27.06.2025
????: Anathema, Regret
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Her geçen gün ruhumda biraz daha eriyerek kan gibi damarlarıma dolan karanlığın, gözlerimden gözyaşları olarak akması, caddeye uzunca bir kalabalığın bir cesedi izlemek için toplanmasına benziyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Biricik’in sessiz sessiz akıttığı gözyaşları gecenin en ince yerinden şiş gibi girerek gökyüzünün kanını akıtırken, cipin arka koltuğunda onun yanında oturuyordum. Gurur cipi kullanıyor, güçlükle de olsa ikna ettiğim Devran, hemen arkamızdan kendi aracıyla geliyordu. Biricik’in gözyaşlarıyla ıslanmış sarı saçlarını başının arkasına doğru atarak sık sık yüzünü açıyor, nefes almasını sağlıyordum. Bakışları donuktu, gözlerinden ara sıra yaşlar akıyorsa da bunun sebebi duygularının yoğunluğundan değil, yaşadıklarının ağırlığındandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur cipi biraz daha hızlandırınca dağ yoluna girmiş bulunduk. Dağ yolunda hiç sokak lambası olmadığından Gurur dörtlüleri yakmıştı. Karanlık ormanı yarıp geçen ışık cipten sızıyordu, biz ise hâlâ karanlığın koynunda duruyorduk.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hiç yakınlığımız olmamasına rağmen eğilip Biricik’in saçlarını öptüm; çünkü biliyordum ki bu şefkate herkesten daha çok ihtiyacı vardı. Kalbinin sevilmeye, vücudunun vurulmaya değil, onun isteği doğrultusunda okşanmaya ihtiyacı vardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Burnunu çekerek bana biraz daha sokulup göğsüme uzandı, sanki kırk yıldır tanışıyormuşuz gibi bir an olsun düşünmeden yapmıştı bunu. Parmaklarım sarı saçlarının güçlü tellerinde dolaşırken gözlerimi yakan yaşlara rağmen ağlamadan sadece hafifçe gülümsedim. Tesisin önünde duran arabanın sesinin kesilmesiyle, gecenin koynunda olduğumuzu ve tüm seslerin zamanın içinde kaybolduğunu fark ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur inip arka kapıyı açınca dışarının soğuğu aracın içine akın ederek tenime kesikler attı. Önce ben indim, arkamdan da Biricik yalınayak yere basarak aşağı indi. Bakışlarım ayaklarına kaydığında bir an boğazım düğüm düğüm oldu. Devran birkaç büyük adımın sonunda Biricik’in yanına varıp kıza hiçbir şey söylemeden kucaklayınca bakışlarım ikisi arasında bir köprü kurdu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Devran, Biricik’i tuz buz olmuş bir kalenin prensesi gibi kucaklayıp tesise doğru yürümeye başladığında, artık Gurur ve ben karanlık dağın ortasında yalnızdık. Aracın açık kalan kapısını kapatan Gurur’un temkinli bakışları beni buldu. Kafamın içinde neler döndüğünü merak ediyormuş gibi uzun uzun yüzümü izledikten sonra boğazını temizledi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aklından neler geçtiğini söylemeyecek misin?” diye sordu, sesi merakını ele veriyordu ama şu an hissettiklerim bir boşlukta asılı durduğundan cevap vermeden tesise doğru yürümeye başladım. Gurur bir süre arkamda kalıp ondan uzaklaştığım esnada sırtımı izlese de sonunda o da beni takip etti ve tesise birlikte girdik. Tesisin koridorları karanlığa gömülmüş hâldeydi, Devran kucağında Biricik ile koridoru aşarken hemen onun arkasında ilerliyorduk. Devran’ın her adımının sonunda ileride yanan bir floresan daha sönüyor, gittiği yere kucağında Biricik ile beraber karanlığı da taşıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sanki bu kız onun karanlığıydı, aynı zamanda o da o kızın karanlığıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bana bir cevap vermen gerek,” dedi Gurur kelimelere sadece benim duyabileceğim bir tonda bastırarak. “Aklından ne geçiyor?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu sonra konuşalım,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Devran’ı bile sakinleştirmeyi başaracak kadar kendinden emin konuştun, ne olduğunu bilmeye hakkım var. Eğer bir saçmalıksa ve Devran tatmin olmazsa, dediğini yapar ve o herifi bu defa öldürür. Artık onu tutabileceğimiz sebeplerimiz yok. Eski sebepleri yeterli görmüyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Derin bir nefesin ardından yorgun gözlerle omzumun üzerinden Gurur’a bakarak yürümeye devam ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Devran, akıllı bir adam. Benim öylesine bir şey söylemeyecek kadar korkak olduğumu, bu işlere bulaşmak istemediğimi biliyor,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben de biliyorum,” dedi, sesinde çok küçük bir öfke sezsem de büyük olmadığı için hissi de ağır olmamıştı. “Bu yüzden merak ediyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Önce Biricik’in iyi olduğundan emin olalım. Sonra zaten senin yardımın gerektiği için sana anlatmam gerekecek.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tamam,” dedi, uzatmadı çünkü Biricik’in durumunun ne kadar ağır olduğunu o da biliyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Devran bir koridora girince gözden kayboldu, biz de hemen arkasından o koridora girdik. Koridora girmemizle eş zamanlı olarak askerlerin koğuş kapıları açılmaya başladı. Önce Adnan kendi odasının kapısından dışarı çıktı, ardından Girdap, Tayfun, Yener ve Vural da çıktı. Sessizce Devran’ın ortalarından geçip gitmelerini izlemeye başladılar. Sessizdiler, sanki her şeyin farkındaydılar ama konuşmama yemini etmiş gibi sadece onun gidişini izlediler.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Vural bizi fark edince, “Nihan’ı uyandırayım,” dedi sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur, başını salladı. “İyi olur, sen uyandır.” Bakışlarını bizden uzaklaşan Devran’a çevirdi. “Muhtemelen revire götürüyor zaten. Muşta uyuyor mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır,” dedi Tayfun. “Dosya hazırlıyordu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tamam, haber verelim. Ondan habersiz bir şeyler dönünce öfkeleniyor,” dedi Gurur. Durup bana baktı. “Sen bu gece burada kalır mısın? Biricik sana güveniyor gibi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olur,” dedim. Aslında hiç samimiyetimiz yoktu ama yine de onun yanında olmak istiyordum. Kendini yalnız hissetmesi şu an için isteyeceğim son şey bile olamazdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Girdap ve Vural birlikte koridorun karanlık duvarları arasında kaybolduklarında, Tayfun şakaklarını ovarak odasının kapısını kapatıp koridorun ortasına doğru ilerledi. Bize doğru baktıktan sonra başını iki yana salladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu kez bu deli fişeği tutabileceğinizi mi düşünüyorsunuz? Ben düşünmüyorum çünkü. Hâlâ nasıl burada, ona bile şaşırdım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu kez haklı,” dedi Yener birden demir gibi bir sesle. “O karışmasın, gidip biz halledelim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur, “Zeliha’nın bir fikri varmış,” dediğinde Yener durup kaşlarını çatarak Gurur’a baktı. “Öyle bakma, Çekiç. Bu kız hiçbir zaman kalkıp bir fikir sunmaya çalışmadı. Devran bile ikna olduysa bize söyleyecek söz düşmez.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neymiş o fikir?” diye sordu Yener ciddiyetinden bir an olsun ödün vermeden.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu zamanı gelince söyleyeceğim,” dememle, Yener’in kaşlarını daha da çok çatması bir oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Fikre sonra değil, şimdi ihtiyacımız var, Zeliha. Kızın hâlini gördün mü?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gördüm,” dedim ve üzerine basarak tekrar konuştum: “Oradaydım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi niyetini anlıyorum ama artık durmamız sadece buna göz yummak olacak.” Yener kapıya sertçe vurarak çıktı. “Her kim olurlarsa olsunlar, ne kadar yüksekte olurlarsa olsunlar, biz dağ aslanı değil miyiz lan?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin üstüne bile sözünü geçiren kişiye senin dağ aslanı olman söker mi sanıyorsun, Çekiç?” Gurur, bunu ruhsuz bir sesle söylemişti. “Öfkeni anlıyorum, hak da veriyorum ama şu an yapılması gereken Biricik’in yaralarını sarmak. Öfkeyle oturup zararla kalkmadığımız tek zaman dilimi, leş serdiğimiz zaman dilimi oldu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener, burun deliklerinin genişlemesine neden olacak bir nefes aldıktan sonra başını salladı. “Bakmayın bana siz,” dedi geçiştirmek ister gibi. “Yapılacak bir şey var mı? Bir şey lazımsa merkeze inerim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şimdilik gerek yok gibi,” dedi Gurur. “Siz toplanma alanına geçin, ben Zeliha’yı revire bırakayım. Biricik’in yanında olsun.” Bana onay bekleyen buz sıcağı gözlerle baktığında sadece başımı salladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur beni revirin olduğu alana götürürken yan yana yürüyor olmamıza rağmen sessizdik. Koridora düşen adımlarımızın sesleri zamana karışarak bir anıya dönüşüyor, bir gün biz bu anı unutacak olsak bile zaman kendi içine yaşananları kazıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tam revirin önüne geldiğimizde yavaşça ona doğru dönüp, “Muşta öğrendiğinde ne olacak?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biricik ve Devran’ın arasındaki şeyi onaylamıyordu ama Biricik’i sever,” dedi Gurur sakin gözlerle yüzümü incelerken. Sanki yaşananların bende bıraktığı etkiyi merak ediyor gibi bakıyordu. “Muhtemelen şu nişanlısı olacak andavalla ilgili bir şeyler yapmaya çalışacak ama Muşta’nın bile yetkisinin olmadığı şeyler var gördüğün gibi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu kötü olarak algılama ama o gece yaşananları bile kolayca örtbas edebiliyorsunuz, bunun en büyük şahidi benim. O adamı neden direkt yok edemiyorsunuz, bu kadar mı taşaklı biri?” Küfrüm onu şaşırtsa da yüzünde beni anladığını belli eden bir ifade belirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Haklısın ama bazen bizim bile elimizi uzatamayacağımız, sevdiklerimizi tehlikeye atmamıza neden olacak şeyler var.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Anlayışla başımı sallamak dışında bir şey yapmak istemedim. Konuşmak, kelimeleri harcamak istemedim. Revirin kapısını açıp içeri girdiğimde, beyaz floresanın tavanda cızırtılar çıkararak yandığı revirin duvar kenarındaki beyaz örtülü sedyesinin üzerinde Biricik oturuyordu. Tam önünde, bacaklarının arasında Devran duruyor, Biricik’in sarı saçlarını arkaya doğru atarken yüzünde cam gibi bir keskinlikle konuşmadan kızı izliyordu. Kız durgundu, gözleri Devran’da değildi, gözleri sanki hiçbir yerdeydi; sanki mavi gözleri kayıptı, yitip gitmiş, küle dönmüştü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beni fark etmediler ama hemen arkamdan Nihan içeri girince ikisinin de gözleri yavaşça kapıya döndü. Nihan bana uyku sersemi bir gülümsemeyle baktıktan sonra bakışları Biricik’e kaydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayvan herif,” diye söylendi sadece benim duyabileceğim bir tonlamayla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nihan, Biricik’e bakmak için yaklaştığında Devran artık ondan uzaklaşmıştı. Revirdeki deri sandalyeye oturdu, uzun bacaklarını kırıp ellerini bacaklarının arasından aşağı doğru sarkıtarak parmaklarıyla oynarken zemini izlemeye başladı. Hâli harap görünüyordu. Tüm bunların içine sürüklendiği ânı merak ediyordum, Biricik’in kâbus gibi hayatına dahil oluşunu, birbirini takip eden olayları… İkisinin de duyguları çözümlemesi güçtü; kim bilir içlerinde nasıl fırtınalar kopuyordu?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nihan, “Tam olarak nereden darbe aldın? Görünenlerin dışında,” dedi soğukkanlı tutmaya çalıştığı ama titrediğine yemin edebileceğim sesiyle. Devran bu soruyu duyunca bacaklarının arasından aşağı sarkıttığı ellerini eklemlerinden kırarak yumruk hâline getirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Biricik kırgın bir ses tonuyla, “Şurası,” diyerek kaburgalarını işaret etti, Devran ona bakmıyordu ama yumruğu gitgide daha da sıkı hâle geliyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nihan parmaklarını Biricik’in kaburgalarına yerleştirip yavaşça bastırarak, “Böyle acı var mı güzelim?” diye sordu şefkatli bir sesle. Biricik sadece başını iki yana sallayıp, “I-ıh,” diye fısıldadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Peki bu şekilde?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır,” dedi Biricik kısık sesle. “Acımıyor, gerçekten.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana farklı bir şekilde zarar verdi mi?” diye sorduğunda ortam birden buz kesti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır, bu kez yapmadı,” cevabıysa, Devran’ın gözlerini sıkıca yummasına neden oldu; zaman parçalanıyor, Devran’ın hisleri etrafa zamanın parçalarına tutunarak dağılıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nihan sertçe yutkunup, “Pekâlâ, senin için biraz merhem hazırlayacağım, yaralarını temizler ve onları iyileştiririz, ne dersin?” diye sordu ve ellerini sedyenin iki yanına koyup gülümseyerek Biricik’e baktı. “Bedenindeki izleri ben sileceğim, ruhundaki izleri de sen, tamam mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Biricik yutkunup, “Hıhım,” diye mırıldandı. “Teşekkür ederim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Teşekküre gerek yok,” diye mırıldandı. Merhemleri hazırlamak için paravanın arkasına geçtiğinde Biricik, ben ve Devran aynı ortamda olmamıza rağmen birbirimize bakmıyorduk, sessizdik. Gurur ortadan kaybolmuştu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nihan merhemi hazırlayıp kenara bıraktı, oksijenli olduğunu düşündüğüm temiz bezle Biricik’in kurumuş kan lekelerini yavaşça temizledi. Ardından merhemi büyük bir dikkatle kıza sürüp pansuman yapmaya başladı. Tüm bunlar olurken Devran sessizdi, tıpkı bir sürü yara almış olmasına rağmen susan Biricik gibi. Hepsi bittiğinde Biricik’in ayaklarına beyaz terliklerden verdi ve gülümsedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yapmamı istediğin bir şey var mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Teşekkür ederim,” dedi sadece Biricik.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nihan, “Devran, istersen Biricik bu gece senin odanda kalsın,” dedi. “Yalnız kalmak istemeyebilir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Devran, cevap vermedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Pekâlâ,” dedi Nihan kaşlarını kaldırarak. “Zeliha, bu gece burada kalacaksın, değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu güzel, sabah kız kıza kahvaltı yaparız.” Biricik’e gülümsedi. “Değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Biricik, başını aşağı yukarı salladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nihan’ın tedirgin gözleri bana dokununca yutkundum. Nihan, başını iki yana sallayıp üzgün bir şekilde soluduktan sonra revirden çıktı. Ben de ikisini yalnız bırakmamız gerektiği düşüncesiyle revirden ayrılıp karanlık koridorda Nihan’ı takip ederek yürümeye başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu olayı ilk duyduğumda polisi aramayı düşündüm,” dedi Nihan birkaç adım önümde ilerlerken. Bana bakmadan konuşsa da sözlerini benim için sarf ettiğini biliyordum. “Sonra polisin bile çok önemli kanıtlar olmadığı müddetçe elini süremeyeceği kadar önemli insanlar olduklarını öğrendim. Sadece annesi için tüm bunlara katlanması o kadar korkunç ki.” Adımları yavaşladı. “Onu ilk tanıdığımda da şiddet görmüştü, ondan sonra bir daha görmemiş ama uzun zaman sonra tekrar şiddete maruz kaldığını görmek beni yıktı. Sana elini kaldıran sevdiğin adam bile olsa arkana bakmaman gerekir, bunu ona ödetip onu terk etmen gerekir. Bunu ona yapan hem sevmediği hem ona zorla sahip olan hem de zorla nişanlı kaldığı biri. Anlatırken bile canımı yakıyor bu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Peki ya insan içine çıkamayacak kadar küçük düşecekleri şeyler olsa?” diye sordum yavaşça. “Onur kırıcı şeyler.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu tür şeyler bu insanlar için kâbus gibidir ama bir şekilde kurtulurlar. Yani bu dediklerini bizimkiler yapsalardı, olan yine bizimkilere olurdu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Peki bunu onlara bir asker değil de öylesine bir kadın yapsa?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nihan, duraksayıp omzunun üzerinden bana baktı. “Ne?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O herife tıpkı Biricik’e yaptığı gibi şantaj yapsam ve asker ya da polis olmadığım için başıma hiçbir şey gelmeyecek olsa?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin aklından ne geçiyor?” diye sordu Nihan, yüzüne şüphe dolu bir ağ örülmüştü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hiç,” dedim sadece.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ben hiç diye geçiştirsem de Nihan’ın bunun hiç olmadığını bildiğini biliyordum. Toplanma alanına doğru sessizce yürüdük. Biricik’in yaşadığı bu karanlık gece ile alakalı ne başka bir konuşma geçti aramızda ne de bu geceyle yüzleşebildik. Yaşananlar çok ağırdı. Biricik’in ruhu, bir gökdelenin tepesinden düşen bedenin parçalara ayrıldığı gibi parçalara ayrılmıştı. Artık nasıl toparlanırdı bilmiyordum ama daha fazla dağıtılamayacağından emindim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Toplanma alanı bugün gördüğüm ağaçtan masanın olduğu odaydı. Devran dışındaki tüm ekip oradaydı. Muşta sırtını bize doğru dönmüş camdan duvarın önünde öylece duruyordu, yumruk hâline getirdiği ellerini arkaya atıp birleştirmişti. Önce Gurur’a, ardından masanın etrafına dağınık bir şekilde yerleşmiş tüm ekibe baktıktan sonra Nihan’ın arkasından odaya girip bir kenarda dikilmeye başladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir kadına bunu yaptı,” dedi Girdap. “Konuya hakim değilim ama bu affedilemez. Bunu yok mu sayacağız?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biricik’in annesi söz konusu,” dedi Muşta. “Yoksa ne yer durdurur beni ne makam.” Çivit mavisi bakışlarını omzunun üzerinden Girdap’a çevirdi. “Annesinin şurada uyanacağı gün sayısı, senin ağzından çıkan kelimelerden daha az. O heriflerin ellerinin kollarının ulaştığı yerleri biliyor musun? Ne Biricik’i ne babasını yaşatmazlar.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şiddet gören bir kadını koruyamıyorsak biz neden varız?” diye sordu Adnan. “Bunu ödetmeliyiz. Adalet yerini bulmuyorsa, adaleti biz yaratırız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Adalet yaratabileceğiniz bir şey olsaydı, Biricik bu geceyi yaşamazdı,” dedim bir anda. “Bu ilk değilmiş, hepiniz biliyormuşsunuz, durmuşsunuz, adalet sizi durdurmuş. Şimdi o adaleti yaratmanız gerektiğini mi söylüyorsunuz?” Şaşkınlığın hüküm sürdüğü gözler bana çevrildiğinde susmak gibi bir niyetim yoktu. “Ben sizin adaleti yaratabildiğinize inanmayı çok isterdim, inanın ama Biricik bu gece bu hâldeyse, o adalet çok geç kalmış demektir ve geç gelen adaletin de hiçbir anlamı olmuyor. Ben geç gelen adaleti adaletten saymam.” Gurur’un bakışlarını hissedince gözlerim ona çevrildi. “Bana yardım edecek misin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedi Gurur.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neler olduğunu bana söylemeyecek misin, Zeliş?” diye sordu Muşta az evvel söylediklerime kızmamış gibi sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hepinizin desteğine ihtiyacım var,” dedim. “O herife ne yapacağımı biliyorum.” Bakışlarım Gurur’a dokundu. Bana destek veren gözlerini gördüğüm an, cesaret kalbimde alev aldı ve bakışlarım bu defa Muşta’nın beni izleyen çivit mavisi gözleriyle buluştu. “Hakan abi,” dediğimde Hakan Basri Şenkaya’nın gözlerinde beliren anlayıştı. “Siz o adama bir şey yapamazmışsınız ama ben yapabilirim, değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne?” Muşta bana karman çorman olmuş gözlerle bakınca konuşmaya devam etme kararı aldım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu pislik tecavüzcü bir sapık, şiddet yanlısı, eminim gün yüzüne çıkarılmamış daha onlarca sapkın yanı vardır,” dediğimde hepsi beni izliyordu. “Ona her şeyi itiraf ettirebilirim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu nasıl yapacaksın?” diye sordu Yener birden konuya atlayarak. “Aklınla zorun mu var? O herif seni öldürür.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Onu kimse öldüremez,” dedi Gurur keskin bir sesle. “Devam et, Zeliha.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ona o an duyduğum güveni dizginleyemeden baktıktan sonra, “Belli ki kadınlara zaafı var, onunla bir başkası olarak tanışabilirim. Sonra da ona her şeyi itiraf ettiririm,” dedim ama bunu söylememle Gurur’un gözlerindeki tedirginlik büyüyüp genişleyerek itiraz dolu bir öfkeye dönüştü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen aklını kaçırmışsın,” dedi Yener sanki Gurur’un iç sesiymiş gibi ama Yener’e aldırış etmedim. “Bu kez peşine Cenan’dan daha tehlikeli insanları mı musallat etmek istiyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu istediğim falan yok, Yener,” dedim. “Daha iyi bir planın var mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Var,” dedi Yener. “Seni bu pisliğe bulaştırmamak mesela.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu bir plan değil.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Fazla cesaret göstermeye başladın,” dedi Gurur, sesi gergin olsa da ifadesi sakindi ama ölüm rüzgârları estiren bakışları yüzümün ortasında zelzele yaratıyordu. “Bu mantıksız. Onu tavlamanı bir kenara koydum, ya sana da Biricik’e yaptığı şeyleri yapmaya çalışırsa?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Arkamı kollamayacak mısın?” diye sordum. “Seni, sizi buna dahil etmeden halledeceğim. Tek gereken desteğiniz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Muşta derin bir nefes alıp bu konuyu masaya yatırmak istiyormuşçasına, “Senin Gurur’un sahteden bile olsa sevgilisi olduğunu öğrenirse oklar bizim teşkilata çevrilecektir,” dedi, sesi solgundu ama bir şeyler yapmak istediği kesindi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Makyaj ve doğal peruklarla her zaman sizden daha iyi kamufle olabilirim,” dedi Nihan birden konuya atlayarak. “Bu işte Zeliha’ylayım. İkimizi de değiştiririm. Bir değil, iki kadın. Bunun gibi bir leş kargası için altın tepside sunulmuş ziyafet gibi oluruz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Vural, “Sen hiçbir şeye karışmıyorsun,” dedi sertçe ama Nihan bir an öyle bir bakış attı ki, Vural sadece kaşlarını çatarak bakışlarını ondan uzağa taşıyabildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Karışıyorum,” dedi Nihan. “O kızın yaralarını temizleyen bendim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gurur?” Ona doğru yürüyüp tam önünde durduğumda, kafasını kaldırıp oturduğu yerden dikkatli gözlerle bana baktı. Gözlerinin gerisinde çağ yangını başlatacak kadar kuvvetli bir fırtına ateşi yeryüzüne yayıyordu. “Arkamı kollayacak mısın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir süre zamanı yaran gözleriyle beni izledi. Sonunda, “Çok iyi plan kurulmalı,” dedi sadece.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kurabiliriz,” dedim başımı sallayıp, umutla Nihan’a bakarak. “Değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Elbette.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tayfun derin bir nefes alıp, “Öylece onları savaş alanına göndereceğiz, öyle mi? Dağ aslanlarına bak sen, iki kedi yavrusunu savaşa gönderiyor,” dedi, sesinde öfke ve çaresizlik vardı; onu anlayabiliyordum ama yapabileceğiniz başka bir şey yok gibi görünüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Muşta başını salladı. “Bu konuyu masaya yatıracağım. Eğer bir şey yapmazsak oğullarımdan birini kaybedeceğim. Devran’ı bu kez ben bile tutamam.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Devran olaya girerse beni de unut,” dedi Yener bir anda Muşta’ya meydan okuyarak. “Ben de o olaya girerim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben de,” dedi Adnan mekanik bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben de öyle,” diye mırıldandı Vural, gözleri boşluktaydı ama zihni düşüncelerle dolu olmalıydı; Nihan’ı bunun içine sürüklemek istemediğini görebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben de öyle,” dedi Tayfun. “Beni de unut.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ve beni de,” diye ekledi Girdap. Bir anda kemikleşmişlerdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benim söylememe gerek bile yok,” diye fısıldadı Gurur karanlık bir sesle. “Devran ölüme yürürse, kurşun ondan önce beni deler.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aptal herifler,” dedi Muşta burnundan sert bir nefes verirken. “Her seferinde burnunuzu boktan çıkarmak zorunda kalan ben oluyorum. Salaklar.” Başını iki yana salladı. “Ne gerekiyorsa yapacağım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O hâlde planı hemen kursak iyi olur çünkü o herifi Biricik’e asla şantaj yapamayacak hâle getirmek istiyorum,” dedi Nihan güçlü bir sesle. “Şimdi gidip yatacağım, uyuyabileceğimi sanmıyorum. Bir şey olursa beni ararsınız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener ve Girdap da Nihan ile birlikte ayrıldıklarında yavaş yavaş eksilen asker sayısı beraberinde sessizliğin de odanın içine çığ gibi düşmesine neden olmuştu. Muşta sandalyelerden birini çekip oturdu, cebinden çıkardığı yarısı içilmiş sarma tütünü dudaklarının arasına koyup çakmağın ucunda mahşeri başlatan alevle sarma sigarayı tutuşturdu. Düşünceli bakışlarını ağaçtan masaya indirip sessizce sigarasını içmeye başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Devran’a da anlatın bunu,” dedi sonunda konuştuğunda, sesine dolanan cinayeti hissettim; kan sanki harflerin pürüzsüz yüzeyinden gözyaşları gibi kayıyordu. “Bir delilik yapmasın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur oturduğu yerden birden kalkınca, bakışlarım onu buldu. Bana kafasıyla bir işaret yaparak odanın çıkışına yöneldi ve ben de diğerlerini arkamda bırakıp Gurur’u takip ederek odadan çıktım. İleride floresanı yanan bir odadan sızan ışık koridoru kör bir şekilde aydınlatsa da etraf hâlâ karanlık sayılırdı. Yan yana yürüyorduk, adımlarını ona yetişmek için zorlanmamam için yavaşlatmıştı ya da gerçekten gücü çekilmişti, hâli yoktu, yorgundu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne saçma değil mi?” diye sorduğu anda sesine takılan gözlerim, omzumun üzerinden onu buldu. O da bana tıpkı benim ona baktığım gibi omzunun üzerinden bakarken neşesiz bir gülümseme dudaklarında belirginleşmişti. “Daha birkaç saat önce sana özgür olduğunu söylemiştim, şimdi bu delikte tekrar benimlesin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu kez istemediğim bir şey yok,” dedim yavaşça.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biliyorum, akılsız,” dedi, birkaç adım sonunda yeniden konuşmasını beklemiyordum. “Yapmayı düşündüğün şey iyi kurgulanmazsa bir felâketle sonuçlanabilir, biliyorsun değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir sorun çıkmayacak,” dedim, neden bu kadar emindim bilmiyordum ama içimde hem kendime hem de onlara karşı bir güven duygusu belirmişti. Normal şartlarda bu adamlara güvenmemem gerektiğinin ben de farkındaydım ama kalbim onların damarlarıyla birleşmiş gibi güvenle çarpıp yabancı kanı pompalamaya başlamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ya çok korkaksın ya çok cesur, bir ortan yok mu senin kızım?” diye sordu sitem eder gibi. Ona hafif bir tebessümle baktığımda bunu görmeyi beklemediğini gözlerinde çakan yıldırımlardan anlamıştım. “Bana o şekilde bakma,” diyerek bakışlarını önüne çevirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne şekilde?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Salak biri gibi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yalancı,” diye homurdandım. “O şekilde bakmadım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, yalan söyledim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne şekilde baktım öyleyse?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir süre sustuysa da sonunda kelimeler ve dili kavuştu. Bana baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Söylediği her şeyi bana kabul ettirebilecek tek kişiymişsin gibi bakma.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Suya yazılan yazılar gibi içime bıraktığı o duygu anlık var olup silinmesi gerekiyorken bir mürekkep gibi içime dağılarak kelimeleri var etti. Yanaklarımın içine geçirdiğim dişlerimin arasındaki etlerin acısı bir süre hiç hissedilmeyecek kadar vasıfsızdı. Bakışlarımı ondan uzağa taşımak istesem de düşüncelerine yeni bir tohum bırakmak istemediğimden bunu yapmadım ve ona bakmaya devam ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bak,” dedi. “İşte böyle bakarak bana her şeyi yaptıracağını düşünüyor olabilirsin ve ben başka zaman olsa bu düşüncenle dalga geçerim ama bu gece geçemiyorum. Bu gece seninle ilgili bir şey var içimde, aşamıyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Onun dudaklarından dökülmesini beklemediğim bu itiraf, bir kasırga olup büyüyerek tutunduğum her şeyi yıkmaya başladığında, buz sıcağı gözleri içinde geleceği taşıyan bir yük treni gibi gözlerimin içinden geçip zihnime doğru gidiyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sik ağızlı gibi konuşturma beni,” dedi kızgın bir sesle. “Sadece içimden geçeni söyledim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anladım,” dedim ama anlamamıştım, sadece ortaya bırakılması gereken bir kelime olduğunun farkındaydım hepsi buydu. Gurur bana bakmadan adımlarını hızlandırınca ona yetişmek için uğraşmadım. Kalbimde karmaşık bir duygu vardı, yaşanan her şey bu duygunun sebebi olabilirdi ama onun dudaklarından düşen birkaç kelime yığını buna sebep olmamalıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Koridorun sonuna doğru geldiğimiz anda birden bana doğru dönüp, “Burada kalmak istediğine emin misin?” diye sordu, bakışlarım yüzünde birkaç saniyelik kısa bir tura çıktıktan sonra başımı sallayarak onu onayladım. Burada kalacaktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Eylül çoktan uyudu, yatabileceğin bir yer yok,” deyince ona sakin gözlerle baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Burada bir sürü oda olmalı,” dediğimde bana kötü kötü baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Başka bir askerin odasında yatmayı mı düşünüyorsun, Matmazel Akılsız?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarımı kaldırdım. “Evet, bunda bir sorun mu var?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Saçmalama istersen,” dedi duygusuz bir sesle. “Umursadığımdan değil ama tanımadığın birinin bir zamanlar yatıp kalktığı odada rahat edemezsin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Niye edemeyeyim? Ederim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bana zehirli bir bakış attıktan sonra, “Benim odamda kalacaksın,” dedi bir anda, birkaç saniye dumura uğramış vaziyette ona bakakalsam da damarlarımdan çekilen zaman koridora yayıldığında kaşlarım birdenbire çatıldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kim demiş bunu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben dedim, birkaç saniye önce.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin odanda kalacağıma gider dağ domuzlarının arasına yatarım,” diye homurdandım, bana attığı kötü bakışları hissetsem de ona bakmadan kollarımı göğsümün üzerinde bağlayarak yürümeye devam ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben dağ domuzu değil miydim? Hani dağ domuzuydum ben?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne o, dağ domuzu olduğunu kabul mü ediyorsun?” diye sormamla alaycı bir şekilde gülmesi bir oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benimle uyumak istediğini bu kadar açık söylemeni beklemiyordum sadece,” dedi, duraksayıp ona daha dikkatli baktım. “Dağ domuzlarıyla uyurum dedin, bana da dağ domuzu diyordun, öyleyse sen benimle uyumak istiyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yanaklarımın içindeki baskıyı görmezden gelmek için çabalarken, “Bana bir oda ver,” dedim sadece.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tam ağzını açacaktı ki, revirin kapısı açıldı ve revirden yayılan beyaz floresan ışığı koridorun ortasında dikdörtgen şeklinde bir geçit açtı. Devran’ın büyük gölgesi ışığın içinde daha da devleştiğinde, kollarında Biricik’i tuttuğunu görmüştüm. Kelimeler geriye çekilip sessizliğin koynuna misafir oldular. Yavaşça bize doğru yürümeye başlayan Devran’ın kucağındaki Biricik’in sarı saçları yere doğru akmış, her bir adımda bukleli sarı saçları usul usul sallanıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Devran, “Bu gece Zeliha’yla kalması daha mantıklı,” deyince, Biricik kollarını Devran’ın boynuna daha sıkı sardı. “Ama beni de yanında istiyor.” Derin bir nefes aldı, bakışları beni buldu. “Üst ranzada biz yatalım, alt ranzada sen ve Gurur? Olur mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir an duraksadım. Biricik benim Gurur’un sahte sevgilisi olduğumu biliyor muydu tam emin değildim, hatta birçok şeyi bilip bilmediğinden de emin değildim. Dudaklarım itirazla aralanmak istese de Biricik’in Devran’ın kucağındaki hâlini görünce başımı önüme eğip, her ne kadar bu durumdan kaçarak uzaklaşmak istesem de bunu kabullendim. Başımı ağır ağır salladığımda bu en çok Gurur’u şaşırtmış olmalıydı. Devran başını sallayarak yanımdan geçerken sessizce yutkunmuştum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur, “Buna mecbur değilsin,” dedi bir anda, o bunu söylediğinde Biricik ve Devran çoktan koridorun duvarları arasından silinip gitmişlerdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sorun değil,” diye mırıldanarak Gurur’a doğru döndüm. “Ben varken kendini daha iyi hissedecekse, benim açımdan sıkıntı yok.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur’un dikkatli bakışları yüzümü sıyırdı. Bendeki düşüncelerin özünü bilmek istiyormuş gibi bakıyordu. Sanki gözlerimin arkasında gece vardı ve o, o gecenin içine alıp elinde sönmek üzere olan bir meşaleyle zihnimde gizlediğim o sokak lambasını bulmaya çalışıyordu. Derin bir nefes alınca omuzları yukarı doğru şişti, nefesini vermeden önce gözlerini yumdu ve sonra nefesi usulca dudaklarının arasından firar ederek tenime döküldü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mecbur olmadığın her şeyi sırf aptal bir kalbe sahip olduğun için kabul ediyorsun, sonra da bu mecburiyetler yüzünden gizlice ağlıyorsun,” dedi Gurur, beni benimle vurması şaşkınlıkla gözlerimin aralanmasına sebep oldu. Bakışları yüzümden geri çekilerek koridorun sonuna dokundu. “Akılsızsın, Dağ Gelinciği. Bazen kendini düşün.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Böyle bir gecede nasıl kendimi düşünebilirim ki?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözleri yeniden bana takıldı. Sanki daha önce görmediği bir şeye bakıyormuş gibi incelediği yüzümü saran deri sızlamaya başlamıştı. Buz sıcağı gözleri bir anda dudaklarıma düşünce derim tamamen alevlere yenik düştü ve yangın tüm tenime yayılarak kalbimi ısıttı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Akılsız Dağ Gelinciği,” diye söylendi. “Aptal yürek.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bana hakaret edip durma, Dağ Domuzu,” diye söylendim, bir an durup kaşlarını çatarak bana komik bir bakış attı ama gülecek hâlim olmadığından gözlerimi kısmak dışında bir şey yapmadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dağ Domuzu demek?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, Dağ Domuzu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anlaşıldı şimdi Devran’ın teklifini neden kabul ettiğin…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden etmişim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerini zemine indirirken dudakları hafif bir şekilde yukarı kıvrıldı ve sonra gözlerini yerden çekerek bana dokundurdu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benimle uyumak istiyorsun, koca popo.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Onu tekmelemekle, arkamı dönüp kaçmak arasında gidip gelirken umursamaz görünmeye çalıştım. “Ben uyuyacağım,” dedim ve gözlerimi koridorun diğer ucuna çevirdim. “Sen gidip başka bir yerde yatsan da olur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ama yatmasam da olur yani? Yanında da yatabilirim, öyle mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eğleniyor gibi bir hâli vardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Koca popoluyum ya ben, sığamayız senin ranzana,” diye söylendim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ha küçük popolu olsan benim ranzama beni atacaksın yani…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ona cins cins baktım. Kendini tutamayıp tekrar sırıttı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Homurdanarak sırtımı dönüp yürümeye başladığımda arkamdan geldiğini biliyordum. Göğsümün içinde bana ihanet eden bir kalp vardı bu gece, tüm kararları o kalp veriyordu; o kalp, onu öpmemi söylemişti ve ben de onu öpmüştüm, yine o kalp onun yanında kal demişti ve ben onun yanında kalmaya karar vermiştim. Şimdi o kalp her ne kadar Biricik’i bahane ediyor olsam da onunla uyumak istiyordu ve sanırım ben bunu da yapacak, onunla uyuyacaktım. Birden dilimin damağımın kupkuru kaldığını, göğsümün altındaki kalpten canımın çekildiğini hissettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Onun odasının önüne gelene dek konuşmadık. Koğuşun, yani odasının kapısını açmasını beklerken kenara geçip koridorun sonuna baktım. Yener elinde bir kırmızı elmayla duvara yaslanmış boşluğu izleyerek elmasından aldığı ısırığı çiğniyordu, düşünceli bir tavrı vardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur, “Annesi aradı bugün,” deyince irkilerek ona baktım. “Biraz tansiyonu yükselmiş, acile götürmüşler. O yüzden bugün biraz gergin. Annesinden haber gelir diye bekliyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Annesi ve Yener’in yaşanan acı şeylere rağmen ilişkilerinin bozulmadığını, Yener’in annesine maddi yönden destek olduğunu biliyordum ama bildiğim diğer şey de annesini görmeye gitmeyişiydi. Yine de annesi için ne kadar endişeli olduğunu fark ettiğimde, aslında buradaki her adamın bir hikâyesi olduğunu fark ettim. Diğerlerinin hikâyesini çok merak ediyordum ama bir yanım bu merakın kötü olduğunu, bilmeye hakkım olmadığını söylüyordu. Zaten o yanım ne istesem tam tersinin doğrusu olduğunu savunurdu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sakin gözlerimi Gurur’a çevirip yavaşça, “Bu gece çok gergindi, bu yüzdendi demek,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır. Yener her ne kadar kadınlarla gönül eğlendiriyor gibi dursa da hiç küçük çocuğu olan bir kadınla yatmadı,” diye fısıldadı. “Genelde olgun, çocuğu da Yener yaşına gelmiş kadınlarla takılır ve hiçbir şey zorlamayla olmaz.” Derin bir nefes aldıktan sonra bana biraz daha yaklaştı. “Yener, kadınlar konusunda umursamaz görünse de aslında kadınları çok önemsiyor. Muhtemelen şu an Biricik’i koruyamadığımız için hem kendine hem de bize öfkeli.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yener konusunda yanılmışım,” diye mırıldandım. “İçeri girelim mi? Bizi görecek.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu an bir silah çıkarıp havaya iki el ateş etsem, dönüp ne bana doğru bakar ne de tavana.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerim yeniden Yener’e yöneldi. Bu kez başını arkaya atıp duvara yaslamıştı, bir ayağı da dizinden itibaren kırık hâlde duvara yaslıydı, elleri iki yandan bir kuklanın boş kolları gibi yere doğru düşmüştü ve elmayı tutan parmakları güçsüz görünüyordu. Gurur koğuşun kapısını açınca irkilerek odanın içine baktım. Karanlık odanın hemen karşısındaki pencereden içeri süzülerek yere devrilen ay ışığının gümüş renkli dar yansımasıyla karşılaştım. Gözlerimi iki katlı ranzaya çevirince, Devran’ın Biricik ile üst katta olduğunu gördüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Biricik, Devran’ın kollarının arasında küçücük görünüyordu. Devran’ın koca cüssesine rağmen sanki o küçük ranzada ikisi de bir çocuktu. Sanki ikisi de birbirlerinin düşmeyi en sevdikleri uçurumlarıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Biricik bizi fark etti mi bilmiyordum ama Devran’ın karanlığa rağmen seçebildiğim bakışları bizdeydi. Biricik yavaşça sokularak yüzünü Devran’ın boynuna saklayıp elini Devran’ın göğsüne koyunca, Devran onun narin elini avucunun altına alarak göğsüne bastırmasını sağladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur fısıltıyla, “Botlarını çıkar,” dedi. Eğilip botumun bağcıklarını çözdüğüm sırada da kapıyı kapattı. Postallarımı çıkarıp ince çoraplarımla yere basarak postallarımı elime aldım ve yavaşça odanın içinde ilerledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur üzerindeki ceketi çıkardı, yuvarlak yaka beyaz tişörtü ve kotuyla arkamdan geldi. Yatağın kenarına oturup bakışlarımı kaldırarak ona baktığımda yukarı baktığını, Devran’a bir şeyler söylediğini fark ettim. Bir süre sessizce bir şeyi konuştular ama bunun ne olduğunu anlamlandıramadım. Üzerimdeki hırkayı yavaşça çıkardığım sırada gözleri bana kaydı, içerideki gri renge rağmen yüzünü seçebilmiştim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Duvar kenarına,” dedi sadece, sesindeki fısıltı bir fırtınadan bile daha güçlüydü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ona çatık kaşlarla baktıysam da bir karşılık alamayınca gürültü yapmamak için dediğini yaparak duvar kenarına geçtim. Üzerimde bir ranza daha olduğundan bir an mezarın içine girmişim gibi hissetsem de elden gelen bir şey yoktu; bu gece yaşanmak zorundaydı. Gurur da ayağındakileri çıkardıktan sonra yatağın ucuna oturdu ve dar yatak onun cüssesinin ağırlığıyla yavaşça çöktü, bedenim ağırlığının yarattığı göçüğe doğru kayınca kaşlarımı çatarak kendimi geri çektim, duvara yapıştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur bir süre sırtı bana dönük şekilde oturdu, nefes alıp verirken hareket eden sırtını, omuzlarını görebiliyordum. Ona bu şekilde baktığımda göğsünün altında bir kalp olduğuna inanmak daha da kolay oluyordu. Damarlarında kan seli akıyor, nefesiyle hareket eden bedeni kasılıyor, kalbi atıyordu; o gece gördüğüm katilin aksine Gurur burada canlıydı, yaşıyordu ve olduğunu sandığım adam değildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çok zaman geçmeden sırtı bana dönük şekilde yan yatıp uzun bacaklarını yatağın içine alınca sırtımı tamamen duvara bastırıp yutkundum. Gözlerim karanlığa karışan ensesine, gür saçlarına saplanıp kaldı; saçlarının rengi her ne kadar açık olsa da karanlıktayken koyu görünüyordu. Birkaç dakika o pozisyonda durdu, sanki beni rahatsız etmekten korkuyor gibi bir hâli vardı. Kendimi çatlamış bir akvaryuma ait o balık gibi hissettiğim süre zarfında elim yavaşça Gurur’un sırtına doğru kaydı ve avucumu genişçe açarak onun beyaz tişörtün altında kalan sırtına belli belirsiz dokundum. Gurur irkilince elimi neredeyse geri çekecektim ama sonra bedeni gevşedi, yutkunduğunu duydum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Uyudun mu?” diye fısıldadım sadece Gurur’un duyabileceği kadar kısık, buna rağmen Gurur’un teninde bir rüzgâr yaratan o sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedi yavaşça.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Uyusan cevap veremezdin,” diye homurdandım kısık sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Elini sırtımdan çekecek misin?” diye fısıltıma fısıltıyla karşılık verdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır,” diye homurdandım. “Burası çok boğucu. Klostrofobim olabilir benim. Emin olmamakla birlikte, boğuluyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne yapayım? Bana ne,” diye fısıldadı sessizce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ensesini tırmalama isteğiyle kötü kötü bakıp tırnaklarımı tişörtüne rağmen hissetmesini sağlayacak şekilde sırtına bastırdım. Birden hırlayarak bana doğru dönünce, elimi geri çektim ve korkudan irileşen gözlerim onun gecenin içinde parlayan gözleriyle birleşti. Şimdi Gurur iki bacağımın arasında, üzerimde duruyor, az önce ona tırnaklarımı sapladığım elimi diğer elimle birlikte kavramış yatağa bastırarak bana bakıyordu. Gözlerim iri iri açılınca, aniden onun da gözleri iri iri açıldı ve nabzımın sesi odaya yayılmaya başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzüme doğru yaklaşınca, gözlerimi neredeyse yumacaktım ama kalbim öyle hızlı çarpıyordu ki, sanki nefesim ciğerlerime değil, kalbime doluyordu. Boğuluyordum. Kalbimin her atışında boğulduğumu hissediyordum. Her zerremde ateşin ayak izleri büyüyerek beni bir yangına çeviriyordu. Dudakları dudaklarıma neredeyse dokunacaktı ama dokunmadı, kelimelerin damarları zamana bağlanıp zamanı yaşadığımız bu ânın içine zincirledi. Gurur’un yuvarladığı o çığın altında kalmışım gibi hissettiğim sırada burnu burnuma sürtünüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni öptün,” diye fısıldadı sadece benim duyabileceğim kadar kısık bir sesle, hatta sesi bile yoktu, kelimelerinin rüzgârı vardı. “Benimle kaldın. Benimle aynı yatağa yattın.” Nefesimin harlanan alevler gibi harlanarak hızlandığını hissettim. O da hissediyor olmalıydı. “O tırnaklarını öyle şehvetli bastırırsan, bu kez seni öpen ben olurum, sana kalan ben olurum, yatağına giren ben olurum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerini gözlerime çevirdi, şimdi gözlerimiz aynı çukurun içinde tek bir kişiye ait gibiydi. O kadar yakınımdaydı ki tanrı bile uzağımda kalmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sertçe yutkunduğum an gözleri birden dudaklarıma kaydı, nefesi dudaklarımı okşarken yakınlığımız başıma indirilen balyoz darbeleri gibiydi. Avucumun içinde tırnaklarımın izleri kalırken bileğimi daha sıkı kavradı ve yatağa gömmek istiyormuş gibi bastırdı. Bakışları dudaklarımdan yavaşça boynuma kaydı, boynumdaki damarları gördüğünü fark ettim ve damarlarım izlenildiğinin farkındaymış gibi dalgalanarak genişledi; şimdi kanım bile coşkuyla akıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu gece içimde sana ait bir şey var,” dediği dudaklarını boynuma yaklaştırarak. Gözlerimi yumup çığlık atmamak için ruhumu sıkarken, bedenim tam aksine gevşemiş hâlde onun önünde duruyordu. Dudakları boynuma değer gibi oldu ama belki de boynuma dokunan sadece nefesiydi. “Dürtme içimin sen yanını, bu gece üzerine karanlık olur yağarım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Konuşamıyordum, sebebi neydi bilmiyordum. Belki onun tam iki bacak arasına bir tekme koyar, bağırarak buradan kaçıp giderdim ama beni durduran neydi? Yukarıda bir adamın kollarında tüm savunmasızlığıyla uzanan o kız mı? Yoksa beni durduran ben miydim?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beni durduran neydi?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi araladığım an, Gurur’un boynumun hizasında duran gözleri havaya kalkarak bana dokundu; bu dokunuş kalbimin daha da şiddetle çarpmaya başlamasına neden oldu. Ortamdaki hava çekilmiş, nefesim her ne kadar içime doluyor olsa da ciğerlerime yetmemişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yavaşça geri çekilince gözlerim onun gözlerinden ayrılmak istedi ama yapamadım. Bileklerimi serbest bırakıp yanıma uzandı. Bu defa bana alan bırakmaktansa bana doğru döndü. Sırtüstü yatıyordum, o ise yan yatıyordu ve biliyordum ki gözleri profilimdeydi, beni izliyordu. Ranzanın tavanına bakarken birkaç saniye nefes alamıyor gibi hissetsem de aslında o an soluk soluğa olduğum andı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dağ Gelinciği,” deyince yutkundum ama cevap vermedim. Eli yavaşça yanağıma yaklaştı, işaret parmağının ucuyla yüzüme dökülen, soğuktan dolayı nemini kaybetmemiş saç telini geriye itti, sonra yine aynı işaret parmağını eklem yerinden kırıp keskin parmak eklemiyle çillerimin üzerinden geçti. “Korkutmak istemedim,” diye fısıldadı, gözlerimi kırpıştırdım. Korkmamıştım. “Üzgünüm.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Korkmadım,” dedim sadece kısık sesle. Devran ve Biricik’in uykuya daldığını o hoş mırıltılardan anlamak mümkündü, nefeslerinin düzenli sesleri odaya dağılıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eli yüzümden ayrılarak kazağımın önüne doğru indi, kazağımın yakasını yavaşça yukarı çekince iç çamaşırı giymediğimi hatırlayıp irkildim. Hırkamı çıkarmamalıydım. Yanağımı yastığa bastıracak şekilde çevirip ona baktığımda, o da aynı şekilde bana bakıyordu. Bu kez yüzünde alay yoktu, eğlenceli her şey yüzünden tasını tarağını toplayarak çıkıp gitmişti. Bir süre onun yüzünü izledim, o da benim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dağ Domuzu,” diye fısıldadığımda kaşlarının hareketini izleyip yavaşça sordum. “Bu gece sana güvenebilir miyim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zerda sana güvenmek istedi,” diye itiraf ettiğimde gözlerinin parladığına o kadar emindim ki, bu benim hayalim olamazdı. Bu net olarak gördüğüm şeydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu gecelik bana güvenebilirsin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yavaşça ona doğru kaymamla, şaşkınlıkla bana baksa da o an tek ihtiyacım buymuş gibi başımı omzunun biraz altına, göğsünün biraz üzerine koydum. Bu ona isteyerek bu kadar yakın olduğum nadir anlardan bir tanesiydi. Başta ne yapacağını bilemiyor gibi öylece dursa da sonunda elini omzuma atarak beni çok sıkmadan sardı. Gözlerim aşağıya doğru kayınca, her şeye, yaşanan tüm bu şeylere rağmen onun ayakları ile benim ayaklarım arasındaki mesafeyi görmek beni gülümsetmişti. Onunla aramızdaki boy farkı beni gülümsetmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi yavaşça yumarken, “Bu gecelik,” diye fısıldadım. “Sen Mert’sin, ben Zerda.” Yorgun gözlerimi usulca yumduğumda yutkunuşu zihnimde çınlamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu gecelik,” diye fısıldadı tıpkı benim gibi. Uyku çok uzak değilmiş gibi hissediyordum; teninden gelen buzlu orkide kokusuna karışan sigaranın kokusu boğazımı ağrıtırken sanki uyku hemen başımda duran bir yağmur bulutuydu ve şimdi yağmaya başlayacaktı. “Dudaklarından,” diye mırıldandığında artık uykunun içinde sayılırdım. “Fışkıran kayısı tadıydı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Uyku kalbimin ortasından giren bir mızrak gibi gözlerimden zihnime sızarak beni savunmasız bıraktığında, bedenim bir boşlukta asılı duruyormuş gibi hissediyordum. Hissettiğim sıcaklık çok gerçekçiydi. Sanki yüksekte durmuş, kaybettiğim kanatlarla atıldığım ama inmeye cesaretimin olmadığı cehennemi izliyordum. Oysa artık yuvamın burası olduğunu, ateşlerin sadık dostum olacağını, bir daha cennetin hiçbir kapısının benim için açılmayacağını biliyordum. Buna rağmen yuvamdan korkarak yuvamı izliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Küçük bir kız çocuğu olduğum zamanın birinde gözlerimi açtım. Kahverengi saçlarım omuzlarıma yığıldığında, güneşin altında durmaktan belirginleşip saçlarımın rengini alan çillerimden utandığım zamanlar olmuştu. Diğer çocukların tenleri pürüzsüz, tek renkken benim omuzlarımda, yüzümde, vücudumun neredeyse her köşesinde saçlarım renginde lekelerim vardı. Altımda kırmızı bir kot şort, yazın sıcağına rağmen bacaklarımdaki çilleri göstermemek için giydiğim beyaz külotlu çorap, üzerimde beyaz askılı bir tişörtle sokak sokak dolaşıp, elimdeki külah dondurmanın kenarından sızan erimiş dondurma parmaklarıma bulaşana dek dondurmayı asla yalamazdım. Yine öyle bir günde, güneş başımın üzerinde beni boğmak isteyen bir çift el gibi tenime baskı uygularken rengi ağarmış bir sokağın içinde, çocuk yaştaydım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Birkaç tutarsız adımın sonunda gözlerimi sokağın diğer ucuna çevirdim. Sokağın diğer ucu kapkaranlıktı, güneş orada doğmamıştı ve ay gökyüzündeki karanlığın boynunda bir madalyon gibi asılı duruyordu. İkiye ayrılmış sokağın güneşli tarafında ben, karanlık tarafında bana çok benzeyen ama benden büyük olan bir kadın vardı. Çocuk bedenime rağmen zihnim, hatırladığım son görüntüm, hissettiğim son beden tam karşımdaydı ama ben ondan ayrıydım; o karanlığın ortasında öylece beni izlerken attığı her adımda karanlık onu takip ediyordu. Her bir adım atışında adımını bastığı yer de dahil olmak üzere geceye boyanıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir saatin görüntüsünü hatırladım. Kadranından iki farklı kol gibi uzanan akrep ve yelkovan hızla dönmeye başladılar ve çizik çizik olan görüntü birden bir cam gibi parçalara ayrılıp yere döküldü. Şimdi var olan görüntüde bir dağ vardı, dağın uçuruma bakan ucunda beyaz bir gelincik rüzgâra meydan okuyor, beyaz yaprakları sallanıp duruyordu. Görüntü ilerledi, gelincik çiçeğinin yanından kayıp geçerek uçurumu kadrajıma soktu ve sonra birden o uçurumun dibine düşüyormuşum gibi hızla zamanın içinden düşmeye başladım. Elimdeki külah kayıp düşerken bedenim yavaş yavaş büyüyor, saçlarım bir kısalıyor, bir uzuyor, geçirdiğim her yıl sanki bir saniyeymiş gibi üzerimde var olup yok oluyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi tekrar açtığımda boş bir odadaydım, odanın beyaz duvarları bomboştu, beyaz bir floresan hemen tepemde yanarak ortamı daha da aklaştırıyordu ve bu görüntü gözlerimi almıştı. Oturduğum sandalyeden kalkıp odanın içinde birkaç adım ilerledikten sonra dizlerimin üzerine düştüm ve bir koğuşun demir kapısının açılırken çıkardığı sesi duydum. Omzumun üzerinden koğuşun açılan kapısına dönüp baktığımda, orada, kapının önünde duruyordum; içeride dizlerinin üzerine düşmüş bana bomboş gözlerle bakıyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi birden açmamla birlikte alnımdan gözyaşı gibi kayan terin şakaklarıma inmesi bir oldu. Yanağımın yaslı olduğu göğsün hafifçe yukarı kalkıp inişini hissedebiliyordum. Acıyan gözlerimi ağır ağır kırpıştırıp odanın henüz aydınlanmayan zeminine indirdim. Şafak sökmeye başlamıştı ama ortam hâlâ griydi. Boğazımda acı bir tatla yutkunup yanağımı Gurur’un göğsüne bastırdım ve bunu yaparken utanma şansını kendime tanımadım. Gördüğüm rüyanın etkisi bedenimde dolaşan bir kum fırtınası gibiydi; gözlerim de tıpkı dilim damağım gibi kurumuştu. Görüntüleri hatırladım, saatin parçalanan kadranını, cam kırıkları gibi yere düşen görüntüyü, dağdaki gelincik çiçeğini, uçurumdan düşüşümü, her yaşımı yaşadığım saniyeleri, o beyaz odayı ve açılan koğuş kapısında beliren bedenimi. Solgun yüzümü… Boş bakışlarımı…
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur derin bir nefes alınca onun kollarında olduğumla yüzleştim. Bakışlarımı yavaşça kaldırırken yanağım göğsüne sürtünmüştü. Parfümünün, sigarasının ve teninin öz kokusunun karışımını solurken gözlerim aşağıdan da olsa onun yüzüyle buluştu. Burnunun, dudaklarının, çenesinin, kirpiklerinin ve kaşlarının aşağıdan görüntüsünü sakin gözlerle izledim. Başka zaman elimi ayağımı birbirine sokacak olan bu görüntü, şu an ruhuma demir atan sakinliğin kollarında olduğundan hiç tepki verememiştim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sıkışıp kalmışım gibi hissediyordum. Bu adamın hayatına, yaptıklarına, sebep olduklarıma, ona yaptıklarıma, bu adama… Bu adamda sıkışıp kalmışım gibi hissediyordum. Yanağımı göğsüne sürterek gözlerimi uyurken bile güzelliğini koruyan yüzünden uzaklaştırarak tekrar şafağın gri gölgesinin döküldüğü zemine çevirdim. Burnumdan içeri derin bir nefes çekmemle göğsümün o nefesi hazmetmek için şişmesi bir oldu ve Gurur, aldığım nefesin sesini tilki kulaklarını dikerek dinledi. Uykusunda bile aktif olan reflekslerini izledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Uyumak için tekrar gözlerimi yumacağım sırada, “Rüya mı görüyordun?” diye sordu kapalı gözleriyle. Aniden sesini duymak neredeyse kalbime indirecekti. Yüreğim hoplarken gözlerimi iri iri açarak ona alttan bir bakış attım. Sadece dudaklarını oynatarak tekrar konuştu: “Vücudunun tepkilerinden anladım, rüya görüyordun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne zamandan beri uyanıksın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kollarımın arasında hamsi gibi titremeye başladığından beri,” dedi gözlerini açmadan.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarımı çatıp yavaşça kollarının arasından sıyrılacaktım ki hiç beklemediğim bir refleksle beni kollarının arasına geri çekerek hareketlerimi kısıtladı. Alanıma tekrar girdiği için kokusu birden yine çok yoğun bir biçimde ciğerlerime misafir olmuştu. Ona ne olduğunu anlayamadığımı belli eden gözlerle baksam da onun buz sıcağı gözleri kapalı olduğundan bunu görmedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Oyuncak bir domuzcuk gibisin,” dedi. “Çocukken sarılarak uyuduğum bir domuzcuğum vardı, onu hatırlattın bana. Kal böyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sakinliğimi yitiremediğimden dediğini yapıp öylece başım göğsünün üzerinde uzanmaya devam ettim. Bir süre hiç konuşmadı, sonunda uyku tekrar gözlerime çökeceği sırada konuşası tuttu ve kaşlarım sertçe çatıldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çocukken birlikte uyuduğun bir oyuncağın var mıydı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sorusu beklenmedik yerden geldiğinden bir an sadece durup kaşlarımı kaldırarak boşluğa baktım. Uyumak yerine böyle sorular sormasını garipsemiştim. “Neden soruyorsun ki şimdi bunu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sorasım geldi sordum, koca popo,” deyince öfkelenmek yerine yüzümü buruşturdum. “Var mıydı, yok muydu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Vardı,” dedim. “Ördeğim vardı ama ondan çok korkardım. Sarı, mavi gözleri olan bir ördekti. Sana benziyordu. Tek fark senin gözlerin mavi değil, onun mavi gözleri kocamandı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ördeğinden korkmana rağmen onunla mı uyuyordun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedim, “uyurken korkmuyordum, uyanınca korkuyordum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benimle uyurken benden korkmuyorsun, uyanınca korkuyor musun?” Sorusuna anlam veremediğimde devam etti: “Beni ona benzettin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tek kaşımı kaldırdım. “Seninle ilk kez uyudum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yani devamı da olacak mı demek oluyor bu? Bundan bu anlamı mı çıkarmalıyım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Saçmalıyorsun,” diye fısıldadım. “Biricik ile Devran’ı uyandıracaksın. Uyu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ördeğin benim kadar yakışıklı mıydı peki?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ördeğim kızdı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ördeğim, dişiydi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ha?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sırıttım. “Evet. Elbisesi vardı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni elbiseli hayal ettiğini söyleme. Ettin mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hem de kırmızı puantiyeli.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çok Allahsız birisin, benimle irtibatı kes ve zıbar uyu,” dedi, tüm bunları kafamı dağıtmak, beni gördüğüm rüyadan, hatta kâbustan uzaklaştırmak için yaptığını hissetsem de böyle olup olmadığından emin olamadığım için tepki vermedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Lan bir sus artık,” diye homurdandı Devran ayağını aşağı doğru sarkıtarak. “Vuracağım şimdi ağzına. Herif konuşmaz konuşmaz, şimdi konuşacağı tuttu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sırıttım, Gurur bir şey söylemek yerine gözlerini açmadan öylece beklemeye devam etti. Çok geçmeden horlamaya başlamasıyla bir an donup kaldım, dudaklarım aralanırken açık duran ağzına ve şiddetli horlamasına dehşet içinde bakıyordum. Birden gözlerini açıp bana gülmeye başlayınca ona kötü kötü baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Böyle horlasam mesela, benimle yine uyur muydun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır,” dedim dürüstçe.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Niye üzüyorsunuz beni şimdi hanımefendi? İncindim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi devirerek kafamı göğsüne bastırıp, “Sus, uyuyacağım,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Devran, “Bence de sus, puantiyeli Gurur,” dedi yukarıdan sakince ve Biricik’in kıkırtısını duydum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Devran, hiç hoş söylemlerde bulunmuyorsun,” diye seslendi Gurur.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Lan sus artık, izzeti ikramını sikeceğim şimdi ya!” diye homurdandı Devran. “Kızı görünce çenesi düşüyor ya.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne alaka kızla? Kızın yanında artistlik yapma bana,” diye söylendi Gurur.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Lan sus zaten heyheylerim tepemde, inerim tepene şimdi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tepemdesin zaten.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Biricik’in kıkırtılarını duyduğumda, şu an Devran ve Gurur’un aslında bilerek ağız dalaşına girdiklerini ben de biliyordum. Karanlık gecenin sonunda kafasını dağıtabileceği ufak da olsa bir şey bulabildiği için Biricik adına mutluydum. Tekrar uykuya dalana dek Biricik’in ara sıra duyulan kıkırtılarını dinledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
⛓️
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Asla sonunu göremeyeceğimi bildiğim için kendimi kurtarmak istemiştim. Ruhumu alt edemediğimi fark ettiğimde, kelimeler ellerimden tutarak beni tükendiğim yerden kaldırıp uzaklaştırmaya başladı. Kolayca incinen bir kız çocuğuydum, kadındım; bir defa daha kaybedeceğini bilen, dizginleri salınmış bir insandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Karşıya geçebilmek istiyordum. Ruhumun karşısına geçmek… Bir gün ışığın yeniden içime dokunmasını istiyordum ama ışık, şimdi beni sadece yakıyordu. Buna rağmen ışığa muhtaçtım ve ona hasret çekmeye başlamıştım. Güneş ışığı yüzüme bir ninni çizmeye başladığında uykumun içinde yutkundum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi açtığımda yanımda kimse yatmıyordu, depresif bakışlarım yatağın boşluğuna takılıp kaldı. Çoktan kalkıp gitmişti, ben ise onun ranzasında öylece yapayalnız uzanırken güneşin içeriye çizdiği çizgileri izliyordum. Elimi yüzüme götürüp güneşin doğrulttuğu ışığı avucumun içiyle itmeye çalıştım. Sonra doğrulup kenardaki hırkamı alarak üzerime geçirip postallarımı ayaklarıma geçirerek odanın içinde ilerledim. Üst ranza da boştu. Biricik ve Devran da çoktan uyanıp gitmişlerdi. Güneşin önüne geçen bulut birden etrafı griye boyayınca, güneşin yere çizdiği çizgilerin yok oluşunu izledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ardından dağılmış saçlarımı karıştırarak odanın içindeki diğer kapıya doğru ilerledim, daracık bir lavabosu ve bir duş kabini olan tuvalet oldukça temizdi. Dar lavabonun önünde durup bir süre yüzümü izledikten sonra suyu açtım ve birden buz gibi akan suyun ellerime düşmesiyle irkildim. Avucumun içini dolduran berrak, buz gibi suyu arka arkaya yüzüme çarptığımda uyku tamamen beni terk etmiş, birden ayılmış hissetmiştim. Lavabodan çıktığımda yaşanan her şeyin tam da şu an bilincine varmışım gibi hissediyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Koridor bomboştu, bir anda güneşin önünü kapatan bulut yüzünden ortam gri görünüyordu, muhtemelen birkaç saate kalmaz gökyüzü patlar ve yağış başlardı. Birkaç adım attıktan sonra arkama doğru bakıp boş koridoru izledim, boş koridorun sonunda cam duvar başlıyordu; dağ gözlerimin önündeydi ve sanki bulutların içindeydim, her yer güneşi örten bulutun kollarıyla sarılı hâldeydi. Dikkatimi çeken bu görüntüyü izlemek için yavaşça o tarafa dönüp cam duvara doğru yürüdüm ve duvardan birkaç adım geride durup bulutların daha önce hiç görmediğim kadar yakın olan görüntüsünü izlemeye başladım. Normalde uçağa bindiğimde bile kulaklıklarını takıp uyuyan biriydim, gökyüzünü izlemez, izlesem de o anlarda bulutlara denk gelmezdim; şimdiyse bulutların içinde gibiydim. İhtişamlı görüntüyü gözlerimde gizleyemediğim bir büyüyle izliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir nefes bir anda saçlarıma dökülüp enseme kadar akınca titredim, bakışlarım camdaki belli belirsiz puslu yansımaya indi. Gurur’un tam arkamda dikildiğini gördüm. Bu kadar sessiz bir şekilde bana yaklaşması, onu fark etmemiş olmam beni ürkütse de tepkisiz kalmayı başarmıştım. Bir kalp atışı süresince bekledik, ardından Gurur’un bedeni bedenime tıpkı limana yaklaşan bir gemi gibi yaklaştı ve bedenindeki sıcaklığın bedenime dağılışını iliklerimde hissettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Manzara hoşuna mı gitti, Dağ Gelinciği?” diye sordu. Bakışlarımı bulutlara çevirdiğimde cevabımı beklemeden devam etti. “Dağları seviyor musun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Manzara güzel.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, öyle,” dedi, bir an algılayamayıp yansımamıza bakınca, gözlerimiz puslu camın üzerinde birbirine saplandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir süre sustuk.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sonra konuşan yine o oldu. “Devran’a anlattım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne söyledi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yavaşça eğilince yüzünün saçlarımın arasından geçtiğini hissettim. Sonra nefesi kulağımı okşadı ve dudakları kulak boşluğuma neredeyse dokunacakken, “Neden yapmıyoruz, dedi,” diye mırıldandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir süre bekleyelim,” dediğimde yakınlığımızdan dolayı onu itmemi bekliyormuş ve bunu yapmadığım için şaşırmış gibi bir hâli vardı. Kollarımı göğsümün üzerinde düğümleyerek derin bir nefes eşliğinde konuştum. “Aniden böyle bir şey yaparsak karşı atak yapabilir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen dediğini yaptığında, yani tüm bunlar olduğunda, şantajı yapan biz olacağız, o olamayacak. Beklemenin manası yok.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şantaj yapacağız ve susacak da ama ya bu işin içinde Biricik’in olduğundan emin olup Biricik’le tekrar uğraşırsa?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ortada bir şantaj varken yapmaz, onun gibiler itibarının zedelenmesinden çok korkar. Unutma, beş para etmez insanlar genelde olmayan itibarını korumak için savaşır.” Yavaşça geri çekildi ama kokusu hâlâ buradaydı. Duş mu almıştı? Şampuanının kokusunu alabiliyordum. “Biricik’ten şüphelenmez bile. O tür insanların peşinde hep birileri olur. Kuyularını hep birileri kazar. İstersen bu fikrini bir başkasıyla değerlendirebiliriz, sen bu oyuna girmezsin,” deyince irkilerek omzumun üzerinden ona baktım. “Herif seni daha önce hiç görmedi, değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır. Biricik’i fakültenin önünden alan aracı hep görüyordum ama adam beni hiç görmedi. Binlerce öğrenci var,” dedim. “Hem görse bile inan makyajın öyle bir gücü var ki, beni öz babam bile tanıyamaz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne yazık, babanın gözlük numarası kaç? Çünkü ben seni tanırdım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Şaşkınlıkla ona baktığımda adi bir gülümsemeyle bana baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İnsan sevgilisini tanır, değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sandığım kadar zeki değilsin,” dediğimde bu kez duraksayıp şaşkınlıkla sarmalanan oydu. Bana soru işareti dolu gözlerle bakınca omuz silkerek önüme döndüm. “Dün gece ortaya sunduğum şu fikir çok basitti, siz de yapabilirdiniz ama yeterince akıllı değilmişsin demek ki, aklına bile gelmemiş.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biz altı yedi erkek onu ne tür bir tuzağa çekebilirdik?” diye sordu. “İnan hiçbir kadın, parayla bile tutulsa böyle bir oyuna dahil olmaz. Nihan’ı da tek başına böyle şeylerin içine sokamazdık, o yüzden ona teklif bile etmedik.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yani aklınıza böyle bir şey geldi? Daha farklı yolları da bulunabilirdi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu tür adamları sadece kadınlarla kandırabiliriz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sessizce, “İşler yolunda giderse Biricik’in intikamını alacağız,” dediğimde Gurur burnundan sert bir nefes vererek güldü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Böyle ciddi konuştuğunda çok şirin görünüyorsun,” dedi bir an ciddiyetle. “Senin üzerinde emanet gibi dursa da ne yalan söyleyeyim, tatlı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ona omzumun üzerinden boş boş baktıktan sonra, “Biricik nasıl?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Toparladı. Göründüğünden daha güçlü. Ruhsal olarak yara bere içinde olsa da dışarıdan ona baktığında yıkılmayan bir savaş kalesi görürsün.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hiçbir kadın, bir erkeğin açtığı yaraları gövde gösterisi yapmak zorunda kalarak saklamamalı,” dediğimde bana tuhaf bir bakış attığını hissettim. “Hem bizi yaralıyorsunuz hem de güçlü bir gövde gösterisi bekliyorsunuz. Şiddetin her türlüsüne karşıyım ama o tarz heriflerin hepsini bir depoya koyup ateşe verebileceksin deseler, düşünmezdim. Canavarca, değil mi? Asıl canavarca olan o ve onun gibilerin kadınlara yaptıkları. Benim yarın bir Özgecan olmayacağımın garantisi var mı? Belki ben yarın Münevver olacağım, Ceren olup tanımadığım bir adam tarafından kalbimden bıçaklanacağım? Belki ben Emine Bulut olacağım ve tek istediğim bir dakika daha yaşayabilmek olacak. Sana binlerce isim sayabilirim, binlerce hikâye, belki bir gün benim de ismim aralarında olacak ve ben de bir hikâye olacağım. Sokaktaki yabancıdan mı koruyacağız kendimizi? Sevdiğimiz adamdan mı? Yoksa öz babamızdan mı? Bize kendimizi kimlerden koruyacağımızı şaşırttılar. Ama sen bu dünyada hiç kadın olmadın, beni en fazla ne kadar anlayabilirsin ki?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biliyorum,” dedi yavaşça, sanki tüm hemcinslerinin utancını suçsuz olmasına rağmen sırtında taşıyan oydu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O herifi öldürmekten beter edeceğim. Annesi Biricik’i bir adam öldürsün diye doğurmadı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur elini yavaşça omzuma koyunca yutkunup boğazımdaki ağrıyla bulutlara baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seni anlıyorum,” deyince başımı salladım, birden boğazım düğüm düğüm olmuştu. “Yirmi birinci yüzyıldayız küçük kız, burada canavarlardan değil, insanlardan korkulur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biricik için bunu yapacağım,” diye fısıldadım. “Bir daha emin misin diye sorma.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zarar görmeni istemiyorum,” diye mırıldandı ama bana karşı koymayacağını biliyordum. İstediğimi yapmam konusunda bana destek olacak, bir gölge gibi üzerimi örterken bunu yapmama yardım edecekti. “Ama istediğin buysa, ki benim de istediğim o herifin mezarı olmak, belki gözünde ben de bir katilim ama yanındayım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zarar görmemi istemiyorsun,” diye mırıldandım bir an algılayamayarak. Asıl zararı o bana vermişti ama beni koruyordu, bu tüm aldığım darbeleri hazmetmem için yeterli miydi? Bence yeterliydi. Çünkü ben de onun hayatındaki en büyük darbelerden biri olmuştum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Belki de onun ihtilaliydim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benim yüzümden bir defa daha zarar görmene izin vermeyeceğim.” Güveni iliklerime tohum gibi gömen sesinde, sözünün altına atılmış imzası vardı sanki.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Teşekkür ederim,” diyebildim sadece.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gereği yok.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yavaşça geri çekilip ona doğru döndüm. “Gereği olmasa teşekkür etmezdim.” Kafamı kaldırmış ona bakıyordum, benden oldukça uzun olduğundan gözlerini indirmiş beni sakin sayılabilecek durağan gözlerle izliyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seni eve bırakayım mı?” diye sordu bir müddet susarak beni izledikten sonra.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başımı sallarken, “Olur,” diyebildim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kahvaltı yapmadın, yolda sana bir şeyler alırım,” diyerek arkasını dönünce bakışlarım ensesine takılıp kaldı. Yürümeye başladığında ben olduğum yerde öylece dikilmeye devam ediyordum. Sonunda omzunun üzerinden bana bakarak, “Hareket edecek misin, şişman?” diye sordu. “Yatsı ezanına kadar seni mi bekleyeyim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Fiziksel olarak çok zayıf da değildim, çok şişman da değildim ama etine dolgun sayılırdım. Fiziksel şakası beni sinir etmemişti ama ben onu sinir etmenin yolunu biliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben şişmansam sen de puantiyeli Gurur’sun,” diye dalga geçmemle birden bana doğru dönmesi bir oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne dedin sen?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Puantiyeli Gurur, dedim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Haha, çok eğlendin mi?” diye sordu yapmacık bir ifadeyle. “Takip et beni.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sabah sabah kavga mı ediyorsunuz siz?” diye soran sert tanıdık ses beni irkiltirken omzumun üzerinden koridorun diğer ucuna baktım. Muşta, sakin adımlarla bize yaklaşıyordu ama Gurur onu gördüğü an üzerine çekidüzen verdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayrola?” diye sordu Muşta keskin, koyu renk kaşlarını havaya dikip Gurur’a dik dik bakarak. “Kızın canını sıkacak şeyler mi söylüyorsun yoksa bana mı öyle geldi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Alakası bile yok,” dedi Gurur birden. “Ne demişim? Hiçbir şey demedim ben ona.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bana şişman diyor,” diye homurdandığım an Gurur’un ateş eden bakışları yüzümü kıskacına aldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Demek şişman?” Muşta kaşlarını kaldırarak Gurur’a doğru bir adım attı. “Bir komando olarak en son ne zaman tuvalet temizledin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne?” Gurur sertçe yutkunup bir bana bir Muşta’ya baktı. “Tuvalet mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedi Muşta zehirli gözler ve yapay bir gülümsemeyle. “Bir tuvalet. Hatta iki. Belki üç. Belki de tesisteki tüm tuvaletler. Alaturkalar da dahil.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tek kaşımı havaya kaldırıp, “En azından şişman değilsin diyebilirdin, Hakan abi,” dediğimde, Muşta bana omzunun üzerinden baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aa şey, evet, şişman değilsin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hıhııhıh,” diye güldü Gurur ama Muşta ona bakar bakmaz sustu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Değilsin şişman, çocuğum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Değilim, değil mi?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne münasebet? Hem öyle olsan ne olacak?” Tekrar Gurur’a umutsuz bir vakaya bakıyormuş gibi baktı. “Kilolar verilir çocuğum ama beyni sonradan geliştiremezsin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hıhıhı,” diye gülerek Gurur’u taklit ettiğimde Gurur’un yüzündeki o bozulmuş ifadeyi görmek bana şişman demesine bile değerdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evi ne zaman tutacaksınız?” Bu soru, Gurur’un da benim de yüzümüzdeki ifadeleri aynı renge boyamıştı. Muşta sakince bizi inceledikten sonra, “Evi yerleştirmesi falan var,” dedi. “Ne kadar hızlı olunursa o kadar iyi sonuç alınır.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Henüz babaanneme söylemedim, Muşta,” dedim yavaşça, ona böyle seslenmek bana yaşadığım o geceyi hatırlatmıyordu artık. Sanki ona hep böyle sesleniyordum, onu önceden de tanıyormuşum gibi hissediyordum. Belki de bana böyle hissettiren Muşta’nın bana karşı olan sıcakkanlılığıydı. “Hem arkadaşlarım da bu durumu garip karşılayacaktır.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Babaannenle mi kalıyordun sen?” diye sordu Muşta afallayarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Babaannem beni görmek için Muğla’dan geldi, bir süre yanımda kalacak,” diye mırıldanıp Gurur’a baktım. “Dün gece Gurur’la tanıştı ama henüz böyle bir şeyi ona söyleyemem. Bir sevgilim olduğuna inanması bile uzun sürebilir çünkü pek alışkın oldukları bir şey değil. Genelde babaannem bana bir sevgili bulmamı söylerdi, ben de onu geçiştirirdim. Şimdi o bunu söylemeden karşısına birini çıkardım. Sonra arkadaşlarım…” Çok hızlı konuştuğumu fark edince suspus olsam da Muşta’nın anlayışla beni izleyen çivit mavisi gözlerini görünce ferahladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Arkadaşlarını sen kandırırsın, babaannen bizde,” dedi Muşta, bu kadar sakin bir şekilde çözüme ulaşmasını beklemediğimden ona tuhaf tuhaf baktım. “Yaşlı kadınlarla iyi anlaşırım, inan bana anlaşamadığım tek kadın cadı annemdir.” Muşta’nın annesini hayal edemiyordum ama böyle dediği an kafamda Muşta’yı bile hizaya getiren bir kadın belirmişti. “Arkadaşlarına gelince de uydur işte bir şeyler. Arkadaşlar sadece arkadaşlardır, kimseye hesap vermek zorunda değilsin.” Yanımdan geçip gitmeden hemen öncesinde omzumu avucunun içine alarak sıktı; bu oldukça babacan bir tavırdı. “Endişe etme.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Teşekkürler,” diyebildim, elini havada teşekküre gerek yok dercesine salladıktan sonra koridorda ilerleyip, çok geçmeden kayboldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Muşta’nın bana çocuğum demesini garipsiyordum, çok gençti, saçında beyazı bile yoktu ve dikkatle süzülünce, Adnan ve Tayfun ile aynı yaşlarda gibi görünüyordu. Gurur ile aynı yaşta diyemezdim çünkü Gurur vampir suratlıydı, onun otuz iki olduğuna kim inanırdı ki?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gurur,” dediğimde Gurur bana baktı. “Muşta kaç yaşında?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kırk ya da kırk birdi sanırım, neden sordun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Size de bana da çocuğu gibi davranıyor da…” Kırktan daha genç görünüyordu, otuz beşlerinde falan gibiydi ama kırk da epey genç bir yaş sayılırdı. Herkese çocuğum dediğini duyan biri, onu görmese, onu ellilerinde sanırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O öyledir,” dedi. “Bizim bizden sadece beş altı yaş büyük babamızdır.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu beni gülümsetti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Arkadaşlarına o sokağa taşınacağımı, ara sıra bana uğrayacağını, yardımcı olacağını falan söylersin şimdilik,” dedi Gurur, bu söylediği karşısında duraksadım çünkü babaanneme aynı bahaneyi sunmuştum. Kafamızın aynı yönde ilerleyip aynı pusulaya bakıyormuş gibi çalışmasını garipsemiştim doğrusu. “Babaanneni de Muşta ikna eder, zaten Muşta’yı abim olarak tanıtacağız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sakince, “Ben babaanneme senin arkadaşlarıma söylememi söylediğin şeyin aynısını söyledim, yani bizim sokağa taşınacağından falan bahsettim,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tamam o zaman, mesele kalmamış. Bana yardım ettiğini düşünür.” Sıkıntılı bir nefes vererek arkamdaki camda süzülen bulutlara baktı. Sanırım bu kadar yoğun bir gündemin içinde olmamız onu da yormuştu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Simi’nin havlaması koridorda çınlayınca Gurur omzunun üzerinden arkasına, ben de hemen önümde uzanan koridora baktım. Koridorda önce koşturan minik Simi, arkasından da Nihan belirdi; Nihan’ın üzerinde spordan geldiğini belli eden bir eşofman takımı vardı ve saçları bunu doğrularcasına terden sırılsıklam hâldeydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bekle beni, Simi,” diye homurdanırken bize bakıp gözlerini devirdi. “Kestane’nin sesini duydu, o yüzden biraz agresif davranıyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kestane,” dedim ve irileşen gözlerle Gurur’a baktım. “Onu görebilir miyim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tabii.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Arka arkaya iki kez bu ismi duyan Simi hırlayarak etrafta koştururken beni gülümsetmişti. Gerçekten Kestane’nin ismini duymak bile onun sinirlerini tepesine taşıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Lütfen şu kızın yanında Kestane demeyin,” dedi Nihan, Simi bir kez daha havlayınca kendi ağzına vurdu. “Hay ya… Tamam kızım, dur artık. Yok o, bak, sen tek ve prensessin. Harikasın sen.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Simi durup kuyruk sallamaya başladı. Ama kuyruk sallarken aynı zamanda ara sıra yükselip havlıyor, hırlıyor, sonra sakinleşerek tekrar kuyruk sallıyordu. Yavaşça Simi’ye yaklaşıp diz çökerek onun kulaklarını arkaya doğru okşadığımda bir an durup gözlerini yumarak sanki gülümsüyormuş gibi neşeli bir hırıltı çıkardı. Çenesini okşamaya başladım. Birkaç dakika hiç konuşmadan Simi’yi okşadım ve sonra doğrulup kalkarken Nihan’a gülümsedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biricik’i gördün mü?” diye sordum sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nihan’ın yüzü ânında düştü. “Gördüm,” dedi. “En son Yener ve Adnan’ın oğlu Bora’yla oyun oynuyordu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Oyun mu oynuyordu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, Bora kolay kolay insanlarla iletişime geçmez, her nasılsa hissetmiş gibi Biricik ile oyun oynamak istedi. Yener de onlarla oynuyor işte.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başımı yavaşça salladım. “Anladım, kafasını dağıtmasına sevindim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu konuyu… Uzun uzadıya masaya yatıralım,” dedi Nihan. “Ve yüzünü asma, Çilli. Biz kadınların halledemeyeceği hiçbir şey yok.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hadi, yürü,” dedi Gurur, sonra yavaşça konuştu: “Kestane’ye bakalım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Simi birden oturduğu yerden fırlayarak etrafta deli deli koşturmaya, durmadan havlamaya başlayınca Nihan neredeyse Gurur’u tekmeleyecekti. Gurur beni dirseğimin altından tutup koridorun diğer ucuna yürütmeye başladığında, Nihan hâlâ Simi’yi susturmaya çalışıyor ama Simi pek de susacağa benzemiyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur ile birlikte Kestane’nin tutulduğu alana doğru yürüdüğümüz sırada neler yapılabileceğinden ve o adama nasıl yaklaşmamız gerektiği hakkında konuştuk. Bana verdiği her cevap onun ne kadar tedirgin, göstermemeye çalışsa da gergin olduğunu belli ediyordu. Kestane, tedavisi tamamlandığı için artık kafeste değil, kendine ait bir kulübede tutuluyordu. Kulübelerinde uyku hâlinde olan köpeklerin arasında ilerlerken beni ilk fark eden Kestane olmuş, gününü geçirdiği kulübeden çıkıp silkelenerek birdenbire sevinçle havlamaya başlamıştı. Beni gecelerce evime kadar takip eden, diğer sokak köpekleriyle de dost olmamı sağlayan Kestane tam orada duruyordu. Tüyleri daha önce hiç görmediğim kadar bakımlı, bakışları neşeyle kaplıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kestane!” diyerek gülümsediğim anda iki ayağının üzerinde kalkarak kuyruğunu sallamaya başladı. “Seni özledim, dostum. Kurabiyeleri unuttuğum için üzgünüm,” dedim ve eğilip kollarımı onun temiz bedenine sardım. Kestane de iki kolunu omuzlarıma atmış, resmen bir insandan daha şefkatli bir şekilde bana sarılıyordu. Kestane’nin dilini saçlarımda, yüzümde hissetmek bana eski günleri hatırlatmıştı. Uzun süre onu okşadım, sevdim ve diğer köpekler de kulübelerinden çıkarak bizi izlemeye başladıklarında onların da sevgi istediklerini anlayıp korkarak da olsa iri köpeklere doğru ilerledim. Gurur beni uyarmadığı için bir tehlike olmadığını düşünmüştüm, simsiyah tüylere sahip mavi gözlü kurt köpeğine dokunduğum anda çıkardığı o hoş mırıltıyla bu düşüncenin doğru olduğunu anlamıştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Her birini teker teker okşadıktan sonra tekrar Kestane’nin yanına dönüp, Gurur’a baktım. “Eğitiliyor mu?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedi Gurur, duraksadığımda bana güven veren gözlerle baktı. “Endişelenme, eğitim anlayışımız düşündüğün türden değildir. Kestane çok akıllı, oyun sanıp her istediğimizi yapıyor. Aslında buradaki çocukların hepsi bunu eğlenceli buluyor. Şurada gördüklerinin çoğu bir bomba imha ekibinin bile devre dışı bırakamadığı bombaları devre dışı bırakabilmiş çocuklar. Koku duyuları olduğu gibi, inanılmaz hisliler. Üstelik onlar bizim mesai arkadaşlarımız. O yüzden Kestane de eğleniyor, merak etme.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ama Kestane bir süre öncesine kadar sokakta yaşayan bir candı,” dediğimde Gurur başını salladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biz de bu elemanları satın alıyor değiliz, çoğu düşünemeyeceğin kadar kötü geçmişe sahip. Onların yaralarını sararken bizden biri olmalarını sağlıyoruz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Anlam veremeyen gözlerle Gurur’a bakmaya devam ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu Suna Hanım,” dedi bir kurt kırmasıyla oyun oynayan K9 cinsi köpeği göstererek. “Sahibi tarafından terk edilmişti, bir de üzerine cinsel istismara uğramıştı, bir insan tarafından.” İri gözlerle ona baktım. “Onu bulduğumuzda veterinerimiz ameliyatlarının masraflı ve zor olacağını, tutunamayabileceğini söylemişti. Çok ağır tedaviler gördü, sayısız kez bıçak altına yattı ama sonunda iyileşmeyi başardı.” Ona doğru ilerleyince K9 cinsi köpek kafasını kaldırıp ona ışıldayan gözlerle, sanki kahramanını görmüş gibi baktı. “Şimdi çok iyi, mutlu. Her kokuyu çok iyi alır, birbirinden ayırır. Değil mi, Suna Hanım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
K9 yüzünü Gurur’un avucunun içine yerleştirince dudaklarımı birbirine bastırarak acı şeyler yaşadığını öğrendiğim o güzel kıza baktım. Sağlıklı görünüyordu, her şeyden önemlisi çok mutlu gibi bir hâli vardı ve yüzünü Gurur’un avucunun içine koyduğu an sanki dünyalar onun olmuş gibiydi. Ona güvendiğini belli ediyor, saklama gereği duymuyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hepsinin böyle yaraları var demek.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çoğu istismara uğramış, şiddet görmüş, terk edilmiş. Çoğunun da annesi onu emziremeden ölmüş, bir şekilde hayatta kaldılar ve yolları bizle buluştu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şanslılar.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Omzunun üzerinden bana kısa bir bakış attı. “Sen de karşıma bu şekilde çıkma isterdim,” deyince birden duraksadım ama o, gözlerimde bir şeyleri görmek istemiyormuş gibi hızla bakışlarını benden uzağa taşıyarak sessizlik hırkasını omuzlarının üzerine attı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Başka bir zaman,” dediğimde birden durup omzunun üzerinden bana baktı ama kelimeler ağzımın içine yığıldı, konuşamadım. Bizim için başka zaman yoktu, şimdi vardı; zamanın içinden etimiz kemiğimizden dökülmüş gibi dökülerek birbirimize çarpmıştık.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Buz sıcağı gözlerinde bir hareketlilik gördüm. Bir duygu akımı… Sanki söyleyeceğim şey hayat memat meselesiymiş gibi bana doğrudan keskin gözlerini bir bıçak gibi doğrultmuş dikkatle bakıyordu. Dilimin zeminine batan kelimeler orayı kanatmaya başladığında sanki her kan damlası içime gözyaşı gibi akıyordu. Suskunluk üzerime yerleştiği anda Gurur’un kaşları çatıldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne söyleyecektin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hiçbir şey,” diye mırıldandım. “Gidelim mi artık? Kestane’yi görmek iyi geldi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ayağa kalkıp, onun üzerine abanmak için iki ayağının üzerine kalkan köpeklerin arasından bana doğru yürüyüp tam önümde durunca, gözlerini indirerek kirpik diplerindeki duygularla yüzümü sıyırdı. Kafamı kaldırıp gözlerinin içine, tam dibine baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir şey söyleyecektin,” dedi. Kan oturmuş gibi kızarık duran dudaklarını yalayınca bakışlarım dudaklarına dokundu ve bütün dengem altüst oldu. Gözlerimi oradan uzaklaştırmaya çalışsam da görüntüler rengârenk, göz alıcı şimşekler gibi zihnimde çakmaya başlamıştı. Başımı döndüren hisleri güçlükle yok sayıp tekrar gözlerine doğrulttum bakışlarımı. Gözlerinin dibindeki yansımam bulanıklaşmış, gözlerindeki duygular yoğunlaşmıştı. “O şeyi duymak istiyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Söyleyeceğim bir şey yok, Gurur,” dedim, ismini bu kadar duru söylemem onun bakışlarındaki fırtınanın daha da artmasına, depremin bir sele dönüşerek önüne kattığı tüm toprak parçalarını sürüklemeye başlamasına neden oldu. “Bir şey söylemeyecektim.” Yutkunup geri adım atmaya çalıştığım anda hiç beklenmedik bir refleks göstererek iri avucunu belime bastırdı ve ben o bunu yapana dek kolunun bedenimin etrafından geçtiğini hissetmemiştim bile. Gözlerim anlık irileşti ama ona tekrar baktığımda bakışlarımdaki rüzgâr dizginlendi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir şey söyleyecektin.” Beni kendine çekince bir adım atmak zorunda kaldım ve “Tam burada duruyordun,” dedi, gözlerim gözlerinden ayrılamadı. “Bana bir şey söyleyecektin ve tam burada duruyordun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bedenim neredeyse bedenine yaslı duruyordu. Belki bizi birbirimizden ayrı kılan yarım santim bile değildi; hiçlikti. Belki bedenim bedenine bir dağa yağıp yaslanan bembeyaz karlar gibi yaslanmıştı. Kafamı kaldırınca kafasını eğdiği için saç diplerimde çenesini hissettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir şey söylemeyecektim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Söyleyecektin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir şey söylemeyecektim,” dedim, kafamı kaldırıp gözlerine bakmak istediğimde saç diplerimde sürtünen çenesinin baskısı, kalbimi hızlandırdı. Kafamı kaldırdığım an alnım çenesine sürtündü, kesilmiş olmasına rağmen derisinde pürüzü barınan sakallarının acısını cildimde hissettim. “Soracaktım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beklemediği cevabım gözlerini önce kısmasına, sonra da başını yavaşça aşağı yukarı sallamasına neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seni dinliyorum, Zeliha.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Başka bir zamanda benimle karşılaşmak ister miydin?” Sorum bir anda dudaklarımdan döküldü, Gurur’un göz bebeklerinin genişlediğini görünce bir an sorduğum sorudan dolayı pişmanlık duyacak gibi hissettim ama yüzü, göz bebeklerinin aksine ifadesizliğini koruyordu. Merak, bir insan oldu ve kalp atışlarını ilk ben duydum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Unut gitsin,” diye fısıldayarak kollarının arasından çıkıp kapıya doğru döndüm. “Saçma bir soruydu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İsterdim,” dedi tam kapıya uzanacağım sırada. Sesindeki ciddiyet elimin kapının kulpuna yerleşemeden havada donup kalmasına neden oldu. “Saçma bir soru olduğunu düşünüyorsan, kafamı yastığa koyduğumda bunu dilemiş olmam da saçma olurdu sanırım senin için.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir martının denizi olmayan bir şehirde çaresizce uçtuğu o ânı düşündüm; sokağının sonu denize çıkmayan şehrin kaldırım taşlarını eskiten bir kadının döktüğü gözyaşlarını… Bir dalga kabarıp büyüdü, başımın üzerinden bile büyüktü, bana her yaklaştığı an daha da büyüyor, on katım, yüz katım, bin katım oluyordu; gözlerimi kapattığım an o dalganın altında kaldığımı ve nefesimi ciğerlerimin içinde hapsetmişken kaybettiğimi hissettim. Çarpan su bedenimi önce içine alıp savurdu, sonra birden serbest bırakıp içinde öylece süzülmeme izin verdi. Gözlerimi açtığımda okyanusun kalbindeydim. Böyle bir histi. Basit bir cümle gibi kurduğu cümlesinin arkasında bıraktığı enkazı anlatmamı isteseler, dudaklarım bunlara gebe kalırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Enkazı ağlayarak arayan bir kadının, moloz parçalarının içinden hareket eden tanıdık bir el görmesi gibiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Felâketti, korkunçtu, her şey yıkılmıştı ama yaşam oradaydı ve bu mutlu olmak için yeterli gelmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Omzumun üzerinden ona bakacaktım ki birden avuçlarını sırtıma koyarak beni kapıya doğru iterek, “Çık hadi çık,” dedi aceleyle. “Sadece yalan söylüyordum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beni yaka paça çıkardığı odanın kapısını kapatırken bana bakmadı. Adnan hemen ileride belirdiğinde, kalbimin içindeki soru düğümü oldukça büyüktü ve yer kaplıyordu ama bir şeyler söyleyemeden Adnan’a doğru dönüp nefesimi yuttum. Yalan atmadığını biliyordum ama neden bunu dilediğini bilmek istemiyordum. Bu ikimiz için de doğru olmayan şeydi. Bu duyguyu kurcalayıp bir çukura dönüştürürsem beni içine alır ve mezarım olurdu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Adnan, “Günaydın, Bayan Yenge,” dedi sıkı bir sesle, ardından Gurur’a baktı. “Tuvaletleri sen temizleyeceksin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Böyle bir şey yok, kim uydurdu bunu?” diye sordu Gurur.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Muşta uydurmaz, söyler ve yaptırır.” Tam yanımızdan geçecekken durup omzunun üzerinden bana baktı. “Bayan Yenge Zeliha, iyi bir insansın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Düşünceler kenara yığılırken, “Ne?” diye sordum anlamsız gözlerle Adnan’a bakarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bayan Biricik’e destek oldunuz ve biz aptal adamlara ne yapmamız gerektiğini öğrettiniz, biz aptal adamlar tek bir kadının bir gecede düşünüp çözüme ulaştırdığı şeyi aylardır yapmıyoruz. Biz salağız, özür dileriz. Saygılarımla. İyi sabahlar dilerim, hoşça kalın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tam yürüyecekti ki durması için elimi kaldırdım. “Bir saniye, Adnan. Benimle bu kadar resmî konuşmana gerek yok.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir bayana karşı nezaketi elden bırakmamak, beyefendi olmak, bir bayanla konuşurken seçilen kelimelere ve ses tonuna dikkat etmek gerekir,” dedi Adnan sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ama benimle konuşurken bana en azından Zeliha de.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bayan Yenge, benden çok fazlasını istiyorsunuz,” dedi Adnan ve yavaşça gülümsedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sadece arkadaş olmaya çalışıyorum,” dediğimde bana şaşkınlıkla baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne? Benimle mi? Benim gibi kocaman görünen biriyle mi?” diye sordu kulaklarına inanamayarak. “Benden korkmuyor musunuz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne?” Bir Gurur’a bir ona baktıktan sonra başımı iki yana salladım. “Neden ki?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bayanlar yüzümün yakışıklı olduğunu ama görüntümün korkutucu olduğunu düşünürdü lise çağlarından üniversitenin son yılına kadar. Beni ezersin, diyorlardı bana. Ben kimseyi ezmem.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Birden elimde olmadan güldüm. “O anlamda demediklerine emin olabilirsin, Adnan.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur yavaşça gülünce sesi zihnime doldu, birden durup ona bakma isteğiyle sarsılsam da bunu yapmak yerine Adnan’a bakmaya devam ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne anlamda ezerim ki? Duygusal mı?” Kafasını kaşıdı. “Kimseyi küçümsemek gibi huylarım yoktur, Bayan Yenge.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Adnan,” dedim umutsuz bir vakaya bakıyormuş gibi. “Cidden, anlamıyor musun? Seni çekici buldukları için bunu söylemişler.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çekici mi?” Kaşlarını kaldırıp bana garip bir bakış attıktan hemen sonra yüzünü garip bir gülümseme kapladı. Ben ne olduğunu anlamadan avucunu kalbinin üzerine bastırıp yavaşça fısıldadı. “Bu kalp yalnızca oğlum için atıyor, Bayan Zeliha,” dedi. “Kalbimin her atış sesinde oğlumun adını duyacak olan bir kadın için yeterli olmayabilirim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sessizce yüzüne baktığımda gülümseyip başını önüne eğdi ve usul usul bizden uzaklaşmaya başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Garip bir adam,” diye mırıldandım Adnan’ın koridorda yürüdükçe gitgide küçülen büyük cüssesini izlerken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ona kadınlarla ilgili gönderme yapsan da anlamaz,” dedi birden Gurur. “Bora’dan başka kimseyi sevmeyecek. Yatak arkadaşına değil, oyun arkadaşına ihtiyacı var ve o kişi de Bora, yani oğlu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Peki Bora’nın an…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Annesi mi? Bora’yı doğururken hayatını kaybetti,” dedi Gurur soğukkanlılığından bir şey kaybetmeden. “O günden sonra Bora, Adnan’ın hayatı oldu ve o hayat, kadın geçirmez.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Nefesim boğazıma oturunca, daha fazla acı şey duymama isteğiyle gözlerimi kırpıp birkaç saniye bekledim. “Bora için çok zor olmalı,” diye fısıldadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Adnan için daha zor,” deyince durup ona baktım. “Otizmli bir çocuğa hem annelik hem de babalık yapıyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Otizmli mi?” Şaşkınlık kanıma zehir gibi yayılınca dilimi ısırıp koparmak istedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur, başını usul usul aşağı yukarı salladı. “Bora, otizmli bir çocuk, çok uzun süre konuşmadı. Onu ilk konuşturan kişi Yener olmuştu, o yüzden Yener’e çok düşkündür.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sessizce, “Kaç yaşında?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sekiz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sakince başımı salladım. “Üzgünüm,” diyebildim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu sana söyledim çünkü Bora’yı görürsen davranışlarını garipseme istedim,” diye açıklamada bulundu. “O da diğerleri gibi normal bir çocuk, sadece fazla özel bir çocuk.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Özel bir çocuk,” diyerek onayladım Gurur’u. “Gidelim mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gidelim,” dedi sadece Gurur. Daha fazla konuşmadık. Bora’dan ya da annesinden bahsetmedi, Adnan hakkında da kafamı kurcalayan şeyler vardı ama ne ben soru sordum ne de o bir şeyleri merak edebileceğimi düşünüp açıklama yaptı. Sadece yürüdük.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beni eve bıraktığında saat çoktan öğleni geçmişti. Bir duş almış, sonra olanları çok da açık olmayacak şekilde babaanneme özet geçmiştim. Geceyi Gurur ile geçirdiğimi öğrenince herhangi bir tepki vermemiş, daha çok ismini vermeden hikâyesini yarım şekilde anlattığım arkadaşım, yani Biricik hakkında sorular sormuştu. Evde Ayça ya da Çolpan yoktu, akşam olanları da bilmedikleri için içim rahattı; ikinci bir açıklama metni hazırlamak zorunda kalmayacaktım. Onlardan sakladığım şeylerin sayısının çoğalıyor olması beni huzursuz etse de elden gelen bir şey olmadığını artık anlayabilmiştim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Akşam bir dersim vardı, dersi kaçırmamam lehime olacağından odama geçip hazırlanmaya başladım. Üzerime siyah, yuvarlak yaka, kısa kollu bir tişört giyip, ilk bakışta kazağı anımsatan deve renginde, siyah ince şeritleri olan bir hırka giydim ve hırkanın eteklerini altıma geçirdiğim siyah pantolonunun içine yerleştirdim. Bir kemer takarak bol pantolonu belime hizaladıktan sonra, saçlarımı ensemin altına doğru bol bir topuz şeklinde toplayarak hafif bir makyaj yapıp çantamı omzuma astım ve evden ayrıldım. Kulağıma taktığım siyah küpeler kulaklarımı şimdiden ağrıtmaya başlamıştı ama ne eve dönüp değiştiresim ne de onları çıkarasım vardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dışarıdaki güneş, bulutların arasından bana dokunmaya çalışır gibi bir beliriyor bir kayboluyordu ama yağmur yüklü bulutların rengi bile kıyamet gibi kopacak olan yağmur damlalarının yaklaştığını resmediyordu. Okula giden otobüslerin olduğu durağa inip doğu kampüsünün merkez durağına uğrayan 12 numaralı otobüsü beklemeye başladım. Beklerken kulaklığımda hafif bir müzik çalıyordu, omzumu durağın uzun, soğuk demirine yaslamıştım ve yanımdan geçip giden yabancı bedenleri izliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Soğuğun kestiği ellerimi ceplerime koyduğum an bir arabanın ısrarla çaldığı kornanın sesi, dalgın bakışlarımın uyarılmasına neden oldu. Gözlerimi araca doğru çevirdiğim anda Hüsrev’in arabasının durağın biraz ilerisinde park hâlinde durduğunu gördüm. Hüsrev, kafasını arabanın camından çıkararak bana gelmem için işaretler yapmaya başladı. Ayağımdaki siyah topuklu botlar ayaklarımı acıttığı için hızlı yürümek zordu ama birkaç adımda arabanın önüne ulaştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hüsrev, “Okula mı?” diye sordu keyifli bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedim. Hemen yan koltukta Gaye’nin oturduğunu görünce gülümsedim, o da bana genişçe gülümsemiş ve beni aracın içine çağırmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hadi atla, seni de bırakayım,” dedi Hüsrev, normalde iki âşığın yanında çıkıntılık yapmayı sevmezdim ama bu saatlerde doğu kampüsüne gidecek bir sürü öğrenci olduğundan otobüste bu botlarla ayakta dikilmek eziyete dönüşecekti. O yüzden bu kez ikiletmeden kabul ederek arka koltuğa atladım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çantamı koltuğun yanındaki boşluğa bıraktığım anda Hüsrev gazı köklemiş ve araç, Isparta’nın hareketlenen trafiğine girip ilerlemeye başlamıştı. Cama doğru kayıp kafamı aracın kapısının camına yaslayarak sokağı izlemeye başladığımda, Gaye durmadan bir şeyler anlatıyor, bazen arkaya doğru eğilip bana sorular soruyordu ama pek hâlim olmadığından sadece gülerek başımı sallıyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gaye, aşkım,” dedi Hüsrev birden. “Motorun soğusun, kafasını şişirdin kızın…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aa ne alaka be?” Bana doğru dönüp iki koltuk arasındaki boşluktan üzerime doğru sarktı. “Benden sıkılmaz hiç benim Zel’im. Değil mi, değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sıkılmam,” dedim sırıtarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yalan söylüyor ulan,” dedi Hüsrev. “Herkes yolunu değiştirir oldu bizi görünce…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gaye, kollarını göğsünün üzerinde kavuşturup Hüsrev’e kırgın bir bakış attı. “Senin benim konuştuklarımda gözün mü var ya? Alçak adam.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hüsrev, sırıtıp yavaşça Gaye’nin yanağından makas aldıktan sonra elini tekrar direksiyonun üzerine koyarak, “Bebeğim, o animeyi tam yetmiş sekiz kez izlemiş olman, Zeliha’ya o animeyi tam doksan sekiz kez anlatmanı gerektirmiyor…” dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen ne anlarsın animeden? Oturup bir bölüm bile Sailor Moon izlememiş adamla nişanlandım.” Bana doğru döndü. “İnanabiliyor musun? Otaku bile değil. Okuduğu tek kitap tıp kitapları. Benim animelerden özenerek aldığım iskeletimi götürüp ofisine koymuş, ben o iskeleti arkadaşım olarak almıştım ama o benim iskeletimi asistanı yaptı!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gaye, neden iskelet aldın?” diye sordum kafam karışmış gibi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çünkü çok tatlılar, kanka,” dedi sesini bir çocuğunki gibi incelterek. “Ama şu barzo, benim tatlı arkadaşımı götürdü o serum kokulu yere. Seninle küsme kararı aldım Hüsrev ve buna cevap vermene gerek yok.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hüsrev, cevap vermedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Alçak. Bana bir cevap bile vermeyen biriyle nişanlandım, görüyor musun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hüsrev,” diye mırıldandığımda Hüsrev onu anladığımı anlamış gibi umutsuz bir bakış attı bana.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benden gizli bir şeyler mi konuşuluyor şu an yalnız gözlerle?” diye sordu Gaye meraklı meraklı. “Ne oldu, bana da söyleyin…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hiç kuzum, yok bir şey,” dedim öne doğru eğilip omzunu sıvazlayarak. “Vay canına Gaye, zayıflamışsın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne? Gerçekten mi? Nasıl anladın ki? Dur. Beni ayakta görmedin bile. Hüsrev, durdur bir arabayı, bir de ayakta görsün. Gerçekten kilo verdim bu arada.” Hüsrev’in koluna yapıştı. “Durdur bir şu arabayı ya!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Doğu kampüsüne yaklaştığımızda koluma çantamı taktım. Epey baş ağrısı çektiğim bir yolculuk olsa da arkadaşlarımla bir arada olup, böyle saçmalamak birkaç dakikalığına bile olsa iyi gelmişti. Araçtan ineceğim sırada, Gaye, “Aa şu gizemli sarışının nişanlısı değil mi?” diye sorunca bakışlarım Gaye’nin gözlerinin yöneldiği yere, ön camdan dışarıya uzandı ve kampüsün önünde duran son model arabayı gördüm. Arabanın bir kapısı açık duruyordu, kapının hemen önünde dikilen adam oydu. Fakülteye doğru bakıyordu. “Vay canına, altındaki arabaya bak. Canavar gibi!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Asıl canavar o arabayı kullanan kişi,” diye mırıldandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne dedin, kanka?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hiç,” dedim. “Hüsrev, sağ ol.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sorun yok,” dedi Hüsrev ama şimdi o da ön camdan dışarıya gözlerinde belirmiş bir kuşkuyla bakıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Araçtan inip özellikle kalabalığa karıştım, her ne kadar kılık değiştirecek olsam bile bu canavar beni görmese daha iyi olacaktı. Fakültenin bahçesine girdiğim anda binaya giren Cenan’ı görmek beni irkiltse de durmadım, ben de arkasından binaya doğru ilerledim. Kadın basbayağı benden şüpheleniyordu, bunu yanındaki komiserle konuşurlarken net bir şekilde duyma şansım olmuştu. Durum böyleyken onunla yüz yüze olmak artık daha da zorlaşmıştı ama bunun da altından kalkabilirim diye düşünüyordum. Cenan’ın kalem eteği, müthiş vücudunu ikinci bir deri gibi sarıyor, sarı saçları omuzlarında oraya yapıştırılmış gibi sabit dururken topukluları koridorda vurucu sesler çıkarıyordu. Merdivenleri tırmanmaya başladığında bilerek ona yetişmek için adımlarımı hızlandırdım ve basamakları tırmanmaya başladım. Arkasında birini hisseder hissetmez omzunun üzerinden gözlerini süzerek aşağıya doğru bir bakış attı; gözlerimiz buluştuğunda hiç beklemeyeceği kadar samimi bir gülümsemeyle ona baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Merhaba,” dediğimde bana kaşlarını kaldırarak baksa da toparlayıp başını salladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Merhaba, Zeliha.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Pekâlâ, adımlarını kesip beni beklemesini elbette ummuyordum ama tam olarak bunu yapmıştı. Kafam birden karman çorman olsa da hiç bozmadan ona doğru ilerleyip gülümsememin yüzümden çözülmesine izin vermeden ona baktım. “Bu saatte dersiniz olduğunu bilmiyordum,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yoktu,” dedi ve sonra ekledi: “Sıkıldım ve bir bakınayım dedim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beni yokladığını biliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O gece sizi duydum,” dememle, Cenan’ın şaşkınlığı hızla gözlerine yayıldı. Gurur’un söylediğine uymaya karar vermiştim. “Benimle ilgili konuşuyordunuz sanırım. Hem sarhoştum hem de açıkçası… Biraz korktum. Benimle ilgili bir konu mu var?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bilerek bana konuşulanları duyurmuş olmasına rağmen, böyle bir tepki duymayı, ona doğrudan sormamı beklemediği için yüzündeki dehşeti gördüm. “Sadece bu konu hakkında bana yardım edeceğini söylemiştim Uğur’a,” dedi toparlamaya çalışır gibi. “Bununla ilgili konuşuyorduk. O da senin bir öğrenci olduğunu, bu işe burnunu sokmaman gerektiğini söyledi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Onu kendi tuzağına düşürmekten keyif alarak başımı salladım. “Sizi gizlice dinlediğimi düşünmeyin,” diye yalan söyledim. “Denk gelmişti sadece. Dinlememem gerekirdi ama kalkacak hâlim yoktu, sonra da duyduklarım beni biraz korkuttu açıkçası.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Korkmana gerek yok,” derken hâlâ şaşkın görünüyordu. Gurur haklıydı, bu soruyu sormam kesinlikle benim haneme bir puan eklemişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başımı sallayarak genişçe gülümsedim. “Size güveniyorum. Siz şu yeni yapılan binalarda kalıyordunuz, değil mi hocam? Bağlar’daki.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Erkek arkadaşımla o bloklardan birinden daire bakıyoruz,” dediğimde duraksadı, bana dikkatle baktı ama benim yüzümde hiçbir duygu değişimi yaşanmadı. Gücümü toparladım ve bu oyunu başlatanın o değil, ben olduğumu ona kanıtlamaya başladım. “İlanlarda evin içini, düzenini pek göremedik. Siz rahat mısınız? Bloklardan biri 2+1, diğeri 1+1 olmalı, değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, 3+1 olan bina da var,” dedi sadece ama şaşkınlığı hissedilirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“1+1 yeterli olur herhâlde,” dedim düşünceli bir şekilde.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Birlikte mi yaşamaya başlıyorsunuz?” Sorusu art niyetten uzaktı, bu beni şaşırtınca ona daha dikkatli baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şey, evet,” dedim yapay bir utançla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Utanmana gerek yok,” dedi, sesindeki anlayış bu sefer samimi duyuluyordu ama karşımdaki kadının da iyi bir oyuncu olduğunu biliyordum. Sadece yüzünü izleyip, sonra başımı sallayıp utanmış gibi yapma rolünü sürdürdüm. “Madem bunu istiyorsun, elbette yap ama ailen sorun çıkarmaz mı? Çıkarmaları gerektiği için söylemiyorum, sen yetişkin bir kadınsın ama buradaki kızların çoğunun ailesini de az çok tahmin edebiliyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir şekilde hallederim,” diye yalan söyledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu olanlar onun kafasını karıştırmış gibi bir süre bekledikten sonra, “Zeliha,” dedi ve bu beni duraksattı. “Sen bu adamı ciddi ciddi seviyorsun.” Bir an durdu. “Değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet. Onu seviyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir an, “Neden bunu bu kadar kırgın bir sesle söyledin?” diye sordu. Her nasılsa sanki bu kırgın ses, onu inanması imkânsız olan şeylere bile inandırırmış gibi gelmişti o an bana. Sanki şu an Cenan’ın, benim Gurur’u sevdiğime inandığı ilk andı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çünkü onu sevmek beni çok kırıyor,” diye fısıldadım, bu kez yalan bir darağacı ipi olup boğazıma dolanmıştı. Yutkunamadım, sesimi incelirken durduramadım, başımı önüme eğerken bunu yapmak istememiştim. Cenan birden uzun tırnaklarının çeneme sürtünmesine neden olacak şekilde çenemi tutup kafamı havaya kaldırınca, gözlerimiz birbirine dokundu. Ayağındaki topuklular ve uzun boyuyla, benim ayağımda da topuklular olmasına rağmen benden daha uzundu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerinde bir abla şefkati gördüm, hatta bir hüzün… Siyah gözlerinde kapanmamış bir yara gördüm. Kanı hâlâ sızmaya devam eden bir geçmiş… Sızlayan bir kalp.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çok sevme,” diye fısıldadı anaç bir sesle. “Mahvoluyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Elini geri çekerken dudakları kederli bir gülümsemeye ev sahipliği yaptı ama Cenan konuşmadı, sırtını dönüp basamakları tırmanmaya başlayarak beni arkasında bıraktı. Gidişini izlerken kalbim ilk kez böyle çaresiz hissediyordu. Cenan’ın canı mı yanıyordu?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin de sesin çok kırgındı,” diye fısıldadım yok olup gitmesine rağmen kendi kendime. “Seni de mi biri mahvetti?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Akşam dersine girerken, o dersten çıkarken, otobüste evime dönerken, eve geldiğimde duşun altına girerken, duştan çıktığımda ve yatağımın içindeyken hep düşündüğüm Cenan’ın kırgın bakan siyah gözleri, sesi ve kelimeleriydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Günler birbirini takip eden deprem artçıları gibiydi. Büyük gün geldiğinde, artçılar geri çekilmiş ve asıl deprem sahnedeki yerini almak için hazırlanmaya başlamıştı. Arkada kalan bir hafta okulda geçmişti, Cenan ile sadece derslerde denk gelmiştik ve birkaç kez Gurur’un evi tutup tutmadığını sormuştu. Bunun dışında iletişimimiz yoktu ama ona her bakışımda zihnimde o gün bana söyledikleri, bakışları, sesinin tonu ve gözlerimin önünden kayboluşu beliriyordu. Gurur ile birkaç telefon görüşmesi yapmamız dışında pek yan yana gelememiştik ve bu bana arka planda bir şeyler döndüğü hissini aşılamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu gece o herifin sadece elit adamların ve eskortların takıldığı bir barda olacağı haberini aldığımızda, artık deprem yeri göğü yıkmak için hazırda bekliyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur yeni yapılan binalardan birkaçını gezmemiz için anahtarları almıştı, bunu bana mesaj yoluyla iletmiş olsa da henüz gezme şansımız olmamıştı çünkü benim derslerim, muhtemelen onun da gündemi yoğundu. O günden bugüne dek Biricik ile hiç denk gelmemiştik ama güvende olduğunu biliyordum. Büyük kavgadan sonra o herif bir daha Biricik’in yanına uğramamıştı ama öğrendiğim kadarıyla her kavgalarından sonra birkaç hafta geri çekilip köpekbalığı gibi sessizce Biricik’i izlerdi. Onu birkaç defa kampüsün önünde gördüğümde de bunu anlamıştım zaten. Her ne kadar Biricik’e sataşmıyor olsa da şeytani gözleri kızın üzerinde durmaya devam ediyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Babaannemin bir süre daha burada kalacağını biliyordum ama ne kızlar ne de ben onun varlığından rahatsız değildik. Aksine eve bir neşe gelmişti onunla birlikte. Her sabah kahvaltımızı hazırlıyor, akşamları yemeğimizi önümüze o koyuyordu. Normalde bunu yapan Ayça olurdu ama şimdi babaannem vardı ve Ayça da kendini biraz özgür kalmış hissediyordu. Son birkaç gündür hazırladığı proje yüzünden okulda yatıp kalkan Ayça’yı görebildiğim saat sayısı biri geçmiyordu. Eve geliyor, bir duş alıyor ve çıkıp gidiyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beni hazırlanmamız için Nihan’ın yanına götürecek olan kişi Gurur’du ve Çolpan ile babaannemin yanında oturmuş onu beklerken zaman bir türlü akmak bilmiyordu. Çolpan okuduğu romana, babaannem ise tırnaklarına sürdüğü ojeye dalmıştı; her seferinde taşırdığı ojeyi söylenerek tırnağının kenarıyla temizliyor ve sürme işlemine kaldığı yerden devam ediyordu. Dış kapı birden çalınca irkilerek koltuktan fırlayıp kalktım ve babaannem bana kötü kötü baktı; ardından o bakış yerini sırıtışa bıraktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sevgilin geldi diye mi bu kadar mutlusun? Seni gidi seni… Ay Zeliş, dur dur, kokunu sürünmeden çıkma çocuğun karşısına! Saçlarını topla, pasaklı!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi devirdim, Çolpan gözleri kitapta bıyık altından gülüyordu ama bunu görmüştüm. Kapıyı açar açmaz karşımda beklediğimin aksine erkek kardeşim Eymen’i görünce gözlerim birden fal taşı gibi açıldı. Eymen, dağınık çikolata rengi saçlarını daha da dağıtarak, “Ne yemek yaptın?” diye sordu kapının önünde.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen Antalya’ya dönmedin mi ya?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Döndüm, tekrar geldim. Bu gece sizde yatsam nasıl olur?” İçeri girmek isteyince önüne etten bir duvar örerek, “Nereye nereye?” diye sordum panikle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne oluyor be?” diye sordu Eymen kafası karışmış gibi bana bakarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Biz üç kızız bu evin içinde, doğru olmaz!” diye yalan söyledim pat diye.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dört canım dört,” diye seslendi babaannem. “Dört kızız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Süslü Maria, Muğla’ya dönmedi mi ya?” Eymen sırıttı. “Abla, şakayı abartma, bırak da gireyim içeri…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ya ben sana girme demiyorum, gir ama şimdi girme,” dediğimde Eymen bana tek kaşını kaldırarak baktı. “Ne olurdu yani girmesen?..”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi akşamlar,” diyen o sesle beraber Eymen’in karmaşık bakışları benden çözülerek omzunun üzerinden arkaya doğru kaydı ve o an Gurur’un, Yener ile birlikte basamakları tırmandığını gördüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyi akşamlar?” dedi Eymen sorar gibi, ardından umursamadan bana doğru döndü ama bilmediği şey, o gelenler komşumuz değildi, bize geliyorlardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zeliha,” dedi Gurur ve o an Eymen’in kaşları sertçe çatıldı, tekrar arkasındaki adama doğru dönüp dikkatle baktı. Gurur sakin gözlerle önce Eymen’e, sonra bana baktı. “Hazır mısın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neye lan?” Eymen, sadece başını değil, tüm vücudunu Gurur’a doğru çevirince, Yener’in sırıttığını gördüm. “Kimsiniz oğlum siz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Eymen,” dedim uyarıcı bir tonlamayla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dur bir abla dur,” dedi elini arkasına uzatıp durmamı işaret ederek. “De bakayım bana birader, kimsin sen? Nereden biliyorsun benim ablamın adını?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener, Gurur’a fırsat vermeden konuştu: “Oğlum o senin enişten enişten.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne diyorsun lan sen değişik?” diye sordu birden Eymen, Yener’e doğru atılarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener ellerini havaya kaldırıp Gurur’u işaret ederek, “Dur lan, ben değilim, o o!” diye bağırdı. “Aaa, yine yok yere dayak yedirecekler bana. Bir saniye… İlk kez bir kızın abisi ya da kardeşi tarafından dayak yemesi gereken kişi değilmişim gibi hissediyorum.” Ellerini kaldırıp parmaklarıyla durmamızı işaret etti. “Çünkü öyle. Bu bir ilk. Oha.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zevzek,” dediğimde, Yener bana otuz iki diş sırıttı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ablanın erkek arkadaşıyım,” dedi Gurur sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eymen, “Ne olmuş lan, ben de erkek kardeşiyim,” diyerek dayılandı ve Gurur’un üzerine yürüdü. Birden durup bana baktı. “Ha?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yavaşça başımı salladım. “Doğru söylüyor,” diye fısıldadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nasıl yani, senin şimdi harbiden bir erkek arkadaşın mı var?” Gurur’a doğru. “Ve bu mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dur bir strese girdim ben.” Eymen düşünür gibi bir poz alınca, Yener de ona tuhaf tuhaf baktı, daha çok kendinden daha garip birini gördüğü için ürkmüşe benziyordu. “Dur ya aşırı stres oldum.” Eymen duruşunu değiştirip bize arkasını dönüp asansöre doğru bakarak düşünme pozu vermeye devam etti. “Şimdi dövmeye kalksam ikisi de sırık gibi, tamam, yanındaki daha kısa ama…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yine olan bana oldu,” diye homurdandı Yener.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kabul etsem kendimi geyik gibi hissedeceğim, kabul etmesem ve dayak atayım desem, dayak yeme ihtimalim var. Kafam çok karıştı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Birader, iyi misin, değilsen arayıp polise kendimi şikâyet edeceğim, çok strese soktun beni,” dedi Yener ürkmüş gibi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Eymen,” diye fısıldadım. “Saçmalama istersen.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen saçmalama!” diye bağırarak bana doğru dönen Eymen, birden Gurur’u işaret etti. “Tırmanma sporuyla ilgilendiğini bilmiyordum. Bu ne?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ayıp olmuyor mu? Sadece soruyorum,” dedi Gurur sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ablamla konuşuyorum, erkek kardeşi olarak,” dedi Eymen sadece.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tamam, erkek arkadaşı olarak alındığımı söylüyorum ben de.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yalnız ben erkek kardeşiyim?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olabilir, ben de erkek arkadaşıyım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yalnız ben yaklaşık on dokuz senedir erkek kardeşiyim, doğdum doğalı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tamam, ben bir süre daha erkek arkadaşı olacağım.” Eymen böbürlenir gibi bakınca Gurur ekledi: “Sonra kocası olurum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eymen, olduğu yerde felç olmuş gibi donup kaldığında, babaannem Road Runner gibi saniyeler içinde arkamda belirirken, “Ay kocası mı? Ol ol!” diye bağırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sonra, Eymen’e inen inme birden bana da indi ve Gurur’a bakakaldım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener çenesini kaşıyarak, “Sen koskoca komando, girdiği hâllere bak. Meğer içinde yıllardır düğün isteği varmış,” dedi düşünceli bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Komando mu?” Eymen ikinci bir şokla kaskatı kesildi. “Bu komando mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aslanım,” dedi Yener böbürlenerek. “İki dağcı komando diyecektin herhâlde?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen de mi komandosun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benzetemedin mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sanki biraz cılız mısın sen?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yok kanka, değilim aslında.” Yener, kendini inceledi. “Değilim be, bu çok iri. Onun yanında öyle duruyorum ben.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ha, anladım. Zor oluyor mu?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kanki zor tabii ya, gece nöbeti falan. Koskoca komandoyuz, buna beş gün önce tuvalet temizlettiler ya,” dedi Gurur’u işaret ederek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hadi be,” dedi Eymen. “Tuvaleti siz mi temizliyorsunuz?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne alakası var, ben tuvalet falan temizlemedim,” dedi Gurur sertçe.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ay olsun ekmeğini taştan çıkartır bu valla,” dedi babaannem araya girerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Babaanneme, “Ya ne alakası var, sen de bir dur şimdi,” diye çemkirdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dağların aslanına tuvalet temizlettiler, hem de tüm tesisi bu temizledi,” dedi Yener hüzünlü bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Her neyse,” dedi Eymen bir anda ciddileşerek. “Saygı duyuyorum.” Bu tepkiyi beklemediğimden ona bakakaldım. “Bana öyle bakma. Yirmi üç yaşındasın, bir aptal gibi davranmamı mı bekliyorsun? Hayat senin hayatın. Tuvalet temizleyen bir komandoyla mı olacaksın? Ol.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tuvalet temizlemiyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Niye yalan söylüyorsun çocuğa, temizledin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sus, sana ne?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Doğruları söyleyince sussun Yener tabii…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen mi doğru söylüyorsun?” Birden kendi aralarında sessiz bir kavgaya girmişlerdi. “Sen sahtekârsın be.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben mi sahtekârım? Hadi lan oradan, sensin sahtekâr.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senden alası mı var lan?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aynayla mı konuşuyorsun? Tuvaletteki aynalara çok baktın herhâlde…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gebertirim seni.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Cart kaba kart,” dedi birden Yener, bir an babaannem de Eymen de ben de Gurur da donup ona bakakaldık. “Dur, geri alıyorum. Hadi lan oradan.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen kadınlarla sadece o iş için takılmıyorsun, altın günü falan da yapıyorsun, biliyorum ben,” dedi Gurur.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Babaannem, “Ne işi?” diye sorunca, Yener ona kısaca baktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Teyzeee!” diye bağırdı ve babaannem olduğu yerde sıçradı. “Seninle olmaz o iş, olmaz!”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne oluyor ya?” Eymen beni kolumdan tutup kapıdan dışarı çekince şaşırdım ama karşı koymadım. Ayağıma sporlarımı gelişigüzel geçirerek apartman boşluğuna doğru yürüdüm. Arkamızda bıraktığımız Yener ve Gurur, babaannem ile kapıda dikilmeye devam ediyordu ama biz çoktan binanın dışına çıkmıştık bile. Eymen beni önüne çekip sakince, “Oradaki karmaşada konuşamadık,” dedi, şaşkınlığım artsa da sadece başımı salladım. “Ne olursa olsun,” binanın sokak kapısına baktı, “bu tür delilerle takılıyor bile olsan, her zaman sana destek olacağım, biliyorsun değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarım istemsiz yukarı kıvrıldı. Biliyordum. “Evet.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yaşadığın o boktan ilişkiden sonra bir daha yapamazsın sanmıştım,” dedi, bir anda defterin yaprakları aralanmaya, rüzgârın etkisiyle sayfalar çevrilmeye başladı. Sessizlik kanıma bile çöktüğünde Eymen’e öylece baktım. “Hey, seninle gurur duyuyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tüm bunları…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Niye mi söylüyorum?” Eymen, gülümsedi. “Çünkü kıskançlık tatlı bir paylaşamama durumu olarak kalmalı.” Bir an şaşkınca kardeşime bakakaldım. “Kıskanmak sevimli bir çekişme olmalı, yüzü gülümsetebilmeli. Şiddete dönüşmemeli.” Derin bir nefes aldı. “Tabii ki canını sıkarsa onun uzun götünü tekmelerim ama…” Gözlerimin içine baktı. “Kılına zarar gelse dünyayı yakacak bir kardeşin var, doğru ama bunun böyle olması, bana senin hayatına karışma hakkını vermez.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu gece olacakları hatırlayınca bir adım geri atıp ağlama isteğiyle sarsıldım. Bu dünyada beni her şeyden, her kötülükten, içimi acıtan her duygudan koruyacak bir baba ve erkek kardeşe sahiptim, şanslıydım. Bu bana, bu gece için daha büyük bir güç akışı olarak dönecekti, biliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayatının bir dakikasını bile boşa yaşama,” dedi erkek kardeşim gözlerimin içine bakarken. “Her kadın, bir dakikadan fazlasını hak eder.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aptal,” diye fısıldadım gözlerimi yakan yaşlarla. “Seni seviyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eymen, uzun zamandır yapmadığı bir şeyi yaparak beni kollarının arasına çekip sıkıca sarıldığında, güven hissi iliklerimi ateşe veren ucu yanık dal parçaları gibiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O adamı tanıyacağım,” dedi. “Bu gece eğlen. Sabah bunları koltukta oturup uzun uzun konuşalım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Büyümüşsün,” diye fısıldadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Abla, sadece insan olmayı öğreniyorum.” Bana gülümseyerek geri çekildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eymen, beni binanın önünde bırakıp, son sözünün yankısı içimde sürmeye devam ederken binaya girerek gözden kayboldu. Bir süre bu gece olacakları, kardeşimin gözümün önünde büyüyüşünü, bundan sonra olabilecekleri düşünerek öylece bekledim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur ile Yener binadan çıktığı anda Gurur’un aracına yöneldik. Sıradaki adım ne olacaktı bilmiyordum ama tüm sorular dilimin altına yuvarlanarak yok olup sessizliği doğurdular. Ön yolcu koltuğuna binen ben olmuştum, Yener arkaya binmeyi kendisi istemişti. Evimin olduğu sokaktan çıkarken gözlerim son kez oturduğum binaya dokundu ve bina gözlerimin önünden silinirken bakışlarım yavaşça yola devrildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yener, “Nihan ve Vural’ın tuttukları bir ev var,” deyince süren sessizlik sonlandı, bakışlarım yoldayken kulağım Yener’deydi. İki koltuğun arasına girip tam ortamızda durmuş, akan yolu izlerken konuşuyordu. “Önce oraya gideceğiz, o ev gidilecek bardan biraz uzakta ama hazırlanmanız için epey süreniz olacak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Plastik makyaj yapılacak mı?” diye sordum, Nihan’ın bahsettiği makyajda yüzümü biraz değiştirmek için hilelere başvurmamız gerekiyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Onun gibi de denilebilir. Gerçek saç görünümündeki peruklarınız için tam 7000 lira harcadık,” dedi Yener sakince. “Takması biraz zor ama Nihan bu işlerde bilgilidir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tamamen gerçekçi mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tamamen, kafanın derisinden daha çok derinmiş gibi duracaktır,” dedi Yener, Gurur ise onun aksine sessizdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir otele mi gidilecek?” Bu soruyu sormamla ikisinin de gerildiğini hissettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır,” dedi Yener sakin kalmaya çalışarak. “Muhtemelen o sizi bir eve götürmeyi isteyecek, bildiğim kadarıyla herif otelde görmüyor işlerini.” Derin bir nefes aldı. “Sizi götürdüğü eve Nihan ya da sen böcekleri yerleştireceksiniz, biz kayıt alıyor olacağız ama ne olur ne olmaz diye Nihan’ın ve senin birer mikrofonunuz olacak, konuşmaları dinleyeceğiz ve işler yolunda gitmezse artık Yallah Bismillah.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hayır, siz karışırsanız başınız belaya…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Size bir şey olurken orada durup götümüzü büyütecek değiliz, Zeliha,” dedi birden Yener öfkeyle, sonra tekrar sakin kalmayı dener gibi konuştu: “Kayıt bozulmalarına karşı telefonlarınızın ses kayıtlarını açarak çantanızda bekletirsiniz. Bir de kıyafetlerinizin detaylarına kimsenin göremeyeceği kadar minik casus kameralar takılacak, görüntü almak iyidir. O adamlara bu şekilde şantaj yapılır, bu askerin değil, daha çok taşaklı kodamanların yapacağı işlerdir. Bu yüzden ilk hedefi başkaları olur, biz değil.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Akıllıca,” dedim soğukkanlı görünmeye çalışarak. “Peki bu adamın sapkın fantezilerini açığa nasıl çıkaracağım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aslında sadece bağlanmaktan ve BDSM ilişkiden hoşlandığını söylemen yeterli. Gözünde hakikatli bir erkek gibi görünmek istediğinden deneyimlerini seninle paylaşacaktır,” dedi Yener ama Yener’in cümlesindeki bazı ayrıntılar Gurur’un birden gaza basmasına ve aracı uçurur gibi hızlandırmasına neden olmuştu. Yener’in gözleri sakince Gurur’a dokundu, sonra tekrar konuştu: “İki kadına kendini kanıtlamak için emin ol her hünerinden bahseder.” Sanki iki kadın ayrıntısını Gurur’u sakinleştirmek istiyor gibi vermişti. Sanki orada tek olmayacağımı, Nihan’ın benimle olacağını Gurur’a söylemenin bir diğer yoluydu bu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ona nasıl yaklaşacağım? Yani…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Madem bilmiyordun, neden bu işe girdin?” diye sordu birden Gurur sertçe, çenesinin kaskatı olduğunu gördüğümde durup ona bakakaldım. Yener de ona bakıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben sadece…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Direksiyona sertçe vurdu. “Seni oraya eskort avı için gitmiş bir bar dolusu şerefsizin arasına yolluyorum,” dediğinde gözlerim irileşti. “Daha fazla soru sorup beni yolun sonuna gelmişken vazgeçirme.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bağırmana gerek yok, seni anladım,” dedim yavaşça. “Soru sormak zorundayım çünkü ben de bu geceyi elime yüzüme bulaştırmak istemiyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu gecenin neremize bulaşacağı sikimde değil benim,” dedi Gurur dişlerinin arasından. Gözleri doğrudan yoldaydı. “Benim umurumda olan sensin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beklenmedik itirafı Yener’in kaşlarını kaldırarak yavaşça arkaya yaslanmasına ve aramızdan çıkmasına neden olduğunda, titreyen ellerimi kotumun kumaşına bastırarak göğsüme ektiği hissin geçmesini beklemeye başladım. Bir süre konuşmadık. O da ben de Yener de… Ta ki araç, bahsettikleri evin kapısının önünde durana dek…
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Telefonuma düşen bildirimle kafamı kaldırıp yutkundum. Telefonumu çıkardığımda gruba gelen mesajı görmüştüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hakan Basri Şenkaya: Vardınız mı?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Devran Soydere: Sizi bekliyoruz.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Vural Demirezen: :@
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hakan Basri Şenkaya: ?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Vural Demirezen: Özr dlrm
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Telefonun ekranı karardı. Yener kapıyı açıp araçtan indiğinde ben ve Gurur hâlâ aracın içindeydik. Yener’in aracın kapısını açmasıyla içeriye soğuk dolmuş olsa da kapattığı anda soğuğun önü kesilmişti. Bakışlarım bir süre ön camdan dışarıda durdu, binanın önündeki sokak lambasının altında oturan sarman kediyi izledim. Yener, binanın demir kapısını açıp bahçeye girdi, demir kapının kapanırken çıkardığı gıcırtıyı dinledim ve sonra yine sessizlikle buluştuk.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bağırmak istemedim,” dedi Gurur sonunda konuştuğunda. Bunu ben de biliyordum. “Ama bataklık her sesi yutar, Zeliha. Biz seninle bir bataklıktayız ve beni duyabilmen için bunu yapmaya mecburum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sustum, sessizliğim onu rahatsız etmiş gibi yeniden konuştu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu gece her şeyin yolunda gitmesi için ben elimden geleni yapacağım, sen elinden gelenden fazlasını yapmaya çalışma yeterli,” dediğinde aramızda görünmez bir bağ, bir zincir gibi ikimizi birbirine bağlamış gibiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu gece her şey yolunda gidecek,” dedim ve ekledim: “Öyle olmasını umut ediyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet, hatta gidip Eylül ile alışveriş yapacaksınız, değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedim neşesiz bir sesle ama bunu beni neşelendirmek için söylediğini biliyordum. “Mert bana şans dileyebilir mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Zeliha.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gurur birden aramızdaki mesafeyi kapatıp beni aracın kapısıyla kendi arasına alınca, karanlık araçta onu bulan bakışlarım ıssızlaştı. “Bu gece Mert’in sesini duyamıyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Anladım,” dedim yüzü neredeyse yanağıma dokunacak kadar yakınımdayken. Başımı tamamen ona çevirdim ve fısıldadım: “Önemi yok.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tam kapıya uzanacaktım ki, çenemi tutup yavaşça kendine çevirmesiyle, gökyüzüne yığılan bulutları yırtan beyaz ölüm parçaları, gecenin içinden geçerek yeryüzüne düşmeye başladı. Gözlerim buz sıcağı gözlere dokunduğunda bir şehre ölüm gibi kar yağıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ama Gurur burada,” dedi, “Gurur buradayken şansa ihtiyacın yok.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarını dudaklarıma bastırdığında, gecenin koynunda ıssız ve bir zamanlar yalnız olmama rağmen çok kalabalıktım; şehre ölüm taneleri düşüyor, o beni öperken gözlerimin kenarlarından yanaklarıma yağmurlar yağıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...