02.07.2025
????: Red, As You Go????: Adelitas Way, Cage This Beast????: Eleine, Dancing in Hell
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Karga sarmaşığını istiyorum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Pençelerimin duvara kazdığı mesaj buydu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ne anlama geldiğini bilmiyordum, sadece hafızamın genişlediğini, bir şeyin hafızama virüs gibi bulaşarak tüm alanlarımı işgal ettiğini, ardından bana bunu yazdırdığını biliyordum. Bildiklerim bunlarla sınırlıydı işte.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Murat'ın dokunuşu tenime ateş gibi düştüğünde müthiş bir hızla ona doğru döndüm ve tırnaklarımın diplerine doğru çekilerek kısalmaya başladıklarını hissettim. Murat'ın yüzünde herhangi bir duygu değişimi olmadı. Sadece o su yeşili gözlerini bana, ardından hemen arkamda benim var ettiğim kazılı yazıya çevirdi ve gözlerinin kısıldıklarını gördüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Karga Sarmaşığı," dedi, bunu söylerken yüzünde belirsizlikle büyüyen gölgeler vardı. "Bu da ne anlama geliyor?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bakışlarımı yazıya çevirirken, dudaklarımdan kuru bir, "Bilmiyorum," döküldü. Nabzım normale dönmüştü, görüşüm hâlâ kızıldı, görüntüler titreşiyor ve kulaklarım bilinmeyen bir baskıyla uğulduyordu ama kan akışımın normale döndüğünü hissedebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sadece... Bir başkasının kafasının içinde olduğumu öyle net hissettim ki," diye mırıldanıp Araf'a doğru döndüm. "Bir şeyin bana mesaj vermeye çalıştığını hissettim. Ve bundan hiç hoşlanmadım."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Araf bir an için seslere dikkat kesildi, ardından hiç beklemediğim bir atiklikle beni dirseğimin altından kavrayıp, "Bu kaba davranış için affedersin, Taş Bebek," diyerek beni tenha bir alana sürüklemeye başladı. Sırtım nihayet taş bir duvara yaslandığında, Araf'ın rahatsız edici sıcaklıktaki nefesi suratıma yayılıyordu ve sırtımda da taşın soğukluğunu hissediyordum. "Ama gözlerin hâlâ insan dışı bir varlıkmışsın gibi beyazı geceye batmış hâldeyken yakalanmak isteyeceğini sanmıyorum."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sert bir nefes vererek, "Sana zihnimin içinde bir şeyler bana kurbanın hafızasının kapısını açtı diyorum, biri bana kurbanın hafızasıyla mesaj yolladı ve bu bana mesaj yollayabileceğini biliyor anlamına geliyor," dediğimde, kaşlarını kaldırarak, "Evet hayatım, bunu duydum," diye şakıdı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Zevzekliğin sırası mı sence?" İrkilerek yana doğru baktım, ayak seslerini duyabiliyordum, birkaç sivilin bizi görmeden gri sokaklardan birine gittiklerini gördüm. Ardından gözlerim gözleriyle buluştu. "Bu konuyu Noyan'a bildirmemiz gerekiyor."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Elbette bildireceğiz." Yüzüme doğru eğilince karnım içeri gömüldü, bakışlarının dikkatli virajlarından dönüyormuşum gibi hissettiğim sırada, "Hay aksi şeytan!" diye söylendi. "Gözlerin de amma korkunçmuş ya." Kaşlarını çatıp biraz daha sokulduğunda, burunlarımız neredeyse birbirine temas edecekti. "Neyse ki düzeliyor."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bu cesetleri her kim bu hâle getiriyorsa, mesajı veren o," dediğimde, bunu zaten biliyormuş gibi gözlerimin içine büyük bir boşlukla baktı. Hâlâ olmaması gerektiği kadar yakınımdaydı. Gözlerinin içinde oynaşan karanlık bir ışık gibi büyüyüp küçülen göz bebeklerini izliyordum. Çarpan bir nabız gibi genişliyor, ardından daralıyordu. Nefesi yüzümün eksenini ateşe vermiş gibiydi, cildimde onun sıcaklığını hissediyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"O duvardaki yazıyı yok etmem gerek," dediğinde kaşlarımı çattım. "Birilerinin kafasını karışacak bir duvar yazısı yarattın." Yanaklarımın içini şişirerek şimdi ne yapacağımızı sorgulayan bir bakış attığımda, "Deli kız kardeşinle biraz vakit öldür," dedi. "Ben de o sırada sivil polislere enselenmeden şu duvarı düzelteyim."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Murat'ı arkamda bırakarak olay yerinden uzaklaşırken kafamda cevap bulmamış çok fazla soru vardı. Hemera'yı kolundan yakalayıp arabaya doğru çekiştirmeye başladığımda Noyan'ın dikkatli bakışlarının bize çevrildiğini hissetmiştim. Tepki vermeden kız kardeşimi arabaya kadar sürüklediğim ânı izledi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hemera şaşkına dönmüş vaziyette ön koltuktaki yerini alırken durmadan sorular soruyordu ama zihnim öyle bir donmuştu ki ona verecek tek cevap bulamamıştım. Cesedin kokusu hâlâ içimde gibiydi, benden bir parçaya dönüşmüştü, şekli bozuk cesede dair görüntüler de zihnimde yeniden var olmaya başladığında gaza bastım ve arabanın yaptığı hız sokakta derin yankılar oluşturdu. Birkaç kişinin zihninde, "Yavaş olsana aptal!" ve daha ağırları şeklinde düşünceler oluştu. Kendimi insanların hafızalarından dışarı atabilmek için daha da hızlandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hemera, "Evet hızı severim ama yaşamayı daha çok," dediğinde, birden kendime gelip aracı yavaşlattım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir şeylerin yolunda gitmediğini görebildiği açıkça belli oluyordu. Kaşlarının ortasında sorgudan daha derin bir yarıkla bana bakarken, "Ortadan kaybolduğunda bir şey mi gördün?" diye sordu, beni çok iyi tanıdığını bildiğimden bunu saklasam bile gerçeğin ne olduğunu çözebileceğini biliyordum. Yine de yorumsuz kalmayı tercih ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bir şey gördün. İyi misin?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Her şey yolunda," dedim ama hiçbir şeyin yolunda olduğu yoktu. Ortada dev bir karmaşa vardı, ben bu karmaşanın başrolü gibi hissediyordum ve başrol olmak sanılan kadar güzel bir şey değildi, bunu yeni öğreniyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"O cesetle bir alakan var mı, Hera?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hemera'nın tedirgin sorusu beynime bir yıldırım çarpmış ve o mavi kıvılcım tüm düşüncelerimi temelinden sarsmış gibi hissetmeme neden oldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bunu yalanlamak için dudaklarımı aralamak istedim ama bunu doğrudan yapamadığımı fark ettim. Hafızam beni bilincimin dışına sürüklüyorsa bir şekilde işlenen cinayetlerle alakam olabilir miydi? Benim üzerimden mesaj gönderen her kimse bunu benim üzerimden, benim hafızama sızarak yapabiliyorsa, belki de cesetlerle gerçekten alakalıydım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sessizliğim Hemera'yı ürpertmiş olacak ki Hemera kollarını karnına sardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"O gece bana saldıran şey her neyse ne sana benziyordu ne sen gibi hissettiriyordu. Kendini suçlu hissetme. Sadece... Saçmaladım."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerim Hemera'nın kendini koruma ihtiyacıyla kollarını etrafına sardığı karnına dokundu. Bunu ona ben yapmamıştım, olay anında zaten Araf'ın yanındaydım. Cinayetleri işleyen de olmadığımı biliyordum ama tüm bunlar alakam olmadığı sonucuna ulaşmam için yeterli değildi. Bir şey tarafından yönetiliyor olabilirdim, daha da kötüsü o şeyi yöneten ben olabilirdim. Olabilir miydim? Kafamdaki karmaşa daha da çıkmaza girdiğinde direksiyona sertçe vurdum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"O iblis her neyse onu bulacağım," dedim kesin bir dille.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Peri ve kızıyla ilgili gelişme var," dedi Hemera, ona bunu neden yeni söylediğini sorguluyormuş gibi baktığımda iç geçirdi. "Kozalak adamım dedektif diz titreten Noyan'a bir telefon geldi. Kulaklarım sivridir, iyi duyarım bilirsin..."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Noyan'la ilgili erotik düşüncelerini sıralamaktansa neler olduğundan bahsetsen daha iyi olurdu tabii."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Tulpar, Zeyna tarafından sürüklenerek Ayevi'nin içinde en az üç sezon seks, entrika, ihanet ve aşk konulu dizi çekebileceğimiz konağına götürülmüş."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ne zaman ciddi bir insan olacaksın?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerini devirip bacaklarını ön konsola uzattı. "Hımmm," dedi sahte bir şekilde düşünüyor gibi yaparak. "Sen daha az ciddi bir insan olduğunda bu sıkıcı sorumluluğu üzerime alabilirim büyükanne."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tüm bu olanları Hemera'ya anlatabileceğimi sanmıyordum. En azından şimdilik bunu rafa kaldıracaktım. Hafızam yeniden işgal altına alınmadığı müddetçe bir sorun çıkacağını düşünmüyordum. Ama şu karga sarmaşığı olayı zihnimdeki duru suyu bulandırıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eve döndüğümüzde ben aceleyle suyun altına girdim, Hemera ise şekli bozuk cesetten etkilenmemiş gibi rahatça bir şeyler yedi. Ne kadar süre geçti hatırlamıyordum, tek hatırladığım koltuğun üzerinde uyuyakaldığım o gölgeli anlardı. Rüyamda bir şey tarafından sürüklendiğimi gördüğümü hatırlıyorum, daha sonra yüksek bir yerden düşüyormuş hissi yüzünden aceleyle gözlerimi açtım ve salonun zifiri karanlık olduğunu gördüm. Ne kadar süredir uyuyordum bilmiyordum ama gecenin çok ileri bir saatinde olduğumuzu anlamıştım. Boydan camıma çarpan şehir ışıkları bile karanlığın içine düşüp boğulmuş gibiydi. Her yer o kadar karanlıktı ki, gece her yana dağılmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Birinin, "Amma çok uyudun," demesiyle yattığım yerden adeta sıçrayarak kalktım. Araf'ın sesini anında tanımış olsam da irkilmemek o an için imkansızdı. Çatık kaşlarla karanlık odayı kolaçan ederken uyuyakaldığım koltuğun çaprazında, hemen ayakucumdaki tekli koltukta oturduğunu fark ettim. Bedeni bir gölgeden ibaret gibiydi, onun uzun ince silüetini görüyordum ama yüzü kaybolmuştu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Senin benim evimde, benim salonumda ne işin var?" diye sordum öfkeyle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Gizlice girmedim ki, beni içeri Hemera aldı. Deli olan ikizin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ayaklarımdaki çarşafın varlığını yeni hissediyordum. Çarşafı itip, "Hemera nerede?" diye sordum, sesimdeki öfke bir nebze olsun kırılmıştı. Neden sinirlendiğimi anlamış olacak ki çekingen bir şekilde, "Ayevi'nin konağına gitti," dedi. Ondan çekingen bir ses duymayı beklemediğimden bir an için sessizleştim. "Böyle izinsiz başında beklediğim için affedersin. Kız kardeşin burada oturabileceğimi söylemese başka odada beklerdim. Ya da kapıda beklerdim."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çatık kaşlarla, "Sadece ürperdim," diye mırıldandım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Fark ettim, özür dilerim," dediğinde göz ucuyla ona doğru baktım, yüzünü göremiyor olsam da bana baktığını hissediyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Özür dilemene gerek yok. Bir sapık gibi gizlice girmedin sonuçta. Hepsi Hemera'nın kafasızlığı."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sorun etmeyeceğini söylerken ciddi gibiydi. Yoksa o çatlağın aklına uymazdım."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Aklından ne geçiyordu kim bilir?" diye sordum ama aslında bu cevabını bildiğim bir soruydu. Muhtemelen ele avuca sığmayan hormonları ona bu durumu romantik gibi göstermişti. Bana birini ayarlamaya çalışmasını garipsiyor değildim ama böyle bir durumdayken yapmaya çalışıyor olması saçmaydı. Boynumu esnetirken, "Neden buradasın?" diye yeni bir soru yatırdım ortaya.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Hemera'yı ve seni götürmeye gelmiştik ama uyuyordun. Çok yorgun olduğunu söyledi. Yorgun olduğunu zaten biliyordum. Noyan, Hemera'yı götürdü, beni de senin başında bıraktılar. Ayevi'nin konağında toplanmamız gerek."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ya da belki de sadece kozalak prensle baş başa kalmaya çalışıyordu," diye fısıldadığımda, Araf, "Ha?" diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Hiç."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Avuç içlerinden birdenbire yansımalar yükselip anlık olarak tavanıma çarpınca, "Yine mi yaptın?" diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Neyi?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Uyumam için yaptığın o şeyden mi yaptın?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Düş Kapanı mı?" Elini kafasına götürdüğünü gördüm, saçlarını yavaşça karıştırıp kafasının derisini kaşırken, "Evet," diye mırıldandı. "Biraz huzursuz görünüyordun. Kötü mü yaptım? Enerji alanını işgal ettiğimi fark etme diye az yapmıştım."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Enerjini uykum için harcamana gerek yoktu."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kızdın mı?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kendini yormana mı?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Enerji alanına girmeme?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Aptal mısın sen?" diye sessiz bir soru sorduğumda başını omzuna yatırarak bana baktığını görür gibi oldum. "Neyse. Gidelim. Ayevi'nin evinde ne yapacağız?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Tulpar konusu..."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"İkna edebilmişler mi?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Henüz konuşamamışlar. Yaramaz at etrafı biraz dağıtmış, sanırım kişnemelerini durdurmak için biraz kesme şeker almamız gerekecek. Bu devirde kesme şeker pahalı, israfçı bir at olmak yerine gerçek bir aygır gibi saman yiyebilirdi."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kabul edeceğini sanmıyorum. Ölüm riski çok yüksek."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Mantıklı olan kabul etmemesi olurdu." Araf oturduğu yerden kalkıp cam duvara yöneldi. "İstersen hazırlan, seni beklerim. Karnın açsa yemek yiyene kadar da durabilirim."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sen aç mısın?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Hayır."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"O zaman çıkabiliriz. Bir şey yiyecek havamda değilim."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Odama geçip üzerimdekileri çıkarmaya başladığımda bakışlarım sık sık büyük boy aynasına kayıyordu. Her an suretim parçalanacak, bana benzemeyen bir şey bedenimde can bulacakmış gibi hissediyordum. Bu düşünce beni iyiden iyiye paranoyak hâle getirmişti. Kamuflaj bir pantolon, siyah bir boğazlı badi giydim, badiyi pantolonun içine tıkıştırıp postallarımı da ayaklarıma geçirdikten sonra hâlâ nemli olan saçlarımı sıkı ama özensiz görünen bir at kuyruğu şeklinde topladım. Ne makyaj yapacak hâlim vardı ne de gideceğim o garip konakta şık dolaşmaya ihtiyaç duyuyordum. Biraz parfüm yeterdi de artardı bile.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ben koridora çıktığım an Araf'ın da dış kapının önünde beni beklediğini gördüm. Gölge biçimindeki silueti dış kapıyı açmasıyla ve binanın otomatik ışığının bedenine çarpmasıyla kayboldu; bedeninin asıl hatlarını gördüm. Beyaz bir tişört, buz mavisi kot pantolon ve siyah deri ceketiyle her zamankinden farklı görünmüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Deri ceketlere düşkünlüğün var herhâlde," diyerek portmantonun üzerindeki anahtarlarımı aldım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ceketler çok pahalı, hem ben doğal kürkü olan bir doğaüstüyüm, bir tane deri ceket neyime yetmesin? Bu arada senin arabayla gitsek olur mu?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Benzinin de mi yok yoksa?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Var ama idareli kullanıyorum," deyince dudaklarım şaşkınlıkla aralandı. "Ne? Niye öyle bakıyorsun? Taş Bebek, bu doğaüstü olayları hiç basit değilmiş tamam mı? Durmadan bir yerlere gönderiliyorum ve Ayevi dönüşüp bir leopar olarak görüntü verirsem kürkümü yüzüp satacağını, soğuk kış gecelerini kürksüz geçireceğimi söyledi. O yüzden arabayı kullanmak zorundayım. Araba da tükürükle değil, benzinle çalışıyor. Hırsızlığa karşı olduğum için benzin çalmıyorum."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ne kadar da etik değerleri olan birisin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Övgüye gerek yok, ben iyi bir vatandaşım, her Vartalı gibi ben de vergilerimi ödüyorum ve yasaların getirdiği kurallara uyuyorum."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Hırsızlık yapmamak için araba kullanmayarak uyuyorsun. Anladım."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Etik değerleri olan biriyim."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Övgüye gerek yok demiştin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Biraz aşağılanıyormuşum gibi hissettim, o yüzden tekrar etmekte fayda varmış gibi geldi."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Tamam benim arabayla gideriz."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Mükemmel."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi devirdim. Evden çıkıp otoparka inene dek konuşmadık. Tam yanımda ilerliyor, tek kelime etmiyordu. Bazen öyle sessizdi ki, konuştuğu zamanlar büründüğü kişilik sadece bir maskeymiş gibi hissettiriyordu. Bu kadar derin susan birinin yine bu kadar geveze olmasına anlam yükleyemiyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Karga Sarmaşığı konusunu araştırabildin mi?" diye sorduğumda otoparkın titreşen floresanları altında ilerliyorduk.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Pek vaktim olmadı."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bundan Noyan'a bahsettin mi?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Hayır. Olayı yaşayan bizzat sendin, senin adına konuşmam doğru olmaz. Güzel bir ağzın var, eminim benimkinden daha güzel anlatır."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İnsanlara saygı duyduğunu yeni fark ediyor değildim. Bu konularda hassastı ve bu hoşuma gitmişti. Yani kararı bana bırakıyor olması... Ortalık yeterince karışıkken her şeyi en yetkili kişi olan Noyan'a öter diye düşünmüştüm. Bir an algılarım karanlıkla mühürlendi. Adımlarım hızla durdu ve ileriye, floresanların kıpırdaşarak bir yanıp bir söndüğü o kör noktaya baktım. Araf'ın bir şeyler söylediğini duyuyordum ama kelimeler zihnime ulaşamadan parçalanıyordu çünkü zihnim koca bir uğultuya dönüşmüştü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
O noktada Araf'ın arabasının olduğunu fark edince hızlı adımlarla oraya doğru ilerlemeye başladım. Araf'ın arkamdan geldiğini hissedebiliyordum. Kolonun köşesinden döndüğüm an arabanın tamamını gördüm ve ön kaputtaki büyük hasar dudaklarımın aralanmasına neden oldu. Ön cam parçalara ayrılmış, kaput büyük bir hayvan üzerine çıkıp tepinmiş gibi içeri doğru çökmüştü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kaza mı yaptın?" diye sorarak hızla ona doğru döndüğümde omuz silkti, bakışları sakindi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Önemli bir şey değildi."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Önemli bir şey değildi?" Tekrar önü yamulmuş arabaya baktım. "Bu mu önemli olmayan?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Benim için endişelendiysen diye diyorum, ben bir tabiatüstüyüm, öyle kolay kolay ölmem."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çatık kaşlarla, "Bu nasıl oldu?" diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sanırım fazla doğaüstü enerjisi salgıladım, açık hedef hâline geldim. Çevrede başıboş dolaşan doğaüstüler de var tabii." Arabamı işaret etti. "Gitsek olur mu?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"En başından beri benim arabamla gitmek istemenin nedeni bunu görmemi istememendi," diye homurdandığımda, "Hayır," dedi. "Benzin fiyatlarından haberin var mı senin?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sahtekarın tekisin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Büyütülecek bir şey değildi. Kafana tak istemedim. Herhangi birinin hedefi değiliz, enerjim yüzünden üzerime çektiğim öylesine bir doğaüstüydü. Sana söylesem endişeli hissedecektin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Umurumda olan birinin peşimizde olması olmazdı." Ciddiyetle kurduğum cümle onu duraksattı. "Benden bunu saklaman çok saçma. Başına bir şey gelebilirdi, bu çok daha önemli."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ama gelmedi," derken aklı karışmış gibi görünüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ama gelebilirdi." Yanından sıyrılıp geçerken kaşlarım çatıldı. Onu arkamda bırakarak arabama doğru ilerlerken her nedense ona karşı öfke hissettiğimi fark ettim. "Aptal," diye söylendim arabama atlarken. Bir kedi yavrusu gibi sessizce yolcu koltuğuna binerken söylenmelerimi dinledi ama karşılık vermedi. Kulaklarını bükmüş bir kedi yavrusuyla onu ayıran tek şey sinsi bakan yeşil gözleriydi. Yine de kuyruğunu saklayıp kulaklarını büktüğünü görebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Otoparktan çıkıp Varta'nın kızıl-siyah göğünün altında ilerlerken elim radyoya gitti, sevdiğim parçalardan biri çalmaya başladı. "Heavy metal seviyor musun?" diye sorarken sırtını koltuğa iyice bastırmış, önümüzde akıp giden yolu izliyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Evet. Black metal ve Death metalden hoşlanırım. Sen seviyor musun?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sokak lambalarının altından hızla geçtiğimiz sırada gözlerini ilerideki yüksek binalardan ayırmadan, "Daha çok doom seviyorum."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Daha depresifsin yani."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sadece hoşlandığım tür bu."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Doom ben de severim," dedim, ordudayken çok sık doom dinleme şansım olmamıştı çünkü depresifliğin dışına çıkmak zorundaydım. Daha sert, daha yırtıcı müzikler dinleyerek ruhumdaki şefkati bastırmaya çalışmıştım. Her gün yığınlarca ölü gördüğün bir yerde depresif olmak zaten normalken bir de doom dinleyerek kendimi tamamen mental çöküşe götüremezdim. Ama Hemera'nın hastalığı aramızdaki ipler kopmuş gibi hissettirdiğinde doom sığındığım metal türü olmuştu. Melodiler tıpkı benim gibi depresifti, melodiler tıpkı hissettiklerim gibiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kız kardeşin," dedi Araf bir süre sessiz kaldıktan sonra. "Senin ikizin ama tam tersin gibi. Yine de aranızda güçlü bir bağ olduğu belli. Bana ondan bahsetmeni istesem ne düşünürdün?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kız kardeşimi mi beğendin?" diye sordum alayla ama yüzümde mimik oynamadığından bunun alay olduğunu anlamadı muhtemelen.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ne? Hayır. O kız ve ben farklı dünyaların insanlarıyız."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Farklı dünyaların insanları olmasanız olabilir miydi yani?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Olmasını dileyeceğim kişi kız kardeşin olmazdı," dedi bana omzunun üzerinden boş bir bakış atarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Alay ediyordum," diye söylenerek gözlerimi yola çevirdim. "Kız kardeşim diğerlerinden daha farklı olabilir, değerleri, öncelikleri çok başka olabilir ama şüpheleneceğin biri değil."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Şüphelenmekten öte, Hemera'yı çözmek istiyorum. Bir nedenden hepinizi çözmeliymişim gibi hissediyorum. Hemera da senin gibi kapalı bir kutu gibi. Düşündüm ki senden onunla ilgili daha detaylı bilgi alabilirim."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"O şüpheli değilse neden onunla ilgili şeyleri merak ediyorsun?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Detaycıyım diyelim."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bence sadece şüphecisin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Tabii bu söylediğine de hayır diyemeyeceğim."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Araç şehirden uzaklaşıp karanlık, derin bir koruluğu ikiye ayıran patika yolda ilerlemeye başladığında, "Arkadaşımı hatırlıyorsundur," dedim. "Donovan."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Şu ceset görünce kusandı, değil mi?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Evet. İnsan."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sen de bir insansın."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Benden daha insan en azından," diyerek omuz silktim. "Nova, yani Donovan çok uzun zaman boyunca Hemera'ya âşıktı. Hemera onu her zaman kullanırdı. Lisede ödevlerini, projelerini ona yaptırırdı, bir suç işlerdi ve Nova o suçu üzerine alırdı. Donovan için Hemera'nın varlığı kutsaldı ama Hemera onu hiç fark etmezdi. Hikâyeyi benden böyle dinleyince de Hemera hainmiş, kirli işlerini de Donovan yapıyormuş gibi oldu."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Donovan gerçek bir insan. Endişelenme," diyerek güldü. "Ama Hemera tam bir şeytanmış. Şu cehennem perisi arkadaşın Rose da Donovan denen kusmuklu çocuktan hoşlanıyor gibi. Hemera'dan daha iyi bir seçenek."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kadınlar seçenek değildir. Biri seni seviyor diye bu onu daha iyi bir seçenek yapmaz, biri seni sırf seviyor diye seçeceğin kişi olmaz."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Affedersin," dedi. "Yanlış bir cümle kurdum."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Rose, Donovan'dan uzun zamandır hoşlanıyor," dedim karanlık ormanı izleyerek arabayı sürmeye devam ederken.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Donovan, peri için iyi bir seçenek değil. Cennet perisi ve kızının yaşadıklarını göz önünde bulundurarak söylüyorum, bir tabiatüstü ve insan bir arada olmaz."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Donovan bir doğaüstüden daha az yaşayacağı için mi?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Hem öyle hem de daha savunmasız."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ama aşk, bir insandan daha savunmasız. Kimi seçeceği koca bir muallak."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Aşka inanıyor gibi konuştun," dediğinde ona yandan tuhaf bir bakış attım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Her duygunun varlığına inanırım. Aşka yok demek nefrete ya da tutkuya da yok demek gibi bir şey."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir şey soracak gibi oldu ama sonra her nedense soracağı şeyden aniden vazgeçip gözlerini yola çevirdi. Karanlığın muhafızları gibi görünen ağaçların arasında bir süre daha yol aldık, Velencoso Konağı gerilerde kaldı ve sonunda çakıl taşlarından oluşan boş araziyi de aşıp Ayevi'nin büyük, ürkütücü arazisine ulaştık.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Konağın dışında kimse yoktu. Sert bir rüzgâr boş arazide ıslıklar yaratarak ilerliyordu. Araçtan inip arazinin kalanını yürümeye başladığımızda Araf'ın temkinli bakışlarının etrafta dolaştığını fark ettim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Takip edildiğimizi mi düşünüyorsun?" diye sordum sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Adımları yavaşlarken, "Ne?" diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Etrafına çok temkinli bakıyorsun. Takip edildiğimizi mi düşünüyorsun?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bu dikkatini askerleri eğitmiş olmana mı borçluyuz?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Asker, dikkati ve dövüşmeyi benden öğrenir. Yani bu dikkati öğretmiş olmaya borçlu değilim, bu dikkat olmasa zaten onlara da bunu öğretemezdim." Derin bir nefes aldım. "Şu duvara bir şeyler kazıma durumu seni tedirgin ediyorsa diye söylüyorum, bir şey tarafından yönetilmiyorum."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bunu bilemezsin," dedi sonunda.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Derdin belli oldu."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kendimi düşündüğümden değil, herkesi ve seni düşündüğümden."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Arabana zarar veren gerçekten öylesine bir doğaüstü müydü?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ayevi'nin verandasının önünde durup, "Yemin ederim öyleydi," dedi. "Yeterince kötü bir gün geçirdiğin için tedirgin olmanı istemedim. Hepsi bu."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Pek de düşünceliymişsin." Onu süzdüm, bunu neden yaptım bilmiyordum ama onu süzdüğüm an taş kesilip öylece bana bakakaldığını fark ettim. Yaptığımdan pişmanlık duyarak verandanın basamaklarını tırmanmaya başladığımda bir süre arkamdan gelmedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Verandaya çıkıp omzumun üzerinden ona bakarak, "Gelmiyor musun?" diye sormamla, büyük kapı gürültüyle açıldı ve temkinli bakışlarım bu kez dış kapıya çevrildi. Ayevi, "Araf!" diye bağırınca geri çekilip irkilerek Ayevi'ye baktım. "Tulpar'ı durdurmamıza yardım etsen iyi olur, Kar Leoparı!"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ne oldu ki?" diye sorduğum sırada bir hırıltı duyup, tüylerim dikilmiş hâlde hırıltıya doğru dönmeye çalıştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Araf hâlâ bir insan bedeni içindeydi ama formu tam olarak bir insanınkine benzemiyordu. İnce sayılacak kolları daha da kalınlaşmış, pazuları şişmiş, omuz kısmındaki çıkıntılar büyümüştü. Bedeni kaslanmış olsa da sureti hâlâ bir insana aitti. Gözlerinin yeşilinin sedefli bir şekilde parlamaya başladığını gördüm. Daha sonra bu belirtiler birden kayboldu, bedeni bir insan formunu alıp tekrar zayıf ama kaslı bir görüntüye büründü. Hızlı adımlarla verandanın basamaklarından çıkıp konağın içine daldığında şoka uğramış hâlde arkasından bakakalmıştım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Beni," dedi çift gelen bir ses, sesin bir kısmı hayvani şekilde kalınken bir diğeri bir erkeğe aitti. "Beni hemen bırakmazsanız bu konakla beraber tüm bu araziyi içinde siz ve size dair tüm canlılar varken yakarım!"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Nasıl yapacakmışsın bakayım, göster bana," dedi Araf, bu cümleyle beraber bir hırıltı sesi yükseldi ve hırıltı sesini hayvani farklı bir ses takip etti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İçeri koşar adımlarla girmemin tek nedeni içeride Hemera'nın da olduğunu bilmemdi. Ama içeri girdiğim anda gördüğüm şey, bir insanın aklına durgunluk verecek kadar farklı bir şeydi. Uzun boylu bir adam toynaklarının -evet, toynaklarının- üzerinde durmuş, üst bedeni tamamen çıplak ve dövmelerle kaplı hâlde, bedeni yeniden şişerek form değiştirmeye başlayan Araf'a bakıyordu. Bir çift kanadın katlanırken çıkardığı sesi duydum, hemen ardından Noyan'ı gördüm. Tulpar olduğundan emin olduğum tuhaf görüntülü yaratık-insana doğru ilerliyordu; muhtemelen üç saniye öncesine kadar dışarıda olan kanatları ise artık yoktu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Artık sakinleşecek misin?" diye sordu Noyan gayet sakin bir sesle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Uzak dur benden kozalak götlü," diye homurdandı Tulpar öfkeyle, toynakları satanist ayinlerinde resmedilen keçinin toynaklarına oldukça benzese de bir ata ait olmalıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Oldukça da terbiyesizsin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Onu burada zorla mı tutuyorsunuz?" diye sordum, tamam zorla olduğunu biliyordum ama bu kadarından bihaberdim. Üstelik bir oda dolusu doğaüstü bu toynaklı yaratığa nasıl oluyordu da karşı koyamıyordu?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Çay içmeye gelmiş bir hâlim mi var sarışın?" diye sordu toynaklı bana doğru dönerek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Zeyna bir süreliğine buradan ayrıldı ve bu da elde durmaz oldu," dedi Asil, cehennem prensinin bir toynak sahibine nasıl karşı koyamadığını merak ederek Asil'e baktım. İnsan formundaydı, teni beyaz sayılırdı, domates salçasına benzemiyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sen cehennemin yüz karasısın," diye hırladı Tulpar, mavi gözleri hızla bana çevrildi. "Sen de neyin nesisin?" Saldırı pozisyonunda dursa da bana baktığı anda gözlerindeki düşmancıl ifade kaybolmuştu, şimdi saldırgan gözlerinde yeni bir duygu vardı. Merak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Cehennemin yüz karası olsaydım bir doğaüstü olmana bakmadan seni kömüre çevirene kadar yakardım," dedi Asil sabit bir yüz ifadesiyle.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Yakacağını biliyorum. İşte bu yüzden yüz karasısın. Bana ihtiyacınız olmasa beni yakardın. Beni ne için kullanacaksınız, ha? Yoksa bir grup doğaüstü birleşip bir organ ticaretine mi başladınız?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Öff senin sonradan çıkan organların ya da uzuvların kimsenin umurunda değil ki ya," diyerek karanlıktan çıkan kişi Hemera'ydı. Kardeşime alık alık baktım. "Ama bir şey sormazsam bu gece rahat bir uyku uyuyamam. Cidden, her organ sonradan çıkıyor mu? Hiç denedin mi?" Hemera çenesiyle Tulpar'ın kasıklarını işaret etti. "Sonradan daha büyük çıktığı oldu mu?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Geldiğinden beri yaptığın tek şey böyle saçma sapan sorular sormak." Tulpar öfkeyle Hemera'ya baktı, sonra duraksayıp bana doğru döndü. "Hem birbirinize çok benziyorsunuz hem de yaydığınız aura aynı. İnsan değilsiniz. Siz nesiniz?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Biz de onu arıyoruz dostum," dedi Asil.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ben senin dostun değilim."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kahrol şeytan da dersin sen şimdi."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Cehennemin yüz karasısın. Ataların senden utanıyor ucube."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Nereden biliyorsun birkaç atamla münasebetin oldu herhâlde?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kes sesini," diyen Tulpar, Asil'e doğru tükürünce Asil tükürükten zıplayarak kaçtı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sen bir atsın, lama değil."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hemera sanki konumuz buymuş gibi, "Kestikten sonra direkt çöpe mi atıyorsun?" diye sorunca, hepimiz aynı anda ona döndük. "Şeyi yani, mesela herhangi bir organını?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Eminim öyledir," diye homurdandı Araf.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ne? Bence sevgiliye verilecek müthiş bir hediye olurdu. Düşünsene, senin şeklinde, senin parçan olan bir oyuncak..."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Susturun şu kızı," diyen Ayevi elini kaldırıp öne doğru bir adım attı. "Tulpar, sakinleşmezsen seninle iletişim kuramayacağız. Derdimiz sana zarar vermek değil."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Aynen," dedi Hemera. "Hiç zarar vermek değil..."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Hemera," dedim uyarıcı bir tonlamayla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sarı kukum güzellik uykusundan uyanmış." Hemera bir an durup Araf'a baktı. Araf'ın bedenindeki form kaymasını fark edince kaşları çatıldı. "Ne zamandan beri yaklaşık iki metre ve haltercisin? Seni üç saat evvel gördüğümde kürdan bacaklının tekiydin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bu bir form sıkışıklığı," dedi Noyan. "Tıpkı Tulpar'da da şu an olduğu gibi. Ne asıl formlarını alıyorlar ne de insan formlarında kalıyorlar. Bu sıkışıklık genelde tehlike anlarında devreye girer. Vücut şekil bozulmaları yaşar."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Böyle bozuk şekle can kurban," diye şakıdı Hemera, ardından bana doğru dudaklarını oynattı. "Ne olursun ona bu hâldeyken bir kez de olsa bin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Tulpar deyip durmayı bırakmazsan sizle asla iletişim kuramayacağım," dedi toynaklı insanımsı yaratık. Bana doğru döndü. "Benim adım Aytuğ. Sen burada bana Tulpar demeyen tek bireysin, o yüzden sana ismimi söylüyorum. Tuhaf kadın. Hangi ırka mensupsun?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bu sahnede benim taş bebeğime askıntı olmayı bırakıp benimle dövüşmen gerekiyordu," dedi Araf hoşnutsuz bir sesle. "Zaten arabama tonla masraf çıktı, bırakın da biraz stres atayım."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Hangi ırka ait olduğunu biz de biliyor sayılmayız," dedi Noyan. "Artık sakinleşip insan formuna dönecek misin? Sadece konuşmak istiyoruz. Zor kullanmak yok."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Buraya getirildiğimden beri yaptığınız bu değilmiş gibi," dedi Aytuğ öfkeli bir nefes vererek.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir adım daha atıp konağın içine tamamen girdiğimde Hemera temkinli gözlerle Aytuğ'a baktı. Zarar görmemi istemediğini o an anladım ama Aytuğ'un bana zarar vereceğini düşünmüyordum. Sakin adımlarla Tulpar'a, yani Aytuğ'a doğru ilerlemeye başladım. Bu durum Araf'ı germiş gibi bana doğru bir adım attı ama elimi kaldırıp Araf'ı durdurdum ve Aytuğ'un tam önünde durdum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Buraya kendi isteğinle değil zor kullanılarak getirildiğin için üzgünüm," dedim, ciddiyetimin farkına varmış gibi tek kaşını kaldırdı. "Eminim buradaki kimse üzerinde zor kullanmak istemezdi."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Çok da emin olma sarışın," diyen tanıdık sese doğru dönmedim ama topuklu ayakkabılarının zemine indirdiği darbelerin sesini dinledim. Gelen Zeyna'ydı. Kılıcını kınından çıkardığına dair kesik bir ses duydum. "Ben bu aygırın üzerinde zor kullanmaya bayıldım."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Yine mi sen?" diye hırladı az önce sakinleştirdiğim Aytuğ birden dişlerini göstererek. Yüzünün aldığı ürkütücü şekli izlerken bir adım geri atacak gibi oldum. Dişlerinin arasından öfkeli nefesler veriyordu. Zeyna ile yıldızları pek barışmamış olmalıydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Beni gördüğüne sevinmiş olman gerekirdi. Benden epey hoşlanmışa benziyordun."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Şeytan görsün yüzünü."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zeyna göz ucuyla Asil'e bakıp, "Bak şimdi görmüş oldu," diye alay ettiğinde Asil sırttı ve Aytuğ homurdanarak küfürler savurdu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Onu kışkırttığınız sürece alacağınız tek karşılık kaos olacak," dediğimde Zeyna'nın koyu renk gözleri bana çevrildi. Gözlerim periyi ve kızını aradı ama buradaki tek peri karanlık bir köşeye geçmiş bizi izleyen arkadaşım Rose'du. Aytuğ'a bakıp, "Savaşmayı bırak, oturup konuşalım," dedim. "Burada çok fazla doğaüstü var. Ne kadar saldırırsan o kadar karşılık alacaksın ve incinmeni kimse istemez."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytuğ bir adım geri atınca gözlerimi indirip toynaklarına baktım. Kendisine nefes alanı yaratmaya çalıştığını anladım. Çok kısa bir an için ayaklarının formunun değiştiğini görür gibi oldum, değişimi çok hızlı oldu. Çıplak erkek ayakları gözlerimin önünde belirdiğinde artık boyu az önceki kadar devasa değildi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
İnsan formunu alırken hâlâ tedirgin olduğu bakışlarından okunuyordu ama artık kendisi de anlamıştı. Ne yaparsa yapsın, doğaüstü ekibi çok kalabalıktı ve verilen karşılıklar ağır olacaktı. Yaralanmaktan korkuyor gibi bir hali olmasa da aptal değildi, çoğunluğun içindeki tek başına olan azınlıktı ve başına dert almak istemezdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sizi dinleyeceğim," dedi Aytuğ. "Ama size dönüşmeyeceğim. Her neye dönüştüyseniz..." Gözlerini her birimizde dolaştırdı. "...bunun bir parçası olmak niyetinde değilim."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Önce sen bizi bir örgüt olarak görmekten vazgeçsen diyorum," dedi Zeyna rahatsızlığını belirten koyu kahve gözlerini Aytuğ'a dikerek. Aytuğ ona doğru bakmadı bile. Ayevi'nin işaret ettiği büyük deri koltuklardan birine doğru ilerledi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Konağa uymayacak şekilde modern koltuk ne zamandan beri burada, bu duvarların arasındaydı bilmiyordum. Şöminede çatırdayarak yanan alevin ısısını hissetmedim çünkü arkamdaki sokak kapısı hâlâ açıktı. Yine de alevlerin yarattığı renk cümbüşünü görüyordum. Aytuğ deri koltuğa oturdu, çıplak ayaklarının parmak uçlarına basıp topuklarını havaya konumlandırdı ve "Sizi dinliyorum," dedikten hemen sonra ellerini dizlerinin üzerinde birleştirip tek bir yumruk haline getirdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ayevi, "Sonunda gürültüyü bıraktınız," diye mırıldanıp sarı, etekleri lale çiçeğini anımsatan uzun elbisesini sürüyerek konağın salonuna ilerledi. Şöminenin çaprazındaki sallanan koltuğa otururken, "Öncelikle senden isteyeceğimiz şeyin mantık sınırları dışında bir şey olduğu gerçeğini kabul etmem gerekir," dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytuğ bu cümleden işkillenmişti. Kaşlarını kaldırdı, mavi gözleri kuşkuyla parlıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Elbette karar senin ama karar vermeden önce kalbinin sesini dinlemeni istiyorum. Biz doğaüstülerin kalpleri insanların kalplerinin aksine çok gürültü çıkarmazlar. Bu yüzden kalbinin sesini duymak için kulak kesilmen gerekecek."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Seni dinliyorum Şifacı."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ben bir şifagetirenim," diye düzeltti Ayevi onu oldukça kibar ve sakin bir şekilde. "Ve bu şifagetiren kadın senden kalbini istiyor."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Anlık nabız gibi büyüyen bir sessizlik...
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytuğ burnundan sert bir nefes vererek gülünce herkes birbirine baktı. "Anlamadım?" diye sordu genç Tulpar.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Açık ve net. Senden kalbini istiyorum."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bu pek de romantik bir teklife benzemiyor Şifacı."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Şifagetiren."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Her ne sikse işte."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Noyan, Aytuğ'a saf bir öfkeyle bakınca Ayevi sırtını dikleştirip "Kibar ol," diye uyardı Aytuğ'u. Noyan konuşacak olursa Ayevi'nin aksine kibar olmasını istemeyecek, tehdit dolu dizeler sıralayacaktı sanki. Öyle bir atmosfer yaratmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sen de istediğin şeyi daha düzgün söyle. Beni karşına oturtup kalbimi istediğini söylüyorsun."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Çünkü kalbini istiyoruz," dedi Zeyna köşedeki duvara yaslanmış, kollarını göğsünün üzerinde toplamış hâlde pürdikkat Aytuğ'a bakarken. "Anlama kıtlığın yoksa ve tüm özelliklerinin farkındaysan ne demeye çalıştığımızın farkındasındır. Vücudun kendini yeniliyor. Tüm organların yeniden var olabiliyor."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Yani organ kaçakçısısınız?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bu at tam bir moron," diyerek göz devirdi Zeyna.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"İstediğiniz şeyle ilgili bilgi sahibi dahi değilsiniz," dedi Aytuğ. "Benden kalbimi istiyorsanız sonuçlarını da biliyorsunuzdur. Yani beni öldürmek istiyorsunuz."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Tam olarak öyle sayılmaz," dedi Hemera, Ayevi'nin gözleri Hemera'ya çevrildi. Kız kardeşim ilk kez çok ciddi görünüyordu. "Seni hayatta tutabiliriz. Kalbin kendisini yenileyene kadar bedeninin ölümüne engel olabiliriz."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytuğ kollarını göğsünün üzerinde toplarken, "Kalp olmadan bedeni nasıl yaşatacakmışsınız?" diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bedenini bir küvetin içine yatıracağız ve kalbini çıkarmadan önce seni zaten ölü konumuna getireceğiz," dedi Hemera ciddiyetini koruyarak. "Vücudun buzun içindeyken yaşam fonksiyonların anlık olarak duracak. Hem vücudunu korumuş olacağız hem de kalbine oluşması için süre tanımış olacağız."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kalbimle kumar oynamayı düşünüyorsun."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Tek başıma düşünüyor değilim, buradaki herkes kumarbaz şekerim, senin kalbin de masadaki en büyük bahis," dedi Hemera sinsi bir gülümsemeyle. "Ne yani, adrenalin sevmez misin?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sonunda öleceğim şeylerin yaratacağı adrenalinle ilgilenmem."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ölmeyeceksin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kesinliği yok," dedi Aytuğ dehşetle kaşlarını çatarak. "Üstelik neden kalbimi istiyorsunuz?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Çünkü bir doğaüstü kalbine ihtiyacımız var ve bir doğaüstü bireyi öldürüp kalbini alamayız," dedi Ayevi sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Beni öldürmüş oluyorsunuz," diyen Aytuğ'un yüzünde komik bir ifade belirmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ama en azından yaşatmaya çalışacağımızdan bu bizi daha az katil yapar," diye şakıyan Hemera'ya gözlerimi büyüterek baktım. "Ne? Dürüst oluyordum."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Evet, oldukça dürüsttü. Siz beni yasal yoldan öldürmeye çalışıyorsunuz. Ölüm kabul belgemi de hazırladınız mı? Nereyi imzalıyorum?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Dramatize etmek konusunda üzerine yok," diye homurdandı Zeyna.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Dramatize ediyorum öyle mi?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Seninle yattığımız o gece boğazına kılıç dayadığımda da olayları böyle dramatize ettin. Üç yıldır evliymişiz ve sana büyük bir ihanet etmişim gibi bakıyordun. Dramatik biri misin sen?" diye sordu Zeyna tek kaşını kaldırarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ayevi, "Onunla yattın mı?" diye sordu sabit bir ses ve yadırgayan bakışlarla.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hemera ise adeta şakıyıp, "Nasıldı?" diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zeyna eliyle bir işaret yapıp, "Fena sayılmazdı ama dediğim gibi bu dümbelek kafa tamamen dramatik birisi," diye söylendi. "Biraz cesur olmalısın."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sen de ne olduğu belli olmayan tekinsiz tiplerle yatmamalısın," dedi Noyan yan gözle Zeyna'ya bakarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Tekinsiz olan sizlersiniz. Yasal yoldan öldürebileceğiniz bir doğaüstü arıyorsunuz ama hayır, o ben olmayacağım." Aytuğ aniden ayağa kalkınca Ayevi'nin bile telaşlanarak ayaklandığını gördüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Daha konuşmamız bitmedi," dedi Ayevi, metanetli görünmeye çalışsa da paniği gözle görülürdü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Benim için bitti."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Birinin senden boş yere kalbini istemeyeceğini bilecek kadar çok insan yılı yaşadın," dedi Zeyna, sırtını yasladığı duvarda yay gibi gerdi, sonunda duvardan ayrıldı ve başını omzuna yatırdı. "Kimse kimseden kalbini boş yere istemez."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"İster," dedi Aytuğ. "Kalp aptal bir organdır ve insanlar aptal olan her şeyle oynamayı sever."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zeyna bir an için duraksadı, gözleri Aytuğ'un ateşin yansımalarıyla parlayan bedeninde, sonra da canlı mavi gözlerinde dolaştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Burada işim bitti," dedi Aytuğ sırtını Zeyna'ya dönmeden hemen öncesinde.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytuğ'un tam önüne geçtiğimde Araf'ın gözlerinin hapsindeydim. Aytuğ bir an durup gözlerini indirerek bana baktı. Uzun boylu bir kadın olmamın avantajı onunla yakından göz kontağı kurabilmemdi. Yüzümde buzdan soğuk bir ifadeyle, "Gitmek ve kalmak, bunlar senin elinde. Görüyorsun, şu an seni zorla tutmuyorlar, gitmene izin vermeyecek bir sürü doğaüstü burada öylece durmuşlar gidişini izliyorlar. Sessizler. O yüzden kendi kararını kendin verebilirsin. Kalıp dinleyebilirsin, gidip sonsuza dek neden kalbinin istendiğini merak edebilirsin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytuğ başını omzuna doğru yatırıp, "Senin gücün zihinle mi alakalı?" diye sordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir an sanki her şeyi biliyormuşum gibi, "Hafıza," döküldü dudaklarımdan. Bu ortamda buz etkisi yaratırken Aytuğ'un kaşlarının havaya kalktığını gördüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Demek zihnimdeki duvarı eşeleyip duran sendin. Geldiğinden beri biri Erebos Kapanımı zorluyor. Bana ne olduğunu söyle. Sen aslında nesin?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sesler duydum. Fısıltılar, fısıltıların evrilerek dönüştüğü çığlıklar... Gözlerimi kısa bir anlığına kapatıp geri açtığımda zihnimde büyüyen karanlık ruhumu kamçılamaya başladı. "Bilmiyorum," dedim ama cevabım yalan gibiydi. Sanki biliyordum. Biliyordum ama zihnim bana yalan söylediğinden bilmediğimi sanıyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Seninle tanışmak güzeldi Erebos Kapanı zorlayan garip doğaüstü kadını. Ama bu işin parçası olmayacağım."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Nedenini sormuyorsun çünkü alacağın cevap yüzünden fikrin değişir diye korkuyorsun," diye fısıldadım. Erebos Kapanı, yani doğaüstülerin hafızalarını korudukları kapandan içeri girip hafızanın sesini duyamıyordum. Bu kapan zihinlerini farklı bir etkiden korumak için geliştirilmişti. Ama ben Aytuğ'un hafızasından yükselen sesleri duymadan da onun aslında ne düşündüğünü görebiliyordum. Bunun bir yanılgı olmadığını biliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Korktuğun şey alacağın cevap," diye ısrar ettiğimde kaşlarını çattı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Zihnimle mi oynamaya çalışıyorsun?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Gördüklerimi söylüyorum." Zihninde şiddetli bir basınç hissediyor olmalıydı çünkü hafızasının kalın tabakalı duvarının elastik bir şekilde hareket ettiğini hissedebiliyordum. Sanki biraz daha zorlasam kapanı yerle bir edip hafızasının içinde fink atmaya başlayacaktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Hafızamı rahat bırak," dedi Aytuğ sertçe. "Buradan gidiyorum. Şimdi."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sebebi öğrenmemek için çabalıyorsun. Şimdi sana sebebi söyleyecek olursam bu da zorbalık olacak. Sana zorbalık yapmak istemiyorum."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytuğ derin bir nefes alıp, "Kalbim herhangi bir yakınınıza falan mı lazım?" diye sorduğu an neden kaçtığını anladım. Merhamet duygusunun onu aptallığa sürüklemesinden korkuyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Öyle sayılır," dedi Araf. "Bir doğaüstü kalbine ihtiyacı var." Araf'ın ağır adımlarla bana doğru geldiğini gördüm. Bu sırada Aytuğ'un önündeki etten duvar olmaya devam ediyordum. "Kalbin küçük bir peri için lazım." Araf tam yanımda durup kurdu bu cümleyi. Omzum kolunun hemen bitişiğinde duruyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytuğ mavi gözlerini hemen arkamızda duran kapıya, sonra da bize çevirdi. Daha sonra basamaklardan yükselen adım sesleri duyuldu. İki kişiye ait olan adım sesleri kesildiğinde Aytuğ olduğu yerde hareketsizce durmaya devam ediyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Küçük peri kızı ona, "Merhaba," diye seslendiğinde, Aytuğ'un omuzları dik konuma geldi ve asırlar kadar uzun gelen birkaç saniye sadece bizi izledi. Sonunda arkasını dönüp ona meraklı gözlerle bakan küçük peri kızını gördüğünde omuzlarının düştüğünü gördüm. "Gidiyor musunuz?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Zeyna'nın dudaklarında ufak da olsa bir tebessüm belirmişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytuğ, "Merhaba," diye fısıldadı. "Hayır, henüz gitmiyorum."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
O gece Aytuğ, küçük peri kızı Nixie ile tanıştı ve küçük kız çabucak yorulduğu için uyumaya gittiğinde verandada oturup soğuk kış gecesini izleyerek sadece düşündü. Noyan ona bir kupa dolusu kahve götürdü ama Aytuğ kahveyi içmedi, kupa verandanın korkuluklarında öylece durdu ve içindeki kahve buz parçacıklarıyla doldu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gün doğduğunda hâlâ oradaydım. Hemera'nın üzerini yumuşak bir battaniyeyle örtüp çatırdayan ateşe doğru döndüm. Diğerleri uyuma gereği duymuyor olsa gerekti, konağın belli köşelerinden sesleri yükseliyordu. Ama ben ve Hemera, bir zamanlar insan bedeninde konakladığımızdan uykuya daha çok ihtiyacımız vardı. Hemera büyük koltuğa yayılıp uykuya daldığında onun uykuya benden daha çok ihtiyacı olduğunu anlamıştım. Yanan ateşi izlemeye başladığımda bedenimdeki yorgunluk ayyuka çıkmaya başlamıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Dinlenmek istersen sana yukarıdaki odalara kadar eşlik edebilirim," diyen kişinin Araf olduğunu bildiğimden sese doğru dönmeden ateşi izlemeye devam ettim. Ağır adımlarla bana yaklaştı. Tam arkamda durduğunu hissettim. "İstersen evine kadar da eşlik edebilirim."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Aytuğ kararını verene dek burada kalmak istiyorum." Bir an kaşlarım çatıldı. Bugün hiç Velencoso kardeşleri görmediğimi hatırladım. Neredeydiler? Kollarımı göğsümün üzerinde toplayıp bakışlarımı Araf'a çevirdim. "Ramon Velencoso ve kardeşleri burada değiller. Bu konu onları ilgilendirmiyor mu?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kanbazlar beslenme işleriyle ilgileniyor olsa gerek." Araf ellerini kotunun ceplerine sokup bir adım daha attı ve şimdi yan yana duruyorduk. Omzumun üzerinden onu süzmeye devam ettim. Saçları dağılmış, sakalları yüzünde pürüzlü izler yaratmaya başlamıştı ama yine de teni pürüzsüzdü, onu hiç sakalla görmemiştim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Aytuğ intiharı kabul edecek gibi görünüyor," dediğimde Araf bu cümleyi kurmamı beklemediğinden irkilerek bana baktı. "Bu bir nevi intihar."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Haklı olduğun çok şey var. Bu da onlardan biri."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Nixie'nin durumu onun kararını etkilemişe benziyor. Merhamet bazen insanı intihara sürükler."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Nixie adına sevinsem de Aytuğ konusunda endişelerim var," dedi Araf, gözlerini ateşe çevirdi. Profilinden gördüğüm gözlerine alevlerin kızıl yansımaları düşüyordu. Uzun kirpiklerini kısıp gözlerini kirpiklerinin gölgeleri ardına hapsetti. "Ani kararlar vermekten de ani kararlar verilmesinden de pek hoşlanmam."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bir nedeni var mı?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ani kararlar kumara benzer. Bazen kazansan da çoğu zaman kaybedersin," diye fısıldadı ve ellerini ceplerinden çıkarmadan sırtını bana dönüp konağın çıkışına doğru ilerlemeye başladı. Sokak kapısının önünde adımlarının sekteye uğradığını gördüm. Derin bir nefes aldı, nefesi geri verirken epey oyalandı. Sonunda, "Biraz uyumalısın Taş Bebek," diye fısıldadı. "Hâlâ yeterince insansın."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir şeyler söylemek yerine ona uydum. Haklıydı. Hâlâ insandım ve ne kadar zaman bir insan olarak kalacaktım, bilmiyordum. Ayevi'nin benim için hazırladığı odalardan birinde çok da uzun sayılmayacak kadar hassas bir uykuya yattım. Uykumda kaos beni yalnız bırakmadı. O kadar çok uyandım ki sonunda uyuyamayacağımı anladım ve sadece uzanıp düşündüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Akşamüzeri etrafta ciddi bir karmaşa baş göstermişti. Birileri durmadan evin içinde dolaşıyordu ve Velencoso kardeşlerin de seslerini duyabiliyordum. Alt kata indiğimde herkesi yemek masasının önünde toplanmış hâlde buldum. Kimse konuşmuyordu. Aytuğ'un üzerinde eski, beyaz bir gömlek vardı ve masanın başındaki sandalyede oturmuş yumruklarını alnına bastırmış öylece bekliyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bir karara vardın mı?" diye soran kişi Ayevi'ydi, onun sorusunu küçük perinin annesi Mahru devam ettirdi: "Seni hiçbir şeye zorlamıyoruz. Şimdi çıkıp gidebilirsin. Bana bir iyilik borçlu değilsin. Bana bir kalp borçlu değilsin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Borcum sana değil," dedi Aytuğ uzun süre o pozisyonda bekledikten sonra. "Benim borcum senin kızına." Kafasını kaldırıp Mahru'ya bakınca, Mahru yüzünde çekilmiş kanla öylece ona bakakaldı. Minnet o gözlerde alev gibi yanıyordu çünkü bu cevap aslında Aytuğ'un intiharı kabul ettiğine işaretti. "Bir insanı her zaman geri çevirebilirim, bir insana karşı her zaman acımasız olabilirim ama bir çocuğa asla acımasız olamam. Bir çocuk bana sesleniyorsa onu duymuyor gibi yapamam."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Velencosoların en büyüğü Ramon, "Böyle yüce bir kalbe sahip olduğun için seni kutlarım," dediğinde Aytuğ gözlerini çevirip Ramon'a bakmadı bile.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Çocuğa kalbimi vereceğim."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Tüm sorumluluğu kabul ediyorsun mu demek bu?" Bu soru Zeyna'ya aitti. Bir duvara yaslanmış, kılıcının sapıyla oynarken masaya doğru bakmıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Evet. Riskler olduğunu biliyorum. Bu daha önce denenmiş bir şey değil. Kalbim çıktıktan sonra ne kadar sürede vücudum tamir işlemine başlar ve kalbim oluşur bilmiyorum," dedi Aytuğ, o da tıpkı Zeyna gibi kimseye değil, masadaki bir boşluğa bakıyordu. "Bunun sonucunda geri getirilemeyebilirim. Vücudumun tamir işlemi beni diriltmeye yetecek kadar hızlı olmayabilir. Olasılıkların farkındayım."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Frederick, Velencosoların şakacı kuzeni oturduğu yerden kalkarken, "Bu saçmalığın izleyicisi olmayacağım," dedi. "Evet, bu seni bir kahraman yapacak ama sen kabul etsen de etmesen de burada olup sana bunu yapan herkes bir doğaüstü katili sayılacak. Ben yokum. Dışarıda olacağım."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Freddy, o bunu kendisi kabul etti zaten," dedi Zeyna sertçe.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Evet, onu getirip vicdanına sağır olmasını sağladınız ve bu şartlar altında kabul etti." Frederick özür dileyen gözlerle Mahru'ya baktı. "Lütfen kişisel algılama. Kızın için çok üzgünüm. Eğer kalbimiz yıllar önce taşa dönmüş olmasaydı onun için kendi kalbimi bile çıkarıp verirdim ama şu an burada etik dışı bir şey oluyor."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Frederick," dediğim anda Frederick'in sarı alt tonlu yeşil gözleri bana çevrildi. "Kendi kalbiyle kabul ettiği bir şeyin sonuçları buradaki kimseyi katil yapmaz ama küçük bir kız çocuğu için denememiş olmak düşüncesi onu bu gece yatacağı ölüm uykusundan daha soğuk hissettirecek bir uykuya yatırabilir."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Tüm bunların seyircisi olmak istemiyorum," dedi Frederick, şakacı tavrından eser dahi yoktu. "Bir doğaüstünün ölümünü izlemeyeceğim." Son sözü buydu. Çıkış kapısına gidip ortadan kaybolana kadar kimsenin dudakları yeni bir cümleye gebe kalmadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kuzenim adına özürlerimi sunuyorum," dedi Ramon eldivenli elini masanın üzerine koyup, derin bir nefes alarak. "Doğaüstülerin ölümleri ne yazık ki onun zaafı." Ortama düşen sessizlikle birlikte Frederick'in kız kardeşi Vasili, "Doğaüstü anneler hiç ölmeyecek diye bir kural yok," diye mırıldanarak elbisesinin dantel yakalarını düzeltti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Demek annelerini kaybetmişlerdi. Sessizce Aytuğ'a bakıp bu konudan sıyrılmayı denedim. Annelerin ölümleriyle alakalı konuşmayı sevmezdim. Annelerin ölümleriyle ilgili düşünmeyi sevmezdim. Annelerin yokluğunu sevmezdim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytuğ, "Nasıl yapacağız?" diye sorduğu anda Noyan kalçasını yemek masasına yaslayıp kaslı kollarını göğsünün üzerinde topladı ve Hemera'yı adeta uluttu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sanırım Farah'ın kliniğine gitmemiz gerek," diye mırıldandı dedektif Noyan gözlerini kısıp bir noktaya odaklanırken. "Farah gerekeni yapacaktır."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytuğ sadece Noyan'a baktı. Buna gerçekten hazır mıydı bilmiyordum ama bunu yapacağını görebiliyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bunu herhangi biri için değil, bir çocuk için yapacaktı. Doğaüstü kalbini bir peri için yerinden çıkarmalarına izin verecekti. Saatler ilerlerken artık düşüncelerin çok dışındaydım. Kendimle ilgili şeylere bile kulak kesilmeyi bırakmıştım. Tek istediğim bunun bir an evvel son bulmasıydı. Nixie'nin bir kalbe ihtiyacı vardı ve Aytuğ da o kalbi isteğiyle ona verecekti. Daha fazla düşünüp Aytuğ'un kararının intihar olduğuyla ilgili kanılara varmak istemiyordum çünkü bunu yapmak bir nevi Nixie'nin ölümünün altına onay imzasını atmak demekti. Bunu yapan kesinlikle ben olmayacaktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aytuğ'u tanımıyordum ama yüce kalbinden dolayı yaşamasını istiyordum. Nixie ise küçük, savunmasız bir periydi ve yaşama tutunması gerekiyordu. Ayevi'nin konağından ayrılıp Farah'ın bizi beklediği kriminal laboratuvara gitmeden önce üç saatimiz vardı. Bu üç saat içerisinde Farah, Aytuğ'un cesedinin kendisini yenileyebilmesi için gereken ortamı ayarlayacaktı. Rose çoktan Farah'a yardım etmek için yola çıkmıştı bile.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hemera ile arabama doğru hızlı adımlarla ilerlemeye başladığımızda Araf'ın arkamızdan gelip gelmediğine baktım ama arkamda değildi. Arkamızda Araf yerine Asil'i görmeyi beklemediğimden kaşlarım çatıldı. Bizi takip ettiği açıkça ortadaydı, zaten onun da saklamak gibi bir derdi yoktu. Doğrudan bizim arkamızdan geliyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sen nereye?" diye sordum sertçe.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sizden sorumlu polisim," dediğinde çatık kaşlarla ona baktım. Asil dudaklarında muzip bir gülümsemeyle teslim oluyormuş gibi yaparak ellerini havaya kaldırdı ve "Araf dört bacağının üzerinde koşmaya karar verdiği için beni polis olarak başınıza atadı," dedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ah canım benim, polisçilik mi oynamak istedi canın?" diye şakıdı Hemera altındaki deri pantolonu belinden çekiştirip başını arkaya çevirerek kalçasını kontrol ettikten hemen sonra.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Araf birine polis yetkisi verebilecek birisi değil bir, ikincisi de bizim polise ya da korumaya ihtiyacımız yok."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Hemera kalçasını tekrar kontrol ettikten sonra bana dik dik baktı. "Kendi adına konuş. Beni tutuklayıp ellerim kelepçelerle bağlıyken cezamı kesmesine hazırım." Asil'e doğru döndü. "Lütfen o boynuzları görmeme izin ver."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Abin geleceğimizde penisimi kopardığını gördüğünü söylediğinden beri seninle konuşmak doğru gelmiyor bana," dedi Asil ürkmüş gözlerle Hemera'ya bakarak. "Geleceği gören bir adamın söylediklerine kulak vermek gerek."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Korkma, seni Hermes denen korkutucu sünnetçiden göğüslerimin arasına alarak saklayacağım."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Asil, "Göğüslerinin arasında saklanmaktan keyif alabilmem için sünnetçi abinin gelecekte gördüğü tarifeyi kasıklarıma uygulamaması gerek. Ben almayayım şekerim, çok sağ ol. At adam gibi sonradan organ çıkaramıyorum ve penisimle aramız iyidir. Onu cehennem ateşlerinde biledim."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Gözümün önünde çiftleşmek isteyen kertenkeleler gibi davranmayı bırakın." Elimi belime koydum ve "Doğrudan laboratuvara geçeceğiz zaten. Peşimizde zıplamana gerek yok," dedim sertçe.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ya ne olursun bizimle zıplasın sarı kukum, lütfen," diye koluma yapıştı Hemera. "Anla işte. Biyolojik saatim alarm veriyor."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Dişi bir kedim var gibi hissettiriyorsun."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sen de bir sahibim var gibi hissettiriyorsun," diye söylendi Hemera.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ne yaparsan yap."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"O zaman bırak da onunla gideyim," diye şakıdığında ona ters ters baktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Güle güle Hemera." Asil'e doğru döndüğümde, Asil'in korkulu gözlerle bana baktığını gördüm. Teknik olarak cehennemden gelmiş bir şeytan prensin benden korkması tuhaf olabilirdi ama şu an ondan daha şeytan göründüğüme emindim. "Hemera'nın kılına zarar gelirse boynuzlarından yahni yaparım ve bu bir tehdit değil."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Peki," diyerek ellerini kaldıran Asil'e düz düz bakıp sırtımı onlara döndüm ve arabama doğru gitmeye başladım. Aracım arazinin tam ortasındaydı, karanlığın içinde kan renginde parlıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Arabamın kilidini açıp kapısını kaldırdım ve karanlık aracın içine yerleştim. Kapıyı kapattığım esnada bir ses işittim, bu ses hücrelerimde ilerledi, zihnime saplandı ve dikkat kesildim. Bunun bir ses değil, reflekse bağlı rüzgâr olduğunu anladığımda irkilerek yana doğru döndüm ve kalp atışlarımın göğsümün altında nasıl tutarsızca yükseldiğini tüm vahşiliğiyle hissettim. Hemen yanımdaki koltukta Ramon Velencoso oturuyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir an çığlık atacak gibi hissetsem de kendimi çok çabuk toparladım. Kanbazların en büyüğünün neden arabamda olduğunu, hangi arada içeri girdiğini, ne şekilde girdiğini sorgulayarak dehşet içinde ona bakarken bana doğru dönüp kibar bir gülümsemenin ardından, "Seni korkuttuysam beni affet," dedi. Sesi de gülümsemesi kadar nahifti ama bu şu an hissettiğim karmaşık duygu yığınını bir nebze olsun azaltmadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"İçeri nasıl girdin?" diye sorduğum anda, "Oldukça hızlıyımdır," şeklinde bir yanıt aldım. "Buna doğaüstü hızı ya da ne istersen öyle de."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kilidi kaldırdığım an içeri ışık hızında girdin?" diye sorduğumda gülümsedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sana bunun fiziksel olarak imkânsız gibi görünen kısmını birkaç hafta önce unutturduk sanırım. Çünkü daha imkânsız şeyler gördün."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Neden buradasın?" Karanlık aracın içinde birbirimize pürdikkat bakarken sorum bir süre havada süzüldü. Doğru cevabı ya da her neyse işte, onu arıyor gibiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Merak ettiğim bir şey vardı ve bunu sana yalnızken sormak istedim. Diğer insanların önünde birilerini sorguluyor gibi görünmekten hiç hazzetmem." Siyah eldivenin ardına gizli ellerini dizlerinin üzerine koyup bakışlarını ön camdan dışarıya yöneltti. Bombeli ucu kalkık bir burnu vardı, burnu etli sayılırdı ve ucu kalkık olsa da kemikliydi. Yüzünde yaşlılığa dair hiçbir emare yoktu. Yüzyıllarca aynı şekilde olduğu yerde duran bir heykel bile eskirdi ama o hiç eskimemişti.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bunu izinsizce ön koltuğuma oturmadan önce sorabilirdin. Ya da içeri girmek için önce benden izin de alabilirdin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Beni bağışla, amacım kesinlikle seni rahatsız etmek değildi. Kaba davranışım adına yüce affına sığınıyorum," diyerek bakışlarını bana yönlendirdi. "Esas konuya gelebilir miyim? Tabii ki izin veriyorsan..."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Seni dinliyorum, Ramon."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sen ve Kar Leoparı arkadaşın sevgili Araf, bir şeyi bize söylememiş olabilir misiniz? Dikkat ederseniz gizliyorsunuz demedim, yalnızca söylememiş olabilir misiniz diye sordum. Bunu suçlayıcı bir dil olarak kabul görmezsin umuyorum."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çok kısa bir an için kaşlarım çatıldı. Ardından hafızama görüntü yığını doluştu ve o yığının içinden olay yerinde yaşadıklarımız yükseldi. Karga Sarmaşığı... Bakışlarımı Ramon'un gözlerinden çekmeden bunu nasıl biliyor olduğunu sorguladım. Sorguyu gözlerimde görmüş olacak ki tekrar bir centilmen gibi gülümsedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Hislerim oldukça kuvvetlidir. Her yerde gözüm olduğunu söylerler."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Madem biliyorsun neden onlara söylemedin?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"İnsanların sırlarını başkalarına vermekten hazzetmem. Sadece neden sakladığınızı merak ediyorum. Yoksa sadece söylemeyi mi unuttunuz? Bu söylemeyi unutacağınız kadar değersiz bir bilgi değildi. Tulpar konusundan sonra belki de en önemli konuydu."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kafam allak bullaktı, söyleyemedim. Araf'ın da aklından çıkmıştır."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ne tesadüfse bu olaydan sonra Kar Leoparı'nın arabası bir doğaüstü tarafından saldırıya uğradı," dediğinde kaşlarımı çattım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Enerji açığa çıktığı için doğaüstülerden vahşi olanlar Araf'ı tehlike olarak algılamış."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Umarım öyledir." Bir müddet sustu. "Aracı çalıştırırsan sana eşlik etmek isterim. Ama burada olmamı doğru bulmuyorsan elbette burayı terk edeceğim. Seçim senin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aracı çalıştırırken, "Bildiğin bir şeyler mi var?" diye sordum, sesim tekdüze çıkmış olsa da aslında oldukça merak ediyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bazen vardır bazense yoktur," diye mırıldandığı sırada araç arazinin çıkışına doğru hareket etmeye başlamıştı. "Duvara ne yazdın? Oraya gittiğimde duvar temizlenmişti. Sanıyorum Kar Leoparı arkanda iz bırakmanı engellemiş. Sana oldukça sadık."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Duvara yazdığım şeyin ne olduğuyla ilgili bir fikrim yok. Yani belli bir kalıp değildi." Gözlerimi yoldan ayırmadan parmağımı direksiyona vurarak, "Daha önce denk geldiğim bir terim de değildi," diye fısıldadım. "Karga Sarmaşığı'nı istiyorum tarzında bir şey yazdım."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ramon'un bakışları aniden bana çevrildi. "Hepsi bu mu?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Evet. Karga Sarmaşığı ile ilgili bilgin var mı?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Hayır," dedi Ramon kaşlarını çatarak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Peki nasıl bilgi sahibi olabiliriz?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Beni duymamış gibi, "Karga Sarmaşığı denen şeyi arıyor olmalı," diye mırıldandı düşüncelere dalmış hâlde. "Belki de bu yüzden insanları öldürüyor. İnsanların arasında bahsettiği şeyi arıyor."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Zihnime hükmedecek kadar içerideydi, onun komutlarını duydum, komutlarına uymak zorunda hissettim. Bu beni onun ulağı ya da yamağı, her neyse işte, bundan yapmaz, değil mi?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Yaptığın ulaklıktı, bu doğru ama yamak olamazsın, ona yardım etmiyorsun." Bakışlarını yüzümde dolaştırdığını hissettim. "Değil mi?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Etmiyorum," derken kaşlarımın ortasında şüphe çukuru oluşmasını engelleyemedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Merak ediyor musun?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Neyi?" diye sordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Aslında ne olduğunu."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Evet."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Erkek kardeşin bir haberci, bu belli. Ama ikizin ve sendeki güç, daha önce eşine rastlamadığım bir şey. Zihne hükmedenleri gördüm, zihinle işi olanları gördüm ama doğrudan hafızaya kadar inip her ikisini parmağında oynatan bir tür daha önce denk gelmediğim bir şeydi."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bunu bir gün öğrenebilecek miyim?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sonradan gücünü fark edenlerin bir süpernova patlaması geçirdikleri anlar vardır. O anlardan itibaren kişi ne olduğunu, neye hizmet edeceğini, farklılıklarını ve zayıf noktalarını bilir. Kendini yeniden tanıma anının ne zaman geleceği, süpernova patlamasının ne zaman gerçekleşeceği belirsizdir."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Oldukça uzun zaman alabilir."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Süpernova patlamanı tetikleyebilirim," dediği anda ayağımın gaza daha çok baskı uyguladığını fark ettim. Kalbim anlamsız bir farkındalıkla içeri doğru bükülmüş gibi canımı yaktı. Daha sonra adrenalinin damarlarımdan kanıma karışarak hızla yukarı tırmandığını, kalbime ve zihnime ulaştığını hissettim. Bakışlarım hızla Ramon'a çevrilirken Ramon işaret parmağıyla yolu hedef alarak, "Evet, ölümsüzüm ama senin yarı fani olma durumun var. Tabii yaralar da oldukça acıtıcı oluyor. İyileşene kadar yanabiliyor. O yüzden rica etsem yola bakabilir misin?" diye sordu tedirgin bir ifadeyle. Gözlerimi anlık yola çevirdiğimde rahatladı. "Ah, teşekkürler."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bunu yapabilir misin? Şu süpernova ya da her ne boksa, onu tetikleyebilir misin? Kim olduğumu öğrenirsem Karga Sarmaşığı'nı araştırmak benim için daha kolay olur. O katilin ulaşmaya çalıştığı şey her neyse, ben ondan daha önce ulaşabilirim."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Çok iddialısın. Daha gücünün merkezi neresi, aslında neler yapabilirsin bunu bile bilmiyorsun ama bilirsen her şeyi yapabileceğini sanıyorsun. Çocuğum bu cahil cesareti."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Yaşıtım gibi görünen bir adamın bana çocuğum demesi hiç hoşuma gitmedi."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"İltifatını sevgiyle kucaklıyorum."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Söylesene," diye direttim. "Nasıl tetikleyebilirsin? Böyle bir gücün mü var?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Aslında benim değil," tek elini kaldırdı ve profilime baktı. "Bunun var."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eldivenin sakladığı eline bakıp, "Bu ne demek oluyor?" diye sordum sakince.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kenara çekebilir misin?" Bu isteğine cevap vermektense aracı kenara çektim, far ışıkları karanlık koruluğu ve orman yolunu aydınlatırken şimdi aracın içinde sadece nefes seslerimizin eşlik ettiği tuhaf bir sessizlik hakimdi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Havada duran deri eldivenin sardığı eline uzun uzun baktıktan sonra, "Bazı şeylerin sonuçları vardır, Hera," dedi. "Bu sonuçlar bazen çok karanlıktır, bazen gözleri kör edecek kadar aydınlık. Fazla aydınlık olan bir yerde uzun süre durduğunda ve etrafında hiç gölge olmadığında aklını kaçırırsın. Çünkü aydınlığın bir diğer ucunda delilik vardır."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Daha açık konuşamaz mısın?" diye fısıldadım ama söyledikleri zihnimde bir anıyı canlandırmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kaldığım asker birliğine getirilmiş bir teröriste uygulanan cezalandırma işlemini hatırladım. Onu bembeyaz bir odaya koyduklarını, odada tek bir sandalye olduğunu, tüm gün sessizce o beyaz odada sandalyeden başka bir şey görmediğini ve sonunda çıldırıp kafasını beyaz duvara vurarak parçaladığını, kendini öldürdüğünü...
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kendi kafasını parçalarken birden durup kafasını kaldırmış, yüzünde deli gülümsemesiyle onu çeken kameraya her şeyin farkındaymış gibi ürkütücü, derin bir bakış atmıştı. Sonra son bir darbe ve ruhunun kan içindeki bedeninden ayrılışı...
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sana seninle ilgili şeyler verebilirim ama aldıkların karşılığında bir şey vermen gerekebilir."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Nedir o?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ramon bunu söylemekten hiç hoşlanmıyormuş gibi kaşlarını çattı ve "Aklını," diye mırıldandı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ne?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bu eldivenin altında sadece bir el yok. Bu eldivenin altında sonsuz aydınlık ve ucunda bekleyen bir delilik var, Hera."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kalp atışlarım ağırlaştı. Nedenini bilmediğim, içimi dürtüp duran bir merakla elimi uzatıp deri eldivene dokunduğumda Ramon çekimser gözlerle elini geri çekmeye çalıştı. "Bekle," dedim. "Eldivenin altında bekleyen aydınlık ve delilik." Gözlerimi eldivene diktim. "Elini hep gizliyorsun. Elini görmek istiyorum."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Elimi görmenin bedeli olur demiştim."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bu bedeli aklımı vermeden ödeyemez miyim?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Yeterince güçlüysen, sınıra kadar gidebilirsen, bedel aklın olmadan da ödeyebilmiş sayılacaksın. Ama küçük hanım, bilmelisin ki bu ellere bakan kimse sonunda bu ellerden aklı başında ayrılamadı. Bu benim silahım. Birini keskin dişlerimle değil, zihniyle parçalara bölüp kendisine zarar vermesini istediğimde bu eldiven çıkar."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Daha önce birine zarar verdin mi?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Elbette. Benim çok fazla düşmanım var, küçük hanım."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Hafızayla aram iyi, bunu gördün."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ama henüz bir yenidoğandan farksızsın. Uykun hâlâ bitmedi. Çok güçlü düşmanlarımı bile delirttim. Şimdi süpernovanı tetiklemek için bunu göze almak deliliğin daniskasıdır. Bu zaten bir deli olduğunu gösterir."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ne kadar gözü kara olduğumu tahmin bile edemezsin, Ramon," dedim. "Yüzlerce ölüm gördüm, binlerce kopmuş uzuv, acıdan öldürün beni diye ağlayan koca adamlar, parçalanmış kafalar, çıkmış kalpler, sökülmüş organlar. Canlı canlı canına kıyan insanlar. Kafasını duvara vurarak kendi hayatını sonlandıran suçlular. Tümünü bu gözler gördü. Sen bu gözlere onu delirtecek başka ne gösterebilirsin?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ramon duydukları onu rahatsız etmiş gibi çatık kaşlarla beni dinliyordu. Bir yanı bu sınavdan yara almadan çıkıp çıkmayacağımı merak ediyor gibiydi. İçinden bir ses, benim başarılı olmayacağımı söyleseydi eminim bu fikri ortaya atmazdı. Bir yerlerde Ramon Velencoso güçlü düşmanlarının bile alt edemeyeceği bir zihin çıkmazını benim delip geçeceğimi umuyor, belki de buna inanıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bunu istiyorsan senin için bunu yapacağım."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bir soru." Derin bir nefes aldım. "Eline bakmak sadece süpernova patlaması tetikleyicisi olmaktan ilerisine gidebilir mi? O katille bir bağlantım var mı, onun yamağı mıyım öğrenebilir miyim?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Kendinden şüphen mi var?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Ben sadece emin olmak istiyorum."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Süpernova patlamasını tetiklemekten daha ileri gidebilirsin, evet ama bu sandığından tehlikeli olur. Elimin sana ne göstereceğini bilemezsin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Eldiveni çıkarmama sebebin, deliliği elinde taşıyor olman mı?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Hem ondan hem de pek de iç açıcı görünmüyor."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi eldivenli eline indirip, "Görmek istiyorum," dedim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Göz göze gelmediğin sürece nasıl olduğuna bakabilirsin."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Göz göze gelmek mi?" Kafam karışmış hâlde Ramon'a baktım. "Bu da ne demek oluyor?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Bunu gerçekten istiyorsan, senin için eldivenimi çıkaracağım. Ama öncesinde sana biraz bilgi verip küçük bir ön izleme yaptırmam gerek."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Eldivenin bilek lastiğini tuttuğunda bir nedenden ötürü kalp atışlarım çağlayan bir ırmak gibi akmaya başladı. Gürültülüydü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Her ne olursa olsun göz göze gelme, sadece bak. Göz temasından kaçın." Göz gözeden ne anlam çıkarmam gerektiğini bilemeden çatık kaşlarla hareketlerini izlemeye başladım. "Kararın gerçekten bu olduğunda, göz göze gel. Işığın seni çekmesine izin ver, aklını özgür bırak sonra da izle, deliliğe mi yoksa dervişliğe mi gideceksin?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Görmeme izin ver."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Burnundan sert bir nefes verip, bunun iyi bir fikir olup olmadığını sorgulayan gözlerini bana çevirdi ve kibarca gülümsedi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Nasıl istersen, küçük hanım."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Deri eldiven bileğinden sıyrıldı ve parmakları bir güneşin tepelerin ardından usulca yükseldiği gibi yükselerek kumaş parçasının içinde ilerlemeye başladı. Beni neyin beklediğini merak ettiğimden tüm dikkatimi ellerine vermiştim. Kafamın içinde bir uğultu başlamasına neden olan şeyin tamamı bir portre gibi önümüze serildiğinde sırtımı koltuğa sertçe yasladım çünkü bu ne gördüğüm parçalanmış cesetlere benziyordu ne de parçalanmış uzuvlarla önümde yatan insanların yüzünde gördüğüm dehşete.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu çok daha büyük bir şeydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu, aydınlık vadeden dipsiz bir karanlıktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ramon'un elinde boyut ve dizilim olarak birbirinden farklı bir sürü insan gözü vardı. Bir göz, çok büyüktü ve bu mavi göz direkt olarak avucunun ortasındaydı, yan tarafında iki küçük kahverengi göz vardı. Daha dikkatli bakamadım çünkü farklı renk ve boyutlardaki gözler avuçlarının içinde dört dönüyor, sanki göz göze gelecekleri bir şey arıyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yüzümün kireç gibi olduğunu gören Ramon, "Her ne olursa olsun, kararını kesin olarak vermeden hiçbiriyle göz göze gelme," diye fısıldadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Küçük kızıl gözlerden biri tam da işaret parmağının altındaydı, göz kendi beyazı çevresinde döndü, birden ortaya odaklandı ve bir an onunla göz göze geleceğimizi sanıp bakışlarımı gözden uzağa taşıdım. Gözler devamlı döndü, döndü...
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Kendimi toparlamam uzun sürdü. Bu görüntüye alışmak mümkün değildi. Ramon hem çevresindeki insanların iyiliği hem de görsel olarak dehşete düşürücü olduğu için ellerini gizliyordu. Başta sadece aksesuar sandığım bu şeyin görevinin bu olduğunu anladığımda kafamın içinde yeni bir kilit daha açılmıştı. Bu evrende sandığımdan daha fazlası vardı. Ben hayatıma bir fani olarak devam edemeyecek kadar doğaüstü enerjisiyle dolmuştum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Gözlerimi aniden eline çevirip avuç içine bakmaya başladığımda Ramon kararımın delilik ya da dervişlik olduğunu anladı. Ya bir şeyler görecektim ya da aklımı gözlerin içinde bir yerde bırakıp bu gece kendimle ilgili her şeye son vermiş olacaktım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Odaklan ve içlerinden bir tanesinin seni görmesine izin ver," diye fısıldadı Ramon. "Tanrı seninle olsun. Tüm doğaüstülerin elini omzunda hisset ve başarıyla sonuçlandır."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu sadece bir ümitti. Artık onun da bu karardan pişman olduğunu hissedebiliyordum ama benim kaybedecek bir şeyim yoktu. Görmek istiyordum. Deliliği ya da dervişliği. Onun avucunun içine sokuldum, gözlerin her birine baktım ama hızla dönen gözlerden biri bile bana rastlamadı. Ta ki beynimin içinde şimşek çakmış gibi bir gürültü duymama neden olan, tam ortaya konulanmış büyük mavi göz gözlerimle buluşuncaya kadar...
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
O an tüm sesler sustu. Kalbimin sesi bile. Bir ışığın kuvvetle beni içine doğru çektiğini hissettim. Bilincim beni terk edip içimden dışıma süzüldü, o ışığın içine doğru gitti; bunu hissettim ama görmedim. Gördüğüm tek şey parlak mavi, aç bakan gözlerdi. Ruha aç, akla aç, güce aç. Gel, diyor gibi bakıyordu. Gel ve deliliğin tadına bak.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Sonra birden o koca sessizlik, bilincimin çekildiği ışığın içinde ışıktan daha parlak bir şey tarafından ikiye kesildi. Beyaz bir kan akmaya başladı. Çığlıklar duydum, ateş ve kanat sesleri, su ve ninni sesleri, karanlık bir ormanın içinden geçen rüzgârın sesi, ışığın etrafında uçan bir güvenin kanatlarından çıkan sesleri; her şeyi duydum. Delilik oradaydı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çocukluğumdan bir anı, beyaz bir kapının açılmasıyla sis perdesinin içinde hareket etti. Sarı saçlarım kalçalarıma kadar uzamıştı, hemen hemen beş yaşlarındaydım ve sarı saçlarımın uçları beyaz görünüyordu. Elimde bir fanusla eski evimizin koridorunda dikilmiş karanlığı izliyordum ama gördüğüm karanlık değildi. Beş yaşındaki Hera karanlık görse de ben çekildiğim deliliğin içinden beyaz bir zarın arkasından izliyordum her şeyi. Karanlık bile beyaz bir zarla örülmüştü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bir bıçağın sürekli olarak tene batıp çıkarken çıkardığı sesi duyuyordum. Bunun bana ait bir anı olmadığını fark ettiğimde ellerime bakmak istedim. Sonra vücudumun içinde olmadığını fark ettim. Dönüp omzumun üzerinden arkama baktım, sanki vücudumu görebilecekmişim gibi...
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Tekrar beş yaşındaki Hera'ya bakmak için kafamı çevirdiğimde Hera'nın karanlığa doğru duran bedeninin bana dönmüş olduğunu fark ettim. Gözlerinin beyazı yoktu, lateks gibi simsiyah parlayan gözlerle bana bakıyordu. Elinde tuttuğu fanusun içinde ölü bir balık suyun yüzeyine çıkmış süzülüyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ağzını açtı ama sesi onun gibi çıkmadı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Çift çatallı bir ses, yarısı erkek, yarısı kadın, belki de kadın olan tarafın çeyreği çocuk...
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Hera," dedi, elindeki fanusu daha sıkı kavradı. "Geçmiş bir çöplük, gelecek ise gül bahçesi."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Birden ifadesiz suratı sarsıldı, dudakları korkutucu bir kıvrımla yukarı büküldü. Dudaklarının gülerken oluşturduğu çizgi neredeyse şakaklarına kadar ulaştı. Ağzının bu kadar büyümesi beni dehşete düşürdü.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Hera, unutma, gül bahçesinde diken çok olur." Bana doğru bir adım atarken gözlerinin tamamı lateks siyahıydı ve dudaklarında hâlâ o ürkütücü yırtığı anımsatan gülümseme vardı. "Hera, geçmişin çöpünü koklamak ciğerlerini hasta edecek, geleceğin gül bahçelerinde ayaklarına dikenler girecek. Hera, sen aslında kimsin?"
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ürkütücü ses birden nahif bir sese dönüştü ve küçük kız, yani küçüklüğüm hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Gözlerinden yaşlar dökülürken o gözler hâlâ kapkara, zindan gibiydi, dudaklarında ise yırtığa benzer gülümseme vardı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Anne," diye fısıldadı. "İçeride bir şey var. Gözlerimin içine bakıyor. Anne, içeride bir şey var. Beni alıp götürmek istiyor."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bu anı kafamın içinde bir yırtık gibi büyüdü. Hatırlamıyordum, pusluydu ama yaşanmıştı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Annemin içeriden, "Hera, bu sadece bir kâbustu," diye seslendiğini hatırlıyordum ama odada beni izleyen şeyin ne olduğunu, nasıl göründüğünü hatırlamıyordum. Sadece korkuyordum, korkuyu hatırlıyordum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Deliliğe doğru bir adım daha attım.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Birden o zar yırtıldı, Hera'nın küçük bedeni bir duvarın içinde sıkışmış gibi kayboldu. Şimdi duvarın olması gerektiği yerde büyük, eni neredeyse beş metre olan uzun bir ayna duruyordu. Altın varaklı aynada yansımamı göremedim, yansımada arkam görünüyordu, arkası bomboştu. Bedenimin içinde olmadığını hatırladığımda aynaya doğru ilerledim. Ben bir enerjiysem, geçmişteki Hera nasıl gözlerimin içine bakarak benimle iletişime geçmişti?
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Anlık bir dürtüyle elimi aynaya koydum, elimi göremedim ama birden aynada bir yansıma belirdiğini gördüm. Sıçramak istedim ama bilincim dışarıdaydı, bir beden değildim, o zaman tepkilerimin tamamını göstermek de saçmaydı. Elimi hızla geri çekip aynaya yeniden yaklaştırdım ve aynaya dokundum.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Önce kan kırmızı dudaklar belirdi, havada duran bir çift dudak gibi. Ardından burun, yanaklarında derin siyah pençe izleri, yukarı taranmış diken diken duran kaşlar, ölü kadar beyaz bir ten... Yüzü benim yüzümün karanlık bir yansıması gibiydi. Tek fark, onun gözleri lateksle sarılmış gibi simsiyahtı, yüzünde dövme gibi işlemiş pençe izleri vardı ve teni benimkinden iki ton daha açıktı.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Parmaklarımı aynaya bastırdıkça benim aksime onun yansıması aynada belirmeye başladı. Boynu benim boynumdan daha ince, ürkütücü şekilde daha uzundu; formu bir insanınkine benzemiyordu ve çok geçmeden sırtındaki siyah kanatlar da ortaya çıkmıştı. Kanatları yere sürünüyor, yine de geniş bir şekilde omuzlarının iki yanında asılı duruyordu.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Sonunda buradasın," dedi, dudakları hareket etti ama aslında bilinçsizce konuşan bendim. Yine aynı anda, tek bir ses çıkararak konuştuk. "Beni bulacağın anı bekliyordum."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Ve sonra gördüm.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Aynaya dokunan elimi. Elim birden ortaya çıkmıştı. Simsiyahtı. Uzun siyah parmaklar, sivrilip daha da büyüdü. Elimin aldığı şekli izlerken yansıma beni izlemeye devam ediyordu. Elini kaldırdığını göz ucuyla gördüm. Onun eli de benimki gibi simsiyah, uzun ve şekli bozuktu. Pençelerimiz varmış gibi. Sivri siyah tırnaklarımız birbirine temas ediyor gibi aynanın iki ucundan birbirine yaslandığında dudaklarımız tekrar aralandı ama konuşan tek bir kişiydi.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Bendim.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
"Artık uyanmalıyız." Gülümsedim, gülümsedi. Aynı anda konuştuk: "Karga Sarmaşığı."
Yorumlar yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun. Yorumlar yalnızca üyeler tarafından gönderilebilir.
Yorumlar yükleniyor...