02.07.2025
????: E.S. Posthumus, Unstoppable
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Varlığı, kalbime zehrini içinde taşıyan tehlikeli bir yılan gibi dolandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Okyanusun dibine, kafam suyun dışındayken ayak basmaya çalışmak gibiydi. İçimde sakladığım, yarattığım dünyayı beslediğim nefesim göğsüm boyunca sürtünüp boğazıma tırmandı ve keskin pençelerini altında saklayan kalın parmaklarıyla boğazımı kavradı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Buradaydım, çok da kısa sayılmayacak kadar zamandır onunlaydım. Onunla ilgili birçok şeyi bildiğimi sanıyordum, en azından tahminlerim vardı. İnsanları sevmiyordu mesela ama gördüğüm kadarıyla insanlar onu seviyordu. İnsanlarla ya iş için ya da cinsellik için bağ kuruyor gibi görünmüştü gözüme. Bu düşünce benim vardığım bir ön yargı değildi, bu düşünceyi bana aşılayan o olmuştu. Cinselliğe olan düşkünlüğünü anlayabilecek kapasitedeydim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Biriyle duygusal bağlar kurması imkânsıza yakındı evet ama fiziksel yakınlığı sık sık kurduğu kesindi. O yüzden söylediği şey ağır ve karmaşık hissettirmişti. Bir an için tüm dünyayla bağlantıyı koparıp sadece gözlerine odaklandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bana biraz sokulduğunda onun nefesinin ciğerlerime sindiğini hissediyordum. Uzun kirpiklerinin altında parlayan gözleri sorguyu alt kirpiklerine dek akıtmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Medusa?” diye fısıldadı, sesi sakin, gözleri temkinliydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarım aralandı, ardından az önce dudaklarının tadını aldığım için tuhaf bir uyuşuklukla geri kapandı. Şu an ona nasıl baktığım konusunda tek bir fikrim yoktu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tek kaşını kaldırıp karanlıkta gri görünen gözleriyle bir perdenin ardından beni izliyormuş gibi yüzüme baktı. “Her şey yolunda mı?” diye sorarken sesinde karmaşa vardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benimle dalga mı geçiyorsun?” diye sordum gözlerimi gözlerine dikerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşları alayla havaya kalktı. “Bu oyunun kuralı dürüst olmak, Mahi,” dedi sakince. Çıplak diz kapağım piyanonun tuşlarının alt kısmındaki soğuk yüzeye değiyordu, ayaklarım yere basmamıştı, bacaklarım Efken’in belinin arkasından kalçalarına doğru sarkıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen daha önce hiç-”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” dedi yüzünü buruşturarak. “Ne var ki bunda bu kadar şaşıracak?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Cinsel hayatın aktif.” Sesim dümdüzdü, bir an için bu gerçeği kendi ağzımla itiraf ettiğim için kendime karşı bir nefret duydum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Cinsellik ve öpüşme aynı şeyler mi?” Sorusu beni şaşırttı. “Biriyle seks yaparken öpüşmek zorundasınız diye bir kural yoktur, Mahi.” Derin bir nefes aldı. “Salya alışverişinden nefret ederim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kalbim göğsümün altında çırpındı ve bunun gerçekliğini sorgulamaya devam etti. Ağzımda viski tadı vardı, başım biraz dönüyordu ama buna rağmen kendimi ayık hissediyordum. Sanırım Mar genleri bazı insansı yanlarımı zincirlemişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarımız birbirine çok yakındı. Sanki nabzım dudaklarının üzerinde duruvermişti. Bir benimmiş meğer o dudaklar, diye iç geçirdim. Şimdi asırlarca ağzım ağzının üstünde asılı dursun istiyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ama beni öpüyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet,” diye fısıldadı, güçlü parmakları belime kaydı. “Seni öpüyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neden?” diye sordum, nedenini gerçekten merak ettiğimden mi yoksa bildiğim nedeni bir de onun ağzından duymak için mi sormuştum bunu bilmiyordum. Medusa’nın mantığı özel olduğumuz konusunda derin bir konuşma yaparken Mahinev’in mantığı sessiz kalmayı tercih etmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Efken’in kemikli parmaklarının baskısını üzerimdeki kumaşa rağmen hissedebiliyordum. Parmaklarının ucunda atan nabzı da hissediyordum. Yoğun ve baş döndürücü yaşamını hissediyordum. Alnını alnıma bastırırken, “Bilmiyorum,” diye fısıldadı. “Ve bilmediğim bir şeyi bana yaşattığın için bundan da senden de nefret ediyorum. Hangi hakla bana bunu yaparsın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana ne yaparım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu,” diye bastırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Burnumu burnuna sürterken, “Nasıl hissettin peki?” diye mırıldandım. “İlk kez birini öptüğünde.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Birini değil, seni öptüm saf,” diye homurdandı gözlerini açmadan. Sanki o gözlerde benden sakladığı bir şey vardı. Bu sırrı bilmeyeyim diye gözlerini kapatmıştı. “Seni öpmek istedim. Seni ilk gördüğüm andan beri öpmek istedim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İğrendin mi peki?” diye sorarken kalbim öyle hızlı atıyordu ki kazağın kumaşını hareket ettiriyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Başkası olsaydı kusardım,” dedi mekanik bir sesle. “Ama senin salyan hoşuma gidiyor.” Alnını alnıma sürtüp gergin sessizliği muzip kelimeleriyle sonlandırdı: “Onları her yerime bulaştırabilirsin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Pislik.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyleyim,” diye fısıldadı, sesi çöken geceden bile daha esrarengiz ve karanlıktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hiç mi biriyle öpüşecek kadar yakınlaşmadın peki?” diye sordum, merakım dur durak bilmiyordu. Efken iç çekti, gözlerini açmadan öylece bekledi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Duygusal yakınlıktan bahsediyor olmalısın. Hayır, benim için romantik bağlar hiç olmadı. Fiziksel yakınlığın bile kuralları vardı. Korunmadan birliktelik yaşamadım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sana karşı böyle bir beklentiye giren biri de mi olmadı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olmadı. İnsanların kuralları vardır. Bunları öğrenirsin, kabul etmiyorsan o insana yaklaşmazsın, kabul ediyorsan da kurallarını çiğnemeye çalışmazsın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Konuyu değiştirme ihtiyacı duydum çünkü bir nedenden bu konu beni gerçekten rahatsız etti. “En büyük itirafı sen yaptığına göre kazanan ben oluyorum, değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Her şekilde karlı çıkmamı sağladın. Bu kendince özür dileme yöntemin mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerini yavaşça açıp yüzümü incelerken, “Nasıl anlarsan,” dedi. Kollarımı boynuna sarıp omzunun arkasından geriye doğru baktığımda, ileride çakan şimşekleri gördüm. Şimşeklerin ışıltıları denize düşüyor, yansımalar her yana yayılıyordu. Bunun onunla ilgili olup olmadığını merak ederek gözlerimi yüzüne çevirdiğimde arkadaki şimşeklerden haberi varmış gibi gözlerini kıstı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Olanlar geçmişle bağlantılıydı, değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Saul ile alakalı, evet.” Bu cümlenin ardından ışıltıları uzaklarda yansıyan şimşeklerin gürültüsü de usulca aramıza sızdı. “Artık geçmiş o kadar netleşmeye başladı ki, sanki her şeyi kendim yaşamışım gibi hatırlıyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O asa bir kılıca dönüştü.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Aynı zamanda bir orağa da dönüşüyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Merakla kaşlarımı çattığımda kollarını belime sarıp beni kucağında hafifçe hareket ettirerek kendisine bastırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben Saul’un bedeninde can bulduğum zamanlar, yani çok uzun yıllar önce, sadece bir Alfa Hükümdar değildim, aynı zamanda dünyadaki ilk insan formundaki karanlıktım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimin içine baktığı saniyelerin bir kısmı sessizliğe yatırıldı. Sonunda endişelerden arınarak anlatmaya başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nemesis. Alnımda siyah bir güneş dövmesiyle doğduğumda, kabiledeki herkes benim beklenen karanlık olduğumu anladı. Doğduğum gece gökten yere çokça faninin yok olmasına neden olacak kuvvette şimşek yağmurları yağdı. Kırk günlük bir bebek olduğumda, alnımdaki siyah dövmenin içinde parıltılar belirdi, bunların şimşek parıltıları olduğunu anladıklarında atalarım sadece karanlık olmadığımı, aynı zamanda Nemesis’in ta kendisi olduğumu biliyorlardı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nemesis,” diye fısıldadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Güneşin Karanlık İkizi,” dedi Efken. “Ben gücümü yıkım ve kaostan aldım, benim ışığım sıcak değil soğuktu, ben düştüğüm yere yaşam değil ölüm getirdim. Şimşekler benim parıltımdı. Güneşe çok benzeyen soğuk bir gezegenden yaratıldı gücüm. Nemesis’ten. Bu yüzden sadece Alfa Hükümdar değildim, çok daha fazlasıydım ve tehlikeliydim. Ya sonumu getireceklerdi ya da her şeyin sonunu getirecektim. Yok edilmem gerekiyordu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Önlenemez bir güç,” diye fısıldadım, hafızamın içinden anılar gözlerime sızıyordu sanki. Terimlere yabancı değildim, bir savaş alanında durmuş olup biteni izliyordum ama savaştaki hiç kimse beni görmüyordu sanki.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Önlenemez her güç, yıkımı doğurur.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şimdi o güç yeniden açığa çıktı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Nemesis’in gücünü geri alamam. Bunu istemiyorum çünkü çok karanlık. Saul olan yanım bu güce açlık duyuyor ve kendini güç için açtı ama Efken güce karşı koymaya devam ediyor. Bu yüzden bir çatışma var. Gücü dışarı itmeye çalışıyorum, bu da kaosa neden oluyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gücü kabul edersen olacaklardan korkuyorsun,” dediğimde, korku duygusu kabul etmesi imkânsız bir şeymiş gibi kaşlarını çattı ama gözlerindeki endişeleri saklayamadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kontrolden çıkarsa ne olacağını bilmiyorum. Belirsizlik beni öfkelendiriyor. İçimde güçten hoşlanan, karanlığa daima çekilen bir taraf var. Bu kadar büyük bir karanlığı içime kabul edecek olursam, güç beni bir megalomana dönüştürebilir. Ben gücü kötülüğe kullanabilecek biriyim, Mahi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir anda dünyayı yönetmek isteyen kötü bir adama dönüşecek değilsin ya,” diyerek gülümsediğimde öyle bir baktı ki içime kuşku tohumları döküldü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben tam da buyum. Yönetmeyi ve yok etmeyi seven.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu güç seni tedirgin ediyor. Dönüşeceğin kişiden korkmuyorum çünkü sandığının aksine bence öyle biri değilsin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyleyim. Gücü seviyorum. Gücü kullanmayı seviyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Peki ya bu güce ihtiyacımız varsa?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çatık kaşlarla, “Ne demek istiyorsun?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Cadılar. Gelecekler, büyük bir kargaşa çıkacak, bunu biliyorum. Sapphire boşuna endişe duyuyor değil. Öte yandan… İçimden bir ses, tek sorun cadılar değil diyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu beni hangi noktaya getireceğini bilmediğim tehlikeli bir gücü kabul etmem için yeterli değil. Onlarla sadece bir Alfa’yken de çarpışabilirim. Ama başka bir şeyken neler yaparım bilmiyorum. Seni ya da diğerlerini bu tehlikeye atamam. Nemesis’in güneşe benzemesi seni kandırmasın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İleride çakan şimşeklerin nedeni de sensin, değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bunu saklama gereği duymadığı her hâlinden belliydi. Başını sallamakla yetindi. Gözlerim tekrar çok uzaklarda gibi görünen şimşek parıltılarına kaydı. “Böyle bir şeyi nasıl yapabilirsin?” diye fısıldadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen tüm bunları nasıl yapabiliyorsan, öyle.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben gelene dek hayatın daha normaldi.” Bakışlarımı yüzüne çevirdim. “Her şeyi altüst edenin benim varlığım olduğunu biliyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bu kaçınılmaz sondu. Yaşanması gereken daha fazla ertelenemezdi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Parmaklarımı usulca boynuna bastırdığımda duraksadığını gördüm. Uzun tırnaklarımı boynundan saçlarının arasına doğru ilerlettim. Ne yapacağımı merak ediyor gibi bakıyordu. Tırnaklarımı saç derisine bastırdığımda parmak uçlarıma yükselen enerjiyi hissettim ve bu beni şaşırttı. Bir insana dokunduğumda onunla alakalı hislerle dolduğum zamanlar olmuştu ama şimdi hissettiklerim daha fazlasıydı. Resmen onun karanlık aurasını parmak uçlarımda hissediyordum. Göz bebeklerinin küçüldüğünü gördüm, ışığa maruz kalmış gibi küçücük olan göz bebeklerindeki yansımam da küçülerek kaybolmuştu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir an için şehrin diğer ucunda çakan şimşeklerin hafiflediğini, ışıklarının onları ilk gördüğüm andaki kadar parlak olmadığını fark ettim. Parmaklarımı biraz daha bastırdığımda, karanlığı parmak uçlarımdan bileklerime kadar yükseldi, gücünün acı verici dokusunu hissettim ama parmaklarımı çekmedim ve şimşekler göğü tamamen terk etti. Zihnindeki karanlığın bileklerime doluştuğunu hissediyordum ama bu yaptığımın ona huzur verdiğini de görebiliyordum. Birdenbire daha şefkatli gözlerle bakmaya başlamıştı, sanki can çekişiyordu da buna dokunuşumla son vermiştim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu nasıl yapabiliyorsun?” diye sordu, sesi bir çocuğunki kadar saf yükselmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bilmiyorum. Sanırım bir tür Marlık özelliği olsa gerek,” diye alay ettim ama buna gülmedi, pürdikkat gözlerime bakmaya devam etti. “Şimşekler yok oldu.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Belki de sadece sana odaklandığım içindir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bileklerime yüklenen, derimi zorlayan karanlığından bahsetmedim. Buna inanmasını istedim. Belki de böylece onu zorlayan bu karanlık auraya hâkim olmayı öğrenebilirdi. O gece onu karanlık düşüncelerden uzaklaştırdım. Gün maviye dönene dek piyanonun önünde oturdu, ben de onun kucağında kaldım. Tartışmadık, inatlaşmadık, kaba saba davranmadı, sorduğum birçok soruya cevap verdi ve bunu yaparken benden karşılık olarak cevaplar beklemedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Güneşin Karanlık İkizi ile ilgili konuşmadı, cadılarla alakalı bir şeyler söylemedim. Dudaklarımızda saklamakta güçlük çektiğimiz bir gülümsemeyle iki normal insan gibi sohbet ettik.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eve döndüğümüzde öğlen saatlerinde olmamıza rağmen gökyüzü alışkın olduğum şekilde mavi ve pusluydu. Araçtan inerken, “Araba hırsızı olduğunu bilmiyordum,” diye takılmıştı bana. “Sadece kart hırsızısın sanıyordum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Verandaya doğru yürürken eve geri döndüğümüz için daha huzurluydum. Herkesin evde olduğunu hissedebiliyordum. Ormanda Efken’in varlığını hissettikleri için daha hızlı koşuşturan sürünün de büyük patilerinin seslerini duyabiliyordum. İbrahim’i verandanın ahşap korkuluğuna oturur hâlde bulduk. Sırtı bize dönük olduğundan bizi fark etmemişti, kulağında kulaklıkları vardı ve dışarı sızan müziğin sesini duyabiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Efken birden verandanın alt kısmından İbrahim’i itince İbrahim büyük bir patırtıyla verandanın iç kısmına doğru düştü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Patırtının hemen ardından, “Bismillah!” diye bir ses duydum ve kafasını kaldırıp verandadan aşağıya doğru baktı. “İki gözümün alfası gelmiş.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle kulağında kulaklıkla götünü dönüp oturacak kadar cesaretlenmişsin bakıyorum, maymun suratlı,” dedi Efken, İbrahim’e dik dik bakarak. “Hiç korkmuyor musun bir kurdun gelip götünü kapmasından?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Götümü kapabilecek tek kurt sensin.” İbrahim doğrulup kalkmaktansa birden yüzüstü uzanıp yüzünü ellerinin arasına alarak bacaklarını şirin bir şekilde sallarken, “Sen yokken yuvamızı korudum, daddy,” dedi Efken’e.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin yönelimin Efken mi yoksa Yaren mi cidden merak ediyorum,” dediğimde pozisyonunu bozmadan bana yandan kötü bir bakış attı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Karadumanseksüelim ben.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen biraz daha konuşursan ben seni komaseksüel yapacağım ama,” dedi Efken verandanın basamaklarını tırmanmaya başlamadan hemen önce.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni komaya sokmadan önce bana sokmak ister-”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İbrahim’in göz devirmeme neden olan cümlesini Efken, “Yaren,” diyerek bölünce gözlerim hızla açık duran sokak kapısına kaydı. Kapının iç tarafında Yaren’in dikildiğini gördüm. Elinde bir kahve fincanı tutuyor, son günlerde olduğunun aksine oldukça sağlıklı görünüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sonunda geldin,” dedi kaşlarını çatarak. “Bizi bırakıp nereye kayboldun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Efken temkinli gözlerle, “Nasıl hissediyorsun?” diye sorarken Yaren’in sorularını görmezden gelmeyi mi seçmişti yoksa sadece nasıl olduğuyla ilgilendiğinden onun sorularını duymamış mıydı anlamamıştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İyiyim,” dedi Yaren, bir şeyler daha söylemek istiyormuş gibi dudaklarını araladı ama çok geçmeden dudaklarını birbirine bastırıp mühürledi. Onda bir şeylerin farklı olduğunu hissedebiliyordum. Bir şeyler yolunda değildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Konuşmak ister misin?” diye sordum Yaren’e. Bakışları abisinden ayrılarak bana dönerken yüzünde temkinli bir ifade vardı. Konuşmak istediğini hissedebiliyordum ama bir yanının bu konuşmadan kaçtığını da görebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Belki daha sonra,” dedi Yaren ama bu cevabın gerçekçi gelen tek bir yanı yoktu. Efken içeri girerken ben verandada kalıp Yaren’in temkinli bakan gözlerini izlemeye devam ettim. Gözlerini kaçırıp hissettiklerini benden gizlemeye çalışsa da pek başarılı olduğu söylenemezdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Daha sonra olmasını istediğine emin misin?” diye sorduğum anda İbrahim’in bakışları Yaren’e saplandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yaren, “Yeterince iyi hissettiğimde,” dedi, başka bir şey söylemedi, kahvesinden bir yudum alıp bana cümle kurma fırsatı bırakmadan kapıdan içeri girdi ve gözden kayboldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne sakladığını düşünüyorsun?” İbrahim’in sorusu, bakışlarımın karanlık gibi düğümlendiği noktadan ayrılmasına neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İbrahim’in ela gözlerine uzun uzun bakıp, “Bunca zaman neredeyse durmadan uyudu. O yüzden görebileceği tek şey var, onlar da rüyalar. Bazı rüyalar görüyor ve bize söyleyip söylememek konusunda kararsız,” dedim, sesimdeki kesinlik İbrahim’in konuyu sorgulamamasına yetti de arttı. Saniyeler içinde güven bir dağ gibi aramızda dikilmişti. İbrahim’in bana güvendiğini hissedebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gerçeği, eğer gerçekse, ondan daha fazla saklamak doğru olmayacak,” dedi İbrahim. “Babası gerçekten o şeyse, bu onu da bir doğaüstü yapmaz mı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Şu an onun olduğu doğaüstü ya da gücü değil, neler hissedeceği umurumda. Onu çökmüş hâlde görmek istemiyorum.” Kollarımı bedenime sarıp derin bir nefes aldım. “Efken’den başka sığınacağı bir liman yok. Yeni bir liman sadece alabora olmasına neden olabilir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Peki şimdi ne yapacağız?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne zaman saldıracağı belirsiz olan cadı azınlığı ya da çoğunluğuyla ne şekilde, nasıl savaşırsak kazanabiliriz onu planlayacağız. Fiziksel güç, plan olmazsa bir hiç demektir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“İlk adım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Fiziksel olarak sınırları ne kadar zorlayabiliriz öğrenip, sınırlarımıza göre görev dağılımı yapmak. Nasıl saldıracaklar, ne çeşit güçleri var, bize karşı nasıl konumlanacaklar merak ediyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“O zaman sınırlarımızı zorlayalım,” diye şakıdı İbrahim, bu onu korkutmaktan çok eğlendirmiş gibi. Bakışlarımı yarı insan, yarı sırtlan doğaüstü varlığa çevirip ona güçsüzce gülümsedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kahkahalarına ihtiyacımız olacak.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bende kahkahadan bol bir şey yok, Mēness,” diye mırıldanınca bir an ikimiz de duraksadık, kaşlarını çattı ve “Geçmiş hâlâ bizimle,” dedi. “Kime dönüşürsek dönüşelim, hâlâ o insanlarız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Herkesi topla, evlerinize dönün,” dedim. “Biraz dinlenin. Sonra da buluşalım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yeniler ne olacak?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Axel, Hayal, Nora ve Kenneth için kalabilecekleri bir yer ayarlamamız gerekiyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu halledebilirim. Onları Crystal’in evinden alıp başka bir yere götürürüm. Buna ne derler bilmiyorum,” dedi İbrahim, kafasını kaşıyıp koruluğa doğru baktı. “Geri dönmek isterlerse ne yapacağım?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Marlar ve Cadıların birbirine girmesi demek, tüm ırkların birbirine girmesi demek. Soykırım demek. Çünkü bu savaşta kurtlar da bizimle olacak ve bu diğer ırklar arasında çarpışmalara yol açacak. Ucu yine onlara dokunacak bir konuda bizi tek bırakacaklarını sanmıyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Mantıklı ama Kenneth’i ikna etmek zor olacak. O timsah çocuk ürkütücü, üstelik şakalarını benimle yarıştırması da pek hoşuma gitmedi. Her zaman başrol olmayı sevmişimdir, biri rolümü çalınca sinirleniyorum,” diye söylendi İbrahim. “Bu arada Efken konusunda ne yapacaksın? Herkes Efken’e ne olduğunu sorguluyor. Geçici sürüsü de öyle. Crystal bunun bir enerji patlaması olduğuna hepsini inandırmaya çalıştı ama sonunda sorgulayacaklar. Benim esmer yiğidime neler oluyor?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Geçmişi hatırlıyorsun ama hâlâ tamamen değil,” dediğimde haklı olduğumu belirtmek ister gibi başını salladı. “Saul’un aynı zamanda kim olduğunu hatırlamıyor musun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Saul’un bir zamanlar liderim olduğunu biliyorum, onun sürüsüne onlardan olmamama rağmen katıldığımı biliyorum, Efken’e çok benzediğini ve onunla sırt sırta çarpıştığımı biliyorum. Ama bunlar benim anılarım mı ruhumun anıları mı bilmiyorum. O anıları hatırladığımda bir başkasının hayatını izliyormuşum hissine kapılıyorum. Biliyorsun, bir süre öncesine kadar seninle aynı yerde yaşayan sıradan bir insandım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Efken sadece Saul değil. Büyük bir karanlık,” dediğimde bunu söylemek dilimi bile acıtmıştı ama İbrahim sadece gözlerimin içine baktı. Bu çok sonradan edindiği bir bilgi gibi görünmüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunu bilmek için onu hatırlamama gerek yok,” dedi, sözleri keskin değildi ama nedense beni yaraladı. “Onun karanlık olduğunu onu gördüğün ilk andan itibaren sen de biliyordun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ama Saul’un karanlı-”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Hissedebiliyorum.” İbrahim verandanın ahşap basamaklarını gıcırdatarak inip karların içinde bir süre turladıktan sonra bana baktı. “Gidip her şeyi halledeceğim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
❄️
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Luxury’deki dağınıklığı toplamak zaman alacağa benziyordu. O gece, sırttan bıçaklayan cadı Samuel’in burada can vermeden öncesinde özenle yenilediğimiz mekân, büyük hasar almıştı. Topuklu botlarımla cam kırıklarının üzerine basarak ilerleyip dans pistinin ortasına kadar geldim. Efken hemen arkamda, ortalığı toparlaması için tuttuğu insanlarla görüşüyordu. Yakamoz’dan döndüğümüzün ertesi gününde soluğu Luxury’de almamızın nedeni kabul etsin ya da etmesin kesinlikle kafa dağıtmaya ihtiyacı olduğundandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Topuklarımın üzerinde dönüp, cam kırıklarını ayaklarımla iterek odağıma Efken’i aldım. Büyük parmakları yeni çıkmaya başlayan sakallarının ucunu çekiştirirken gözleri söylediklerine kulak kesilmediğim yabancı adamdaydı. Kaslı bedenini saran koyu lacivert bir gömlek giymişti, ipekten gömleği tenine tam olarak yapışmasa da şişkin kasları gömleği geriyordu. Ağırlığını bir bacağına verip boynunu esnetince bakışlarımız buluştu. Onu izlediğimi görmek duraksamasına neden oldu. Şimdi karşısında konuşan adamı dinlese de anlamadığına emindim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Adam, “Düşünceniz nedir?” diye sorunca, Efken irkilerek adama döndü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Düşüncem mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Evet?” Adamlar birbirlerine, sonra da soruyu yöneten adama baktılar. “Bu tarz bir değişiklik iyi olmaz mıydı?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Açıkçası anlattıklarınızı dinlemedim.” İşaret parmağını kaldırıp beni gösterdiğinde, adamların gözleri birdenbire bana çevrildi. “Tüm dikkatim ondaydı.” Elini indirirken adama olan bakışları daha sertti. “Esas meseleye gelecek olursak, ben sizden bu mekânı değiştirmenizi değil, toparlamanızı istedim. Onun kurduğu düzen güzeldi, üzerine başka bir tasarım istemiyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Daha iyi olabilir diye düşünmüş-”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin düşüncelerin değil, benim isteklerim önemli. Onun tasarladığından daha iyisini tasarlayabilecek biri değilsin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Adam bu cümleden hoşlanmamış gibi kaşlarını çatınca, Efken kaşlarını havaya kaldırdı ve adamın yüzündeki ifade yerini korkuya bıraktı. “Senin için yeterli bir cevap mıydı?” diye sordu adama sertçe.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Gayet yeterliydi,” dedi adam, karşısındaki adamla sorun yaşamak istemediği ortadaydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Adamlar sırtlarını dönüp uzaklaşmaya başladıklarında Efken bana doğru döndü, birkaç saniye yüzümü izledi ve sonra yürümeye başladı. Dışarıdaki rüzgârın ne kadar güçlü estiğini mekânın kırılan pencerelerinden birinden içeri sızan ıslık sesi belli ediyordu. Tam önümde durduğunda, “Burası bana güzel şeyleri hatırlatıyor,” dedi, gözleri karanlığın yuvası gibiydi. Buradaki yakınlaşmamızı hatırlayınca yanaklarıma sıcaklık çöktü. Şiddetli rüzgârın uğultusu arttığında cam kırıklarını çiğneyerek ona doğru bir adım attım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bana da Samuel’in ölümünü hatırlatıyor,” dediğimde kaşlarını çattı. “Onu nasıl öldürdüğümü hatırlatıyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beni bu düşünceden uzaklaştırmak istiyormuş gibi, “Tek aklına gelen bu mu?” diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarımda muzip bir gülümseme oluşurken, “Eminim duymak istediğin şey de aklıma gelmiştir,” dedim. Etrafıma bakınıp, “Burası için çok emek verilmişti. Mahvolmuş hâlde,” diye mırıldandığımda bana biraz daha yaklaşıp çeneme dokundu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi hızla gözlerine çevirdim. Uçurum mavisi gözleri kan kızılı gözlerime saplandı ve nefeslerimiz birbirimize duyduğumuz açlığın ninnisi gibi yükselerek hızlanmaya başladı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Burası yine senin istediğin gibi bir yer olacak,” dedi, boğuk ve davetkâr sesinin tüylerimin dikilmesine neden olduğunu hissettim. “İstediğin şekilde, istediğin gibi.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Başta bu hareketi yaparken onda nasıl bir etki yaratacağıyla ilgili düşünsem de düşünceler beni tam olarak etkisi altına alıp engellemeden önce elimi kaldırıp yanağına yerleştirdim. Parmak uçlarım elmacık kemiklerinin üzerinde duruyor, avuç içim zayıf, içe çökmüş yanaklarına yaslı duruyordu. Göz bebeklerinin ışık tutulmuş gibi genişlediğini gördüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Dışarıda bir fırtına var,” diye fısıldadım, gözlerini gözlerimden çekmeden beni dinlemeye devam etti. “Rüzgârın sesini duyuyor musun? Yıldırımların rüzgârın içinde ışıldamaya devam ettiği buradan belli. Şehre çöken yıldırımlarla bir ilgin olduğunu biliyorsun. Bu konuyu Mustafa Baba ile konuşmamızın zamanı gelmedi mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerini yumup derin bir nefes aldıktan hemen sonra yanağını avucuma bastırdı ve “Kimseye güvenmediğimi biliyorsun, değil mi?” diye sordu. “Sen dışında kimseye güvenmiyorum. Senin dışındaki herkes hayal kırıklığına uğrattı beni.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sertçe yutkunup onu gülümsetmek için, “Kapına düştüğüm günü hatırlıyor musun?” diye sordum. Yüzünde aydınlık bir ifade belirir gibi oldu. “O gün yalancı olduğumu söylüyordun. Güvenilmez olduğumu, yalan söylediğimi…”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzündeki aydınlık ifade derin, içten bir gülümsemeye dönüştü. “Kaçık gibi davranıyordun. Ya aklını kaybetmiş biriydin ya da yalancıydın.” Derin bir nefes aldı. “Aklını kaybetmiş biri sandığım o kadın, aklımı kaybettirdi bana.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zihnim bir an için bu itirafı idrak edemese de kalbim her şeyin farkındaydı. Gözlerimiz birbirine yaslı şekilde bir süre bekledik. Elim yüzünden ayrılmadı ve yüzü usulca yüzüme yaklaşmaya başladı. Kalbimin kasıldığını hissettim. İçim alev aldı. Alevler tüm ruhumu, benliğimi, organlarımı sardı. Kül olacağım sandım, uçup gökyüzüne karışacak, parçalanıp hiçliğe savrulacağım sandım. Eli birden yüzüme kaydığında nefesi tenimi ısıtacak kadar yakınımdaydı. İkimiz de birbirimizin yüzüne dokunuyorduk.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Benim çıkışım yok,” diye fısıldadı. Cevap vermeden ona bakmaya devam ettim. İçimde bir halat çekme yarışı başlamıştı. “İçimde mahsur kaldın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu cümle sanki daha önce duyduğum bir cümleymiş gibi kalbimi kıstırdı ve bununla beraber üst dudağı iki dudağımın arasına yerleşti. Bir benzin istasyonunu saran alevler gibi tutuşmaya başlamamız kaçınılmazdı. Dudaklarım dudaklarının altında âdeta eriyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Onunla öpüşmek, ateşle öpüşmek gibiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarımız ayrıldığında alnını alnıma bastırdı, eli hâlâ yüzümdeydi. “Çalışmalara kaldığımız yerden devam edebilmemiz için bu şimşekleri durdurmam gerek,” dedi kısık sesle. “Benimle ilgili olduğunu fark etmelerini istemiyorum.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bence o günden sonra herkes bunun seninle ilgili olduğunun farkında.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bunun icabına bakacağım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Esas mesele ne?” diye sorduğumda alnı alnıma yaslı duruyordu. Sorumun onu şaşırttığını fark ettim. Alnını alnımdan çekip gözlerime bakarken yüzlerimiz hâlâ birbirine yakın duruyordu. “Boşuna dışarı çıkmadığımızı biliyorum. Sadece kafa dağıtmak istediğin için mi bizi bu moloz yığınının içine getirdin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Efken’in bakışlarının derinliği altında eziliyormuşum gibi hissettim. Mavi gözlerinde kendi yansımam parlıyordu. “Burayı toparlatabilmek için o adamlarla görüşmem vardı. Görüşmenin burada olması daha doğru geldi. Düzeltecekleri yerin ne hâlde olduğunu görmeleri daha iyi. Kimin için çalıştıklarını da gördüler. En iyisini yapamayacak olsalardı kabul etmeden kaçarlardı.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Üstünlüğü seviyorsun.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sevdiğimi biliyorsun.” Burnu burnuma sürttü, bunu kasıtlı yaptığını anladım. “Üstte olmayı severim. Altımda kalanı ezmeye bayılırım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sertçe yutkunma isteği tam orada, boğazımda duruyordu. Gözlerimi kısıp, “Gücünü hissettirmeyi de seviyorsun. Altında kalanı ezmeyi sevdiğine göre…” diye fısıldadım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudağının kenarı yukarı çekilirken, “Evet,” dedi. “Altımdaki ezilirken tüm gücümü hisseder.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu kez yutkunuşuma engel olamadım. Bir adım geri çekildiğimde ayağımın altındaki cam kırıkları kıtırdadı. “Sadece görüşme için miydi?” diye sordum yavaşça.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yaren’in hocasıyla da görüşeceğim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaşlarımı kaldırıp, “Neden?” diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir süredir derslere de çalışmalara da katılamıyor.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Bir hocayla görüşmek için saat çok geç değil mi?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“En uygun saat. Gece geç saatlere kadar dersi oluyor.” Ellerini kotunun ceplerine koyarak geri çekildi ve kapıya yöneldi. “Gidelim.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Arkasından yürürken, “Hocasıyla ne konuşacaksın?” diye sordum ama bu soruya bir cevap alamadım. Mekânın dışındaki karanlık koruluğun kenarına park edilmiş arabaya doğru ilerlediğimiz sırada gecenin karanlığının içime sızdığını hissettim. Efken aracın ön yolcu kapısını açtıktan sonra arabaya binmemi bekledi. Kapımı kapattı, aracın önünden dolandı ve çok geçmeden sürücü koltuğundaki yerini alıp motoru çalıştırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yol boyunca konuşmadık ama karanlıkta parlayıp sönen şimşekler, tıpkı sokak lambaları gibi bizi takip etmeye devam etti. Demirden bir kapısı olan, şato kadar görkemli görünen okulun önünde durduğumuzda karın bu kısımda daha yoğun bir şekilde tuttuğunu gördüm. Okul, okulun bahçesi ve çevredeki tüm nesneler karlar altındaydı. Bahçede uzun ağaçlar vardı, yaprakları olmayan, uzun direklere benzeyen ağaçlar okulu kasvetli gösteriyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Efken demir kapıyı ittiğinde, birkaç sınıfın ışığının yandığını gördüm. Gecenin karanlığında ders görmeye devam mı ediyorlardı? Saat çoktan gecenin on buçuğu olmalıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Okulun giriş kapısına uzanan merdivenleri hızlıca tırmandık, buzlu yüzeyde ayaklarımın kaydığını hissetsem de dengemi yitirmedim. Kasvetli okul, beyaz floresanlarla aydınlatılmıştı. Tam korku filmi çekilecek yerdi doğrusu ama yaşadıklarımın da korku filminden aşağı kalır yanı yoktu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Üst kata çıktığımızda koridor boyunca sıralanmış siyah mini etekli kızlar, Efken’i gördükleri anda dikkat kesilip onu süzmeye başladı. On sekiz, on dokuz yaşlarından fazla olmayan genç kızların Efken’in ilgisini çekmek için kendi aralarında kıkırdayıp, yüksek sesle konuşmaya başladıklarını fark ettim. Bu bende herhangi bir duygu uyandırmadı. Kardeşim yaşındaki kızları kıskanacak değildim, yanımdaki adamı beğendikleri için böyle yaptıkları belliydi ve bir sebepten bu bana komik gelmişti. Çabaları şirindi. Yine de Efken kızlara aldırmadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yaren’in abisi değil mi bu adam?” diye sorduğunu duydum bir sarışının. Marlık bana keskin duyular kazandırmıştı. Hızlı adımlarla Efken’e yetiştim, tam yanında yürümeye başladığımda kız dirseğiyle yanındakini dürttü. “Yanındaki kız arkadaşı mı acaba?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu soruyu tamamen duymazdan geldim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İki kat daha yukarı çıktığımızda bu okulda neden bir asansörün olmadığını düşünüyordum. Bir kapının önünde durduğumuzda şu an ortasında olduğumuz koridor, diğer dört koridordan daha kasvetliydi. Bir an içim büyük bir huzursuzlukla doldu. Tepemizde cızırdayarak yanan beş tane beyaz, uzun floresan vardı ama beyaz ışık içimdeki huzursuzluğu daha da tetiklemişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözüm kapının yanındaki isme çevrildi. Kahverengi bir yüzeye altın harflerle yazılmış ismi, cam bir tabaka koruyordu. Ahmet Sacit Dinçer. Efken’in görüşeceği hocanın ismi bu olmalıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Beni burada bekleyebilir misin?” diye sorunca bakışlarım isimden ayrılıp ona saplandı. Başımı sallamakla yetindim, o da başını salladı ve odanın kapısına işaret parmağı daha yüksekte duran yumruğunu sadece bir defa vurup odaya girdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Efken içeri girdiğinde artık koridorda tamamen yalnızdım. Sırtımı bej rengi duvara yasladım ve avuçlarımı duvarın soğuk yüzüne bastırarak sırtımla duvar arasına aldım. Tam kafamın üzerinde yanan floresan cızırdayıp söndü, tekrar yandı ama vızıldamaya benzer bir ses çıkarmaya devam etti. Gözlerimi yukarı kaldırıp floresana bakarken tepkisiz görünsem de bedenim gerilmişti. Rahatsız bir his bedenimde elipsler sızarak dolaşıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
O burada, diye fısıldadı bir şey. Onu okuldan uzaklaştır, öğrencilere zarar verecek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İşte bu sadece his değildi, bu gücümün sesiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerim hızla kapıya çevrildi. Efken’i çağırsam, o süre zarfında neler olurdu? İçimdeki güç bir kez daha konuştu. Onu buradan uzaklaştır…
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Olduğum yerden ışıktan bile daha hızlı şekilde uzaklaştım. Floresan bir kez daha yandı, söndü ve koridorda sıcak bir rüzgârın estiğini hissettim. Rüzgâr saçlarımın arasından süzüldü, tenimi ateş gibi dağladı ve boşlukta kayboldu. Alt katlardaki kızların varlığını hatırladığımda kalp atışlarım hızlandı. Buradaki şey neydi bilmiyordum ama enerjisini hissediyordum ve hissettiğim kesinlikle pozitif bir enerji değildi. Negatif ve karanlıktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hızlı adımlarla, korkuluklara tutunup âdeta uçarak basamakları inmeye başladım. Her indiğim katta enerji daha da yoğunlaşıyordu. İçime bu enerjinin beni ya da Efken’i aradığına dair güçlü bir his doldu. Son indiğim katta bir kız grubunun deli bakışlarıma maruz kaldıklarında ürktüklerini gördüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kızlara, “Dersliklerinize gidin!” diye bağırmamla koşarak bir dersliğin içine girdiler ve etrafıma baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir şey bizi izleyerek buraya kadar gelmişti. Enerjisi şimdi daha yoğundu. Onu göremiyordum ama yakınlarda olduğunu hissediyordum. Onu buradan çıkarabilmenin tek yolunun binadan çıkmak olduğunu fark ettiğim an çıkışa doğru koşmaya başlamıştım bile. Enerji benim etrafımda artıyordu. Bu, Efken’in değil benim peşimde olduğu anlamına geliyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kendimi bahçeye attığım an yeniden karanlık, yoğun ve sıcak bir rüzgâr etrafımda eserek saçlarımı uçuşturdu. Hızlı adımlarla, topuklarım resmen karlara saplanarak demir kapıya yürüdüm. Kapıyı açtığımda çıkan gıcırtı sesi gecenin içinde büyüdü. Öğrencilerin görüş alanından çıktığım anda karanlık bir sokağa girip gözlerimi etrafta gezdirdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Boş, karlı bir arazi. Koruluk yok, ağaçlar yok, sadece boş bir arazi. Karanlık. Karanlığı ikiye bölen, tek bir sokak lambası. Kendi etrafımda dönüp çevreyi tararken enerjinin arttığını hissediyordum. Göz bebeklerim aniden yukarı ve aşağı olmak üzere iki tarafa çekilip ince bir elips formunu aldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ortaya çıkmayacak mısın?” diye sordum kendimden emin bir sesle. Bu, artık gücün beni değil, benim gücü yönettiğimin yegâne kanıtıydı. “Enerjini hissediyorum. Yanımdasın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir sis tabakasının önümde insan formu aldığını gördüğümde kalp atışlarım hızlansa da yüzüm ifadesizdi. Beyaz bir sis önce kadın silüetine, ardından tamamen bedenine döndü. Karşımda sarı saçlı, benim boylarımda güzel bir kadın bulmayı beklemediğimden kaşlarım ânında çatıldı. Başını omzuna yatırıp gözlerimin içine bakarken bakışları dikkatli, hatta öfkeliydi ama buna rağmen bordoya boyalı dudakları alayla yukarı kıvrıldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Sen de nesin böyle?” diye sorduğumda dudağındaki kıvrım daha vahşi bir sırıtışa dönüştü. Bana doğru bir adım attı. Geri çekilmedim çünkü ne kadar tehditkâr görünüyor olsa da ondan korktuğumu düşünsün istemiyordum. Uyanışını yeni tamamlamış bir Mar’dan fazlası olduğumu bilmesi gerekiyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Demek sonunda karşılaştık,” dedi, sesi sertti ama bir şekilde onunla uyum sağlıyordu. “Beni gördüğüne şaşırmış gibi değilsin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Daha çılgınca şeyler gördüm,” dedim çenemi havaya dikerek. Bu hareketimden etkilenmiş gibi kaşlarını kaldırdı. “Neden peşimdesin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Öyle olduğumu nereden çıkardın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yoksa neden bir okulun içinde dolaşasın? Ben çıkınca benimle birlikte binadan ayrılasın?” Sırıttım. “Ya da dahası, neden sonunda karşılaştık diyesin?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Dudaklarını büküp sahteden bir üzüntüyle, “Beni yakaladın,” diye mırıldandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ne istiyorsun?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Ben sadece…” Dudaklarını büküp gözlerini yere indirdi. Ayaklarıma, sonra da bacaklarıma baktı. Gözleri karnımda asılı durduğunda bükülü dudakları bu kez yukarı kıvrılarak şekil değiştirdi ve birden, “İntikam,” diye tıslayıp avucunun içini kaldırarak karnıma doğrulttu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bana temas etmemesine rağmen avucundan kırbaç gibi fırlayan enerjinin bedenime çarptığını hissettim ve beni savurmasına engel olamadım. Bedenim arkamda kalan bina duvarına çarptı, delici bir acı anlık olarak içimde dolaştı ama bu kısa sürdü. Doğrulmak için hazırlanıyordum ama o durmadı, avucunun içinde biriktirdiği yeni bir enerjiyi ya da gücü, her ne sikimse işte onu bana savurdu ve bedenimi duvara mıhladı. Sırtımdan duvara yapışmıştım, hareket edemiyor, dik dik bakan gözlerle yabancının bana yaklaştığı anları izliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Tek adım daha atacak olursan,” diye tısladım, “tırnaklarımı ciğerine seve seve batırırım.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Yap da görelim, sürtük,” dedi alayla gülerek. “Küçücük bir büyü bile hareketini nasıl engelliyor, gördün m?” Büyü. Gözlerimi yüzüne diktiğim saniyelerde artık onun intikamcı cadılardan biri olduğunu biliyordum. “Sen daha benimle başa çıkamıyorsun, kafileyle nasıl başa çıkacaksın?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Neler yapabildiğimi bilseydin, bu kadar büyüklük taslamazdın. Benimle bu perdeden konuşan kimse sahnede sandığının yarısı kadar uzunlukta kalamadı,” dedim tükürür gibi. “Buradaysan, kim olduğumu biliyorsun demektir.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Kim olduğunu biliyorum. Kafile yola koyulmadan senin canını aldığımda, sadece isim yapmış işe yaramaz, faniden kırma bir et parçası olduğunu herkes anlayacak. Hangi cüretle benim safımdan birini öldürürsün?”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Birini mi?” Aniden bedenimi öne itmemle kalkan kırıldı ve duvardan ayrılabildim. Bu onu irkiltse de geri çekilmedi. Ayaklarımın üzerine bastığım an ellerimi kaldırıp parmaklarımla bir sayı oluşturdum. “Yanlışın var. İki.” Gözlerimi kıstım ve bir parmağımı daha kaldırdım. “Seninle üç.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Katil!” diye bağırmasıyla eş zamanlı olarak elini havaya kaldırıp avucunun içinde bir sis topu büyütmeye başladı. Bu ne olduğundan bihaber olduğum büyünün avucunun içinde aldığı kıvamı izlerken nasıl bir atak yapmam gerektiğini düşünüyordum. Mēness, zihnimin derinliklerinde dişi bir kurt gibi uludu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aniden eğilip, hiç beklemediği bir anda yere dokunmamla karların arasında bir ateş yandı ve barutun üzerinde ilerler gibi karların üzerinde ilerleyen ateş hızla ona doğru gitmeye, ona yaklaştıkça büyümeye başladı. Bu kafasını karıştırdığı için avucunu yere indirdi, panikle geri çekildiği sırada beni yakmayan ateşin içinden atlayarak boynunu yakaladım ve saç destesi avuçlarımın arasına girerken onu geriye düşürdüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çetin ceviz olduğun tahmin etmediğim bir şey değildi,” derken çırpınıyordu ama artık yerdeydi ve tam karnının üzerinde oturuyordum. Ateş hızla onun ayaklarına ilerliyordu. Tırnaklarımı boğazına batırıp kafasını karlı zemine iyice bastırdığımda hırladı ama buna aldırış etmedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Çetin cevizden fazlası olduğumu öğreteceğim hepinize,” dedim hırsla. “Kimin karşısına geçtiğini öğreneceksiniz. Sen ve senin gibi başkaldıran ne kadar mürit varsa, hepiniz beni tanıyacaksınız.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin aşağılık bir katil olduğunu zaten biliyoruz. Seni tanıyoruz, Mēness.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Andığın ismin senin hayatında ne gibi sonuçlara yol açacağını öğreneceksin.” Gözlerimdeki elips daha da inceldi, bir yaratığın, ruhumdaki canavarın gözleriyle baktım ona. “İnsanlara zarar vermek için okula girdin. Bir insan olarak büyüdüğüm için insanlara kinlisin, değil mi? Ne yapacaktın? Sana bahşedilmiş doğaüstü güçlerinle insanları benim gözümün önünde mi katledecektin? Tıpkı o pislik Çöl Cadısı’na yaptığım gibi.” Yüzüne eğilip tıslar gibi konuştum. “Ve en güçlü, acımasız cadı klanından olan Samuel’e.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seni öldüreceğim. Tüm soyunu. Arkanda bırakıp buraya geldiğin herkesi,” dediğinde ateşim usulca ayaklarını yakmaya başlamıştı. Canı yanıyordu ama bağırmıyordu. Ateş beni yakmadığı hâlde benim de canım yanıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Geride bıraktıklarımdan bahsetmesi içimdeki tüm öfkenin güç olup bedenimden dışarı kusulmasına neden oldu. Bir yırtıcı gibi çıkardığım hırıltının hemen arkasından cadının boğazına parmaklarımı bastırdım ve ateşin cayır cayır yaktığı bacaklarından yanık bir koku ciğerime dolmaya başladığında tırnaklarım da keskin bir bıçakmış gibi birden boğazının içine daldı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Cadının gözleri bembeyaz bir zarla örtüldü. Yine de ona duyduğum öfke dinmedi. Parmaklarımı daha ileri ittim ve soluk borusuna dokundum. Gırtlağını sökme isteği kanımı dondursa da burada biri ölmek zorundaydı ve ölen ben olmamalıydım. Yine de çırpınışlarını görmek insan tarafımla yüzleşmeme neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Her ne kadar Mar zehri taşısam da ben bir insanın kalbiyle büyümüştüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Parmaklarımı sertçe geri çekmemle cadının kanı boynuma kadar sıçradı. Ölmeyeceğini biliyordum. Kendini iyileştirebileceği kadar zamanı vardı. Bir süre atak yapmadan altımda uzandı, ayaklarını yakan ateş sönmüştü, gözlerini ayırmadan bana bakarken kalbinin korkuyla çırpındığını görebiliyordum. Karların içini kızıla boyayan kanaması bir süre sonra dindi, yaraları küçük de olsa kapanacak gibi duruyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Senin lanetin ne biliyor musun?” diye sordu kısık sesle. Kaşlarımı çattığımdaysa o karanlık kelimeyi söyledi. “Kalbin.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu cümlenin arkası bıçak kadar keskin bir şaşkınlıktı. Çünkü cadı, yattığı yerde ikiye bölündü. Bu bölünme fiziksel değildi. Tam yanında ona çok benzeyen bir erkeğin uzandığını gördüğümde tepki veremedim. Ben kadının üzerinde otururken erkek olan beni birden boğazımdan kavrayıp havaya kaldırarak ayağa kalktı. Gücü beni şaşkına çevirdi çünkü ayağa kalkarken aynı anda bir kukla gibi beni de beraberinde kaldırmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Merhametli insanlar kraliçe olamaz, Mēness,” dedi kadın cadı birkaç öksürüğün ardından. O an, erkek cadıyla göz göze geldim ve onların tek yumurta ikizleri olduğunu anladım. “Sen bir kraliçe olarak uyandın ama bir kraliçe olarak yaşayamayacaksın.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kadının sözleri zihnimde rüzgâr gibi eserken erkek cadı beni gırtlağımdan tutmaya devam ediyordu. Ayaklarımı bile sallayamıyordum çünkü tutuşu garip bir şekilde vücudumdaki tüm aktif sistemi kapatmıştı. Felçli gibiydim, sadece kısık gözlerle beni gırtlağımdan kavramış adama bakıyordum. Adamın tırnak diplerinden yükselen pençelerin boğazıma saplanmaya başladığını hissettiğimde içimdeki gücü çağırmaya çalıştım ama kör olmuş gibiydim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seni öldüreceğim, Mēness,” dedi adam kindar bir sesle. “Kimse benim Sevgili Kassandra’ma dokunamaz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Birden bir şimşek çaktı. Her yeri gümüş rengine, ardından da güçlü, elektrik mavisine boyayan bir şimşek...
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Pençelerin boğazımdan çıktığını, boğazımı tutan elin gevşediğini hissettim. Gözümü kör eden ışığın dağılmasıyla boğazımı kavrayan el beni boşluğa bıraktı ve yere, dizlerimin üzerine düştüm. Saçlarım yüzümü örttü. Kafamı kaldırıp saçlarımın arasından olup biteni anlama dürtüsüyle etrafıma baktığımda, damar şeklinde kalın, elektrik mavisi bir şimşeğin erkek cadının sırtından girip göğsünden çıkmış hâlde öylece durduğunu gördüm. Erkek cadının menekşe rengi gözlerinin yerinde şimdi beyaz bir zar vardı, ifadesi donmuş, dudakları kül rengine dönmüştü. Bu görüntü Kassandra’nın güçlü bir çığlık atmasına neden olmadan hemen önce Efken’in konuşmasıyla anlam kazandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
“Seni öldürdüm, cadı,” dedi Efken hırıltılı bir sesle. “Kimse benim Sevgili Mēness’ime dokunamaz.”
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ve şimşek, cadının içinde elektrik akımı gibi etrafa sıçrayan ışıkların parlamasının hemen ardından uzun, sapı buz kristallerinden bir kılıca dönüştü. Cadıya saplı duran bir kılıca.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kassandra, “Kyros!” diye bir çığlık attı, zihnim suskundu ama bu çığlık zihnimde yankı uyandırdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kyros, Efken’in hemen arkasında durup kılıcı içinden çekmesiyle bir heykel gibi taşlaştı, ardından o heykel yüz farklı parçaya dönüşüp tam önüme düşerek etrafa dağıldı. Parçalardan biri gözlerine aitti ve o gözler cansızdı, taştandı. Efken’e bakmak için kafamı kaldırdığımda o kadar sakindim ki sanki normal bir şeye tanık olmuştum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Efken’in üzerinde kazağı yoktu, teni çıplaktı; elinde etrafında elektrik mavisi ışıklar cızırdayan bir kılıç tutuyor, gözlerinin beyazı da dahil olmak üzere tamamı şimşek parıltısıymış gibi tek bir renkte parlıyordu. Ne göz bebekleri vardı ne gözünün beyazı ne de uçurum mavisi hareleri.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
O an anladım. Karşımda duran Efken’den de, Saul’dan da, Alfa Hükümdar’dan da fazlasıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Karşımda duran kişi, Güneşin Karanlık İkizi, Ölüm Yıldızı Nemesis’in ta kendisiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...