18

RUHTAN TENE AKAN YANIK İZİ

28.06.2025

????: Last Night, 86

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Hissettiğimi sandığım ne varsa, kendimi hissetmediğime inandırdığım her şeyin üzerinde idam edilirdi. Hiçbir zaman içime yerleşen bir şeyi kolayca kabullenemezdim, o şeyin içimde fırtınalar yaratmasından korktuğumdan değil, o fırtınalara teslim olmak istemediğimden yapardım bunu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Özay ile lisenin üçüncü sınıfında başlayan ilişkim, üniversitenin ilk yılında sona ermişti. Ben üçüncü sınıfken, o dördüncü sınıftaydı ve mezun olduktan hemen sonra yurt dışındaki okullara başvurusunu yapmıştı. Bu başvuruları ailesinin baskılarıyla yaptığını sandığım zamanlar olmuştu. Ama ben üniversitede istediğim bir bölüme başladığımda ve Özay hâlâ Türkiye’de bir üniversiteye girmeyip, yurt dışındaki üniversiteleri araştırmaya devam ettiğinde, aslında onun da içindeki isteğin yurt dışına gitmek olduğunu artık ben de biliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gitmesi için ondan ayrıldım, bunu hiçbir zaman bilmedi. Çünkü ayrılmazsam, biliyordum ki benim için kalacaktı ve ben hissettiğimi sandığım bir şeyin gerçekliğiyle yüzleşmiştim. Ona benim için böyle bir fedakârlık yapmasına izin veremeyecek kadar değer veriyordum ama ona âşık değildim. Bu gerçekle yüzleşmem uzun sürdü sansam da aslında uzun zamandır bu gerçekle yaşıyordum. Yine de Özay gittiğinde, onunla birlikte bir parçam da gitmiş gibi hissetmiştim. Çünkü alışkanlık vardı, birlikte geçirilen günler vardı, verilen sırlar, beraberken gülümsenen anlar vardı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Pencereyi açıp söken şafağı izlerken kollarım göğsümün üzerine toplanmış, tırnaklarım farkında olmadan avuç içlerime saplanmıştı. Gökyüzü aydınlıkla taçlanmaya başlamış olsa da hilâl şeklindeki ay hâlâ teninde asılı duruyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal’ın bir planı vardı. Şimdilik planın sadece küçük bir parçasını görebilmiştim ve bu parçanın içinde sarışın bir kadın beni izliyordu. Bana tamamen güvendiğinde planın tamamını anlatacak mıydı bilmiyordum ama şimdilik aramızda büyük bir güven bağı yoktu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Aynı kolda, iki farklı yöne giden damar gibiydik.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İçimizde taşıdığımız kan, Kardelen’i temsil ediyordu. Kartal ile tek ortak noktamız buydu. İkimiz de içimizde Kardelen’i taşıyorduk.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Birkaç saat sonra ilk hamle için harekete geçeceğini biliyordum. En azından, kıyıya bir parçasını taşımamı isteyen bu adamın davranışlarından bunu sezebilmiştim. Bana bir şey anlatmıyordu, şimdilik anlatmayacağını da biliyordum ama bu demek olmuyordu ki ben de öylece susup onun beni sürükleyeceği her yere sorgusuz gidecektim. Benim bir tasmam yoktu, bu işe birlikte girdiysek, davranışlarına bir çekidüzen vermesi gerektiğini ona öğretecektim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir duş almıştım, üzerime beyaz boğazlı bir kazak, altıma da buz mavisi bir kot giymiştim. Bedenimi nasıl böyle cuk oturtmuştu hiçbir fikrim yoktu ama kot pantolon tam bana göreydi. Elbise dolabının alt rafındaki spor ayakkabıları giymek için ayağıma bir çorap geçirdiğimde kafamda yeni bir soru işareti dolaşıyordu. Ayakkabı numaramı da mı biliyordu, yoksa bu sadece bir tahmin miydi? Boyum uzundu, ayaklarım ise boyuma göre küçüktü. Yani ayaklarımın küçük olduğunu tahmin etmek zor olmalıydı, bana boydan bakan biri en az iki numara daha büyük ayakkabı giydiğimi düşünürdü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gün çoktan doğmuştu, buna rağmen evin koridoru karanlıktı. Banyodan su sesi geldiğini duydum. Salona girip sehpanın üzerindeki sigara paketinden bir dal çektim, insanlara ait eşyalara dokunma huylarım yoktu ama şu an başka çare de bulamıyordum. Sigarayı dudaklarımın arasına yerleştirip sehpanın üzerini inceledim. İçtiği içkinin kadehi sehpanın üzerindeydi, kül tablası da ağzına dek izmarit cesediyle kaplıydı. Yerdeki boşalmış içki şişelerinden biri devrilmiş, dibinde kalan kehribar rengi sıvı zemine akarak yerde küçük bir birikinti yaratmıştı. Zipposuyla sigaramı yaktım ve zippoyu yerine bırakmak için eğildiğimde arkamda bir hareketlilik hissettim. Göğsümü boydan boya mengene altına alan panikle arkama baktığımda onu gördüm. Kartal Alaşan, altında krem rengi bir havluyla hemen salonun girişinde dikilmiş bana bakıyordu. Altın kahve gözler doğrudan bana kilitlenmişti. Siyah saçlarından aşağı sicimle inen su damlaları önce boynuna, ardından da belirgin köprücük kemiklerine damlıyordu. Çıplak, gökyüzünü bağrına indirmiş göğsünde de gözyaşı gibi kayan su damlaları olduğunu gördüm.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Göğsünde dövme yoktu ama o kadar fazla beni vardı ki, bu benler dövmelerinden bile daha ilgi çekici görünüyordu. Ona biraz daha dikkatli baktığımda, gözlerinin tonundan biraz daha koyu olan ama genel olarak açık renk görünen küçük benlerinden güçlü duran omuzlarında da olduğunu gördüm.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sayısız yıldız gibi…

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Alnımda, iki kaşımın ortasında oluşan o çukur, karnımda dolaştığını hissettiğim bıçak yüzünden miydi yoksa bedenini mesken tutan benlerin ellerindeki mızraklarla kalbimi hedef almasından mıydı bilmiyordum ama kaşlarım çoktan çatılmıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O sigarayı içecek misin artık?” diye sordu ukala bir tavırla. “Eğer kül yere dökülecek olursa başın belaya girer, haberin olsun.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne o?” diye sordum afallayışımı bastırmaya çalışarak. “Titizlik hastası mısın? Öyle olsan yere içki mi dökerdin?” Tırnağımdan daha uzun duran külü kül tablasına silkerken ona bakmamaya çalıştım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kendi dağınıklığımla başa çıkabilirim ama bir başkasının dağınıklığıyla başa çıkmak zorunda değilim,” dedi sadece.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerimi tekrar Kartal’a çevirdiğimde koltuğun kolçağına bıraktığı küçük havluyu eline aldığını gördüm. Havluyu ensesine bastırırken dirseğinden kıvrılan kolunun pazusu genişledi ve kolundaki dövmenin ritmik hareketini izledim. Havluyu saçlarına doğru kaydırdı, altının yüzeyini andıran gözleri doğrudan gözlerime sabitli duruyordu. Ben sigaradan bir duman daha aldığımda, “Hazırlan,” dedi tok bir sesle. “Vakit kaybetmeden çıkmamız gerek. İşlerimiz var.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ben hazırım zaten,” dedim parmaklarımın arasındaki sigarayı hafifçe döndürürken. “Hazırlanması gereken senmişsin gibi duruyor. Altında havluyla İstanbul sokaklarında dolaşmak senin için sorun teşkil etmiyorsa bilemem tabii.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Çatık kaşlarının altında kurnazca parlayan gözlerini gördüğümde şaşkınlığımı dizginleyemedim. “Aklını başından aldığım için mi giyinmemi istiyorsun?” diye sordu, sesi soğuk olsa da kelimelerine sıcak bir alay karışmıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Pardon?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Alayla omuz silkti ve “Kıyafet seçimini vasat buldum ve bu benim kişisel yorumum,” dedi. Bir an ona bakakaldım. Bu herifin problemleri mi vardı?

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne varmış kıyafet seçimimde?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Eskiden daha güzel giyiniyordun,” demesini beklemediğim için duraksadım, ben çoğunlukla insanlara dikkatli baktığını ama onlarda bir şey gördüğü için değil, onları huzursuz etmeyi sevdiği için öyle yaptığını düşünürdüm. Nasıl giyindiğimi mi hatırlıyordu?

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Şaşkınlığımı ya hissetti ya da fark dahi etmedi ama birden konuyu değiştirerek, “O elbise dolabından bula bula bunları mı buldun?” diye sorarak kafamın içine yerleştirdiği düşünceleri dağıttı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Şu an bize vakit kaybettiren sensin, bunun farkında mısın?” Tek kaşımı kaldırdım. “Ortada Banu Alkan edasıyla havluyla dolaşmak yerine gidip giyinmeye ne dersin?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal şaşkınca, “Kim edasıyla?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İşaret parmağımla çıplak, kemikli ayaklarını gösterip, “Parmak uçlarında da yürürsen, tam Banu Alkan,” dedim neşesiz ama alaycı bir sesle.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Değişik,” diye homurdandı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hareket et,” dedim kollarımı göğsümün üzerinde toplayarak. “Vakit kaybettiriyorsun, Alaşan.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O küçük ağzın çok büyük laflar ediyor,” dedi beni süzerek. “Hoş değil, Lavinia.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Lavin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Başını iki yana sallayıp arkasını döndüğünde bir an olduğum yere çakıldım sandım. Havlu düşük durduğu için, bel gamzesinin hizasında duran izi az çok görebilmiştim. Bu bir yanık iziydi. Belinin solunda kalıyor, kalçasına doğru iniyordu. Tenine bir dövme gibi örülmüştü iz. O gitti ama bedenindeki iz kafamın içinde kaldı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ruhum, izlerle kaplı bir beden gibiydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ruhumda gerçek bir yangının vaveylası vardı. Kartal’ın belindeki yanık izi de benim ruhumdaki iz ile aynı gibiydi. Teninde gerçek bir yangının vaveylası mı vardı?

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Olduğum yerde bir süre boşluğu izledim. Boşlukta bir yangın büyümüş, ateşlerin açtığı çetelede geçmişim bir kâğıt parçası gibi yanmaya başlamıştı. Yaşananların külleri her zaman göze kaçar, gözlerde yaşlara dönüşürdü. Bunu biliyordum. Geçmişimin küllerinin gözlerime kaçmasından korkuyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal, dudaklarının arasında duran sigarayla salona döndü. Siyah boğazlı bir badi, koyu lacivert bir pantolon gitmişti. Bir elinde iki tane siyah deri ceket tutuyordu. Ayakkabıları lüks bir markanın kış sezonu için yarattığı yeni koleksiyonlarından birine aitti, onları görür görmez tanımıştım çünkü karıştırdığım dergilerden birinde fotoğraflarına denk gelmiştim. Badisinin uzun kollarını dirseklerine kadar sıvamıştı, dirseğinden aşağı uzanan dövmesinin çizgileri görünüyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bana bakmadan yanımdan geçerken elindeki ceketlerden birini bana doğru uzattı. Sehpanın üzerindeki zipposunu alıp dudaklarının arasındaki sigarayı yaktıktan sonra deri ceketi üzerine geçirdi ve “Hadi,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İçeriden çantamı alıp, bana verdiği deri ceketi üzerime geçirdikten sonra birlikte evden çıktık. Kartal cebinden cipin uzaktan kumandasını çıkarıp sigarasını kenara fırlattıktan sonra kumandanın tuşuna dokundu ve araba sanki sahibini tanıyan bir aslan gibi hafifçe hırlayarak kilitlerini açtı. Araca binip emniyet kemerimi bağladığım sırada o da aracı çalıştırıp geriye doğru sürmeye başlamıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gece kayıp bir kente benzeyen bu yerde, nihayet bir hareketlilik görebilmiştim. Bakır rengi saçları dümdüz, ütülenmiş gömleği ve bedenini saran şık takımıyla bir kadın kaldırımda telefonla konuşuyordu. Hemen önündeki son model kırmızı arabanın ona ait olduğuna emindim ve ayaklarındaki en az on beş santimlik stilettolarla tıpkı spor ayakkabılarla olduğu kadar rahat görünüyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sessizlik, pahalı bir palto gibi omuzlarıma çökmüştü ve sanki şimdiye dek hiç paltom olmamış gibi sıkıca sarılarak sahiplenmiştim onu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Dünün aksine bugün oldukça sessizsin.” Kartal’ın sesi, sessizliğin tuğlalarıyla ördüğüm o büyük kulenin üzerine yıldırım gibi düşmüş, kalemin sessiz duvarlarını yıkmıştı. Göz ucuyla ona baktığımda bana değil, yola baktığını gördüm. Bakışları farklıydı. Ruhu çekilmiş, ifadesi bir tabutun içine koyulup toprağın altına gömülmüş bir bakıştı bu. Bu bakışı nerede görsem tanırdım, çünkü uzun zamandır gözlerim hamallığını yapıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Nereye gidiyoruz?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Lafımı geri mi almalıyım şu an?” Kaşlarını çatarak omzunun üstünden bana kısacık baktı. Gözlerindeki tedirginlik veren ifade beni afallatsa da aldırış etmemeye çalıştım. “Kayıt yaptırmaya gidiyoruz.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne kaydı?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Okul.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Duraksayıp, “Ne okulu?” diye sordum bu defa.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Dans.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kaşlarımı kaldırdım. Ne demek istediğini anlayabilmem için biri şu herifin yüzüne bir de altyazı seçeneği getiremez miydi?

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Dans okulu mu?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İlkokula da dönelim mi, ne dersin? Cümleleri fişler şeklinde dağıtırım sana, onlarla oynayarak cümle kurmayı ve cümleleri anlamayı öğrenirsin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Horoz gibi kabaracağına soruma düzgün bir cevap versen münakaşa etmek zorunda da kalmayacağız,” diye söylendim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kafam kazan gibi, bir de sana açıklama yapmakla mı uğraşayım?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sabaha kadar içersen kafan aşure kazanı gibi olur tabii.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Aşure kazanı,” diye fısıldadı kendi kendine.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Başka hiçbir şey söylemedi, ben de bir şeyler söylemek istemedim çünkü onunla didişip durmak istemiyordum. Tek hâli olmayan o değildi. Trafik söylendiği kadar vardı. Araç bir kaplumbağadan daha hızlı hareket etmiyordu. Kartal’ın sürekli dişlerini gıcırdattığını, ağzının içinde küfürler yuvarladığını duydum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sokacağım artık ha,” diye homurdandığı sırada telefonun melodisi aracın içini doldurmaya başladı. İfadesi biraz olsun yumuşamadan telefonu açıp kulağına yasladı ve “Söyle amcık ağızlı,” dedi kabaca.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ettiği küfür karşısında kaşlarımı kaldırarak bakışlarımı yan tarafımdaki cama çevirdim. “Ne yapıyor olabilirim, Burak?” diye sordu sertçe. “Anasını avradını siktiğimin trafiğindeyim ve her an bagajdan beyzbol sopasını alıp birilerine ışığı gösterebilirim.” Sessizlik yaşandı. “Bunları telefonda konuşmak istemiyorum,” dedi. “Şu an yeterince gerginim, birilerinin canını yakmak istemiyorum. Çeneni kapatmaya ne dersin, kardeşim? Şayet şu an katil olmaya yalnızca birkaç adım mesafe uzaktayım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yol açılınca Kartal aracı ilerletti. “Aynen,” dedi. “İçeri giriş biletimi buldum. Taşları öyle düzgün dizeceğim ki… Şans ya yanımda olacak ya da köpeğim olacak ama her şekilde benim tarafımda olacak.” Derin bir nefes aldı. “Tamam, kızlara ve o yavşağa selam söylersin. Dikkatli olun. Eyvallah.” Kartal telefonu kapatıp direksiyonu sağa kırdı ve daha açık bir yolda ilerlemeye başladık. Gökyüzü yağmur bulutlarını toplamıştı ama hava yağacağa benzemiyordu. Gri bulutlar şehrin üzerini örtmüştü. Sahil yolunda ilerlemeye başladığımızda çevreme bakma gereği bile duymadım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Araç yavaşlamaya başladığında başımı kaldırıp ön camdan dışarı baktım. Büyük, dış cephesinin bir kısmı camdan oluşan bir binanın önünde benim yaşlarımda birkaç arkadaş grubu dikiliyordu. Saçı sakalı birbirine karışmış bir gencin sırtında gitar kutusu vardı ve birkaç küçük kız çocuğu üzerinde beyaz kostümleriyle binanın bahçesinde gülüşüyordu. Hepsi küçük birer kuğuya benziyordu. Saçları sımsıkı topuz şeklinde toplanmış kız çocukları, eskiz defterimin sayfalarının uçuşmaya başlamasına neden oldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Açılan sayfada bir anı vardı. Ayak parmaklarımın sızladığını hissettim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bir gün gerçek bir kuğu olacaksın, senin yerin sahneler. Bazen bir buzun üzerinde yüzecek o kuğu, bazen zeminin, belki de bazen ait olduğu yerde, suyun yüzeyinde süzülecek… En ön koltukta oturup kuğumun ihtişamla süzülüşünü izleyeceğim. Sakın vazgeçme, Lavin. Biliyorsun, vazgeçersen çığ olup insanların önüne dökülemez, onlara beyazını gösteremezsin. Karanlıkta gizlenemeyecek kadar ışık saçıyorsun, kızım. Bırak parıltını herkes görsün. Biliyorsun, vazgeçersen heyelan olup seni yok etmek isteyenleri göçük altında bırakamazsın. Adının hakkını vereceksin, benim beyaz kuğum.” Babamın anıların içinde keskinleşen bir bıçak gibi bana doğru gelen sesi, kalbimin derinliklerinde bir ağrı bıraktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Geldik,” dedi Kartal ve anıların ince ipleri koptu, zihnim anılarımın altında kaldık. Babamın sesi zihnimdeki göçüğün altında kaldığından yutkundum. Kalbimde büyük bir ateş yandı ama Kartal, bunu görmedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bir sorun mu var?” Bu soruyu sormasını beklemediğimden bedenim birdenbire buz kesti. Gözlerimi ona çevirdim ama gözlerindeki sorguyu görünce bakışmamızı kısa kesmek zorunda kaldım. Kalbimde yanmaya başlayan ateşi görmüş olabilir miydi? Kaşlarım çatıldı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne sorunu olacak?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sadece sordum,” dedi düz bir sesle.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yok sorun.” Bakışlarımı ondan ayırıp kapının koluna uzandığımda, aniden kapıya uzanan elimi yakaladı ve zihnimde sakladıklarımın attığı çığlık, kalbimin derinliklerinde de büyük bir tayfun yarattı. Gözlerimi önce bileğimde duran eline, sonra da omzumun üzerinden usulca ona çevirdim. Bakışlarımdaki soru işaretlerini görünce bileğimi kavrayan parmakları gevşedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İfadesizce, “Dur,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne oldu?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Elini bileğimden çekmedi ve dikkatlice bana bakarak, “Anladığın bir dans türü var mı?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Babamın söylediklerini hatırladım. Daha sonra kana bulanan puantlarımın görüntüsü de tıpkı babamın söyledikleri gibi zihnime yayıldı. Sessizce, “Yok,” dedim ama bunun yalan olduğunu biliyor gibi bakıyordu bana.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İlgi duyduğun bir dans türü var mı?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yok.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O küçük kız çocuklarına nasıl baktığını gördüm.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kelimelerin boğazımı urgan gibi sardığını hissettim. Kelimelerin harfleri kendini asmıştı. Gözlerimi ön cama çevirdim, küçük kızlar hâlâ oradaydı. Sarışın olan küçük kız olduğu yerde hafifçe dizini kırarak eğilip selam verince gülümsedim ama parmak uçlarında ustaca yükseldiğinde kalbimdeki ağrının arttığını hissettim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İyi bir analizciyimdir,” diye fısıldadı, sesi geceden karaydı. “Ve sen dürüst bir kadın değilsin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Analizlerin ya da hakkımda düşündüklerin biraz olsun umurumda değil.” Bileğimi saran parmaklarına öfkeyle bakıp, “Çek elini,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne kadar saklarsan, o kadar çabuk görür, o kadar çabuk ulaşırım sana, Ölüm Çiçeği.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sessizlik. Tıpkı kindar bir kurdun, yoldaşı olan bir diğer kurdun cesedinin başında ulurken nefret ile parlayan gözleri gibi parlamıştı sessizlik. Kartal elini aniden geri çekince sessizlik dağıldı ve “İşte orada,” diye fısıldadı sinsi gözlerle ön cama kitlenerek. Gözlerim işaret ettiği yere döndüğünde hafızama yatırdığım o yüzü gördüm.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal’ın giriş bileti. İrem Naz Parlak.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dans Akademisi olduğunu anladığım binanın giriş kapısına doğru yürüyordu. Saçlarını sıkı bir atkuyruğu yapmıştı, yanaklarına doğru birkaç tel özgür şekilde kıvrılarak iniyordu. Altında dar, kusursuz fiziğini gözler önüne seren bir tayt, üzerinde ise sporcu atleti vardı. Omzuna taktığı büyük çanta, giydiklerinin aksine şık görünüyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Anlaşılan burada olmamızın esas nedeni de bu kızdı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Büyük oynayacaksın, değil mi?” diye sorarken hâlâ kıza bakıyordum. “Amacın yalnızca o mekâna sızmak sanıyordum, bir okula değil.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sağlam adımlar atacağım,” dedi hiç düşünmeden. “Bir acemi gibi dal düz yangın yerine dalacak değilim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tek kaşımı kaldırdım, gözlerimi ön camdan ayırmadan kızı izlemeye devam ettim. Saçlarının uçları açık yeşile boyanmış, uzun boylu bir kızla konuşmaya başlamıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yangından korkar mısın?” diye sordum gözlerimi kızdan çekmeden.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bir yangın, bir başka yangından korkmaz.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O zaman neden yangın yerine dal düz dalmıyorsun? Bırak yanalım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Güldü. Bu ruhsuz ve ürpertici bir gülücüktü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çünkü ben yangın yerine daldığım gün, orası yangın yeri değil, mahşer yeri olacak, Ölüm Çiçeği.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dibe çıkan bir merdiven… İşte biz buyduk.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal’ın altın rengindeki bir harabeyi andıran gözlerine baktım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Her şeyi yapabilecek kadar öfken var,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Her şeyi aynı anda yapmayacak kadar zekâm da var.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir süre hiçbir şey söylemeden sadece birbirimizin gözlerinin içine baktık. Bir zamanlar bakışlarına yakalanmaktan korktuğum o gözlerin içinde, şimdi bana ait bir yansıma duruyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kimliğin yanındaydı, değil mi?” diye sorduktan hemen sonra aniden gözlerini gözlerimden çekerek ön cama çevirdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Güzel.” Parmaklarını direksiyonun üzerine yerleştirip hafifçe vurarak ritim tutmaya başladı. “Bu akademi öğrencileri ile ilgili hiçbir bilgiyi ikinci kişilerle paylaşmaz. Zaten Sadık ve diğer kaymak tabaka insanların da çocuklarını bu akademiye göndermesinin esas nedeni bu. İçeri girerken ciddi bir gizlilik sözleşmesi imzalanıyor. Senin soyadının bir önemi yok şimdilik. Tanınmıyorsun. Bu konuda derin bir araştırma yaptım. Ama benim soyadımın bir süre bilinmemesi en mantıklısı olacak.” Sertçe yutkundu. “Olay medyaya yansımasa da mekân sahipleri onun soyadını biliyor. Kayhan Alaşan da Türkiye’nin en ünlü cerrahlarından biri, o yüzden bu soyadla ilgi çekerim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Babasına ismiyle seslenmesini garipsedim ama bir yorum yapmadım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Peki gizlilik anlaşmasına rağmen soyadın ifşa olursa ne olacak?” diye sorduğumda kaşları çatıldı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Büyük bir tazminat ödemek zorunda kalırlar, bunu göze alamazlar. Sözleşmedeki şartlar oldukça sivri ve tek bir öğrencinin bile bilgisi sızdırılırsa bunun onların sonu olacağını biliyorlar.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Anladım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kendi tarafındaki kapıyı açıp dışarı çıktığında ben de çantamı omzuma takıp arabadan indim. Binanın geniş bahçesindeki gözlerin üzerimize çevrildiğini hissettim ama o bakışlara karşılık vermedim, Kartal da vermedi. Çoğunun zengin çocuğu olduğu her hâllerinden belliydi ve akademiye yeni birilerinin geldiğini görmek merak duygularının uyanmasına neden olmuştu. Hemen köşedeki hamakta oturan iki kızın büyük bir dikkat ve ilgiyle Kartal’ı süzdüğünü görebilmiştim. Göz ucuyla Kartal’a baktığımda değil kızlara bakmak, onları fark bile etmediğini gördüm. Birden bana bakınca göz göze geldik ve midemde rahatsız bir hisle gözlerimi farklı yöne çevirdim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Otomatik kapının serin rüzgârı saçlarımı dağıttı. İçerisi düşündüğümden daha büyüktü. “Bu taraftan,” dedi Kartal beni yönlendirerek. “Burası kayıt odası.” Kartal’ın tekdüze sesini takip eden bakışlarım cam bir kapının yüzeyinde durdu. Tam kapıya uzanacaktım ki, “Dinle,” dedi sakince. “Telefon ile ön kayıt işlemlerini hallettim ama senin için herhangi bir bölüm seçmedim. Sen benim kuzenimsin, tamam mı?” Ona düz düz baktım. “Henüz kararsız olduğun için bir bölüm seçmedin, akademiyi gezdikten sonra karar vereceksin. Tamam mıdır?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kuzenim mi? Halamın oğlu musun, yoksa dayımın oğlu musun? Malum soyadlarımız farklı. Bu arada umarım meymenetsiz halamın oğlu değilsindir.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Detaya inmeye gerek yok.” Cama düşen yansımamıza bakıp yansımamın gözlerini kavradı. “İçeride birkaç belge imzalayacaksın, eğer istersen bir bölüm seçersin, istemezsen de şimdilik keşif yapacağını söylersin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yanaklarımın içini havayla doldurduğumda, “Rahat ol,” diye mırıldandı ve cam kapının yanındaki küçük kutuya parmaklarıyla tıklattı. Cam kutudan pürüzlü, metalik bir ses yükseldi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gelebilirsiniz.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal, cam kapının kulpunu ileri doğru itip kapıyı açtıktan sonra bana geçmem için yol verdi. Tam yanından geçerken gözlerimin içine uyaran gözlerle bakmıştı. İçerisi fulya çiçeğini anımsatan hoş bir esansla ferahlatılmıştı; burası da tıpkı binanın gördüğüm kısımları gibi cam ve beyaz boya ile zenginleştirilmişti. Müdire, hemen karşımızdaki kumtaşı masanın arkasında oturuyor, önündeki dizüstü bilgisayarın klavyesini kıracak kadar büyük bir hızla bir şeyler yazıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ah. Hoş geldiniz,” dedi kadın, dizüstü bilgisayarı yavaşça kenara çekti ve tamamen odağımıza girdi. “Kartal Alaşan’dı, değil mi? Kayhan Hoca’nın oğlusunuz.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet ama dediğim gibi soyadım…”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tabii ki. Kayhan Hoca büyük bir hekim, elbette oğlunun burada eğitim görmeye başlayacağı bilinsin istemez. İlkelerimizden birisi de öğrencilerimizin tüm kimlik bilgilerinin sonsuza dek gizli tutulması yönündedir. Üstelik Kayhan Hoca’nın hayatımdaki önemi büyüktür, yıllar evvel babamı hayata geri döndürdü. O yüzden hiç şüpheniz olmasın, bilgileriniz öğretmenler de dahil olmak üzere hiç kimseyle paylaşılmayacak.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal başını hafifçe salladığında kadının kahverengi gözleri bu kez bana çevrildi. “Buyurun, ayakta kaldınız. Oturun lütfen.” Hemen masasının önünde duran deri koltuğu işaret etti. Koltuğa yerleştiğim an sorular sormasını beklemiştim ama bu olmadı. Sadece kimliğimi istedi, birkaç belge imzaladı ve bana da imzalattı. Kadının kısa misyon ve vizyon açıklamalarından sonra nihayet esaret sona erdi ve o odadan çıktık.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Derin bir nefes alarak üst kata giden merdivenlere yöneldiğimde, Kartal, “Sen nereye?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Merdivenlerin tırabzanlarına tutunup arkama doğru ters bir bakış attım. “Gezeceğim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tek başına mı?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Elimden tutup sen mi gezdireceksin?” diye sorduğumda kaşları çatıldı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal bir elini pantolonunun cebine sokup, “Bölümleri de gözden geçir öyleyse,” dedi. “Gezme işin bitince binanın önünde bekle beni.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Emredersin.” Ona bakmadan önüme dönüp hırsla basamakları tırmanmaya başladım. “Çattık ya!” Tam koridora kıvrılmak için son basamağa adımımı atıyordum ki büyük, cüsseli bir bedene çarparak afallayıp geriye doğru sendeledim. Son anda büyük bir el, beni dirseğimin altından kavrayıp merdivenlerden aşağı yuvarlanmama engel oldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hop hop hop!” dedi neşeli, tok bir ses. “Yakaladım seni!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sesin sahibine baktım. Saçları sarıya dönüktü, oldukça açık bir renkti. Üzerindeki yeşil tişörtün kollarını neredeyse omuzlarına kadar sıvamıştı ve altındaki siyah eşofman her an kayıp aşağı düşecekmiş gibi bol duruyordu. Neşeyle parlayan mavi gözlerin sahibine tip tip baktım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Homurdana homurdana yürürken önüne de bakmayı ihmal etmemelisin,” dedi genişçe gülümseyerek.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tek kaşımı kaldırarak, “Pardon,” diye mırıldandım. Abartılı vücuduna bakılacak olursa, günün belki de on iki saatini spor salonunda geçiriyor olması kuvvetle muhtemeldi. Teninden gelen pahalı, baharatlı parfüm kokusunu alabiliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Önemi yok.” Elini ensesine götürüp hafifçe ovaladıktan sonra arkamdaki kıza yol vermem için beni tırabzanlara doğru çekiştirdi. “Hocalardan biriyle mi takıştın? İzin ver de tahmin edeyim, Asrın Hoca değil mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Anlayamadım?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yüzüne komik bir ifade ekleyip taklidimi yapmaya çalıştı ama daha çok burnundan nefes veren bir boğaya benzemişti. Ya da ben o an gerçekten öyle görünüyordum. “Bu şekilde merdivenleri sarsarak bir goril edasıyla çıkmanın başka bir açıklaması olabilir mi? Kesin Asrın Hoca. Ondan gıcığı değil bu akademide, bu evren üzerinde yaşamıyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal’ın ruhsuz ve alaycı bakışlarını hatırlayınca, “Emin olma,” diye homurdandım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Daha gıcık bir hocayla mı tanışıyorsun yoksa?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hayır. Asrın Hoca ya da diğer hocaları tanımıyorum. Akademideki ilk günüm. Bölümlere göz atacaktım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ha sen genel olarak sinirli bir goril edasıyla zemini titreterek yürüyenlerdensin?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ona düz düz bakıp son basamağı da çıktığımda artık yan yanaydık. Bir şey söylemeden yanından geçerek koridora yöneldiğimde arkamdan geleceğini hissetmiştim. Hissettiğim gibi de oldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Henüz bir bölüm seçmedin mi?” diye sordu merakla. “Hobi olarak dans ediyorsan bu akademi hobiden fazlası için var. Yurt dışındaki çoğu üniversiteyle paslaşıyorlar, buradan çıktığında yurt dışındaki çoğu sanat üniversitesinin kapısı senin için açılıyor.” Görüntüsü kocaman, havalı ve korkutucu olsa da görüntüsünün zıttı şekilde geveze ve şirindi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yurt dışındaki üniversitelerle ilgilenmiyorum. Şu anlık ne yapacağım konusunda hiçbir fikrim yok.” Hızlı adımlarla kalabalığı yararak yürüyordum. Bana yetişmek için adımlarını hızlandırdı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ben sokak danslarıyla ilgileniyorum,” diye şakıdı. “Belki ilgini çeker. Sokaklar, özgürlüğü dibine kadar hissedeceğin büyük sahnelerdir.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yavaşlayıp ona doğru döndüm ve “Sokak dansı mı?” diye sordum merakla.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet.” Elini bana uzatınca dirseklerinden kırdığı kolunun geniş pazuları sanki mümkünmüş gibi daha da genişledi. Kendini beğenmiş bir tavırla etrafa küçümseyici bakışlar attıktan sonra, “Ben Emirhan,” dedi. “Ama Emir dersen memnun olurum. Emirhan’ı kullanmıyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Emir’de farklı bir şey vardı. Ona baktığımda kötü bir enerji hissetmiyordum, aksine ruhu sıcaktı. Bir süre tereddütte kalmış gibi bana uzanan eline baktım ve sonra elimi ona uzatmadan, “Lavin,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Emir yüzünü buruşturup boşta kalan eline bakarak, “Kaba kız,” diye söylendi. “Bunu kabul etmiyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Şüphe, benim ruhumun yılmaz bekçisiydi. Kendi topraklarıma ektiğim yegâne tohumlardan bir tanesiydi. Elimi istemeyerek de olsa Emir’in eline uzatıp onunla tokalaşırken yeniden, “Lavin,” diye mırıldandım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Emirhan Bikeç,” dedi Emir gülümseyerek. “Instagram’dan eklemek istersin diye soyadımı da söyleyeyim dedim. Emir Bikeç’i tercih ederim tabii.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Elimi geri çekerken, hafızama eklediğim bu yeni yüzün yanına ismini de iliştirdim. Emir hemen yanımda yürümeye başladığında şaşırmıştım. Yanımızdan geçip giden tüm kadınlar bir şekilde onu ya süzüyor ya da onunla cilveleşiyordu. Bana bölümleri tek tek tanıttı, sınıfları gezdirdi. Dört bir yanı aynalarla kaplı, bir ev büyüklüğündeki sınıflar kalbimin atışını hızlandırmıştı çünkü uzun zamandır dans edebileceğim bir alanım olmamıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ve burası da kafeterya,” diyerek otomatik cam bir kapının önüne geçtiğinde kapı aralandı, saçlarımı dağıtan rüzgârın altından geçip tavanı cam olan, bir terası anımsatan ama duvarların örttüğü kafeteryaya girdim. Etrafta sandalyeler yoktu, armut koltuklar vardı. Neredeyse hiç boş yer olmadığını fark ettim. Kafeteryaya yayılan gençlerin kimisi kalem ile kısa masaya vurarak ritim tutuyor, kimisi arkadaşlarıyla koyu bir sohbete dalmış gibi görünüyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Günün çoğu burada geçiyor,” dedi Emir. “Toplanma alanımız gibi bir yer. En keyifli sohbetleri genelde burada ederiz.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Etrafı incelerken Emir’i dinlemeye devam ediyordum. Kirpiklerim çok kısa bir an için birbirine tutundu ve gözlerimi açmamla, bakışlarım tam da o an hedefe kilitlendi. İrem, yanında iki kız ile hemen çaprazımızdaki masada oturuyordu. Bir eli atkuyruğu yaptığı saçının ucunu kıvırmakla meşguldü, diğer eli çantasının üzerindeydi ve pek de oralı değilmiş gibi bir görüntü çizerken karşısındaki turuncu kazaklı kızı dinliyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kime bakıyorsun?” diye sordu Emir baktığım yöne bakarak. “Berra’ya mı yoksa Ceyda’ya mı?” Gözlerini bana çevirdiğini hissettim. “Yoksa İrem’e mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Onları tanımıyorum. Sadece bir anlığına dikkatimi çektiler.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet, genelde dikkat çeken tiplerdir.” Emir gülümsedi. “Dünya onların etrafında dönüyor ama kötü kızlar değiller, emin ol.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kötü olduklarını neden düşüneyim ki?” Omzumun üzerinden kaşlarımı çatarak Emir’e baktığımda yavaşça omuz silkti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Genelde göz alıcı arkadaş grupları kitapların ve filmlerin kötü karakterleri olarak tanımlanırlar, ondan diyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tanımadığım insanlar hakkında herhangi bir yorum oluşmuyor benim zihnimde,” dedim bakışlarımı İrem’e çevirerek. “Nasıl biri olduklarıyla ilgilenmiyorum açıkçası.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O zaman kızları yiyecek gibi bakmasan mı?” diye sorunca tek kaşımı kaldırdım. Ellerini havaya kaldırdı. “Anladım, senin normal bakışın böyle.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Çenemle omzumun üzerinden kızları işaret ederek, “Hangi bölümdeler?” diye sordum, sesim ilgisiz geliyordu ama zihnim merakla kavruluyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Onlar mı? Bale. Ceyda’nın bölüm değiştireceğini duydum ama şimdilik o da balede.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kalbimi bir yılan gibi saran hatıraların çatallı dili, zehrini kalbimin damarlarına bıraktığında gözlerimi yere indirdim. Emir, “Her şey yolunda mı?” diye sordu sessizce ama o an ona verecek bir cevap bulamadım. Zihnimde babamın sesi yükseliyordu; bir buzun üzerinde birlikte kayıyorduk ve babamın sesine buzun yüzeyine bıraktığımız çiziklerin sesi eşlik ediyordu. Buz balesine yeni başlamıştım o zamanlar. Parmak uçlarım daha az yara oluyor diye buz balesi yapmamı daha çok sevse de hiçbir şeyi puantlarımı sevdiğim kadar sevmediğimi biliyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Emir tam elini omzuma koyup, “Hey?” diyordu ki, bir başka el de omzumun üzerindeki elin yüzeyini kapladı ve sert bir baskı hissettim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet biraderim, her şey yolunda ve sen de elini hemen oradan çekiyorsun,” diyen kişinin buzdan sesi, anılarımın içinde hızla ilerledi. Kartal, Emir’in elini bileğinden tutup omzumun üstünden kaldırırken, “Neymiş?” diye tekrarladı. “Evet, elini böyle çekiyormuşsun.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Olup bitene şaşkın gözlerle bakakaldım. Emir, tekrar elini havaya kaldırıp geri çekildi ve aynı saniyeler içinde gözlerini saran şaşkınlık kıvılcımlarının alevlere dönüştüğünü gördüm. İşaret parmağını Kartal’a doğru sallayıp, “Aa, sen!” dedi şaşkınca. “Seni tanıyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal, deri ceketinin fermuarını boğazına kadar çekmişti ama yine de boğazlı badisinin siyah kumaşını görebiliyordum. Altın kahve gözlerinde anlık olarak endişe belirdi, harelerine dolaşan kuşkuyla kaşlarını çatıp, “Ne?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Emir parmaklarını şakaklarına bastırarak, “Nereden tanıyorum ben seni ya?” diye sordu. “Hah, evet! Burak’ın arkadaşısın, değil mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal, beni dirseğimin altından usulca yakalayıp kendine doğru çekti. Emir, birden ondan uzaklaştırılmamı tuhaf bulmuş gibi şaşkınca Kartal’a baktı ve daha sonra, “Burak ile spor salonundan tanışıyoruz,” diye açıklamada bulundu. “Sizi birkaç mekânda yan yana görmüştüm.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal elini dirseğimin altından çekmediği için kaşlarım sertçe çatıldı ama bana aldırış etmeden Emir’e, “Ee?” dedi sorar gibi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Eesi bu kadar?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerimi Kartal’a çevirdim, kuşkuyla parlayan gözlerinin Emir’in üzerinde dolaştığını gördüğümde duraksadım. İnsanları analiz etmek konusunda iyi olduğu her hâlinden belliydi, muhtemelen şu an Emir’e yaptığı da buydu. İremlerin oturdukları yerden kalktıklarını fark ettiğimde, Emir’in de Kartal’ın da gözleri kızlara çevrilmişti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Turuncu kazaklı, minyon tipli kız Emir’e bakıp el salladı ve “Emir!” diye bağırdı neşeli bir sesle.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Berra.” Emir gülümseyerek kızı selamlarken bu ismi söylemişti. İrem de dâhil olmak üzere adını öğrendiğim Berra ve diğerinin de Ceyda olduğunu düşündüğüm kız grubu bize doğru yürümeye başladı. İrem’in gözleri telefonunun ekranındaydı, tek bir an gözlerini kaldırıp bize bakmamıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Berra, Emir’in yanında dikildikten hemen sonra, “Nasılsın?” diye sordu ve gözleri bana dokundu. Dudaklarına samimi bir tebessüm yerleşti. Aynı gülümsemeyle Kartal’a da baktı ama kaba adam bunu umursamadı; hoş, ben de umursamamış, kıza bomboş bir suratla bakmıştım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İyidir…” Emir durdu. “Ya da kötüdür. Asrın Hoca’nın dersinden çıktım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Berra’nın iri kahverengi gözleri kocaman açıldı, dudaklarındaki tebessüm sırıtışa dönüştü. “Çok geçmiş olsun…”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Adının Ceyda olduğunu tahmin ettiğim kızın koyu renk, siyaha yakın tondaki çekik bakışları beni bulduğunda, ani bir refleks eşliğinde benim de bakışlarım onun bakışlarına saplandı. “Seni daha önce görmedim,” dedi soğuk bir sesle. “Yeni misin?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kıza cevap vermedim, ortamın gerginliğini bastırmak isteyen Emir, “Yeni,” dedi. Kartal büyük bir sessizlikle kızları inceliyor, duygusuz bakışları sık sık telefon ekranına bakan İrem’e dokunuyordu. Gözlerinde tek bir duyguya dahi rastlayamadığım o adamın, kıza bakarkenki gözlerine çöken karanlık bir an duraksamama neden oldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ceyda, “Hangi bölüme geldin?” diye sorunca, Kartal’daki bakışlarım apar topar Ceyda’ya çevrildi. Gözlerinde daha samimi gölgeler görmeyi beklemiyordum, dudaklarına küçük bir tebessüm yayılmıştı. Uzun boylu, ince ve oldukça beyaz bir tene sahip olan kıza uzun uzun baktıktan sonra ağırlığımı tek ayağımın üzerine bıraktım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Henüz bir bölüm seçmedim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Emir, “Sokak dansları diyorum, denemelisin diyorum!” diye şakıdı neşeli bir sesle.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kardeş misiniz?” diye sordu aniden Ceyda, Kartal’ı işaret ederek. “Yoksa sevgili mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Karnıma yumruk atsa, bu kadar sarsılmazdım sanırım. Özay’dan sonra hayatımda biri olmamıştı, insanlar beni her zaman Özay’la birlikteyken görmüştü, birileri yanımda Özay duruyorken bu soruyu sorardı. Kartal değil. Geçmişime doladığım beyaz iplik erimişti ama dikiz izi ruhumdaki yerini koruyordu. Bu ruhun dikiş izlerinin etrafına dikenli teller dikmiştim ve kökü dikiş izlerime bağlı olan teller, benim ruhumun sınırlarıydı. Özay’dan sonra hiç kimse o sınırları aşıp içeri girememişti. Bazen onun bile sınırları tamamen aşamadığını düşünürdüm.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal’ın deri ceketinin altındaki omuzlarının gerildiğini, deri ceketin bağlarının da net bir şekilde gerilmiş olmasından anlayabilmiştim. Kısa sessizlik, İrem de dâhil olmak üzere tüm meralı bakışların üzerimize dönmesine neden oldu. İrem’in tıpkı temiz bir okyanusu andıran açık mavi gözleri gözlerime kısaca dokunduktan hemen sonra dolgun dudaklarında silik bir tebessüm oluştu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ceyda, “Bu sessizliğin nedeni zor bir soru sormuş olmam mı yoksa gerçekten sevgili olmanız mı?” diye sorunca çatık kaşlarla ona baktım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kuzeniz,” dedim bir çırpıda.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bana tıpkı bir tehlikeymişim gibi bakmasından anlamalıydım,” dedi Emir gülerek. “Korumacı bir abi gibi. Sanırım ikinizin de kardeşi yok ve birbirinizi kardeş gibi benimsediniz.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tek bir kalp atışı sonrası acı, şiddetle ruhumun kıyılarına vurdu. Tırnaklarımı kalbime geçirmek, tüm damarlarımı sökene dek kalbimin duvarlarını parçalamak istedim. Kartal’a bakamadım, daha doğrusu bu cümleden sonra ona bakacak gücü kendimde bulamamıştım. Belki onun yerinde başkası olsa sarsılabilirdi ama Kartal, soğukkanlılığını korudu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hey,” dedi İrem aniden, sesi tok ve güzeldi. “İnsanları sorgulamayı bırakın da tanışalım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kafeteryadaki uğultuyu bölen bizim seslerimizdi. Tanışma faslı kısa sürdü. Ceyda birdenbire, “Daha önce hiç Lavin adında biriyle tanışmamıştım,” dedi. “İsmin çok güzelmiş. Anlamı ne?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tok ses, beklemediğim kadar yakınımken, ummadığım kadar da uzağımdı. “Çığ,” dedi Kartal. “Çığ, heyelan. Adının anlamı.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Vay,” diye mırıldandı İrem. “İsimler ve anlamlarıyla bayağı ilgileniyorsun sanırım.” Açık mavi gözlerindeki ilgiyi saklamadan Kartal’ı süzdüğünü gördüğümde, Kartal’ın amacına ulaşmasının çok da zor olmayacağını anladım. “Peki İrem isminin anlamını biliyor musun?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal’ın ruhsuz bakışları İrem’e dokundu. “Hayır.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Emir, gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı ama boğazından yükselen komik sesi durduramadı. Ceyda ve Berra da gözlerini kaçırarak gülmemek için kendilerini sıkıyor gibiydiler. İrem’in açık mavi gözlerinin üstündeki açık renk kaşlar, hafifçe havaya kalktı. Telefonunu çantasına atıp elini Kartal’a doğru uzattığında, hedefine kilitlenmiş bir avcıya benziyordu ama aslında av olan oydu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Öğren o hâlde,” dedi Kartal’a pürdikkat bakarken. “Zor bulunan bir isim değil.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yalnızca canım öğrenmek isterse,” diye fısıldadı Kartal ve sinsi bakışları kızın eline dokunup, tekrar kızın mavi gözlerine tırmandı, “öğrenirim, İrem.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kız, bundan haz almış gibi sırıttı. Kartal elini uzatmayınca, İrem narin elini kaldırıp sallayarak, “Kibar olmalısın,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kartal,” diyerek yalnızca ismini sunan Kartal’ın sesi mekanik ve duygulardan uzaktı. Ruh okuyabildiğini düşündüğüm keskin bakışlarını kızın yüzünden çekmeden yeniden konuştu. “El, bir insanda dokunacağım son yerdir.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kızın gözlerine şaşkınlık bir mürekkep gibi bulaşsa da sakince, “Peki,” diye fısıldadı. “Öyle olsun, Kartal.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Herkes tanıştığına göre bu vahşi cazibe yavaştan kaçar,” dedi Emir, bileğindeki siyah Rolex’e baktığı anda kaşları çatıldı. “Spora yetişmem lazım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ayı gibi oldun, hâlâ spor yapacağım diye uğraşıyorsun,” diye homurdandı Berra, Emir’i süzerek. “Taner amcanın şu omuzların yüzünden geçemiyorsun diye evin kapılarını genişlettiğini duydum, Emirciğim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Emir yapmacık bir şekilde, “Ha ha ha,” diye güldü gözlerini devirerek. “Bunu bana parmak kız mı söylüyor? Uğraşma benimle, cüce. Benim vahşi seksilikteki vücudum seni ne ilgilendiriyor? Kadınlar çok beğeniyor bu vücudu ama tabii sen küçük bir kız çocuğu olduğun için anlamazsın.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ceyda gözlerini devirirken, “Yine başlamayın,” diye söylendi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Berra, Emir’e tip tip bakarak, “Uyuz,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Cüce.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Emir ile Berra birbirlerine sataşmaya devam ederken İrem’in bakışları Kartal’ın üzerinde geziniyordu. Kartal’ın çekim alanına çoktan girmişti. Gerçi Kartal, geçmişini de göz önünde bulunduracak olursam, kadınların her zaman ilgi odağı olmayı başardığından, bu durumu çok da garipsememiştim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İrem, “Emir,” derken gözleri hâlâ Kartal’daydı. “Akşam babamın mekânındayız. Gelecek misin?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Her gece başka bir mekânda boy göstermekten sıkıldı bu yakışıklı, kızlar,” dedi Emir. “İnzivaya çekilmeye karar verdim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İrem dudaklarını büküp Emir’e baktı. “Mızıkçılık yapmasana! Yeniler için güzel bir açılış olurdu hem. Partilerken gelişlerini de kutlamış oluruz.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Onlara sormadın bile,” dedi Emir gözlerini Kartal’a çevirerek. “Gelecekseniz spor sonrası amino asidi basar, gençleşir ve size katılırım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bu, Kartal için kaçırmanın aptallık olacağı bir fırsattı ama ben yine de vereceği olumlu cevabı duymak istemiyordum. Uzun bir süre, belki de tüm hayatım boyunca bir daha değil o mekâna girmek, hiçbir bara girmek isteyeceğimi sanmıyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Olur,” dedi Kartal, kabul etmesi kalbimi sıkıştırdı ama kalbimin sızısı yüzümden okunmadı. “Adresi ve saati söylersiniz.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tamamdır. Numaramı vereyim, kaydet o zaman bro.” Emir, telefon numarasını söyledi ve Kartal da hızlı bir şekilde kaydederek ona çağrı attı. İrem gözlerini dikmiş ikisini izliyordu. Bunca insanın içinde birdenbire içimi dürten bir yalnızlık hissettim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kızlar çalışmalara katılacakları için yanımızdan ayrıldığında Emir de çoktan ortadan kaybolmuştu. Kartal ile armutlara yerleştik ve kafamı kaldırıp cam tavandaki safir grisi gökyüzünü izlemeye başladım. Sigarasını dudaklarının arasına yerleştirdiğini fark ettim, daha sonra zipponun ucundan fırlayan alevin sesini duydum. Sanırım burada sigara içme yasağı yoktu, etraf duvarlarla örülü olsa da duvarlara havalandırmalar yerleştirilmişti ve çaprazımızdaki masada da sigara içen bir kız grubu vardı. Havalandırma iyi çalışıyor olsa gerek, neredeyse hiç sigara dumanı kokusu almamıştım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne yiyeceksin?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sorusuyla kaşlarım çatıldı ama göğe bakmaktan vazgeçmedim. “Fark etmez.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Fark etmez diye bir seçenek yok.” Bakışlarımı indirip ona baktığım anda çatık kaşlarla beni izlediğini gördüm.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Fark etmez,” dedim yeniden.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal, işaret yaptığı an yanımızda biten uzun saçlı çocuğa, “Bir peynirli tost, iki de sert kahve. Tostta domates olmasın,” deyince bir an duraksadım. Benim nasıl tost yediğimi nereden biliyordu? Gözlerimi yüzüne nasıl diktiysem bakışları bana çevrildiği anda tek kaşı havaya kalktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hiç,” diye mırıldandım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bazen bana garip garip bakıyorsun,” dediğinde tek kaşını kaldırma sırası benimdi. “Hoş, ne zaman denk gelsek bana garip garip bakardın.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Öyle mi yapıyordum?” diye sordum ama bunu sormamın nedeni merak etmem değildi, ona öyle baktığımı zaten biliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerimin içine bir anlığına nefesimi kesecek kadar derin bakınca afalladım. “Evet,” dedi. “Hep.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tost çok kısa zamanda geldiği için şanslıydım çünkü bu konu hakkında başka bir yorumu olmadı ve sessizce sigarasını içerken gözlerini bana yeniden dokundurmadı. Tostun kâğıdını yavaşça yırttım, daha sonra iştahsız hissettiğim için yırttığım kâğıdı tostun üzerine geri kapattım ve bunu yapmamla, kaçtığımı sandığım gözlerin radarına yeniden yakalandım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Neden bir ağzın yokmuş gibi davranıyorsun? Bir şeyler yemelisin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Canım istemedi.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Güçten düşmen benim için büyük sorun olurdu,” dedi bencilce. Ardından tostu işaret etti ve “Şimdi o ağzını kullanmaya ne dersin?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Önüme konan kahve fincanını parmaklarımın arasına alırken, “Şimdi o seviyesiz ağzını kapatıp, benimle düzgün konuşmayı öğrenene kadar açmamaya ne dersin?” diye sordum kaşlarımı çatarak.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ağzımın ne kadar mükemmel işler çıkardığını bilseydin, ağzımı bir an olsun kapatmamı istemezdin.” Gözlerinde dolaşan gölgeli ifadeye bakakaldım. “Ama asla bilemezsin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sen tam bir fuckboy olabilirsin ama senin imaların benim dalımda yaprak oynatmaz,” dedim ters bir tavırla. “O çirkin imalar ağzının içinde kalsın ya da o imaları yapabileceğin başka birini bul.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bana cevap vermedi ama dudaklarına anlık da olsa alay dolu tebessümü gördüm. Sonunda istemeyerek de olsa ona hak verip tostu yedim ama her lokma ağzımın içinde büyüdü, boğazımdan geçerken de düğüme döndü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Baksana,” diye mırıldanırken kahveye uzanıp, etrafımdaki kalabalığa kısaca göz gezdirdim. “Akşam ben gelmesem?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal’ın kaşları havaya kalktı. “O niye?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Derin bir nefes aldığımda, nefesimin zehri boğazımı yardı ve içimde koca bir boşluk uludu. “Sadece…”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bu işin içine duyguları karıştırma, ufaklık.” Kartal bu cümleden hemen sonra kahvesinden bir yudum alıp, duygudan uzak gözlerini gözlerime sapladı. Nefesi, zemheri gecelerden bile soğuktu ama kelimeler nefesiyle birleştiğinde, geçmişten geldiğine inandığım bir yanık kokusu alıyordum. “Bir yola çıktık, duygularımızı arkamızda bıraktık. Ki zaten sert kabuğu olan bir kızsın. Göründüğün kadar ruhsuz olsan yeter.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Göründüğümden çok daha ruhsuzum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gözlerinden de anlaşılıyor.” Göz bebeklerinin içinde kendi yansımamı gördüğümde yeniden konuştu. “Ama şu an sadece hassas, küçük bir kız çocuğu görüyorum. Bunu bize yapma.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bize, demesi garip gelse de üzerinde durmamaya çalıştım. Dikkatli bakışları yüzümün sınırlarında büyüdü, beni tam anlamıyla içine çekti. Onun gözlerindeyken uzayın ortasında gibi olurdunuz. Ne boşluğa sürüklenir ne de hareket edebilirdiniz; sabit duran bir yıldızdan farksız hissederdiniz. Etrafınızda galaksiler patlar, gezegenlerin karınları yarılır ve yarıklardan yıldız tozları akardı. Dikkatli bakışları, bir ruhun derisini parmaklarıyla soyabilecek kadar güçlü ve gaddardı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Üzgünsün,” demesini beklemediğim için bir an duraksadım. “Ama üzüldüğünde durup öylece beklersen bir şeyleri değiştiremezsin. Ne olursa olsun devam etmelisin, üzüntün geçmese bile hiç değilse sonuna dek gidebilmiş olursun. Bazen sonunu görmek, mutlu olmaktan daha önemlidir, Ölüm Çiçeği.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yine de o mekâna gitmek istemiyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gideceğiz.” Sigarasının uzayan külünü hafifçe silkip gözlerini benden çekerek sigarasının ucunda yanan ateşe indirdi. “Ve son olarak, hedefimiz İrem Naz Parlak. Şu ilaçlarla şişirilmiş vücuda sahip olan hıyar değil.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Erdi miydi neydi, ondan bahsediyorum. Yüz göz olunmasına gerek yok.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Emir,” diye düzelttim onu. “İyi bir insana benziyor, bilmiyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tanımadan bilemezsin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tanırım o hâlde.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Altın kahve gözleri seri bir şekilde bana çevrilince neredeyse yutkunacaktım. “İşimiz bittiğinde istediğin herkesi tanırsın,” dedi tekdüze, buzdan bir sesle. “Dediğim gibi, duygulara yer yok.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Emir o kızlarla samimi gibi,” dedim, imalarından kaçınarak. “Onunla kuracağımız arkadaşlık lehimize olurdu.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Akıllıca,” dedikten sonra sigarasının izmaritini kül tablasına bastırdı. Kollarını göğsünün üzerinde toplayıp, kaşlarını çatarak bana dik dik baktı. “Peki ya bu süre zarfında o herife bir şeyler hissedip işleri berbat edersen? Her ihtimali düşünmek lazım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kaşlarım ânında çatıldı. “Emir’e bir şey hissetmek mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tekrar etmene gerek yok.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kimseye bir şey hissedecek değilim, saçma sapan varsayımlarını kendine sakla.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Dediğim gibi, ufaklık. Bu iş bitene kadar duygulara yer yok. Hiçbir şekilde, hiç kimseye karşı bir şey hissetmeyeceksin. Amacımıza odaklanacağız. Hepsi bu.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kollarımı tıpkı onun gibi göğsümün üstünde toplayıp, alaycı bakışlarımı onun yüzüne yerleştirdim. “Peki ya sen İrem’e karşı bir şeyler hissedecek olursan, Alaşan?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal, burnundan sert bir nefes verdi, bu daha çok bastırılmış bir kahkahanın nefesi gibiydi. Kollarını çözdü, yüzünü yüzüme yaklaştırarak, “Bana bir şeyler hissettirebilecek olan kadın ne yaratıldı ne de yaratılacak,” dedi sıcak nefesini yüzüme yayarak. Çok kısa bir an için, gözleri gözlerimdeyken, o gözlerde bir şeylere rastladım ve bu şey, ne olduğunu bilmesem de beni duraksattı. “Ben hissetmem. Hissettiririm, Lavinia.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir an ona söyleyecek hiçbir şey bulamayıp gözlerinden uzağa sürüklenmek için bakışlarımı farklı bir yöne çevirdim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çok kalmayız, değil mi?” diye sordum sıkıntılı bir sesle. Orada olmak benim için bir şeylerin tekrarı olabilecekken, bir de katlanabileceğimden daha fazla vakit geçirmek ölüm gibi gelebilirdi. Kartal, o âna şahit olmamıştı, iyi ki de olmamıştı ama ben her şeyi zihnimde taşımaya devam ediyordum. Anılar, zihnimin musalla taşına yatırılmış bir tabut gibiydi. Güçlü bir hafıza seni intihara sürükleyebilirdi ve benim hafızam çok güçlüydü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gerektiği kadar,” dedi Kartal. Düşüncelerimi duymadığı için mi bu kadar rahattı?

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Olabildiğince çabuk ayrılalım oradan.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bakarız. Eğer bölümlere göz atabildiysen, hoş o iri, hormonlu hıyarla konuşmaktan vakit bulabildin mi bilemiyorum tabii, bugün buradan erken ayrılalım da hazırlan. Yine kot ve kazak ile dışarı çıkabileceğini sanıyorsan ufaklık, yemin ederim yanılıyorsun.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal hesabı ödedikten hemen sonra akademiden ayrıldık. Park hâlinde duran cipe ulaşana kadar hiç konuşmadık. Ta ki ben yolcu koltuğuna yerleşip kapıyı kapayana ve emniyet kemerimi bağlayarak yorgun bir şekilde gözlerimi yumana dek.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Uyu biraz,” dediğini duydum ama gözlerimi açmadım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Uyku düzenim yoktu ama yorgunluk o kadar sivri köşelere sahipti ki, ruhum o sivri köşelere çarparak yara alıyormuş gibi hissediyordum. Eğer elimde olsaydı, yani tek bir anlığına bu kafanın içinden kurtulabilseydim, eminim uyurdum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Uyuyamıyorum,” diye fısıldadım, gözlerimi açtığımda çoktan sahil yolunda ilerlemeye başladığımızı görmüştüm.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Zombi gibi görünmek istemiyorsan uyumalısın.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Başımı koltuğa yaslayıp ön camdan akıp giden yola kaşlarımı çatarak bakarken, “Sanki sen uyuyabiliyorsun da,” diye söylendim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Buna bir cevap vermedi, belki de veremedi. Sessizliği bir ninniye dönüştü ama yine de uyuyamadım. Eve gidene dek bir daha tek kelime etmedi, ben de etmedim. Eve girdiğimiz an, Kartal’ın içki şişeleriyle dolu olan mini barına ilerlediğini gördüm. Üstümdeki deri ceketin fermuarını indirirken onu izliyordum. Kartal, dolaptan bir şişe viski çıkardıktan sonra, pahalı viski şişesini mini barın tezgâhının üzerine koydu ve kristal kadehi çıkardı. Yağmurun atıştırmaya başladığını, cama çarpan su damlalarının çıkardığı patırtıyı duyunca fark ettim. Perdesi açık olan cama baktığımda, gökyüzünün duman grisi olduğunu gördüm. Hafifçe çiseleyen yağmurun bıraktığı jilet kesiği su izleri, camın yüzeyini gözyaşları gibi doldurmuştu. Salon çok solgun, ışıksızdı ve yağan yağmurun göğe emanet ettiği renkler de içeriyi aydınlatmaya yetmemişti. Kartal, viski şişesinin içindeki, rengi gözlerinin rengini andıran içkiyi yavaşça kadehe doldurdu ve bir elini tezgâha koyarak içkiyi tek dikişte içti. Kadehi sertçe tezgâha bırakıp şakaklarını ovaladıktan sonra bakışlarını bana çevirdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Orada kedi gibi beni izleyeceğine gidip hazırlan.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Henüz çok erken.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kadınlar hazırlıklarına çok erken saatlerde başlamaz mı?” diye sorarken kaşları çatıldı. “Hâlâ hazır olmadığı için ektiğim kadınlar oldu.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Pratik bir insanım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kaşlarını kaldırdı. “Güzel.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Mutfağı kullanabilir miyim?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bana düz düz baktıktan sonra, “Çişini yapmaya giderken de izin al, olur mu?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Laf sokmasan olmaz mı?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Olmaz, kaşınırım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Uyuz olduğunu biliyordum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bana dik dik baktı. “Ne istiyorsan onu yap, sormana gerek yok,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Salondan çıktığım sırada Kartal yeniden viski şişesine yöneldi, ona bakmasam da bunu hissettim. Ne zamandan beri bu kadar çok içtiğini merak ediyordum. Kardelen’in yokluğu muydu onu bu kadar çok alkol almaya iten? Yoksa hep mi içiyordu? O hayatımın bir köşesinde olsa da onu hiç tanımadığımı şimdi daha iyi anlamıştım. Kalbimin küf tutmaya başlayan sayfaları aralandı, Kardelen’in dudaklarındaki tebessümleri hatırladım ve rol model aldığı abisiyle ilgili anlattığı her şey kafamın içinde çınladı. Abisine hayrandı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Karanlık koridorda ilerlerken omuzlarıma düşen yorgunluğun tek nedeni uykusuzluk değildi. O küçük apartman dairesini özlüyordum çünkü onunla anılarımız o eski binanın duvarlarında hâlâ yaşıyordu. Kokusu da hâlâ odamda dolanıyor muydu? Sanki o odanın kapısının kulpu ile benim boynum arasında bir ip vardı ve ipi boynuma öyle sıkı dolamışlardı ki, kurtulamıyordum. O odadan uzaklaştıkça, ip geriliyor ve nefesim göğsümü usulca terk ediyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Onsuz kalmak ölüme bir adım kala tekrar ona yakalanmak gibiydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Mutfak masasında oturup, masanın üzerindeki sigara paketinden bir sigara aşırmıştım. Bu paketi benim için bıraktığını fark ettiğimde içten içe ona minnet duydum. Evin her köşesinde sigara aradığımı anlamış olmalıydı. Mutfakta bulduğum galetaları mideye indirirken mutfak camının önünde dikilip yağan yağmuru izlemiştim. Öyle çok şimşek çakıyordu ki, sanki şehir bir şeyleri haykırıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Öğle sonuna doğru evin neredeyse her yerini gezmiş, evi tanımaya başlamıştım. Dişlerimi fırçaladıktan sonra hazırlanmak için odaya gidecekken gözlerim salona dokundu ve birden kendimi salona doğru giderken buldum. Kartal, koltuğa yayılmış, sonunda yakmayı akıl ettiği elektrikli şöminenin önünde oturuyordu. Hemen ayakucunda bir viski, bir de şarap şişesi vardı. Çok şükür ki şarap şişesinin dibini henüz bulmamıştı ama viski şişesi için aynısını söyleyemezdim. Şişe bomboştu ve yana devrilmişti. Sanki kafayı bulan Kartal değildi de şişelerdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Şu Emir zırtingosu mesaj attı,” dedi alkol kokan sesiyle. Burada olduğumu nasıl anlamıştı anlam verememiştim, alkol damarlarını yakarken bile her şeye dikkat kesilebiliyordu. “Hazırlansan iyi olur.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sen hazırlanmayacak mısın?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İşimiz sizden daha kısa sürüyor, kadın olmak meşakkatli iş,” dedi sessizce. Konuşurken gözlerinin ateşin yüzeyinde gezindiğini biliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çok özenmeme gerek yok.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Oradaki kızların yanında kendini doğum günü partisine çağrılıp partiye üstünde folklor kıyafetleri ve elinde kaşıklarla giden Ayşecik gibi hissetmek istemiyorsan, düzgün giyin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Nasıl göründüğüm kimin umurunda?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal, derin bir nefes aldı, üstündekini çıkarmıştı ve koltuğa rağmen omuzlarını görebiliyordum. Omuzlarının üstündeki benler çok belirgindi. “İnsanların umurunda.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İnsanlar kimin umurunda?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Benimle sidik yarıştırmayı bırak da hazırlan.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerimi devirip salondan çıktım. Elbise dolabının önünde tıpkı can almak için dakika sayan Azrail gibi dikilmiş, alacağım canın sahibini arar gibi elbiselere bakıyordum. Gece giyebileceğim çoğu parça abartılı, çok seksi ve pahalılardı. Pahalı ve çok seksi olmaları mühim değildi ama abartıyla işim olmazdı. Ben abartının askısı değildim. Herkesin kendi yarattığı bir tarzı vardı ve ben tarzımın dışına çıkmaktan hiç hoşlanmazdım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Siyah, boğazlı ve giydiğinde bedeni saracağından emin olduğum elbise dikkatimi çektiğinde kaşlarımı kaldırarak hedefime kilitlendim. Uzun kolluydu, boyu uzundu ve sol tarafında derin bir yırtmacı vardı. Askıyı çekip çıkararak elbise dolabının aynasının önüne geçtim ve askıyı üzerime tutup yansımama baktım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İyi bu,” diye söylendim. “En azından elinde tahta kaşıklarla burjuva kızların doğum günü partisine giden Ayşecik gibi görünmem.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Üstümdekileri çıkarıp, siyah bir iç çamaşırı takımını ve elbiseyi giydim. Siyah, ince bantları olan topuklu ayakkabıyı çıkarıp yatağın ucuna oturarak ayakkabıyı giydiğim sırada bir an duraksadım. Ben ne yapıyordum? Henüz onun toprağına düşen gözyaşları bile kurumamıştı ve ben kanayan yaramın kanı kurumuş gibi giyinip kuşanmıştım. Boğazımda bir yumruyla öylece yansımama bakakaldım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerimi sıkıca kapatıp, tüm bunları onun için yaptığımı tekrarladım içimden. Bu, onun içindi. Başka bir amacım yoktu. Olamazdı da.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Makyaj masasının önüne gelip saçlarımı sıkı bir topuz yaparak siyah lastik tokayla bağladığımda kulaklarımın boş olduğunu fark ettim. Küçük pırlanta küpeleri kulağıma takarken, takı kutusunun içindeki mücevherleri görmek duraksamama neden olmuştu. Belki çok pahalı değillerdi ama hepsi bir araya gelince bana göre bir servet doğurabilirdi. Hafif rimel ve rengine bakmadan dudaklarıma bulaştırdığım ruj ile yüzüme ânında renk gelmişti. Daha fazlasına ihtiyaç duymadım, içim daha fazlasını kaldırmadı. Ruj koyu mordu, rujun dudaklarımdaki duruşuna bakarken içim hüzünle kaplandı. O da bana gözlerimle çok uyumlu duracağını düşündüğü için koyu mor bir ruj hediye etmişti ve o ruju çok sık kullanmasam da bana alan kişi Kardelen olduğu için en sevdiğim rujum hâline gelmişti. Bir ruj rengi bile bana onu hatırlatıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Siyah, zinciri gümüş olan çantanın içine ruju ve bileklerimle boynuma sıktığım parfümü koyduktan sonra odadan çıktım. Üşüme ihtimalime karşı yanıma deri ceketimi alacaktım, ceketim salondaki koltuğun üzerinde kalmıştı. Attığım her adımda, sol tarafımdaki derin yırtmaç bacağımı ortaya seriyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Salona girdiğim an, Kartal’ın hâlâ aynı yerde yayılmış hâlde oturduğunu gördüm. Sesi soluğu çıkmıyordu. Eli, koltuğun kenarından yere doğru sarkmıştı ve elinde içki kadehi vardı; kadeh o kadar eğreti duruyordu ki içindeki alkol yere dökülmek üzereydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Cidden,” diye mırıldandım önüne doğru yürürken. “Hâlâ hazırlanma-”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerimin önünde beliren görüntü, donup kalmama neden oldu. Akıntının beni sürükleyeceği kıyı, kayalıklarla çevriliydi. Bunu hissetmiştim, bunu ona bakar bakmaz anlamıştım. Uzun kirpikleri gözlerinin uykusuzlukla kararan çukurlarını örtmüştü. Dudakları hafif aralık duruyordu, ön dişlerini görebiliyor, aldığı düzenli nefesleri duyabiliyordum. Çenesi sertti, elmacık kemiklerinin gölgesi yanaklarının altına yayılıyordu. Göğsündeki, omuzlarındaki, boynundaki benler ve kollarını saran dövmeler, büyük bir uyumla ateşin ışığı altında onun uzayını süsleyen galaksi ve yıldızlar gibiydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gezegenlerini kucaklamış bir uzay boşluğuna benziyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sessiz, belki de ifadesiz sayılabilecek kadar boşlukla dolmuş gözlerimi ona diktim. Birden onu izlemenin beni rahatlattığını fark ettim. Kardelen’e benzeyen yanı mıydı beni rahatlatan? Belki de sızdığında daha çekilir biri oluyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kar,” diye mırıldandı aniden, kirpikleri hızla hareket etti, kaşları çatıldı. Kalbim beklentiyle kasıldı. Olduğum yerde okunu fırlatacak bir yay gibi gerilirken, dudaklarından dökülecek olan ismin yaratacağı yangını beklemeye başladım. “Kard…”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Uyan,” diye mırıldandım çünkü o ismi, onun kanayan yarası hâlâ kapanmamışken yine onun dudaklarından duymak istemiyordum. Kalbimi paçavra hâline getiren o isimden kaçma dürtüsüyle, “Alaşan,” dedim. “Uyan!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tetikte bir kurt gibi aniden gözlerini açtığında, altın kahve gözler bir süre odağını yakalayamadı. Beyazı kanlanmış gözlerini hızla kırpıştırırken bedeni çoktan ileri doğru atılmış, elindeki kadeh yere düşmüştü. Göğsü hızla inip kalkıyordu. O uyumuyordu, yani birkaç gündür gördüğüm buydu; alkol eşliğinde sızıyordu. Bir süre hızlı nefesler alarak gözlerimin içine baktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Her şey yolunda,” diyebildim renk vermemeye çalışarak. Oysa göğsümde kanlı bir savaşın ilk gong sesi çoktan yükselmişti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bakışlarını benden kaçırması beni şaşırttı. Âdem elmasının çizdiği kavisle birlikte sertçe yutkunduğunu gördüm, ardından o kavis kayboldu ve bakışları tekrardan beni buldu. Bıçaklı filtrelere sahip gözleri beni eleğinden geçirirken nasıl tenimde kesik izleri bırakmıyordu merak ediyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Güzel,” dedi pürüzlü, uykulu bir sesle. “Böyle çok daha iyi görünüyorsun.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kaşlarımı çattım ama bir şey söylemedim. Göğsü ter içindeydi, boynu da ter kristalleriyle doluydu ve parlıyordu. Bir anda ayaklandığı için tam önünde durduğumdan yüz yüze geldik. Aramızda birkaç santim ha vardı, ha yoktu. Bedeninden alkolle karışık parfümünün ve kendi öz kokusunun notaları savruluyor, genzime doluyordu. Gözlerimi hafifçe kaldırıp, boy farkımızı en aza indiren topuklu ayakkabıların varlığına şükrederek ona baktım. O da gözlerini indirmiş, başını oynatmadan öylece bana bakıyordu. İlginç bir esintinin sonbahar yapraklarını boncuk gibi ipine dizerek bizim etrafımızda dolaştığını, bizi bir çember altına aldığını hisseder gibi oldum. Garipti ama hissettiğim böyle bir şeydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hazırlanmalısın,” dedim viski rengindeki altın işlemeli gözlerine bakmaya devam ederken.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir müddet sessizce, aramızda azalan mesafeye aldırış etmeksizin dikkatini gözlerime verip bana bakmaya devam etti. Ağır ağır kırpıp geri açtığı gözlerinde duygular yok gibiydi ama bir şeylerin var olduğu gerçeğini de yok sayamazdım. Somut bir şey vardı gözlerinde. Görebiliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hazırlanmalıyım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sıkı topuzum zaten küçücük olan yüzümü germiş, daha belirgin bir hâle getirmişti. Biraz açık bir alına sahiptim, sıkı topuz yaptığımdan alnım daha da belirgin bir hâle gelmişti. Bu kadar açık olması beni rahatsız ediyordu ve Kartal’ın bakışlarının alnıma dokunduğunu görebiliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sanki zihnimin içinde geziyor, düşüncelerime dokunabiliyormuş gibi, “Alnını sevmiyor musun?” diye sordu aniden, aramızdaki mesafe bir türlü açılmıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kaşlarımı çatınca alnım gerildi ve acıdı. “Bu da nereden çıktı şimdi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Alnına baktığımda geriliyorsun.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İyi bir gözlemci olduğunu her zaman bilmiştim. “Alnımla ilgili bir problemim yok,” diye homurdandım. “Biraz geniş, hepsi bu.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal kaşlarını yukarı kaldırırken, “Biraz mı?” diye sorunca ona dik dik baktım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet, başka soru?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Elini usulca kaldırdı, aramızdaki mesafe azlığından dokunuşu dirseğimden yukarı sürtünmüştü. Ürperdim. Parmaklarının ucunu alnıma dokundurunca, şaşkınlık bir mürekkep olup darbesini çehreme indirdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bayağı geniş,” diye mırıldandı. “Seni çocuksu gösteriyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Nasıl göründüğüm umurumda değil,” diyerek gözlerimi farklı bir noktaya çevirdim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Utanıyor musun?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Utandığım falan yok, Doktor,” diyerek parmaklarımı göğsüne yerleştirip onu ittiğim an, bu yaptığımın bir hata olduğunu fark ettim. Parmaklarıma bulaşan terinin neminden ziyade, göğsündeki sıcak yangına dokunmuştum. Bir an gözlerimiz buluştu ve ellerim onun çıplak göğsünde asılı kaldı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerindeki ipin üstünde bir cambaz vardı ve cambazın tek tekerlekli bir bisiklete binmiş, ipin üzerinde kayarak benim gözlerime doğru hızla geldiğini gördüm. “Hazırlanmalısın,” dedikten sonra hızla elimi göğsünden çektim ve ona bakmadan koltuğun kenarındaki deri ceketimi alıp çıkışa yöneldim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal yalnızca beş dakika içinde duş almış, tıpkı söylediği gibi ışık hızıyla giyinmişti. Hâlâ ıslak olan saçlarını parmaklarıyla dağıtarak odasından çıktığında koridordaki duvara sırtımı yaslamış onu bekliyordum. Beyaz spor bir gömlek giymiş, üstten birkaç düğmeyi açık bırakmıştı. Boynundan aşağı sarkan kolyeyi o an fark ettim. Bir zincirin ucuna tutturulmuş küçük bir silindir. Kolyesine dikkatle baksam da ne olduğunu anlayamadığımdan çok da üstünde durmadım. Altında siyah bir pantolon ve ayağında da asker postallarından vardı. Cüzdanını ve arabanın anahtarını arka cebine attıktan sonra deri ceketini giydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Evden çıkıp araca varana dek pek konuşmadık. Buraya geldiğimiz gece beni önüne götürdüğü mekâna gideceğimizi bildiğimden gergin hissediyordum. Aracın tavan lambası yanmıyordu. Yalnızca gösterge panelinden yayılan ışık ve içeriyi ara sıra aydınlatan sokak lambalarının ışığıyla idare ediyorduk.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çok fazla parfüm sıkmışsın,” diye fısıldadıktan sonra aracın camını indirdim ve rüzgârın yüzüme indirdiği darbeleri huşuyla karşıladım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Köpek gibi içtim,” dedi sanki normal bir şeyden bahsediyormuş gibi. “Etkilemem gereken kızın yanına tüp gibi mi gitmemi istiyorsun?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Göz ucuyla ona bakıp, “O kız zaten cepte,” dedim ve daha sonra kurduğum cümle beni rahatsız ettiği için kaşlarımı çattım. Biriyle ilgili böyle bir cümle kurmak hiç hoş değildi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Cazibeme kapıldı bile,” dedi keskin gözlerini yoldan ayırmadan. “Karşı konulması imkânsız bir auram var ve İrem gibiler bu auraya asla hayır diyemez.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İrem gibiler derken?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kurcalama.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Aşağılayıcı konuşma o zaman,” dedim dişlerimin arasından.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tek kaşını kaldırıp omzunun üstünden bana baktı ve “Aşağılamıyorum,” dedi. “İnsanların karakterleri vardır, küçük hanım. İrem’in karakterini görebiliyorum. Esrarengiz şeylere çekiliyor, görüntü onun için biraz daha ön planda ve ilgisini göstermekten çekinmiyor. Yani hepimizi sınıflandıracak olursak, İrem gibiler de vardır, Kartal gibiler de vardır, Lavin gibiler de vardır. Bu aşağılama değil. Dosyayı infaza taşımaya çalışan bir savcı gibi davranıyorsun.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yine de İrem gibiler derken kullandığın ses tonu çok irite edici.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tamam, İrem’den özel olarak özür dilerim,” dedi gözlerini devirerek.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne hâlin varsa gör ya,” diyerek bakışlarımı yola çevirdim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sana yaranılmıyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Alaycı konuşmalar yapıp sonra da yaranmaktan bahsetme.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bana ters yapıp durma,” dedi sadece, daha sonra bakışlarını yeniden yola çevirdi ve tek kelime etmedi. Mekânın önüne geldiğimizde kalabalık beni gerdi. İnsan yığınına dehşet içinde baktım. Müziğin şiddeti, aracın içine sızmayı başarmıştı ve ışıklar mekânın duvarlarını yarıp gökyüzüne uzanıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çok içmek yok,” dediğinde bana değil, mekânın önündeki izdihama bakıyordu. “Daha başlamadan işleri batırmayalım. Ayrıca gözümün önünden de ayrılmamaya çalış.” Bakışları aniden bana çevrildi. “Ve söylediğim gibi, his yok.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yanaklarımın içini şişirip, “His yok,” diye homurdandım. “Vurgulamana gerek de yok, zaten bir şeyler hissetmek için burada değilim ben.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sen bir yükselmeden konuşmayı öğrensene önce,” dedi sert bir sesle.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Artık inip işimizi halledebilir miyiz?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Soru eklerini kullanabiliyormuşsun en azından.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet, senin aksine,” dedikten sonra aracın kapısını açıp, onu beklemeden kendimi dışarı bıraktım. Gürültü, kendimi dışarı atmamla daha da çoğaldı ve müziği sızdıran baslar, kalbimin derinliklerinde çınlıyormuş gibi rahatsız bir hisle dolmama neden oldu. Müziğin sesini bastıracak olan ambulansın siren sesini duyacakmışım ve ambulans her an bir yerden fırlayacakmış hissini içimden söküp atamıyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal arkamdan geliyordu, hissettim ama yavaşlamadım. Mekânın önüne düşen her bir adımım bir kürek darbesiydi de ben de mezarımı kazıyordum sanki. Bu hissin beni asla terk etmeyeceği gerçeğini kabullenmeye başlamıştım. Geçmeyecek bir şeyi kabullenmek, geçecek bir şeyin acısını yüreğine zincirlemekten çok daha kolaydı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Birkaç adım sonunda artık giriş kapısının önündeydim. İri kıyım korumaların yanında onlardan farksız görünen Emir görüş alanıma girdi. Siyah gömleğinin kollarını dirseğine kadar sıvamış, yüzünde hatırımda kalan gülümsemesiyle iri adamlarla konuşuyordu. Cümlesini bitirip benden tarafa baktı, tam bakışlarını benden çekiyordu ki tekrar bana doğru bakıp kaşlarını çattı ve bir süre duraksadıktan sonra, “Lavin,” dediğini duyar gibi oldum. Gürültüden dolayı yalnızca dudaklarını oynattığını görebilmiştim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Mesafeni koru,” diye fısıldadı Kartal, hemen dibimden rüzgâr gibi geçerek kapıya yönelirken.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Alnımda oluşan küçük çizgi, çatılan kaşlarımın bekçiliğini yapıyordu. Kartal’ın arkasından ilerleyip, Emir’in yanında durdum. Kartal, Emir ile el sıkıştıktan sonra iri kıyım bodyguardlara selam verdi ve mekânın kapısından içeri adımını attı. Ben de çenemle Emir’i selamladıktan sonra Kartal’ı takip ettim. O korkunç tanıdıklık hissi, zihnimin pıhtılaşan kan damarlarının aniden gür bir kan akınıyla ırmağa dönüşmesine neden oldu. Bu mekân, o mekânın neredeyse görsel bir kopyasıydı. Aşağı doğru kıvrılan ürkütücü merdivenlerin duvarlarına vuran kızıl ve yeşil ışığın tenime çarptığını, ruhuma ulaştığını ve o günün sanki şu an yeniden yaşanıyormuş gibi hafızamdan dışarı sızmaya başlamasına neden olduğunu hissettim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Aşağı doğru kıvrılarak devam eden merdivenleri indiğimiz sırada Kartal’ın omuzlarının gerildiğini gördüm. Kalabalık odağıma düştü ve dans eden kalabalığın nefesi tenime bulaşmış gibi tiksintiyle yüzümü buruşturdum. Kimisinin nefesinde arsız istekler gizleniyordu, kimisi ise ya uyuşturucu ya da alkol açlığıyla dişlerini gıcırdatarak dans ediyordu. Emir’in tam arkamda olduğunu fark ettiğimde kalabalığın içinde ilerlemeye başlamıştım. İrem, Berra ve Ceyda’yı tanımak çok zor olmamıştı. VIP olduğunu bildiğim en gösterişli loca, diğer masaların üstünde, resmen havada duruyor gibiydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İrem, kan kırmızı elbisesinin içinde iddialı ve ateş gibi yakıcı görünüyordu. Saçlarını salmış, dümdüz fönlü saçları bir jilet edasıyla ince beline dökülmüştü. Berra ve Ceyda da tıpkı İrem gibi göz alıcı görünseler de onlar daha sadeydi. İrem, o hengameye rağmen bizi fark etti ve gözlerimiz buluştuğu an elini hafifçe kaldırarak gülümsedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tüm mekânı kuşbakışı seyredebilecekleri masaya tırmanan merdivenleri çıkarken, Kartal ve Emir arkamda kalmışlardı. Saf deriden yapılma siyah koltuğun köşesine yerleşip ısmarlama bir tebessümle kızlara baktım. İrem, hemen yanımda oturuyordu, bana doğru kaydığında bakışlarım sertleşti ama geri çekilmedim. Kartal ve Emir basamakları tırmanırken, Kartal’ın gözleri İrem ve benim üzerimdeydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gelmeyeceğinizi düşünmüştüm,” dedi İrem, kulağıma doğru hafifçe bağırarak. “Ekilmediğime sevindim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Başımı sallayarak ona baktım, bir an bana boş boş baktı. Ardından tekrar gülümseyerek kulağıma yöneldiğinde elimde olmadan gözlerimi devirdim. “Kartal hep böyle midir?” diye sorunca, iki kaşımın ortasındaki yarığın derinleştiğini hissettim. Bakışlarım Kartal’ı buldu, hemen çaprazımdaki koltuğa yerleşip rahatça oturduktan sonra sert bakışlarını siparişleri almak için basamakları tırmanan çocuğa çevirdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İrem’in kulağına doğru yaklaşıp, “Nasılmış ki Kartal?” diye sordum. Pahalı parfümünün kokusu sertti, narenciye notalarına sahipti ve onun porselen tenine yakışmıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gizemli,” dedi İrem, o an Kartal’ın gerçekten iyi bir analizci olduğunun farkındalığıyla gözlerimi kıstım. “Onda ilk gördüğüm şey bu oldu. Hep böyle midir?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kısmen,” demekle yetindim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal’ın abanoz sertliğindeki bakışları bana dokunduğunda, masadaki sessizlik, mekânın gürültüsünü bastıracak kadar yoğundu. Gözleri alev gibi ruhumu sardı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne içeceksiniz?” diye sordu gözlerini benden ayırmadan. Sanki ateşin teğet geçtiği altın rengi gözleri pot kırmamam gerektiğini yansıtan bir metni gözlerime seriyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ben bir Kiwily alırım, fazla sert gitmek istemiyorum,” dedi Berra başını koltuğa yaslayıp, yanaklarının içini şişirerek.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Onun içinde votka olduğunu unuttu,” diye homurdandı Ceyda, ardından bakışlarını siparişleri bekleyen çocuğa çevirdi. “Bebeğim, şimdi sana bir klişe yapacağım, beni iyi izle,” dedi. “Her zamankinden!”       

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Siparişleri bekleyen çocuk bıyık altından gülerek not defterine bir şeyler karalayarak başını salladı. Bu Ceyda’nın gülümsemesini derinleştirdi ve aralarındaki muhabbeti merak etmesem de Emir ve İrem’in de gülüştüklerini gördüm.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Margarita,” dedi İrem, lafı uzatmadan.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sabah derse gireceğim ulan,” dedi Emir, açık renk saçlarının arasından parmaklarını geçirip yüzünü asarak. “Vişne suyu içeyim en iyisi.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Berra gözlerini devirerek, “Emir,” diye söylendi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne var ya? Taner Hazretleri ile aynı evde sen kalmıyorsun, ben kalıyorum.” Emir kaşlarını çattı. “Ama sizden korkan da sizin gibi olmasın mı şimdi? Daya bana likörü, aslanım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir an gülmek istedim ama bunu yapamadım. En son içten kahkahamı yine böyle bir ortamda, Kardelen ile ne içeceğimize karar vermeye çalışırken atmıştım. Emir, tuhaf bir şekilde Kardelen gibi davranıyordu. Uzaklarda bir yerlerde bir fırtına koptu, ağaç devrildi ve devrilen ağacın altında ikimizin omuz omuza duran gölgeleri kaldı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sen?” dedi İrem bana doğru dönerek, bu kadar sıcakkanlı görünmesini yadırgadım çünkü biraz burnu havada birine benziyordu. Onu yargılamak istemediğim için nötr düşünmeye çalıştım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Fark etmez.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ona bir Cosmopolitan, bana da Absent,” dedi Kartal, sesi sertti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sek mi shot mu, efendim?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sek,” dedi Kartal.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Biraz… Sert…” Emir şaşkın şaşkın Kartal’a baktı. “Ulan o şey sek içilir mi? Midesiz misin? Baştan diyeyim, evine kadar seni taşımaya hiç niyetim yok.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal’ın gözlerini saran alayı izledim. “Hiç gerçekten içki içmedin, değil mi?” diye sordu birdenbire. “Yoksa iki bira ile sarhoş olanlardan mısın?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bu adam bana kıl oluyor.” Emir kaşlarını kaldırıp, ellerini teslim oluyor gibi havaya kaldırdı. “Kuzenine asılmıyorum, bro.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal pürdikkat Emir’e bakıp, “Zaten asılamazsın,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hiç şansım yok,” derken Emir’in sesinde alay vardı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal onun aksine ifadesizdi. “Kesinlikle.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Siparişlerin masaya gelmesi yalnızca iki, üç dakika sürdü. Daha önce hiç Cosmopolitan içmemiştim, kokteyllerden anlamıyor değildim ama genelde daha sert şeyler tüketiyordum. Yine de Kartal’ın benim için seçtiği kokteyli de beğenmedim desem yalan olurdu. Kokusu güzeldi, bu içmeyi daha keyifli hâle getiriyordu. Masada anlam veremediğim bir sohbetin temeli atılmıştı. Kartal, konuşmaktansa gözlem yapıyordu, bakışlarındaki nefret ateşinin ışığı hiç sönmemişti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bu arada,” dedi Emir, bilmem kaçıncı likörünü yuvarlarken. “İstanbullu musunuz yoksa başka bir şehirden mi geldiniz? Kartal’ı birkaç kez Burak’ın yanında görmüştüm ama Lavin’i daha önce hiç görmedim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal sabit bir sesle, “Burak’la birbirinizi yakından mı tanıyorsunuz?” diye sordu ama aslında sesinin arkasında saklanan bir şüphe vardı. Emir’in Burak’ı yakından tanıyor olması, Kartal’ı ele verebilirdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hayır, spor salonunda takıldığı zamanlar ara sıra ayaküstü sohbetlerimiz oluyordu. Genelde sporla ilgili konuşuyorduk ama çok iyi çocuktur, severim onu.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal sakince, “Antalya’da yaşadık uzun süre,” dedi ve içkisinden bir yudum aldı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İrem avuçlarını birbirine çarpıp, “Vay be!” dedi heyecanla. “Antalya kızısın, öyle mi? Yaz aylarında sık sık geliyorum oraya. Bizim mekânın bir şubesi de Antalya’da. Hiç gittiniz mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Silahın namlusundan fırlayan bir kurşunun hızını aratmayacak derecede büyük bir hızla karnıma saplanan acı, gözlerimin rengini, kanlı uzuvların uçuştuğu bir savaşın ortasında, oğlunun cesedinin parçalarını toplayan annenin yüreğinde kaynayan ağrının rengiyle değiştirdi. Gözlerim bal değil, kan rengiydi. Bir an Kartal ile göz göze geldik, gözlerinin ardına dizilmiş cesetleri gördüm.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yaralıydık.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hayır,” dedi Kartal. “Antalya’nın gece hayatına çok aşina değiliz. Antalya’da çok fazla takılmıyorduk yani.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İyi yapmışsınız. Antalya’nın gece hayatı sanılandan daha kirli,” dedi İrem, yanaklarının içini havayla şişirerek. “Oradaki mekânda olay hiç bitmiyor. Babam da bu durumdan oldukça rahatsız. Geçenlerde bizim mekânda büyük bir olay yaşandı. Konuya tam hâkim değilim ama sanırım genç bir kız hayatını kaybetmiş. Kız bağımlıymış. Yani bu korkunç durumun bizim mekânla ilgisi yok.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bağımlı olduğu alnında mı yazıyormuş?” diye sordum bir anda. “Nasıl bu kadar emin konuşabiliyorsun?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Lavinia,” diye fısıldadı Kartal, İrem bana şok içinde bakakaldığından Kartal’ı duymadı bile. “Sakin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hey,” dedi İrem. “Emin falan konuşmuyorum. Tamam, biraz hassas bir konu ama ölüm sebebi buymuş.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Duyduğun şeyler hakkında, sanki o an oradaymış ve her şeyi biliyormuş gibi konuşmanı rahatsız edici buldum,” dediğimde İrem’in kaşları çatıldı. “Orada mıydın?” diye sordum aynı şekilde kaşlarımı çatarak.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Çünkü ben oradaydım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İrem şoka uğramış gözlerle bana baksa da kaşları hâlâ çatıktı. Emir, elini kaldırdı ve “Hanımlar!” dedi ortamı yumuşatmaya çalışır gibi. “Bu hassas bir konu ve bir bakıma Lavin’i haklı buluyorum, İro.” Emir’in sesi her nedense sert geliyordu. “Sakin olun, konuyu değiştirin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Üzgünüm,” diye fısıldadı İrem, ardından elini omzuma koyup hafifçe okşarken, “Haklısın,” dedi çekingen bir sesle. “İlk günden senin gözünde kendimi kötü bir duruma düşürdüm. Hadi biraz dans edelim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir an göz ucuyla ona baktım. Yüzüne çarpıp göz rengini değiştiren tavan ışıklarının altında bana pişmanlıkla bakıyordu. Gözlerinde samimi bir pişmanlık görmek beni çok şaşırtmıştı doğrusu. İrem’in özünde iyi bir insan vardı, muhtemelen bunu havalı görüntüsüyle örtbas ediyor, hatta etrafındakilere üstten bakışlar atarak yüreğindeki iyiliği gizliyordu. Neden gizleme gereği duyduğunu bilmesem de ona duyduğum anlık öfke, onun iyi bir insan olduğu gerçeğini bile geri plana atmama neden oldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Boş bakışlarım genişledi. Bir an ortamın değişeceğini sandım. Karşımdaki sarışın kızın yüzü değişecek, sarı saçların yerini koyu renk, dalgalı ve gür saçlar alacaktı. Dolgun dudaklar, çekik iri gözler ve giydiği kazağın açıkta bıraktığı yıldızları tenine indirmiş o müthiş uzay görüntüsünü tekrar görecektim. Genişle gülümseyecek, “Canım Bal,” diyecekti bana her zamanki gibi. “Canım Bal, gülümse biraz!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Canım Bal.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Üzgünüm,” diye fısıldadım gözlerimi İrem’den uzaklaştırarak.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Masaya durmadan gelen içki kadehleri ve kokteyller, bulanan zihnime sis gibi çökmeye devam etti. Tutuşmuş kelimelerimin üzerini kaplayan alkol, içimdeki ateşi yükseltiyor ve ben sustukça, içimdeki yangın daha da büyüyordu. Müzik ve tanıdık gelen, hafızamın büyük bir kısmını yıllar geçse de kaplamaya devam edecek olan bu mekânın duvarları, üzerime üzerime geliyordu. Alkol kanımı yavaşça doldurmaya, kanımın içinde yüzmeye başladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal, çok içme dese de içmeme engel olmadı, sanırım bana baktığında kontrolü elinde tutabilen birini görmüş olmalıydı. Berra ve Ceyda’nın hemen aşağıda çılgınca dans edip, ellerindeki içki kadehlerini kafalarına diktiğini görüyordum. Votkanın midemde çaktığı ateş, tekilanın yanında yaladığım limon ve tuzun yakıcılığıyla çarpışıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal, herkesin aksine tepkisizdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İrem ve Kartal’ın hemen karşımdaki koltukta yan yana oturduğunu fark ettiğimde, bakışlarım onlara kilitlendi. İrem, önündeki viski kadehinden bir yudum aldıktan sonra Kartal’a sokuldu ve onun kulağına bir şeyler fısıldadı. Kartal, yüzüne çarpan, rengi ölümü anımsatan ışıkların altında parlayan ruhsuz bakışlarını dans eden kalabalığa saplamıştı; umursamaz görünüyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Dans edelim!” dedi Emir aniden bana doğru eğilerek. Görüş alanımı kaplayan iri cüssesine, ardından da kalabalığa baktım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Onu gördüm.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Canım Bal!” diye bağırıp olduğu yerde zıpladı, elindeki kokteylin uzun ve süslü pipetini dudaklarının arasına aldığını gördüm. Uzun, dalgalı ve koyu renk saçları parlaktı; tıpkı ruhu gibi, saçları da neşeliydi. Savruluyordu. Ona çarpıp geçen adamlara kötü kötü bakıp arkalarından dil çıkarıyor, hemen sonrasında neşeli bakışlarını bana çevirip, “Hadi ama! Oturmaya mı geldik?” diyerek olduğu yerde döne döne dans etmeye başlıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sonra kayboldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hadi?” Emir’in sesi, Kardelen’in sesini yuttu ve kumdan kalem, çarpan dalgayla birlikte dağılarak yıkıldı. “Ee ama hadi!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Emir, beni tutup basamaklara çektiğinde ayak tabanlarım acıyordu. Kartal’ın keskin bakışlarını sırtımda hisseder gibi oldum. Dans pistine sürüklenirken gözlerim insanlara dokunuyordu. Emir beni serbest bırakıp, iki elini havaya kaldırarak ağır ağır dans etmeye başladı. Kıvrak bedenine eklediği asalet, erkeksi görüntüsünü daha da çekici hâle getiriyordu ve bu, onun gerçek bir dansçı olduğunu fark etmeme yetmişti. Çevremizdeki kızların çığlık atarak Emir’e döndüklerini gördüm. Emir, hafif bir ritim eşliğinde üstündeki gömleğin düğmelerini çözmeye başladığında, çığlıklar ıslıklarla taçlanıyor, etrafını saran kadınlar aç bir kurt gibi Emir’i izliyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

DJ, gürültülü bir ıslık çaldı ve ışıklar aniden değişti. Her şey yavaşladı, insanlar yavaşladı. Allak bullak bir zihinle etrafımdaki insanları izledim. Beyaz ışık, gür bir patlamayla yerini yeniden hızla dönmeye başlayan rengârenk ışıklara bıraktı ve Emir, dansına kaldığı yerden aynı hızda devam etti. Berra ve Ceyda, kolonların üzerine çıkmış, Emir’e alkış tutuyor ve dans ediyorlardı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Boynumdan sicimle akan ter, zihnimden akan kan ile aynı hızla ilerledi. Boğulduğumu hissettim. Işıklar sanki bir duvardı ve bedenime çarptıkça beni sıkıştırıp ruhumu eziyordu. Mekân bir enkazdı ve ben o enkazın altında kalmıştım. Aniden etrafıma savurmaya başladığım ürkek bakışlarımı durduramadım. Birdenbire çığlık atacağımı sandım. Bir ölüm çığlığı. Mekândaki tüm camlar parçalanacak ve kırıkları sırtıma batacaktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Eski bir anı hızla bana doğru geldi, takvim yapraklarından bir girdabın etrafımı sardığını hissettim ve artık şimdide değil, geçmişin içindeydim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Antalya’nın geceleri, yaz kış fark etmeksizin renkli ve kalabalıktı. Gece hayatına çok alışkın olmasam da gecelerini çözecek kadar Antalyalı olmuştum. Aynanın önüne geçip beyaz elbisemin fermuarını yukarı çekerken bakışlarım saate kaydı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Nerede kalmıştı bu kız?

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kapı bir anda açılınca dudaklarıma yerleşen kıvrım büyüdü. Gülümsediğim son gece olduğunu bilmiyordum; yanaklarımdaki gülücük çizgilerinin bana hatıra olarak kalacak olan yara izleri olduğunu bilmiyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Abim Adam sorun çıkarmadı!” diye bağırdı Kardelen kendini yatağıma atarken. “Bugün içim rahat şekilde gecelere akabilirim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yatak onu küçük bir futbol topu gibi iki kez zıplattıktan sonra durdu ve kafasını ters şekilde yatağın ucundan sarkıtarak bana baktı. “Beyaz giymişiz,” dedi kaşlarını imayla kaldırıp indirerek. “Canım Bal, beyaz tamamen senin rengin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Abisine daima, Abim Adam şeklinde seslenirdi, aynı şekilde bana da Canım Bal derdi. Bu beni gülümsetiyordu, ona dair her şey dudaklarımdaki tebessümlere dönüşüyordu. Beni gülümsetebilen tek insandı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Uzun ve güzel bir gece olacak,” dediğini hatırlıyorum, anılardan sıyrılarak gerçekliğe dönmeme birkaç saniye kala. “Gece döndüğümüzde senin kollarında uyumak için sabırsızlanıyorum!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

O gece geri dönemedik. O gece birlikte uyuyamadık.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

O gecenin son gecemiz olduğunu bilmiyorduk.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Aniden kusma isteğiyle etrafımdaki kalabalığı ite ite ilerlemeye başladım. Elbisem, kendi yarattığım rüzgârla bir flama gibi dalgalanıyor, yırtmacım daha da aralanarak çıplak bacağımı ortaya çıkarıyordu. İttim, insanları durmadan ittim. Dar bir koridora girdiğimde sesler belli düzeyde kesildi ve o an tuvaletin önünde olduğumu fark ettim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kapı aynıydı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kayıp aynıydı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Acı farklıydı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Olduğum yerde donmuş şekilde tuvalet kapısına bakarken ruhumdaki sızının şiddetlendiğini hissettim. Parmaklarım kapıya uzandı. Zihnimde bir kalem hareket etti, ucu mürekkepli değildi, ucu kurşundu. Saplandı. Bir ninni duyuldu içeriden, bir ses ölümü fısıldadı, acı bir çığlık kaybın habercisiydi. Kapı açıldı. Kayıp parçalandı. Geçmişin kanı bir dalga gibi ayak bileklerime vurup koridora yayılmaya başladı. Bazen olmazdı, bazen kaçamazdın, bazen kaçtığın şey, içine sürüklendiğin, içine koştuğun şeye dönüşürdü. Kaçtığım şeyin ortasına beni sürükleyen yine kendi ayaklarım olmuştu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir melek, koparılmış kanlı kanatlarını beyaz mermerin üzerine bıraktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Beyaz floresan ışığından gelen cızırtılı ses, o gecekiyle aynıydı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ama yerde bana ait bir şey can çekişmiyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İçeri ilk adımımı attığımda, topuklu ayakkabımın yere emanet ettiği ses, duvarlarda boş bir çınlamaya dönüştü. Gözlerimi hızla kapattım ve gözlerimi kapatabildiğim gibi içimi kavuran hisleri de kapatabilmeyi istedim. İnsan hislerinden kaçamıyordu, insan hislerinin esiriydi. Hislerimi kapatmayı denediğim olmuştu ama bunu eyleme dökmeye çalışsam da hiçbir zaman zafere ulaşamamıştım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Zorlanarak da olsa lavabo tezgâhına tutundum ve kafamı kaldırıp aynaya çizilen yansımama baktım. Gözlerimin altındaki koyu halkalar belirginleşmişti, iri gözlerim ışığa rağmen gölgelerle doluydu. Dudaklarımı birbirine bastırırken ağlamamak için dişlerimi sıkmıştım ama çenem her ne kadar kilitlense de gözlerimin yanması geçmedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Onu düşündüm. Sadece onu. Tek dostumu. Kahkahalarımın mimarını, gözyaşlarımın limanını…

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ruhun bedenden ayrıldığı gibi ayrılmıştık birbirimizden. Ben bedendim. O ruh.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kafamın içinde çanlar çalıyor, bir ölüm senfonisi yavaşça aklımın perdelerini aralayarak içeri sızıp, saklanan düşüncelerin olduğu odaları acı müziğiyle dolduruyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Geçmişin içinden uzanan sesi yavaşça zihnimde yankılandı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Saysana, kaç tane benim var?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gülümserken dudaklarım titredi ve o anıya seslendim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gökyüzü tane.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerim taştı ama gözlerimden akan gözyaşı değil, benzindi. Gözlerim yanıyordu. Yaşlar yüzüme inmeden hemen öncesinde gözlerimi kaldırıp tavana bakarak gözyaşlarıma başkaldırdım ama kirpiklerim çoktan sırılsıklamdı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kafamı indirip tekrar aynaya baktığım an Kartal’ı görmeyi beklemiyordum. Yansımasının gözleri benim yansımamın gözleriyle çakıştığında kalbim şiddetle çarptı. Kızarmış, nemli gözlerimi onun ruhu sıyrılmış gözlerinden ayırmadım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çok fazla içtin,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yanlış bir şey yapmadığıma göre, çok içmiş olmamın bir sakıncası yoktur, değil mi?” diye sorduğumda, sesimde her neyin varlığını hissettiyse kaşlarının çatıldığını gördüm. Bakışları daha da derinleşti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet,” dedi yeniden konuştuğunda. “Bir sakıncası yok.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Anladım.” Gözlerimi onun yansımasından anlık olarak çekip, “Her şey daha farklı olabilirdi,” diye fısıldadım. Tekrar ona baktığımda yüzü ifadesiz olsa da dişlerini sıktığını fark ettim. “Değil mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ama her şey tam da bu şekilde oldu ve artık bunu değiştirebilmek imkânsız,” dedi, sesindeki yatıştırıcı tını beni anlık olarak şaşırtsa da renk vermedim. Kabuğu anlık da olsa kırılmış gibiydi, o kırığın köşesinden asıl benliğiyle bana bakıyormuş gibi hissetmiştim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Biraz dışarı çıkmak istiyorum,” dediğimde bunu reddedeceğini düşünüyordum ama sadece başını aşağı yukarı sallayarak bu isteğimi onayladı. “Hâlâ anlayışlı bir yanının olmasına sevindim.” Ona doğru döndüm, gözleri gözlerimdeydi, kurduğum cümle onun için bir anlam ifade etmiyormuş gibi gözlerimin içine sessizce baktı. Ona doğru bir adım atıp, “Teşekkür ederim,” diye fısıldadım ve yanından geçerek lavabodan çıktım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ağır adımlarla koridorda yürürken omuzlarıma çökmüş yükleri çok net hissediyordum ama bu yükleri Kartal dışında görebilecek biri yoktu. Dışarıdan bana bakan biri, kafası güzel, dalgın bir kadın görürdü. Hepsi buydu. Oysa içimde bir cehennem yanıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kalabalığın içinden bir yıldız gibi kayıp geçtim. Kendimi sokağa bıraktığımda insanlar varlığımı önemsemedi çünkü herkes yeterince sarhoştu, herkes yeterince eğleniyordu. Bense güzel kıyafetler giydirilmiş, özenle süslenmiş bir ceset gibi aralarında öylece duruyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Biri arkamdan, “Ölüm Çiçeği,” diye seslendiğinde, bu kişinin kim olduğunu bilsem de dönüp bakmadım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kollarımı birbirine bağladım, omzuma taktığım çanta her bir adımımda yan tarafıma çarpıyordu. Biri oldukça yumuşak bir şekilde kolumu kavradığında, topuğum yamuldu ama düşmemeyi başardım, beni tutan elin sahibi bedenimi kendisine doğru çevirdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yalnız kalmak istiyor olabilirsin ama şu an kafan bu kadar güzelken bu doğru bir seçim olmaz.” Ona gözlerimde beliren soru işaretleriyle baktığımda elini usulca tenimden ayırdı. “Biliyorsun,” derken sesi biraz öncekine göre daha sertti. “Şu an ikimizin de hayatında duygulara yer yok.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Senin kalbinin içindeki kan mı kurudu?” diye sordum kısık sesle.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ona tokat atmışım gibi irkilse de gözlerindeki soğukkanlı ifade kaybolmadı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Belki de bu kadar çok içmemeliydin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Az önce sorun olmadığını söylemiştin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Az önce gözlerimin içine birazdan titreyerek ağlayacakmışsın gibi bakmıyordun.” Gözlerimin içine dikkatle bakması kalbimi neredeyse durduracaktı. “Tıpkı bir çocuk gibi bakıyorsun. Çok savunmasız görünüyorsun. Alkol seni savunmasız birine dönüştürüyorsa, içmemelisin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Nasıl bu kadar soğukkanlı olabiliyorsun?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir an sustu, saniyeler etrafımızda akıp gidiyordu ama Kartal, konuşmadan gözlerimin içine bakıyordu. Sonunda, “Buna mecburum,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yani mecburiyetten mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çocuk gibi sorular sorma,” diye fısıldayıp tekrar koluma dokununca irkilerek ona baktım. “Sana dokunduğumda neden irkiliyorsun? Benden mi korkuyorsun?” diye sordu bu kez. Ona cevap vermek istedim ama sanki o benden bir cevap almak istemiyormuş gibi, “Arabaya gidelim,” dedi birdenbire.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Dur da biraz nefes alayım,” dedim sertçe.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İşleri yokuşa sürmeyi bırak,” demesini beklemiyordum. Sesi birdenbire yine buzlarla kaplanmış, gözleri o buzların içinden dışarı çıkan keskin dikenlere dönüşmüştü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sadece nefes almaya çalışıyorum. Beni buradan kaçar gibi götürmen daha çok ilgi çekmez mi sanıyorsun?” Burnumu sertçe çekerek sorduğum soru onu öfkelendirdi. Gerçi sorduğum soruya mı yoksa burnumu çekerek ona bakmama mı sinirlenmişti orasını çok da anlayabilmiş sayılmazdım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Şu siktiğimin yerine nefes almak değil, intikam almak için geldik,” dedi tıslar gibi. “Bana bak, gözlerimin içine bak.” Bana doğru bir adım atınca bedenim gerginlikle kasıldı. Tutuşu hiç sıkı olmasa da tenime dokunuyor oluşu kaşlarımı çatmama neden olmuştu. “Bu gözlerde ne görüyorsun, Lavin? İyi bak. Kaybedecek neyim kaldı sence? Bu oyunun galibi olmak zorundayım ve sen Lavin, eğer oyunu bozacak olursan, seni de kendi yangınımın kurbanı ederim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Öfkeden kudursam da söylediklerine karşı tek bir kelime dahi edemedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gidiyoruz,” diyerek beni yavaşça yürütmeye başladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ceketim orada kaldı.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Siktir et ceketi, arabanın içi cehennemden sıcak zaten,” diye homurdandı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Aracın uzaktan kumandasıyla kilidi kaldırıp, ön yolcu koltuğunun kapısını açtı ve bitkin bir şekilde ön yolcu koltuğuna oturdum. Kapıyı çarparak kapatıp aracın ön tarafından dolandığında, boş bakan gözlerim onu takip ediyordu. Direksiyon başına geçip, tek kelime etmeden motoru çalıştırdı ve ısıtıcının sıcak rüzgârı bedenime çarpmaya başladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal, çatık kaşlarla bir şarkı açtı ve şarkının melodisi beni ânında esir alırken kollarımı birbirine dolayıp, “Şarkı güzel,” diye mırıldandım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Last Light,” derken sesi umursamazdı. “86.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Daha önce duymamıştım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çok bilinen bir grup değildir.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir an midemdeki huzursuz hisle, “Alaşan,” dedim. “Biraz durma şansın var mı?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kusacak mısın?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bir anda midem bulandı,” diyebildim, oysa sadece on dakikadır aracın içindeydik ama ben üç saattir yolculuk yapıyormuşum gibi hissediyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Donarsın bu hâlde. Eve kadar sabret,” dediğinde elimi kaldırıp salladım ve “Biraz nefes alayım, orada da nefes almama izin vermemiştin,” diye isyan ettim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yüzün çizgi film karakteri gibi yeşile çalmaya başladı,” derken ifadesiz gözleri omzunun üzerinden beni bulmuştu. “Sanırım durmamız döşemelerim için en doğru seçim. Sakın arabaya kusma.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Aracı kenara çektiği anda hızla inip kayalıklara doğru ilerledim. Rüzgârın uğultusu, denizin kayalıklara çarparken çıkardığı sesle karışıyordu. Birden bedenimi yakan o soğuk yüzünden hareketlerim kısıtlandı ama kollarımı bedenime sardığımda, kendimi daha iyi hissediyordum. Kartal, ön kaputa yaslanmış beni izlerken denize doğru ilerledim. Dalgalar şiddetle patlıyor, dalgalardan yükselen damlalar yüzüme geliyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Denizin danteli olan kız kulesi hemen karşıda, dalgalara meydan okuyan bir kadın gibi yaralarına rağmen dimdik ayakta duruyordu. Denizin üstündeki yakamoz ışıklarını ve yaralı kız kulesini saymazsak eğer, sahil kapkaranlıktı. Başımı ağrıtan topuzu çözüp, saçlarımı özgür bıraktım ve parmaklarımla dağılan saçlarıma çekidüzen vermeye çalıştım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Topuklu ayakkabıyla kayalığa çıktığımı gören Kartal, “Dikkat et, düşme,” dedi. Sesi ne kadar kısık olsa da sesini duyabilmiştim, rüzgâr onun harflerini saçlarıma çarpmıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Cevap vermedim. Aniden kendini öne doğru atıp yaslandığı kaputtan ayrıldı ve kollarını serbest bırakarak bana doğru yürümeye başladı. Önüme döndüm, kollarımı bedenime daha sıkı sardığımda elbisemin kumaşını uçuran rüzgâr, yırtmacımın daha da açılmasına neden oldu. Aniden nefesini ensemin biraz daha yukarısında hissettim, nefesi saçlarımın engeline takıldı ve tenime tamamen sinmeden silindi. Yüzünü saçlarıma yaklaştırdığını hissettiğim an bedenim sinyal veriyor gibi gerilse de hareket etmedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Dalgalar çok şiddetli,” dedi kısık bir sesle. Saçlarım hâlâ yüzüne çarpıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet, öyle.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Omuzlarıma bırakılan deri ceketi hissettim. “Daha fazla üşütme,” dedi, kendisi ceket olmadan üşümeyecek miydi? “Miden bulanıyor mu?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yok, soğuk hava iyi geldi. Sen üşümeyecek misin?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hayır, üşümüyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerimi kız kulesinden ayırmadım ama varlığı hâlâ arkamdaydı, saçlarım onun yüzüne yayılmaya devam ediyordu. Kanatılan ruhumu toprağa akıtma isteğim daima vardı. Göğsümün kalbimi içinde saklayan kemikten kafesini ateş olup eriten bir geçmiş vardı ki, o geçmiş henüz geçmemişti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal arkamdan uzaklaşıp yanıma geçti, kolu koluma değiyordu. “Uyuyamıyor musun sen?” diye sordu bir anda.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Pek uyumadığını fark ettim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Başımı sallayıp, “Uyuyamıyorum, evet,” dedim. “Sen de sızmadığın sürece uyuyamıyorsun sanırım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal, göz ucuyla kısaca bana baktı ama ben bu bakışlara karşılık vermedim. Hemen önümüzde dev bir dalga patladı, köpükleri etrafa dağılarak cansız bir beden gibi suyun içine geri çekildi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Belki.” Kartal, gözlerini benden çekti. “Peki neden uyuyamıyorsun?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sence neden?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Uyuyamaman için bir sebep yok,” dediğinde dudaklarımdan neredeyse alayla dolu bir haykırış dökülecekti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Anıların içindeki o sesi duydum. “Gece döndüğümüzde senin kollarında uyumak için sabırsızlanıyorum!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Var.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Neymiş?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O gece dönebilseydik, birlikte uyuyacaktık.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sessizlik. Aramıza giren sessizliğin nedeni belliydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Peki sen?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Boş ver beni.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dediğini yaptım. Kartal Alaşan, yürüdüğü yerlere kanatlarından dökülen ateşi emanet ederek, yanık izlerini arkasında bırakıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

O izleri sürsem, belki de saklandığı kayalıkları bulup, taşları ellerimle çekerek ona ulaşırdım ama kimse bana ulaşsın istemiyorken, birine ulaşmaya çalışmak bencillikti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Belcekız ve Ölüdeniz efsanesini bilir misin?” diye sordu dalgalara pürdikkat, çatık kaşlarla bakarken.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Anlamadım?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Fethiye’ye gittin mi hiç?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet, gittim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çok yakın bir arkadaşım orada yaşıyor, yaz aylarında yanına giderdim ve beraber Ölüdeniz’e giderdik. Ölüdeniz’i gördün mü hiç?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ayakkabılarımın topuğunu kayalığın küçük yarığına sıkıştırıp hafifçe hareket ettirirken omzumun üstünden Kartal’a baktım. “Çok durgun bir suyu var, gerçekten ölü gibi, hiç hareket etmiyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Peki Belcekız’ı gördün mü? Hemen onun yanında?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Başımı salladım. “Hayal meyal hatırlıyorum,” diye fısıldadım, babam Fethiye’yi çok sever, bizi sık sık götürürdü. “Ne oldu ki?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Belcekız’ın dalgalarını hatırlıyor musun? Ölüdeniz’in aksine, oldukça hırçındır ve hiç durulmaz.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sessiz kaldım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Peki o ikisinin efsanesini duydun mu hiç, Lavinia?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hayır.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Şu an merak ediyor musun, alkolik kuzucuk?” Sesi durgundu, kaşlarımı çatarak başımı salladım, bu bir onay işaretiydi ve bana bakmasa da onayı görebildiğini biliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal, derin bir nefesi ciğerlerine doldurup, cebinden sigara paketini çıkarttı ve paketi sallayıp bir dal sigarayı dudaklarının arasına yerleştirdi. Kartal, sigarasının ucunu ateşe verdikten sonra, iki parmağının arasında tuttuğu sigaradan öyle derin bir nefes doldurdu ki ciğerine, ateşin çatırtısı ciğerinin duvarlarında yankılanıp zihnime aktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir süre durduktan sonra duman hafifçe burnundan dışarı süzüldü ve dudaklarının aralanmasıyla eş zamanlı olarak gri duman, gecenin ayazına akıp karanlığa karıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Efsaneye göre, eski çağlarda Fethiye’den geçen gemiler açıkta demirler ve içecek su almak için kıyıya sandalla çıkarlarmış. Bir gün yaşlı bir kaptanın, genç ve yakışıklı oğlu su almak için koya çıktığında, güzeller güzeli Belcekız’ı görmüş. Görür görmez de göğsüne ateş düşmüş, ruhunda yangın başlamış. Aynı ateş, Belcekız’ın da ruhuna sıçrayıp, kalbini cayır cayır yakmış. Ama delikanlı suyu alıp dönmek zorundaymış.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal, sigarasını tekrar dudaklarıyla birleştirdi, şiddetli bir dalga daha önümüzde patladı ve dudaklarının arasındaki dumanı hafifçe dışarı üfledi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gemi uzaklaşıp gitmiş, Belcekız gözleri arkada, kalbinde ateşle orada beklemiş. Her gün yandığı adamın yolunu gözlemiş. Genç adam da geminin oralardan her geçişinde su alma bahanesiyle koya inermiş, Belcekız ile görüşürlermiş. Belcekız, sevdiği adam için çok fedakârlık yapar, ona hep arka çıkar, korurmuş. Hatta kıyıyı, sevdiği adam için kollarmış. Bir gün... Adam, kadını görmek için koya yaklaşırken bir fırtına patlamış. Genç adam, o koya sığınmak istediğini, oranın güvenli olacağını söylemiş ama babası, oğlunun Belcekız’ı görmek uğruna gemiyi parçalara ayıracağını düşünmüş. Fırtına o kadar şiddetliymiş ki, koya çıkmak için gemiyi oraya demirleyecek olurlarsa, gemi parçalara ayrılabilirmiş. Büyük bir kavgaya tutulmuş baba oğul, baba o kadar sinirlenmiş ki, gemi tam kayalıklara çarpacakken bir kayıkçı küreği darbesiyle oğlunu denize atmış ve dümeni kırmış. Ve tam o sırada durumu kavramış. Deniz dönerek çarşaf gibi koya gitmekteymiş. Genç adam orada ölmüş, kayalıkların üstünde sevdiğini bekleyen Belcekız da kendini kayalıklardan aşağı atıp ölmüş. İşte o gün bugündür kızın öldüğü yere Belcekız, genç adamın öldüğü yere Ölüdeniz deniyor. Kızın öldüğü yerde dalgalar bir an durmazken, adamın öldüğü yerde ne olursa olsun su hareket etmiyor, tıpkı bir ölü gibi dümdüz duruyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal, sertçe yutkunup bakışlarını bana çevirdi. Rüzgâr sanki ateşten bir kırbaç gibi yüzüme inerken benim de gözlerim onun üzerindeydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Günün ilerleyişine göre rengi değişip duran deniz, belki de hâlâ o adam ve o kıza yanıyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Belcekız ve Ölüdeniz’e,” diye fısıldadım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Aynen öyle, Ölüm Çiçeği,” dedi Kartal, gözlerinde parlayan bir ifadeyle doğrudan gözlerimin içine bakarak.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Aynen öyle, Alyeska.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O da ne?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Denizin cesedini kayalıklara çarptığı şey.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kartal, kafasını tamamen bana doğru çevirdi ve gözlerinde renklenen merakı gördüm.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Beni Ölüdeniz’e mi benzettin yani?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kollarımı göğsümde toplayıp tırnaklarımı kollarıma bastırarak omuz silktim. “Belki.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Peki sen Belcekız mısın?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Arkanı kollayacağım ama Belcekız değilim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Demek arkamı kollayacaksın?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bakışlarımı ondan ayırıp denize çevirdim. “Evet. Bu benim yeminim. Her neyse, artık gidebiliriz. İyi hissediyorum.” Kayalıklardan inip araca yöneldiğimde hareket etmediğini fark edip arkama baktım. “Hadisene?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sırtı bana dönüktü. “Neden sızmak dışında uyuyamadığımı merak ediyorsun, değil mi?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kalbim tekledi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Onun ışığını söndürürlerken, küçük kızım bir tuvaletin fayansında can verirken, ben huzur içinde uyuyordum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ruhundaki yangın usulca tenine akıyordu, bunu görebiliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bakışları usulca omzunun üstünden bana doğru geldi ve o bakışlara kalbimin ortasına bir mızrak saplı duruyor gibi hissederek karşılık verdim. Aramızdaki mesafeye rağmen, dudaklarında oluşan o yorgun tebessümü görebiliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bana Alyeska dedin,” diye fısıldadı. Eli gömleğinin eteklerine kaydı. Şaşkınlıkla ona bakıyordum. Hemen önünde dev bir dalga patladı ama yüzü bana dönük olduğu için göremedi. Dalga, tıpkı sudan kanatlar gibi kollarının iki yanından yayılarak denize geri gömüldü. Gömleğini yukarı sıyırıp, belini ortaya çıkardığı anda duraksadım. Yanık izi oradaydı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ben cehennemim, Lavin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ruhtan tene akan yanık izi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.