğru çevirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ecevit, bir süre onu duymamış gibi masaya baktıktan sonra omzunun üstünden Ayça’ya baktı. “Günaydın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dün gece uyumadan önce senin bahsettiğin o mangayı internet sitesinden okumaya başladım. Henüz Türkiye’de basılmamış, sadece çeviri sitelerinde mevcuttu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ecevit sadece, “Ne güzel,” deyince Ayça’nın kaşları çatıldı, birkaç saniye Ecevit’in yüzüne baktıktan sonra önüne dönüp gözlerini devirerek ağzını bıçak açmayacak şekilde kapattı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarımı çatarak Ayça’ya ne olduğunu sorar gibi bir bakış attığımda, omuz silkip tekrar göz devirmekle yetindi. Bakışlarım Ecevit’e çevrildi ama Ecevit ne bana ne de Ayça’ya bakmıyordu. Masanın etrafını arkadaşlarımız sarana, kahvaltı etmeye başlayana ve hatta kahvaltıyı bitirene kadar Ecevit sessizliğini korumaya devam etti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Arkadaşlarım sofrayı kaldırırken, Gurur, “Yavrum biz ufaktan kalkalım mı?” diye sordu, o sırada Biricik ile sohbet ediyordum ve Biricik, fotoğrafçının ona gönderdiği dosyalardaki fotoğrafları göstermek için dizüstü bilgisayarını açmış bana düğün gecesine ait görüntüleri gösteriyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olur ama önce gelip şunlara bir baksana, çok güzeller,” dedim parmağım bilgisayarın ortasındaki dokunmatik tuşta dolaştırırken. Fotoğraflardan birinde Gurur belime sarılıyor, ben kendimi geriye doğru atmış gülümseyerek ona bakıyordum ve onun da gözleri bendeydi. Bir diğer fotoğraf karesine kaydırdığımda, Gurur’un ayağına bastığım o ikonik fotoğraf ekranda belirdi. Gurur elini omzuma koyarak ekrana bakarken, “Bu gerçekten canımı acıtmıştı,” diye söylendi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ayça’nın yüz ifadesine bak,” dedim gülmemek için dudaklarımı sıkarak. “Gelin çiçeği eline düştüğü için mi o kadar şaşkın, sen anırarak bağırdığın için mi acaba?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ecevit’in de hemen Gurur’un yanında durduğunu ve eğilip ekrandaki fotoğrafa baktığını fark ettim. Fotoğrafı yakınlaştırıp Ayça’nın yüzündeki o şaşkın ifadeye daha dikkatli baktım. “Gelin çiçeğini o kaptı, sıradaki düğün onun,” diye dalga geçtim. Ecevit hâlâ Gurur’un yanındaydı, gözünü kırpmadan ekrandaki fotoğrafa bakıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ayça’nın turuncu saçlarına ve bebek mavisi elbisenin uyumuna baksana,” dedim hayranlıkla. “Fotoğrafta bir güneş gibi parlıyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ayça, “Beni mi övüyorsun sen orada?” diye sorarak yanımıza yaklaştı, ıslak ellerini kuru bir havlu ile silerken eğilip ekrana bakmaya başlamıştı ve kolu Ecevit’in karın boşluğuna değiyordu. Ecevit, gözlerini ekrandan çekip ona çevirdi, sessizce onun profiline, yüzüne düşen turuncu bukleye bakmaya başladı. “Aptal gibi çıkmışım,” dedi Ayça dudaklarını büzerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır,” dedi Ecevit birdenbire, Ayça duraksadı ama kafasını çevirip hemen dibinde duran adama bakmadı. “Güzel çıkmışsın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ayça, kahvaltıdan önceki o sessizliğe hâlâ içten içe gıcık oluyor olsa gerek, ona bakmadan, “Sağ ol,” diyerek doğrulup bizden uzaklaştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur eğilip yanağını yanağıma bastırarak elini elimin üzerine koydu, dizüstü bilgisayarın otomatik tuşunu benim parmağımla yönlendirerek bir sonraki fotoğrafa kaydırdı. O fotoğrafta Vural hemen önümde tulumba çekiyor, ben elimdeki paraları saçıyordum ve Gurur da sırıtarak hemen arkamda durmuş beni izliyordu. Bu kareyi gördüğümüz anda aynı anda kıkırdadık.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu fotoğrafların hepsini çıkarttıralım, fotoğrafçıyla konuşalım, hepsine onay verdiğimizi iletelim Biricik,” dedi Gurur. “Tek bir fotoğrafın bile silinmesini istemiyorum. Saçma sapan olsa ve Vural fotoğrafın bir köşesinde tulumba çekiyor olsa bile.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Biricik, “O zaman mail göndereyim, tüm fotoğrafları istediğimizi söyleyeyim. Özel olarak istediğiniz bir albüm var mı? İnci beyazı bir albüm çok hoşuma gitti, göstereyim mi size de?” diye sordu heyecanla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Albüme ihtiyacımız yok, fotoğrafları albümde değil, evin her köşesinde görmeyi istiyorum ama yine de bir albüm isterseniz Zeliha’nın seçtiği herhangi bir albüm benim için tamamdır,” dedi Gurur, gözleri hâlâ ekranda, yanağı yanağımda, parmakları parmaklarımın üzerindeydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aniden dönüp yanağına uzun bir öpücük kondurduğumda gülümsedi, yanağı içeri doğru çöktü ve ben de yanağına doğru gülümseyip bir kez daha öptüm. “Isırmayayım şimdi seni, yürü,” dedim gülmeye devam ederken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hadi kalk, daha doktor kontrolümüz var. Sonra da yola çıkacağız.” Başını başıma bir kedinin diğer kediye yaptığı gibi sürterek doğruldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Doktordan çıktığınız vakit bize de haber edin,” dedi Şebnem anne, elinde çay bardağıyla masaya doğru yaklaşırken. “Sonra Yener’im de beni havalimanına bırakıverecek. Gitmeden sizden haber alayım e mi anneciğim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Doktordan çıktığım an ararım anne,” dedim gözlerimi tekrar ekrana çevirerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anne dedi bana duydun mu? Şebnem anne demedi, direkt anne dedi,” diye şakıdı Şebnem anne heyecanla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eylül, “Aşırı kıskanıyorum,” diyerek kollarını annesinin boynuna sarıp bana sırıtarak baktı. “Geldin abimi çaldın, yetmedi anamı da çaldın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kendini kolla Eylül, seni bile çalarım,” diye sırıttım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Keşke birkaç gün daha kalsaydın dünür,” dedi annem köşeden. “Seni gezdirirdik, hem bana da arkadaş olmuştun ne güzel.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yine gelirim, kalk sen de gel ama bana. Gerçi Erzurum’da seni gezdirebileceğim pek bir yer yok ama… Ankara’yı daha çok seversin,” dedi Şebnem anne.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anne, kandırmasana kadını, Ankara’da da alışveriş merkezinden başka gezecek yer yok ki,” diyerek güldü Eylül.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şebnem anne, “Öyle deme, Ankara’m pek güzeldir,” diye söylendi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eylül gözlerine ulaşan bir gülümsemeyle tekrar annesinin boynuna sarıldı. Onu biraz daha toparlanmış hâlde görmek beni de gülümsetti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir süre gülüştüler, sohbet ettiler ve ben de fotoğraflara bakmaya devam ederken onları dinleyerek huzurun içimde katlanarak büyüdüğünü hissettim. Ve bir an önce gelmesini istedim bebeğimin. Böyle büyük, onu sevecek, koruyacak, kanatlarının altına alacak onlarca insanın olduğu geniş aileme bir an evvel katılmasını istedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Evden ayrılmadan önce Gurur’un hediyesi olan arabanın anahtarını Devran’a teslim etmiştik, arabayı o Isparta’ya götürecekti çünkü Gurur en çok onun şoförlüğüne güveniyordu. Devran kendi arabasını da çiçek gibi bakan, direksiyonu iyi, özenli bir adamdı. Gelin arabamızın üstü açıktı, eminim onunla turlamak daha eğlenceli olurdu ama kiralıktı ve vakti dolduğu için yerine iade edilmişti. Bu yüzden Gurur’un cipiyle gidecektik. Yanıma küçük bir çanta almıştım, gelinliğimin olduğu kutuyu ve diğer malzemeleri de bagaja yerleştirmişlerdi. Annelerimizin, babaannemin ve babamın elini öptükten ve onların hayır dualarını aldıktan sonra onlar tarafından birbirimize emanet edilerek yola koyulduk.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Güneş gökyüzünün göğsünün ortasına asılmış altın bir madalyon gibi parlasa da arabanın içi serindi. Arabanın motoru, şehrin kalabalığını geride bırakırken düzenli bir nabız gibi çalışıyordu. Güneşin ışığı camlardan içeri süzülüp koltukların üzerine dökülürken gözlerim sık sık Gurur’a dokunmaya devam etti. Gurur’un tek eli gevşekçe direksiyonun üzerinde, diğeri ise benim elimdeydi. Parmaklarımız birbirine kenetlendiğinde kalbimdeki düzensiz ritim, onun parmak uçlarının güven verici sıcaklığıyla sakinleşiyordu. Ama yine de içimdeki kaygıyı tamamen susturamıyordum. Çünkü gideceğimiz yer sıradan bir yer değildi; jinekoloğa gidiyorduk.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir süre önce yaşananları hatırlayınca parmaklarım onun parmaklarını daha sıkı kavradı. Ölümle yaşam arasında o ince çizgide düşmemek için uğraşarak yürüdüğüm o anı hatırladım. Bıçağın izini hâlâ karnımda, gizlenemeyen bir korkunun tam merkezinde taşıyordum. Doktor, “düşük riski,” dediğinde Gurur’un dünyası başına yıkılmış mıydı? Çünkü ben bunu ondan duyduğumda dünya kafamın üzerinde ufalanarak kül şeklinde saçlarıma yağmış gibi hissetmiştim. Bedenimle değil, içimde büyüyen küçücük bir canla imtihandaymışım gibi hissettiğim o an, dünya üzerinde yanında bir sürü insan varken yalnız olan tek kişi benmişim gibi hissettiğim anla aynıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Doktorun özel muayenehanesinin önüne geldiğimizde binanın diğerlerinden ayrıldığını fark ettim. Şehrin kalabalığına karışmıştı ama dışardan bakıldığında zarif sütunları ve taş kaplamasıyla güven veren bir yapıydı. Kapısında sade bir tabela vardı: Op. Dr. Nermin Aksoy - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kapıdan içeri girdiğimiz an ilk hissettiğim şey ferahlık oldu. Soğuk bir hastane koridoru değil, neredeyse bir evin oturma odası kadar huzurlu bir bekleme salonu karşıladı bizi. Duvarlarda doğa resimleri, kitap raflarında gebelik ve kadın sağlığına dair dergiler diziliydi. Havanın içinde antiseptik kokusuna karışan hafif bir lavanta kokusu vardı. Pastal tonlarda koltuklar yerleştirilmişti, ortada cam bir sehpa vardı ve üzerinde orkide çiçekleri duruyordu. Sekreter bizi gülümseyerek karşıladı, kaydımızı aldıktan sonra, “Doktor Hanım birazdan sizi çağıracak,” dedi. Gurur elimi bir an olsun bırakmadı. Parmaklarımız sıkıca kenetlenmişti; bu bağ, sözlerden daha çok şey anlatıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beklerken gözlerim raflardaki kitapların arasında gezindi. Çok geçmeden kapı açıldı ve “Zeliha Hanım, buyurun,” dedi sekreter.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nermin Hanım’ın odasına girdiğimizde odanın loş ışıkları, krem rengi duvarlar ve masa üzerindeki düzenli dosyalar dikkatimi çekti. Doktor, topuz yapılmış kumral saçları olan, gözlüğünün arkasından dikkatle bakan ama yüzünde şefkatli bir gülümseme taşıyan biriydi. Elini uzatıp, “Hoş geldiniz. Öncelikle geçmiş olsun. Dosyalarınızı inceledim, zorlu bir dönem geçirmişsiniz,” dedi. Sesinde hem profesyonel bir tren hem de insani bir sıcaklık vardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kadının elini sıkıp, “Teşekkürler,” dedim ve çok geçmeden yanında duran hemşire bizi önce küçük bir laboratuvar odasına aldı. Kan tahlilleri için damar yolu açıldı. Gurur bundan pek hoşnut değildi, iğne derime girdiği an kaşları çatılmış, yüzündeki renk çekilmişti ama yine de başımı okşamaktan vazgeçmemiş, beni sakinleştirmeyi önceliği bellemişti. Küçük tüpler kanımla dolarken hemşire açıklamaya başladı: “Tam kan sayımı, hormon değerleri, gebelik takip testleri… Doktorunuz ultrasonla beraber değerlendirecek.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Her şeyi duyuyordum ama kulaklarım uğuldadığı için cevap vermeden sadece dinliyordum. Çok değil, bir süre sonra tekrar doktorun odasına geçtik. Ortada beyaz örtüyle kaplı muayene yatağı, yanında ultrason cihazı duruyordu. Doktor sonuçları incelerken ben gözümü ultrason cihazından ayıramıyordum. Bir şeyler söylemediği için gözlerimi ona çevirdim, bu kez meraklı bir şekilde ona bakmaya başladım. Sessizliği beni germişti ve Gurur’un da bana çaktırmamak için dirense de gerildiğini hissedebiliyordum. Sonunda oturduğu yerden kalkıp eldivenlerini takarken, “Seni şöyle alabilir miyim Zelihacığım?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Değerlerim ne durumda?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sorum karşısında nazik bir gülümsemeyle, “Lütfen,” diyerek yatağı işaret etti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tedirgin bakışlarım omzumun üzerinden Gurur’a çevrildi, yüzündeki ifadeler bir sis perdesinin arkasına saklanmış olsa da ela gözlerindeki kuşkuyu görebiliyordum. İçimde büyüyen rahatsızlık hissiyle yatağın önüne ilerledim, yavaşça yatağın üzerine çıkıp Gurur’un gözlerinin içine bakarak yana doğru uzandım. Karnımı açığa çıkarırken nefesimin titrediğini hissedebiliyordum. Doktor eline ultrason jeli aldı, metal probun ucu jelle buluşup karnıma değdiğinde ürperdim ve tam o anda Gurur’un elleri yeniden saçlarımda dolaşmaya başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ekranda önce gri lekeler, sonra siyah beyaz dalgalar belirdi. Doktor probu biraz daha kaydırdı, bununla beraber ekrandaki şekiller daha da netleşti. Küçük bir gölge, kalbimin tam ortasında yıldız gibi kıpırdadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bugün önemli bir dönüm noktasındasınız,” diye fısıldadı doktor gülümseyerek ekrana bakarken. “Artık düşük riski geride kaldı diyebiliriz, değil mi?” Bu sorusu, gözlerimin hızla ekrandan ayrılıp, doktora çevrilmesine neden oldu. Kadın yan gözle bana bakıp, “Bende seni rahatlatacak bir şey var Zelihacığım,” diye fısıldadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ve bir şey duydum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dup-dup… dup-dup…
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
O hızlı, minik kalp odanın içinde tüm gücüyle çarpmaya başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerime dolan yaşları takip edemedim, hızı bir yıldızın kayarkenki hızını geride bırakacak türdendi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çok geçmeden bana ait olmayan bir damlanın yüzüme düştüğünü hissedip hızla kafamı kaldırıp Gurur’a baktım. Gözünü bile kırpmadan ekrana bakıyordu, gözünü bile kırpmıyordu ama kirpiğe takılan bir sonraki damla yeniden düşmek için kirpiklerinden ayrılmak üzereymiş gibi görünüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kalp atışları çok düzenli. Bebeğiniz gayet iyi. Haftasına göre gelişimi de tam olması gerektiği gibi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gerçekten mi?” Sesim bana yabancı geldi, sanki vücudumun dışında duruyor, öylece kendimi ve Gurur’u izlerken yaklaşmaya korkuyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nermin Hanım gülümseyerek, “Gerçekten canım,” dedi. Tam durduracaktı ki, “Lütfen,” dedim hızlıca. “Biraz daha duyabilir miyim? Onun kalbinin sesini biraz daha duyabilir miyim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudakları yukarı kıvrılan kadın önce bana, ardından Gurur’a baktı ve bir yıldızın kalp atışlarını duyuyormuşum gibi hissettiren o sesi duymama izin verdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir damla gözyaşı daha benimkine karışarak yüzüme düştüğünde, bu gözyaşının kime ait olduğunu biliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Titreyen alt dudağımla zar zor gülümsedim, kafamı kaldırıp o güzel sesi dinlerken Gurur’un gözlerinin içine baktım. İnsan aynı anda hem gülebilir hem ağlayabilir miydi? Ela gözler benim gözlerime bir bıçak gibi dayandığında, bizim yaptığımız buydu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ve ben ilk kez Gurur’un kalbinin sesinden daha güzel çarpan bir kalbin sesini duyuyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
O ses, ben o muayenehaneden çıkarken bile kulaklarımdaydı. Gurur elimi sıkıca tutmuş, sanki yön bilgimi tamamen kaybetmişim gibi beni yönlendirirken ağlamaya devam ediyordum ve yine ben, dudaklarım titreyerek gülmeye de devam ediyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Binanın önüne çıktığımız ve güneş yüzüme çarptığı anda, bir anda durduğumuzu ve beni kollarının arasına çekip sıkıca sarıldığını hatırlıyorum. Yüzümü avuçlarının arasına alarak, gözyaşlarından sırılsıklam olmuş yüzümün her noktasını öpmüştü ve “Geçti,” demişti bana.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu, yüzüm onun avuçlarının içinde daha şiddetli ağlamaya başlamama neden olan tek kelimelik olsa da çok güçlü anlamları içimde uyandıran bir cümleydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudakları dudaklarımın üzerindeki yerini almadan önce ağlamamak için kaşlarını çattığını hatırlıyorum. Ve belki de dudaklarımız birleştiğinde, yüzümden kayıp giden benim değil, onun gözyaşlarıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarımız ayrıldığında ise artık biliyordum. O gözyaşları bana değil, ona aitti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elimi tutup, titreyen bir çeneyle, “Gidelim mi?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hıhım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Geleceğimize, değil mi?” diye sordu bu kez.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Geleceğimize,” diye fısıldadım başımı hızlıca sallarken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Arabanın önüne yürüdüğümüz sırada gözyaşlarımı kolumun tersiyle sildiğimi hatırlıyorum ve Gurur’un elini asla bırakmadığımı. Onun da benim elimi asla bırakmadığını.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ön yolcu kapısını açıp beni yavaşça arabaya bindirdi, eğilip emniyet kemerimi dikkatlice bağladı ve geri çekilmeden önce derin bir nefes alarak dudaklarını alnıma bastırdı. Derin bir nefes alarak sırtımı koltuğa yasladığımı ve dudaklarımın hâlâ gülümsemek ile ağlamak arasındaki o incecik çizgide titrediğini hatırlıyorum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur arabanın önünden dolaşırken bir an durdu, omzunun üzerinden arabanın ön kaputuna baktı ve gözlerimiz aynı anda arabanın sileceğine sıkıştırılmış beyaz zarfa takıldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur’un kaşlarının çatıldığını hatırlıyorum. Sileceğin altından zarfı alırken gözlerini kaldırıp yavaşça bana bakmış, gözlerimiz camın diğer ucundan birbirine dokunmuştu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zarfı açtığını hatırlıyorum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ve içindeki kâğıdı çıkardığını.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
O kâğıtta her ne yazıyorsa, Gurur yazanları okuduktan sonra tekrar gözlerini kaldırıp gözlerimin içine baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İşte şimdi bana Gurur Mert Çalıklı’nın değil, Zincir’in gözleriyle bakıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...