18

AURA

02.07.2025

????: Ruelle, Live Like Legends

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Eskiden, henüz kim olduğumu bilmeden önce hep bu dünyadaki görevimin ne olduğunu, neden doğduğumu düşünür dururdum. Bana göre bu, belli bir yaştan sonra tüm çocukların düşündüğü bir şeydi. Öyle olduğunu sanıyordum. Öyle olmadığını anladığımdaysa içimde bir yerlerde Mēness’in bana seslendiğini anlamıştım. Uyanmamı istemişti, görevi hatırlamam için bana yalvarmıştı. Her zaman kendimi ait hissetmediğim o dünyaya zaten ait olmadığımı Mēness bana binlerce kez fısıldamıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Şimdi ait olduğum yerdeydim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Tatlı, sıcak bir esinti saçlarımın arasında hareket ederek saç diplerime ulaşıyordu. Yavaşça gözlerimi araladığımda sisli, mavi bir ışığın odayı aydınlattığını gördüm. Etrafımda yarıya kadar akmış mumların hepsi sönüktü, henüz yeni söndüklerinin emaresi olan dumanların dansını izledim. Boynuma sarılı olan kolun sahibini tanıyordum. Başımı biraz sola doğru yatırdığım an onunla göz göze geldim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Beni izliyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kolu boynumda, saten çarşaf üzerimizdeydi ve çıplak bedenlerimiz birbirine dolanmıştı. Saçları dağınıktı, gözleri kısık baksa da uykuyla mühürlenmiş harelerine hayranlık da resmedilmişti. Bu olmuştu. Tenim tenine, ruhum ruhuna dokunmuştu. Birbirimize karışmış, birbirimizi olmuştuk.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yalnızca dudaklarını oynatarak, “Günaydın,” dedi ve bu kalbimdeki baskıyı arttırdı. Gözlerimi gözlerinden çekmeden sırtımı çıplak, sert göğsüne iyice bastırdım. Öyle çok kalbime bulaşmıştı ki, kalbimde ondan önce ne vardı bunu merak ediyordum. Sanki o yokken, orada koca bir boşluk vardı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gün beyaza dönmüş,” diye fısıldadığımda bu onu belli belirsiz gülümsetti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir elimi çarşafın içinden çıkarıp onun kemikli yüzüne koyduğumda gözlerini biraz daha kıstı. Bedenimin bir kısmını ona çevirdim ve başparmağımla elmacık kemiğini okşayıp parmak uçlarıma iğne gibi batan sakal izlerini takip ettim. Gözlerini bir an olsun gözlerimden çekmiyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İçimden durmadan, benim kalbimin içinde senden önce ne vardı, koca bir boşluktum da seninle mi doldum anlamıyorum, diye mırıldandım ama o hiçbirini duymadı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Şimşekler duruldu.” Bu söylediği şeyi şaşkınlıkla karşıladım. “Durmayacak, bitmeyecekmiş gibi hissettirmişti ama şimdi yoklar.” Dudaklarını yüzünde dolaştırdığım parmağıma bastırdı. “Onları durdurmanın yolu senden geçiyormuş.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hislerinle bağlantılılar,” diye mırıldandığımda kaşlarını çattı. Bir şeyler yerli yerine oturuyordu. “Onları hislerin yönetiyor. Şimdi daha mı az öfkeli ya da endişelisin?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bu söylediklerim onun için saçmalık mıydı bilmiyordum ama kurduğum bağlantı bu olmuştu. Bedenimi tamamen ona çevirdiğimde geri çekilip bana biraz daha yer açtı. Tam yeni bir soru soracaktım ki gözüm göğsüne kaydı ve göğsünün üzerindeki kar tanesi dövmesi dikkatimi çekti. Henüz yeni işlenmiş gibi etrafı kızarmıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bu ne?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Efken başta ne sorduğumu anlamayıp kaşlarını çattı, ardından bakışlarımı takip edip kendi göğsüne baktı. Şaşırdığını gördüm. “Bilmiyorum,” derken de sesi yüzü kadar şaşkındı. Bir an gözleri kendi göğsünden ayrıldı ve benim göğsüme çevrildi. Dudaklarından sert bir küfür koptuğunda irkildim. “Aynısı senin göğsünün üzerinde de var.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Parmaklarımı göğsüme götürüp kafamı eğdiğimde ne hissetmem gerektiğini bilmiyordum. “Beni ilk kez öptüğünde bileklerimizde oluşan dövmenin aynısı,” diye fısıldadım. “Ama bu kar tanesinin şekli, ondan biraz daha farklı.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Birden, “Seviştiğimiz için mi?” diye sorunca yüzümde bir yangınla ona baktım. Yüzüme eğilip yavaşça fısıldadı. “Fark ettin mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Neyi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bileğimi kaldırıp dudaklarına yasladı, dövmenin olduğu yeri öperken gözlerimin içine bakmaya devam etti. “Seni öptüm ve nabzının üzeri damgalandı.” Gözleri kısıldı. “Seni öptüm ve nabzımın üzeri damgalandı.” Yüzü yüzüme yaklaşırken bileğim hâlâ dudaklarındaydı. Burnumuzun ucu birbirine değdiğinde, “Seninle seviştim ve kalbimizin üzeri damgalandı,” diye fısıldadı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Her şeyim, her şeyine karışmıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Efken beni kollarının arasından azat ettiğinde onu izlemeye devam ediyordum. Çıplak koca vücudu aklımı başımdan alacak kadar güzel görünüyordu. Etrafa saçılmış kumaş parçalarından ona ait olanı aldı. Kotunu bacaklarından geçirirken, “Üzerine bir şeyler al, fıstığım,” dedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Henüz duş almadığımız için dizlerimi yukarı çekip, “Duş?” diye sordum çekingen bir sesle.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Onu halletmeye gidiyoruz zaten, yavrum.” Beni süzerken kalbimin atışları asileşti. Yerdeki boxerını ve gece giydiğim kazağı dizlerimin üzerine atıp bana gülümseyince kalbim yerinden oynadı. “Benim olan her şey senin. Tıpkı şimdi üzerine geçireceğin bana ait kıyafetler gibi.” Bakışlarını benden kaçırıp hole doğru bakarken, “Sana eşofman da getireyim,” dedi. O salondan çıktığında farkındalık bir kez daha yüzüme sert bir sol kroşe indirmişti.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerim tekrar çıplak göğsümün üzerindeki dövmeye indiğinde sertçe yutkundum. Ne zaman birbirimizle ilgili derin, bizi bağlayan bir şey yaşasak böyle bir dövme mi oluşacaktı? İlk öpücük, ilk sevişme… Bunların damgalarını ruhumuzda taşıdığımız gibi bedenimizde de mi taşıyacaktık? Saten çarşafı bedenimin üzerine çektiğimde Efken içeri girdi. Elinde bir çift spor ayakkabı ve eşofman tutuyordu. Bir an benimle göz teması kurmadığını fark ettim. Bunu utandığımı düşündüğü için mi yapıyordu hiçbir fikrim yoktu ama yanaklarımın daha da ısınmasına neden olmuştu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bu ayakkabılar annemin,” dediğinde elinde tuttuğu spor ayakkabılara bir defa daha baktım. Eski görünmüyorlardı, hiç giyilmemiş gibi yeniydiler. Yavaşça eğilip ayakkabıları yanıma bırakırken, “Botlarında çok fazla kan vardı,” dedi. “Belki bu ayakkabılarla rahat edersin diye düşündüm.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kan sorun değildi, ben botlarımı giyerdim.” Annesinin ayakkabılarına dokunmak bile mahcup hissetmeme neden oldu. “Onun her eşyası senin için çok değerli olsa gerek.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sen de değerlisin,” dedi Efken birden. “Sen de benim için değerlisin, Mahinev.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

İsmimi yeniden pürüzsüzce telaffuz etmesi beni duraksattı ve geceyi hatırlattı. Hiç beklemediğim bir anda önümde dizlerinin üzerine çöküp kazağı giymemde yardımcı oldu. Uzun saçlarımı kazağın içinden dışarı çıkarırken onunla göz göze geldik.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Saçlarımı parmaklarıyla düzeltirken, “Utanılacak bir şey yapmadık,” dedi bir anda. “Yaşadığımız şeyden dolayı pişmanlık hissetmene neden olacak bir davranışım olmayacak.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Öyle bir davranışın olmayacağını biliyorum. Pişman da olmayacağım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dudakları yukarı kıvrılırken yavaşça doğrulup ayağa kalktı. “Seni kapıda bekliyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

O çıkıp gitti ama söyledikleri benimle kaldı. Ayakkabının içine sıkıştırılmış ince çorapları görünce gülümsedim. Çoraplar onun olmalıydı çünkü giydiğim an ayaklarım içinde kaybolmuştu. Üzerimi giyinip dışarı çıktığımda oradaydı, sedir ağaçlarının önünde beni bekliyordu. Dışarıda yağmurun kokusu vardı, artık şimşekler çakmıyordu ve gök fırtınadan arınmış gibi görünüyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Uzun sedir ağaçlarının arasında yürümeye başladığımızda ikimiz de sessizdik. Dün olanlar hakkında konuşmadık. Ne Kyros ve Kassandra ile ilgili ne de ikimizle ilgili. Annesinin spor ayakkabıları ayağıma bir numara büyük gelmişti, onlara zarar vermemek için çamurlara basmadan yürüyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sonunda ileride daha da artan ağaçların oluşturduğu koruluğa bakıp, “Nereye gidiyoruz?” diye sordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gittiğimizde göreceksin.” Bir an durup göz ucuyla bana baktı. “Bedenin ağrıyor mu?” diye sordu şefkatle.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne? Hayır.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerimi kaçırsam da onun dokunuşundan kaçamadım. Beni kendisine çekip göğsüne yasladı, kolunun altında bir çocuk kadar küçük göründüğümü hissettim. Kolumu yavaşça beline sararak ona karşılık versem de gözlerim ona dokunmadı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Adımlarımız yavaştı, ıslak otların üstüne basarak ilerliyorduk. İlerideki ağaçlıkların arasından gelen ılık serinlik ve su sesleri ilgimi çekince, “Bu ses nereden geliyor?" diye sordum. Efken cevap vermedi, beni ona uydurdu ve ağaçların yarattığı dar aralıktan geçtik. Sanki Varta’ya değil de cennete aitmiş gibi hissettiren kuş sesleri azalmaya, suyun sesi çoğalmaya başladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Efken eliyle büyük bir dalı geri çektikten hemen sonra görüş alanıma giren şelale, dudaklarımın aralanmasına neden oldu. Kocaman olmuş gözlerle şelaleye bakarken, “Çok güzel,” diye mırıldandım. Dibini görebileceğin temizlikte bir su ve tepeden aşağı tazyikle inen çok daha parlak, beyaz beyaz köpüren su… Şelalenin dört bir yanını saran ağaçlar ve kaya parçaları… Burası saklı bir cennet gibiydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Beğendin mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Beğenmek çok sıradan olurdu, hayran kaldım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Şelalenin tazyikle çağlayan suyu yüzüme damlalar hâlinde konuyordu. Efken dalı tamamen çekip geçebileceğim kadar bir alan yarattıktan sonra, “Üzerindekilerden kurtul,” dedi kulağıma doğru. “Mükemmel bir duş olacak.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerimi büyüterek şelaleye bakarken sertçe yutkundum. Kaya parçalarının üzerlerinde buza dönmüş kar birikintileri vardı. Bu soğukta normal iki insan bu şelaleye ayağını bassa ölürdü ama ben bize bir şey olmayacağını biliyordum. Üzerimizdekileri çıkarıp kayalıkların üstüne bıraktıktan sonra ellerimiz birbirine dokundu. El ele suya doğru yürümeye başladık.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bir metreden sonra derinleşiyor,” diye uyardı suya ilk adımımızı atmak üzereyken. “Birkaç adımdan sonra kendini suya bırak, paniğe kapılma.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dudaklarım yukarı kıvrıldı. “Yüzme biliyorum, Yıkım Getiren.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Suyun bıraktığı his soğuk değildi. Bu, bedenimin soğuğa karşı oluşturduğu direnci daha net hissetmeme neden oldu. Bir iki adımdan sonra Efken bizi bir anda suyun içine çekti ve nefesimi tutup gözlerimi sıkıca yumdum. Kötü anılar zihnime doluşsa da onları yok sayabildim. Suya karşı olan korkumu susturabildim. Bacaklarım beline dolanırken suyun dibine gömüldüğümüzü hissettim; çok geçmeden gözlerim usulca aralandı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Masmavi suyun içinde o da tıpkı benim gibi gözleri açık, doğrudan bana bakıyordu. Başımı iki yana sallayarak çok fazla nefes egzersizimin olmadığının mesajını vermeye çalıştım ama beni kalçalarımdan tutarak tamamen kendine çekti ve suyun bulanık maviliğinde gözlerimin içine baktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Başımı iki yana sallayıp yukarı çıkmaya çalıştığımda belimi sıkıca kavradı. Dudaklarının dudaklarıma yaklaştığını gördüm, hemen ardından dudaklarımız birleşti ve ağzının içindeki havayı dudaklarımın arasından içeri bırakmaya başladı. Nefesinin ciğerlerime bana aitmiş gibi akmaya başladığını hissettim. Elim yüzüne gittiği anda Efken bizi yukarı itti, kafalarımız aynı anda suyun yüzeyine çıktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Birden bana öyle çok dikkatli baktı ki, “Ne?” diye sordum kaşlarımı çatarak.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

O da tıpkı benim gibi kaşlarını çattı, dudakları düz bir çizgi şeklinde gerildi ve yüzündeki kusursuz çizgiler ortadan kayboldu. Gözleri hem mavi hem de yeşil gibi duruyordu; yoğun ve dehşete düşürecek kadar güzeldi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

O gözleri yüzüme dikerek, “Çok güzelsin,” dedi sert bir sesle. “O kadar güzelsin ki, benim dokunuşuma ihtiyacın yok. Ama benim sana dokunmaya ihtiyacım var. Sana dokunup güzelleşmeye ihtiyacım var.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Islak, sıcak dudaklarıyla çenemi öpünce kaskatı oldum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Zamanın yarattığı karakterimi değiştiremem. Saul ya da bir başkası olmak, Efken’in kim olduğu gerçeğini değiştirmez. Ama senin yanındayken Efken’den ödün vermeyi öğrendim. İsteyerek değil, ben farkına varmadan oldu bu. Sen beni kendime yabancılaştırıyorsun, biliyorum ki ben de seni kendine yabancılaştırıyorum. Buna karşı koyamıyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Uzun kirpikleri ıslaktı, elmacık kemiklerinin çıkıntısını bariz şekilde ortaya sererek dişlerini sıktı. Tekrar konuşmaya başladığında ruhum yanıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hayatım boyunca kimseye ait olmadım, birinin bana ait olmasını hiç istemedim. İlk kez birini diliyorum. Seni diliyorum. Benimle olmanı diliyorum çünkü ben çok uzun zamandır seninleyim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerim kısıldı, gözleri kısıldı, zaman kısıldı. Gök birden gürledi ve şimşeklerinin bir defa daha açığa çıktığını anladım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bu kez ne hissettiği için onlara hâkim olamıyordu?

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Benim yüzüm onun, onun yüzü benim avuçlarıma yerleştiğinde bir şimşeğin ışığı tam başımızın üzerinde parladı ve çılgınlar gibi öpüşmeye başladık.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

❄️

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Mustafa Baba’nın kulübesinin olduğu arazide esen ıslıklı rüzgâr, koyu renk saçlarımın arasından geçip giderken Efken’in elini tutuyordum. Parmaklarımız birbirine hiç ayrılmaması gereken, birbirine ait iki parçaymış gibi kenetlenmişti. Kulübenin önüne kadar el ele geldik, kulübenin verandasına tırmanırken ellerimiz yavaşça ayrıldı. Gözlerimi ayaklarıma indirdim, hâlâ Efken’in annesinin ayakkabısını giyiyordum. Kulübenin kapısı biz daha kapıyı tıklatmadan açıldı. Zaten yaşlı kurdun varlığımızı daha araziye girmeden önce hissettiğini biliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bu sızıntı da ne?” diye sormasını beklemediğimden kafamı kaldırıp şaşkın yaşlı suratına baktım. Onu bu kadar şaşırtan da neydi? Mustafa Baba’nın zayıf suratına yerleşen şaşkınlık yerini karmaşaya bırakırken, “İkinizin aura rengi mora dönmüş,” dedi, sakallarını kaşıdı. “Mahinev’in kırmızı, senin maviydi. Bu iki aura rengi birbirine nasıl karıştı?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne demek istiyorsun?” diye sordu Efken, gelir gelmez böyle bir şey duymayı ikimiz de beklemiyorduk.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Aura rengi görebilen biri sizdeki değişimi görür.” Bir elini kapıya yasladı. “Evlilik yemini etmediniz, değil mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bu da nereden çıktı?” diye sordum merakla.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evlilik yeminiyle bağlanan kadim ruhların auraları birbirine uyarsa, iki aura karışıp tek renk doğurur. Buna ruhani evlilik derler. Ruhani evliliğiniz tamamlanmış görünüyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Efken ile aynı anda, “Pardon?” diye sorduk.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Siz,” dedi Mustafa Baba işaret parmağını bize doğru kaldırarak. “Ruhani boyutta evlenmişsiniz.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kulaklarım aniden uğuldamaya başladı. Sonunda ne olacağını düşünmeden, bir an olsun tereddüde düşmeden ona karışmıştım. Böyle bir şeyin olacağını beklemiyordum ama bizi bir şeyin beklediğini biliyordum. Kalp atışlarım da tıpkı zaman gibi yavaşladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Omzumun üzerinden Efken’e baktım, hemen arkasında karanlık geceye ağır ağır düşmeye başlamış kar tanelerini gördüm. Ruhani evlilik ne demekti bilmiyordum ama terimin içinde evlilik kelimesinin olması beni şoka uğratmıştı. Efken’in de donmuş bir şekilde Mustafa Baba’ya baktığını görebiliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Mustafa Baba, “İçeri geçin, dışarıda ruh büken soğuğu var,” dediğinde hiç beklemediğim anda Efken tekrar elimi tuttu. Parmaklarımız birbirine geçti ve eşikten ilk adımı attık. İçeride yanan şöminede yükselen alevlerin ışığı bizi karşıladı ama ne ısıyı ne de soğuğu hissedemedim. Donmuş hâlde tek bir noktaya sabitlenmiş bakışlarımı kaldırıp kimseye bakamadım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Mustafa Baba, post örtülü sallanan ahşap koltuğuna ilerlerken, “Demek ruhani evlilik ha? Bu beklediğim bir şeydi ama bu kadar çabuk olacağını düşünmemiştim,” dedi düşünceli bir sesle. “Auranızın birbirine uygun olduğu kâinatın bile bildiği bir şey. Siz Mēness ve Saul olarak doğduğunuz zamanlarda da auralarınız birbirine aitti.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Efken elimi daha sıkı kavrayıp bana benim kadar şaşkın olduğunun ama sakin olmam gerektiğinin mesajını verdiğinde, kafamı kaldırıp yaşlı adama baktım. Yaşlı kurt sallanan sandalyesine oturdu, bacak bacak üstüne attı ve ellerini karnının üzerine koyarak bize baktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Aval aval suratıma bakacağınıza şu döşeğe oturun.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Suratına normal bakabileceğimiz bir şey söyleseydin, böyle bakmazdık,” dedi Efken, sesinin ilk kez öfkeli çıkmadığına şahit oldum. Bu kez o seste duyduğum şey derin, altında anlamlar olan bir şaşkınlıktı. Beni elimden tutup döşeğe yönlendirdi. Mustafa Baba’nın tam karşısındaki döşeğe yan yana otururken de ellerimiz ayrılmadı ve bu ayrıntının yaşlı adamı gülümsettiğini gördüm.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Görüyorum ki karı koca ilişkiniz çoktan başlamış,” dedi gözleri hâlâ ellerimizdeyken. “Ellerini onun üzerinden ayırmak bile istemiyorsun, değil mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Her seferinde bizi dumura uğratacak yeni bir bilgin var, değil mi?” Efken, yaşlı adamın sorusuna bu soruyla karşılık verdiğinde ortamda sadece ateş seslerinin yükseldiği bir sessizlik oluştu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tek seferde her şeyi anlatsaydım kafanızda ne kalırdı?” Mustafa Baba yeniden işaret parmağını kaldırıp Efken’e doğrulttu. “Her şeyi tek seferde öğrenirsen, öğrendiklerin arasında en çok ilgini çekene yoğunlaşırsın. Ama tek tek öğrenirsen, her biri senin için ilgi çekici bir bilgidir. Hiçbirini görmezden gelmemiş olursun.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Mantıklı mantıklı konuşup sinirimi tepeme toplama benim,” diye huysuzlandı Efken.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yalan mı? Evlilik konusuna değinmesi gereken kişi ben değilim, sizsiniz. Size nasıl evlendiniz diye bile sormayacağım çünkü muhtemelen bunu siz de bilmiyorsunuz. Ama bir bağlılık yemini edilmiş, yoksa bu evlilik bu kadar kolay gerçekleşmezdi.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Seninim, Mahinev.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Efken’in sesi zihnimi pençeleriyle kazıdığında ürperdim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Efken, bu konuyla ilgili binlerce sorusu olsa da hiçbirini soramıyormuş gibi bir süre takılıp kaldı, öylece Mustafa Baba’yı izledi. Sonunda sadece, “Yani şimdi bu kız benim karım mı?” diye sordu saf saf.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerim irileşti ama tek kelime edemedim, tek hissettiğim kalbimin yerinden çıkacak gibi atıyor oluşuydu. Mustafa Baba gülmesini durduramadı, gözlerini Efken’in yüzünde dolaştırırken eğlendiği her hâlinden belli oluyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ruhani boyutta öyle gibi duruyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sikeyim ruhani boyutunu, benim için önemli olan bu boyut.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gören de evlenmeye çok meraklı birisin sanacak,” dedi Mustafa Baba, Efken bu cümleyle beraber aniden gerildi. Omuzlarının dikleştiğini gördüm.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne ilgisi var?” diye söylendi. “Anlamaya çalıştığımdan sordum. Bu ruhani boyut, bu boyutu etkiler mi anlamında sorulmuş bir soruydu sadece.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gerçekten o anlamda sorduğu bir soru muydu? Ellerimiz birbirine bağlıyken bu söylediği şeye inanmıyordum açıkçası. Kalbimde bir yerlerde, bir enkaz gibi varlığını sürdüren o duygunun beni daha ne kadar yıkabileceğini düşünürken, şimdi her şey daha da karanlığa gömülmüştü ve artık o enkaz karanlığın içinde kaybolmuştu; vardı ama göremiyordum. Karanlık bu defa güvende hissettiriyordu. O enkaz orada olsa da artık o enkazı görememek, bir gün bu duygunun beni mahvetmeyeceğine inanmamı sağlıyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Mustafa Baba, “Evet, ruhani evlilik büyük bir şey, bedeninizde bir sızıntıya da neden olmuş ama esas mesele daha büyük bir şey olmasa kapıma gelmezdiniz herhâlde. Sürüyle ilgili bir sorun mu var?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sızıntı ne demek?” diye sordum diğer soruyu ekarte ederek.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Yüksek enerji. Gerilim hattından farksızsınız. Bu pek tabii diğer insan dışı varlıkların ilgisini çekecektir. Zaten bir aradayken her zaman bir enerji açığa çıkarıyordunuz, şimdiki sızıntı daha fazla.” Derin bir nefes aldı. “Sorun sürüyle ilgili değil sanırım?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Efken el eleyken işaret parmağıyla eklem kemiklerimin üstünü okşamaya başladı. Dalgın bir şekilde zemine bakarak, “Hayır,” dedi. “Sürü sadık, söylediklerimi ikiletmiyorlar. Korulukta kendileri için bir kulübe inşa etmeleri için onlara yardım ettim.” İşte bunu bilmiyordum, göz ucuyla ona baktım. “Gidecek yerleri yok gibi duruyordu,” derken açıklaması bana gibiydi. “Benim yakınımda olmak onlara evlerinde gibi hissettiriyor. Bu yüzden yaptım. Geçici de olsa bağlılıkları var.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O zaman mesele ne?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Mesele cadılar,” dedi Efken. “Harekete geçtiler. Dün iki tanesi yolumuza çıktı. Birini ortadan kaldırdım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ortadan kaldırdın?” dedi Mustafa Baba kaşlarını kaldırarak.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet. Ona saldırmıştı.” Elimi daha sert kavradı. “Ben de gerekeni yaptım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Peki diğer cadı? Onu elinizden kaçırdınız mı yoksa?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hayır,” dediğimde Efken göz ucuyla bana baktı. “Efken, onu bıraktı.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Neden böyle bir şey yaptın?” diye sordu Mustafa Baba öfkeyle. “Ne şekilde saldırdığınızı, gücünüzü nasıl kullandığınızı görmüşse diğerlerine bilgi verir. Bu savaşta işinize yaramaz, sizi zayıf hâle getirir.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Görecek hâlde değildi,” dedi Efken sabit bir sesle. “Kardeşi için ağıt yakıyordu.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Cadılar kardeş miydi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tek yumurta ikizi,” dedim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hangi klandan? Mensup oldukları soy ağacını biliyor musunuz?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Elbette bilmiyoruz,” dedim ama Efken sakince, “Muska Cadılarından,” dedi. Tek kaşımı kaldırarak ona baktım. “Nereden bildiğimi ben de bilmiyorum ama biliyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Muska Cadıları mı? Onlar hâlâ var mı?” Mustafa Baba huzursuz olmuş gibi ayağa kalkıp ellerini arkasında birleştirerek evin ortasında volta atmaya başladı. “Türleri ayırt etmeyi öğrenmişsin ama esas meselemiz bu değil. Onu bırakmamalıydın.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bilerek bıraktım. Beni görmesini istedim. Neyle savaşacaklarını gidip onlara anlatacak, onlar da savaşı göze alamayacak.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Neyle savaştığını mı?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Aptala yatma, moruk. Bildiğini biliyorum.” Efken ellerimizi ayırdığında boşluk hissiyle yumruklarımı sıktım. Dövmeli parmaklarını çıtlatıp, “O şimşek yağmurunun nedeninin ben olduğumu hepiniz biliyorsunuz zaten. Ama sen fazlasını biliyorsun. Her zamanki gibi kaçak dövüşüyorsun, hepsi bu,” dedi suçlayıcı bir dille. “Yıllarca benden koca bir köpeğe dönüştüğünü sakladığın gibi, bunu da saklama.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Uzun zamandır dönüşmüyordum,” diye söylendi Mustafa Baba. “Saul’un karanlık gölgesinin uyandığını mı ima ediyorsun? Bu sadece uyku hâlinde horlamak gibi bir tepkime olabilir, şimşekler sadece anlık olarak kendini göstermiştir.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Efken, “Ya?” dedi sorar gibi, ardından omzunun üstünden arkamızda kalan pencereye baktı ve tam da o anda ileride mavi, kalın bir damara benzeyen parlak şimşek göğü ikiye yardı. Mustafa Baba’nın çatık kaşlarla pencereye baktığını gördüm. “Bu da bir tür horultu mu, babalık?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“O cadıya bu güçle saldırdığını söyleme bana.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tamamını kullanmadım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bir kısmını gördü ama?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet. Bunu diğerlerine anlatacaktır.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Aptal mısın sen? Seni aşk mı bir aptala çevirdi?” diye bağırdı Mustafa Baba. “Nemesis, tüm âlem için sonsuz, kudretli bir karanlıktır ve sadece uğursuzluğu getirir. Gücünün özünün ne olduğunu anlarlarsa tüm ırklar seni kabullenmek yerine senden kurtulmak ister!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kalbim endişeyle kasılsa da Efken, “Bağırmayı kes, karşında çocuk yok senin,” dedi sakince. “Hepsinin hafızası mühürlü. Nemesis, onların hafızasını geri çekilmeden önce zaten mühürledi. Benim bu dünya üzerindeki Nemesis’in sahibi olduğumu ya da Nemesis olduğumu, her ne sikimse, bunu senden ve Medusa’dan başka bilen biri yok. Onlar sadece Saul’un kudretli gücünü gördüklerini sanacak.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bir cadı senden şüphe edecek olursa kadim büyülerle senin kim olduğunu ortaya çıkarmaz mı sanıyorsun?” diye bağırdı Mustafa Baba. “Nemesis’in mührü kırılmaz sanıyorsun ama o intikamın gölgesinin bile mührünü kırabilecek güce sahip kadim büyüler var bu dünyada!”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Nemesis’ten daha güçlü bir büyü yok bu siktiğimin evreninde.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Öyle mi?” Mustafa Baba sırıttı. “Peki ben nasıl biliyorum Nemesis’i? Senin mührün benim zihnime yetmedi mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çünkü sen-” Efken birden sustu. “Sen benimle ilgili her şeyi bilirsin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kadim büyülerle aram olmasa Nemesis’in mührünü nereden bileyim, salak adam?” diye sordu sertçe. “Seninle ilgili her şeyi bilmem gerektiği için ölümcül büyülere bulaştım ben. Sen canını yaktığın o tek yumurta ikizlerinden birinin senin kim olduğunu tüm çıplaklığıyla görebilmek için kadim büyülere canı pahasına bulaşmayacağını mı sanıyorsun?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bu aklına bile gelmez,” dese de Efken’in afalladığını görebiliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Zekisin, karanlık bir zekân var, şeytanı bile kandırırsın ama konu Mahinev olduğunda nasıl da küçük bir çocuğa dönüşüyorsun. Onu koruma içgüdünün ona zarar vermekle aynı yolda ilerlediğini fark ettiğinde, yaptıklarından pişmanlık duyacaksın. Anlık hislerle aldığın kararlar seni çıkmaza sokar, Efken.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gerekirse her şeyi yok ederim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Mustafa Baba gülümsedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Onun için, değil mi?” diye sorduğunda suçluluğun göğsüme bir insan gibi oturduğunu hissettim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet,” dedi Efken gözünü kırpmadan Mustafa Baba’ya bakarken. Aniden elimi tuttu. “Mahinev için.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Kalbim yavaşladı ve sonra birdenbire atmayı kesti. Camdandı da baskıya dayanamayıp patlamış, göğüs kafesim can parçalarımla dolmuştu sanki. Efken elimi daha sıkı kavradı ve “Kılına zarar gelmesine izin vermeyeceğim,” diyerek bu kesin cümlenin altına sesiyle imza attı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Peki şimdi ne yapacaksınız?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Cadıların gelip gelmeyeceğinden emin değiliz,” dedi Efken, “ama yine de hazırlanacağız.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Onların bir azınlık olması sizi rahatlatmasın. Bazen azınlıklar, en kalabalık savaşlardan galip olarak ayrılır.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bir sorunumuz var,” dediğimde Mustafa Baba bana endişeyle baktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sertçe yutkundum ve “Çöl Cadısı’ndan sonra Samuel’in de ölümünü ona söylemiş bulundum. Yani arkamızda bıraktığımız cadının elinde tam üç cadı ölümü bilgisi var.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Samuel sorun değil, bunu bilmeme ihtimalleri yok zaten ama cadının ikizini öldürmeniz diğer cadılar tarafından olmasa da o cadı tarafından bize büyük sorunlar doğurabilir.” Mustafa Baba bir iç çekip gözlerini tekrar cama çevirdi. “Efken,” diye fısıldadı. “Bu şimşeklerin nedeni öfken mi yoksa endişen mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Şimşeklerin parlak ışıkları Mustafa Baba’nın kulübesine doluşurken benim de merak ettiğim buydu ama bu sorunun cevabını Efken’den alamayacağımızı biliyordum.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sezgi’nin kendini geliştirmesi gerek,” dedi Mustafa Baba, elleri arkasında bağlı şekilde şimşekleri izlerken.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sezgi tüm cadılara tek başına karşı koyacak değil,” dedi Efken çatık kaşlarla. “Bir şeyleri daha net hatırlasa, içgüdüleri ona ne yapması gerektiğini söylese kâfi ama bu da kolayca olacağa benzemiyor. Sen her şeyi boş ver, bunak. Bana şunu söyle. Manbel ile ilgili bizden sakladığın bir şey var mı?” Efken’in dudaklarındaki küçümseyen gülümsemenin nedenini biliyordum. Mustafa Baba da aynı alaycı gülümsemeyle ona baktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Her şeyi bildiğimi düşünüyorsan, bunu da bildiğimi biliyorsundur.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Neden söylemedin?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Onu yakından görene kadar kim olduğunu bilmiyordum. Tek bildiğim Yaren’in babasının da bir doğaüstü olduğuydu. Tabii o kadar kötü bir mahlukat olduğundan bihaberdim. Halanın hep kötü erkek seçimleri olmuştur.” Mustafa Baba içtenlikle gülümsediğinde Efken de gözlerini devirdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Halam ve kötü erkek seçimlerinden babam da hep bahsederdi,” diye söylendi. “Tabii o kötü erkek seçimlerinin gerçekten somut kötülük olduğuyla ilgili fikrim yoktu. Yani bu adamı nereden buldu ki bu kadın?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Baban bir Alfa’ydı, Efken. Dolaylı yoldan kanla bulaşmış doğaüstülük halanın genlerinde var. Doğaüstü doğaüstüyü çeker, halan güzel bir kadındı. Manbel gibi kötü adamlar, güzel kadınlara karşı koyamaz. Tabii ki fark edince çok şaşırdım. Savaşın sonunda Manbel’in bunu itiraf edip ortadan sıvışacağına emindim. Üstelik Manbel’i de suçlayamıyorum, muhtemelen kızı olduğunu son âna dek fark etmemişti. Yaren’i canlı olarak gördüğü anda anlamış olsa gerek.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yaren’in uzaktaki suretine bakışını hatırlayınca Mustafa Baba’ya hak verircesine başımı salladım. Mustafa Baba da bana gülümseyip gözlerini tekrardan Efken’e çevirdi. “Manbel bu savaşta sizin için iyi bir silah olurdu. Cadılar yara izlerinden hiç hoşlanmaz, Manbel de yara izleri konusunda bir ustadır.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ortalarda yok ki. Geri döneceğini söyledi ama hâlâ gelmedi.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Manbel kötü bir yaratık da olsa kendi kanından biri sizin aranızda. Cadıların saldıracağına dair tahminleri zaten vardır. Kızı için geri dönecektir. Siz Yaren’e bunu nasıl açıklayacağınızı düşünmeye başlayın. Yaren her ne kadar hırçın bir yaban gülü gibi görünse de o aslında fanustaki gülden farksız. Duyguları incinecek.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Şu an için bu karmaşada ona tüm bunları söyleyemeyiz,” dediğimde Mustafa Baba beni başını sallayarak onayladı. “Üstelik Manbel de ortalarda yok. Geri dönecek mi dönmeyecek mi bilmiyoruz. Kızının peşinden geleceğini söylesen de ben o ucubeye güvenmiyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Manbel’in döneceğini düşünüyorum. Siz kadim büyülerle ilgili öğrenebildiğiniz her şeyi öğrenin. Büyüyü büyüyle durdurursun. Şu arkada bıraktığınız cadının Efken ile ilgili her şeyi öğrenmemesi için mührü kadim büyüyle güçlendirmelisiniz. Bir başka kadim büyü mührü kıramamalı.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sen büyülerden anladığını söyledin,” dediğimde bana acı acı gülümsedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çok yaşlıyım, üstelik Efken’e geleceğinde kim olduğunu verebilmek için kadim büyülere canımı takas ettim. Yeni bir takas yapamam. Büyülerin hepsi insanlara benzer. Hepsi benzersizdir.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Gerekeni yapacağım. Sürü çok yeni, onların başında durup onlara öğretmen gerekenleri öğretebilir misin?” Efken’in sorusu Mustafa Baba’nın gururla başını sallamasına neden oldu. Bu tekliften hoşlandığı kesindi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Elbette. Hepsini sıkı bir eğitimden geçireceğim.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sana inanmayı seçiyorum,” dedi Efken ayaklanırken. “Hadi Medusa, gidiyoruz.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ayağa kalkıp arkasından ilerlemeye başladığım sırada Mustafa Baba birdenbire, “Ruhani evliliğiniz adına mutluyum,” deyince ikimiz de olduğumuz yerde duraksadık.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Efken bir şey söylemedi, ben de söylemedim ama kalbim öyle şiddetli vurmaya başladı ki kapı açılıp arazide salınan ıslıklı rüzgâr bile kalbimin atış seslerini kesemeyecek sandım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Karanlık aracın içinde yalnız başımıza kaldığımızda ve Mustafa Baba ileride nokta kadar kalan kulübenin kapısını kapattığında ikimiz de sessizdik. Ne o tek kelime ediyordu ne de ben bir şeyler sormak için dudaklarımı aralıyordum. Öyle sessizdik ki sanki o sessizlikte birbirimize anlatmaya çalıştığımız çok şey gizliydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Cipi çalıştıracağı ânı beklesem de bunu yapmadı. Konuşmak istediğini, ağzının ucunda benim için sakladığı cümleler olduğunu o zaman anladım. O da tıpkı benim gibi durumu anlamlandırmaya mı çalışıyordu? Aslında ben durumu anlamlandırmaya çalışmanın da ötesindeydim. Durumu çok anlamlandırmıştım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Duygusal bir anlam yüklemek saçma mıydı bilmiyordum ama yaptığım tam olarak buydu. Bir yanım merak ediyordu, sadece ruhsal boyutta da olsa benimle evlenmiş olduğunu duymak onu rahatsız mı etmişti? Ne hissetmişti? Elimde bir şans olsa bunu bilmek için kullanır mıydım bilmiyordum çünkü eğer bu onu rahatsız etmişse, bunu bilmek istemezdim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Karanlıktaki sessizliği, “Nasıl hissediyorsun?” diye mırıldanması böldü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sesi ışık gibiydi, zihnimi aydınlattı ve düşüncelerimin tamamen çıplak kalmasına neden oldu. Şimdi kendimden sakladığım düşünceleri bile daha net görüyordum. Başımı çevirip ona baktım, gözlerinin bende olduğunu bilsem de göz göze gelmemiz kalbimdeki karıncalanma hissine engel olmaya yetmedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ne konuda? Eğer dün olanlardan bahsediyorsan, pişman hissetmiyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bakışları derinleşti. “Bahsettiğim bu değildi.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Öyleyse ne?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Moruğun söyledikleri hakkında ne hissediyorsun?” Beklentiyle gözlerini kıstı. “Şu aura meselesi.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Evlilik yerine aura kelimesini kullanmasına üzülsem mi yoksa gülsem mi bilemediğimden bakışlarımı ön camdan dışarı çevirerek, “Ne hissetmem gerektiğini bilmiyorum,” dedim. Ne hissettiğimi bilsem de ona söylemek istemedim. Birlikte olduk, bu esnada bana bağlılık yemini etti diye bu ruh ile bağlantılı olan evlilikten hoşlanacağı anlamına gelmezdi. İşleri onun açısından zorlaştırmak istemiyordum. Zaten yeterince karışıktı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Konuyu değiştirmeye karar vermiş olacak ki, “Peki bedenin nasıl?” diye sordu, bu soru daha da utanmama neden oldu. “Kadınların ilk seferleriyle ilgili pek bilgim yok. Bazen ağrılı olabileceğini duymuştum. O yüzden soruyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Pat diye sormasan daha iyi olabilir,” diye fısıldadım. “Bedenim gayet iyi. Ters giden bir durum yok.” Gözlerimi ona çevirdim. “Ama yol üzerinde bir eczaneye uğrayabilir miyiz?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Neden?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ona bunu açıklamak zorunda olmanın koca bir karın ağrısı olduğunu anlatmak ister gibi baktığımda kaşlarını çattı. Konu ben olduğumda mı böyle çocuksu bir şekilde saflaşıyordu yoksa gerçekten bu konuda böyle miydi? Hiç sanmıyordum. Konu cinsellik ise o benden daha bilgiliydi ama şu an ona bilgi vermesi gereken konumda olan kişi bendim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Korunmadık,” dediğimde bir an ikimiz de duraksadık, birbirimize bakakaldık.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ha, evet,” dedi birden ifadesini toparlayarak. “Ertesi gün hapı gerekiyordu, değil mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Pek bilgin yok gibi,” dediğimde başını olumla anlamda salladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Korunmadan bir şeyler yaşamadım, dediğim gibi.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Söylediği şey içimde bir şeyi dürtüp beni rahatsız edince gözlerimi üstünden çekip, “Tamam,” dedim. “Durursun bir eczanenin önünde.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Canını sıkacak bir şey mi söyledim?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Hayır. Soru sordum, sen de cevabını verdin.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Duyguların içime indirdiği darbeler çoğalıyor, Efken’e hissettiklerim her an daha da çoğalarak karanlık gölgelere dönüşüyordu. Onun içimdeki varlığına can veren duyguların bu kadar keskin hissettirmesi tuhaftı, sanki içimi kesiyordu, sanki duyguların keserek açtığı yaralardan akan kan bile duygularımı besliyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Eli çeneme kayınca içimde yaktığı ateşe çıralar düşmüş gibi hissettim. Gözlerimizi buluşturmak için başımı kendisine doğru çevirdi ve “Sorduğun soruların cevapları seni kızdıracaksa neden soruyorsun?” diye sordu yavaşça.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kızdırdığını kim söyledi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözleri kaşlarıma kaydı, dudaklarında belli belirsiz bir tebessüm gördüm. “Surat ifaden söyledi. Güzel suratın her şeyi açık ediyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Birileriyle bir şeyler yaşadığın için sana neden kızayım ki?” diye sorduğumda, bu sorunun cevabı ortamızda asılı duruyormuş gibi birbirimize baktık. İkimiz de bunun ne olduğundan bahsedemiyorduk ama ortada duran şeyin dağılıp parçalanmasından korkuyorduk. Varlığından hiç bahsetmesek de varlığını seviyorduk.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ben sana kızardım,” deyince bakışlarım dudaklarına dokundu, o konuşmaya devam etti. “Hakkım yok, evet ama sanırım bu hissi durduramazdım. O yüzden seni anlıyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerinin içine tekrardan baktığımda kendimi tutamadım ve gözlerimi şaşkınlıkla kırptım. “Anlıyor musun?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet, anlıyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Dudaklarını çeneme bastırıp geri çekildiğinde sertçe yutkunup, avuçlarımı yumruk şeklinde sıkıp dizlerimin üzerine koydum. Efken aracı çalıştırdığında aramızda başka bir diyalog geçmedi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Cip nihayet evin önüne geldiğinde elimde bir poşet tutuyordum. Poşetin içindeki ilacı görmelerini istemediğimden ilaç kutusunu çıkarıp eşofmanın geniş cebine koydum. Efken’in bakışlarının merkezinde olduğumu fark edince telaşla ona baktım. “İnelim mi?” diye sordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sen in, ben geliyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Seni tek bırakmak istemiyorum,” diye mırıldanınca bakışlarımız karanlık aracın içinde ateş gibi yanmaya başladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Korkmuyorum ki.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Korkmadığını biliyorum, Mahi.” Hareketsiz hâldeki aracın direksiyonuna dokunmaya devam ederek ön camdan eve doğru baktı. “Sadece tek bırakmak istemiyorum.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bu söylediğine verecek cevap bulamadığımdan sessizce poşeti aracın ön konsolundaki boşluğa koydum. Cebimdeki ilacı son kez kontrol edip emniyet kemerimi çözdüm ve kapıyı açmamla kar soğuğu yüzüme çarptı. Yanaklarımın ne kadar ısındığını, kar soğuğu yüzüme çarpıp anlık olarak derimi yakınca anladım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Aracın önünden geçip karlı yolda ilerleyerek verandaya doğru yürümeye başladığımda arkamdan geldiğini duydum. Verandanın basamağından ilk adımı attığım an sokak kapısı sertçe açıldı ve Sezgi çatık kaşları, alev gibi parlayan yeşil gözleriyle bana bakmaya başladı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Neredesiniz siz?” diye sorarken sesinden endişesi de okunuyordu. “Dün aradın, sonra ortadan kayboldunuz. Aradım ama açan olmadı.” Telefonun zil sesini bile duymamış olmamıza şaşırarak sessizce Sezgi’ye bakmaya devam ettim. “Gece rüyamda hiç hayra alamet şeyler görmedim. Başınıza bir şey geldi sandım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Birden duraksadı ve hemen arkamda dikilen Efken’e baktı. O an, Sezgi’nin de Mustafa Baba gibi aura görebildiğini anladım. Şaşkınlığı kelimelerle can bulamadı çünkü tam konuşacakken arkasında Ceyhun’un belirdiğini gördüm.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Ceyhun, Sezgi’nin omzuna küçük bir öpücük kondururken, “Sana her şey yolundadır demiştim,” dedi yatıştırıcı bir sesle.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Sezgi şaşkın şaşkın ikimize bakarken sessizce, “Evet,” diye mırıldandı. “Şükürler olsun ki buradalar.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Az daha Crystal’e haber verecekti, ortalık birbirine girecekti,” dedi Ceyhun. “Sapphire denen kız bir köşede ağlayıp durdu. Onun küçük bir bebek olmadığından, genç bir kadın kılığında aramıza sızmadığından eminiz değil mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sizi endişelendirdik, kusura bakmayın,” diyerek Sezgi’nin yanından geçtim ve Ceyhun’a gülümsedim. Sapphire’ın hızla salondan çıkıp önümde dizlerinin önüne çökmesini beklemediğimden nutkum tutulmuş hâlde kıza bakakaldım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çok korktum,” diyerek avuçlarını dizlerine bastırırken başını önüne eğmişti. “Sizi ele geçirdiler, size zarar verdiler sandım. Şehirdeki karanlık ölçülere sığmayacak kadar fazlaydı. Buralarda karanlık güçler kol geziyor, efendim. Size zarar gelseydi ne yapardım?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

O karanlık güç hemen arkamda dikiliyordu ama iyi niyetli Sapphire’ın bununla alakalı bildiği tek bir şey dahi yoktu. Bu mührü kırabilen tek kişi Mustafa Baba’ydı, peki ya ben nasıl Nemesis ile ilgili bazı şeyleri hayal meyal hatırlıyor gibiydim? Kan Yemini’ni benim yaratmamla alakalı olabilir miydi? Bu yemini yaratmak beni tüm kadim büyülerden ve mühürlerden korumuş muydu?

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sapphire, her şey yolunda,” diyerek eğilip omzuna dokundum. “Önümde diz çökmek yok. Bu konu hakkında konuşmuştuk, değil mi?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Burnunu çekerek kalkarken, “Çok üzgünüm, efendim,” diye fısıldadı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Mahinev. Bana Mahinev demen yeterli güzelim.” Arkamı döndüğüm an Efken’e çarpmak duraksamama neden oldu. Sert, akılda kalıcı kokusu dün gece tenime sinmemiş gibi yeniden ciğerlerime doluştuğunda dizlerimin bağının çözüldüğünü hissettim.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Affedersin,” diye mırıldanarak yanından sıyrıldığım sırada içine derin bir nefes çektiğini, akabinde bu nefesi çekmesinin nedeninin saçlarımı koklaması olduğunu anladım.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sezgi, dün her şey çok tazeyken bunu sana telefonda söylemek istemedim ama cadılardan iki tanesine bu yakada rastladık. Beni takip ediyorlardı,” dedim doğrudan konuya girerek. Sezgi bunu zaten hissetmiş gibi kollarını bedenine sarıp başını salladı, göğsünde bir boşluk varmış gibi yavaşça nefes aldığında olan biteni bildiği hissine kapıldım. “Neler oldu az çok tahmin ediyor gibisin,” diye mırıldandım, sesim çekingen çıkmıştı.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Tahmin etmesi zor değil. Gece rüyalarımda rahat bırakılmadım. Bir şey beni çağırıp durdu. Sanırım cadılar tarafından çağırılıyorum, tüm cadılar birbiriyle iletişim kurmaya çalışıyor.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bir şeyler hatırlıyormuş gibi şakaklarına dokundu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Katedrallerde toplantılar olur. Bu toplantıların sonucunda hiçbir cadının hiçbir savaşa katılmayacağına dair vaazlar verilir. Hislerimin ve rüyalarımın söylediği şu ki, cadıların ayaklanması için uğraşan bir güruh olsa da cadıların çoğunluğu bu kalkışmaya karşı çıkıyor. Henüz bir azınlık olsalar da peşinizdeler.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Küçük bir an için sustu, sessizliği çok kısa sürdü.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gözlerinde saklayamadığı bir vicdan azabıyla, “Gece bir cadının öldürüldüğü haberini rüyamda aldım. Beyaz kefene sarılı erkek bir cadıyı ellerimle köknarların arasına gömüyordum,” diye fısıldadı. “O cadıyı yok etmeseydin seni yok etmeye çalışacağını da biliyorum. Cadının kefenin içinden dışarı çıkan bileğinde senin saçların vardı, bileğine dolanmıştı.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Az daha onu öldürecekti,” dedi Efken acımasızca. “O onu öldüremeden, ben onu öldürdüm.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Efken’e çatık kaşlarla baktığımda bunu önemsemedi, Sezgi de önemsemişe benzemiyordu ama yine de o da bir cadıydı ve aralarında bir bağ olsun ya da olmasın bir cadının bir cadı için yas tutması çok normal geliyordu. Hiçbir bilgim olmamasına, her şeyi yeni öğreniyor olmama rağmen bir Mar zarar görse kesinlikle yas tutardım, hatta çok daha fazlasını hissedebilirdim; bu acı beni ağlatabilirdi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Sezgi, şu an bunları söylemek için çok erken belki biliyorum ama kadim büyülerle ilgili bildiğin bir şeyler var mı?” diye sordum umutla. “Hatırladığın, içgüdüsel olarak bildiğin herhangi bir şey?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Kadim büyülerle ilgili araştırmalar yapıyorum,” demesi heyecanlanmama neden oldu. “Bir şeyler hatırlıyorum ya da dediğin gibi, içgüdülerimde bu var. Ben bir Kızıl Cadı’yım, benim mensup olduğum soy ağacındaki herkes kadim büyülerin papazları olarak bilinir. Kadını, erkeği, çocuğu. Daha kundaktayken kadim büyülerle donatılır.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Hızlı adımlarla mutfağa gitti, birkaç tıkırtı sesinden sonra elinde bir kitapla mutfaktan çıktı. Büyük, ciltli bir kitaptı ve Sezgi sayfaları açtığı an sayfaların eski kokusu keskin bir şekilde burnuma doldu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Bu kitabı geçen sabah şehir kütüphanesinden aldım. Sembolleri görünce beynimde şimşekler çaktı, içgüdüsel olarak bu sembollerin hepsini tanıdım. Yani bu da demek oluyor ki, kadim büyülere yatkınlığım var. Çünkü bu sembollerin tamamı kadim büyülerin alfabesinde olan harfler.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“İşte ihtiyacımız tam olarak bu,” dediğimde Sezgi kafasını kitaptan kaldırıp bana baktı. “Sezgi, kadim büyüleri bir an evvel eline alman gerek.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Çok mu acelesi var?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Evet.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Neden diye sormaya korkuyorum ama neden?”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Efken’i kadim büyülerle korumaya alman gerek,” dediğimde tek kaşını kaldırdı. “Çünkü cadıların bilmemesi gereken bir şey var.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ben de bir cadıyım.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Ama dostumuzsun.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Başımızı yeni bir belaya çoktan soktuk, değil mi?” diye sorarken korkmuş görünüyordu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Gülümsemem zayıftı. “Teknik olarak zaten beladaydı.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Yaren’in odasının kapısı açıldığında hepimiz ürperip sesin geldiği yöne döndük. Yaren bir iki adım atıp koridorun ortasına kadar yürüdü. Ne düşündüğünü bilmiyordum ama gözleri her birimizde uzun süre oyalandı. Önce Ceyhun’a baktı, sonra Sezgi’ye, Sapphire’a, bana ve en son abisine.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

“Abi,” diye fısıldadı. “Bende ters giden bir şeyler var.”

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Bu, Yaren’in bayılmadan hemen öncesinde kurabildiği son cümle olmuştu.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.

Aynı zamanda ilk cümleydi.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.