18

GİRİŞ

25.06.2025

????: STEELHEART, She’s Gone   

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ruhunun bedenini terk etmeden hemen önce kopardığı ölüm vaveylası, kimse tarafından duyulmadı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Oysa ölüm oradaydı; bir çığlığın sonlanan tiz hıçkırığındaydı, bir kadının kirpiklerinde asılı kalan ama yanaklarına asla ulaşamayan gözyaşlarındaydı, bir çocuğun kalbine dokunan ilk acıdaydı, bir evsizin soğuk karla kaplı betona serip üzerine uzandığı mukavva kâğıttaydı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ölüm, şehrin her noktasındaydı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

En çok da onun için buradaydı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Onu aramaya mekânın duvarlarında bir gölge gibi gezerek başlamıştı. Her yabancı bedende onu aramıştı. Onun için burada olduğunu biliyordu, onu almadan gitmeyecekti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ölüm buradaydı ve onu almak için geldiği yerde sonunda onu bulmuştu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İlk hissettiği, kendi içine yıkılan bir karmaşaydı. Düşüncelerini toparlayamadığını fark etti, akabinde fikirlerinin de önü tıkandı ve bilincinin dışına itildiğini hissetti. Bu onun için korkutucuydu, aklını kaçırıyormuş gibi, gözyaşı damlası misali kabaran ter damlalarının sardığı alnına çarpan ışıklar yansımalar oluşturuyorken öylece kalabalığa bakıyordu. Daha önce başı hiç bu kadar çok dönmemişti. Bedenlere çarparak ilerlerken eğer bilincini geri kazanırsa dönüp hepsinden özür dileyeceğini aklının bir köşesine kazımıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ölümün santim santim yaklaştığı zayıf bedeni, henüz ruhunun kopardığı yardım çığlıklarından bihaberdi. Düşünmeye çalıştı, kelimeler birbirine çarparak aklının içinde bir o yana bir bu yana savruldu. Onu bu denli etkileyen yüksek sesli müzik miydi? Alkol kokan nefesleri soluduğu için mi sarhoş hissediyordu? Oysa bir yudum bile içmemişti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir insanın sadece nefes kokusuyla sarhoş olunsaydı, ağabeyinin yanına ne zaman yaklaşsa soluduğu hafif alkolün kokusu onu sarhoş etmez miydi? Barın soğuk, boyası hafiften kavlamaya başlamış bej rengi duvarına tutunduğunda, saniyede bir yanıp sönen kırmızı ışık, içinde yükselen kusma dürtüsünü kamçılayarak güçlendiriyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Etrafına bakındı ama onu göremedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

En yakın arkadaşı neredeydi? Kalabalığın içinde savrulan bedenleri izlerken onu ne zaman kaybettiğini bile hatırlamıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ayağının altındaki yer kayıp gidiyordu, ruhu bedeninin içinden kayıp gidiyordu, hayatı bir bar köşesinde kayıp gidiyordu. Farkında değildi. O âna kadar bunun farkında bile değildi. Gözlerini kapatıp üçe kadar saydıktan sonra kirpiklerini zorla yukarı itti ve ileriye baktı. Kırmızı koridor boştu, zar zor da olsa kadınlar tuvaletinin simgesini gördü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Duvar kenarından ayrılmadan duvara yaslanarak, bazen de tutunarak tuvaletin önüne geldiğinde bacakları titriyordu. Her şeyi bulanık görüyordu. Her şey ne zaman bu hâle gelmişti? Ne zamandan beri bu hâldeydi? Anlayamıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tanrı ise onun parmak uçlarında var ettiği parçalanmış kaderini izlerken, gökyüzünde oturan meleklerin hıçkırık seslerini duyuyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Nihayet tuvaletin ahşap kapısını iterek içeri ulaştığında, beyaz floresanın ışığı algılarına bir bıçak gibi saplandı ve sağa sola sendeleyerek etrafa çarpmaya başladı. Ruhu, sıkıştığı kara delikte uzattığı yardım elinin tutulmaması yüzünden düştüğü çaresizliğe tutunmuştu. Durumu çok kötüydü, birinin ona yardım etmesi gerekiyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tanrı’nın gözlerinde birikmeye başlayan gözyaşları, kaderin mürekkebiydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kader, tam da bu noktada yeniden yazılmaya başlıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Aniden gelen kusma isteğiyle kabinlerden birinin kapısına abandı ve kapı kızın çaresizliğine rağmen ileri doğru avına saldıran yırtıcı bir hayvan gibi ileri atıldı. Genç kız, zaten onu çoktan terk etmiş olan dengesinin ensesinde dolaşan cılız soluğunu da kaybetti. Bedeni büyük bir gürültüyle, acıyı kirli fayansların arasındaki küçük yarıklara irin gibi akıtarak yere yığıldı. Kimse onu fark etmemişti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kader, kan kaybediyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kader, yeniden doğacağı ânı bekliyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tanrı’nın gözlerinden kaderin mürekkebi akıyor, meleklerin kopardığı vaveylalar cennetin bu kahra daha fazla katlanamayıp yıkılmaya başlamasına neden oluyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kalbinde yirmi bir yıldır yanmayı sürdüren umut ışığının söndüğünü ilk kez hissetti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Hissediyordu, damarlarından çekilen gücü ve yavaşça onu terk eden yaşamı tüm gerçekliğiyle hissediyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dizlerinin üstünde sürünerek hareket etmeye çalıştı. Fayanstaki yarık soğuğu bile hissedemiyordu narin avuçları. Hissettiği tek şey, acının attığı çığlıklardı ve bu çığlıklar, büyük yırtıklar açarak önce bedenini, ardından da ruhunu parçalara ayırıyordu. Yaşam parçalanıyordu, kalp atışları parçalanıyordu, içinde kalan son umut parçalara ayrılıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Paramparça oluyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bedeninde kopan vaveylanın dalga dalga dolaştığı teni, ölümün beyazlığını derisine nakşetmişti. Eli, titreyerek beyaz mermer lavabo taşına uzandı, parmakları lavaboyu yakaladı ve güçsüz, sönmek üzere olan bir alev gibi titreyen bir nefes verirken, dizlerine küçük bir emir vererek ayağa kalkmaya çalıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Başaramadı. Ayağa kalkamadı. Ruhu yere çöktü. Kalp atışları yere çöktü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Nabzının kaybolmaya başladığını hissetti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Damarlarının içi boşalıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Narin vücudu büyük bir gürültüyle tekrardan olduğu yere daha sert bir şekilde serilirken, her şeyden bihaber olan en yakın arkadaşı, mekânın her bir köşesinde didik didik onu arıyordu. Sormadığı ayyaş kalmamıştı. Panik göğsünün içinde ilerleyen zaman gibiydi, durmadan akıyordu. Bazı bağlar vardı ki, insan bilmese de neler olduğunu hissediyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Genç kız, vücudunu doğrultacak gücü artık kendinde bulamıyordu. Pes etmişti. Ona ne olduğunu bilmese de yaşadığı şeyin sonucunu kafasında tartmış, ona yazılan sonun kanlı harflerini birleştirerek cümleyi tamamlamıştı. Artık biliyordu. Ölüm buradaydı ve o, ölümle yalnızdı. Ölüm onu kaldırmak için elini uzatıyordu, o ise o eli tutmaktan çok korkuyordu. Yine de biliyordu. O eli tutmak zorunda olduğunu biliyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Etkisi altında olduğu şey çok kuvvetliydi ve onun ruhunu emiyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Hissetti, genç kız. Ruhunun bedeninden çekilişini en yalın hâliyle hissetti. Etini diri diri kemiğinden sıyırmaya çalışsalar, bu kadar yanmazdı canı. Acı tek bir yerde değil, acı her yerdeydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Çok değil, birkaç saat önce ağabeyiyle konuşmuş, ağabeyine olan dur durak bilmez o çocuksu özlemini biraz olsun dindirmişti. Balerini almış mıydı acaba? Nabzı zayıflarken düşündüğü buydu. Sarı etekli beyaz balerini almış mıydı ağabeyi? Kar taneleri usul usul saçlarına tutunuyor muydu balerinin?

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kar küresinin içinde tek bacağının üzerinde usul usul dönen balerinin saçlarına kar taneleri tutunuyordu. Melodiyi duydu. Nabzının sesine benzetmişti bunu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ağabeyini son kez göremeden mi bitecekti her şey? Bu yolun sonu muydu? Biri karnına bir bıçak saplamış, sonra da bıçağın sapını bıçak köküne dek içindeyken çevirmeye başlamıştı sanki. Çığlık atmak istiyordu ama artık buna bile gücü yoktu. Nefes alamıyordu. Eli usulca havaya kalktı, bar tuvaletinin tavanında yanan cızırtılı floresanın yakıcı beyaz ışığına bakarken gözlerini kıstı. Işık, tıpkı onun bedeni gibi cılızlaşıp titriyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Alnı ter içindeydi. Yalnızca alnı değil, tüm bedeni ecel teri döküyordu. Beş parmağını da açtı ve tıpkı bir kuşun perdeli ayakları gibi aralayıp havaya kaldırarak floresanın ışığının üstüne tuttu. Derisi şeffaflaşmıştı, kör edici ışık onun bedenini tıpkı bir silgi gibi siliyor, yok ediyordu. Biraz daha dikkatli baksa, kemiğini görebilirdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tuvaletin kapısı narin bir çift el tarafından aniden açıldı. Genç kızın feri sönen gözleri tuvaletin kapısına çevrilirken eli hâlâ havadaydı. En yakın kız arkadaşının dudaklarından dökülen çığlık, bar tuvaletinin mermer duvarlarında yankılanırken, genç kızın dudağı usulca yukarı büküldü. Artık kendisine ne olduğunu anlayabilmişti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ölüyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kardelen!” diye feryat etti kızın arkadaşı. İnce sesi tuvaletin mermer duvarlarına çarpıp ikisinin kulaklarında tekrardan yankılandığında, gerçek, koyu renk bir mürekkep gibi bembeyaz fayansın üstüne süzülmeye, beyazı kendi rengine boyamaya başlamıştı. Her iki kız da gerçekle burun buruna gelmiş, gerçeğin yakıcı kokusu burunlarının direğini sızlatmıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Lavin,” diye fısıldadı Kardelen, boğuk sesi bir oluk kanla perçinlendi. Lavin, en yakın arkadaşıydı ve şimdi onun karşısında bu hâlde olmak, ölümden bile ürkütücü gelmişti ona. Lavin’in gözlerindeki korku, Kardelen’in kaburgalarının arasında erimeye başlayan kalbindeki damarları körkütük bir sancıyla sızlattı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Lavin, dehşet içinde dizlerinin üstüne düşüp, arkadaşını kollarının arasına çekerken korkusuna gem vuramadı. Mantık, düşünceler, cümleler, kelimeler, harfler... Hepsi bir köşede dikilmiş, gözlerini onlara dikmişti ve ikisinden de gerçeğin yakıcı senfonisi eşliğinde bir ağıt duyma isteğiyle kulak kabartmışlardı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kardelen, lütfen. Neler oluyor sana? Kardelen, yardım çağıracağım. Lütfen gitme! Sana hiçbir şey olmayacak!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Lavin, kollarında tuttuğu Kardelen’i nazikçe bırakmaya çalışırken, Kardelen çelimsiz ve gücü çekilmiş ellerindeki son dermanla Lavin’in bileğine sarıldı ve sızlayıp, kor renginde bir sızıyı kenarından aşağı bırakan dudaklarını araladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Işığım sönüyor, Lavin,” diye fısıldadı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tanrı’nın gözlerinden akan yaşlar artık bir romanın boş sayfasına damlıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Her şey yoluna girecek, böyle konuşma!” Dehşet içinde kapıya baktı. “Siktiğimin yerinde hiç mi kimse sesimizi duymuyor! Bırak beni, Kardelen. Korkma, hemen geleceğim. Sana ne verdiler? Allah kahretsin!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kardelen, ruhundaki son güç pıhtısını da harekete geçirerek arkadaşının bileğine davrandı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gitme,” diye fısıldadı. “Son ânımda yanımda olmanı istiyorum.” Dudaklarından kaderini yakan ateşin renginde kan aktı, çenesi boyunca turladı ve kavuniçi rengindeki kazağının önünü kendi rengine boyadı. “Bunun dönüşü yok, hissediyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kardelen!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Lavin,” dedi onu susturmak istercesine. “Şimdi bana bir söz vermeni istiyorum.” Sesi kısık, kelimeleri vurgusuz ve işlevsizdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Birileri çığlıkları duymuştu ama artık geçti. Kader, kenarından kan taşan bir yaraydı ve bu yara ölümcüldü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Lavin, bunu onun gözlerinde de görmüştü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yalvarırım,” diye fısıldadı. “Bırak beni, yardım getireyim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir yanı, giderse döndüğünde aynı bulamayacağını bildiğinden, kalmak ve onu kollarının arasında sonsuza dek tutabilmek için direniyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sesleri duydu, birilerinin geldiğini anladı, tuvaletin hemen dışında birinin yüksek sesle konuştuğunu duydu ama artık çok geçti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Lavin, bana bir söz vermeni istiyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözleri kısıldı, gözyaşları bedeninden çekilmiş, ruhuna karışmıştı ama yine de gözleri ve burnu yanıyordu. Gerçeğin tozunu yutmuştu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ağabeyim... Biliyorsun onu…” Dudakları, ağabeyini hatırlamasının getirdiği sancıyla yukarı kıvrıldı, titrek bir tebessümdü. “Bana ne olduğunu bilmiyorum ama hissediyorum. O mahvolacak.” Öksürdü. “Lütfen onun yanında ol.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kar…”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kardelen’in gözleri kapandığında, bar tuvaletinin kapısı ikinci kez açıldı ve Lavin’in bakışları çığlık atan kızlara bir an olsun dönmeden, arkadaşının ruhunun sıyrılıp, duvarları aşarak kaybolduğu bomboş bedenine kilitlendi. Kalbi, yıkımın tadını aldı ve karnında alevlenen öfke, hüznün kıyılarında harlanıp dev dalgalarını okyanus boyunca kabarttı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kardelen…”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Fısıltısı bir enkazın dibinde kalan insanın yardım için attığı çığlığa benziyordu. O insana göre büyüktü ama yalnızca bir mırıltıdan ibaretti ve yardım için orada olan insanların duyamayacağı kadar silikti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Söz,” diye fısıldadı, ölü bedeni bağrına basıp, paramparça olan iradesinin ona batırdığı kırıkları görmezden gelerek. “Söz veriyorum, kardeşim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tanrı, gözlerini yumdu.Gözyaşlarını aktığı o boş roman sayfasındaki ilk cümle, kaderin ilk cümlesiydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.